İçeriğe atla

İzak Rabin suikastı

İzak Rabin suikastı
Suikast girişiminden önce
BölgeRabin Meydanı, Tel-Aviv, İsrail
Tarih4 Kasım 1995
Saldırı türü
İzak Rabin
SilahlarYarı otomatik tabanca
Ölü1
Kurbanİzak Rabin
İşleyenlerYigal Amir
SebepOslo anlaşmasını imzalaması

İzak Rabin suikastı, İsrail’in 5. Başbakanı İzak Rabin‘e karşı 4 Kasım 1995 tarihinde Aşırı sağcı olan Yigal Amir tarafından yapılmış olan ve İzal Rabin’in ölümüyle sonuçlanan suikast girişimi.[1]

Suikasttan önce

İsrail ve Filistin arasında barışı sağlamak için uğraşması, Başbakan Rabin’in sonunu hazırlamıştır. Başbakan Rabin, 13 Eylül 1993 tarihinde Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail arasında Oslo anlaşmasını imzalayarak iki devletli çözüm girişimlerde bulunmuştur.[1]

Suikast zamanı

Olay İsrail Kralları Meydanı'nda (şimdiki Rabin Meydanı) düzenlenen Oslo anlaşmalarını desteklemek amacıyla yapılan miting sonrası anlaşmalara karşı çıkan aşırı sağcı Yigal Amir tarafından 4 Kasım 1995 tarihinde gerçekleşmiştir. Başkan Rabin belediye binasının merdivenlerinden arabasının açık kapısına doğru yürürken saldırgan Amir yarı otomatik bir tabancayla Rabin'e üç el ateş etmiştir. İki atış Rabin'e isabet ederken, üçüncü atış Rabin'in korumalarından Yoram Rubin'i hafif şekilde yaralamıştır. Başkan olay sonrası hemen miting alana yakın olan Ichilov Hastanesi'ne götürülmüş, hastanede hemen ameliyata alınmıştır. Başka Rabin, ameliyat esnasında kan kaybından dolayı hayatını kaybetmiştir. Saldırgan Amir ise olay anında başkanın korumaları ve polisler tarafından yakalanmıştır. Daha sonra mahkemeye çıkarılan Amir, suçlu bulunarak müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır. Acil olarak kabine toplantısı yapılmış ve Başkanın yerine Dış işleri bakanı Şimon Peres atanmıştır.[2]

Saldırgan Amir

Suikasttan sonra

Başbakan Rabin’e yapılan saldırı İsrail halkını ve Ülkeleri şoke etmiştir. Yüzbinlerce İsrail vatandaşı başbakanın yasını tutmak için olayın olduğu meydanda toplanmıştır. Kalabalığın çoğu genç vatandaşlardı onlarda toplanıp bir araya gelerek başkanın anısına mumlar yakarak barış şarkıları söylediler. Başbakan Rabin 6 Kasım 1995'te Herzl tepesine defnedilmiştir. Rabin'in cenaze törenine aralarında ABD Başkanı Bill Clinton, Avustralya Başbakanı Paul Keating, Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ve Ürdün Kralı Hüseyin'in de bulunduğu çok sayıda dünya lideri katılmıştır.[3][4]

Suikastın yaşandığı meydan başta olmak üzere birçok kamu kurumu, sokaklar ve caddelere Rabin’in ismi verilmiştir.[5]

Kaynakça

  1. ^ a b "Dünya siyasi tarihinde liderlere yönelik suikastlar". www.aa.com.tr. 21 Ağustos 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Aralık 2023. 
  2. ^ "1995: Israeli PM shot dead" (İngilizce). 4 Kasım 1995. 10 Mayıs 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Aralık 2023. 
  3. ^ "CNN - Assassination and funeral of Yitzhak Rabin". www.cnn.com. 17 Haziran 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Aralık 2023. 
  4. ^ "Shalom haver". web.archive.org. 23 Kasım 2008. 23 Kasım 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Aralık 2023. 
  5. ^ "Jerusalem Post Remembers Yitzhak Rabin". web.archive.org. 3 Mart 2001. 3 Mart 2001 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Aralık 2023. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Yigal Amir</span>

Yigal Amir, 5. İsrail başbakanı İzak Rabin'e suikastı ile bilinen Yahudi aşırı sağcı tetikçi.

