İçeriğe atla

İzmir'in İşgali

İzmir'in İşgali
Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi

15 Mayıs 1919 günü İzmir'e çıkarma yapan Yunan askerleri
Tarih15 Mayıs 1919[2]
Bölge
Sonuç Türk Zaferi
Taraflar
Yunanistan Krallığı Yunan Krallığı
Donanma desteği:
Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı Birleşik Krallık[1]
Fransa Fransa[1]
İtalya Krallığı İtalya[1]
Amerika Birleşik Devletleri ABD[1][Not 1]
Osmanlı İmparatorluğu Osmanlı İmparatorluğu
Anadolu Hareketi
Komutanlar ve liderler
Yunanistan Krallığı Nikolas Zafirios¹
Yunanistan Krallığı Aristidis Stergiadis[Not 2]
Ali Nadir Paşa²
Hürrem Bey³
Ali Bey
Kâzım Bey⁵
Güçler
20.000 asker (15 Mayıs 1919)[3] 200 asker (15 Mayıs 1919)[2]
Kayıplar
300 zayiat[4]
1: 1. Yunan Tümeni komutanı, 2: 17. Kolordu komutanı, 3: 56. Tümen Komutanı, 4: 172. Alay Komutanı (Ayvalık), 5: 173. Alay Komutanı (Urla)
İzmir'de işgale direnmesiyle ün kazanmış gazeteci Hasan Tahsin

İzmir'in İşgali, I. Dünya Savaşı sonrasında Paris'te toplanan uluslararası barış konferansının kararıyla[] İzmir kentinin 15 Mayıs 1919'da Yunanistan Krallığı tarafından işgaliyle başlayan ve 7 Eylül 1922'de Yunan ordusunun İzmir'i terk etmesinin ardından 9 Eylül 1922'de Türk ordusunun kente girmesiyle sona eren işgal.[5]

İşgal, İtilaf Devletleri'nin izniyle Yunan Yüksek Komiseri Aristidis Stergiadis komutası altında yapılmıştır. I. Dünya Savaşı'nda Yunan Krallığı ile Osmanlı İmparatorluğu arasında herhangi bir askeri çatışma yaşanmaması sebebiyle işgal, İtilaf Devletleri arasında da tartışma konusu olmuştur. İşgale izin veren İtilaf Devletleri'nin ana amacı İtalyanların Anadolu'daki toprak kazançlarını dengelemektir. İtalya, Birleşik Krallık ve Fransa arasında 26 Nisan 1917'de yapılan St.-Jean-de-Maurienne antlaşması Yunan işgali ile uygulanamamış, çünkü İtalyanlara söz verilen İzmir bölgesi Yunanlar tarafından işgal edilmiştir. Yunanların eylemleri, Türk Kurtuluş Savaşı'nda İtalya-Anadolu Hareketi arasında yakınlaşmaya sebep olmuştur.[]

İzmir kenti ile birlikte Ayvalık, iki kent arasındaki sahil şeridi, Çeşme Yarımadası, Selçuk ve Belkahve'ye kadar İzmir'in arka alanı da işgal edilmiştir. Nisan 1920'den sonra Yunan ordusu İzmir'den harekete geçerek, Bursa, Eskişehir, Kütahya ve Afyon'a kadar Batı Anadolu'nun büyük bir bölümünü de işgal altına almıştır.

İşgal kararı

Esasında Wilson ilkelerinin Türkiye’yi ilgilendiren 12.maddesinde Türklerin bulunduğu ve çoğunluk sağladığı yerlerde bağımsızlık hakkı bulunduğu bildirilmiştir. Osmanlı Devleti’nin resmi istatistiğine göre 1914 yılında kazanın toplam nüfusu olan 264 437 kişinin 100 356’sı Türk 73 676’sı Rumlardan meydana gelmektedir. 1917 yılında ise 279 853 olan nüfusun 102 558’i Türk 96 727’si Rumdur.[6] Savaş nedeniyle nüfus değişime uğrasa dahi Türk nüfusunun daha fazla olduğu söylenebilir. Buna karşın Yunan Başbakanı Venizelos bölgedeki Rum nüfusunun daha fazla olduğunu dolayısıyla İzmir’in işgalinin meşru olduğunu iddia etmiştir.

