İçeriğe atla

Bursa'nın işgali

Bursa'nın işgali
Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi
Tarih8 Temmuz 1920
Bölge
Sonuç Bursa'nın kurtuluşu (11 Eylül 1922)
Taraflar
Yunanistan Krallığı Yunan KrallığıOsmanlı İmparatorluğu Osmanlı İmparatorluğu
Anadolu Hareketi


Bursa'nın işgali, Osmanlı İmparatorluğu'nun I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmasının ardından İzmir'i işgal eden ve Anadolu içlerine ilerleyen İngiliz denetimi altındaki Yunan askerlerinin Bursa kentine 8 Temmuz 1920'de girişi ile başlamış ve 11 Eylül 1922'de Türk ordusunun kente girmesiyle sona ermiştir.[1]

Arka plan

Yunanistan, I. Dünya Savaşı'nın ardından Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Mütarekesi hükümlerine göre Türkiye'de bulunan müttefik kuvvetlerinin güvenliğini sağlamak iddiasıyla 15 Mayıs 1919'da İzmir'i işgal etmiş ve ardından İzmir'in doğusuna ve kuzeyine doğru üç koldan ilerlemesini sürdürmüştü. Britanya İşgal Kuvvetleri Komutanı olarak görevlendirilen General Sir George Milne, Türkler ile Yunanlar arasında çatışmaları önlemek için Anadolu'nun batısında Milne Hattı adı verilen sınırı belirledi. Ancak Yunan birlikleri, 22 Haziran 1920'de Milne Hattı'nı aşarak ilerleyişlerini sürdürdü.

56. Tümen komutanı olarak Bursa'da bulunan Albay Bekir Sami Bey, 24 Haziran 1920'de merkezi Eskişehir'de bulunan 20. Kolordu Komutanlığı'na atanmıştı. Yunan ilerleyişi üzerine Bursa'nın savunulması için gerekli önlemleri almak üzere Bursa'da kaldı.[2] 30 Haziran 1920'de Balıkesir'i işgal eden Yunan güçleri, bir süre sonra Bursa üzerine yürüdü.

İşgal

Mudanya'ya çıkarma yapan İngiliz askerleri, 25 Haziran 1920

Yunan askerlerinin Balıkesir'den Karacabey ve Kirmasti yönünde ilerleyişi devam ettiği sırada İngiltere, 25 Haziran'da Mudanya'ya, 30 Haziran'da Gemlik'e kuvvet çıkartarak Yunanistan'a destek verdiğini gösterdi.[3] [not 1]

Yunanlılar 2 Temmuz'da Kirmasti ve Karacabey'i işgal ettiler. Bursa'daki 56. Tümenin yeni komutanı olan Yarbay Nazmi Bey 2 Temmuz günü görevine başlayabildi. Albay Bekir Sami Bey, içinde bulundukları kritik durumu göz önüne alarak onunla birlikte Bursa'da kaldı.[6]

Gerek tümen komutanı, gerek cephe kumandanı, gerekse Ankara'daki üst komuta kademesi, zayıf kadrolu 56. Tümenin, İngiliz destekli Yunan ordusuna karşı Bursa'yı koruyamayacağını bilmekte idi. Ancak savaşmadan Bursa'yı terk etmenin halk üzerinde olumsuz etki yaratacağının bilinci ile Mustafa Kemal Paşa ve Albay İsmet Bey, Bekir Sami Bey'e Bursa'yı terk anının iyi hesaplanmasını tavsiye ettiler.

Tümen Komutanı ve subayları işgale karşı son ana kadar ciddi bir mukavemet göstermiş olsa da Türk birliklerinin Bursa'dan planlı bir şekilde çekilmesi mümkün olmadı. Tümenin erleri ve Bursalılar, hilafetçi din adamlarının propagandası sonucu, Yunanlıların Halife adına geldiklerine inandırılmıştı.[7] 56. Tümen eratı ve takviye birlikleri uzun süredir yapılmakta olan yoğun olumsuz propagandanın etkisi ile panik içinde savaşmadan dağıldı.[6] Bursa, 8 Temmuz 1920 günü düşman eline geçti.

