İçeriğe atla

Şelit

Şelit
Genel
KategoriMineral
Formül
(tekrarlayan birim)
CaWO4
Kristal ikizlenmeYaygın, penetrasyon ve temas ikizlenmesi, bileşim düzlemi {110} ya da {001}
Kimyasal Özellikler
RenkRenksiz, beyaz, gri, kahverengi, soluk sarı, sarı-turuncu, turuncunun soluk tonları, kırmızı, yeşil; bölgesel olarak farklı renklerde olabilir
Kristal biçimiPsödo-oktahedra, büyük, sütunsal, granüler
Dilinim{101}'de belirgin, {112}'de kesintili; ve {001}'de belirsiz
Kırıksubkonkoidal'den düzensize
Mohs sertlik ölçeği sertlik4.5-5
Özağırlık5,9–6,1

Şelit kimyasal formülü CaWO4 olan kalsiyum tungstat mineralidir.[1][2][3][4] Volfram metalinin en önemli cevheridir.[5] Düzgün kristalli şelit koleksiyoncular tarafından aranan bir mineraldir ve sıklıkla kusursuz mineraller değerli taş olarak işlenir. Şelit Czochralski işlemi ile sentezlenir; elde edilen madde taklit elmas, sintilatör ya da katı hâl aktif lazer ortamı olarak kullanılır. Ayrıca çinko sülfit gibi radyum boyası olarak kullanılır. Thomas Edison, görüntüleri baryum platinosiyanidten altı kat daha parlak yapan kalsiyum tungstat kaplı bir floroskop icat etmiştir; baryum platinosiyanide Wilhelm Conrad Röntgen'in 1895 Kasım'ında X-ışınlarını keşfetmesine yarayan kimyasaldır.

Özellikleri

CaWO4 yapısı.[6]

Kristalleri tetragonal kristal sistemi şeklindedir ve dipiramidal psödo-oktahedra şeklinde görünürler. Aldığı renkler altın sarısı, kahverengimsi yeşilden koyu kahverengi, pembemsiden kırmızımsı griye, turuncuya değişiklik gösterir ve renksiz olarak da bulunurlar. Şeffaflığı yarı saydamdan saydama değişir ve kristal yüzeyleri oldukça parlaktır. Şelitin dilinim özellikleri çok belirgindir ve subkonkoidaldan düzensize kırılır. Özgül ağırlık 5,9–6,1 arasındadır ve sertliği 4,5 ila 5 arasındadır.[1] Kristal biçimi psödo-oktahedranın dışında sütunsal, granüler, tabüler ya da masif olabilir. Druz kristalleri oldukça nadirdir ve hemen hemen yalnızca Çekya'da Zinnwald'da bulunur. İkizlenme de yaygın olarak gözlenir ve kristal yüzeyler oyuklu olabilir. Şelit tanıma çizgisi beyaz ve kırılgandır.

Şeffaf olanlarından kesilen taşlar kırılgandır. Şelitin kırılma indisi (1,918–1,937 tek eksenli pozitif, çift kırılma maksimum 0,016) ve ayrışımı (0,026) orta derecede yüksektir. Bu faktörlerin birleşmesi şelitin yüksek parlaklığına ve elmasa yaklaşan pırıltısına yol açar.

Şelit kısa dalga morötesi ışık altında parlak gök mavisi bir renkte ışıldar. Mineral içinde eser miktarda molibden katışıklığı ışıltının yeşil renkli olmasına neden olur. Şelitin ışıldaması bazen doğal altın ile bağlantılandırılır ve jeologlar tarafından altın yataklarının bulunmasında kullanılır.

Bulunuşu

Scheelite temas metamorfizmasıyla oluşmuş skarnlarda; yüksek sıcaklıktaki hidrotermal damarlarda ve grayzende bulunur. Daha az yaygın olarak da granit pegmatitlerde görülür.[1] Formasyon sıcaklığı ve basıncı 200 ila 500 °C arasında ve 200 ila 1.500 bar arasındadır.[7] Tipik mineral birlikteleri olarak kasiterit, volframit, topaz, fluorit, apatit, turmalin, kuvars, grossüler–andradit, diopsit, vezüvianit ve tremolit sayılabilir.[1]

Şelit genellikle kalay içeren maden damarlarda bulunur; bazen altın ile birlikte de görülür. Berrak kristaller Cumbria, Bohemya, İsviçre, Silezya ve Arizona'da bulunmuştur. Connecticut ve Japonya'da tamamen volframite dönüşmüş büyük şelit kristalleri bulunmuştur; Japonya'da bulunanlara “reinite” adı verilmiştir.[8]

Tarihçe

Mount Bispbergs klack.

