İçeriğe atla

İntrakraniyal anevrizma

İntrakraniyal anevrizma
Diğer adlarSerebral anevrizma, beyin anevrizması
Baziler arter ve vertebral arter anevrizması
Olağan başlangıcı30–60 yaş aralığı
UzmanlıkInterventional neuroradiology, Beyin ve sinir cerrahisi, nöroloji Bunu Vikiveri'de düzenleyin
BelirtilerSemptomsuz veya ciddi baş ağrısı, görme problemleri, bulantı ve kusma, konfüzyon[1]
NedenleriHipertansiyon, infeksiyon, kafa travması[2]
Risk faktörüTütün kullanımı, yaş, aile öyküsü, kokain kullanımı[3]
TanıAnjiografi, BT
TedaviEndovasküler koiling, cerrahi klipleme, serebral bypass cerrahisi, pipeline embolizasyon

Beyin anevrizması veya Serebral anevrizma olarak da bilinen intrakraniyal anevrizma, çoğunlukla bir serebral arter duvarındaki zayıflık sonucu damarda lokal bir genişleme veya balonlaşmanın gerçekleştiği serebrovasküler hastalıktır.

Serebral dolaşımın posterior (arka) kısmındaki anevrizmalar (baziler arter, vertebral arterler ve posterior komünikan arter ) daha yüksek yırtılma riskine sahiptir. Baziler arter anevrizmaları tüm intrakraniyal anevrizmaların sadece %3-5'ini oluşturur ancak posterior dolaşımda en sık görülen anevrizmalardır.

Sınıflandırma

Beyin anevrizması diyagramı.

Beyin anevrizmaları hem boyut hem de şekle göre sınıflandırılır. Küçük kabul edilen anevrizmaların çapı 15 mm'nin altındadır. Büyük olarak sınıflandırılanları (15 ila 25 mm) dışında, dev (25 – 50 mm) ve süper dev (50 mm'nin üzerinde) boyutta lezyonlar da vardır.[4]

Berry (sakküler) anevrizmalar

Berry anevrizmaları olarak da bilinen sakküler anevrizmalar, yuvarlak bir tomurcuk olarak görünür ve en yaygın serebral anevrizma şeklidir.[5][6] Nedenleri arasında bağ dokusu bozuklukları, polikistik böbrek hastalığı, arteriyovenöz malformasyonlar, tedavi edilmemiş hipertansiyon, tütün kullanımı, kokain ve amfetaminler, intravenöz ilaç kötüye kullanımı (bulaşıcı mikotik anevrizmalara neden olabilir), alkolizm, yoğun kafein alımı, kafa travması ve arter duvarı enfeksiyonları bulunur. Bakteriyemi kaynaklı olarak mikotik anevrizmalar oluşabilir.[7]

Fuziform anevrizmalar

Fuziform (dolikoektatik) anevrizmalar, sadece bir arter duvarının tüm segment ve alanında genişlemesini temsil eder. Tahminen yıllık yüzde 1,6-1,9 arasında yırtılma riski vardır.[8][9]

Mikroanevrizmalar

Charcot-Bouchard anevrizmaları olarak da bilinen mikroanevrizmalar tipik olarak küçük kan damarlarında (300 mikrometreden küçük çaptaki), çoğunlukla bazal gangliyonların lentikülostriat damarlarında görülür ve kronik hipertansiyon ile ilişkilidir.[10] Charcot-Bouchard anevrizmaları kafa içi kanamanın yaygın bir nedenidir.[11]

Belirti ve bulgular

Küçük ve hızlı bir değişim göstermeyen anevrizmalar herhangi bir bulgu vermeyebilir. Bir anevrizma yırtılmadan önce, kişi ani ve alışılmadık derecede şiddetli baş ağrısı tarifler. Bunun yanında mide bulantısı, görme bozukluğu, kusma ve bilinç kaybı gibi semptomlar yaşayabilir veya hiç semptom göstermeyebilir.[12]