Bursa'nın işgal sürecinde Yunan kuvvetleri, işgal ettikleri yerlerde sivillere karşı saldırılarda bulundu; halkın elindeki hayvanlar, değerli eşya, paralar yağmalandı ve Kuva-yı Milliye'ye destek verdiği bilinen bazı ileri gelenler de tutuklandı.[2]

Yaşanan yağma ve katliamlardan başlıcaları: Gedelek Baskını, Karacaali Baskını, Sultaniye Baskını, İhsaniye, Armutlu, Mecidiye, Aldere Baskınları, Hamidiye ve Katırlı Baskınları, Kapaklı Baskını, Narlı Baskını, Elmalık Toplukırımı, Küçükkumla Baskını, Muratoba Baskını'dır.[8]

İşgalden hemen sonra Bursa'da bir askerî işgal komutanlığı kurup şehrin yönetimini üstlendi. Sevr Antlaşması ile kurulmuş olan Boğazlar Yönetimi'ne Armutlu'dan başlayarak Gemlik, Mudanya da dahil edildi.[8]

İşgal döneminde Bursa'da Türkçe kitap, dergi ve gazetelere yasaklama getirildi; yasağa uymayanlar için beş yıla kadar savaş mahkemesinde yargılama yolu açıldı. Emekli Türk subaylarına her sabah yoklama için Yunan askerî idaresine gelme zorunluluğu getirildi. Yunan askeri ya da Rum ve Ermeni çetelerinden zarar gördükleri için şikâyetçi olanlar; tutuklama, dayak veya Atina’ya esir olarak gönderilmeye maruz kaldı.[8]

Tepkiler

Bursa'nın işgal edildiği haberinin Ankara'daki Büyük Millet Meclisi'ne ulaşmasından sonraki ilk meclis oturumunda Bursa mebusu Muhittin Baha Pars Bey kürsüde işgali anlattı. Osmanlı Devleti'nin ilk başkenti olan Bursa'nın Yunanlılar tarafından kolayca işgali, TBMM’de sert tartışmalara sebep oldu. Meclisin 8 Temmuz 1920 tarihli oturumunda İsmet Paşa cephelerin durumu ve Yunanlıların ilerleyişi hakkında detaylı bilgi verdi. Mustafa Kemal Paşa, şu sözlerle moral aşıladı:[9]


10 Temmuz 1920 günü Trabzon milletvekil Hamdi Bey ve otuz milletvekili arkadaşı tarafından meclis başkanlığına sunulan bir önerge ile Bursa'nın işgalinden ve oradaki halkın uğradığı zulümden duyulan üzüntünün bir ifadesi olarak oturuma 20 dakika ara verildi; TBMM kürsüsünün üzeri "puşide-i siyah" (siyah örtü) ile örtüldü ve işgal sona erene kadar bu örtünü orada kalmasına karar verildi.[10][11]

12 Temmuz 1920 günü eski diplomat Fahrettin Hayri Bey, Hacı Bayram Camii’nden çıkan cemaatin önüne geçerek Bursa’nın işgalini protesto eden bir yürüyüş ve miting gerçekleştidi. 12-13 Temmuz 1920'de, Meclis’te Bekir Sami Bey'n Bursa’yı Yunanlılara teslim ettiği iddiaları tartışıldı. Cephe Kumandanı Ali Fuat Paşa’dan, bu iddialar hakkında bir araştırma raporu hazırlanması talep edildi. Raporun görüşülmesi beklenmeden, mebusların baskıları sonucu Bekir Sami Bey 14 Temmuz 1920 günü 20. Kolordu Kumandanlığı görevinden alındı.[6]

İşgalci Yunan güçlerinin komutanı Elefterios Venizelos’un oğlu olan ve Anadolu işgal kuvvetlerinde subay olarak görev alan Sofokles Venizelos’un, Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin ve ikinci padişah Orhan Gazi'nin türbelerinin bulunduğu Gümüşlü Kümbet’te çektirip dünya basını ile paylaştığı fotoğraflar ülkede büyük tepki uyandırdı. Sofokles Venizelos'un, Osman Gazi’nin sandukasına dayanarak verdiği poz saygısızlık addedilmiş; onun "Kalk da torunlarını kurtar ey Osman" diyerek sandukayı tekmelediği, kurşunladığı, sandukanın yanında içki alemi tertip ettiği, naralar attığı gibi iddialar yayılmıştır.[1][12]

