İçeriğe atla

İslam'da siyasi mezhepler

Yeşil renk Sünnilik'in, kırmızı renk Şiilik'in, mor renk ise Haricilik'in çoğunlukta olduğu bölgeleri temsil etmektedir.

İslam'da siyasi mezhepler, İslam tarihi boyunca, siyasi tartışmalar ve görüş farklılıkları sonucu ortaya çıkan mezheplerdir. İslam'da Sünnilik, Şiilik ve Haricilik olmak üzere üç ana mezhep vardır. Bu mezhepler de çeşitli açılarından kendi içinde alt mezheplere sahiptir. En önemlilerinden biri ve ilk olarak şekilleneni, halifelik tartışmaları sonucu ortaya çıkan Şia'dır. Haricîler ve Vahhâbîler de sayılabilir. İslâm dünyası içerisinde Sünniler %83'lük kısmı, Şiiler %15'lik kısmı ve Hariciler ise %2'lik kısmı oluşturmaktadır.

Sünniler

Sünniler günümüzde i'tikadî açıdan Mâtûridîyye ve Eş'ârîyye, fıkhî açıdan da sırayla Hanefî, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine bağlıdırlar. Bu dört mezhepten ilki olan Hanefîlik, Mâtûridîliğe diğer üç mezhep (Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî) ise Eş'ârîliğe bağlıdır. Bu mezhepler dışında, Sünnîlik'te icma-i ümmete, kıyasa ve re'ye başvurulmasını kabul etmeyen, her sorunun çözümünü Kur'an'da, Sünnette, sahabe ve tabiunun görüş ve uygulamalarında arayan bir grup daha vardır. Bunlar; Selefiyye veya Selefiyyun (geçmişe bağlılar) olarak anılır. Bu düşünceye bağlı olanlar ortaya çıkan yeni sorunlara çözüm bulmakta yetersiz kaldıkları için fazla taraftar bulamamışlardır.

Hanbeliler ve Selefiler

Hanbelîlik, Selefiyye anlayışına en yakın görüşe sahip olan Sünnî fıkıh mezhebidir. Ayrıca günümüz Sünnî âlimleri tarafından i'tikadî bakımdan Selefî düşünceye sahip olanlar, Sünnî olarak kabul edilmeyip, i'tikaden Mücessime'den oldukları farz edilmektedir.

Şiiler, Batıniler ve Hariciler

Tarihte Müşebbihe ve Mücessime anlayışına yakın birçok Gulat-ı Şiâ fırkasının varlığından söz edilmektedir. Ama bu fırkaların çoğu günümüze ulaşamamıştır. Ayrıca Gulat-ı Şiâ fırkaları günümüzde olduğu gibi geçmişte de günümüzde varlığını koruyan Şiiliğin çoğunluk mezhebi İsnaaşeriyye tarafından İslam dışı kabul edilmekteydi. Şiîler'in günümüzde bağlı olduğu en büyük fırka ise İmamiye Şiası'ndan olan İsnaaşeriyye'dir. Bunun dışında sayıları az olmakla birlikte Zeydîyye fırkası, bazen İmamiye'nin bir kolu olduğu da farz edilen İsmâilîyye ve Gulat-ı Şiâ'dan Nusayr’îyye fırkası da günümüze ulaşmıştır. Bâtınîliğin ilk teşkilâtlandırıcılarından Meymûn’ûl-Kaddâh’ın da İsmâilîlik ve Gulat-ı Şiâ i'tikatları üzerinde büyük etkisi olmuştur. Haricîler'in ise günümüze ulaşmış olan tek fırkası İbadiyyedir.

İslâm'da Siyâsî ekôller ve fıkhî mezhepler[1]

Günümüzde siyasi ve fıkhî mezheplerin dünya üzerine dağıldığı yöreler.