İşgale giden kararda rol oynayan isimlerden birisi de dönemin İngiltere Başbakanı L.George’tur. Kendisi ABD başkanı Wilson ile görüşmesinde İtalyanların İzmir açıklarına 7 tane savaş gemisi göndererek bir işgal hazırlığında olduğunu ve bunun yanı sıra şehirdeki kışkırtmaların da gittikçe arttığını, dolayısıyla bölgedeki Rumların tehlikede olduğunu bildirmiştir. Ancak bu bilgilerin tam olarak gerçeği yansıtmadığı ve propaganda amaçlı olduğuna dair de karşıt savlar bulunmaktadır. Wilson ise bu söylevlere karşılık olası bir işgale destek vermiştir.[7]

İşgalin nasıl yapılacağı ve ne şekilde meşru bir zemine oturtulacağı 7 Mayıs 1919 tarihli Wilson’un Paris’teki evinde yapılan toplantı içerisinde konu alınmıştır. İşgal öncesinde Türklere haber verilip verilmemesi meselesi bu toplantıda kararı alınan maddelerden birisidir. Venizelos’a göre Türkler ancak işgalin başlamasından hemen önce haberdar edilmelidir çünkü ancak bu şekilde potansiyel bir direnişin önüne geçilebilir. Wilson bu önergeye cevaben işgalden haberdar etmenin daha doğru bir prosedür olacağını ancak bu durumda bir direnişin kesinlikle olacağını dolayısıyla Venizelos’un önerisine sıcak baktığını ve Türklere son ana kadar haber verilmemesini doğru bulduğunu beyan etmiştir. Dolayısıyla işgalin ve hazırlıkların son ana değin gizli tutulmasına karar verilmiştir.[8]

Bütün bu sürecin bir tezahürü olarak 7 Mayıs'ta İngiltere, ABD ve Fransa, Yunan donanmasının İzmir'e gönderilmesinde hemfikir olmuşlardır. Karar ise 15 Mayıs'ta uygulanmıştır.[9]

İşgalin statüsü

İşgalin askeri boyutu ve planı her ne kadar kararlaştırılmış olsa da meşru bir zemine oturtulmasının gerektiği de 7 Mayıs 1919 tarihli toplantıda Wilson, Venizelos ve L.George tarafından konuşulmuştur. Toplantıda bu konu konuşulduğu zaman Başkan Wilson, Mondros Mütarekesi’nin böyle bir işgale hak tanıdığını, Venizelos ise şehirdeki 30 000 Rum’un hayatının tehlikede olduğunu ileri sürmüştür.  Fakat bu savların ne kadar doğru olduğu şüphelidir çünkü kentte bazı küçük çaplı taşkınlıklar dışında belirtildiği gibi ciddi bir asayiş sorunu yoktur.[10]

10 Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması uyarınca İzmir ve Ayvalık beş yıl süreyle Yunan işgali altında Osmanlı egemenliğinde kalacak, bu sürenin sonunda hangi devlete katılacaklarına ilişkin plebisit (halk oylaması) yapılacağı yönünde karar alınmış, Türk ve dünya kamuoyu İzmir'in işgalini, Türk ulusuna yönelik bir hakaret ve nihai Yunan ilhakına yönelik bir adım olarak değerlendirmiştir.

İşgale yönelik eleştiriler

"Wilson, Lloyd George, Clemenceau ve Venizelos gibi aklını, ihtiyatını ve tecrübesini yaşam karşısında sınamış seçkin devlet adamlarının Paris'te nasıl olup da böylesine acele ve ölümcül bir adım atabildiklerini hâlen anlayabilmiş değilim."[11]

Winston Churchill sonradan İzmir'in işgalini bu sözlerle değerlendirmiştir.

İşgal tüm Anadolu’da çok büyük bir tepkiyle karşılanmıştır. Öyledir ki Milli Mücadele’ye giden yoldaki ateşi yakan en önemli olaylardan birisi olduğu söylenmektedir. İlk reaksiyon vatanlarının işgali karşısında sessiz kalamayan İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti’nden gelmiştir. Telgraf hatları işgal güçleri tarafından tahrip edilmiş olsa da gizlice yurdun dört bir yanına gizlice işgal haberini yaymışlardır. Yunanların bölgedeki Müslüman halka yönelik katliamda bulunduğunu ve bölgede kan gövdeyi götürdüğünü duyurmuşlardır.[12]

Sultanahmet Mitingi'ne dair 24 Mayıs 1919 tarihli İstiklal Harbi Gazetesi sayfası