Bursa'nın işgali üzerine ülkeyi saran şaşkınlık ve derin üzüntü havası gazetelere, roman, hikâye, tiyatro, deneme, şiir, türündeki edebi eserlere yansıdı.[11] Mehmet Akif, Sebilürreşad mecmuasının 7 Mayıs 1921 tarihli sayısında yayımlanan Bülbül şiirini Bursa'nın işgali üzerine yazdı.[11]

Kurtuluş

30 Ağustos 1922'de gerçekleşen Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde Yunan kuvvetlerinin büyük kısmının yok olmasının ardından Mustafa Kemal Paşa’nın 1 Eylül günü verdiği "Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!”" emriyle taarruza geçen Türk ordusu, 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdi. İzmir'in işgalden kurtarılmasını ardından Birinci Türk Tümeni, 10 Eylül 1922 günü saat sabah yedide Bursa’nın kurtarılması için yürüyüşe geçti.[1] Süvari tümeni, Bursa’ya yaklaştığında topçu ve makineli tüfek ateşleriyle karşılaştı.[13] 3. Kolordu birliklerine Hacivat Köprüsü dolaylarında açılan düşman ateşi sonucunda 14 asker hayatı yitirdi.[14]

Yunan kuvvetleri ile girilen çatışmanın sonucunda, Bursa'daki milis güçlerinin de desteğiyle, işgal güçleri akşam sekizde ateşi kesti ve tüm cephelerden çekilme kararı aldı. Böylece Albay Deli Halit Komutasındaki Kocaeli Grubu ve Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu, 10 Eylül gecesinden itibaren tüm Bursa’yı Yunan işgalinden kurtardı. Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu, Bursa'ya 11 Eylül 1922 sabahı girdi.

Yunan birliklerinin geri çekilişi

Geri çekilen Yunan piyade birlikleri, 11 Eylül 1922 Pazartesi öğleden sonra Maskarahasan köyüne (1928'den sonraki adı "Çağlayan") girip köyü ateşe vermiş; köyden topladıkları 14 genci de dere içinde kurşuna dizerek öldürmüştür.[15]

Notlar

  1. ^ İngilizlerin Mudanya'ya çıkarma yaptığı 25 Haziran 1920 günü, Mudanya Karakolu'nda görev yapan ve kendisi de Mudanyalı olan Şükrü Çavuş birkaç er ile birlikte İngilizlere karşı koyma girişiminde bulundu ve işgal girşimi sonuçsuz kaldı. Aynı şekilde Gemlik'i işgal girişimi Dr. Ziya Kaya, Kaymakam Mehmet Cemil Bey ve Yüzbaşı İbrahim'in girişimleri ile engellendi. İngilizler, bu kasabaları 6 Temmuz günü denizden bombaladılar ve işgal ettiler; 8 Temmuz günü ise Yunan birliklerine bırakarak çekildiler.[4][5]

