İçeriğe atla

İnsanlarda cinsel seçilim

Mutasyon ve Seçilim

İnsanlarda cinsel seçilim, insanlarda işleyen şekliyle, Charles Darwin'in, geliştirdiği doğal seçilim teorisinin bir unsuru olarak tanıttığı cinsel seçilim kavramının bir parçasıdır.[1] Cinsel seçilim, bir bireyin, yüksek üreme başarısını yakalayabileceği karşı cinsten bir eşi seçmesiyle gerçekleşen biyolojik bir süreçtir. Çoğu organizma, gelecek nesiller için genomlarına katkı sağlaması amacıyla, en iyi eş için kendi cinsiyle rekabet eder. Bu, uzun yıllardır insan evrimini şekillendirmiştir ama insanların eşlerini nasıl seçtiği hala tam olarak anlaşılamamıştır. Cinsel seçilim, insanlara nazaran, hayvanlarda oldukça farklı bir şekilde işler çünkü hayvanlar, üremeye yönelik evrimsel baskıyı daha fazla hisseder ve bir eşi rahatlıkla reddedebilir.[2] Her ne kadar neoteninin cinsel seçilimden kaynaklandığı belirtilse de cinsel seçilimin insan evrimindeki rolu kesin olarak belirlenememiştir.[3] Cinsel seçilimin, anatomik olarak modern insanın beyin evriminde bir rolü olduğu öne sürülmüştür, bir diğer değişle, sosyal zekadan sorumlu yapılar, hayatta kalma ihtimalini artırmaktan ziyade kur yapmakta kullanılan bir süs olarak pozitif seçilime tabi tutuldu.[4] Bu süreç, Ronald Fisher'in Fisher'in kaçış süreci modelinde, ana hatlarıyla çizdiği şekilde gelişti.[5][6][7][8][9]

Kaynakça

  1. ^ Vogt, Yngve (29 Ocak 2014). "Large testicles are linked to infidelity". Phys.org. 12 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Ocak 2014. 
  2. ^ Miller G. (2000). The mating mind: how sexual choice shaped the evolution of human nature, London, Heineman, 0434007412 (also Doubleday, 0385495161).
  3. ^ Brin, David. "Neoteny and Two-Way Sexual Selection in Human Evolution". www.davidbrin.com. 8 Mart 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  4. ^ "Sexual Selection and the Mind". www.edge.org. 21 Ocak 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Nisan 2024. 
  5. ^ Fisher, R.A. (1930) The Genetical Theory of Natural Selection. 0198504403
  6. ^ Edwards, A.W.F. (2000) Perspectives: Anecdotal, Historical and Critical Commentaries on Genetics. The Genetics Society of America (154) 1419:1426
  7. ^ Andersson, M. (1994) Sexual selection. 0691000573
  8. ^ Andersson, M. and Simmons, L.W. (2006) Sexual selection and mate choice. Trends, Ecology and Evolution (21) 296:302
  9. ^ Gayon, J. (2010) Sexual selection: Another Darwinian process. Comptes Rendus Biologies (333) 134:144

Ek okuma

İlgili Araştırma Makaleleri

Evrim, popülasyondaki gen ve özellik dağılımının nesiller içerisinde seçilim baskısıyla değişmesidir. Bazen dünyanın evrimi, evrenin evrimi ya da kimyasal evrim gibi kavramlardan ayırmak amacıyla organik evrim ya da biyolojik evrim olarak da adlandırılır. Evrim, modern biyolojinin temel taşıdır. Bu teoriye göre hayvanlar, bitkiler ve Dünya'daki diğer tüm canlıların kökeni kendilerinden önce yaşamış türlere dayanır ve ayırt edilebilir farklılıklar, başarılı nesillerde meydana gelmiş genetik değişikliklerin bir sonucudur.

Biseksüellik, hem erkeklere hem de kadınlara veya birden fazla cinsiyete yönelik romantik veya cinsel çekim ya da cinsel davranıştır.

<span class="mw-page-title-main">Anizogami</span> boyut ve/veya biçim bakımından farklılık gösteren iki gametin birleşmesini veya kaynaşmasını içeren eşeyli üreme biçimi

Anizogami, boyut ve/veya biçim bakımından farklılık gösteren iki gametin birleşmesini veya kaynaşmasını içeren bir eşeyli üreme şeklidir. Daha küçük olan gamet erkektir, bir sperm hücresidir, daha büyük olan gamet ise dişidir, tipik olarak bir yumurta hücresidir. Anizogami çok hücreli organizmalar arasında baskındır. Hem bitkilerde hem de hayvanlarda gamet boyutu farkı, dişiler ve erkekler arasındaki temel farktır.

