İçeriğe atla

Osmanlı İmparatorluğu kuruluş dönemi

Osmanlı İmparatorluğu kuruluş dönemi (1299-1453), Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan Kostantiniyye'nin fethine (29 Mayıs 1453) kadar devam ettiği kabul edilen dönemdir.

Beylik öncesi dönem

Moğol saldırıları sonucu Kayı soyundan Kaya Alp'in oğlu Süleyman Şah, Horasan'dan 50.000 kişi ile Erzincan ve Ahlat yakınlarına 1224 yılında gelerek buraya yerleşmiştir. Yedi yıl sonra[] bu boy Fırat Nehri yatağını izleyerek Halep üzerinden Horasan'a dönmek istedi; ancak Caber Kalesi önlerinde Süleyman Şah atıyla suya düşerek öldü. Bu olay, onun emrindeki ailelerin dağılmasına yol açtı. Bazı aiӀeӀer Suriye'de kaldı, bazı aileler ise Anadolu içlerine ilerledi.

Süleyman Şah'ın dört oğlu vardı; Sungur Tekin, Gündoğdu, Dündar ve Ertuğrul. Bunlardan ilk ikisi Horasan'a döndü, diğer ikisi ise yanlarında yaklaşık 400 aile ile Erzurum civarına gitti ve Sürmeli Çukur Ovası'na yerleşti. Bunlardan bir bölük ise Pasin Ovası'na yerleşti.

Dündar ve Ertuğrul, emrindeki ailelerle batıya ilerlerken iki ordunun savaşına rastladı. Bu iki ordudan güçsüz olarak gördüklerine yardım etmeye karar verdiler. Bu karar onların ileriki yaşamlarını çok etkiledi; çünkü güçsüz olup onların yardımıyla savaşı kazanan taraf Anadolu Selçuklu ordusu, düşman ise bir Moğol ordusuydu. Ertuğrul, bu yardımı sayesinde Selçuklu sultanı I. Alaeddin Keykubat ile tanıştı ve onu koruyucu olarak tanıyıp elini öptü. Sultan da ona hediye olarak Domaniç ve Ermeni dağlarını yaylak, Söğüt yakınlarındaki ovayı da kışlak olarak verdi.

Ertuğrul'un ailesi oraya vardığında Kütahya'nın kuzeyindeki Karacahisar mevkiinde Rumlar yaşıyordu. Ertuğrul bu Rumlar tarafından rahatsız edilince Alaaddin'den sefer için izin istedi ve sefer yapıp bölgeyi aldı. Zafer haberini Eskişehir'de alan I. Alaeddin Keykubat, Eskişehir'in adını "Sultanönü"ye çevirdi ve Ertuğrul Gazi'ye verdi.

Ertuğrul Gazi'nin ise üç oğlu vardı; Osman, Gündüz Bey ve Saru Batu Savcı Bey. Bunlardan en küçüğü olan Osman, 1258 yılında doğdu. Bizans tekfurlarına karşı seferlerde bulundu ve bir savaşçı olarak nam saldı.

Beyliğin kuruluşu ve genişlemesi

Osman Gazi

Osman Gazi öldüğünde beyliğin durumu. (1326)

Babasının ölümü üzerine 1281'de aşiretin başına geçen Osman Gazi, 1284'te Bizanslılara ait olan Kulaca Hisar'ı ele geçirdi. İlerleyen yıllarda fetihlerine devam etti; 1288'de Karacahisar'ı, 1298'de Bilecik'i fethetti. 1299'da, III. Alaeddin Keykubad'ın kaçmak zorunda kalması ile Anadolu Selçuklu Devleti yöneticisiz kaldı. Bunun üzerine başta Âşıkpaşazâde (1400-1484) olmak üzere Osmanlı kaynaklarına göre Osman Gazi aynı yıl bağımsızlığını ilan etti. Bu tarih, birçok tarihçi tarafından beyliğin kuruluşu olarak nitelendirildi fakat Halil İnalcık, Bizans kaynaklarından dönemin tarihçisi Paleologos Hanedanından Pahimeres'in yazdıklarını kanıt göstererek kuruluşun 1302 yılında yapılan Koyunhisar Muharebesi ile gerçekleştiğini öne sürdü.[1] 1301'de Yenişehir'i ele geçirdi ve 1302'de Bizans ile yapılan ilk silahlı çarpışma olarak bilinen Koyunhisar Muharebesi'ni kazandı.[2] 1321'de Mudanya ele geçirildi; 1326'da, Bursa Kuşatması sırasında öldü. Şehir, vefatından sonra fethedildi. Yerine, oğlu Orhan Bey geçti.