Subaraknoid kanama

 Bir anevrizma yırtılırsa, beynin çevresindeki ve içerisindeki boşluklara kan sızmaya başlar. Buna subaraknoid kanama denir. Başlangıç genellikle belirti göstermeden ani gerçekleşebilir. Kişi "o güne kadar yaşamadığı şiddette baş ağrısı yaşadığını" ifade edebilir.[13][14] Subaraknoid kanamanın semptomları, anevrizmanın yeri ve boyutuna bağlı olarak farklılık gösterir.[14] Rüptüre bir anevrizmanın belirtileri şunları içerebilir:[15]

  • birkaç saatten günlere kadar sürebilen ani şiddetli baş ağrısı,
  • mide bulantısı ve kusma,
  • uyuşukluk, kafa karışıklığı ve/veya bilinç kaybı,
  • görsel anormallikler,
  • menenjizm
  • baş dönmesi

Hemen hemen tüm anevrizmalar tepe noktalarına yakın yırtılır. Bu subaraknoid boşlukta ve bazen beyin parankiminde kanamaya yol açar. Anevrizmadan küçük bir kan sızıntısı, yırtılmadan (rüptür) önce başlayabilir ve bu da baş ağrılarına neden olabilir. Hastaların yaklaşık %60'ı rüptürden hemen sonra ölür.[16] Daha büyük anevrizmaların yırtılma eğilimi daha fazladır, ancak çoğu yırtılmış anevrizmanın çapı 10 mm'den azdır.[17]

Mikroanevrizmalar

Mikroanevrizma kavramı küçük boyutlu anevriamaları tarif etmek için kullanılmaktadır. Rüptüre bir mikroanevrizma, fokal nörolojik defisit ile bulgu veren intraserebral kanamaya neden olabilir.[17]

Yeniden kanama, hidrosefali (beyin omurilik sıvısının aşırı birikimi), vazospazm (kan damarlarının spazmı veya daralması) veya çoklu anevrizmal oluşumu da gerçekleşebilir. Beyin anevrizmasından yırtılma riski anevrizmanın boyutuna göre değişir, anevrizma boyutu arttıkça risk de artar.[18]

Vazospazm

Vazospazm, damar daralması anlamını taşır ve subaraknoid kanama sekonder olarak ortaya çıkabilir. En sık 21 gün içinde ortaya çıkmakta ve hastaların %60'ında görülmektedir. Vazospazmın subaraknoid boşlukta biriken makrofajlar ve nötrofiller gibi inflamatuar hücrelerin apoptozisine sekonder olduğu düşünülmektedir. Bu hücreler, kanayan bölgede biriken kan hücrelerini fagosite etmek için dolaşımdan subaraknoid boşluğa geçerler. Apoptozu takiben, vazospazma neden olan endotelinler ve serbest radikaller de dahil olmak üzere vazokonstriktörler bölgeye salınmaktadır.[19]

Risk faktörleri

İntrakraniyal anevrizmalar, edinsel veya genetik koşullardan kaynaklanabilir. Hipertansiyon, sigara, alkolizm ve obezite beyin anevrizmalarının gelişimi ile ilişkilidir.[20][17][21] Kokain kullanımı ayrıca kafa içi anevrizmaların gelişimi ile ilişkilendirilmiştir.[14]

Kafa travması ve enfeksiyonlar da sorumlu tutulabilmektedir.[20]

Genetik bağlantı

Aort koarktasyonu da arteriyovenöz malformasyon gibi bilinen bir risk faktörüdür.[20][22] Bağ dokusu hastalığı ile ilişkili genetik durumlar anevrizmaların gelişimi ile de ilişkili olabilir.[13] Bu hastalıklar şunları içerir:[23]

Perlekan, elastin, kolajen tip 1 A2, endotelyal nitrik oksit sentaz, endotelin reseptörü A ve sikline bağımlı kinaz inhibitörü dahil olmak üzere, belirli genlerin kafa içi anevrizmaların gelişimi ile ilişkisini de bildirmiştir. Son zamanlarda, intrakraniyal anevrizmaların gelişimi ile ilgili olarak birkaç genetik lokus tanımlanmıştır. Bunlar 1p34–36, 2p14–15, 7q11, 11q25 ve 19q13.1–13.3'ü içerir.[24]

Sakküler anevrizmalar

Kafa içi sakküler anevrizmaların en sık görüldüğü yerler

Sakküler anevrizmalar hemen hemen her zaman kan damarlarındaki kalıtsal zayıflıkların bir sonucudur ve sıklık sırasına göre şu arterleri etkiler;[25][26][27]

Teşhis

ACOM'da (anterior komünikan arter) 2,6 mm çapında anevrizmayı gösteren BT anjiyografi.

