İçeriğe atla

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri
Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi

Yunan 3. Kolordusu'nun Eskişehir'e girişi (1921)
Tarih10–24 Temmuz 1921
Bölge
Sonuç Yunan zaferi
Coğrafi
Değişiklikler
  • Yunan ordusunun ilerlemesi
  • Türk ordusunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesi
Taraflar
Ankara HükûmetiYunanistan Krallığı Yunan Krallığı
Komutanlar ve liderler
İsmet PaşaYunanistan Krallığı I. Konstantin
Yunanistan Krallığı Anastasios Papoulas
Güçler
Yunan kaynakları:
95.750 (9 tümen)[1]
Türk kaynakları:[2][3]
6.040 subay, 116.091 asker, (15 piyade tümeni, 4 süvari tümeni, 1 süvari tugayı)
711 ağır ve hafif makineli tüfek
4 uçak
162 top
Yunan kaynakları:
110.000[4]
Türk kaynakları:[5]
106.000 asker (11 tümen, 1 süvari tugayı)
908 ağır ve hafif Makineli tüfek
318 top
Kayıplar
1643 ölü
4981 yaralı
374 esir
18 top, 47 ağır ve 34 hafif makinelı tüfek kaybedildi
48.000 kişi geri çekildi.[6]
1491 ölü
6472 yaralı
110 kayıp[7]
Kütahya civarında Yunan birlikleri

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, 10 Temmuz 1921 ile 24 Temmuz 1921 tarihleri arasında Yunanistan ile Ankara Hükûmeti ordusu arasında gerçekleşen muharebelerdir. Muharebeleri kaybeden Ankara Hükûmeti kuvvetleri Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmek zorunda kaldı.

Yunan kuvvetleri, Aslıhanlar ve Dumlupınar Muharebeleri ile Kütahya-Eskişehir Muharebeleri arasındaki üç aylık zaman içinde, Anadolu'daki kuvvetlerini 11 tümen ve 1 süvari tugayına çıkartarak daha da güçlenmiş bir durumda 10 Temmuz 1921'de Bursa-Eskişehir; Bursa-Tavşanlı-Kütahya; Uşak-Dumlupınar-Seyitgazi istikametlerinde üç ayrı koldan taarruza geçtiler.

1, 3, 4 ve 12. Gruplar ile bir Mürettep Kolordu olmak üzere; 15 piyade tümeni, 4 süvari tümeni ve 1 süvari tugayından oluşan Türk Kuvvetleri ise İnönü-Kütahya-Döğer mevzilerinde savunma için tertiplenmişlerdi.

Türk Ordusu'nun imha edilmesini ve Afyon, Eskişehir, Kütahya gibi stratejik noktaların işgalini amaçlayan Yunanlar; İnönü ve Kütahya tahkim edilmiş mevzilerine çatmak yerine, zayıf kuvvetlerle tutulmuş olan Türk Kuvvetlerini güney kanattan kuşatmak üzere harekâta başladılar.

I. ve II. İnönü Muharebelerinin aksine, Bursa bölgesi'nde hareketsiz görünen Yunan Ordusu, Afyon cephesinde başlangıçta 12., müteakiben de 2. Türk Kolorduları bölgesine taarruza geçti. 13 Temmuz 1921'de Afyon'u işgal eden ve 12. Kolordu'ya büyük zayiat verdirerek Afyon doğusuna çekilmeye zorlayan Yunanlar, müteakiben taarruzlarını Altıntaş-Seyitgazi istikametinde yoğunlaştırdılar. 15 Temmuz 1921'de 4. Tümen komutanı Yarbay Mehmet Nâzım Bey Yumruçal'da öldü.

Yunan birlikleri 17 Temmuz'da İsmet Paşa komutasındaki Garp Cephesi kuvvetlerini, Mehmet Nazım Bey'in öldüğü Yumruçal-Nasuhçal civarında cepheyi yarıp Kütahya'yı ele geçirdi. Aynı gün Fevzi Paşa ile birlikte cepheye gelerek Garp Cephesindeki TBMM kuvvetlerinin kuşatma tehdidi altına girdiğini gören Mustafa Kemal Paşa Türk ordusunun çekilmesini emretmek zorunda kaldı: Batı Cephesi birlikleri önce süratle Eskişehir-Seyitgazi hattına, daha sonra da Sakarya Nehri doğusuna ricat edecekti. Bu ricat, Türk Ordusu'nun elde kalmasını sağlayarak kuşatılarak yok edilmesini engelledi.