Osman Gazi, Anadolu'da faaliyet gösteren meslek teşkilatı Ahiler'in desteğini aldı ve teşkilatın lideri Şeyh Edebali'nin kızı ile evlendi. Ayrıca diğer Türk beylikleri ile mücadeleden kaçındı ve sınırlarını Bizans toprakları yönünde genişletti.

Beylikten devlete geçiş ve kurumsallaşma

Orhan Gazi

Orhan Gazi, beyliğin başına geçmeden önce Yarhisar tekfurunun kızı Holofira ile evlendi; 1326'da babasının ölümü ile beyliğin başına geçti ve aynı yıl Bursa'yı fethederek başkent yaptı. İlerleyen yıllarda İznik'i kuşattı fakat Bizans İmparatoru III. Andronikos'un karşı saldırıya geçmesi üzerine kuşatmayı kaldırdı. İki taraf, 1329'da Maltepe Muharebesi'nde karşılaştı; savaşın kazananı Osmanlılar oldu ve böylece Kocaeli Yarımadası'nın fethi tamamlanarak Bizans'ın Anadolu toprakları ile bağlantısı kesildi. 1331'de İznik, 1337'de İzmit ele geçirildi. 1345 yılına gelindiğinde Karesioğulları Beyliği, Osmanlı topraklarına katıldı.[3] Beyliğin alınması ile Anadolu Türk siyasi birliğinin sağlanması yolundaki ilk adım atıldı ve Osmanlı, Karesioğulları'nın donanmasından yararlandı. Ayrıca beyliğin konumu sayesinde Rumeli'ye geçiş kolaylaştı. Orhan Gazi, 1346'da İoannis Kantakuzenos'un kızı ile evlendi ve 1347'de Bizans tahtına geçmesini sağladı. Bizans'a, Balkan devletleri ile yaptığı savaşlarda asker yardımında bulundu. Yardımların karşılığı olarak kendisine 1353'te Gelibolu Yarımadası'ndaki Çimpe Kalesi verildi. Böylece Osmanlılar, Rumeli'deki ilk topraklarını kazandılar.

Orhan Gazi, beyliği devlet haline getirdi ve teşkilatlanma çalışmalarına önem verdi. Saltanatı sırasında, ilk Osmanlı medresesini İznik'te açtı; yaya ve müsellem ordusunu kurdu. İlk Divan'ı topladı ve vezirlik makamını oluşturdu. İlk kadı ve subaşı atamalarını yaptı. 1362'de vefat etmesinin üzerine, tahta I. Murad geçti.

I. Murad

Murad Hüdevandigâr olarak da bilinen I. Murad, tahta geçmeden önce 1350'li yıllarda ağabeyi Süleyman ile birlikte Rumeli'de gerçekleştirilen bazı akınlara katıldı. Saltanatı boyunca sınırlarını Balkan topraklarında ilerletmeye özen gösterdi, bunun yanı sıra Anadolu'daki komşu Türk beyliklerinden bazılarının topraklarına çeşitli yollarla sahip oldu. 1363'te Bizans ile yaptığı Sazlıdere Muharebesi sonrasında Edirne'yi fethetti. Hemen ardından Filibe ve Gümülcine'yi hakimiyeti altına alarak Bizans'ın Sırp ve Bulgar devletleri ile var olan kara bağlantısını kesti. Fetihlerden rahatsız olan Papa V. Urbanus, bir Haçlı birliği oluşturdu. Osmanlı ordusu ile Haçlı birliği arasında 1364'te yapılan Sırpsındığı Muharebesi, kesin Osmanlı zaferi ile sonuçlandı. Zafer sonucunda Meriç nehri tamamen hakimiyet altına alındı ve Balkanlarda ilerlemek daha kolay bir hale geldi.