Şüphelenildiğinde, intrakraniyal anevrizmalar manyetik rezonans veya BT anjiyografi kullanılarak radyolojik olarak teşhis edilebilir.[28] Ancak bu yöntemlerin küçük anevrizmaların teşhisi için sınırlı duyarlılığı vardır.[28] Bir anevrizmanın rüptüre olup olmadığının belirlenmesi tanı için kritik öneme sahiptir. Lomber ponksiyon (LP), anevrizma rüptürünü (subaraknoid kanama ) belirlemek için altın standart tekniktir. LP gerçekleştirildikten sonra, BOS değerlendirilir.[29]

Tedavi

Klemplemeye hazır Mayfield ve Drake anevrizma klipleri

Rüptüre serebral anevrizması olan bireyler için acil tedavi genellikle bozulan solunumun düzeltilmesini ve kafa içi basıncının düşürülmesini kapsamaktadır. İntrakraniyal anevrizmaların tedavisi için iki seçenek vardır: cerrahi kapama (klipleme) veya endovasküler koil uygulaması. Mümkünse, yırtılmış anevrizmayı iptal etmek ve tekrarlayan kanama riskini azaltmak için genellikle kanamadan sonraki ilk 24 saat içinde cerrahi klipleme veya endovasküler koiling yapılır.[30]

Büyük bir meta-analiz, cerrahi klipleme ve endovasküler koil sonuçları ve risklerinin istatistiksel olarak benzer olduğunu bulmuş olsa da, bir fikir birliğine varılamamıştır.[31] Yapılmış bir çalışmada intraserebral anevrizmalar endovasküler koil kullanılarak tedavi edildiğinde daha yüksek bir nüks oranına işaret ediyor gibi görünmektedir.

Prognoz

Sonuçlar anevrizmanın boyutuna bağlıdır.[32] Küçük anevrizmaların (7 mm den az) yırtılma riski düşüktür ve yavaş büyürler.[32] Bu boyuttaki anevrizmalarda yırtılma riski yüzde birden azdır.[32]

Rüptüre bir serebral anevrizmanın prognozu, anevrizmanın kapsamına ve konumuna, kişinin yaşına, genel sağlığına ve nörolojik durumuna bağlıdır. Rüptüre serebral anevrizması olan bazı kişiler ilk kanamadan sonra ölürler.