Komutayı ise, o zamana kadar Garp Cephesinin başında olan İsmet Paşa yerine bizzat Mustafa Kemal Paşa ve Fevzi Paşa ele aldı. Askerliğin gereği bunu gerektiriyordu ve sür'atle yerine getirilmeliydi. 19 Temmuz günü Eskişehir de düşünce, Fahrettin Bey komutasındaki 5. Süvari Grubu ve 1. Gruba bağlı Türk birlikleri Sakarya Nehrinin doğusuna çekildi. TBMM, 3 Ağustos 1921'de İsmet Paşa'yı Genelkurmay Başkanlığı görevinden azlederek, aynı zamanda Başbakan ve Millî Savunma Bakanı da olan Fevzi Paşa'yı bu vazifeyle de görevlendirdi. Aynı zamanda Meclis Başkanı Mustafa Kemal Paşa'yı Türk Ordusu Başkomutanlığı'na atadı.

Geri çekilmenin nedenleri

Atatürk, Nutuk’ta[8] orduların Sakarya’nın doğusuna çekilmesini zorunlu kılan nedenleri iki başlık altında ifade eder. İlk neden, iki ordu arasındaki “kuvvet, vesait ve şerait nispetsizliği" olarak görülür. Buna göre insan, tüfek, makineli tüfek ve top sayısı itibarıyla Yunan ordusu Türk ordusuna göre daha üstündü. Sakarya’nın doğusuna çekilmek suretiyle Yunan ordusu “hareket üslerinden uzaklaşacak ve yeniden menzil hatları tesisine mecbur olacak”tır. Böylece Türk ordusu toplu halde daha elverişli koşullar altında savaşmak imkanı bulacaktı. Bu geri çekilmenin en büyük maddi etkisi Eskişehir gibi önemli bir mevkiyi düşmana terk etmek, en büyük manevi etkisi ise bundan dolayı oluşan moral bozukluğudur.

Başkumandanlık tartışmaları

Geri çekilme üzerine "ordu nereye gidiyor" söylemleri belirdi ve Mustafa Kemal'in ordunun başına geçmesi gerektiği düşüncesi Meclise hakim oldu. Bir grubun düşüncesi ordunun zaten yenilmiş olduğu ve Mustafa Kemal'in olası yenilgilerle yıldızının söneceğine dair inançtı. Diğer bir grup ise durumun vahameti karşısından gerçekten zaferin tek çıkış noktasının Mustafa Kemal'in başkumandanlığı olduğunu öne sürüyordu. Bu tartışmalar içinde 4 Ağustos 1921 tarihli gizli oturumda Mustafa Kemal bir takrir (önerge) sunmuş ve görevi bir şartla kabul etmiştir: Bu şart "Türkiye Büyük Millet Meclisinin haiz olduğu salâhiyeti, filen istimal etmek"tir. Tartışma yaratan iki husus vardı: 1. Başkumandanlık payesi yerine başkumandan vekili payesi verilmesi, 2. Meclisin yetkilerinin devredilmemesi. 5 Ağustos tarihine sarkan tartışmalar sonucunda Meclis 13 red oyuna karşı 169 kabul oyu ile başkumandanlık görevini Mustafa Kemal Paşa'ya tevcih etmiştir: "Başkumandan; ordunun maddî ve manevî kuvvetini azamî surette tezyid ve sevku idaresini bir kat daha tarsin hususunda Türkiye Büyük Millet Meclisinin buna müteallik salâhiyetini Meclis namına filen istimale mezundur." Böylece Mustafa Kemal'in her emri kanun niteliğine bürünmüştür. Başkumandan olarak ilk görev değişikliği, Fevzi Paşa'nın yalnız Genelkurmay işleriyle ilgilenmesini sağlamak için Millî Savunma Bakanlığı görevine Dahiliye Vekili Refet Paşa'yı getirmek ve Fevzi Paşa'yı da Genelkurmay Başkanı yapmak olmuştur. Fevzi Paşa daha önceden hem Millî Savunma Bakanı hem de Genelkurmay Başkanlığı görevini üstlenmekteydi.[9]

TBMM tarafından Başkomutanlığa getirilen Mustafa Kemal Paşa, ordu ile ilgili tüm yetkileri meclis oylaması sonucu kendi üzerine aldı ve "Tekalif-i Milliye" emirlerini çıkarttı. Arkasından da tarihte o ana kadar benzeri görülmemiş bir savaş biçimi olan, Türk milletinin "Topyekün Savaş"ını başlattı.

