İçeriğe atla

Şahkulu Sultan Tekkesi

Tekkenin içinden bir görünüm (Temmuz 2013)

Şahkulu Sultan Dergâhı, Şahkulu Sultan Tekkesi ya da Merdivenköy Bektaşi Tekkesi, İstanbul'un Kadıköy ilçesinde Göztepe semtinde bulunan Bektaşi tekkesidir.

Osmanlı ile Bizans arasında yapılan Maltepe Savaşı (1329) sonrası burada bulunan av köşkünün barış şartı olarak Orhan Gazi'ye verilmesi üzerine burada bir Ahi tekkesi kuruldu. Zamanla Bektaşîlerin Osmanlı'da nüfusunu arttırmasıyla ve pratikte Ahiler ve Bektaşilerin pek farkı olmamasıyla Bektaşi zümresine geçti. 1826'ya kadar çeşitli dedebabalar tarafından yönetildi. Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasıyla Bektaşi tekkeleri de kaldırılmaya başlandı. Çoğu tekke kapanırken Şahkulu Sultan Dergâhı'na Nakşibendi şeyhleri atandı. Sultan Mahmud'un ölümünden sonra bu durum böyle devam etmedi. 44 yıl bu tekkede postnişinlik yapmış olan Mehmet Ali Hilmi Dedebaba döneminde birçok imar faaliyetinde bulundu ve dergâhı tekrar canlandırdı, mamur eyledi. Şu an E-5 karayoluna kadar uzanan kısımdan Göztepe/Gözcübabaya uzanan kısıma kadar bostan yaptı ve ekti, meyve ağaçları dikti. Hayvanlar için ağıl, arılar için kovan yaptırdı.[]

1925'te Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması ile Şahkulu Sultan Dergâhı da kapatıldı. Harap hale gelen dergâh kundaklandı ve yandı.1980'li yılların sonunda 'Şahkulu Sultan Dergâhı ve Mehmet Ali Hilmi Dedebaba Vakfı' kurulmuş ve dergâhın yıkılan kısımları tekrar inşa edilmiştir.[]

Günümüzde Anadolu Alevileri ve Bektaşiler tarafından önemli bir yere sahip olan Şahkulu Sultan Dergâhı aşevi,cemevi ve hazireleri ile hizmet veren ve kalabalık şehir ortamına doğa ortamı sunan bir yapı olarak faaliyet göstermektedir.[1]

Kuzeyindeki cümle kapısının dışında, Haziran 1897 tarihli, Hilmi Baba tarafından yaptırılan bir çeşmesi bulunur.[2]

Kaynakça

  1. ^ İstanbul Anksiklopedisi, Burhan Kocadağ Şahkulu Sultan Dergâhı ve İstanbul Bektaşi Tekkeleri , Fahri Maden İstanbul Bektaşileri
  2. ^ Tanman, Baha (1992). "İstanbul Merdivenköyü'ndeki Bektaşi Tekkesi'nin "Meydan Evi" hakkında". İstanbul Yazıları. Turing ve Otomobil Kurumu. ss. 318, 329. ISBN 9757641154. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Bektaşîlik</span> Sufi/tasavvufî tarikat

Bektâşîlik, adını 13. yüzyıl Anadolu'sunun İslâmlaştırılması sürecinde etkin faaliyet gösteren ve Hoca Ahmed Yesevî'nin öğretilerinin Anadolu'daki uygulayıcısı konumunda olan Hacı Bektaş-ı Veli'den alan, daha sonra ise 14. ilâ 15. yüzyıllarda Azerbaycan ve Anadolu'da yaygınlaşan Hurûfilik akımının etkisiyle ibahilik, teslis (üçleme), tenasüh ve hulul anlayışlarının da bünyesine katılmasıyla 16. yüzyılın başlarında Balım Sultan tarafından kurumsallaştırılan, On İki İmam esasına yönelik sufi/tasavvufî tarikat.

<span class="mw-page-title-main">Karaca Ahmet</span>

Karaca Ahmet Sultan, Hacı Bektaş Veli’nin yanında dervişlik hizmeti yaptı. Üsküdar sınırları içinde, Gündoğumu Caddesi ile Nuhkuyusu Caddesi'nin birleştiği köşede "Karacaahmet Sultan Dergahı" ve türbesi vardır. Türbe Kanuni Sultan Süleyman'ın Bektaşi tarikatına mensup eşi Gülfem Hatun tarafından yaptırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Karagümrük</span> Fatih, İstanbul, Türkiyede mahalle

Karagümrük İstanbul ili Fatih ilçesine bağlı tarihi bir mahalledir.