Şelit ilk olarak 1781 yılında İsveç, Dalarna, Säter'te Mount Bispbergs klack'ta bulunan örneklerden tanımlanmıştır. Adı Carl Wilhelm Scheele'den (1742–1786) gelmektedir.[2] Olağan dışı ağırlığı nedeniyle İsveçliler tarafından "ağır taş" anlamına gelen tungsten adı verilmiştir. Ancak daha sonra bu isim metali tanımlamak için kullanılmış ve cevhere şelit adı verilmiştir.[9]

Yapay şelit

Günümüzde kübik zirkonya ve moissanitin elmas taklidi olarak daha çok tercih edilmesi nedeniyle artık elmas taklidi olarak kullanılmaz ve sıklıkla doğal şelit yerine yapay şelit sunulabilmektedir. Yapay şelit doğal olanından mikroskop altında ayırt edilebilir: Doğal şelit minerali çok nadiren büyüme özellikleri olmadan ve kusursuz olarak bulunur halbuki yapay şelit genellikle çok temizdir. Ayrıca yapay eğri çizgiler ve çok küçük gaz baloncukları da yapay şelit içinde görülür.

Ayrıca el spektroskopisi ile görülebilen absorpsiyon spektrumu da ayırt etmede yararlıdır: Doğal şelit minerallerinin çoğu içinde eser miktarda praseodim ve neodimyum olması nedeniyle spektrumun sarı bölgesinde (~585 nm) belli elirsiz absorpsiyon çizgileri gösterir. Yapay şelitte bu çizgiler görünmez. Bazı yapay şelitlerin içine neodimyum ya da diğer nadir toprak elementleri katılsa bile oluşan spektrum doğal şelit gibi değildir.

Kaynakça

  1. ^ a b c d http://rruff.geo.arizona.edu/doclib/hom/scheelite.pdf 23 Mart 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Handbook of Mineralogy
  2. ^ a b http://www.mindat.org/min-3560.html 7 Ocak 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Mindat.org
  3. ^ http://webmineral.com/data/Scheelite.shtml 11 Ekim 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Webmineral data
  4. ^ Klein, Cornelis and Cornelius S. Hurlbut, Manual of Mineralogy, Wiley, 20th ed., 1985, p. 356 ISBN 0-471-80580-7
  5. ^ Hiçyılmaz, Cahit (1993). Şelit ve Kalsitin Yüzey Özelliklerine Amin ve Elektrolitlerin Etkisi (PDF). Türkiye XIII. Madencilik Kongresi. s. 704. 1 Aralık 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 30 Kasım 2016. 
  6. ^ A. Zalkin, D.H. Templeton (1964). "X-ray diffraction refinement of the calcium tungstate structure". Journal of Chemical Physics. Cilt 40. ss. 501-504. doi:10.1063/1.1725143. 
  7. ^ Lindgren, W. (1933) Ore Deposits of the Western States, pp. 518, 535
  8. ^ Hugh Chisholm, (Ed.) (1911). "Scheelite". Encyclopædia Britannica (11 bas.). Cambridge University Press. 
  9. ^ Francis J. Reynolds, (Ed.) (1921). "Scheelite". Collier's New Encyclopedia. New York: P.F. Collier & Son Company. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kireç taşı</span> genellikle mercan, foraminifera ve yumuşakçalar gibi deniz canlılarının iskelet parçalarından oluşan bir karbonat tortul kayaç

Kireç taşı genellikle mercan, foraminifera ve yumuşakçalar gibi deniz canlılarının iskelet parçalarından oluşan bir karbonat tortul kayaçtır. Başlıca maddeleri kalsiyum karbonatın farklı kristal formları olan kalsit ve aragonit minerallerdir. Yakından ilişkili bir kaya, yüksek oranda mineral dolomit içeren dolomittir. Eski USGS yayınlarında, dolomit magnezyum kireç taşı olarak anılırdı, artık magnezyum eksikliği olan dolomitler veya magnezyum açısından zengin kalkerler olarak ayrılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Silisyum</span> sembolü Si, atom numarası 14 olan element

Silisyum, yeryüzünde en çok bulunan elementlerden biridir. Atom numarası 14'tür. "Si" simgesi ile gösterilir. Oda sıcaklığında katı hâldedir. Yarı iletken özelliğe sahip oluşu ve doğada, ormanlarda, doğal yaşam alanlarında çok bulunması, transistör, diyot ve elektronik hafızalarda kullanılabilmesinin pratik ve hızlı oluşu, entegre devrelerin ve bilgisayarların silisyum teknolojisi ile inşa edilmesini sağlamıştır. "Silikon Vadisi" ismi, silisyumun bilgisayar teknolojilerindeki bu yaygın kullanımından gelmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Mineral</span> inorganik kristalleşmiş katı madde

Mineral, doğal şekilde oluşan, homojen, belirli kimyasal bileşime sahip inorganik kristalleşmiş katı bir maddedir. Buna göre minerallerin özellikleri şöyledir; doğal olarak oluşur, herhangi bir parçası bütününün özelliklerini taşır, belirli bir kimyasal formülü vardır, katı hâlde olup nadiren sıvıdır ve inorganiktir.