Kaynakça

  1. ^ a b c . (16 Şubat 2022). "Düşman Vatanın Bağrında: Bursa'nın İşgali". Alegori. 1 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Aralık 2023. 
  2. ^ a b Kartal, Serpil Sevim (2019). Karaer, Nihat (Ed.). "Türk Basınında Bursa Gündemi (1920-1923)" (PDF). İksad Yayınları. ISBN 978-625-7029-08-7. 1 Aralık 2023 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  3. ^ Özlü, Hüsnü (22 Mart 2016). "İstiklal Harbi'nde Bursa'nın İşgali Sürecinde Mudanya'nın Bombalanması". International Journal Of Eurasia Social Sciences. 2014 (14): 124-147. ISSN 2146-1961. 
  4. ^ "Tek Başına İşgal'e Direnen Asker Şükrü Çavuş". www.mudanya.gen.tr. 27 Nisan 2019. 25 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Aralık 2023. 
  5. ^ "Gemlik - Gemlik". gemlik.bel.tr. 8 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Aralık 2023. 
  6. ^ a b c Ünal, Muhittin (14 Eylül 2021). "Bekir Sami Günsav (1879-1934)". Atatürk Ansiklopedisi. 26 Mart 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Aralık 2023. 
  7. ^ Bozkurt, Celil (2021). "Millî Mücadele'de Bursa Uleması:Yunan İşgalinde Bursa'da Saltanata Bağlılık Mitingi". Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi. 37 (103): 77-104. doi:10.33419/aamd.927027. ISSN 1011-727X. 4 Şubat 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Aralık 2023. 
  8. ^ a b c Ersevinç, Mine (2021). "Mondros Mütarekesi'nin Bursa'da Uygulanması ve İşgalin Bursa Yereline Sosyo-Ekonomik Etkileri" (PDF). Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi. doi:10.52063/978-975-17-4861-4.04. 9 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 2 Aralık 2023. 
  9. ^ "Genel Kurmay Başkanı İsmet Beyin Genel Durum Hakkındaki Demeci Nedeniyle". 7 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Aralık 2023. 
  10. ^ Haluk Selvi, Bülent Cırık (Mayıs 2020). "Millî Mücadelede TBMM'ye Anadolu'dan Çekilen Telgraflar" (PDF). TBMM Kültür, Sanat ve Yayın Kurulu Yayınları. 16 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 2 Aralık 2023. 
  11. ^ a b c Karaca, Nesrin (27 Aralık 2021). "Bülbül Şiirinin İzinde Bursa'nın İşgali ve Mehmet Âkif". Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları (HÜTAD) (35/Özel Sayı): 89-102. doi:10.20427/turkiyat.1034526. ISSN 1305-5992. 6 Şubat 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Aralık 2023. 
  12. ^ "Sofoklis Venizelos'un Osman Gazi'nin Kabrini Tekmelediği İddiası". Malumatfuruş.org sitesi. 22 Ekim 2019. 2 Şubat 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Aralık 2023. 
  13. ^ Öztürk, Yücel. "Bursa Civarının İşgal ve Kurtuluş Sürecinde Askerî Harekâtlar Mılıtary Operations In The Occupation And Liberation Of Bursa And Its Vicinity". 30 Haziran 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Aralık 2023. 
  14. ^ "Kurtuluş Savaşı Şehitleri Anıtı". bgc.org.tr. 8 Eylül 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Aralık 2023. 
  15. ^ SB.MD, BBB YAZILIM (11 Eylül 2011). "Başkan Altepe Kuruluşun Yıldönümünde Şehitleri Unutmadı". www.bursa.bel.tr. Erişim tarihi: 2 Aralık 2023. 

Ek Okuma

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kâzım Karabekir</span> 5. Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanı

Musa Kâzım Karabekir, Türk asker ve siyasetçi. "Alçıtepe Kahramanı" namıyla tanınır. Türk Kurtuluş Savaşı'nı başlatan komutanların arasında yer alarak Doğu Cephesi'nde gösterdiği başarılardan dolayı Kırmızı-Yeşil şeritli İstiklâl Madalyası ile taltif edildi. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk muhalif partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasında yer alıp, genel başkanı oldu. Afşar Türklerinden olup soyu Karamanoğulları'na dayanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Büyük Taarruz</span> Türk Kurtuluş Mücadelesinin en büyük ve son askerî harekâtı

Büyük Taarruz, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun Yunan kuvvetlerine karşı başlattığı genel saldırıdır. Bakanlar Kurulu taarruz kararını almış ve 14 Ağustos 1922 tarihinde kolordular taarruz için yürüyüşe geçmiş, 26 Ağustos'ta saldırı başlamış, 9 Eylül'de Türk Ordusu İzmir'e girmiş ve 18 Eylül'de de Yunan Ordusu'nun Anadolu'yu tamamen terk etmesiyle savaş sona ermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Başkomutanlık Meydan Muharebesi</span> Dumlupınar yakınında 30 Ağustos 1922de Türk ve Yunan orduları arasında meydana gelen muharebe