Balım Sultan, Alevî-Bektaşiliği sağlam bir sistemle hem Türkmen hem de Alevî ve ocaklarıyla kurumlaştırmasıyla bilinen Horasan kökenli Seyyid Alevî-Bektâşî bir Türkmen ve Tasavvuf âlimi olup, Alevî Pîri ve Horasanlı Türkmen Şeyhi Hacı Bektâş Velî'den sonraki ikinci Pîri'dir. Anadoluya Türk-İslam'ı yaymaya görevlendirilen Hacı Bektâş Velî ile birlikte kendisiyle Anadoluya gelen 90.000 Alevî Türkmen Horasan Erenlerin soyuna mensup olup, önemli bir kişiliği vardır. Alevî-Bektâşî Türkmenlerinin günümüz Türkiye'de en çok yoğun olarak Çorum, Tokat, Amasya, Nevşehir (Hacıbektaş) ve Türkiye'nin birçok yöreleri ve illerindeki gibi, Türkmen aşireti ve Balım Sultan'ın Alevî ocaklarından sorumlu olduğu gibi, Alevî-Bektâşî Müslümanların, Hacı Bektaş Velî'den sonra ikinci Pîr, yani Şia-î Batınîyye (Tasavvufî) âlimi bir Rehber, Pîr, Mürşid ve Önder olarak kabul edilir.

Şemsi Baba Dergâhı, İzmir’de Yağhaneler semtindedir. Dergahı; Hacı Bektaş Veli halifelerinden, Eğriboz İstefesi göçmenlerinden Feyzullah oğlu Yusuf Şemseddin Baba yaptırmıştır. Dergâhın ilk postnişinidir. Dergâh, kitabesine göre 1865 - 66 yılında yapılmıştır. Vakfiyesi 1882’de hazırlanmıştır. Bu Bektaşi dergâhı 15 dönümlük arazi içerisinde iki kattan oluşan bir yapıdır. Tekkedeki mezartaşları on iki dilimli (terkli) “Hüseyni taclı” olarak Bektaşiliği yansıtırlar. Dergâhın mezarlığında birçok Bektaşi dervişi yatmaktadır.

Cerrahîlik bir İslâm tarikatı, Halvetîyye'nin kolu olan Ramazânîyye'nin alt şubesi. Cerrahîlik, adını kurucusu olan Nureddîn Muhammed ibn-i Abdullah er-Rûmî el-İstanbulî el-Cerrahî'den alır. 17. yüzyılın sonlarında kurulmuş olan Cerrâhî tarikatı, eski İstanbul'un en yaygın tarikatlarından biriydi.

<span class="mw-page-title-main">Haliç</span> Boğaziçi girişindeki Tarihî yarımada ve Beyoğlu platolarını birbirinden ayıran deniz girintisi

Haliç, İstanbul'un Avrupa yakasını kaplayan Çatalca Yarımadası'nın güneydoğu ucunda, Boğaziçi girişinde, İstanbul ve Beyoğlu platolarını birbirinden ayıran deniz girintisi. Denizin kendisine ulaşan akarsu yatağının bir bölümünü istila etmesiyle meydana gelen yapının jeomorfolojik adı olan Arapça haliç sözcüğü, İstanbul halicinin kent açısından taşıdığı önemden dolayı Osmanlılar döneminden bu yana bir özel isim haline gelmiş, birçok semti kapsayan bir kent bölgesi adı olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Özbekler Tekkesi</span>

Özbekler Tekkesi, 1752'de Buharalı Nakşibendi dervişler tarafından Ahmet Yesevi geleneğinde Üsküdar, Sultantepe'de kurulan tekke. Türk Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu'ya asker ve cephane göndermede gizli bir üs olarak hizmet verdi. Halen Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olup müze olarak kullanılması gündemdedir. Üsküdar İlçesinin Sultantepe Mahallesi, Münir Ertegün Sokağın devamında mezarlık içerisinde yer almaktadır.

Ahilik , Ahi Evran tarafından Hacı Bektaş-ı Veli'nin tavsiyesiyle kurulan esnaf dayanışma teşkilatıdır. Aslen Horasan kökenli olup Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu’da yaşayan Alevî-Bektâşî Müslüman Türkmen halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları hem ekonomik hem de ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir. Temel mesleği "Dabbaklık"tır. Kendi kural ve kurulları vardır. Günümüzün esnaf odalarına benzer bir işlevi olan Ahilik iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası bütün güzel meziyetlerin birleştiği bir sosyo-ekonomik düzendir.