<span class="mw-page-title-main">Kalsit</span>

Kalsit, kimyasal formülü CaCO3 olan kristalleşmiş kalsiyum karbonat. Saydam, beyaz, sarı, rustik yeşil ve mavimsi renkte olabilir. Sertliği 3, özgül ağırlığı 2.71'dir. Soğuk ve seyreltik hidroklorik asitte (tuz ruhu) şiddetli bir köpürme ile ayrışır. Çakı ile çizilir. CO2'li sularda çözünerek Ca(HCO3)2 yapar.

<span class="mw-page-title-main">Kuvars</span> saf silisyum dioksit (SiO2) kristallerine verilen ad

Kuvars, oldukça saf silisyum dioksit (SiO2) kristallerine verilen addır. Silisyum ve oksijen atomlarından oluşan sert, kristalli bir mineraldir. Birçoğu yarı değerli taşlar olan birçok farklı kuvars çeşidi vardır. Antik çağlardan beri, kuvars çeşitleri, özellikle Avrasya'da mücevher ve sert taş oymalarının yapımında en çok kullanılan mineraller olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Elmas</span> mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş

Elmas, bilinen en sert maddelerden biridir ve değerli bir taştır. Karbon elementinin bir modifikasyonu grafit, diğeri ise elmastır.

<span class="mw-page-title-main">Kalsiyum</span> kimyasal element

Kalsiyum, toprak alkalileri grubundan metalik bir element. Sembolü "Ca"dır. İsmi Latincede “kireç” anlamına gelen “calx” sözcüğünden gelmektedir. İlk defa 1808'de Humphry Davy tarafından kalsiyum hidroksitten elektroliz yoluyla elde edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Granit</span>

Granit, sert, kristal yapılı minerallerden meydana gelen tane görünüşlü magmatik felsik müdahaleci magmatik bir kaya türüdür. Granit kelimesi, tamamen kristalli bir kayanın kaba taneli yapısında bulunan Latince granumdan gelir. Plüton içindeki taneler çoğunlukla gözle görülebilir büyüklüktedir. Feldispatın esas mineralleri ortoklas cinsi ile az miktarda plajioklas ve kuvarstır. Ayrıca mika, hornblend, piroksen ve ikinci gruba giren turmalin, apatit, zirkon, grena, manyetit gibi mineraller de bulunabilir. Ancak genellikle "granit" terimi daha geniş bir yelpazede ifade etmek için kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Mermer</span> heykel ve yapı malzemesi olarak yaygın olarak kullanılan katmansız metamorfik kaya

Mermer, metomorfizma olayı sonucunda kalker ve dolomitik kalkerlerin yeniden kristalleşmesiyle meydana gelmiş bileşimdir. Bileşimlerinin %90-98'i CaCO3'ten (Kalsiyum karbonat) oluşmaktadır. Düşük oranda MgCO3 (Magnezyum karbonat) içermektedir. CaCO3 kristallerinden oluşan mermerlerde esas mineral “Kalsit” tir. Aynı zamanda az miktarda silis, silika, feldspat, demiroksit, mika, fluorin ve organik maddeler bulunabilir. Renkleri genellikle beyaz ve grimsidir. Fakat yabancı maddeler nedeniyle sarı, pembe, kırmızı, mavimtırak, esmerimsi ve siyah gibi renklerde de olabilirler. Mikroskop altında incelendiğinde, birbirine iyice kenetlenmiş "Kalsit Kristalleri"nden oluştuğu görülür.