Bu sayede yurdun dört bir yanından karşı reaksiyonlar gelmeye başlamıştır. Özellikle İstanbul’daki mitingler halkın bu olaydan ne kadar derin bir teessür hissettiğini göstermektedir. 19 Mayıs 1919 tarihinde protesto için yapılan Fatih Mitingi]’ne 80 bin kişi katılmıştır. Bu mitingden sonraki Üsküdar Mitingi’ne 30 bin kişi katılmıştır. Kitlelerin büyük tepkisini ispatlayan ve milli mücadele fitilini ateşleyen olay ise Sultanahmet Mitingleri’dir. Bu mitinglere 100 binden fazla insan katılmış, içlerinde Halide Edip Adıvar, Mehmet Emin Yurdakul, Fahrettin Hayri Bey gibi insanlar ateşli konuşmalar yapmış, bu konuşmalar da yurdun genelinde derin yankı uyandırmıştır. Bu mitingde binlerce insan “Türk hürdür, esir olamaz.” “Hak isteriz: 2 milyon Türk 200 bin Rum’a feda edilemez.” diyerek haykırmıştır.[13]

İşgale karşı tepki gösteren tek cenah Türk tarafı değildir. Yabancı diplomatlar arasında da bu işgalin hata olduğunu ve bölgede katliam olduğunu söyleyenler olmuştur. Amerikan Yüksek Komiseri Mark L. Bristol Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği raporda işgale izin vermenin yanlış olduğunu çünkü işgale meşru bir hakları bulunmadığını bildirmiştir. Benzer şekilde İngiliz Savaş Kabinesi raporlarındaki tartışmalar da benzer şekilde İngilizlerin bu işgale izin verdiği için pişman olduğuna işaret etmektedir.[14]

Barış Konferansındaki ABD delegasyonunun resmî raporuna göre,

"Ekonomik açıdan bakıldığında Küçük Asya'nın batısındaki kıyı şehirlerinin İç Anadolu'dan ayrılması insafsızca bir darbe olacak ve Türk İmparatorluğu kendisini denize bağlayan doğal çıkışlardan kopacaktır."[15]

denildi.

Bunların yanı sıra, bazı Amerikan mandası yanlısı kişiler ve halkın bir kısmı Wilson’un Paris Barış Konferansı’ndaki destekleyici tutumundan habersiz bir şekilde Amerika’nın bu işgale destek vermediğini, işgale ortak olmadığını düşünmüş ve hatta Yunanların işgal sonrası katliamlarından ötürü kurulan uluslararası komisyonda haksız bulunmasını Amerikan mandasının lehinde bir argüman olarak kullanmışlardır. Bu tutuma dair İsmet İnönü daha sonra hatıratlarında şöyle demiştir:

“"... Cihan Harbi'nden sonra barış anlaşmalarına bir tedbir yaldızı ile sokulan manda fikri etrafında bir filizlenmeye yol açtı. Amerika taraftarları için şüphesiz başka sebepler de vardı. Yunanların İzmir'i işgal ettikleri ilk günlerde yaptıkları şiddet hareketleri şikayet edildi ve bir enternasyonal komisyonda bu şikayetler tetkik olundu. Komisyon, Yunanları haksız buldu. Bu netice, tabiatıyla, zulme uğramış bir millet için galip devletler safında bir adaletsizliğin tespit edilmesi ile müspet tesir (olumlu etki) yaratmıştı. Bu adaletsizliği meydana çıkaran devletin Amerika olduğu kabul ediliyordu. Amerikan taraftarı çevrelerde, Amerikalılarda adalet duygusu vardır, zaten mütareke de Wilson Prensipleri üzerine yapılmıştır, deniliyordu. Yunanların Anadolu'ya çıkarılmalarında, İzmir'i işgal etmelerinde başlıca Wilson'un kararının ağır bastığını, onun sebep olduğunu da bilen yoktu...”[16]

İzmir'in işgal edilmesi fikrini ortaya atan Yunanistan Başbakanı Elefterios Venizelos

İşgal nedenleri

İşgale giden yolda gösterilen sebepler şunlar olarak sayılabilir:

1) Venizelos'un Konferans'ta ortaya attığı bölgede Rum nüfusunun daha fazla olduğu iddiası,

2) Lloyd George'un Wilson'u olası bir İtalyan işgaline dair ikna etmesinin doğurduğu gerilim

3)Venizelos'un bölgede 30 bin Rum'un tehlikede olduğunu iddia ederek ortaya attığı ve Müttefiklerin de ikna olduğu Mondros Mütarekesi'nin 7. maddesine dayandırılan işgal hakkı.