Şîʿa-i Muhlîsîn:[2] Sünnîler ve Zeydîler

  • Şîʿa-i Ulâ[2] (Ehl-i Sünnet vel Cemaat)
    • Hanefîlik
    • Malikîlik
    • Şafiîlik
    • Hanbelîlik
      • Selefiyye
        • Takiy’ûd-Dîn İbn-i Teymiyye
          • Ghulat Selef’îyyûn
            • Vehhabilik
  • Zeydîlik
    • Betr’îyye/Sâlih’îyye
    • Cerîr’îyye/Süleyman’îyye
    • Yemen Zeydîleri
      • Kâsım’îyye
      • Hadâv’îyye
      • Muhteria
      • Mutarrif’îyye
    • Alavîler
      • Nâsır’îyye
      • Kâsım’îyye
    • Ghulat Zeydiyye
      • Cârûd’îyye
      • Nâim’îyye
      • Ya'kûb’îyye

Haricîler[3]

Ghulat-i Şîʿa

  • Sebe’îyye (ʿAbd Allâh İbn-i Sebe)
  • Hattâb’îyye (Ebû’l-Hattâb el-Esedî)
    • Bezîg’îyye
    • Hattâb’îyyet-ûl Mutlâka
  • Keysân’îyye
    • Muhtâr’îyye/Keysân’îyyet'ûl-Hullas
    • Hâşim’îyye
      • Harb’îyye
      • Muâv’îyye/Cennâh’îyye
        • Hâris’îyye
      • Beyân’îyye
    • Râvend’îyye
      • Rizâm’îyye
        • Bû’ Müslim’îyye
          • Sinbâd’îyye
          • Berkûk’îyye
          • Havâl’îyye
        • Muhammira
          • Mukannaʿîyye
          • Hûrremdîn’îyye
            • Bâbek’îyye
            • Mazyâr’îyye
            • Kızılbaşlar
          • Kûl’îyye
        • İshâk et-Türk’îyye
      • Riyâh’îyye
    • Kerb’îyye

Şîʿa-i Bâtın’îyye (Abd’Allah İbn-i Meymûn)

  • Hallâc’îyye
  • Hulûl’îyye
  • Alevîler (Tasavvufî-Bâtınîler)
  • Hulmân’îyye
  • Karmatîler
    • Ebû Saʿid’îyye
    • Cennâb’îyye
  • Ghulat Bâtıniyye
    • Keyyâl’îyye
    • Hâkim’îyye (Dürzîler)
    • Sabbah’îyye (Elemûtlar)

İmamiye Şiası: İsmâilîyye ve İsnaaşeriyye

  • İmamiye-i Seb’îyye (İsmâilîlik)/Yedicilik
    • El-İsmâʿîliyyet’ûl-Hâlisa (Yediciler)
    • Mustâlîlik
    • Nizârîler (Nizâr’îyye)
  • İmâmiye-i İsnâ‘aşer’îyye/Onikicilik
    • Câferîlik
    • Alevîlik
  • Ghulat İmamiyye
    • Mûgır’îyye
    • Mansûr’îyye
    • Azâkıra
    • Albâ’îyeyye (Ulyâ’îyye)
    • Zemm’îyye
    • Ayn’îyye
    • Mim’îyye
    • Sîn’îyye
    • Muhammise
    • Şûray’îyye
    • Gurâb’îyye
    • Zübâb’îyye
    • Nusayr’îyye

Şemânîlik’den İslâmiyet’e bağlananlar

İslâmiyet’ten çıkan Dinler

İslâm dışı dinler

Kaynakça

  1. ^ Mustafa Öz, Mezhepler Tarihi ve Terimleri Sözlüğü, Ensar Yayıncılık, İstanbul, 2011.
  2. ^ a b Balcıoğlu, Tahir Harimi, Türk Tarihi’nde Mezhep Cereyanları, Hilmi Ziyâ Neşriyâtı, Ahmet Sait Tab’ı, 1940.
  3. ^ Muhammed Ebû Zehra, İslâm’da Siyâsî ve İ’tikadî Mezhepler Tarihi, Ethem Ruhi Fığlalı ve Osman Eskicioğlu Tercümesi, Yağmur, İstanbul, 1970.

