İçeriğe atla

İşgal Almanyası'nda gıda

31 Mart 1947 tarihindeki protesto gösterileri
Pankartta Almanca olarak Kömür istiyoruz, ekmek istiyoruz yazmaktadır

İşgal Almanyasında gıda, II. Dünya Savaşının sona ermesinin ardından 2 yıl boyunca ABD hükûmeti ve belli oranda Müttefik Devletler tarafından İşgal Almanyasının batı kısmında uygulanan gıda politikasıdır.

Almanya’ya gönderilen gıda yardımları ABD tarafından 1945 yılı Aralık ayına kadar engellenmiştir. Buna gerekçe olarak Almanya halkının savaş sonrasında diğer Avrupa halklarının maruz kaldığı yaşam standartlarıyla çelişen bir konuma sahip olmadığı belirtilmiştir.[1]

Esir Alman askerleri

Nazi Almanyası'nın teslim olmasından sonra ABD teslim olan Alman askerlerini savaş esiri yerine silahsızlandırılmış düşman kuvvetler olarak tanımladı. Buna göre Alman esir askerleri Cenevre Konvansiyonuna dahil edilmemiş[2] ve buna göre kendilerine verilmesi gereken asgari gıdadan mahrum kalmıştır.

ABD tarafından Cenevre Konvansiyonunun hükümlerinin uygulanmamasının iki sebebi vardı. Bunlardan birincisi, artık Nazi Almanyası varolmadığı için Amerikalı savaş esirlerine misilleme yapma ihtimali ve tehlikesinin bulunmamasıydı. İkincisi ise savaşın getirdiği yıkımdan sonra sivil toplumun bile beslenmesinin büyük bir sorun teşkil etmesi ve ABD’ye karşı savaşmış çok sayıdaki Alman askerine Cenevre Konvansiyonu'nun yüksek standartlarının uygulanmasının istenmemesiydi.

Savaş esirlerinin karşı karşıya kaldığı durum çok kötüydü. Batı Almanya’daki çoğu kamp sadece etrafı dikenli tellerle çevrilmiş birer toprak parçasından ibaretti, iklim koşullarından korunmayı sağlayacak hiçbir yapı veya altyapı bulunmuyordu.[2][3]

Almanların misilleme yapma ihtimali ortadan kalkınca savaş esirlerine giderek daha az ilgi gösterilmiş ve açlık, salgın hastalık ve yetersiz beslenmeye dayanan önlenebilir vakalardan on binlerce asker ölmüştür.[2] Ayrıca savaş esiri askerler fiziksel durumlarına bakılmaksızın savaş sırasında Nazi işgaline uğramış ülkeler olan Fransa ve Hollanda’da zorunlu işçi olarak kullanılmış ve mayın temizleme gibi tehlikeli işleri yapmaya zorlanmışlardır.[2][4]

Uluslararası Kızılhaç yetkililerin kampları denetlemesine izin verilmemiş ve sadece 1945 yılında Fransa’daki kamplarda 16 bin 500 Alman askeri ölmüştür.[2] Kızılhaç yetkililerinin ABD kontrolündeki kamplara girmesine ancak 4 Şubat 1946’da izin verilmiştir. Ancak hala gıda yardımında bulunamayan yetkililer kampların korkunç durumunu rapor etmişlerdir.[5]

Alman sivil nüfusu

1945 yılı boyunca ABD etnik Almanlara uluslararası hiçbir yardımın ülkeye girmesine izin vermedi.[6] Gelen yardımlar tamamen mülteci konumundaki Alman olmayan halklara, özgürlüğüne kavuşmuş Müttefik savaş esirlerine ve Nazi toplama kamplarından kurtulanlara yönlendirildi.[7]

Bence Almanlar açlık ve soğuğa maruz kalmalılar çünkü ancak bu şekilde kendilerinin başlattıkları bu savaşın sonuçlarının farkına varabilirler.