Bunlar arasında en çok baz alınan gerekçe hazırlanan sahte raporlarla ilgili bölgedeki Rum sayısının Türk sayısından fazla olduğu ve bununla beraber bölgedeki Rum halkının tehlikede olduğu iddialarıdır. Bunlar her ne kadar doğruluğu ihtilaflı iddialar olsa da bölgenin Yunanlara verilmesi kararlaştırılmıştır. Wilson[17] gerek Lloyd George'un manipülatif bilgileri gerekse İtalyanların talepleri dolayısıyla İtalyanların Anadolu içine sefer başlatmaları olasılığından şüphelendi ve dolayısıyla İzmir üzerinde olan Yunan hak iddialarına sıcak bakmaya başladı. Bunu İtalyanları cezalandırmak için iyi bir olanak olarak gördü ve Rumlara karşı yapılan zulüm hikâyeleri de onun İzmir'in Yunan ordusu tarafından işgal edilmesine onay vermesinde etkili oldu.[17]

İşgal günü

İzmir'de Yunan askerlerinin geçit töreni
Yunan Evzonlar İzmir'de tören yürüyüşünde

İzmir'in işgalinden önce, 14 Mayıs'ta İzmir istihkâmları işgal edildi.[18] İngiliz birlikleri Karaburun ve Uzunada'yı, Fransız birlikleri Urla ve Foça'yı, Yunan birlikleri de Yenikale'yi işgal ettiler.[18] 15 Mayıs 1919 sabahı İtilaf Devletleri donanmasının koruması altında Yunan askerleri İzmir rıhtımına çıktılar.[18] İzmir'de ise buna karşı koyabilecek sadece 200 kişilik bir askerî birlik bulunuyordu.[2] İzmir ve çevresindeki birliklerin başında bulunan Ali Nadir Paşa, Yunan askerlerine karşı koyulmaması ve silahları İtilaf Devletleri askerlerine teslim edilmesi için emir verdi.[19] İzmirli Rumların sevinç gösterileri arasında geçit töreni yapan Yunan askerlerine ateş eden Hasan Tahsin bir Yunan askerini öldürdü, akabinde diğer Yunan askerlerinin ateşiyle hayatını kaybetti.[19] Hasan Tahsin'in ateş ettiği kurşun, Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlatan ilk kurşun olarak bilinir. Yunan askerleri bu olaya karşılık çevreye yaylım ateşi başlattılar.[19] Askeri kışlada bulunan silahsız Türk askerlerini hedef alan yaylım ateşi, Türk askerlerinin teslim olmasına rağmen devam etti.[19] Türk subayları ve askerleri dipçiklenerek ve süngülenerek öldürüldü. Zito Venizelos (Yaşasın Venizelos) diye bağırmayan Türk subayları süngüleniyordu.[19] Ali Nadir Paşa ise Yunan askerleri tarafından tekmeleniyordu. Türk sivillere karşı öldürme, yağma ve tecavüz olayları başladı.[17][19] İşgalin ilk günü İzmir'de 400 Türk öldürüldü.[19] 15-16 Mayıs arası çevredeki köylerde ve kazalarda yaşanan olaylar ile 5.000 kadar Türk öldürüldü.[19] 19 Mayıs 1919 tarihli New York Times gazetesi, işgalin ilk günü 300 Türk'ün ve 100 Yunan'ın öldüğünü yazdı.[20] 15 Mayıs günü sonunda toplam 20.000 Yunan askeri İzmir ve etrafındaki bölgeye çıkarılmıştı.[3]

16 Mayıs sabahı İzmir'in işgalini duyan 800 kadar yerli Rum, Türk köylerine saldırmaya başladı. Savunmasız insanlar öldürüldü ve malları yağmalanmaya başlandı.[2] Urla'daki Türk mahalleleri Rumlar tarafından kuşatılmaya başlandı. Bunun üzerine 56. Tümene bağlı 173. Alay Komutanı Yarbay Kâzım Bey yanında bulunan 18 er ve birkaç jandarma ile kasabayı savunmaya başladı. İlk Rum saldırısı püskürtüldü.[2] Aynı gün bu olayı öğrenen kasabadaki Türk halkı, Urla'daki askeri silah deposunda bulunan 120 silâhı ve cephaneyi alarak, 120 kişilik bir milis kuvveti meydana getirmiş, böylece Batı Anadolu’da ilk Kuvâ-yi Milliye birliği doğmuştur. Bunu çevrede hızla başka milis kuvvetlerinin kuruluşu izlemiştir.[2]