Kaynakça

  1. ^ "Brain aneurysm - Symptoms and causes". Mayo Clinic. 15 Ağustos 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2021. 
  2. ^ "Arşivlenmiş kopya". 28 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2021. 
  3. ^ "Arşivlenmiş kopya". 15 Ağustos 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2021. 
  4. ^ "What You Should Know About Cerebral Aneurysms". www.hopkinsmedicine.org. 30 Eylül 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2021. 
  5. ^ "What You Should Know About Cerebral Aneurysms". www.hopkinsmedicine.org. 30 Eylül 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2021. "What You Should Know About Cerebral Aneurysms" 30 Eylül 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. www.hopkinsmedicine.org.
  6. ^ Neurological differential diagnosis : a prioritized approach. 3. Dr. Oxford: Blackwell Publishing. 2005. s. 133. ISBN 978-1-4051-2039-5. 
  7. ^ Koutsothanasis G.A.; Sampath R., Berry Aneurysm (update: October 2, 2020). Link https://www.ncbi.nlm.nih.gov/books/NBK557480/ 17 Ağustos 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  8. ^ Xu (7 Nisan 2017). "Dolichoectatic aneurysms of the vertebrobasilar system: clinical and radiographic factors that predict poor outcomes". Journal of Neurosurgery (İngilizce). 128 (2): 560-66. doi:10.3171/2016.10.JNS161041. ISSN 1933-0693. PMID 28387624. 9 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2021. 
  9. ^ Fusiform and dolichoectatic aneurysms By James R Brorson MD (Dr. Brorson of the University of Chicago received consultation fees from CVS-Caremark, National Peer Review Corporation, and Medico-legal Consulting.) Originally released October 28, 1997; last updated January 29, 2017; expires January 29, 2020 https://tcapp.org/wp-content/uploads/2017/09/Fusiform-and-Dolichoectatic-Aneurysms.pdf 6 Mayıs 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  10. ^ Kumar; Abbas; Fausto, eds. (2005). Robbins and Cotran Pathologic Basis of Disease (7th ed.). China: Elsevier. ISBN 978-0-7216-0187-8. 
  11. ^ Charcot Bouchard Aneurysm, Treasure Island (FL): StatPearls Publishing, 2021, PMID 31971704, 17 Ağustos 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 6 Mayıs 2021 
  12. ^ Brisman (31 Ağustos 2006). "Cerebral aneurysms". The New England Journal of Medicine. 355 (9): 928-39. doi:10.1056/nejmra052760. PMID 16943405. 
  13. ^ a b Rapid Review Pathology. 2nd. St. Louis: Mosby. 2006. s. 158. ISBN 978-0-323-04414-1. 
  14. ^ a b c Stroke Essentials for Primary Care: A Practical Guide. New York: Humana Press. 2009. ss. 86-88, 153. ISBN 978-1-934115-01-5. 
  15. ^ "Subarachnoid Hemorrhage". Harvard Health. 5 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Mayıs 2021. 
  16. ^ Forensic pathology. 2nd. Boca Raton, FL: CRC Press. 2001. s. 61. ISBN 978-0-8493-0072-1. 
  17. ^ a b c Stroke Essentials for Primary Care: A Practical Guide. New York: Humana Press. 2009. ss. 86-88, 153. ISBN 978-1-934115-01-5. Alway, David; Cole, John Walden, eds. (2009). Stroke Essentials for Primary Care: A Practical Guide. New York: Humana Press. pp. 86–88, 153. ISBN 978-1-934115-01-5.
  18. ^ Korja Miikka (1 Temmuz 2014). "Lifelong Rupture Risk of Intracranial Aneurysms Depends on Risk Factors". Stroke. 45 (7): 1958-63. doi:10.1161/STROKEAHA.114.005318. PMID 24851875. 
  19. ^ Gallia (1 Ekim 2006). "Leukocyte-endothelial cell interactions in chronic vasospasm after subarachnoid hemorrhage". Neurological Research. 28 (7): 750-58. doi:10.1179/016164106X152025. PMID 17164038. 
  20. ^ a b c Rapid Review Pathology. 2nd. St. Louis: Mosby. 2006. s. 158. ISBN 978-0-323-04414-1. Goljan, Edward F. (2006). Rapid Review Pathology (2nd ed.). St. Louis: Mosby. p. 158. ISBN 978-0-323-04414-1.
  21. ^ Pathology the big picture. New York: McGraw-Hill Medical. 2008. s. 148. ISBN 978-0-07-159379-3. 
  22. ^ Forensic pathology. 2nd. Boca Raton, FL: CRC Press. 2001. s. 61. ISBN 978-0-8493-0072-1. DiMaio, Vincent J.; DiMaio, Dominick (2001). Forensic pathology (2nd ed.). Boca Raton, FL: CRC Press. p. 61. ISBN 978-0-8493-0072-1.
  23. ^ Caranci (2012). "Epidemiology and genetics of intracranial aneurysms". European Journal of Radiology. 82 (10): 1598-605. doi:10.1016/j.ejrad.2012.12.026. PMID 23399038. 
  24. ^ van der Voet (1 Mart 2004). "Intracranial Aneurysms in Finnish Families: Confirmation of Linkage and Refinement of the Interval to Chromosome 19q13.3". The American Journal of Human Genetics. 74 (3): 564-71. doi:10.1086/382285. PMC 1182270 $2. PMID 14872410. 
  25. ^ Clinical neuropathology : text and color atlas. Online-Ausg. New York: Demos. 2007. s. 70. ISBN 978-1-888799-97-2. 
  26. ^ Dorland's Medical Dictionary'de "berry aneurysm"
  27. ^ The hands-on guide to imaging. Oxford: Blackwell. 2004. s. 204. ISBN 978-1-4051-1551-3. 
  28. ^ a b White (1 Haziran 2001). "Intracranial Aneurysms: CT Angiography and MR Angiography for Detection – Prospective Blinded Comparison in a Large Patient Cohort". Radiology. 219 (3): 739-49. doi:10.1148/radiology.219.3.r01ma16739. ISSN 0033-8419. PMID 11376263. 
  29. ^ Mark (2015). "Validation of cerebrospinal fluid findings in aneurysmal subarachnoid hemorrhage". The American Journal of Emergency Medicine. 33 (9): 1249-52. doi:10.1016/j.ajem.2015.05.012. PMID 26022754. 
  30. ^ Park (1 Şubat 2015). "Formal protocol for emergency treatment of ruptured intracranial aneurysms to reduce in-hospital rebleeding and improve clinical outcomes". Journal of Neurosurgery (İngilizce). 122 (2): 383-91. doi:10.3171/2014.9.JNS131784. ISSN 1933-0693. PMID 25403841. 6 Mayıs 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2021. 
  31. ^ Raja (June 2008). "Microsurgical clipping and endovascular coiling of intracranial aneurysms: a critical review of the literature". Neurosurgery. 62 (6): 1187-202; discussion 1202-03. doi:10.1227/01.neu.0000333291.67362.0b. PMID 18824986. 
  32. ^ a b c "Growth and Rupture Risk of Small Unruptured Intracranial Aneurysms: A Systematic Review". Ann. Intern. Med. 167 (1): 26-33. July 2017. doi:10.7326/M17-0246. PMID 28586893. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Ateroskleroz</span>

