İçeriğe atla

Şanlıurfa Cezaevi

Koordinatlar: 37°08′07″K 38°47′55″D / 37.13528°K 38.79861°D / 37.13528; 38.79861
Şanlıurfa Cezaevi
Şanlıurfa E Tipi Kapalı ve Açık C.İ.K (Ceza İnfaz Kurumu)
Harita
KonumGölgen Mahallesi Karaköprü-Hilvan Bulvarı Şanlıurfa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü Karaköprü/ Şanlıurfa[1]
Koordinatlar37°08′07″K 38°47′55″D / 37.13528°K 38.79861°D / 37.13528; 38.79861
Güvenlik seviyesiE Tipi Kapalı ve Açık İnfaz Kurumu
Açılış tarihi11 Ağustos 1935
Üst kuruluşCeza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı
Şanlıurfa E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu

Şanlıurfa Cezaevi, resmi adıyla Şanlıurfa E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Şanlıurfa'da bulunan bir E tipi kapalı ve açık cezaevidir.

Olaylar ve tarihçe

Cezaevi 1968 yılında hizmete girdi. 1978 yılında dört koğuşun bulunduğu açık cezaevi de açıldı. 2005 yılında cezaevinin oda sistemine geçiş süreci tamamlandı.[2]

2002 yılında TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nun bir raporunda cezaevindeki aşırı kalabalıklık ve doktor eksikliği gibi sorunlara dikkat çekildi. Raporda eroin bağımlısı bir mahkûmun geçirdiği krize zamanında müdahale edilememesinden dolayı koğuşta öldüğü belirtildi.[3] Şanlıurfa Barosu'nun Nisan 2011'de yaptığı bir açıklamada cezaevinin yetersizliği vurgulandı.[4] 2012 yılının ocak ayında Barış ve Demokrasi Partisi Şanlıurfa milletvekili İbrahim Binici cezaevindeki koşullarla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bir önerge sundu.[5] Sabah gazetesinin haberine göre Haziran 2012'de 300 kişilik cezaevinde 1059 tutuklu ve hükümlü kalıyordu.[4] Cumhuriyet Halk Partisi'nden Sezgin Tanrıkulu'ysa bu dönemde 375 kapasiteli cezaevinde 1043 kişinin kaldığını belirtti.[6]

16 Haziran 2012 günü gece 23:00 sıralarında (TSİ)[7] cezaevinde çıkan bir yangın[4] sonucunda 13 mahkûm hayatını kaybetti, 5 mahkûm yaralandı. Yangının sebebinin aralarında tartışma çıkan mahkûmların isyan çıkararak koğuşlarını ateşe vermesi olduğu öne sürüldü.[7] 18 Haziran 2012 günü medyaya göre çocuk koğuşunda isyan eden mahkûmların yataklarını yakması sonucu yangın çıktı ve 14 kişi yaralandı.[8]

Kaynakça

  1. ^ Adalet Bakanlığı Resmi Web Sitesi 28 Ağustos 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.(Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı) (Erişim Tarihi: 28 Ağustos 2023)
  2. ^ Şanlıurfa E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu 13 Aralık 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı) Erişim tarihi: 18 Haziran 2012.
  3. ^ Ş.Urfa Cezaevi en son 10 yıl önce incelenmiş, işte tespitler...[] (t24.com.tr) Erişim tarihi: 18 Haziran 2012.
  4. ^ a b c Yerlerde yatıyorlar 21 Haziran 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (Sabah) Erişim tarihi: 18 Haziran 2012.
  5. ^ BDP’li Binici Meclis’e taşımıştı 20 Haziran 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (Taraf) Erişim tarihi: 18 Haziran 2012.
  6. ^ Demokrasilerde bu olay istifa nedenidir[] (Milliyet) Erişim tarihi: 18 Haziran 2012.
  7. ^ a b Ş.Urfa Cezaevi önünde endişeli bekleyiş 20 Haziran 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (Habertürk) Erişim tarihi: 18 Haziran 2012.
  8. ^ Cezaevindeki isyan yine yangın çıkarttı 20 Haziran 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (CNN Türk) Erişim tarihi: 18 Haziran 2012.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">İmralı</span> Marmara Denizinde bir ada

İmralı adası, Marmara Denizi'nde ada. Tümüyle askerî alandır ve uçuşa yasak olmakla birlikte sivil girişe kapalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Ulucanlar Cezaevi Müzesi</span> Müze olarak yeniden düzenlenmiş eski bir cezaevi

Ankara Merkez Kapalı Ceza ve Tutukevi veya Ulucanlar Cezaevi, 1925 ve 2006 yılları arasında Ankara'nın Altındağ ilçesinin Ulucanlar semtinde faaliyet göstermiş olan bir cezaevidir. Türk siyasi ve edebî hayatında da önemli bir yere sahip olan Ulucanlar Cezaevi'nin restore edilerek müze ve kültür sanat merkezine dönüştürülmesi projesi Altındağ Belediyesine verildi. 2009 yılında başlatılan restorasyon çalışmaları 2010 yılında tamamlandı.