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

Râfızîlik veya Râfızîler, başlangıçta Zeyd bin Ali’den ayrılanlara, daha sonra bütün Şiî fırkaları ile Şiî unsurları taşıyan bazı bâtınî grupları tanımlamakta kullanılan bir tâbirdir. Lügâtte; Râfızî kelimesi "terk eden, ayrılan, bırakan kimse" manalarına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Caferilik</span> İslam dininde bir fıkıh ekolü

Câferîlik ya da Câʿferîyye, İslam dininin Şii fıkıh mezheplerinden biridir. İsmini kurucusu olan Ca'fer es-Sâdık'tan (699-765) alır. Başta İran olmak üzere Azerbaycan ve Irak'ta yaygındır. Yer yer Türkiye'nin Kars, Iğdır gibi illerinde ve bazı İslam toplumlarında görülmektedir. İsnâ‘aşer’îyye'nin temelini teşkil eden fıkıh ekolüdür. Şiîlerin çoğunluğunun mensup olduğu fıkhî mezheptir. Günümüzde Şiîler başlıca üç ana fırkaya ayrılmışlardır. Bunlar nüfus oranlarına göre sırasıyla İsnâ‘aşer'îyye, İsmâ‘îl’îyye ve Zeyd’îyye fırkalarıdır. İran'nda hakim olan İsnâ‘aşer'îyye fırkasının %90'ının takip ettiği resmî fıkhî mezhep Câferîlik'tir. Ayrıca, İsmâ‘ilîğin Mustâ‘lî-Tâyyîb’îyye kolu tarafından da fıkhî meselelerde takip edilmekte olan mezheptir.

İslâm dîni fıkhî mezhepleri; İslam coğrafyasında dînî bölünmeleri ifade etmekle birlikte bu bölünmelerin başlangıcı dînî değil, siyâsî ve sosyal bölünmelerden oluşmaktadır.

Müşebbihe ya da Teşbîh, İslâm dininde Allah'ı yaratılmış olanların sıfatlarıyla anan ve kendisinin yarattıklarına benzeten i'tikat mensuplarının oluşturdukları i'tikadî mezheplerin tamamına mal olan bir tâbirdir. Günümüzde ise İslâm dini itikadî mezhepleri içerisinde, ne Şiîlik mezhepleri arasında ne de Sünnîlikte mensubu kalmamış olan bir i'tikattır. Tarihte Gâl’îyye'den olduğu kabul edilen siyâsî mezheplerin çoğu itikadî açıdan bu mezhebin takipçileriydiler. Mûsevîlik'te bahsi geçen Yahveh ise "Müşebbihe" i'tikadının bir örneğini teşkil etmektedir.

Mücessime, cisimleşme ya da tescîm; İslâm dininde eskiden mevcut olan itikadî bir fırkanın adı. Aynı zamanda İslâm dini itikadî mezhepleri içerisinde sadece Ghulat-i Şîʿa'dan olan mezhepler arasında mevcut bir itikat olup, bu fırkalar günümüzde varlığını koruyan itikadî İslâm mezhepleri olan Sünnîlik ve Şiîlik tarafından İslâmdışı olarak kabul edilmektedir.

Şiilik veya Şia, Muhammed'den sonra devlet yönetiminin Ali'ye ve onun soyundan gelenlere ait olduğu fikrini savunan; Ali ile birlikte onun soyundan gelen imamların günahsızlığına, yanılmazlığına ve bizzat Allah tarafından imam olarak seçildiklerine dair inanışların ortak adıdır. İslam dünyası içerisinde Müslüman nüfusun yüzde 10-15'lik kısmını oluşturur. Siyasi saiklerle ortaya çıkan bu ayrılık, zaman içinde fıkhi ve itikadi bir alt yapı kazanarak mezhepleşmiştir.