Neodimyum, sembolü Nd ve atom numarası 60 olan kimyasal bir elementtir. Lantanit serisinin dördüncü üyesidir ve nadir toprak metallerinden biri olarak kabul edilir. Havada ve nemde hızla kararan sert, hafif dövülebilir, gümüşi bir metaldir. Hızla oksitlenir ve +2, +3 ve +4 pembe, mor/mavi ve sarı bileşikler üretir. Elementlerin en karmaşık spektrumlarından birine sahip olduğu kabul edilir. Neodimyum, 1885 yılında praseodimyumu da keşfeden Avusturyalı kimyager Carl Auer von Welsbach tarafından keşfedildi. Monazit ve bastnäsite minerallerinde önemli miktarlarda bulunur. Neodimyum, doğal olarak metalik formda veya diğer lantanitlerle karışmamış olarak bulunmaz ve genel kullanım için rafine edilir. Neodimyum kobalt, nikel veya bakır kadar yaygındır ve Dünya'nın kabuğunda yaygın olarak dağılmıştır. Diğer birçok nadir toprak metalinde olduğu gibi, dünyadaki ticari neodimyumun çoğu Çin'de çıkarılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kum</span>

Kum; bölünmüş kaya ve mineral parçacıklarından oluşan granül bir malzemedir. Çakıldan daha ince ve siltden daha kaba olur.

<span class="mw-page-title-main">Olivin</span>

Olivin, yüksek sıcaklık silikat minerali ailesidir. Rengi siyahtan zeytin yeşiline değişir. Olivin adını, tephroit (Mn2SiO4), monticellit (CaMgSiO4), larnit (Ca2SiO4) ve kirschsteinite (CaFeSiO4)içeren mineraller grubuyla ilgili bir yapıya denir. Ortorombik simetride kristalleşen olivin grubu minerallerden (Mg,Fe)-olivinlerde Mg2SiO4 ve Fe2SiO4 uç üyeleri arasında tam bir katı çözelti oluştururlar. Ayrıca Fe ve Mn olivinler arasında da sürekli bir seri bulunmaktadır.. Ultrabazik ve bazik kayaçlarda görülen önemli bir mafik mineraldir. Dünit adı verilen ultrabazik kayalar %90,100 olivinden oluşur. Dolomitik Kireç taşı bölgesel ve kontak metamorfizmaları sırasında yüksek dereceli metamorfizma koşullarında forsterit bakımından zengin olivinler oluşur. Olivinlerin kimyasal bileşimleri -plajioklaslarda An (anortit) cinsinden olduğu gibi- içerisinde barındırdığı forsterit (Fo) yüzdesi ile ifade edilir. Örneğin Fo47 şeklindeki bir ifade mineralin % 47 forsteritten, % 53 fayalitten oluştuğunu gösterir.

Ultraviyole (UV) veya morötesi; dalga boyu görünür ışıktan kısa, ancak X-ışınlarından uzun olan bir elektromanyetik radyasyon şeklidir. Güneş ışığında bulunur ve Güneş'ten çıkan toplam elektromanyetik radyasyonun yaklaşık %10'unu oluşturur. Ayrıca elektrik arkları, Çerenkov radyasyonu, cıva buharlı lambalar, bronzlaşma lambaları ve siyah ışık gibi kaynaklar tarafından üretilir. Uzun dalga boylu UV fotonları atomları iyonize edecek enerjiye sahip olmadığı için iyonlaştırıcı bir radyasyon olarak kabul edilmese de, kimyasal reaksiyonlara neden olabilir ve birçok maddenin parlamasına neden olabilir. Kimyasal ve biyolojik etkiler de dahil olmak üzere pek çok pratik uygulama, UV radyasyonunun organik moleküllerle etkileşime girmesinden türer. Bu etkileşimler emilimi veya ısıtma dahil moleküllerdeki enerji durumlarının ayarlanmasını içerebilir.

<span class="mw-page-title-main">Tortul kayaçlar</span>

Üç ana kayaç türünden biri olan tortul kayaçlar, yeryüzünde en çok görülen kayaç türüdür. Dünya'nın yüzeyinin yaklaşık yüzde 75'ini yerkabuğunun ise yaklaşık yüzde 8'ini kaplarlar. Bu kayaçlar genellikle tabakalı olarak bulunurlar ve içerisinde organizma kalıntıları (fosil) bulundururlar. Sarkıt ve dikitler bu kayaçların oluşturduğu jeolojik yapılara örneklerdir. Tortul kayaçların büyük bir kısmı dış etmenler tarafından yeryüzünün aşındırılmasıyla meydana gelen çeşitli büyüklükteki unsurların (sediman) taşınarak çukur sahalara biriktirilmesi sonucu oluşmuşlardır. Bu olaya genel anlamda tortullaşma denir. Biriken unsurlar önceleri boşluklu gevşek bir yapıya sahiptirler. Fakat zamanla sıkışıp sertleşirler. Bir birikme sahasında, sonradan biriken unsurlar öncekiler üzerinde birikerek ağırlıkları vasıtasıyla basınç yaparlar. Bu basınç sonucu unsurlar, aralarındaki boşlukların küçülmesi ve büyük ölçüde ortadan kalkmasıyla sıkışır ve sertleşirler. Tortul depoların veya kayaçların oluştukları ortamlar yerden yere farklılık gösterirler.

