İçeriğe atla

Şulbus

Şulbus, Türk ve Altay mitolojisinde adı geçen bir yaratık, cadı. Şulbıs, Çulmus, Çulbus, Çulbıs ve Moğolcada Şulmus, Şulmas, Solmos, Sılmus, Sulmı, Şulma, Şulmo, olarak da söylenir. Ne yaşlanan, ne çoğalan, ne ölen yaşlı bir kadındır. Tüm gücü kızıl saçlarındadır.[1] Adları bazen Mangus ile birlikte anılır. Bazen de Mangus’un annesi olarak gösterilir.[2] Derin mağaralarda yaşarlar. Kılıktan kılığa bürünürler. Erkek olanlarına da rastlanabilir. Erkek ve kadın şulbuslar birbirlerini öldürürler.

Etimoloji

(Çol/Çul/Şul) kökünden türemiştir. Yarımlık, eksiklik ve hastalık bildirir. Eski Moğolca Şeytan anlamına gelen Şımnus/Şımnu/Şumnu sözcükleriyle de alakalı görünmektedir. Şul, Çul kökü Türkçedeki Çol kökü ile bağlantılıdır. Çolak kelimesi eksiklik ifade eder.

Kaynakça

  1. ^ Türk Söylence Sözlüğü, Deniz Karakurt, Türkiye, 2011 (OTRS: CC BY-SA 3.0) 27 Aralık 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  2. ^ Türk Mitolojisi Ansiklopedik Sözlük, Celal Beydili, Yurt Yayınevi (Sayfa - 531)

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Umay</span> Türk mitolojisinde doğum ve bereketin sembolü olan tanrıça

Umay, Türk mitolojisinde ve Tengrizimde doğurganlık tanrıçasıdır ve bu nedenle kadınlar, anneler ve çocuklar ile ilgilidir. Umay, diğer çeşitli dinlerinde bulunan toprak ana tanrıçalarına benzer.

<span class="mw-page-title-main">Yaşmak</span> Osmanlı kadın giyim (örtünme) unsuru

Yaşmak, Osmanlı İmparatorluğu zamanında Müslüman kadınların ferace ile birlikte giydikleri, yalnızca gözleri açıkta bırakan ince kumaştan iki parçalı yüz ve başörtüsü. Türk-İslam kültüründe, özellikle Anadolu'da, kadınların baş örtülerinin alt ucu ile ağızlarını kapatmalarına da denir.

<span class="mw-page-title-main">Arçura</span> Çuvaş ve Türk-Tatar mitolojisinde ormanlarda yaşayan kötücül bir varlık

Arçura - Türk ve Çuvaş mitolojisinde Orman İyesi. Arçuray olarak da söylenir.

<span class="mw-page-title-main">Hızır</span> İslamda hürmet edilen bir kişi

Hıdır veya Hızır, Kur'an'da Allah'ın salih kulu, büyük hikmete veya mistik bilgiye sahip bir kimse olarak tarif edilen ancak adıyla anılmayan bir figürdür. Çeşitli söylencelerde o, İbrahim, İranlı mitolojik kral Feridun, Makedonyalı Büyük İskender veya Türk mitolojisinde olduğu gibi (hıdrellez) İlyas ile birlikte anılır. Ortak noktaları; ölmüş balığın dirilmesi, iki deniz veya nehrin birleştiği yer, gizli bilgiler (hikmet), ölümsüzlük sırrına ulaşmış karakterlerden oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Oğlan</span>

Oğlan ya da erkek çocuğu, küçük yaştaki erkek. Oğlan sözcüğü bazen genç yetişkin erkekler için de kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Abzar İyesi</span>

Abzar İyesi - Türk mitolojisinde avlunun koruyucu ruhudur. Abazar İyesi olarak da ifade edilir.

Albıs - Türk ve Altay halk inancında ve kültüründe Cadı anlamına gelir. Albız, Albas, Alpas ve Moğolcada Almas, Anadoluda "Alkarısı" olarak da bilinir. Albastı’ya neden olan kızıl renkli kötü varlık.

Ambar Ana - Türk ve Altay mitolojisinde Dişilik Tanrıçası. Kadınları ve kadınların yaptığı işleri gözetir. Kadınların çalışmalarına bolluk verir. Kendisi için yapılan törenler vardır. Kadın şamanlar ondan yardım dilerler.

Aran İyesi - Türk ve Tatar halk kültüründe ahırın koruyucu ruhu. Damız İyesi veya Kitre İyesi veya Ahır İyesi olarak da bilinir.

Bürküt Ata, Türk, Altay ve Moğol mitolojilerinde kartal tanrıdır. Burkut Ata olarak da anılır. Moğollar ise Bürgüd Ece veya Bürged Ecege derler. Ayrıca Kartal Ata ve Sakalarda Hotoy Ete olarak da bilinir.

Çolpan - Türk, Altay, Moğol ve Buryat mitolojilerinde Gezegenler Tanrısı. Colman, Çolbun, Çolmun, Çulban, Çolman ve Moğolcada Solbon, Solbun, Sulban olarak da bilinir.