Kütahya-Eskişehir muharebelerinde iki önemli durum dikkati çekmektedir. Birincisi; Yunan Bursa grubunun geç harekâta başlaması sebebiyle Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa'nın birliklerin kullanılmasında tereddüte düşmesi neticesi ortaya çıkan ağır yenilgidir. İkincisi ise; birliklerin yaya olmaları sebebiyle iç hat manevrasının sağladığı avantajlardan istifade edilememesidir.[]

Kaynakça

  1. ^ Επίτομος Ιστορία Εκστρατειας Μικράς Ασίας 1919–1922, Εκδόσεις Διευθύνσεως Ιστορίας Στρατού, Αθήναι 1967, sayfa 145 (Yunanca)
  2. ^ Ali İhsan Sabis, Harp Hatıralarım, Cilt:5 İstiklal Harbi ve Gizli Cihetleri, s. 338
  3. ^ Türk İstiklal Harbi, II. Cilt, Batı Cephesi, 4. Kısım, s. 44-46.
  4. ^ Επίτομος Ιστορία Εκστρατειας Μικράς Ασίας 1919–1922, Εκδόσεις Διευθύνσεως Ιστορίας Στρατού, Αθήναι 1967, sayfa 153: 2,526 subay, 107,476 asker (Yunanca)
  5. ^ Turgut Özakman, Şu Çılgın Türkler, 52. Basım, Ağustos 2005, Bilgi Yayınevi, ISBN 975-22-0127-X, sayfa 705 (Dipnot 1).
  6. ^ Andrew Mango, Atatürk, 1999, İstanbul, s. 307
  7. ^ Επίτομος Ιστορία Εκστρατειας Μικράς Ασίας 1919–1922, Εκδόσεις Διευθύνσεως Ιστορίας Στρατού, Αθήναι 1967, sayfa 204 (Yunanca)
  8. ^ Nutuk'ta Sakarya Meydan Muharebesi yan başlıklı bölümde bu konu anlatılmıştır.
  9. ^ 5 Ağustos 1337 (1921) TBMM Gizli Celse Zabıtları

Dipnotlar

Lozan Barış AntlaşmasıLozan Barış KonferansıAnkara Anlaşması (1921)Kars AntlaşmasıLozan Barış KonferansıMudanya Ateşkes AntlaşmasıSevr Barış AntlaşmasıMoskova Antlaşması (1921)Londra KonferansıSan Remo KonferansıParis Barış KonferansıGümrü AntlaşmasıLondra KonferansıSelanik Ateşkes AntlaşmasıMondros Ateşkes AntlaşmasıMisak-i MilliAmasya ProtokolüSivas KongresiAlaşehir KongresiBalıkesir KongresiErzurum KongresiAmasya TamimiKing-Crane KomisyonuMilli KongreAhmet İzzet FurgaçMehmed Talat PaşaBaşkomutanlık Meydan MuharebesiSakarya Meydan Muharebesiİkinci İnönü MuharebesiBirinci İnönü Muharebesiİzmir'in İşgaliİstanbul'un İşgaliTürk Ulusal Hareketi

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kâzım Karabekir</span> 5. Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanı

Musa Kâzım Karabekir, Türk asker ve siyasetçi. "Alçıtepe Kahramanı" namıyla tanınır. Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlatan komutanların arasında yer alarak Doğu Cephesi'nde gösterdiği başarılardan dolayı Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edildi. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk muhalif partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasında yer alıp, genel başkanı oldu. Afşar Türklerinden olup soyu Karamanoğulları'na dayanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Büyük Taarruz</span> Türk Kurtuluş Mücadelesinin en büyük ve son askerî harekâtı