— General Lucius Clay[8]

Alman Kızılhaçı lağvedildi ve Kızılhaç başta olmak üzere her türlü yardım kuruluşunun faaliyetleri ve seyahat etmeleri engellendi. Vatikan Alman çocukları için Şili’den gıda getirmeye çalışınca ABD Dışişleri Bakanlığı buna engel oldu.[9]

1945 yılı boyunca ABD ve İngiltere denetimindeki işgal altındaki Almanya’da Alman sivillerin günlük aldıkları besin 1200 kalori olurken,[10] Alman olmayan mülteciler yardımlar sayesinde günlük ortalama 2300 kalori değerinde besin alabilmektedir. 1945 yılı Ekim ayında yapılan İngiltere kabine toplantısında Alman sivil ölüm oranının savaş öncesi döneme göre 4 kat, Alman çocukların ölüm oranının ise 10 kat arttığı konuşulmuştur.[9]

Hiç şüphe yok ki çok sayıda mülteci zaten açlık, soğuk ve hastalıktan ölmüş durumda. Bazı yerlerde ölüm oranı hızla artıyor, çocuk ölüm oranları yüzde 65’lere dayandı. 1946 baharında Oder ve Elbe bölgesinde salgın hastalık ve yetersiz beslenme kaynaklı 2,5 ila 3 milyon ölümün yaşanacağı düşünülüyor.

— General Lucius Clay[9]

ABD işgal kuvvetleri yiyeceklerini Alman sivil halkla kesinlikle paylaşmamaları yönünde emir almıştı. Yiyilmeyen gıdalar bile yenemeyecek hale getirilmekte, doğrudan çöpe atılmamaktaydı.[11]

1946 yılı Ocak ayında 34 ABD senatörü yardım kurluşlarına izin verilmesi için teklif vererek Almanya ve Avusturya’da yaşanan drama dikkat çeker ve insanlık suçuna ortak olunmaması talep edilir.[12] Senatör William Langer ABD tarafından uygulanan gıda politikasının Nazilerin Dachau, Mauthausen ve Buchenwald’de yapılanların fotoğraflarına benzediğini söyleyerek yetersiz beslenen çocukların fotoğraflarını Kongrede gösterir.[13]

1946 yılı başında ABD Başkanı Harry Truman baskıya boyun eğer ve yardımlara izin verilmesi talimatını verir. 1946 yılında ortalama bir yetişkin Alman günde 1500 kalori alabilmekteydi, bu değer uzun süreli olarak sağlıklı yaşayabilecek standart olan 2000 kalori değerinin altında kalıyordu.[14]

Almanya’daki gıda sorunu 1946-47 kışında felaket boyutlarını aldı. Bu dönemde ortalama bir Almanın aldığı kalori günde 1000-1500 seviyelerine düştü, ayrıca ısınma sorunu da yaşamsal boyuttaydı.[15][16]

ABD ve Batılı Müttefikler Almanya’nın dış ticaret yapmasına da izin vermediği için Almanya ihtiyacı olan yiyecek maddelerini diğer ülkelerden de sağlayamadı. Bu dönemde Almanya’dan kömür veya makine karşılığında Hollanda sebze, Türkiye fındık, Norveç balık ve balıkyağı, İsveç ise yağ satmak istese de bu talepler ABD tarafından reddedilir.[17] Böylelikle 1907 yılında imza altına alınan I. Lahey Sözleşmesi'nin 43. maddesi gereğince Alman toplumun yeterli beslenmesi yükümlülüğü yerine getirilmemiş olur.[18][19]

JCS 1067

Almanya’nın işgal edildikten sonraki askeri idare için talimatname 1944 yılı Ağustos ayı itibarıyla hazırlanmıştır. Bu belgede Almanya’da normal hayata hızla dönülmesi öngörülmekte ve hızla ülkenin yeniden yapılandırılması gerekliliği yer alıyordu. Morgenthau Planı olarak adlandırılan planın sahibi olan ABD Hazine Bakanı Henry Morgenthau’nun Almanya’nın savaştan sonra bölünmesi ve sanayisizleştirilmesine dair sunduğu fikirler Başkan Franklin D. Roosevelt tarafından reddedilir:

Burada ve İngiltere’de çok sayıda insan olanlardan tüm Alman halkının değil sadece az sayıdaki Nazinin sorumlu olduğunu düşünüyor. Ne yazık ki bu düşünce gerçeklere dayanmıyor. Tüm Alman halkına, modern uygarlığın gereklerine karşı yasa dışı bir suçun parçası oldukları anlatılmalıdır.