Haçlıların Balkanlardaki Osmanlı ilerlemesini durdurma çabaları, Çirmen Muharebesi ile devam etti. Sırpsındığı'nın intikamını almak isteyen Sırplar ile 1371'de savaşan Osmanlılar, bir kez daha zafer elde ettiler. Böylece Makedonya'nın fethine ortam hazırlandı; Bulgar kralı, Sırp prensleri ve Bizans Osmanlı üstünlüğünü kabul etti. İlerleyen yıllarda oğlu Bayezid'i, Germiyanoğulları beyi Süleyman Şah'ın kızı ile evlendirdi. Böylece çeyiz yolu ile Kütahya, Simav, Tavşanlı ve Emet'i hakimiyeti altına aldı. Hamitoğulları'ndan para karşılığında Akşehir, Yalvaç, Beyşehir, Seydişehir ve Isparta'yı satın aldı. Böylece Karamanoğulları ile sınır komşusu oldu. Anadolu'da bu faaliyetler sürerken Balkanlar yönündeki genişleme devam etti. 1386'da[A] Sırplarla yapılan Ploşnik Muharebesi'nde Osmanlı birlikleri başarısız oldu. Bunun üzerine Balkan devletleri yeni bir Haçlı ordusu oluşturdu. İki ordu 1389'da I. Kosova Muharebesi'nde karşılaştı. Savaş, Osmanlı galibiyetiyle sonuçlandı fakat I. Murad, Sırp Miloš Obilić tarafından öldürüldü.

Murad Hüdevandigâr, saltanatı sırasında var olan "Devlet hükümdar ve ailesinin ortak malıdır." anlayışını "Devlet hükümdar ve oğullarının ortak malıdır." anlayışı ile değiştirdi. Böylece taht kavgalarını azaltmayı amaçladı. Kurumsallaşmaya önem verdi; başkenti Edirne'ye taşıdı ve Yeniçeri Ocağı'nı kurdu. Ülkeyi ilk kez eyaletlere ayırarak Rumeli Eyaleti'ni oluşturdu.[4]

I. Bayezid

Niğbolu Savaşı, 1396.

Osmanlılar ile başta Karamanoğulları olmak üzere, Anadolu Türkmen beylikleri arasındaki mücadele, I. Murad'ın oğlu Yıldırım Bayezid (I. Bayezid (1360-1403) döneminde, çoğu beyliğin ortadan kalkması ve beyliklerin Osmanlı topraklarına katılmasıyla sonuçlandı. Bu dönemde Osmanlılar, Türkmen beyliklerinin topraklarından başka, Kadı Burhanettin'in mülkü sayılan Sivas, Kayseri, Malatya ve Elbistan'ı da ele geçirmeyi başardılar; böylece Osmanlı sınırı doğuda Fırat'a kadar genişledi.

Ankara Savaşı ve Fetret Devri

Ancak bu durum, Osmanlılar'ı toprakları ellerinden alınan beylerin sığındığı Timur'la karşı karşıya getirdi. Osmanlı yönetimine geçen Anadolu Türkmen beyliklerinin asker ve yöneticileri henüz büyük ölçüde eski beylerine bağlılıklarını koruyorlardı. Bunlar Ankara Savaşı (1402) sırasında Timur ordusunda bulunan eski beylerinin yanına geçtiler. Bu hem Ankara Savaşı'nda Osmanlıların yenilmesine, hem de 14. yüzyılda kurulmuş olan Anadolu siyâsi birliğinin dağılmasına neden oldu. Osmanlılar, Anadolu'nun siyâsi birliğini yeniden ancak 15. yüzyılın ikinci yarısında, Sultan II. Mehmed döneminde kurulabildi.

Ankara Savaşı'nda Osmanlıların uğradığı ağır yenilgi, yalnız Anadolu'daki siyâsi birliğin parçalanmasına neden olmakla kalmadı, Osmanlı Devleti'nin kendi içinde de parçalanmalara yol açtı. Yıldırım Bayezid'in oğulları Süleyman Çelebi, İsa Çelebi, Musa Çelebi, Mehmed Çelebi, Osmanlı tahtına sahip olabilmek için birbirleriyle mücadeleye giriştiler. "Fetret Devri" adı verilen ve 1413'e kadar süren bu taht kavgası dönemi, I. Çelebi Mehmed'in (1413 - 1421) kardeşlerini ortadan kaldırıp, Osmanlı Devleti'nin birliğini yeniden sağlamasıyla sona erdi. Ankara Savaşı'ndan sonra dikkati çeken en önemli özelliklerden biri, Anadolu'daki eski Türkmen beyliklerinin yeniden kurulmasına, Osmanlı Devleti'nin de Bayezid'in oğulları arasında parçalanmasına karşın Balkan uluslarının Osmanlı yönetiminden kurtulmak için girişimde bulunmamalarıdır. Bunun da nedeni büyük ölçüde, Osmanlı düzeninin, özellikle mîri toprak düzeninin, Balkan derebeylik düzeninden daha iyi, daha ileri bir düzen olması ve Balkan halklarının büyük ölçüde bu düzenden hoşnut olmalarıdır.