<span class="mw-page-title-main">Mehmet Akif Ersoy Müze Evi</span> Mehmet Âkif Ersoyun Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankarada oturduğu, günümüzde müzeleştirilmiş ev

Mehmet Âkif Ersoy Müze Evi, Ankara'nın Altındağ ilçesinde bulunmaktadır. Mehmet Âkif Ersoy'un Türk Kurtuluş Savaşı yıllarında Ankara'da ikamet ettiği ve İstiklâl Marşı başta olmak üzere çok sayıda şiirini yazdığı müzeye dönüştürülmüş Ankara evidir. Hacettepe Üniversitesi Merkez Kampüsü'nün sınırları içinde yer alır.

Gümüşhânevî dergâhı (Gümüşhânevîyye), Nakşibendi tarikâtının Halidî kolu olan dergâhtır.

<span class="mw-page-title-main">Tekke</span> tarikattan olanların barındıkları, Tanrı’ya tapındıkları, dinsel törenler yaptıkları yer, dergâh.

Tekke, tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh gibi yapılardır. Osmanlı İmparatorluğu'nda tekke anlamında günümüz Türkiye'deki Müslüman Türkmen Alevî-Bektâşîlerin Cem Evi, yani Mescid'in yanı sıra dergâh, âsitane sözcükleri olarak kullanılmıştır. Bazı tarikatlarda hankâh ve âsitane yalnızca merkez tekkeye denir.

<span class="mw-page-title-main">Hacı Bektaş-ı Veli</span> Anadolu ermişi

Hacı Bektâş Velî ; mistik, seyyid, mutasavvıf, âlim ve İslam filozofu. Alevi-Bektâşiliğin fikir ve isim öncülerindendir. Kendisinin yolunu takip edenlere Bektâşi adı verilir.

Velâyet-nâme-i Hacı Bektâş-ı Velî, Vilâyet-name-i Hacı Bektaş-ı Velî veya Manâkib-ı Hacı Bektâş-ı Velî 15. yüzyılda yazılmış, Hacı Bektaş-ı Veli'nin hayatı hakkında menkıbe türü bir eserdir.

<span class="mw-page-title-main">Harabati Baba Tekkesi</span>

Harabati Baba Tekkesi veya Sersem Ali Baba Dergâhı, MS 1538 yılında inşa edilmiş, günümüzde Makedonya'nın Kalkandelen şehrinde bulunan Osmanlı-Türk dini eserlerinden biridir.

Kalender Çelebi İsyanı ya da Kalender Şah İsyanı, 1527'de Kalender Çelebi liderliğinde başlayan ayaklanmadır. Kalender Çelebi İsyanı 1527 yılında Osmanlı İmparatorluğu'na karşı Anadolu'da çıkan dini içerikli büyük bir isyandır.

Garip Dede Türbesi, İstanbul ili Küçükçekmece ilçesi Fatih mahallesinde bir türbedir. Anadolu erenlerinden biri olduğu ve Alevi-Bektaşi inancına göre türbesi Macaristan'da bulunan Gül Baba'nın müsahibi olduğu rivayet edilen Garip Dede'nin, 16. yüzyılda öldüğünde gömüldüğü mezar, 1995 yılında Nurettin Şen'in katkılarıyla türbe haline getirilmiştir. Önce türbeye küçük cemevi eklenmiştir. Ardından alt kat aşevi, üst katı cemevi olarak yeni bir bina yapılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Âsım Baba Tekkesi</span>

Zall Tekkesi veya Asim Baba Tekkesi, MS 1700 yılında inşa edilmiş Arnavutluk Cumhuriyeti'ndeki Ergiri kentinde bulunmakta olan Osmanlı-Türk tarihi dinî eserlerinden biridir. Tekke Bektaşi tarikat'a aittir. Dergâh 1780 yılında Sulucakarahöyük’ten Arnavutluğun Ergiri kasabasına gelen Üsküdarlı Muhammed Âsım Baba tarafından kurulmuştur. Âsım Baba Dimetokalı Kara Ali Dede’nin halîfesidir. 1796 yılında Ergiri'de ölmüş ve türbesi halk tarafından çok ziyaret edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Erikli Baba Tekkesi</span> İstanbulda bir Alevi-Bektaki tekkesi

Erikli (Eryek) Baba Tekkesi, İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde bulunan bir Alevi-Bektaşi dergâhıdır.