Büyük Taarruz, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun Yunan kuvvetlerine karşı başlattığı genel saldırıdır. Bakanlar Kurulu taarruz kararını almış ve 14 Ağustos 1922 tarihinde kolordular taarruz için yürüyüşe geçmiş, 26 Ağustos'ta saldırı başlamış, 9 Eylül'de Türk Ordusu İzmir'e girmiş ve 18 Eylül'de de Yunan Ordusu'nun Anadolu'yu tamamen terk etmesiyle savaş sona ermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Başkomutanlık Meydan Muharebesi</span> Dumlupınar yakınında 30 Ağustos 1922de Türk ve Yunan orduları arasında meydana gelen muharebe

Başkumandanlık Meydan Muharebesi ya da Dumlupınar Meydan Muharebesi, Kütahya'ya bağlı Dumlupınar yakınında 30 Ağustos 1922'de Türk ve Yunan orduları arasında meydana gelen savaştır. Başkumandan Mustafa Kemal Paşa tarafından şahsen yönetildiği için Başkumandanlık Meydan Muharebesi olarak anılır. İstiklal Savaşı'nın kesin bir Türk zaferiyle sonuçlanmasını sağlayan bu çarpışmanın yıl dönümü Türkiye'de ulusal bayram olarak kutlanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türk Kurtuluş Savaşı</span> Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki direniş hareketinin işgal kuvvetleri ve iş birlikçilerine karşı verdiği siyasi ve askerî mücadele

Türk Kurtuluş Savaşı, I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu'nun İtilaf Devletleri'nce işgali sonucunda Mîsâk-ı Millî sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için 1919-1922 yılları arasında gerçekleştirilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadeledir. Batı Anadolu'da İtilaf Devletleri'nin harekete geçirdikleri Yunan ordusuna; güneyde Fransız ordusuna; doğuda Ermenistan'ın kuvvetlerine; İstanbul rejimine sadık milislere, feodal güçlere ve ayrılıkçılara karşı savaşılmıştır. Bu mücadelenin Batı Cephesi Yunan millî belleğine "Küçük Asya Felaketi" adıyla kazınmıştır. Savaş sırasında Yunan ve Ermeni kuvvetleri, bir etnik temizlik harekâtı olarak, Türk halkına karşı katliamlar, yağmalar ve tecavüzler gerçekleştirmiştir. Savaş, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Fevzi Çakmak</span> 2. TSK Genelkurmay Başkanı

Mustafa Fevzi Çakmak, Türk asker, siyasetçi ve devlet adamı. Türkiye'nin Mustafa Kemal Atatürk'ten sonraki ikinci ve son mareşali. İlk Millî Savunma Bakanı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Cumhuriyet dönemindeki ilk genelkurmay başkanı ve Osmanlı İmparatorluğu'nun 3 Şubat 1920 ile 5 Nisan 1920 tarihleri arasındaki Harbiye Nazırı'dır.

<span class="mw-page-title-main">Ankara Antlaşması (1921)</span>

Ankara Anlaşması, TBMM ve Fransız Hükûmeti arasında Türk-Fransız Cephesi'ndeki faaliyetleri durdurmuştur. TBMM yönetimindeki bölgenin güney sınırının taslak olarak belirlenmesine karar verilmiştir, ama asıl politik kararları Lozan Antlaşması'na bırakmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Sakarya Meydan Muharebesi</span> Türk Kurtuluş Savaşının Batı Cephesinde bir muharebe

Sakarya Meydan Muharebesi, Atatürk tarafından çok büyük ve kanlı savaş anlamına gelen Melhame-i Kübra ifadesi ile anılan, Türk Kurtuluş Savaşı'nın önemli bir muharebesi.