Ateroskleroz, atardamarları (arterleri) etkileyen bir hastalıktır. Yaygın olarak "damar sertleşmesi" olarak adlandırılan arteriosklerozun bir türüdür. Orta boy ve büyük arterlerde görülen "aterom" veya "plak" olarak adlandırılan yapısal bozukluklardan (lezyonlardan) oluşur. Aterom, hangi safhada olduğuna bağlı olarak çeşitli yapılar barındırabilir:

<span class="mw-page-title-main">Anevrizma</span> kan damarlarının duvarında oluşan baloncuk şeklindeki patolojik genişlemeler

Anevrizma, kan damarlarının duvarında oluşan baloncuk şeklindeki patolojik genişlemeleri tarif eden genel tıbbi tanımlamadır. Beyin atardamarları ve aort, anevrizmaların en sık yerleştiği bölgelerdir. Anevrizmalar biçimlerine, bulundukları bölgelere, duvar yapılarına veya boyutlarına göre sınıflandırılabilirler. Anevrizmalar, toplardamarlara kıyasla atardamarlarda çok daha sık görülür.

<span class="mw-page-title-main">Kanama</span>

Kanama, canlı bir organizmada kanın kalp ve damar boşluğu (lümeni) dışına çıkmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Beyin kanaması</span> Beyni besleyen damarlardan bir veya birkaçının hastalık veya darbe sonucu zedelenip kanaması

Beyin kanaması, beyni besleyen damarlardan bir veya birkaçından dışarı kan sızması sonucu, kanla beslenen bölgenin çalışamaz duruma gelmesidir. Bu durum aniden oluşabilmektedir ve genellikle yüksek tansiyon hastalarında görülebilmektedir. Beyin kanaması sonucu hastada felç, inme meydana gelebilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">İnme</span> zayıf kan akışı nedeniyle beyin hücrelerinin bir bölgesinin ölümü

İnme, beyne giden zayıf kan akışının hücre ölümüne neden olduğu tıbbi bir durumdur. İnmenin iki ana türü vardır: kan akışının yetersizliğinden kaynaklanan iskemik ve kanamadan kaynaklanan hemorajik. Her ikisi de beynin bazı bölümlerinin düzgün çalışmamasına neden olur.

<span class="mw-page-title-main">Baş ağrısı</span> rahatsızlık

Baş ağrısı, başta ve bazen de boyun veya sırtın üst kısmında gerçekleşen ağrı. Yaygın ağrı şikâyetlerinden biridir ve hemen hemen tüm insanlar değişik nedenlerle baş ağrısından muzdarip olurlar.