İtikâdî mezhepler veya Akide mezhepleri ya da İnanç mezhepleri, İnançla ilgili konular İslam'da başlangıçta bir fıkıh dalı kabul edilen kelâm, daha sonra ilm-i tevhid olarak adlandırılmıştır. Daha sonraları Fıkıh, amelî meseleler üzerinde, kelâm ise itîkâdî meseleler üzerinde yoğunlaşmıştır. Müslümanlar, İslâm Peygamberi Muhammed döneminde akıllarındaki soruları hemen ona sorabiliyorlardı. Ancak peygamberin ölümünden sonra sorularına cevap bulamayınca zamanın büyük İslam alimleri Kur'an'ı akıl ile yorumlamaya koyuldular. Böylelikle de i'tikadi mezhepler oluşmuş oldu. Bu mezhepler farklı coğrafyalara yayıldı ve oralarda benimsendi.

<span class="mw-page-title-main">İsmaililik</span> İslâmın Şiilik koluna bağlı bir mezhep

İsmâilîlik, adını İsmâil b. Ca'fer es-Sâdık'tan alan Şii mezhebi.

İslam mezhepleri, başlangıçta İlk dönemlerde Ali ile Muâviye b. Ebû Süfyân arasındaki savaş ve İslâm toplumundaki bölünme Ehl-i Sünnet, Şîa ve Hâricîler şeklinde ilk mezhepsel ayrışmayı beraberinde getirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Bâtınîlik</span> İslam dininin kutsal kitabı olan Kuranın bâtıni tevillere dayanan ezoterik yorumu

Bâtınîlik ya da Bâtınîyye ; İslamda Kur'an ayetlerinin görünür anlamlarının dışında, daha derinde gerçek anlamları bulunduğu inancı, ayetleri buna göre yorumlayan akıma Bâtınîlik, bu düşünceyi benimseyen kişiye de Bâtınî denir. Şiîlikte bu anlamları ancak Tanrı ile ilişki kurabilen ve Ali'nin soyundan gelen masum On İki İmam'ın bilebileceğine inanılır.

Yedicilik ya da Arapça orijinal ismiyle Seb’îyye/İmâmet ; Bâtıniyye-İsmâiliyye itikadının İmâmet kuramını tanımlamakta kullanılan bir tâbir olup, İsmâiliyye mezhebinden olmayan diğer Şîa-Bâtıniyye itikatlar ile Hasan Sabbâh'ın "Haşîşiyye" itikadı için de geçerlidir. Irak kıt’asında fi’len Şîa-i Bâtıniyye’yi teşkilâtlandıran Meymûn el-Kaddâh’dan itibaren zamanımızdaki Hindistan Bâtınîleri’nin reisi ve Nizâriyye’nin mukaddes makâmının Sâhib-î Â’zamları olan Ağa Hanlar’a gelinceye kadar geçen on üç asırlık “Bâtıniyye” tarihini topyekün mütalaa etmedikçe bu önemli harekâtın ortaya çıkardığı mezhebe dâir hakikî bir fikir elde etmek mümkün değildir.

<span class="mw-page-title-main">Muhammed bin İsmâil eş-Şâkir</span>

Muhammed bin İsmâil eş-Şâkir ya da Muhammed bin İsmâil el-Mektûm İsmail bin Ca'fer es-Sâdık'in oğlu ve İsmaililik Mezhebi'nin kurucusudur. Abbâsîler devrinde çeşitli Şîʿa fırkaları tarafından yönetime karşı gizli bir muhalefet hareketi tertip edilmekteydi. Bu muhalefet gruplarının arasında Ön-İsmâ'îlî topluluklarının destekçilerinin en tanınmışlarından olan “Mûbârek’îyye” adı verilen fırka da yer almaktaydı. İsmâ'îlî düşünce sistemine göre, İmâm Câʿfer es-Sadık ikinci oğlu olan İsmâil bin Câ'fer el-Mûbarek’i İmâmet’e veliaht olarak tayin etmişti. Bununla beraber, İsmâ‘îl'in babasından evvel ölümü üzerine bazıları onun gizlendiğini iddia ettiyseler de, Ön-İsmâ‘îlî fırkaları onun ölümünü kabullenerek İsmâ‘îl’in en büyük oğlu olan Muhammad bin İsmâ‘îl’i imâmları olarak tanıdılar.