<span class="mw-page-title-main">Piezoelektrik</span> Sıkıştırlmış veya basınç uygulanmış elektrik

Piezoelektrik özelliği, bazı malzemelere uygulanan mekanik basınç sonucunda, malzemenin elektrik alan ya da elektrik potansiyel değiştirme yeteneğidir. Bu etki, malzemenin içindeki polarizasyon yoğunluğundaki değişmeyle doğrudan alakalıdır. Eğer malzeme kısa devre değilse, uygulanan stres malzemede bir voltaj meydana getirir. Piezo kelimesi, Yunancadan türetilmiştir; “sıkıştırmak, basınç uygulamak” anlamlarına gelmektedir. Piezoelektrik malzemeler terslenebilirdir; yani “direkt piezoelektrik etki” sergileyen malzemeler, ters piezoelektirk etki de gösterirler. Örneğin, kurşun zirkonat titanat kristalleri, orijinal boyutundan %0,1 oranına kadar şekil değiştirebilirler. Bu etkinin “sesin oluşturulması ve algılanması”, “yüksek voltajlar oluşturulması”, “elektronik frekans yaratılması”, “mikrobalans” ve "optik çevrimcilerin aşırı ince odaklanması” gibi kullanışlı uygulamaları vardır. Aynı zamanda atomik çözünme sonucunda bilimsel birçok tekniğin temelini oluşturmakla birlikte, günlük kullanımda ateşleyici olarak çakmaklarda ve barbekülerde kullanılmaktadır. Kültobirasyonların piezoelektriğe doğrudan etkisi yoktur.

<span class="mw-page-title-main">Plaj</span> bir göl veya deniz gibi su alanının başka bir karasal bölgeye yakın olduğu kumsal alan

Plaj; kıyı şeridinde denize girmek için düzenlenmiş, genellikle kumluk veya çakıl taşlı alan. Bir Plajı oluşturan parçacıklar tipik olarak kum, çakıl, zona, çakıl taşları gibi kayadan yapılır. Kumluk olanlarına kumsal denir. Azericede plaj anlamına gelen "çimerlik" sözcüğü de, yaygın olmamakla birlikte Türkçede de kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Hematit</span>

Hematit, Fe2O3 formülüne sahip yaygın bir demir oksittir ve kayalarda ve topraklarda yaygındır. Kan taşı olarak da bilinen hematitin en yaygın renkleri kırmızı ve kahverengidir.Hidrotermal damarlarda ve magmatik kayalarda aksesuar minerali olarak bulunabilir. Volkanik kayalarda, birçok metamorfik kayada, kontakt metamorfik yataklarda, birincil veya ikincil olarak sedimanter kayalarda yaygın olarak oluşabilir. Ayrıca siyahtan griye, sarıdan kahverengine kadar içerdiği diğer kayaçlardan ötürü farklı renkler de bulunur. Pigment olarak da kullanılan hematit, çelik üretiminde kullanılan temel mineraldir. Ana demir cevheri olarak çıkarılır. Çeşitleri arasında böbrek cevheri, martit (manyetit sonrası psödomorflar), demir gülü ve spekülarit (speküler Hematit) bulunur. Bu formlar değişmekle birlikte, hepsinin pas kırmızısı bir çizgisi vardır. Hematit saf demirden daha serttir, ancak çok daha kırılgandır. Maghemite, Hematit ve manyetite bağlı bir oksit mineralidir.

<span class="mw-page-title-main">Manyetit</span>

Manyetit, spinal yapısındaki ferrimanyetik, Fe3O4 formülüyle gösterilen demir mineralidir. Ferro-ferrik oksit olarak da bilinen manyetit ayrıca demir 2-3 oksit olarak da adlandırılır. Kimyasal formülü FeO.Fe2O3 şeklinde de yazılmaktadır. Bu gösterim demirin iki farklı değerliğe aynı anda (2+ ve 3+) sahip olduğunu göstermektedir. Manyetik özelliğini 858 K'in üzerinde kaybetmektedir.

Tarihlendirme yöntemleri özellikle sağladığı yüksek doğruluk derecesi ve güvenilir sonuçlar veriyor olması nedeniyle başta yerbilimleri olmak üzere birçok disiplin tarafından, çok çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır.