İçeriğe atla

Šulak

Šulak, Babil tıp-büyü geleneğinde yer alan ve tuvalet ile ilişkilendirilen bir cindir. Šulak, çeşitli hastalıklara neden olan bir tanrı, tanrıça veya ruhun “eli” olarak atfedildiği “Teşhis El Kitabında (Tablet XXVII)” yer almaktadır. Bu “Pusucu” varlık, olası kurbanının yalnız olma ihtimalinin yüksek olduğu yerlerde pusuya yatan bir cin türüdür. Bir kişi tuvalette dışkılama işlemini gerçekleştirdiği zamanda yalnız kalır ve bu nedenle savunmasızdır: işte bu anlarda “Šulak o kişiye vuracak!” ya da o kişiye bir tür ”vuruş” yapar denilir.[1] (bkz.). El kitabının başka bir yerinde “Vurucu: simutti ” veya “Vuran ” olarak sıfatla taşımaktadır. Bu cin'e çok daha erken bir gönderme Hitit tanı metninde bulunur.[2]

Eski metinler kelimenin kökeni, Šulak'ın bīt musâti (çev.'durulama suyu evi', Akadca tuvalet anlamına gelir) adı verilen yerde yaşamasından ötürü “kirli eller” anlamına gelen bir deyişten türediğini belirtmekle birlikte bu halk etimolojisi olarak değerlendirilir. Šulak, Akad kaynaklarında “şahlanmış” veya iki ayak üzerinde yürüyen, ancak normal bir aslan olarak tanımlanmaktadır. Aslan betimlesi bakan kişinin sağında durmakta hali aslan sol tarafı görülmektedir.

Kaynakça

  1. ^ A.R. George (2015). ON BABYLONIAN LAVATORIES AND SEWERS. Iraq, 77, pp 75-106 doi:10.1017/irq.2015.9. 
  2. ^ George, A.R. (Aralık 2015). "ON BABYLONIAN LAVATORIES AND SEWERS". Iraq (İngilizce). 77: 75-106. doi:10.1017/irq.2015.9. ISSN 0021-0889. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Meddah</span> belirli zaman ve mekânlarda güldürü içerikli öykü anlatan anlatıcı

Meddah, kıssahan veya şehnâmehân. Meddahın sözcük anlamı çok öven olup ilk başlarda İslam Peygamberi Muhammed zamanını öven kişileri ifade ederken zamanla topluluk önünde halk hikâyesi anlatan kişi anlamına dönüşmüştür. Araplarda bu kimselere “kāss”, “kassâs, İranlılarda ve Osmanlı Türklerinde ise “kıssahân” ve “şehnâmehân” denmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Şeytan</span> birçok din ve mitolojide yer alan ruhani varlık

Şeytan, Tanrı'ya veya dünyaya karşı duran kötü bir varlıktır. Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam'da dünyadaki kötülüklerin baş faili olarak kabul edilir. Diğer dinlerde ve kültürlerde, Şeytan mutlak kötülük fikrini taşıyan bir varlık olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Aslan</span> Afrika ve Asyaya özgü büyük bir kedi

Aslan veya arslan, Panthera cinsindeki büyük kedilerden biridir ve kedigiller (Felidae) ailesinin bir üyesidir. 184-208 cm (72-82 in) kafa-gövde uzunluğuna sahip yetişkin erkek bireyler, 160-184 cm (63-72 in) uzunluğundaki dişilerden daha büyüktür. Pride adı verilen gruplar oluşturan sosyal bir türdür. Bir aslan grubu, birkaç yetişkin erkekten, ilgili dişilerden ve yavrulardan oluşur. Dişi aslan grupları genellikle birlikte avlanır ve çoğunlukla büyük toynaklıları hedef alır. Aslan bir süper avcı ve kilittaşı avcısıdır. Her ne kadar bazı aslanların fırsatlar ortaya çıktığında insanları avladıkları bilinse de, tipik olarak bunu yapmazlar.

Cin, İbrahimi dinler de dahil olmak üzere modern veya antik birçok din ve inanışta bulunan bir tür ruhani mitolojik yaratıktır. Farklı inanışlarda farklı karakteristiklere ve özelliklere sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Arı</span> zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan bir böcek

Arı, zar kanatlılar takımına ait Apoidea familyasını oluşturan tüm böcek türlerine verilen isimdir.

Akadca, Doğu Sami dillerine ait Antik Mezopotamya'da, özellikle Asur ve Babil imparatorluklarında kullanılmış ölü dil. Dil, kayda geçmiş ilk Sami dili olup, aslen soysal açıdan akraba olmadığı Sümerce için kullanılmış çivi yazısı ile yazılmıştır. Akadca ismini Akad İmparatorluğu'nun başkenti Akad şehrinden almıştır. Bir izole dil olan Sümerce ve Akadcanın birbirleri üzerindeki karşılıklı etkileşimleri, bu iki dilin bir dil birliği içerisinde sınıflandırılmasına yol açmıştır.

Özgür irade veya erkin irade, kişinin eylemlerini, arzu, niyet ve amaçlarına göre kontrol altında tutabilme ve belirleme gücüdür. Kişinin belli eylem ya da eylemleri gerçekleştirmede ser­gilediği kararlılık; belli bir durum karşısın­da, gerçekleştirilecek olan eylemi, herhangi bir dış zorlama ya da zorunluluk olmaksı­zın, kararlaştırma ve uygulama gücü; eyle­me neden olan eylemi başlatabilen yetidir. İnsanın liberteryen mânâda bir erkin iradeye sahip olup olmadığı hâlen bir tartışma konusudur.

<span class="mw-page-title-main">Mahşerin Dört Atlısı</span> Sosyolojik-dini kavram

Mahşerin Dört Atlısı, Hristiyanlıkta Kıyamet alameti olarak ortaya çıkacağına inanılan dört atlı. Yeni Ahit'teki -Vahiy Kitabı olarak da bilinen- Apokalips bölümüne göre, Kıyamet felaketlerini getirecek olan yedi mührün açılması ile birlikte ortaya çıkacaklardır. Bazı akademisyenlere göre beyaz at ve binicisi İsa'yı, kızıl at ve binicisi kan ve savaşı, siyah at ve binicisi kıtlığı, soluk renkli at ve binicisi ise salgın hastalıkları ve ölümü sembolize eder.

<span class="mw-page-title-main">Akad İmparatorluğu</span> Mezopotamyada tarihi bir devlet

Akad İmparatorluğu veya Akkad İmparatorluğu, uzun ömürlü Sümer uygarlığından sonra Mezopotamya'nın ilk antik imparatorluğuydu. Merkezi, Akad şehri ve çevresindeydi. İmparatorluk, Mezopotamya, Levant ve Anadolu'da nüfuz sahibi oldu ve Arap Yarımadası'nda Dilmun ve Magan'a kadar güneye askerî seferler düzenledi.

<span class="mw-page-title-main">Tiyatro</span> sahnede, seyirciler önünde oyuncuların sergilenmesi amacıyla hazırlanmış gösteriler

Tiyatro, bir sahnede, seyirciler önünde oyuncuların sergilemesi amacıyla hazırlanmış gösterilerdir. Farklı bir şekilde duyguların ve olayların hareket (jest) ve konuşmalarla anlatılmasıdır. Genel olarak temsil edilen eser anlamında da kullanılır. Tiyatro eseri, olayları oluş yoluyla gösterir. Bu yönüyle konuşma ve eyleme dayanan bir gösteri sanatı olarak da tanımlanabilir. Yaygın bir deyişle tiyatro; insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatı olarak Shakespeare'in sözüyle de ifade edilir.

<span class="mw-page-title-main">Azâzîl</span>

Azâzîl İblis'in melek olduğu zamanki adıdır. Onu reddetmeden ve cennetten düşmeden önce, Allah'a yakın "Karûblar"dan biriydi.

<span class="mw-page-title-main">Egzorsizm</span>

Egzorsizm, görünmeyen bir varlığın etkisi altına girdiği sanılan kimseyi çeşitli yöntemlerle bu etkiden kurtarmaya çalışmak olarak tanımlanır.

<i>Harry Potter and the Philosophers Stone</i> (video oyunu) 2001 aksiyon macera oyunu

Harry Potter and the Philosopher's Stone, Harry Potter Serisinin ilk kitabından uyarlanan oyunu. Oyun; GameBoy, PlayStation ve PC için 2001 yılında, PlayStation2 ve Xbox için 2003 yılında çıkmıştır.

Ölümden sonraki yaşam; din, felsefe ve mitolojide insanın dünyadaki fiziksel yaşamını tamamladıktan sonra ruh veya bilinç hâlinde sürdürdüğüne inanılan hayat. Öteki dünya ve İslam kökenli bir terim olan ahiret kavramları Türkçede, ölümden sonraki yaşamın sürdürüldüğüne inanılan mekanı tanımlamakta kullanılır.