Ankara Savaşı'ndaki ağır yenilgi, Osmanlı gelişmesini yarım yüzyıl kadar geciktirmiş oldu. Ancak Osmanlı Devleti, bir devleti tümüyle tarih sahnesinden silebilecek kadar büyük ve önemli olan bu sarsıntıyı atlatabildi; yarım yüzyıllık bir gecikmeyle de olsa yeniden gelişme ve büyüme yoluna girdi.

II. Murad

1451'de II. Murad (1421 - 1444, 1446 - 1451) ölüp de yerine oğlu Fatih Sultan Mehmet (1444 - 1446, 1451 - 1481) ikinci kez padişah olduğunda, artık Osmanlı Devleti, Ankara Savaşı'nın tüm sarsıntılarını atlatmış ve kuruluş dönemini tamamlamış bir devlet idi. II. Mehmet, atalarının birçok defa girişip de başaramadıkları İstanbul'u alma emelini gerçekleştirebilecek kadar kendini güçlü hissediyordu. Fetihle Osmanlı Devleti, artık bir imparatorluk olacaktı.

Ayrıca bakınız

Notlar

Kaynakça

Özel

  1. ^ "Prof. İnalcık: Osmanlı 1302'de kuruldu". NTVMSNBC.com. 27 Temmuz 2009. 27 Kasım 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Şubat 2013. 
  2. ^ İnalcık, Halil (1997). Osman Gazi'nin İznik Kuşatması ve Bafeus Muharebesi. Tarih Vakfı Yurt Yayınları. s. 97. ISBN 978-975-333-067-1. 
  3. ^ Uzunçarşılı, İsmail Hakkı (2003). Osmanlı Tarihi I. Cilt. Ankara: Devlet Matbaası. s. 124. ISBN 975-16-0011-1. 
  4. ^ Orhan Kılıç, XVII. Yüzyılın İlk Yarısında Osmanlı Devleti'nin Eyalet ve Sancak Teşkilatlanması, Osmanlı, Cilt 6: Teşkilât, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, 1999, ISBN 975-6782-09-9, s. 91.
  5. ^ Velikonja, Mitja. Religious Separation and Political Intolerance in Bosnia-Herzegovina, (Texas A&M University Press, 2003), 48. ISBN 1585442267
  6. ^ Evans, Arthur. Through Bosnia and the Herzegóvina on Foot During the Insurrection, (Longmans, Green and Co, 1877), lxiv.

Genel


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">I. Bayezid</span> 4. Osmanlı padişahı (1389–1402)

I. Bayezid veya Yıldırım Bayezid, dördüncü Osmanlı padişahı. 1389'dan 1402 yılına kadar hükümdarlık yapmıştır. Babası Sultan I. Murad, annesi ise Gülçiçek Hatun'dur.

<span class="mw-page-title-main">I. Mehmed</span> 5. Osmanlı padişahı (1413–1421)

I. Mehmed veya Mehmed Çelebi, beşinci Osmanlı padişahı. Tarihî kaynaklarda ismi, Mehmed isimli diğer padişahlarınki gibi, Muhammed şeklinde geçer. Babası I. Bayezid, annesi cariye olan Devlet Hatun'dur.

<span class="mw-page-title-main">Osman Gazi</span> Osmanlı Beyliğinin kurucusu ve ilk padişahı (1299–1324)

I. Osman veya bilinen adlarıyla Osman Gazi ya da Osman Bey, Osmanlı Beyliği ve Osmanlı Hanedanı'nın kurucusu ve beyliğin ilk padişahı olan Türk hükümdar ve komutandır. Yaşadığı dönemde liderliğini yaptığı beylik başlangıçta küçük bir Türk beyliği iken, ölümünden sonraki yüzyıllarda büyük bir imparatorluğa dönüştü. Dedesinin Süleyman Şah veya Gündüz Alp isimli olduğu ve soyunun Oğuzların Bozok koluna mensup Kayı boyuna dayandığı düşünülmektedir. Büyükannesi Hayme Hatun, babası Ertuğrul Gazi ve annesi Halime Hatun'dur. Tarihçi Âşıkpaşazâde'nin yazdığına göre Osman Gazi, bir taraftan kendisinin Oğuzların Üçok koluna mensup "Gök Alp" neslinden olduğunu ileri sürerken diğer taraftan da kendi dedesinin isminin "Kaya Alp oğlu Süleyman Şah" değil, "Kutalmışoğlu Süleyman Şah" olduğunu söylediği iddia edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">II. Murad</span> 6. Osmanlı padişahı (1421–1444; 1446–1451)

II. Murad veya Koca Murat, 6. Osmanlı padişahı, I. Mehmed'in oğlu, Fatih Sultan Mehmed'in babasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Orhan Gazi</span> 2. Osmanlı padişahı (1324–1362)

Orhan Gazi veya Orhan Bey, Osmanlı İmparatorluğu'nun ikinci padişahıdır. 1324 ile 1362 yılları arasında hüküm sürmüştür. Babası Osman Gazi'den 16.000 km² olarak aldığı beyliği, oğlu I. Murad'a 95.000 km² ila 100.000 km² arsa bıraktığı biliniyor.

Kara Timurtaş Paşa, Ertuğrul Gazi'nin silah arkadaşlarından Aygut Alp'ın torunudur. Babası Kara Ali Bey olup yine Osman Gazi'nin mücadelelerine katılmış ve 1308'de kendisine verilen bir müfreze ile Apolyont Gölü üzerindeki Alyos adasının zaptına gönderilmiş ve orayı sulhen alarak orada bulunan büyük bir kilisenin Rumlarca hürmet edilen papazını ailesiyle Osman Gazi'ye getirmiş, Osman Gazi'de papazın güzelliği ile meşhur kızını Kara Ali Bey'e nikahlamıştır. Hereke Kalesi kuşatmasında Kara Ali Bey'in gözüne bir ok isabet ederek sakat bırakmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Süleyman Paşa (Orhan Gazi'nin oğlu)</span>

Süleyman Paşa, Gazi Süleyman Paşa veya Süleyman Gazi, Osmanlı Padişahı Orhan Gazi

<span class="mw-page-title-main">Germiyanoğulları Beyliği</span> Batı Anadoluda eski bir Türk beyliği

Germiyanoğulları Beyliği, Anadolu Selçuklu Devleti’nin çökmesi ve dağılmasıyla başlayan Anadolu Beylikleri döneminde Batı Anadolu’da Kütahya merkezli olarak kurulmuş bir beyliktir. Germiyan adının anlamı Farsçada "sıcak" anlamına gelen germâ sözcüğünden, yine Farsçadaki çoğul üretme takısı -yân ile türetilmiştir. "Ilıcalar" anlamına gelir. Germiyan aşiretinin menşei hakkında çeşitli görüşler vardır.

<span class="mw-page-title-main">Ertuğrul Gazi</span> Osman Gazinin babası ve Kayı boyu lideri

Ertuğrul Gazi ya da Ertuğrul Bey, 13. yüzyılın ortalarında Oğuzların Kayı boyunun lideri ve Osmanlı Beyliği'nin kurucusu olan Osman Bey'in babasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Çandarlı Ali Paşa</span> 6. Osmanlı sadrazamı

Çandarlı Ali Paşa, 22 Ocak 1387'de babası Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa'nın ölümü üzerine yerine geçerek, 18 Aralık 1406 tarihinde ölümüne kadar, I. Murad ve I. Bayezid için Ankara Muharebesi'ne kadar 15 yıl 6 ay ve Fetret Devri döneminde Süleyman Çelebi'nin yanında 4 yıl 4 küsur ay vezir-i azamlık yapmış ve Osmanlı Devleti'nin kuruluş sürecinde önemli rol oynamış bir Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">I. Murad</span> 3. Osmanlı padişahı (1362–1389)

I. Murad, Murad-ı Hüdavendigâr veya Gazi Hünkar, Osmanlı İmparatorluğu'nun üçüncü padişahı. Babası Orhan Gazi, annesi Nilüfer Hatun'dur. Babası Orhan Gazi döneminde 95.000 km² olan devlet toprakları onun döneminde yaklaşık 500.000 km² kadar genişlemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Türk askerî tarihi</span>

Türk askerî tarihi yaklaşık 2200 yıl öncesinden günümüze kadar süren dönem içinde ilk Türklerden günümüzdeki Türk Silahlı Kuvvetleri'ne kadarki askerî yapılanmayı ve savaşları içine alır. Türklerdeki askerî düzen siyasi düzen ile iç içe geçmiş ve tarih boyunca birlikte gelişmiştir. Orta Asya'da başlayan bu tarih tüm anakaralara yayılarak süregelmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Süleyman Çelebi (emir)</span> 1402-1411 arası Edirne’de sultanlığını ilan etmiş Osmanlı şehzadesi

Süleyman Çelebi ya da diğer adı ile Emîr Süleyman, Osmanlı şehzadesi. 1396-1402 yılları arasında Timur tarafından Sarıhan Valisi olarak atanmıştır. Fetret Devri'nde 1402-1411 yılları arasında Edirne'de Sultanlığını ilan edip padişahlık yapmıştır.

Edirne'nin Fethi, Bizans İmparatorluğu'nun elindeki Edirne'nin Osmanlı İmparatorluğu kontrolüne geçmesiyle sonuçlanan süreç. Olayın gerçekleştiği yıl kaynaklara göre 1361-1371 arasında değişiklik gösterirken fethi gerçekleştiren isimler de kaynaklara göre değişir. Alınmasından bir süre sonra Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapan şehir, 1453'te İstanbul'un ele geçirilmesi sonrasında başkent oluşuna kadar bu statüsünü sürdürdü.

<span class="mw-page-title-main">Ankara Muharebesi</span> Osmanlı Devleti ile Timurlu İmparatorluğu arasında 1402 yılında yaşanan meydan muharebesi

Ankara Muharebesi, farklı kaynaklara göre 20 veya 28 Temmuz 1402'de Ankara'nın kuzeydoğusundaki Çubuk Ovası'nda, Osmanlı Devleti ile Timur İmparatorluğu arasında gerçekleşen muharebedir. Timur İmparatorluğu'nun kesin zaferiyle sonuçlanan muharebe sonrasında, Osmanlı Padişahı I. Bayezid Timurlulara esir düşmüş ve devlet, Fetret Devri olarak bilinen 11 yıllık hükümdarsız bir döneme girmiştir.

Fetret Devri, Bunalım Devri veya Fasıla-i Saltanat, Osmanlı hükümdarı Yıldırım Bayezid'in hayattaki beş oğlundan dördü arasındaki taht kavgaları nedeniyle 1402'den 1413'e kadar süren kargaşa dönemidir. Bu süreç Yıldırım Bayezid'in 1402'deki Ankara Savaşı'nda, Timur İmparatorluğu'nun kurucusu Timur'a yenilip esir düşmesi sonucu ortaya çıktı. Fetret Devri'nde birbirleriyle taht mücadelesine giren Yıldırım Bayezid'in oğulları Emir Süleyman, İsa Çelebi, Musa Çelebi ve Çelebi Mehmed'dir. Dağılan Osmanlı birliği, 1413 yılında, I. Mehmed tarafından yeniden sağlandı. Bu gelişmeye bağlı olarak Çelebi Mehmet için "devletin ikinci kurucusu" tabiri kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Musa Çelebi</span> 1411-1413 yılları arası Edirne’de sultanlığını ilan etmiş Osmanlı şehzadesi

Musa Çelebi Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetimsel karmaşa içerisinde olduğu ve otorite sorunu yaşadığı Fetret Devri'nin son dönemleri olan 17 Şubat 1411 ile 5 Temmuz 1413 yılları arasında Edirne'de, Sultan ünüyle Osmanlı İmparatorluğu'nun Rumeli toprakları üzerinde egemenlik sürdüren ve Osmanlı İmparatorluğu’nun da bütünü üzerinde saltanat mücadelesi sürdürmüş bir Osmanlı şehzadesidir.

<span class="mw-page-title-main">Evrenos Bey</span> Kuman-Kıpçak kökenli bir Türk akıncı beyidir

Hacı Evrenos Bey veya Gazi Evrenos Bey, Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminden bir akıncı kumandanı ve aile önderidir. Evrenuz Bey olarak da anılır. İsmini Bizans tarihçileri Avrenezis veya Verenezis, Batılı tarihçiler de Vrenez şeklinde yazarlar.

I. Damad Alâeddin Ali Bey Karamanoğulları Beyliği hükümdarıdır. Diğer çoğu Karamanoğulları beyleri gibi Ali Bey de yükselen Osmanlı İmparatorluğu'nun rakibiydi ve iki beylik birbirlerine karşı sürekli savaşlar yaptılar.