F Tipi Cezaevleri, yüksek güvenlikli cezaevlerine Türk infaz sisteminde verilen isimdir. Sosyal Tecrit modeline dayanmaktadır. Yüksek güvenlikli cezaevleri, Türkiye'de düzenlendiği biçimiyle, genellikle devlete karşı işlenen suçlar ve/veya organize suçlardan dolayı tutuklu ya da hükümlü bulunan mahpusların üç kişilik ya da tek kişilik yaşam birimlerinde kaldıkları ve mümkün olduğunca diğer mahpuslarla ve infaz memurlarıyla iletişimlerinin sınırlandırıldığı ceza infaz kurumlarıdır.

Hayata Dönüş Operasyonu, Türkiye'de cezaevlerindeki bazı tutuklu ve hükümlülerinin F tipi hücre sistemine ve tecrit uygulamasına direnmek için 20 Ekim'de başlattıkları açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerine karşı, 19 Aralık 2000 tarihinde, 20 cezaevine birden yapılan, 2'si asker 30'u tutuklu 32 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı, yaklaşık 10.000 güvenlik görevlisi tarafından gerçekleştirilen operasyonlara verilen resmi addır.

Türkiye'de iki çeşit cezaevi bulunmaktadır: tutuklu ve hükümlü cezaevi. Ancak birçok cezaevinde tutuklu ve hükümlüler bir arada barındırılmaktadır. Bu cezaevleri genel olarak üç tipte bulunur: açık, yarı-açık ve kapalı cezaevleri. Günümüzde yarı açık cezaevi uygulamasına son verilmiştir. Kapalı cezaevleri ile yüksek güvenlikli cezaevleri arasında fark bulunur. Yüksek güvenlikli F tipi kapalı cezaevleri, tüm tretman programlarının uygulanabilmesi için uygun mekânlara sahip, mevzuatı gereğince sadece tehlikeli hükümlü ve tutuklu statüsündeki kişilerin barındırılabileceği, fizikî yapısı, elektrik ve elektronik güvenlik sistemleri ile yönetim planı bakımından güvenliği tehdit eden unsurları en aza indirilmiş içten ve dıştan koruma görevlileri ile firara karşı engelleri bulunan ve oda sistemine göre inşa edilmiş ceza infaz kurumlarıdır. Kurum özelliği ve güvenliği nedeniyle, proje aşamasında 24 saat kesintisiz ısınma, aydınlanma ve su verebilecek kapasitede kalorifer (fuel-oil), elektrik, jeneratör ve asıl su tesisatı ile donatılmıştır. Zemin tünel kazma girişimini engelleyici, yeterli miktarda hasır demirli betonla sağlamlaştırılmıştır. Kanalizasyon boruları firarı engelleyecek ebatlarda döşenmiş, rögarlar ile kontrol imkânı sağlanmış, çevreyi koruma amacı güdülerek arıtma tesisleri kurulmuştur. Bazı cezaevlerinde kadınlar ve çocuklar için ayrı bloklar bulunurken bazı cezaevleri yalnız kadınlar ve çocuklar içindir. Ayrıca geçmişte ıslahevi olarak adlandırılan çocuk eğitimevleri de günümüz ceza infaz kurumları içerisinde yer almaktadır.

<i>Parmaklıklar Ardında</i> Türk televizyon dizisi

Parmaklıklar Ardında, 13 Aralık 2007 ile 24 Haziran 2010 tarihleri arasında atv'de yayımlanan, orijinali Almanya'da RTL kanalında Hinter Gittern adıyla yayınlanan, Türk yapımı suç ve dram türündeki televizyon dizisidir. Dizinin Türkçe uyarlaması Feride Çiçekoğlu tarafından yazıldı. Dizinin çekimleri, Sinop Cezaevi'nde gerçekleşti. Dizi, toplam 3 sezondan oluşmaktadır ve 106. bölümü ile final yaparak sona erdi.

Metris Cezaevi, İstanbul'un Esenler ilçesinin 15 Temmuz Mahallesi'nde bulunan cezaevidir.

<span class="mw-page-title-main">Asarak idam</span> idam çeşidi

Asarak infaz etme, tarihteki en eski ve en çok uygulanmış idam cezası yöntemlerinden biridir. Asarak infazda, ilk önce idam mahkûmü idam sehpasına çıkar ve cellat idam mahkûmünün boğazından ip geçirir. Sonra cellat idam sehpasını tekmeyle devirir ve idam mahkûmü boşlukta kaldığı için asılır, boynu kırılarak veya boğularak ölür. Ayrıca mahkûm infazdan kaçmasın diye elleri bağlanır. Asılmak, sadece idam yöntemi değil ayrıca bir intihar yöntemidir.

