
Hadis, Muhammed'e atfedilen ve onun sözleri, fiilleri, onaylamaları ve sıfatlarını içeren bilgilerdir. Hadis âlimleri buna sahabe ve tabiînin söz ve fiillerini de eklemişlerdir. Ancak bunlar kaynak olma bakımından Muhammed'in fiil ve sözleri ile aynı seviyede değildirler ve hadis ilmi içerisinde farklı şekilde isimlendirilirler.

Sözlük, bir dilin veya dillerin kelime haznesini (sözvarlığını), söyleyiş ve yazılış şekilleriyle veren, sözcüğün kökünü esas alarak, bunların başka unsurlarla kurdukları sözleri ve anlamlarını, değişik kullanışlarını gösteren yazılı eserdir. Eski dilde lügat, kamus denir. Leksikografi sözlükbilimidir. Sözlükçüye leksikografır denir. Lügatça, sadece bir kitapta geçen terimleri anlatır (glossary).

Tefsir veya Yorumlama, İslam dini terimidir. 'el-Fesr' masdarından tef'il babında yorumlamak, açıklamak manalarına gelen bir kelimedir. Eş değer bir kelime "te'vil"dir (yorum). Kur'an ayetlerinin açıklanmasına dair dalıdır. Tefsir ilmi ile uğraşan kişiye müfessir denir. Al-i İmran suresi 7. ayette yer aldığı üzere Kur'an hem anlamı açık, hem de yoruma açık (müteşabih) ayetleri bünyesinde barındırır. İslam tarihinde Kur'an ayetlerini anlamak veya anlamlandırmak üzere çok sayıda çalışma yapılmıştır.
Bi'at, Kur'an'da anlatılan ve Peygamber'e bağlılık sözü verme, bağlılık yemini yapmak gibi anlamlara gelmektedir. Bey'at kelimesi Arap dilinde satmak ve satın almak manalarında kullanılan bey' kelimesiyle aynı kökten gelmektedir. Sözlük anlamı itibarıyla ‘satış sözleşmesi’ manasına geldiği zikredilir. Bunun yanında bey'at, alışverişte antlaşmanın gerçekleştiğini göstermek için tarafların el ele vurmalarına ifade etmektedir. Bununla birlikte, Cahiliyye döneminde kabileler el sıkışarak bir yöneticiye uyduklarını gösterirler ve yöneticiye uyduklarına dair antlaşmanın içeriğini yazıya dökerlerdi. Bu mezkur gelenekten yola çıkarak İslâm, bey'at kelimesini devlet başkanına itaatı bildirmek için kullanılmasını ilga etmemiştir. Halife seçiminde, seçmen sağ elini halifenin sağ elinin üzerine koymakla, bey'at gerçekleşmiş olmaktadır. Sosyopolitik anlamda ise bey'at, bir devlet başkanının seçilmesi, belirlenmesi ve ona İslâm hukuku kuralları içinde itaat edilmesi gibi mevzuları içinde barındırır.

Vilâyet, 1864 yılında Teşkil-i Vilayet Nizamnamesi ile tanımlanan birinci dereceden bir yönetim birimidir. 19 ve 20. yüzyıllarda önce Osmanlı Devleti, ardından 1960'a kadar Türkiye Cumhuriyeti'nde, bir valinin yönetimi altındaki birimdir. Bugün Türkiye'de vilayet, il anlamında kullanılır.

Hud Suresi Kur'an'ın 11. suresidir. Sure 123 ayetten oluşur.

Refik Halid Karay, Türk yazar.
Mustafa Yusuf oğlu Zarir, 14. yüzyıl Azerbaycanlı şairi. Azerbaycan dil edebiyatının ilk gelişim döneminin temsilcilerinden biridir. Mustafa Zarir Suli Fagih gibi o da Anadolu edebiyat ekolünün temsilcisidir. M. Zarir sadece şair olarak değil, aynı zamanda tercüman olarak da görev yaptı. Fuat Köprülü, İsmail Hikmet Ertaylan, Nihad Sami Banarlı, Talat Onat ve diğer Türk bilim adamları, çeşitli çalışmalarında Mustafa Zarir'i "14. yüzyıl Azerbaycan yazarı" olarak adlandırmışlar ve şairin yarattığı sanat mirasının doğrudan doğruya Azerbaycan Türkçesinde defalarca belirtmişlerdir.
Mütercim Ahmed Âsım, 18. yüzyılın son dönemi ile 19. yüzyılın başlarında önemli bir ilim ve kültür merkezi olan Gaziantep'in kültür yaşamı içinde yetişmiş, bilim insanı, şair, yazar ve mütercimdir.

Suriye Türkmenleri ya da Suriye Türkleri, Suriye'de yaşayan Türk azınlıktır.

Sa'd bin Ebû Vakkās (Arapça: سعد بن أبي وقاص ;, Cennet'le müjdelenen on sahabeden ve İslam'ı ilk kabul edenlerdendir. Ebu Bekir vasıtasıyla Müslüman oldu. Yeteneği sayesinde Raşidin kuvvetlerinde komutanlık ve elçilik gibi görevlerde bulundu. Halîfe Ömer zamanında ileri bir karakol şehri olarak Kufe'yi kurdu ve valisi oldu. Ayrıca 657'de Sasani başkenti Medain'i alan ordunun komutanıydı.
Asarü'l-Bilad ve Ahbarü'l-İbad, Zekeriya el-Kazvinî'nin 1275 tarihinde tamamladığı Arapça coğrafya eseridir.
Mukatil bin Süleyman, Tabiin dönemi hadis alimi ve müfessir. Kur'an'ı tefsir eden ilk kişilerden birisi olmakla birlikte, kaleme aldığı bu tefsir günümüze ulaşmış ve tefsirin anlaşılması açısından bir prototip özelliği sergilemiştir.

Kahir veya Muhammed "el-Kahir Billâh". Tam adi: Ebû’l-Mansûr "el-Kahir bi’l-Lâh" Muhammed bin ʿAhmed el-Mu`tedhid. 929'da ve 932-934 döneminde iki kez halifelik yapmış ondokuzuncu Abbasi halifesi ve halifelerin otuzyedincisidir.

Ömer, Ali'nin desteğini almak amacıyla Fatıma'nın evine gider ve burada bir dizi olay meydana gelir.
Selef veya Türkçede yaygın kullanımıyla Selef-i Sâlihin, İslâm literatüründe kullanılan bir terimdir.
Ebu Zeyd el-Ensari Arap bir dil bilimci ve saygın bir hadis anlatıcısıydı. Sibeveyhi ve el-Cahiz onun öğrenciler arasında yer aldı. Babası Evs bin Sabit de bir hadis anlatıcısı iken, dedesi Sabit bin Beşir, Muhammed döneminde Kuran'ı yazan vahiy katiplerinden biriydi.

Yüksek Anayasa Mahkemesi, Suriye Arap Cumhuriyeti'ndeki en yüksek yargı otoritesidir.

Said el-Gazi Suriyeli bir avukat ve siyasetçidir. İki kez Suriye başbakanı oldu. Şam'da doğdu.
Salebî Tefsiri veya özgün adıyla el-Keşf ve'l-Beyân an Tefsîri'l-Kur'ân, on birinci yüzyıldan bir âlim olan Ahmed bin Muhammed es-Sa'lebî'ye ait klasik bir Sünni tefsir veya Kur'an yorumudur. 10 cilt ve 3.425 sayfadan oluşmaktadır.