Ghulat-i Şîʿa ya da Galiyye, Şii teolojide Ehli beytten bazı kişilere ilahlık atfeden veya ana akım Şiiler tarafından "aşırı" olarak tanımlanan ekstremist grupları (fırka) tanımlamakta kullanılan bir tâbirdir. Müellihe de denir. Daha sonraki dönemlerde 12 imamcılar, Zeydiler veya bazen de mutedil İsmaililer tarafından kabul edilmeyen Şii gruplar için kullanılmıştır. İmâmet i'tikadı konusunda aşırı görüşler besleyerek Şîʿa'ya bağlanan gruplar ve Müslüman görünüp Ali ve onun soyundan gelen imâmlara ilâhlık veya peygamberlik isnâdında bulunanlar için kullanılmıştır.

Hattâb'îyye, İslâmiyet'e ilk defa hulûl bâtıl i'tikadının girmesine vesile olan "Cifr İlmî" mûcidi Ebû'l-Hattâb el-Esedî tarafından kurulan bir Ghulat-i Şîʿa fırkasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Tayyib Ebu'l-Kasım</span>

Et-Tâyyîb Ebû’l-Kâsım. Evvelki hâlife El-Âmir bi'Ahkâmi’l-Lâh'ın oğlu olan "Ebû’l-Kâsım" İsmâilîyye-Mustâlîlik mezhebinin Mustâ‘lî fıkhına göre yirmi birinci İmâmdır.

Meymun el-Kaddah Bâtınîliğin ve İsmâ‘îl’îyye mezhebinin, özellikle de Nizârî fıkhının gerçek kurucusu. Kur'an-ı Kerîm’in "te’vil" olarak nitelendirilen mecazî tefsirinin moda olduğu dönemlerde bu görevi en ciddi şekilde üstlenerek dinî bir felsefe akımının evrim sürecini başlatan şahsiyettir. Sözde oftalmolog ama gerçekte şüphesiz ok ve mızrakların saplarının üreticisi olan Meymûn el-Kaddâh, Beşinci İsnâ‘aşer’îyye İmmâmı Muhammed el-Bakır'ın Mekkeli müridlerindi ve oğlu ʿAbd Allâh ibn-i Meymûn'a Altıncı İsnâ‘aşer’îyye İmmâmı Câʿfer es-Sâdık'ın öğretilerini nakletmişti. Böylece baba-oğul İsnâ‘aşer’îyye-İmâmiye öğretisine kuvvetle vakıf olan şahsiyetlerdendi. Aslen Huzistan Eyaleti'nde Qūraǰ al-ʿAbbās'tan olup "Gnostik-Bardesanite-Düalist" inanç sahiplerindendiler. Ayrıca, mevcut inanç ve geleneklere kuvvetle muhalif, kışkırtıcı inanç ve i'tikat sahibi Ghulat-i Şîʿa'dan Ebû’l-Hattâb el-Esedî'nin öğretilerinin de takipçisiydiler. Aḵū Moḥsen'e göre oğul "ʿAbd Allâh ibn-i Meymûn" Karmatîlik öğretisinin gerçek atasıydı.