<span class="mw-page-title-main">Doğal seçilim</span> fenotipteki farklılıklar nedeniyle bireylerin farklı şekilde hayatta kalması ve üremesi; evrimin temel mekanizması

Doğal seçilim, canlıların fenotiplerindeki farklılıklardan ötürü hayatta kalma şansının ve üreme başarısının değişkenlik göstermesidir. Evrimin esas mekanizmalarından biri olup, bir popülasyonun nesiller boyunca karakteristik olan kalıtsal özelliklerindeki değişimdir. Charles Darwin, kendi görüşüne göre kasıtlı olarak gerçekleştirilen yapay seçilime karşılık kendiliğinden gerçekleşen "doğal seçilim" terimini popülerleştirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Popülasyon genetiği</span> popülasyonların genetik farklılıklarıyla ilgilenen genetiğin alt alanı, evrimsel biyolojinin bir parçası

Popülasyon genetiği, popülasyonlardaki fertlerin benzerlik ve farklılıklarının kaynaklarını, bunun yanında popülasyonlardaki alel frekansının dağılımlarını ve değişimlerini araştıran bir genetik altdalıdır.

Biyolojide adaptasyonun birbiriyle ilişkili üç anlamı vardır. İlk olarak, organizmaları çevrelerine uyduran ve evrimsel uygunluklarını artıran dinamik evrimsel doğal seçilim sürecidir. İkinci olarak, bu süreç sırasında popülasyonun ulaştığı bir durumdur. Üçüncü olarak, her bir organizmada işlevsel bir role sahip olan, doğal seçilim yoluyla korunan ve evrimleşen fenotipik bir özellik veya adaptif bir özelliktir.

<span class="mw-page-title-main">Cinsel yönelim</span> kalıcı cinsel çekim modeli

Cinsel yönelim kişilerin karşı cinsiyete, hemcins veya cinsiyete veya birden fazla cinsiyete karşı romantik veya Cinsel çekim hissetmeye yönlendiren kalıcı kişisel bir niteliktir. Bu çekimler genellikle karşıcinsellik (heteroseksüellik), eşcinsellik (homoseksüellik), biseksüellik, altında toplanır; bununla beraber aseksüellik de bazen dördüncü kategori olarak tanımlanır. Bu kategoriler cinsel kimliklerin daha ayrıntılı dünyasını yönleridir. Örneğin, insanlar panseksüel veya poliseksüel, veya hiçbirinden olmak gibi diğer etiketleri de kullanabilir. Amerikan Psikologlar Derneği'ne göre, cinsel yönelim "aynı zamanda bir kişinin bu çekimlere dayanan, davranışlarla ilişkili kimlik hissi ve bu çekimleri paylaşan diğer kişilerden oluşan topluluğa olan üyeliğini de tanımlar".

Rastgele genetik sürüklenme, alel sürüklenmesi veya Wright etkisi olarak da bilinen genetik sürüklenme, bir popülasyondaki mevcut bir gen varyantının (alel) frekansında rastgele şansa bağlı olarak meydana gelen değişimdir.

<span class="mw-page-title-main">Sakal</span> Yüz kılı

Sakal, genellikle erkeklerin çene, yanak, boyun ve üst ve alt dudak kısımlarında büyüyen kıllara verilen addır.

Karşılıklı yardımlaşma veya evrimsel iş birliği, biyolojide birbirleri için yararlı olan ve aralarında yardımlaşma davranışları sergileyen canlı organizmaların davranışlarını tanımlamak için kullanılan terimler olup bu evrimsel yardımlaşma, bir iş birliği temelinde yararlı oldukları için doğal seçilim tarafından seçilmişlerdir. Bu tanıma göre, altrüizm (fedakarlık), dayanışma gösteren canlı için ilk bakışta doğrudan yararı olmayan bir karşılıklı yardımlaşma şeklidir. Hem yardımda bulunan, hem de yardım alan canlı için doğrudan faydaları olan karşılıklı yardımlaşma davranışları ise "karşılıklı yararlı" davranışlar olarak tanımlanır. Doğal seçilimin karşılıklı yardımlaşma davranışlarının bazı türlerini neden onaylayıp tercih ettiğine dair bazı açıklayıcı teoriler bulunmaktadır. Bu teoriler birbirlerini dışlamamakla beraber aşağıda tartışılan teorilerin birden fazlası karşılıklı yardımlaşma davranışının bir yönünü açıklamada katkıda bulunabilir.

<span class="mw-page-title-main">Cinsel seçilim</span>

Cinsel seçilim veya eşeysel seçilim, Charles Darwin'in 1859 tarihli kitabı Türlerin Kökeni'nde açıkladığı kavramdır. Doğal seçilimin temel dayanaklarından biri olarak kabul edilen cinsel seçilim yaşam erkek bireyler arasında yaşanan dişiye sahip olma savaşından ileri gelmektedir. Charles Darwin'e göre cinsel seçilim: ...hayatta kalma çabasına bağlı değil, fakat erkekler arasında dişilerini baştan çıkarma çabasına bağlıdır, sonuç da başarısız olan rakibin ölümü değildir; ancak daha az veya hiç yavru olmamasıdır. ...herhangi hayvanın dişi ve erkeği ortak genel alışkanlıklara sahipse.. ancak yapı, renk veya desenleri açısından farklılıklar gösteriyorsa, bu tip farklılıklara genel anlamda cinsel seçilim neden olmuş olur.