Lozan Barış AntlaşmasıLozan Barış KonferansıAnkara Anlaşması (1921)Kars AntlaşmasıLozan Barış KonferansıMudanya Ateşkes AntlaşmasıSevr Barış AntlaşmasıMoskova Antlaşması (1921)Londra KonferansıSan Remo KonferansıParis Barış KonferansıGümrü AntlaşmasıLondra KonferansıSelanik Ateşkes AntlaşmasıMondros Ateşkes AntlaşmasıMisak-i MilliAmasya ProtokolüSivas KongresiAlaşehir KongresiBalıkesir KongresiErzurum KongresiAmasya TamimiKing-Crane KomisyonuMilli KongreAhmet İzzet FurgaçMehmed Talat PaşaBaşkomutanlık Meydan MuharebesiSakarya Meydan Muharebesiİkinci İnönü MuharebesiBirinci İnönü Muharebesiİzmir'in İşgaliİstanbul'un İşgaliTürk Ulusal Hareketi


Ayrıca bakınız

Dipnot

  1. ^ ABD İzmir'in işgaline USS Arizona ve üç tane savaş gemisiyle koruma sağlamıştır. Bkz. Türk Kurtuluş Savaşı ve Amerika Birleşik Devletleri
  2. ^ İşgal boyunca İzmir yüksek komiseridir, kumandasındaki Larissa Tümeni birlikleri İzmir'i işgale başlayan Yunan birliği. (Bakınız: 15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkan Evzon Askerleri 23 Eylül 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.)

Kaynakça

  1. ^ a b c d New York Times, Smyrna is taken away from Turkey 5 Mart 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., 17 Mayıs 1919 (İngilizce).
  2. ^ a b c d e f Kuva-yı Milliye'nin Askeri Açıdan Etüdü 10 Aralık 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Kadir Kasalak; (Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı 42, Cilt: XIV, Kasım 1998, Türkiye Cumhuriyeti'nin 75. Yılı Özel Sayısı)
  3. ^ a b Lord Kinross: Ataturk, ISBN 0688010849, William Morrow & Co, 1969, sayfa 154
  4. ^ Allies lost 300 in Smyrna fighting 6 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., New York Times, 21 Mayıs 1919 (İngilizce).
  5. ^ Stewart, Matthew. "Catastrophe at Smyrna." (PDF). History Today. 2004. 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Şubat 2014.  (İngilizce)
  6. ^ [1] 21 Nisan 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Bilgi, Nejdet. İşgal öncesi izmir nüfusu. INTERNATIONAL AEGEAN CONFERENCES ON SOCIAL SCIENCES & HUMANITIES-VI. 20-22 Aralık 2022. s. 165.
  7. ^ 3 21 Nisan 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Köse, İsmail. Paris barış konferansı tutanakları ve başkan woodrow wilson’un türk algısı. History Studies Volume 6 Issue 3. April 2014. s. 224-225
  8. ^ 4 21 Nisan 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Papers Relating to the Foreign Relations of the United States. Notes of a Meeting Held at Mr. Lloyd George’s Residence. 7 May 1919. Washington: Government Printing Office.
  9. ^ Paul C. Helmreich, From Paris to Sèvres: The Paertition of the Ottoman Empire at the Peace Conference of 1919-1920, Ohio University Press 1974.
  10. ^ 6 21 Nisan 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Papers Relating to the Foreign Relations of the United States. Notes of a Meeting Held at Mr. Lloyd George’s Residence. 7 May 1919. Washington: Government Printing Office.
  11. ^ Michael Llewellyn Smith (1973). Ionian Vision: Greece in Asia Minor, 1919-1922. Google Book, Amazon. 2 Mart 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Şubat 2014.  (İngilizce)
  12. ^ 7 28 Nisan 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Kırmıt, Ömer Faruk. İzmir’in İşgalinden Sonra Yapılan Büyük Sultan Ahmet Mitingleri. Tarih ve Gelecek Dergisi Cilt 6 Sayı 4. Aralık 2020. DOI: http://dx.doi.org/10.21551/jhf.829454
  13. ^ 8 19 Eylül 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. İstiklal Harbi Gazetesi, 24 Mayıs 1919
  14. ^ 9 21 Nisan 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Köse, İsmail. Paris barış konferansı tutanakları ve başkan woodrow wilson’un türk algısı. History Studies Volume 6 Issue 3. April 2014. s. 229-230
  15. ^ Prof. Dr. Metin Ayışığı. "Unutulan Soykırım: Batı Anadolu'da Yunan Mezalimi". Sosyaldersleri. 5 Mart 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Şubat 2014. 
  16. ^ İnönü, İ. (2018). Editör: Selek, S. Hatıralar. s. 167.
  17. ^ a b c Zara S. Steiner: The lights that failed: European international history, 1919-1933 27 Ekim 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Oxford University Press, 2005, ISBN 0198221142, sayfa 91 (İngilizce)
  18. ^ a b c İzmir İşgali Olayının Trakya'daki Tepkileri 10 Aralık 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Zekâi Güner, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı 27, Cilt: IX, Temmuz-Kasım 1993.
  19. ^ a b c d e f g h Ergün Aybars: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi 1, Ege Ünviversitesi Basımevi, 1986, sayfa 139-145
  20. ^ Asserts hard fighting took place in Smryna 23 Aralık 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., New York Times, 19 Mayıs 1919 (İngilizce).

