İçeriğe atla

Şemdinli Olayı

2005 Şemdinli olayları, 9 Kasım 2005'te Hakkâri ili Şemdinli ilçesindeki Umut Kitabevinin bombalanması olayıdır.

Olayların gelişimi

Bombalanmanın ardından vatandaşlar tarafından tahrip edilen ve jandarmaya ait olduğu kesinleşen 30 AK 933 plakalı beyaz renkli Renault 19 marka otomobilin bagajında bulunan silah ve belgeler[1]
Bagajdan çıkan belgelerden Seferi Yılmaz'a ait evin krokisi
Bagajdan çıkan belgelerden Seferi Yılmaz'a ait Umut Kitabevi'nin krokisi
Bagajdan çıkan belgelerden Renault marka arabanın motorlu araç sicil kartı

9 Kasım

Şemdinli'de eski PKK'lı Seferi Yılmaz'a[2] ait kitapçı bombalanmış, bir kişi ölmüş, bombayı attığı öne sürülen bir kişinin sığındığı otomobil halk tarafından durdurulmuş ve içindeki üç kişi tartaklanarak polise teslim edilmiştir. Zanlılar asker olduklarını iddia etmiş[] ve bu üç kişinin serbest bırakıldığı iddiası üzerine Şemdinli halkı sokaklara dökülmüş ve polis noktası ateşe verilmişti. Otomobilde keşif yapan savcı ve CHP Hakkâri Milletvekili Esat Canan'ın üzerine de ateş açılmış, bir kişi de burada ölmüştür.[]

10 Kasım

Yaklaşık 500 kişi sabah saat 08.00 sıralarında ilçe girişindeki polis noktası yakınında toplandı. Göstericiler, olay yerindeki elektrik direkleri ve tellerini sökerek, yol ortasında barikat kurdu. Daha sonra polis kontrol noktasını ateşe veren göstericiler, ilçenin çeşitli bölgelerinde olay çıkardı. Polis ve jandarma ekipleri, ilçedeki belli merkezlere barikatlar kurdu.[3]

Saat 09.00 sıralarında ilçenin DEHAP'lı Belediye Başkanı Salih Yıldız, toplanan kalabalığın dağılması için bir apartmanın balkonunda konuşma yaptı. Yıldız, "Sakin olmazsanız, haklıyken haksız konuma düşersiniz. Burada, Yüksekova çetesi ve Susurluk benzeri bir olay var. Çözüyoruz ancak sizin sakin olmanız lazım. İşyerlerini taşlamayın" dedi.[3]

Kent girişindeki polis noktalarından biri ateş altında kaldığı sırada, saldırıya uğrayan polislerden biri Doğru Yol Partisi Genel Başkanı Mehmet Ağar'ı aradı ve "müdürüm kurşun yağmuru altındayız. Bize sahip çıkın" dedi. Ağar, "sakin olun, soğukkanlı olun oğlum, arkadaşların gelecek yanınıza" diye yanıt verdi ve vali ile emniyet müdürünü aradı.[3][4]

Bombanın patladığı Umut Kitabevi'nin önünde park hâlinde bulunan ve patlamanın faillerine ait olduğu belirtilen 30 AK 933 plakalı Renault 19 marka otomobilin Hakkâri Jandarma Komutanlığı'na ait olduğu ortaya çıktı.[5] Aracın bagajında üç Kalaşnikof tüfek, bunlara ait 10 şarjör, bomba malzemeleri, polis ve asker yelekleri, krokiler ve bazı kişilere ait resimler bulundu.[5] Kimliği belirsiz kişilerce ateş açılması sonucu otomobilde keşif yapan savcı incelemesini tamamlayamadı.[5] Keşfi izleyen kalabalıktan Ali Yılmaz öldü, beş kişi de yaralandı.[3]

12 Kasım

Uzman Çavuş Tanju Çavuş, savcının keşif yaptığı anda halkın üzerine ateş etmek ve Ali Yılmaz'ın ölümüne neden olmak; PKK itirafçısı Veysel Ateş ise kitapçıya bomba atmak suçundan tutuklandılar. Her iki sanık da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.[4]