Başkumandanlık Meydan Muharebesi ya da Dumlupınar Meydan Muharebesi, Kütahya'ya bağlı Dumlupınar yakınında 30 Ağustos 1922'de Türk ve Yunan orduları arasında meydana gelen savaştır. Başkumandan Mustafa Kemal Paşa tarafından şahsen yönetildiği için Başkumandanlık Meydan Muharebesi olarak anılır. İstiklal Savaşı'nın kesin bir Türk zaferiyle sonuçlanmasını sağlayan bu çarpışmanın yıl dönümü Türkiye'de ulusal bayram olarak kutlanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türk Kurtuluş Savaşı</span> Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki direniş hareketinin işgal kuvvetleri ve iş birlikçilerine karşı verdiği siyasi ve askerî mücadele

Türk Kurtuluş Savaşı, I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu'nun İtilaf Devletleri'nce işgali sonucunda Mîsâk-ı Millî sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için 1919-1922 yılları arasında gerçekleştirilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadeledir. Batı Anadolu'da İtilaf Devletleri'nin harekete geçirdikleri Yunan ordusuna; güneyde Fransız ordusuna; doğuda Ermenistan'ın kuvvetlerine; İstanbul rejimine sadık milislere, feodal güçlere ve ayrılıkçılara karşı savaşılmıştır. Bu mücadelenin Batı Cephesi Yunan millî belleğine "Küçük Asya Felaketi" adıyla kazınmıştır. Savaş sırasında Yunan ve Ermeni kuvvetleri, bir etnik temizlik harekâtı olarak, Türk halkına karşı katliamlar, yağmalar ve tecavüzler gerçekleştirmiştir. Savaş, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Sakallı Nureddin Paşa</span> Türk asker ve siyasetçi

Mehmed Nureddin Paşa ya da bilinen adıyla Sakallı Nureddin, Türk asker ve siyasetçi.

<span class="mw-page-title-main">Refet Bele</span> Türk asker ve siyasetçi

İbrahim Refet Bele, Türk asker ve siyasetçi. Kurtuluş Savaşı'na katılan ilk beş generalden birisidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında İçişleri Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı görevlerinde bulunmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Şükrü Naili Gökberk</span> Türk asker ve siyasetçi

Şükrü Naili Gökberk, Türk asker, Kurtuluş Savaşı komutanlarından ve siyaset adamı.

<span class="mw-page-title-main">Sakarya Meydan Muharebesi</span> Türk Kurtuluş Savaşının Batı Cephesinde bir muharebe

Sakarya Meydan Muharebesi, Atatürk tarafından çok büyük ve kanlı savaş anlamına gelen Melhame-i Kübra ifadesi ile anılan, Türk Kurtuluş Savaşı'nın önemli bir muharebesi.

<span class="mw-page-title-main">Kütahya-Eskişehir Muharebeleri</span>

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, 10 Temmuz 1921 ile 24 Temmuz 1921 tarihleri arasında Yunanistan ile Ankara Hükûmeti ordusu arasında gerçekleşen muharebelerdir. Muharebeleri kaybeden Ankara Hükûmeti kuvvetleri Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmek zorunda kaldı.

<span class="mw-page-title-main">Birinci İnönü Muharebesi</span> Askeri harekât

I. İnönü Muharebesi, 6 Ocak 1921 tarihinde iki koldan taarruza geçen Yunan kuvvetleriyle İnönü mevzilerinde savunmada olan Ankara Hükümeti kuvvetleri arasında yapılan muharebedir. 6 Ocak 1921 tarihine kadar Uşak ve Bursa bölgesinde hazırlıklarını sürdüren Yunanlar, Türk-Batı Cephesi birliklerinin Çerkez Ethem Kuvvetlerinin Tenkili harekâtı ile meşgul olmasından da faydalanarak, İnönü-Eskişehir istikametinde taarruza başladılar. 6-9 Ocak 1921 tarihleri arasındaki muharebeler, örtme ve emniyet kuvvetleri harekâtı şeklinde cereyan etti. İnönü mevzilerindeki muharebeler 10 Ocak 1921 tarihinde başlamış, Yunan kuvvetlerinin taarruz çıkış hatlarına çekildiği 11 Ocak 1921 tarihine kadar sürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Aşir Atlı</span> Türk asker ve siyasetçi

Aşir Atlı, Çerkes asıllı Türk asker ve siyasetçi.