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Lozan Antlaşması</span> İsviçrenin Lozan şehrinde Türkiye ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan barış antlaşması

Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre'nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Britanya İmparatorluğu, Fransız Cumhuriyeti, İtalya Krallığı, Japon İmparatorluğu, Yunanistan Krallığı, Romanya Krallığı ve Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı (Yugoslavya) temsilcileri tarafından, Leman Gölü kıyısındaki Beau-Rivage Palace'ta imzalanmış bir barış antlaşmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Türk Kurtuluş Savaşı</span> Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki direniş hareketinin işgal kuvvetleri ve iş birlikçilerine karşı verdiği siyasi ve askerî mücadele

Türk Kurtuluş Savaşı, I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu'nun İtilaf Devletleri'nce işgali sonucunda Mîsâk-ı Millî sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için 1919-1922 yılları arasında gerçekleştirilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadeledir. Batı Anadolu'da İtilaf Devletleri'nin harekete geçirdikleri Yunan ordusuna; güneyde Fransız ordusuna; doğuda Ermenistan'ın kuvvetlerine; İstanbul rejimine sadık milislere, feodal güçlere ve ayrılıkçılara karşı savaşılmıştır. Bu mücadelenin Batı Cephesi Yunan millî belleğine "Küçük Asya Felaketi" adıyla kazınmıştır. Savaş sırasında Yunan ve Ermeni kuvvetleri, bir etnik temizlik harekâtı olarak, Türk halkına karşı katliamlar, yağmalar ve tecavüzler gerçekleştirmiştir. Savaş, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Sevr Antlaşması</span> Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan ve Ankara Hükûmetince fiilen ve hukuken geçersiz kılınan barış antlaşması

Sevr Antlaşması, I. Dünya Savaşı sonrasında İtilâf Devletleri ile Osmanlı İmparatorluğu hükûmeti arasında 10 Ağustos 1920'de Fransa'nın başkenti Paris'in 3 km batısındaki Sevr (Sèvres) banliyösünde bulunan Seramik Müzesi'nde imzalanmış antlaşmadır. Antlaşma imzalandığı dönemde devam eden Türk Kurtuluş Savaşı'nın sonucunda Türklerin galibiyetiyle, bu antlaşma yerine 24 Temmuz 1923'te Lozan Antlaşması imzalanıp uygulamaya konulduğundan Sevr Antlaşması geçerliliğini kaybetmiştir. Sevr Antlaşması 433 maddeden oluşmaktaydı.

<span class="mw-page-title-main">Mondros Mütarekesi</span> Osmanlı İmparatorluğunu fiilen sona erdiren ateşkes antlaşması

Mondros Mütarekesi ya da Mondros Ateşkes Antlaşması, I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan mütarekename. Osmanlı İmparatorluğu adına Bahriye Nazırı Rauf Bey tarafından, Limni adasının Mondros Limanı'nda demirli Agamemnon zırhlısında 30 Ekim 1918 akşamı imzalanmıştır. Bu antlaşma ile beraber Osmanlı İmparatorluğu fiilen sona ermiştir.

<span class="mw-page-title-main">San Remo Konferansı</span> 1920 Osmanlı topraklarının Milletler Cemiyeti mandalarına bölünmesi için İtilaf Yüksek Konseyi toplantısı

San Remo Konferansı, I. Dünya Savaşı'ndan sonra, 18-26 Nisan 1920'de, Osmanlı topraklarının paylaşılması ve Osmanlı ile yapılacak olan Sevr Antlaşması'nın şartlarını hazırlamak için, İtalya'nın Sanremo şehrinde toplanan milletlerarası konferans.