13 Kasım

Patlamanın faillerine ait otomobilin bagajında bulunan belgeler arasında 105 kişinin adının yazılı olduğu üç liste ile içinde krokiler, haritalar, kimlik kartları ve izin kâğıtları olan 300 sayfalık dört klasör bulundu.[1] "Sakıncalı", "milis" ve "devlet yanlıları" başlıklarıyla adlandırılan listelerin yanı sıra Demokratik Toplum Partisi'nin 18 delege aday adayının fotoğraflarının bulunduğu bir başka belge ortaya çıktı.[1]

15 Kasım

Yüksekova'da, Şemdinli olaylarını protesto etmek isteyenlerle polis arasında çıkan çatışmada üç kişi öldü, yedisi polis 16 kişi de yaralandı.[6]

Hukuki süreç

Olayın ROJ TV tarafından anında dünyaya (görüntülü olarak) duyurulması,[7] PKK[] mensuplarının birbirleriyle 9-15 Kasım 2005 tarihleri arasında yaptıkları telefon görüşmeleri (Hürriyet 12, 13 Mart 2006) kafalarda soru işareti bırakmaktadır.[8]

Yaşar Büyükanıt ile ilgili iddialar

Savcı Sarıkaya, Büyükanıt'ı şunlarla suçlamıştı:

  • Ali Kaya için, 'Tanırım, iyi çocuktur' sözleriyle adli yargıyı etkilemeye teşebbüs.
  • Diyarbakır'da 7. Kolordu'da görev yaptığı dönemle ilgili olmak üzere, suç işlemek için örgüt kurmak.
  • (İş adamı M. Ali Altındağ'ın ifadesini esas alarak), sahte belge düzenlemek. []
  • Görevi kötüye kullanmak. []

Genelkurmay Genel Sekreterliği, Şemdinli olayları nedeniyle, Van Başsavcılığı'nca orgeneral Büyükanıt ve bazı subaylar hakkında soruşturma açılması talebine ilişkin dosyayla ilgili olarak, Genelkurmay Başkanlığının resmî internet sitesinden yapılan açıklamada şöyle denilmiştir:[]

Kamuoyunda 'Şemdinli iddianamesi' olarak bilinen konuda Van Başsavcılığı tarafından hazırlanan iki adet dosya 13 Mart 2006'da Genelkurmay Başkanlığı'na ulaştırılmıştır. Genelkurmay Başkanlığı'nın 8 Mart 2006 tarihinde yaptığı teknik açıklamada belirtilen yasal mevzuat çerçevesinde anılan iki dosyadaki iddia, ihbar, şikâyet ve değerlendirmeler incelenmiş ve aşağıdaki sonuçlara varılmıştır. Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs olduğu iddia edilen ve kamuoyu tarafından çok iyi bilinen ifadenin, hüküm kurmak amacıyla kasıtlı olarak sadece bir bölümünün dikkate alındığı görülmüştür. İfadenin tamamı dikkate alındığında hükmün öngördüğü kastın olmadığı açıkça anlaşılmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, Van Savcılığı'nın Şemdinli olaylarıyla ilgili hazırladığı iddianamede, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın suçlanmasını Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı "darbe girişimi" ve yargının bu girişime "alet edilmesi" olarak nitelendirdi.[9]

Sonuçları

Şemdinli'de ölümle sonuçlanan bombalama eyleminin iki askerle bir PKK itirafçısıdan oluşan "çetenin işi" olduğuna karar veren Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz'i öncelikle çete kurma suçundan bir yıl 11 ay onar gün hapse mahkûm etti. Mahkeme, ardından sanıkları Mehmet Zahir Korkmaz'ı öldürmekten yirmi beşer yıl, Seferi Yılmaz'ı öldürmeye teşebbüsten on ikişer yıl, Metin Korkmaz'ı yaralama suçundan altı'şar ay hapis cezasına çarptırdı. Sanıklar toplam 39 yıl beş ay onar gün hapisle cezalandırılmış oldu.[10] Karar duruşmasında avukatının bulunmaması nedeniyle dosyası ayrılan PKK itirafçısı Veysel Ateş de adam öldürmeye tam teşebbüsten 12 yıl altı ay, olası kastla adam öldürmeden 25 yıl, olası kastla adam yaralamadan altı ay, suç işlemek için kurulmuş örgütün üyesi olmaktan bir yıl 10 ay 27 gün olmak üzere toplam 39 yıl 10 ay 27 gün hapis cezasına çarptırıldı.[11]