<span class="mw-page-title-main">İzmir'in Kurtuluşu</span> İzmirin Yunan işgalinden kurtuluşu

İzmir'in Kurtuluşu, 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruz harekâtı sonucu Türk ordusunun Yunan işgali altındaki İzmir'e 9 Eylül 1922'de girmesini belirten tarih terimidir.

Akbaş Cephaneliği Baskını, Mondros Mütarekesi gereği Fransız kuvvetlerince el konulan Osmanlı ordusuna ait Eceabat yakınındaki cephaneliğe Balıkesir Redd-i İlhak Cemiyeti mensubu Köprülü Hamdi Bey önderliğinde 40 atlı arkadaşın 26-27 Ocak 1920'de düzenlediği baskın.

<span class="mw-page-title-main">Yusuf İzzet</span> Çerkes Kökenli Osmanlı Generali

Yusuf İzzet (Met), Çerkes asıllı Osmanlı ve Türk ordularında görev almış asker ve siyasetçi.

<span class="mw-page-title-main">İzzettin Çalışlar</span> Türk asker ve siyasetçi

İzzettin Çalışlar, Türk asker ve siyasetçidir.

<span class="mw-page-title-main">1. Ordu (Türkiye)</span> Türk Kara Kuvvetlerine bağlı bir ordu

1. Ordu, Türk Kara Kuvvetlerine bağlı 4 ordudan biridir. Komutanlığı İstanbul'da Selimiye Kışlası'nda bulunmaktadır. Asli görevi; Trakya, Boğazlar, İstanbul ve Marmara Bölgesi'ni korumak, bu bölgelerin güvenliğini sağlamaktır. Ordu, mekanize ve zırhlı birliklerden oluşmaktadır. 1. Ordu Komutanı aynı zamanda İstanbul Garnizon Komutanlığı görevini yürütmektedir.

Gediz Muharebeleri, "Umum Kuvâ-yi Milliye Komutanı" olan Mirliva Ali Fuat Paşa ile Kuva-yi Seyyare Komutanı Çerkes Ethem'in Yunan işgaline karşı 1920 yılının Ekim ayı sonunda yaptıkları harekât. Taarruz planını Genelkurmay Başkanı İsmet Paşa kabul etmese de, TBMM kuvvetleri zayiatlar verdikten sonra Gediz'i geri alarak, İzmir'in İşgalinden sonra ilk defa Yunanların işgal ettikleri bir bölgeden geri çekilmelerini sağladılar. Harekâtın bitiminde Kuvâ-yi Milliye Komutanlığı lağvedildi ve Umum Kuvâ-yi Milliye Komutanı olan Ali Fuat Paşa Moskova Büyükelçiliğine tayin edildi. Yerine kurulan iki komutanlıktan "Batı Cephesi Komutanlığı"na Albay İsmet Bey, "Güney Cephesi Komutanlığı"na ise Refet Paşa tayin edildiler.

<span class="mw-page-title-main">Bekir Sami Günsav</span>

Bekir Sami Günsav Çerkes asıllı Türk asker.

Trakya'nın İşgali, İtilaf Devletleri kuvvetlerince I. Dünya Savaşı'ndan sonra gerçekleştirilmiştir. Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra, Edirne-İstanbul demiryolunu kontrol etmek üzere bir Fransız alayı Trakya'ya yerleşmiş bulunuyordu. Fransız generali Franchet d'Espèrey ile Yunanistan Başbakanı Venizelos arasında imzalanan antlaşma ile Kuleliburgaz-Hadımköy hattı Yunan ordusunun işgaline terk edilmişti. 14 Ocak 1919 tarihinde Hadımköy'den Kuleli ve Burgaz'a kadar bütün demiryolu istasyonları Yunanlar tarafından işgal edildi.

I. Dünya Savaşı kaybedilmesi ardından Ayvalık Rumları bölgede karışıklık çıkarmaya başladı. Buna ilaveten Dörtler Şurası, 19 Mayıs 1919'da Yunan işgalinin hududunu İzmir sancağı ve Ayvalık kazası olarak belirlendi. Venizelos 21 Mayıs 1919'da Rum göçmenlerinin İzmir Sancağı ile Ayvalık Kazası dahiline yerleştirilmeleri emrini verdi.