<span class="mw-page-title-main">Eleftherios Venizelos</span> Yunanistan başbakanı (1864-1936; hd. 1910-1915 & 1917-1920 & 1924 & 1928-1933)

Elefterios Venizelos, Yunanistan'ın eski başbakanı, Megali İdea'nın mimarı ve modern Yunanistan'ın en önemli siyasetçilerinden biriydi.

<span class="mw-page-title-main">Hrisostomos Kalafatis</span>

İzmirli Hrisostomos Kalafatis, Rum din ve siyaset adamı.

<span class="mw-page-title-main">Paris Barış Konferansı</span> I. Dünya savaşı sonrasında İtilaf Devletlerinin yaptığı toplantı

Paris Barış Konferansı, I. Dünya Savaşı'nı sona erdiren antlaşmaların hazırlandığı uluslararası bir konferanstır.

<span class="mw-page-title-main">Sultanahmet Mitingleri</span> 1919da İzmirin İşgali üzerine düzenlenen mitingler

Sultanahmet Mitingleri, 15 Mayıs 1919'da İzmir'in İşgali üzerine Türk Ocağı ve Karakol Cemiyeti tarafından İstanbul'da Sultanahmet Meydanı'nda ilki 23 Mayıs 1919'da düzenlenen, her birine yaklaşık 150-200 bin kişinin katıldığı dört mitingdir.

<span class="mw-page-title-main">Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi</span> Türk Kurtuluş Savaşının bir cephesi

Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi, Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkmasıyla başlayıp aynı kentin 9 Eylül 1922'de Türkiye'nin TBMM Hükûmeti ordusu tarafından geri alınmasıyla biten savaş veya Türk Kurtuluş Savaşı'nın cephelerinden birine verilen ad. Aynı zamanda askerî tarih açısından savaş sırasında Batı Anadolu'da Yunan ordusunun genel taarruzuna karşı 25 Haziran 1920'de kurulup 1923'te kaldırılan askerî birimlerden birine verilen ad.

<span class="mw-page-title-main">İzmir'in Kurtuluşu</span> İzmirin Yunan işgalinden kurtuluşu

İzmir'in Kurtuluşu, 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruz harekâtı sonucu Türk ordusunun Yunan işgali altındaki İzmir'e 9 Eylül 1922'de girmesini belirten tarih terimidir.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul'un İşgali</span> Mağlup Osmanlı İmparatorluğunun başkentinin İtilaf Devletleri tarafından işgali

İstanbul'un İşgali, Osmanlı İmparatorluğu ve İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Bırakışması ile Birinci Dünya Savaşı'nın bu ülkeler arasında sona erdiğinin ilan edilmesinin ardından gerçekleşmiştir. Osmanlı başkenti İstanbul, önce 13 Kasım 1918, sonra 16 Mart 1920'de olmak üzere iki kez işgal edildi. İlk işgalde, İstanbul'un önemli ve stratejik noktaları kontrol altına alındı ancak idareye el konulmadı; ikinci işgal ile idareye el konuldu. Eylül 1922'ye gelindiğinde, İzmir'in Kurtuluşu'ndan sonra, Mustafa Kemal Paşa İstanbul'u kurtarmak için Türk birliklerine İngiliz ve Fransız işgalindeki Çanakkale'ye hareket etmeleri emrini verdi. Bu emir üzerine Çanakkale Krizi patlak verdi. Türkler Kurtuluş Savaşı verdiği sırada İrlanda sorunuyla uğraşan Birleşik Krallık, Ankara Hükûmeti ile savaşın eşiğine geldi. Liberal Başbakan David Lloyd George Mustafa Kemal'in birliklerine karşı taarruza geçilmesini istediyse de müttefiklerinin desteğini alamadı ve ülkesindeki savaş karşıtı muhalefet ile dominyonların güçlü direnişiyle karşılaştı. Lloyd George'u gereksiz bir savaş başlatmaya çabalamakla itham eden Muhafazakâr Parti'nin 19 Ekim 1922'de Carlton Club deklarasyonu ile koalisyondan ayrılması sonucu Lloyd George hükûmeti düştü. İlerleyen süreçte diplomatik olaylar Türklerin lehine gelişti. İşgal, son İtilaf birliklerinin 4 Ekim 1923'te şehri terk etmesinden sonra, Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu birliklerinin 6 Ekim 1923'te tören eşliğinde şehre girmesiyle sona erdi.

<span class="mw-page-title-main">David Lloyd George</span> Britanyalı devlet adamı. Britanya tarihinde seçilmiş olan ilk soylu olmayan başbakan.

David Lloyd George, Britanyalı siyasetçi, 1916-1922 arasında başbakan. David ön adı, Lloyd George soyadıdır. 1945'te ölümünden kısa bir süre önce Dwyfor Kontu payesi verildi.