Sanıkların temyiz başvrusu üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi görevsizlik kararı verdi ve dosyayı terör, örgüt ve devletin birliğini bozmaya yönelik eylem davalarına bakan 9. Daire'ye gönderdi.[12] Yargıtay 9. Ceza Dairesi kararı eksik soruşturma gerekçesiyle bozdu.[12] Sanıkların eylemini "terörle mücadele görevleri kapsamında" gören mahkeme, yargılamanın askerî mahkemede yapılmasını istedi.[12] Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi, davayı askerî mahkemeye göndermeyince hâkim hakkında inceleme başlatıldı.[12] 14 Aralık 2007 tarihinde, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmalarında, tutuklu astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile PKK itirafçısı Veysel Ateş tahliye edildi.[12]

Hakkâri Ağır Ceza Mahkemesi, bombalamanın ardından toplanan halkın üzerine ateş ederek bir kişiyi öldürmek ve beş kişiyi de yaralamaktan 68 gün tutuklu kalan uzman çavuş Tanju Çavuş'u, "tutuklu kaldığı süre, suçun vasıf mahiyeti, ceza miktarı ve sabit ikametgâhının bulunduğu" gerekçesiyle tahliye etti.[13]

Ferhat Sarıkaya'nın meslekten men edilmesi

Şemdinli iddianamesini hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 20 Nisan 2006 tarihli kararıyla, "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü" gerekçesiyle ihraç edildi.[14] Şimdilerde Ergenekon davası sanığı olarak tutuklu bulunan Büyük Hukukçular Birliği başkanı Kemal Kerinçsiz ise Sarıkaya hakkında "görevi kötüye kullanmak", "gizliliğin ihlali", "orduyu aşağılama" ve "devletin birliğini bozmak" suçlarından soruşturma yapılması istemiyle Adalet Bakanlığı'na başvurdu fakat ret yanıtı aldı.[15]

2010 Türkiye anayasa değişikliği referandumu ile yapısı değişen HSYK'ya yaptığı başvuru kabul edilerek meslekten ihraç kararı kaldırıldı ve Ankara Cumhuriyet Savcılığına atandı.[16]

Sarıkaya, 15-16 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından başlatılan FETÖ soruşturması kapsamında tanık olarak verdiği ifadede, Şemdinli iddianamesinin genel çerçevesinin "askeri bir vesayetin kurulmasını önlemek; seçilmiş, demokratik yoldan işbaşına gelen hükûmetin korunmasını sağlamak" olduğunu söylemiştir.[17] Ayrıca, Şemdinli davasına sonradan bakan dönemin Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı İlhan Kaya ve Gülen Hareketi'ne mensup bir polis müdürünün isteği ve yönlendirmesiyle iddianameye Yaşar Büyükanıt’ı kattığını ifade etmiştir.[17][18][19] Bunun; Yaşar Büyükanıt'ın genelkurmay başkanı olmasının önüne geçilmesi ve diğer generallere gözdağı verilmesi için yapıldığını savunmuştur.[18] 2018 yılından Gülen Hareketi ile iltisaklı olduğu gerekçesiyle tutuklanan Sarıkaya; ailesinin can güvenliği ve maddi sorunları nedeniyle Gülen Hareketi'nin dediklerini yapmak zorunda kaldığını belirtmiştir.[20]

Dava Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinde

Uyuşmazlık Mahkemesi 2 Mayıs 2011 tarihinde Şemdinli dava dosyasını Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Mahkeme 8 Haziran 2012 tarihinde dava sanıkları astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz ile PKK itirafçısı Veysel Ateş hakkında tekrar tutuklama kararı verdi.[21][22] İlk duruşması 21 Temmuz 2011 tarihinde yapılan davada karar, 10 Ocak 2012 tarihinde çıktı. Buna göre sanıklar adam öldürmek ve adam öldürmeye teşebbüs suçlarını işledikleri gerekçesiyle otuz dokuz yıl on ay yirmi yedişer gün hapis cezasına çarptırıldı.[23][24]