— Roosevelt

Bunun üzerine Genelkurmay Emri olarak yayınlanan JCS 1067 belgesi gündeme gelir. Buna göre Alman ekonomisinin yeniden yapılanması veya güçlenmesi için çaba gösterilmeyecek, açlık, salgın hastalık ve asayiş, ülkedeki ABD silahlı kuvvetlerine tehlike teşkil etmeyecek düzeyde tutulacaktır. 20 Mart 1945 tarihinde Roosevelt, JCS 1067 için gelen eleştirilere şiddetli cevaplar vermiştir:

Bırakın halk dağıtılan çorbalarla ayakta kalsın, bırakın ekonomileri çöksün! (Alman halkının açlık mı çekmesini istiyorsunuz sorusuna yanıt olarak) Neden olmasın?

— Roosevelt[20]

JCS 1067 iki yıl sonra 1947 yılı Temmuz ayında JCS 1779 ile değiştirilecek ve bu belgede varsıl bir Avrupa için üretken ve kararlı bir Almanya’nın varlığına vurgu yapılmıştır.[21][22][23]

Sonuçları

Tarihçi Richard Dominic Wiggers konuyla ilgili yazdığı eserde ABD’nin savaşın sonrasında Almanya’da uyguladığı cezalandırma ve intikam politikasıyla hem uluslararası kanunları ihlal ettiğini hem de doğrudan ve dolaylı olarak çok sayıda sivil ve savaş esirinin önlenebilir ölümlerine sebebiyet verdiğini belirtir.[24]

Kaynakça

  1. ^ Earl Ziemke, The U.S. Army In The Occupation of Germany 1944–1946 içinde 23. Bölüm dipnotlarında kaynak olarak verilen yer: Memo, European Section Theater Group, OPD, for L & LD, sub: Establishment of Civilian Director of Relief, 8 Dec 45, in OPD, ABC 336 (sec. IV) (cases 155– ) [1] 19 Ocak 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (İngilizce), 19 Mayıs 2010 tarihinde erişilmiştir
  2. ^ a b c d e S. P. MacKenzie "The Treatment of Prisoners of War in World War II", The Journal of Modern History, Cilt. 66, No. 3. (Eylül 1994), s. 487–520
  3. ^ Bakınız Rheinwiesenlager
  4. ^ K. W. Bohme, Zur Geschichte der deutschen Kriegsgefangenen des Zweiten Weltkrieges, (Münih, 1962–74) içinde dipnot s.334
  5. ^ Kızılhaç sitesinden makale 26 Nisan 2009 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (İngilizce), 20 Mayıs 2010 tarihinde erişilmiştir
  6. ^ Steven Bela Vardy ve T. Hunt Tooley editörlüğünde, Ethnic Cleansing in Twentieth-Century Europe ISBN 0-88033-995-0 içinde bölüm: Richard Dominic Wiggers, The United States and the Refusal to Feed German Civilians after World War II s.281
  7. ^ Richard Dominic Wiggers, s. 281–82
  8. ^ Richard Dominic Wiggers, s. 278
  9. ^ a b c Richard Dominic Wiggers, s. 281
  10. ^ Richard Dominic Wiggers, s. 280
  11. ^ Eugene Davidson The Death and Life of Germany, University of Missouri Press, 1999 ISBN 0826212492 s.86
  12. ^ Richard Dominic Wiggers, s. 282,283
  13. ^ Steven Bela Vardy ve T. Hunt Tooley editörlüğünde, Ethnic Cleansing in Twentieth-Century Europe ISBN 0-88033-995-0 içinde bölüm: Charles M. Barber "The Isolationist as Interventionist: Senator William Langer on the Subject of Ethnic Cleansing, March 29, l946"
  14. ^ Richard Dominic Wiggers, s.284
  15. ^ Richard Dominic Wiggers, s. 244
  16. ^ Aynı dönemde bölgedeki ABD ordusu mensuplarının ortalama aldıkları günlük kalori 4000 civarındaydı.(Richard Dominic Wiggers, s.285)
  17. ^ Nicholas Balabkins, Germany Under Direct Controls: Economic Aspects of Industrial Disarmament 1945–1948, Rutgers University Press, 1964 s.125
  18. ^ Nicholas Balabkins, s.101
  19. ^ Richard Dominic Wiggers, s.274, 279
  20. ^ Michael R. Beschloss, The Conquerors: Roosevelt, Truman and the Destruction of Hitler's Germany, 1941–1945, s.196
  21. ^ Time dergisi 28 Temmuz 1947 [2] 28 Ağustos 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (İngilizce), 22 Mayıs 2010 tarihinde erişilmiştir
  22. ^ Bu belgenin artık iyice ortaya çıkan Soğuk Savaş dönemi de göz önüne alınarak yazıldığı hatırlanmalıdır
  23. ^ Belge hakkında yıllar sonra yorum yapan General Clay JCS 1067 belgesinin Kartaca Barışı mantığıyla yapıldığını teslim etmiştir (Williamson Murray, A Nation at War in an Era of Strategic Change, 2004, s.129) [3] 31 Aralık 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., (İngilizce), 22 Mayıs 2010 tarihinde erişilmiştir
  24. ^ Richard Dominic Wiggers, s.288