Râvend'îyye; Abbâsî Ailesi'nin reisi ve Keysân’îyye imâmı sıfatıyla Muhammed bin Ali'nin dâ’îleri listesinde yer alan "'Abd Allâh el-Râvendî" tarafından oluşturulan ve Ghulat-i Şîʿa’dan olan bu fırka zaman içerisinde Horasan'da fa'aliyet gösteren tüm Abbâsî taraftarı ve Emevî aleyhtarı Keysân’îyye fırkalarını bünyesinde barındırır bir hâle gelmişti. Râvend’îyye'nin İmâmet i'tikadına göre Allâh’û-Celle-Celâle’hû kendi ruhunu önce peygambere, peygamberden sonra da sırasıyla önce peygamberin amcası Abbas bin Abdülmuttalib'e sonra onun oğlu Abdullah bin Abbas'a intikâl ettirdikten sonra, Abbâsî Ailesi fertlerinden olan Ali, Muhammed, İbrahim, Ebû’l Abbâs "es-Seffah" ve Ebû Câfer "el-Mansûr"'nin bedenlerine hulûl ederek onlar aracılığıyla yeryüzünde tecelli etmiştir. Daha sonraları ise "Râvend’îyye" mensuplarının Hâlife El-Mansûr'a uluhîyyet isnâd etmeğe başlamaları üzerine Mansûr tarafından aleyhlerinde şiddetli bir tâkibât başlatılarak mezhebin taraftarları ağır cezalara çarptırılınca, "Râvendîler" önce onun imâmlığını reddetmişler, sonra da imâmeti gasp etmekle ithâm ederek kendisine sûikâst tertip etmişler ama Hâlife El-Mansûr bu sûikâstten sağ olarak kurtulmuştu.

Muhammira, Kızıllar Mezhebî ya da Kızıl-Giyinenler Fırkası; “Muhammira (Kızıl-Giyinenler) Mezhebi”, El-Mukannaʿîyye, Hûrremdîn’îyye ve Kûl’îyye gibi aslen “Mazdekçî” olan fırkalar tarafından oluşturulan mezheplerin mensuplarını tanımlamada kullanılan bir ortak üst kimlik tâbiriydi. Hürremdîn’îyye Mezhebi ise aslen Azerî ve Türkmen boylarından oluşan “Bâbek’îyye” ve “Mazyâr’îyye” fırkalarından müteşekkildi. Bû’ Müslim’îyye, Muhammira, ve İshâk et-Türk’îyye gibi hep Türkler’den oluşan bu mezheplerin tamamı “Rizâm’îyye” mezhebinin uzantıları olup “Riyâh’îyye” fırkası ile birlikte Râvend’îyye’nin taraftarlarından müteşekkil olan mezheplerdi. Bu mezheplerin hepsinin ortak yanlarıysa i’tikaden Mücessime’den olmaları ve “Muhtâr’îyye”, “Hâşim’îyye”, “Kerb’îyye” mezhepleri gibi Ghulat-i Şîʿa’dan olan ve “Ali’nin oğullarından Muhammed bin el-Hânifîyye’nin ulûhiyyetini esas alarak Keysân’îyye” mezhebinden türeyen kollar” olmalarıydı. Abdülbaki Gölpınarlı'ya göre ise "Kızılbaşlar", Hûrremîler'in ruhânî torunlarndan başka bir şey değillerdi.

Şiîliğin kronolojik tarihi Nüfuslarına göre bir tahmin yapılacak olunursa, yaklaşık olarak Dünya'daki toplam Müslüman nüfusun %87-88'i Sünni ve yaklaşık %11-12'si de büyük bir ekseriyeti Onikiciler i'tikadına mensup olan Şiîler'den müteşekkildir. 12-15 Milyon arasında olan İsmaili nüfusu da Şiîliğin içerisinde yaklaşık olarak %10'nun üzerinde, tüm İslâm Dîni içerisinde ise %1'in hemen üzerindedir.

Kerb'îyye; Muhammed bin el-Hânifîyye'nin ölmediğine, fakat Medine'nin batısındaki Radva Dağı'nda yaşamakta olduğuna, yanında bulunan bir aslan ve bir de kaplan tarafından korunmakta olduğuna ve yiyeceğinin sabah akşam kendisine ulaştırılmakta olduğuna inanılan Ebû Kerb’ed-Darîr ve ona tâbi olanların oluşturduğu Keysân’îyye'nin kollarından ve Ghulat-i Şîʿa'dan olan bir fırka.