Dava'nın Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülmesi

Davanın savcısı Ferhat Sarıkaya'nın itirafları üzerine sanık avukatları Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin mahkûmiyet kararına itiraz etmiş ve itirazın kabul edilmesiyle de dava, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülmesi başlamıştır. Sanıklar 11 Ekim 2017'de de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır.[25]

Konuyla ilgili yayınlar

Kaynakça

  1. ^ a b c Ölüm listesi de varmış 25 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Radikal, 13 Kasım 2005, URL erişim tarihi: 23 Mart 2008.
  2. ^ "Terör örgütü üyesi olmak suçundan yargılanan Seferi Yılmaz'ın davası 15 Kasım'a ertelendi". Cihan Haber Ajansı. 18 Eylül 2006. Erişim tarihi: 19 Temmuz 2016. []
  3. ^ a b c d Şemdinli gergin, Hürriyet, 10 Kasım 2005, URL erişim tarihi: 24 Mart 2008.
  4. ^ a b Almanak 2005 10 Mayıs 2006 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Hürriyet, Kasım 2005, URL erişim tarihi: 23 Mart 2008.
  5. ^ a b c Plaka Jandarma'ya tahsisli[], Zaman, 11 Kasım 2005, URL erişim tarihi: 23 Mart 2008.
  6. ^ 3 ölü var: Provokatör Yüksekova'da 25 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Radikal, 16 Kasım 2005, URL erişim tarihi: 23 Mart 2008.
  7. ^ http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?haberno=5017540&tarih=2005-11-14 4 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. []
  8. ^ http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=4064959&tarih=2006-03-12 []
  9. ^ Deniz Baykal: TSK'ya darbe 29 Mart 2006 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Radikal, 7 Mart 2006, URL erişim tarihi: 23 Mart 2008.
  10. ^ Şemdinli'de karar: İki askere 39'ar yıl 16 Ekim 2006 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Radikal, 20 Haziran 2006, URL erişim tarihi: 23 Mart 2008.
  11. ^ Ateş'e de 40 yıl hapis 25 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Radikal, 11 Kasım 2006, URL erişim tarihi: 23 Mart 2008.
  12. ^ a b c d e Üç Şemdinli sanığına tahliye 11 Mart 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Radikal, 15 Aralık 2007, URL erişim tarihi: 23 Mart 2008.
  13. ^ Çavuş tahliye edildi 25 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Radikal, 19 Ocak 2006, URL erişim tarihi: 24 Mart 2008.
  14. ^ Uçtu uçtu savcı uçtu 9 Haziran 2007 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Adnan Keskin, Radikal, 21 Nisan 2006, URL erişim tarihi: 23 Mart 2008.
  15. ^ İhraç edilen Sarıkaya sanık da mı olacak? 25 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Radikal, 15 Ağustos 2006, URL erişim tarihi: 23 Mart 2008.
  16. ^ "Ferhat Sarıkaya Ankara Cumhuriyet Savcısı oldu". Habertürk. 3 Mayıs 2011. 5 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Mayıs 2011. 
  17. ^ a b "Savcının Cemaat itirafları". Cumhuriyet. 1 Ağustos 2016. 20 Eylül 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Şubat 2017. 
  18. ^ a b "FETÖ eski savcı Sarıkaya üzerinden generallere gözdağı vermiş". TRT Haber. 2 Haziran 2019. 13 Haziran 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Mayıs 2020. 
  19. ^ "Ferhat Sarıkaya tutuklandı". Sözcü. 8 Kasım 2018. 3 Şubat 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Mayıs 2020. 
  20. ^ "Eski savcı Ferhat Sarıkaya: Maddi sorunlar nedeniyle örgütün dediğini yaptım". T24. 14 Ocak 2019. 6 Mart 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Mayıs 2020. 
  21. ^ "Arşivlenmiş kopya". 11 Haziran 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ocak 2012. 
  22. ^ "Arşivlenmiş kopya". 9 Eylül 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ocak 2012. 
  23. ^ "Arşivlenmiş kopya". 13 Ocak 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ocak 2012. 
  24. ^ "Arşivlenmiş kopya". 13 Ocak 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ocak 2012. 
  25. ^ Oya Armutçu (11 Ekim 2017). "Şemdinli sanıklarına tahliye". Hürriyet. 22 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Ekim 2020. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Sivas Katliamı</span> 1993te Türkiyede yaşanmış bir katliam

Sivas Katliamı, Sivas Olayları, Madımak Katliamı ya da Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin radikal İslamcı bir grup tarafından yakılması ve çoğunluğu Alevi 33 yazar, ozan, düşünür ile 2 otel çalışanının yanarak ya da dumandan boğularak ölümü ile sonuçlanan olaylardır.