<span class="mw-page-title-main">İsrail-Filistin çatışması</span> Levantta devam eden askerî çatışma

İsrail-Filistin çatışması, Filistin ile İsrail Silahlı Kuvvetleri arasında Filistin topraklarında devam eden silahlı çatışmadır. Başta 1897 Birinci Siyonist Kongresi ve 1917 Balfour Deklarasyonu olmak üzere, Filistin'deki bir Yahudi vatanına ilişkin iddiaların kamuoyuna duyurulması, bölgede erken gerilim yarattı. O zamanlar, Yahudi göçü önemli ölçüde artmasına rağmen, bölgedeki Yahudi nüfusu çok azdı. İngiliz hükûmetine "Filistin'de Yahudi halkı için ulusal bir yuva kurulması" için bağlayıcı bir yükümlülük içeren Filistin Mandası'nın kurulması ardından gerilim, Yahudiler ve Araplar arasında çatışmaya dönüştü. Erken çatışmayı çözme girişimleri, 1947 Birleşmiş Milletler Filistin Bölme Planı ve daha geniş Arap-İsrail çatışmasının başlangıcı olan 1947-1949 Filistin savaşıyla sonuçlandı. İsrail-Filistin süregelen durumu, 1967 Altı Gün Savaşı'nda İsrail'in Filistin topraklarını işgal etmesiyle başladı.

<span class="mw-page-title-main">Bülent Ecevit'e suikast girişimleri</span>

Bülent Ecevit'e suikast girişimleri, 1970'li yıllarda Türk siyasetçi Bülent Ecevit'e karşı yapılmış tümü başarısızlıkla sonuçlanmış suikast girişimleri.

<span class="mw-page-title-main">İzak Rabin</span> 5. İsrail başbakanı

İzak Rabin, İsrailli asker ve politikacı. İsrail’in 5. Başbakanı olan Rabin, 1974-77 yılları arasında ve 1992 ile 1995 yılındaki suikastına kadar olan süre olmak üzere iki dönem başbakanlık yaptı.

<span class="mw-page-title-main">Şimon Peres</span> 9. İsrail devlet başkanı

Şimon Peres, İsrailli siyasetçi ve İsrail Devleti'nin 9. Başkanı.

<span class="mw-page-title-main">Binyamin Netanyahu</span> 9. İsrail başbakanı

Binyamin "Bibi" Netanyahu (; İbranice: 

<span class="mw-page-title-main">Nur Batur</span>

Nur Batur Türk gazeteci ve yazar.

<span class="mw-page-title-main">1991 Madrid Konferansı</span> İsrail-Filistin barış konferansı

İspanya hükûmetinin ev sahipliğini üstlendiği, ABD ve SSCB tarafından desteklenen Madrid Konferansı 30 Ekim 1991 tarihinde başlamış ve üç gün sürmüştür. Konferansın amacı İsrail ile Filistin ve Suriye, Lübnan ve Ürdün'ün de içinde bulunduğu Arap ülkeleriyle bir barış süreci başlatabilmekti. Körfez Savaşı'nın hemen ardından bir araya gelen ABD Başkanı George H.W. Bush ve Dışişleri Bakanı James Baker Sovyetler Birliği'ni de yanlarına alarak İsrail, Suriye, Lübnan, Ürdün ve Filistin'i Madrid Konferansı'na çağırmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">John F. Kennedy Suikastı</span> 1963te ABD başkanının öldürülmesi

Başkan John Fitzgerald Kennedy suikastı X, 22 Kasım 1963 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nin 35. başkanı olan John Fitzgerald Kennedy'ye karşı Dallas'ta Lee Harvey Oswald tarafından yapılmış ve Başkan Kennedy’nin ölümüyle sonuçlanmış suikast.

<span class="mw-page-title-main">Oslo I Anlaşması</span>

Oslo I Anlaşması veya Oslo I, resmen Geçici Yönetim Düzenleme İlkelerinin Bildirgesi olarak adlandırılır ve Filistin-İsrail çatışması için bir dönüm noktasıdır. Bu görüşme, İsrail ile Filistin temsilcilerinin üst düzeyde ilk doğrudan yüz yüze anlaşma çabası olarak tarihe geçmiştir. Bu anlaşma görüşmeleri İsrail ve Filistinliler arasındaki çatışmaların iki taraf arasında kalan nihai olarak çözecek bir anlaşma ve gelecekteki ilişkiler için bir çerçeve olarak düşünülmüştü.

<span class="mw-page-title-main">Rabin Meydanı</span>

Rabin Meydanı,, eski adıyla İsrail Kralları Meydanı, İsrail'in kenti Tel Aviv'de bir meydandır. İsrail başbakanı Yitzhak Rabin'in 4 Kasım 1995'te bu meydanda öldürülmesinden sonra bu adı almıştır. Kuzeyinde hükûmet konağı, doğusunda İbn Gabirol Caddesi, güneyinde Frischmann Caddesi ve batısında Hen Bulvarı bulunur. İsrail'deki en büyük meydandır.

<span class="mw-page-title-main">İsrail-Ürdün Barış Antlaşması</span>

İsrail–Ürdün Barış Antlaşması, iki ülke arasında devam eden çeşitli sorunları ve toprak anlaşmazlıkları çözmek amacıyla 1994 yılında imzalanan barış antlaşmadır. İki ülke arasında yaşanan sorunlardan dolayı toplamda 18.3 milyar dolarlık bir kayıp meydana gelmişti. Bu barış antlaşması İsrail ile Filistin Ulusal Yönetimi arasında devam eden Ortadoğu Barış Süreci'nin bir kolu olmuştur. Antlaşma, 26 Ekim'de Arava Vadisi'nin güney sınırlarında imzalanmıştır. Bu antlaşmayla Ürdün, Mısır'dan sonra İsrail ile ilişkilerini normalleştiren 2. Arap ülkesi olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Wye Nehri Memorandumu</span>

Wye Nehri Memorandumu, İsrail ile Filistin Ulusal Yönetimi arasında Oslo II Anlaşması'nı uygulamak amacıyla ABD aracılığıyla Maryland'in doğu kıyılarındaki Wye Nehri civarında yapılan memorandum. Bill Clinton'ın evsahipliğini yaptığı dokuz gün süren bir zirve sonucunda İsrail ve FKÖ arasındaki bu memorandum Washington, DC'deki Beyaz Saray'da 23 Ekim 1998'de imzalanmıştır. Genel anlamda memorandum, Oslo II Antlaşması'nın yerine getirilmesiyle ilgili taraflara düşen karşılıklı sorumluluklara açıklık getirmekteydi. Daha detaylı olarak, Oslo II Antlaşması'nda belirtilen İsrail askerlerinin geri çekilmesi ile ilgili aşamaların ne zaman uygulanacağı ve çekilmenin miktarına değinilmekteydi.

<span class="mw-page-title-main">Sylke Tempel</span> Alman gazeteci ve yazar

Sylke Tempel ,Alman kadın gazeteci ve yazardır.

İşçi Siyonizmi ya da Sosyalist Siyonizm, Siyonist hareketin solcu kanadıdır. Yıllar boyunca, Siyonistler ve Siyonist kuruluşlar arasında en kayda değer eğilim olmuştur. Harekete mensup gruplar, kendilerini, Doğu ve Orta Avrupa’daki Yahudi işçi hareketlerinin Siyonist dilimi olarak gördüler ve birçok ülkede çok sayıda Yahudi üyeye sahip yerel birimler kurdular. Theodor Herzl tarafından kurulan ve Haim Wiezmann tarafından desteklenen Politik Siyonizm’in tersine, İşçi Siyonizmi, bir Yahudi devletinin, İngiltere, Almanya ve ya Osmanlı İmparatorluğu gibi büyük devletlere yanaşıp yardım isteyerek basit bir şekilde kurulamayacağına inanıyordu. Aksine, İşçi Siyonistler, bir Yahudi devletinin ancak Yahudi işçi sınıfının gayretleriyle, İsrail topraklarına yerleşerek ve çalışarak kurulacağına inandılar. Yahudiler, kibbutz ve moşavlar ile ilerici bir Yahudi toplumu ve şehirli Yahudi proletaryasını kurmalıydılar.

Palmaḥ, geçmişte Haganah'ın elit savaş birimine verilen isimdi. 15 Mayıs 1941 tarihinde kurulan Palmach, Filistin Mandası döneminde, Yahudi toplumunun (Yishuv) yeraltı ordusu olmuştur. Birim, İsrail Bağımsızlık Savaşı başladığında, 2000 erkek ve kadına, üç savaş tugayına ve yardımcı hava, deniz ve istihbarat birimlerine sahipti. İsrail ordusu kurulduktan sonra, Palmach'ın üç tugayı dağıtıldı. Bu ve siyasi bazı nedenlerden dolayı, birçok kıdemli Palmach subayı 1950 yılında istifa etti. Palmach, askeri katkılarının yanı sıra, İsrail kültürü ve değerler sistemine büyük katkılarda bulunmuştur. Üyeleri, uzun yıllar boyunca İsrail ordusu komutanlığının belkemiğini oluşturmuştur ve ayrıca, İsrail'de siyaset, edebiyat ve kültür'e önemli isimler kazandırmıştır.

Oslo 2 Anlaşması, Oslo 2 Anlaşmaları, 2. Oslo Anlaşmaları ya da 1995 Oslo Anlaşmaları 28 Eylül 1995 yılında Filistin ile İsrail arasında yapılan bir antlaşmadır. Alınan son kararlara göre Filistin Devleti üç bölgeye ayrıldı. Gazze Şeridi dahil Filistin topraklarının %18'ini oluşturan ve nüfusun çoğunluğunu içeren A bölgesi, tamamen Filistin kontrolü altındadır. %22'lik B bölgesi de Filistin idaresi tarafından yönetiliyor, ancak İsrail Güvenlik Güçleri'nin kontrolü altında. Geriye kalan %60'lık bir kısım ise hem idari hem de güvenlik yönünden tamamen İsrail kontrolü altındadır. Bu antlaşma hâlâ geçerlidir.

Gazze-Eriha Anlaşması, resmi olarak Gazze Şeridi ve Eriha Bölgesi Anlaşması olarak adlandırılmaktadır. Filistin özerkliğinin ayrıntılarının sonuçlandırıldığı Oslo I Anlaşması'nın devamı niteliğindeki bir anlaşmaydı. Anlaşma genel olarak 1994 Kahire Anlaşması olarak bilinir. 4 Mayıs 1994'te Yaser Arafat ve dönemin İsrail Başbakanı Yitzhak Rabin tarafından imzalandı.

<span class="mw-page-title-main">Post-Siyonizm</span>

Post-Siyonizm, bazı İsrailliler, diaspora Yahudileri ve diğerlerinin, özellikle akademide, Siyonizm'in 1948'de modern İsrail Devleti'nin kurulmasıyla ideolojik misyonunu yerine getirdiği ve bu nedenle Siyonist ideolojinin sonuna gelindiği yönündeki görüşlerini ifade eder. Sağcı Yahudiler bu terimi aynı zamanda 1993 ve 1995 Oslo Anlaşmaları ışığında İsrail siyasetinin sol kanadına atıfta bulunmak için de kullanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Oslo Anlaşmaları</span> İsrail-Filistin barış sürecindeki anlaşmalar

Oslo Anlaşmaları, İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) arasında 1993 yılında Washington, DC'de imzalanan Oslo I Anlaşması ve 1995 yılında Mısır'ın Taba kentinde imzalanan Oslo II Anlaşması'dır. Bu anlaşmalar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 242 sayılı kararı ve 338 sayılı kararı temelinde bir barış anlaşmasına ulaşmayı ve "Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını" yerine getirmeyi amaçlayan bir barış süreci olan Oslo sürecinin başlangıcına işaret ediyordu. Oslo süreci, Norveç'in Oslo kentinde yapılan gizli görüşmelerin ardından başladı ve hem FKÖ'nün İsrail'i tanıması hem de İsrail'in FKÖ'yü Filistin halkının temsilcisi ve ikili müzakerelerde bir ortak olarak kabul etmesiyle sonuçlandı.