Çor - Türk, Altay ve Moğol halk kültüründe Cin demektir. Çer, Çur, Şor, Şar, Çora, Çura şeklinde de ifade edilir. Moğolcada Çotgor, Çutgur, Çutkur, Çetger, Çetker, Çidkür, Südkür, Sötkör olarak söylenir. Gözle görülemeyen, ateşten yaratılmış varlık.

Bayçura, Türk ve Tatar mitolojisinde kiler cini, Biçura olarak da bilinir. Evlerde ve bodrumlarda yaşar. Kadın kılığına girer. Kırmızı giysili olarak betimlenirler. Genelde evde, ocağın arkasında veya kilerde veya çatı altında yaşar. Hiç çekinmeden gürültü patırtı yapar. "Küves" denen içkiyi çok sever. Tatar Türklerinde, “Ocak başında Bıçura belini boğmuş oturur.” şeklindeki bilmecenin yanıtı Küves Fıçısı'dır. Yemeğe çok düşkündür. İnsanların yiyip bitiremediği bütün yemeği o yer. Kızdığı zaman tabakları kırar ve yemeği de döküp evi uzun süre için terk eder. Biçura, çok pis bir yaratık olarak da bilinir, temiz yerlerden nefret eder. Bu yüzden ondan kurtulmak için ilk şart evi temiz tutmaktır. Aniden bağırır, güler, oynar, şaka yapar, uyuyan insanı yatağından alıp başka yere taşır. Çoğu zaman evdeki eşyaların yerini de değiştirir veya gizler. En sevdiği eşyalar, anahtar, iğne, bıçak, makastır. Geceleyin kilitlenen kapıları açar veya tersine açık kapıyı kilitler. Bazen yangın çıkarır. Uzun süre ocak yapılmayan evleri severmiş. Bu yüzden Tatar Türkleri, yeni ev yapar yapmaz her şeyden önce ocağını yaparlar.

Mangus - Türk ve Altay mitolojisinde canavar, hortlak, dev, ejderha gibi içeriklerin tamamını kapsar. Türk dillerinde Mangıs, Mongus, Mogus ve Moğol dillerinde Mongas, Mangas olarak yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Su İyesi</span>

Su İyesi - Türk, Tatar ve Altay mitolojisinde suyun koruyucu ruhu. Değişik Türk dillerinde Suv İyesi / Eğesi / Ezi / Issı / İççisi olarak da bilinir. Moğollar Usan (Uhan) Ezen olarak adlandırırlar.

Yuvha - Türk ve Altay şamanizminde ve mitolojisinde söylencesel sürüngen. Yuha olarak da bilinir.

Yula – Türk ve Altay halk inancında ve şamanizminde Rüya Ruhu. Yola veya Çula (Çola) da denir. İnsan ruhunun hareketli kısmıdır. Hayalgücü anlamına da gelir.

Kosa – Türk ve Altay halk kültüründe Bahar Şenliği. Koça şeklinde de söylenir. “Kodu” adıyla da anılır. Nevruza birkaç gün kala başlayan ve Nevruz gününün sonuna kadar devam eden şenliklerdir. Bu bayramın koruyucu ruhu olan Koça Han adına düzenlenir.

Yaztırnak, Türk ve Altay halk inancında pençeli canavar. Castırnak veya Yazkıynak (Caskıynak) ya da Yazkırnak (Caskırnak) da denir. “Demirtırnak” veya “Demirkıynak” olarak da bilinir. Dağlık alanlarda veya ormanlarda yaşar. Vücudu kıllıdır. Bazen normal insan görünümüne girer. Derisi koyu konur (kahverengi) olarak ifade edilir. Çelik gibi tırnakları vardır. Açtığında kartalın pençelerine benzer. Anadolu da Pençe sözcüğü içi Kıynak, Cıynak, Çıynak gibi tabirler kullanılır. Kimi Yaztırnaklarda bu tırnaklar bakırdandır. Ayaktırnakları ise keçi tırnağına benzer. Aileleriyle birlikte yaşarlar, birisi ailesine zarar verirse ömrü boyunca intikam alır. Bazen de demir burunlu Yaztumşuk olarak ilave özellikler eklenir. Kadın kılığında olduğunda çok güzeldir fakat burnunu saklar. Demir kollu, demir gövdeli olduğu da söylenir. Karakırnak adıyla bilinen versiyonlarıda vardır. Bu varlık insana suyun içindeyken zarar verir. Suda oynarken boğulmasından korkulan çocuklar böyle korkutulur. İnsanların delirmelerine neden olur. Bazen Castırnak, Caskıynak ve Caskırnak birbirinin kardeşi olan üç farklı varlık olarak anlatılır.

<span class="mw-page-title-main">Ev iyesi</span> inanç

Ev İyesi – Türk halk kültüründe evin koruyucu ruhu. Üy İyesi / Eğesi / Ezi / Issı / İççisi olarak da tanınır. Moğollar Ger (Ker) Ezen derler.