<span class="mw-page-title-main">Birinci İnönü Muharebesi</span> Askeri harekât

I. İnönü Muharebesi, 6 Ocak 1921 tarihinde iki koldan taarruza geçen Yunan kuvvetleriyle İnönü mevzilerinde savunmada olan Ankara Hükümeti kuvvetleri arasında yapılan muharebedir. 6 Ocak 1921 tarihine kadar Uşak ve Bursa bölgesinde hazırlıklarını sürdüren Yunanlar, Türk-Batı Cephesi birliklerinin Çerkez Ethem Kuvvetlerinin Tenkili harekâtı ile meşgul olmasından da faydalanarak, İnönü-Eskişehir istikametinde taarruza başladılar. 6-9 Ocak 1921 tarihleri arasındaki muharebeler, örtme ve emniyet kuvvetleri harekâtı şeklinde cereyan etti. İnönü mevzilerindeki muharebeler 10 Ocak 1921 tarihinde başlamış, Yunan kuvvetlerinin taarruz çıkış hatlarına çekildiği 11 Ocak 1921 tarihine kadar sürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">İkinci İnönü Muharebesi</span> 23 Mart-1 Nisan 1921 tarihinde Türk ve Yunan orduları arasında Eskişehir’de gerçekleşmiş savaş

İkinci İnönü Muharebesi, 23 Mart-1 Nisan 1921 tarihleri arasında İnönü yakınlarında gerçekleşen muharebe.

<span class="mw-page-title-main">Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi</span> Türk Kurtuluş Savaşının bir cephesi

Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi, Yunan ordusunun 15 Mayıs 1919'da İzmir'e çıkmasıyla başlayıp aynı kentin 9 Eylül 1922'de Türkiye'nin TBMM Hükûmeti ordusu tarafından geri alınmasıyla biten savaş veya Türk Kurtuluş Savaşı'nın cephelerinden birine verilen ad. Aynı zamanda askerî tarih açısından savaş sırasında Batı Anadolu'da Yunan ordusunun genel taarruzuna karşı 25 Haziran 1920'de kurulup 1923'te kaldırılan askerî birimlerden birine verilen ad.

<span class="mw-page-title-main">Aşir Atlı</span> Türk asker ve siyasetçi

Aşir Atlı, Çerkes asıllı Türk asker ve siyasetçi.

<span class="mw-page-title-main">Anastasios Papulas</span> Yunan asker

Anastasios Papulas, 1919–1922 Türk-Yunan Savaşı'nda Anadolu'daki Yunan kuvvetlerinin başkomutanlığını yapmış korgeneral.

<span class="mw-page-title-main">Kanlıpınar, Odunpazarı</span>

Kanlıpınar, eski ismi Sultaniye, Eskişehir ilinin Odunpazarı ilçesine bağlı 100 haneli bir mahalledir.

<span class="mw-page-title-main">İzzettin Çalışlar</span> Türk asker ve siyasetçi

İzzettin Çalışlar, Türk asker ve siyasetçidir.

<span class="mw-page-title-main">Mehmet Nâzım</span> Türk asker

Mehmet Nâzım, Türk asker.

<span class="mw-page-title-main">Başkumandanlık Kanunu</span> Mustafa Kemal Paşaya Türk ordusunun başkumandanlığının verildiği 5 Ağustos 1921 tarihli kanun

Başkumandanlık kanunu, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Kütahya-Eskişehir Muharebelerinden sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinin Mustafa Kemal Paşa'ya Türk ordusunun başkomutanlığını verdiği 5 Ağustos 1921 tarihli kanun.

<span class="mw-page-title-main">Baki Vandemir</span> Türk asker

Baki Vandemir, Türk asker. Türk Kurtuluş Savaşı sırasında 5. Süvari Kolordusu Kurmay Başkanı ve İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

Bu sayfada, 1922 yılında Türkiye'de görevdeki siyasi kurumlar ve kişiler, yaşanan olaylar, doğan ve ölen kişiler yer alır. Bu yılın 1 Kasımında Saltanatın kaldırılmasıyla Osmanlı İmparatorluğu resmen sona ermiştir.

Bu sayfada, 1921 yılında Türkiye'de görevdeki siyasi kurumlar ve kişiler, yaşanan olaylar, doğan ve ölen kişiler yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Türk Kurtuluş Savaşı'nda Eskişehir</span>

Türk Kurtuluş Savaşı'nda Eskişehir, stratejik konumu sebebiyle Batı Cephesi için önemli bir şehir olmuştur. Eskişehir-Kütahya savaşlarında Yunanistan ordusu tarafından 20 Temmuz 1921'de Eskişehir işgal edilmiş ve Büyük Taarruz ile beraber 2 Eylül 1922'de kurtarılmıştır. Türk Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi'nin beş önemli meydan muharebesinin üçü Eskişehir’de geçmiştir.