<span class="mw-page-title-main">Diyarbakır Cezaevi</span> Diyarbakırda yer alan bir cezaevi

Diyarbakır Cezaevi ya da Diyarbakır Askerî Cezaevi, Diyarbakır'da kurulan bir cezaevidir. 1972'de yapımına başlandı, 4 Temmuz 1980'de açıldı. 12 Eylül Darbesi'den sonra askerî yönetime devredilerek Sıkıyönetim Askerî Cezaevi olarak kullanıldı. Yaşandığı iddia edilen işkenceler ile ön plana çıktı. The Times gazetesine göre "dünyanın en kötü şöhretli 10 cezaevi" arasında yer almaktadır. 1981 ve 1984 yılları arasında cezaevinde 30 kadar kişi öldü. 9 Mayıs 1988 tarihinde Adalet Bakanlığına devredildi. Cezaevi hakkında belgeseller çekildi ve kitaplar yazıldı. Günümüzde ise müze olması planlanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Marmara Cezaevi</span> İstanbulda bir cezaevi

Marmara Cezaevi veya eski adıyla Silivri Cezaevi, İstanbul'un Silivri ilçesinde yer alan ve yapımı 2008 yılında tamamlanan cezaevidir. 8 adet L tipi kapalı ceza infaz kurumundan oluşan "Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü", Türkiye'nin en modern ve yüksek teknolojili, Avrupa'nın en büyük cezaevidir.

Genel af, Türk Dil Kurumunun tanımına göre, kamu yararına uygunluğu anlaşıldığında belli bir veya birkaç suç çeşidi için yapılan kovuşturmaların durdurulması, verilmiş cezaların kaldırılması veya azaltılmasıdır.

1981'deki Türkiye olayları.

<span class="mw-page-title-main">CIA gizli hapishaneleri</span>

CIA gizli hapishaneleri, CIA'nin Amerika Birleşik Devletleri adına kurulmuş varlığı bilinen gizli yerlerdir. CIA'ya göre tutuklular yalnızca teröristlerden ibarettir. 2 Kasım 2005 tarihinde bu gizli yerleri basına sızdıran Washington Post cezaevlerinde insan hakları ihlal eden uygulamaları Amerikan basınına sızdırmıştır. Tahminen bu cezaevlerinden Doğu Avrupa ülkelerinden Polonya ve Romanya'da, Haziran 2004'te İngiliz gazetesi The Observer'in belirttiği üzere el-Tamara cezaevi Fas'ta, "Mulhak el-Mazra" Mısır'da, ayrıca Litvanya, Polonya, Ukrayna, Katar, Suudi Arabistan, Tayland ve diğer ülkelerde de bulunmaktadır. İnsan hakları savunucuları "el-Tamara" ve "el-Masri Mulhak"daki mahkûmların işkenceye uğradığını belirtmektedir. Yaklaşık 100 esirin tutulduğu Afganistan'daki Bagram Üssü, 600 esirden bazılarının serbest kaldığı Küba'daki Guantanamo Kampı ve binlerce esir bulunan Bağdat Havaalanı bilinen merkezlerden bazılarıdır.

<i>72. Koğuş</i>

72. Koğuş, Orhan Kemal'in 1954 yılında önce uzun hikâye formunda yazdığı, daha sonra oyunlaştırdığı eseridir.

Bakırköy Kadın Tutukevi İstanbul'un Zuhuratbaba, Bakırköy'de yer alan ve sadece kadın ve kız çocuk hükümlülerinin kaldığı cezaevidir.

İzmir Buca Cezaevi, resmi adıyla İzmir Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu, belli bir tipte olmayan kapalı ve açık cezaevidir. İzmir ili Buca ilçesinde bulunmaktaydı. 1959 yılında kurulmuştur. 2020 Ege Denizi depreminde hasar gören cezaevi önce boşaltıldı, Aralık 2020'de ise yıkılmaya başlandı. En son görev yapan kurum müdürü Murat Gündüz'dü.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de suç</span>

Türkiye'de suç ile polis ve jandarma teşkilatı mücadele etmektedir. 1990-2014 yılları arasında suç oranlarında önemli artış (%400) olmuştur. Hırsızlık, insan öldürme ve uyuşturucu suçlarında artış %600'e ulaşmıştır. 2015 yılında günde ortalama 4 kişi öldürüldü. Cinayetlerin çoğunun nedeni namus ve para iken, 369 kadın aile içi şiddet kurbanı oldu. Aynı yıl 18 yaşından küçük 193 çocuk öldürüldü.

Sincan Cezaevi, Ankara ilinin Sincan ilçesine bağlı Yenikent semtindeki 2.500.000 m²lik bir alana kurulan, 6.830 tutuklu ve hükümlü kapasiteli, L ve F tipi güvenlik seviyeli on üç ceza infaz kurumunun bulunduğu, Marmara Cezaevi'nden sonra en büyük ikinci kampüse sahip tutukevi.

<span class="mw-page-title-main">Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü</span> Adalet Bakanlığına bağlı cezaevi kurumu

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü (CTE), Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığına bağlı ceza infaz kurumları, denetimli serbestlik müdürlüklerinden sorumlu devlet kurumudur.

Gaziantep İslahiye Altınüzüm Halk Kütüphanesi ya da İslahiye Sabiha-Aziz Bali İlçe Halk Kütüphanesi, Türkiye'nin güneydoğusundaki Gaziantep ili'nin İslahiye ilçesinde, restore edilen bir cezaevinde 2020 yılında açılan bir halk kütüphanesidir.