<span class="mw-page-title-main">JİTEM</span> Türk askeri istihbarat birimi

JİTEM ya da Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı, İçişleri Bakanlığı'nın onayı olmadan ve Genelkurmay Başkanlığı'ndan görüş alınmadan Jandarma Genel Komutanlığı'nın kendi inisiyatifiyle kurulan ve terörle mücadele kapsamında faaliyet yürüten bir oluşumdur.

Gazi Mahallesi olayları ya da Gazi Katliamı 12 Mart 1995 tarihinde Gazi Mahallesi'nde bulunan Alevilerin çoğunlukta olduğu bir kahvehaneye, durdurdukları bir taksi şoförünü öldürerek aynı taksiyle kahvehanedeki sivillere yönelik kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirilen silahlı provokatif saldırı sonucu başlayan ve şehrin diğer bölgelerine yayılan olaylar. 15 Mart 1995'e dek kent geneline yayılan olaylar sonucunda 22 kişi ölmüş, yüzlerce kişi yaralanmış ve tutuklanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Yaşar Büyükanıt</span> 25. TSK Genelkurmay Başkanı

Mehmet Yaşar Büyükanıt, Türk asker. Türk Silahlı Kuvvetlerinin 25. Genelkurmay Başkanı.

Danıştay Saldırısı, 17 Mayıs 2006 tarihinde Danıştay 2. dairesine Alparslan Arslan adlı saldırganın gerçekleştirdiği silahlı eylemdir. Saldırı sonrasında, Danıştay İkinci Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin ölmüş, aralarında daire başkanı Mustafa Birden'in de yer aldığı dört üye ise yaralanmıştır. Arslan, saldırı sonrasında kaçmaya çalışırken Danıştay'da görevli polis memurları tarafından yakalanmıştır.

Türk İntikam Tugayı (TİT), 1970'li yıllarda Kıbrıs'ta sol görüşlü Kıbrıs Türklerine ve 12 Eylül Darbesi'ne kadar geçen süreçte Türkiye'de solcu olarak bilinen ve Türkiye'ye hakaret etmekle suçladıkları kişi ve gruplara karşı suikast ve çoğunluğu ölümle sonuçlanan saldırıları düzenlediği iddia edilen yasa dışı antikomünist aşırı milliyetçi örgüt. TİT olarak üstlendikleri eylemler haricinde, bünyesindeki isimler ve lider kadrosu hiçbir zaman açığa çıkmamıştır.

Mustafa Pehlivanoğlu, Türk Ülkücü militan. 10 Ağustos 1978'de dört kahvehaneyi otomatik silahla tarayıp 5 kişiyi öldürdüğü, 12 kişiyi yaraladığı iddia edilerek yargılandı ve 18 Ekim 1979'da idama mahkûm edildi. 12 Eylül Darbesi'nden sonra cezası infaz edildi. 1980-1984 arasında idam edilen 8'i sağ görüşlü 50 mahkûmdan biridir.

Ferhat Sarıkaya,, eski Türk hukukçu ve Cumhuriyet Savcısı.

<span class="mw-page-title-main">Uluslararası Ceza Mahkemesi</span> hükûmetlerarası örgüt ve uluslararası mahkeme

Uluslararası Ceza Mahkemesi, kuruluş belgesi Roma Statüsü olan, savaş suçları, insanlığa karşı işlenen suçlar, soykırım suçları ve saldırı suçlarına bakan uluslararası bir mahkemedir. 1 Temmuz 2002 tarihinde kurulmuş ve 11 Mart 2003 tarihinde çalışmaya başlamıştır. Mahkeme binası "Ev Sahipliği Anlaşması" yaptığı Hollanda'nın Lahey kentinde bulunmaktadır. Mahkemeye 124 ülke taraf olmuştur.