Çor - Türk, Altay ve Moğol halk kültüründe Cin demektir. Çer, Çur, Şor, Şar, Çora, Çura şeklinde de ifade edilir. Moğolcada Çotgor, Çutgur, Çutkur, Çetger, Çetker, Çidkür, Südkür, Sötkör olarak söylenir. Gözle görülemeyen, ateşten yaratılmış varlık.

<span class="mw-page-title-main">Denebola</span>

Denebola, Aslan takımyıldızı bölgesinde yaklaşık olarak 36 ışık yılı uzaklıkta bulunan A-tipi beyaz bir anakol yıldızıdır. 2,13 kadir olan görünen parlaklığı Denebola'yı takımyıldızının üçüncü parlak yıldızı yaptığı gibi, çıplak gözle de görünebilir kılar. Denebola, parlaklığı birkaç saatlik bir süre içerisinde çok hafif değişkenlik gösteren Delta Scuti türü bir değişen yıldızdır.

Mârid, "isyancı" anlamına gelen. Kur'an'da, melekleri dinlemeye çalışan şeytanları tanımlamak için kullanılır. Bununla bir falcıya yardım etmek için cennetten haber çalmaya çalışırlar. Cinlerin aksine cennetin kapılarına ulaşmayı başarabilirler. Ama melekler tarafından hep kovalanırlar.

Türkiye, Holokost döneminde Nazi Almanyası ile güçlü diplomatik ilişkilerini sürdürmesine rağmen, 2. Dünya Savaşı sırasında tarafsız kaldı. Savaş sırasında Türkiye, yurt dışında yaşayan 3.000 ila 5.000 Yahudiyi vatandaşlıktan çıkardı; 2.200 ve 2.500 Türk Yahudi, Auschwitz ve Sobibor gibi imha kamplarına sürüldü ve birkaç yüz Nazi toplama kamplarında hapsedildi. Nazi Almanyası tarafsız ülkeleri Yahudi vatandaşlarını geri göndermeye teşvik ettiğinde Türk diplomatlar, Türk vatandaşlıklarını kanıtlasalar bile Yahudileri ülkelerine geri göndermekten kaçınmaları için talimatlar aldı. Türkiye aynı zamanda savaş sırasında Yahudi karşıtı yasaları uygulayan tek tarafsız ülkeydi. Ancak Alman yetkililer, Türkiye'nin açıkça Yahudi karşıtı yasalar uygulamadığını ve Yahudi karşıtı nefret kampanyaları için uygun olmadığını savaş boyunca birçok kez kaydettiler. 1940 ile 1944 yılları arasında, Türkiye üzerinden Filistin Mandası'na yaklaşık 13.000 Yahudi geçti. Rıfat Bali'nin bir araştırmasına göre, savaş sırasında ayrımcı politikalar sonucunda Türkiye tarafından kurtarılandan daha fazla Türk Yahudi zarar gördü. Bunun yanında, İzzet Bahar'a göre dönemin Türk otoritelerinin Yahudilere olan tavrı diğer ülkelerin hükûmetlerinden farklı değildi ve bu yüzden bu sıradışı zamanlarda meydana gelen olumsuz olayların çoğu için Türkiye suçlanmamalıydı.

<span class="mw-page-title-main">Akatizi</span>

Akatizi, hareketsizce oturamama ile birlikte öznel bir iç huzursuzluk hissi ile karakterize bir hareket bozukluğudur. Genellikle, bacaklar en belirgin şekilde etkilenir. Etkilenen vücut bölgeleri kıpırdayabilir, ileri geri sallanabilir veya hızlanabilir, bazı kişiler ise sadece vücutlarında huzursuzluk hissedebilir. En şiddetli vakalar saldırganlık, şiddet veya intihar düşünceleriyle sonuçlanabilir.

<span class="mw-page-title-main">Ali Salih es-Sadi</span> Iraklı siyasetçi (1928-1977)

Ali Salih es-Sadi Iraklı bir siyasetçiydi. 1950'lerin sonlarından Kasım 1963 Irak Darbesi'ne kadar Baas Partisinin Irak kolunun genel sekreterliğini yaptı. 8 Şubat 1963'ten Kasım 1963 Irak Darbesi'ne kadar Ahmed Hasan el-Bekir'in başbakan yardımcısı, içişleri bakanı ve Ulusal Muhafızlar komutanı olarak görev yaptı.