Ayrıca bakınız

Konuyla ilgili yazılan eserler

  • Steven Bela Vardy ve T. Hunt Tooley, Ethnic Cleansing in Twentieth-Century Europe, Boulder: Columbia University Press, 2003, ISBN 0-88033-995-0 içinde bölüm: Richard Dominic Wiggers, "The United States and the Refusal to Feed German Civilians after World War II"
  • William Langer, The Famine in Germany, ABD Hükûmeti, 1946
  • Alexander Häusser, Gordian Maugg, Hungerwinter: Deutschlands humanitäre Katastrophe 1946/47, 2009, ISBN 9783549073643
  • Eugene Davidson, The Death and Life of Germany, University of Missouri Press, 1999 ISBN 0826212492
  • Nicholas Balabkins, Germany Under Direct Controls: Economic Aspects of Industrial Disarmament 1945–1948, Rutgers University Press, 1964
  • Herbert Hoover, "The President's Economic Mission to Germany and Austria: Report No. 1 – German Agriculture and Food Requirements", 28 Şubat 1947
  • The Journal of a Retread; The observations, problems, and comments of a food and agricultural officer in Military Government in World War II, Emekli Albay Stanley Andrews, Alamo, Texas 1975
  • John Dietrich, The Morgenthau Plan: Soviet influence on American postwar policy Algora, 2002, ISBN 1892941902

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">II. Dünya Savaşı</span> 1939-1945 yılları arasındaki küresel savaş

II. Dünya Savaşı, 1939'dan 1945'e kadar süren küresel savaştır. Savaşa dönemin büyük güçleri ve dünya ülkelerinin büyük çoğunluğu katıldı, Müttefikler ve Mihver olmak üzere iki karşıt askerî ittifak kuruldu. 30'dan fazla ülkeden gelen 100 milyondan fazla personelin doğrudan katıldığı bu topyekûn savaşta, savaşın büyük tarafları tüm ekonomik, endüstriyel ve bilimsel kapasitelerini savaş için seferber ettiler. 70 ila 85 milyon ölümle sonuçlanan II. Dünya Savaşı, insanlık tarihindeki en ölümcül savaştı ve savaş boyunca askerî personelden daha çok sivil kayıp verildi. Milyonlarca insan soykırımdan, planlanmış açlık ölümlerinden, katliamlardan ve hastalıklardan öldü. Tanklar, zırhlı araçlar, savaş uçakları, stratejik bombardımanlar, uçak gemileri, radar ve sonar, nükleer silahların geliştirilmesi ve roketler gibi birçok savaş teknolojisi savaşta önemli rol oynadı.

<span class="mw-page-title-main">Otto Kretschmer</span>

Otto Kretschmer II. Dünya Savaşı'nda görev alan ünlü U-boot kaptanı.

<span class="mw-page-title-main">Versay Barış Antlaşması</span> I. Dünya Savaşı sonunda İtilaf Devletleri ile Almanya arasında imzalanan barış antlaşması

Versay Barış Antlaşması, I. Dünya Savaşı sonunda İtilaf Devletleri ile Almanya arasında imzalanan barış antlaşmasıdır. 18 Ocak 1919'da başlayan Paris Barış Konferansı'nda müzakere edilmiş, 7 Mayıs 1919'da son metin Almanlara deklare edilmiş, 23 Haziran'da Alman Parlamentosu'nca kabul edilmiş ve 28 Haziran'da Paris'in Versay banliyösünde imzalanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Henry Morgenthau</span> Amerikalı diplomat (1856 – 1946)

Henry Morgenthau, Amerikalı bir avukat, iş insanı ve Amerika Birleşik Devletleri büyükelçisiydi. En çok Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nun Amerikan büyükelçisi olarak ünlendi. Amerika Birleşik Devletleri'nin 27 Kasım 1913-Şubat 1916 tarihleri arasındaki Osmanlı İmparatorluğu büyükelçisi olarak görev yaptı. Amerikan siyasetçi Henry Morgenthau Jr.'ın babası, 1975-2009 yılları arası New York bölge savcısı olarak görev yapan Robert M. Morgenthau'nın dedesidir.

<span class="mw-page-title-main">Paperclip Harekâtı</span>

Paperclip (Ataş) Harekâtı, ABD askeri istihbarat servisinin II. Dünya Savaşının sonu ve sonrasında Nazi Almanyası'ndan önemli bilim adamlarının ülke dışına kaçırılması operasyonunun kod adıdır.

<span class="mw-page-title-main">Günther Rall</span>

Günther Rall, II. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nın Luftwaffe avcı savaş uçağı pilotu (Binbaşı) ve Batı Almanya'da Luftwaffe'nin Korgeneral'i ve Inspekteur der Luftwaffe

<span class="mw-page-title-main">Dachau toplama kampı</span> nazi almanyasında masum sivillerin ve esirlerin sistematik olarak yok edilmesi için kurulan ilk yerleşke

Dachau toplama kampı, Nazi Almanyası tarafından 22 Mart 1933'te inşa edilen ve en uzun süredir devam eden toplama kampıdır. Kamp başlangıçta Hitler'in komünistler, sosyal demokratlar ve diğer muhaliflerden oluşan siyasi muhaliflerini tutuklamayı amaçlıyordu. Almanya'nın güneyinde, Bavyera eyaletindeki Münih'in kuzeybatısına, yaklaşık 16 km uzaklıkta olan Orta Çağ kenti Dachau'nun kuzeydoğusunda, terk edilmiş bir mühimmat fabrikasının arazisinde bulunuyor. Heinrich Himmler tarafından açıldıktan sonra amacı, önce zorla çalıştırma ve daha sonra Yahudilerin, Romanların, Alman ve Avusturyalı suçluların ve son olarak Almanya'nın işgal ettiği veya istila ettiği ülkelerden gelen yabancı uyrukluların hapsedilmesini kapsayacak şekilde genişletildi. Dachau kamp sistemi, çoğu çalışma kampı olan yaklaşık 100 alt kampı içerecek şekilde büyüdü. Güney Almanya ve Avusturya'nın her yerinde bulunuyorlardı. Ana kamp 29 Nisan 1945'te ABD güçleri tarafından kurtarıldı.

<span class="mw-page-title-main">Nazilerden arındırma</span> nazilerden arınma hareketi

Nazilerden arındırma veya denazifikasyon, II. Dünya Savaşı'nın ardından Müttefik Devletler tarafından Alman ve Avusturya toplumlarında uygulanan ve nasyonal sosyalizmin etkisini kültür, toplum, ekonomi, basın, hukuk ve siyaset alanlarından silmek için uygulanan politikaları anlatır. Politika kapsamında sorumlu örgüt liderleri görevden alınmış, ilgili kurumlar kapatılmıştır. Politika, savaşın hemen ardından toplanan Potsdam Konferansı'nda kararlaştırılmıştır. Politika kapsamındaki uygulamalar Soğuk Savaş'ın başlamasıyla beraber fiilen sona erdirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar</span>

Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar, Nazi Almanyası'nın II. Dünya Savaşı'nın Doğu Cephesi'ndeki çatışmalar sırasında 1941-1945 yılları arasında teslim olan veya zorla yakalanan Sovyet savaş tutsaklarına karşı kasıtlı olarak kötü muamele uygulamasıdır. Bu uygulamaların sonucunda esir alınan yaklaşık 5,7 milyon Kızıl Ordu askerinden 3,1 ila 3,5 milyon arası kişi yaşamını yitirdi.

<span class="mw-page-title-main">Açlık Planı</span> Nazi Almanyasının gıda talebini güvence altına almayı hedeflemiş plan

Açlık Planı, ana hatları Herbert Backe tarafından belirlenen, bununla birlikte Heinrich Himmler gibi üst düzey Nazi yöneticilerinin de katkı sunduğu, Nazi Almanyası'nın gıda talebini güvence altına almayı hedeflemiş plan.

<span class="mw-page-title-main">İmha kampı</span>

İmha kampları, II. Dünya Savaşı dönemindeki Holokost sırasında Nazi Almanyası tarafından milyonlarca Yahudiyi sistematik bir şekilde öldürmek için inşa ettirilmiştir. Polonyalılar, savaştaki Sovyet esirleri ve Çingeneler gibi diğer etnik gruplar da imha kamplarında öldürülmüştür. İmha kamplarındaki kurbanlar en çok gaz odalarında öldürülmüştür. Öldürülmeler ya bu özel amaç için yapılmış kalıcı tesislerde ya da gaz kamyonetlerinde gerçekleşmiştir. Auschwitz-Birkenau ve Majdanek gibi bazı Nazi toplama kampları, 1945 yılında savaşın bitiminden önceki dönemde ikili bir amaca hizmet etmiştir: zehirli gazla imha ve açıktan ölmek üzere olan insanları çok yoğun bir şekilde çalıştırma.

<span class="mw-page-title-main">Stalag VI-K</span>

Stalag VI-K Senne veya Stalag 326, II. Dünya Savaşı yıllarında kullanılan Nazi esir kampı. Yakındaki Senne köyünün ismini almış olmasına rağmen, aslında Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya'daki Schloß Holte-Stukenbrock kasabasına yakındı. 40 bin ila 60 bin Sovyet savaş esiri Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında bu kampta hayatını kaybetti. Ölenler çoğunlukla üç toplu mezara gömüldü. Savaşın ardından bu bölgeye anıt mezarlıklar kuruldu.

<span class="mw-page-title-main">Stalag VIII-F</span>

Stalag VIII-F, Stalag 318 veya Stalag 344 II. Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu ve Armia Krajowa esirleri için Łambinowice'de kurulan Nazi esir kampı. Toplamda 108.471 Sovyet savaş esiri bu kampta tutuldu. Nazilerin Sovyet savaş esirlerine karşı işledikleri suçlar kapsamında pek çok kişi burada öldürüldü.

<span class="mw-page-title-main">Stalag VI-C</span> nazi almanyasında masum sivillerin ve esirlerin sistematik olarak yok edilmesi için kurulan yerleşke

Stalag VI-C, II. Dünya Savaşı döneminde Nazi Almanyası tarafından kullanılan savaş esiri kampı. Almanya'nın kuzeybatısında yer alan Emsland'ın 6'da batısındaki Oberlanger köyünde yer alır. Başlangıçta Naziler için bir hapishane kampı (Straflager) olarak buradaki bataklık alanda beş kişiyle birlikte inşa edildi. 1939'dan 1945'e kadar savaş esiri kampı olarak kullanıldı.

<span class="mw-page-title-main">Stalag XI-B</span>

Stalag XI-B ve Stalag XI-D / 357, Nazi Almanyası'nın II. Dünya Savaşı sırasında Aşağı Saksonya'ya bağlı Fallingbostel'de kurduğu savaş esiri kampı.

<span class="mw-page-title-main">Alman ekonomik mucizesi</span> Almanyanın ekonomik yükselişini vurgulayan terim

Alman ekonomik mucizesi, Alman mucizesi veya Ren mucizesi, Batı Almanya'nın II. Dünya Savaşı sonrası ekonomik büyüme dönemiydi. Bu terim aynı zamanda aynı dönemde Avusturya'daki büyüme dönemini de ifade eder. Bu ifade ilk kez The Times tarafından 1950'lerde kullanıldı.

<span class="mw-page-title-main">Almanya'nın işgali sırasında tecavüz</span>

II. Dünya Savaşı'nın son kısımları sırasında Müttefik askerleri Alman topraklarına girdikçe ve bu toprakları işgal altında bulundurdukça, kadınların toplu tecavüzleri hem askerî harekâtlar ile bağlantılı olarak hem de daha sonraki Almanya işgali sırasında gerçekleşti. Akademisyenlerin ortak görüşü, tecavüzlerin çoğunun Sovyet işgal birlikleri tarafından işlendiğidir. Savaş zamanı tecavüzleri, savaştan sonra onlarca yıl boyunca sessizlikle çevriliydi. 2015'te kitapları bazı Rus okullarında yasaklanan tarihçi Antony Beevor'a göre, NKVD dosyaları Sovyet liderliğinin neler olduğunu bildiğini ancak bunları durdurmak için çok az şey yaptığını ortaya çıkardı. Tecavüzleri işleyenler çoğunlukla cephe gerisi karargâh birlikleriydi. Profesör Oleg Rzheshevsky'nin verdiği istatistiklere göre ise, 4.148 Kızıl Ordu subayı ve diğer birçok er, Alman sivillere karşı işledikleri suçlar nedeniyle cezalandırıldı. Kızıl Ordu askerlerinin tecavüz gibi savaş suçlarını işlemelerinde Sovyet vatandaşlarını Almanlardan intikam almaya teşvik eden Yahudi kökenli İlya Ehrenburg'un çağırısının da etkisi vardı. Savaş ve sonrasındaki işgal sırasında Sovyet birlikleri tarafından tecavüze uğrayan Alman kadın ve kızlarının kesin sayısı belirsizdir, ancak tarihçiler sayılarının yüz binlerce ve muhtemelen iki milyon kadar fazla olduğunu tahmin etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Morgenthau Planı</span>

Morgenthau Planı veya asıl adıyla Suggested Post-Surrender Program for Germany, II. Dünya Savaşı sonrasında Nazi Almanyası'nın ardından kurulacak olan Almanya'nın silah sanayiinin tamamen ortadan kaldırılmasını ve ilgili endüstriyel üretimin sınırlandırılmasını öneren tasarıdır. 1944 yılında dönemin Amerika Birleşik Devletleri hazine bakanı Henry Morgenthau Jr. tarafından önerilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Henry Morgenthau Jr.</span> Amerikalı siyasetçi (1891 – 1967)

Henry Morgenthau Jr. Franklin D. Roosevelt'in ABD Başkanı olduğu dönem boyunca Amerika Birleşik Devletleri hazine bakanı görevinde bulunmuş olan devlet adamı. Roosevelt dönemindeki New Deal programının mimarlarındandır. ABD'nin II. Dünya Savaşı'na katılımının ekonomik arka planını örmüştür. Savaş sırasında uyguladığı Lend-Lease programıyla bilinir. Ayrıca savaşın ardından Nazi Almanyası'nın savunma sanayii alanındaki altyapısının tamamen tasfiye edilmesini savunan Morgenthau Planı'nın mimarıdır. Roosevelt'in ölümünün ardından ABD Başkanı olan Harry S. Truman görevden alınmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Rheinwiesenlager</span>

Rheinwiesenlager, İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda yakalanan Alman askerlerini tutmak için ABD Ordusu tarafından Almanya'nın Müttefik işgali altındaki bölgesinde inşa edilen 19 kamptan oluşan bir gruptu. Resmen Savaş Esirleri Geçici Mahfazaları (PWTE) olarak adlandırılan bu birimler, Nisan'dan Eylül 1945'e kadar bir ila iki milyon arasında teslim olmuş Wehrmacht personelini tuttu.