Bahçelievler Katliamı, 8 Ekim 1978 günü Ankara'nın Bahçelievler mahallesinde Türkiye İşçi Partisi üyesi Latif Can, Efrahim Ezgin, Hürcan Gürses, Osman Nuri Uzunlar, Serdar Alten, Faruk Erzan ve Salih Gevence isimli gençlerin öldürüldüğü olaydır.

Manisa davası ya da Manisalı gençler davası, Manisa'da, çoğu lise öğrencisi olan 16 gence 26 Aralık 1995'te gözaltına alınmalarının ardından yasa dışı örgüt üyesi oldukları iddiasıyla açılan dava ile bu gençlere gözaltında işkence yaptıkları iddiasıyla polislere karşı açılan davalara, basında ve halk arasında verilen addır. Davalar Türkiye'de insan hakları alanında verilen mücadelenin simgesi oldu ve uzun süre devam etti.

Başbağlar Katliamı, 5 Temmuz 1993'te, Erzincan ilinin Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde PKK tarafından 33 sivilin öldürülüp köyün ateşe verildiği katliam. PKK lideri Abdullah Öcalan olaydan habersiz olduğunu ve olayın sorumlusunun Dr. Baran kod adlı bir PKK sorumlusu olduğunu ifade ederek, katliamı PKK'nın düzenlediğini kabul etmiştir.

Güçlükonak Katliamı, 15 Ocak 1996 tarihinde Şırnak'ın Güçlükonak ilçesinde 11 köylünün bir minibüs içerisinde kurşunlanıp, yakılmasıyla sonuçlanmış katliam.

Balyoz ya da Balyoz Harekât Planı 5-7 Mart 2003 tarihlerinde 1. Ordu karargâhında düzenlenen plan seminerinde Türkiye hükûmetini devirmek amacıyla Çetin Doğan liderliğinde hazırlandığı iddia edilen askerî darbe planıdır. Yapılan yargılamalar sonucu, darbe planlarının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmıştır.

Mavi Çarşı Katliamı veya Mavi Çarşı Saldırısı, 13 Mart 1999 tarihinde İstanbul'un Anadolu Yakası'nda, Kadıköy ilçesinde, halk arasında minibüs caddesi olarak bilinen Fahrettin Kerim Gökay Caddesi üzerinde Göztepe mevkiinde yer alan Mavi Çarşı isimli mağazaya düzenlenen ve 13 kişinin ölümüne neden olan terör saldırısıdır. Saldırı, PKK terör örgütü tarafından molotofkokteylleriyle yapıldı.

<span class="mw-page-title-main">Selma Irmak</span> Türk politikacı

Selma Irmak,, Türkiye Büyük Millet Meclisi 24. dönem Barış ve Demokrasi Partisi Şırnak, 25. ve 26. dönem HDP Hakkâri milletvekilidir.

<span class="mw-page-title-main">2016 Hakkâri çatışmaları</span> Hakkârideki çatışmalar

2016 Hakkâri çatışmaları, Türkiye'nin Hakkâri ilinde 2016 yılının başından itibaren güvenlik güçleri ile PKK ve YPS mensupları arasında gerçekleşen çatışmalar bütünü. Hakkâri'ye bağlı Yüksekova ilçesinde 13 Mart 2016 tarihinde sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, ardından Yüksekova ilçesinde 20 bin asker ve polisin katıldığı operasyon başlamıştır.

Gezi Parkı davası, 28 Mayıs - 30 Ağustos 2013 tarihleri arasında gerçekleşen Gezi Parkı olaylarını organize ettikleri iddiası ile 16 kişinin yargılandığı davadır.

Kırkkuyu Saldırısı ya da Kırkkuyu Köy Yolu Saldırısı, 3 Nisan 1985 tarihinde, Siirt'in merkez ilçesine bağlı Gabar Dağı'nda bulunan Kırkkuyu köyü yolu üzerinde PKK militanlarının saldırısı sonucu 2'si sağlık görevlisi 3 sivil ve 2 güvenlik görevlisi toplam 5 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının öldüğü ve 1 idari yöneticinin yaralandığı bir silahlı saldırıdır. Saldırıyı HRK üstlenmiştir.