Makro evrim, ayrılmış gen havuzunun bölümlerindeki evrimdir. Makro evrim çalışmaları; mikro evrimin girdisiyle sadece tek bir tür içinde olmayan canlılar sınıflandırılmasında tür seviyesinin üzerindeki grup ve kategorilerde görülen tüm evrimsel değişimlerdir.

Seçilim birimi, doğal seçilimin etki ettiği biyolojik yapı veya düzenler hiyerarşisi içinde yer alan her biyolojik birime veya varoluş şekline verilen isim. Birkaç on yıl boyunca, bu farklı seviyelerde hareket eden seçici baskılar aracılığıyla evrimin şekillendirdiği boyutlar hakkında evrimsel biyologlar arasında yoğun tartışmalar yaşanmıştır.

Grup seçilimi, evrimsel biyolojide Charles Darwin'e dayanan ve 1962 yılında İngiliz zoolog Vero Wynne-Edwards tarafından geliştirilmiş olan bir kavram. Grup seçilimi düşüncesi, doğal seçilimin bireyler düzeyinde gerçekleşmediğini, grup düzeyinde gerçekleştiğini ve seçilim birimlerinin de grup düzeyinde yer aldığını varsayar.

Değişken denge kuramı, Sewall Wright tarafından savunulan ve dört evrimsel faktörden her birinin adaptif evrim için önem taşıdığını ileri süren bir evrim görüşüdür. Değişken denge kuramı, popülasyon alt bölümlerin ve genetik sürüklenmenin uyumsal evrimdeki önemine vurgu yapar.

Biyolojik ve toplumsal cinsiyet ayrımı, biyolojik cinsiyet (eşey) ile toplumsal cinsiyet kavramları arasındaki farkı ortaya koyar. Biyolojik cinsiyet, bireyin üreme sistemi anatomisiyle ikincil cinsiyet özelliklerini ifade ederken; toplumsal cinsiyet, kişinin biyolojik cinsiyetine bağlı olarak toplumsal rollerini veya kişinin iç farkındalığına bağlı olarak kendi cinsiyetini tanımlamasını ifade eder. Bazı durumlarda, bireyin atanmış cinsiyeti ile toplumsal cinsiyeti aynı hizada olmayabilir ve kişi transcinsiyetli, ikili cinsiyet dışı veya cinsiyet uyumsuz olabilir. Bazı durumlarda ise, birey cinsiyet atamasını güçleştiren biyolojik cinsiyet özelliklerine sahip olabilir ve kişi erdişi olabilir.

Coolidge etkisi, hayvanlarda ve insanlarda görülen biyolojik bir fenomendir. Erkeklerin yeni bir dişi ile cinsel ilişkiye girdiği her seferde, yenilenen cinsel ilgi göstermesidir.

<span class="mw-page-title-main">Psikolojik adaptasyon</span>

Psikolojik adaptasyon, çevresindeki bir organizmaya fayda sağlayan işlevsel, bilişsel veya davranışsal bir özelliktir. Psikolojik adaptasyonlar evrimleşmiş psikolojik mekanizmaların (EPM'ler) kapsamına girer, ancak, EPM'ler daha az kısıtlı bir kümeye işaret eder. Psikolojik adaptasyonlar sadece bir organizmanın ortama uygunluğunu artıran işlevsel özellikleri içerirken, EPM'ler evrim süreçleri yoluyla geliştirilen herhangi bir psikolojik mekanizmaya işaret eder. Bu ek EPM'ler, bir türün evrimsel gelişiminin yanı sıra, artık türün uygunluğuna fayda sağlamayan körelmiş özelliklerdir. Bir özelliğin körelmiş olup olmadığını söylemek zor olabilir, bu nedenle kimi literatür daha yumuşaktır ve körelmiş özelliklere artık adapta olabilme işlevselliğe sahip olmasalar bile adaptasyon olarak kabul eder. Örneğin, yabancı düşmanlığı tutum ve davranışlarının hastalıktan kaçınma ile ilgili bazı EPM etkileri olduğu görülmektedir, ancak, bazı ortamlarda bu davranışlar bir kişinin zindeliği üzerinde kötü bir etkiye sahip olabilir. Psikolojik adaptasyon ilkeleri Darwin'in evrim teorisine dayanır ve evrimsel psikoloji, biyoloji ve bilişsel bilim alanları için önemlidir.

<span class="mw-page-title-main">Masatoshi Nei</span> Amerikalı genetikçi ve evrimsel biyolog

Masatoshi Nei , Temple Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nde Carnell Profesörü olarak çalışan Japon asıllı Amerikalı evrim biyoloğudur. 1990'dan 2015'e kadar Pennsylvania Eyalet Üniversitesi'nde Evan Pugh Biyoloji Profesörlüğü ve Moleküler Evrimsel Genetik Enstitüsü Direktörlüğü yapmıştır.

Negatif veya arındırıcı seçilim, zararlı alelleri ortadan kaldıran seçilim türüdür. Rastgele ortaya çıkan mutasyonların sebep olduğu zararlı genetik polimorfizmlerin temizlenmesi yoluyla sabitleyici seçilimle sonuçlanabilir