<span class="mw-page-title-main">Pontus Cumhuriyeti</span>

Pontus Cumhuriyeti, Karadeniz'in güney sahilinde kurulması önerilmiş bir Pontus Rum devletiydi. Ülke topraklarının Kuzey-doğu Anadolu'da yer alan tarihi Pontus Bölgesi ve günümüz Türkiye'sinin Karadeniz Bölgesi'nin bir kısmını da kapsaması düşünülmüştür. Bu önerilen ülke, 1919 Paris Barış Konferansı'nda tartışılmış fakat Eleftherios Venizelos yönetimindeki Yunan hükûmeti, böyle bir devletin güvence altında olamayacağından çekinmiştir. Böylece, daha geniş çapta önerilmiş bir ülke olan Wilson Ermenistanı'na dahil edilmiştir. En nihayetinde, iki ülke de var olamamıştır. Pontus Rum nüfusu katliama uğrayarak 1922'den sonra Türkiye'den sürgün edilmiş ve Sovyetler Birliği ya da Yunanistan'ın Makedonya bölgesine yerleştirilmiştir. Bu olaylar zinciri daha sonra 1923 yılında Yunanistan ile Türkiye arasında gerçekleşmiş olan nüfus mübadelesinin bir parçası olarak tanınacaktır. Günümüzde Yunan politik çevreleri, mübadeleyi Rum Kırımı'ndan ayrıştırılamaz olarak görmektedir.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul'un Kurtuluşu</span> İstanbulun İtilaf Devletlerince işgalinin sona ermesi

İtilaf Devletleri donanmaları 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'na dayanarak 13 Kasım 1918'de Haydarpaşa önlerine demirleyip İstanbul'a girdi. Fiilen gerçekleşmiş olan işgal, 16 Mart 1920 tarihinde resmi işgale dönüştü.

<span class="mw-page-title-main">King-Crane Komisyonu</span>

King-Crane Komisyonu, Paris Barış Konferansı sırasında Türk topraklarının durumunu, Suriyelilerin ve Filistinlilerin I. Dünya Savaşı sonunda belirlenecek yeni sınırlara ilişkin görüşlerini saptamak üzere oluşturulan komisyondur (1919).

<span class="mw-page-title-main">Türk Kurtuluş Savaşı'nda Amerika Birleşik Devletleri</span>

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu, İttifak Devletleri; Amerika Birleşik Devletleri ise İtilaf Devletleri yanında yer aldı ama birbirlerine savaş ilan etmediler. Fakat ABD, Çanakkale Savaşı sırasında İtilaf Devletleri'nin savaş malzemelerini taşıyordu.

Trakya'nın İşgali, İtilaf Devletleri kuvvetlerince I. Dünya Savaşı'ndan sonra gerçekleştirilmiştir. Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra, Edirne-İstanbul demiryolunu kontrol etmek üzere bir Fransız alayı Trakya'ya yerleşmiş bulunuyordu. Fransız generali Franchet d'Espèrey ile Yunanistan Başbakanı Venizelos arasında imzalanan antlaşma ile Kuleliburgaz-Hadımköy hattı Yunan ordusunun işgaline terk edilmişti. 14 Ocak 1919 tarihinde Hadımköy'den Kuleli ve Burgaz'a kadar bütün demiryolu istasyonları Yunanlar tarafından işgal edildi.

<span class="mw-page-title-main">Urla Olayları</span>

Urla Olayları, Yunan kuvvetlerinin İzmir'e çıkmasından kısa süre sonra Urla'da gerçekleşen olaylardır. Yunanlar İzmir'in işgalinden sonra zaman kaybetmeden Bornova ve Karşıyaka'yı işgal ettiler. Buraların işgalini tamamladıktan sonra, Seferihisar, Urla, Karaburun ve Çeşme ilçelerinin bulunduğu yarımadaya yöneldiler. O tarihte Urla kasabasında 1914 istatistiklerine göre 9.321 Müslüman ve 24.711 Rum yaşamaktaydı.

<span class="mw-page-title-main">1922 Alaşehir yangını</span>

1922 Alaşehir yangını, Yunan ordusu tarafından geri çekilme sırasında başlatıldı ve 3 Eylül 1922'de başlayıp 5 Eylül'e kadar devam etti. Yangın ve katliamlar sonucu 3,000 kadar sivil öldü ve şehirdeki 4550 evin sadece 100 tanesi kurtulabildi.