Abdominal aort anevrizması, abdominal aort damarının çapının 3 santimetreden büyük veya normal çapından en az %50 daha büyük olacak şekilde genişlemesi. Genelde patladığı durumlar dışında herhangi bir belirtiye yol açmaz. Zaman zaman karında, sırtta veya bacakta ağrı hissedilir. Büyük anevrizmalar bazen karnı bastırarak hissedilebilir. Patlaması karın ve sırtta ağrıya yol açabilir, tansiyonu düşürür, bayılmaya neden olabilir, sıkça ölümcüldür.

<span class="mw-page-title-main">Subaraknoid kanama</span> Subaraknoid aralığa kanama

Subaraknoid kanama, araknoid membran ile beyni çevreleyen pia mater arasındaki alan olan subaraknoid boşlukta meydana gelen kanamalardır.

Eksternal ventriküler drenaj (EVD) ayrıca ventrikülostomi veya sadece ventriküler drenaj olarak da bilinir. Sistem beyin cerrahları tarafından beyin omurilik sıvısının dolaşımının veya emiliminin bozulduğu durumlarda artmış kafa içi basıncının azaltılması için kullanılır. EVD, silikon esnek bir kataterin, yoğun bakımda hasta başında veya ameliyathanede takılması sonrası hastanın yoğun bakımda takibini gerektirir. EVD'nin amacı BOS'u dışarı boşaltmak ve kafa içi basıncın takibini sağlamaktır. EVD takılması esnasında meydana gelebilecek kanama gibi komplikasyonlar nedeniyle bu işlem tam olarak beyin cerrahisi işlemlerinin tümünün yapıldığı bir merkezde uygulanması tavsiye edilir. EVD hidrosefalinin tedavisinde kısa süreli uygulanan bir yöntemdir. Uzun dönemde hidrosefalinin düzelmeyeceği hastalarda ya direk serebral şant takılır veya EVD takılmış hastaların şantları kapalı sisteme alınır.

<span class="mw-page-title-main">Kafa içi basıncı</span> kafatası içerisinde kan, BOS ve beyin dokusunun oluşturduğu basınç

Kafa içi basıncı (KIB) veya intrakraniyal basınç (İKB) kafatası içerisindeki Beyin-omurilik sıvısı ve beyinin oluşturduğu basınçtır. Ölçü birimi milimetre-cıva (mmHg)'dır. Düz zeminde uzanan sağlıklı bir erişkinde normal aralık 7-15 mmHg aralığındadır. Vücut kafa içi basıncını denge halinde tutmak için bir takım mekanizmalara sahiptir. Kafa içi basıncında 1 mmHg civarında oynamalar meydana gelebilir. Bunlar pozisyon, beyin omurilik sıvısının emilimi veya üretimi esnasında olur ve hızla dengelenir. Kafa içi basınç değişikliklerine sebep olan etkene bağlı olarak kafatası sabit bir hacime sahip olduğu için içerideki diğer bileşenlerde hacimsel değişimler meydana gelir. Öksürmek veya ıkınmak gibi bazı manevralardan sonra da göğüs içi ve karın içi basıncındaki artışa bağlı ana toplar damarlar üzerindeki basınç ve dolayısıyla direnç artacağından kafa içi basıncıda yükselir. Normal şartlarda kafa içi basıncı sağlıklı bir erişkinde 7-17 mmHg civarındadır. Bu değerin 20 mmHg'nin üstine çıkması durumunda artmış kafa içi basıncı veya kafa içi hipertansiyonu olarak adlandırılır ve tedavi gerektirir.

<span class="mw-page-title-main">Posterior komünikan arter</span>

Posterior komünikan arterler (PcomA) ya da arka iletici atardamarı beyin tabanında, iki taraflı olarak internal karotid arter ve Posterior serebral arter arasında bağlantı sağlayan bir arterdir. Willis poligonunun yapısına katılır. Beyin temel olarak internal karotid arter ve dallarının oluşturduğu ön dolaşım ve Posterior serebral arter ve dallarının oluşturduğu arka dolaşım sistemleriyle beslenir. PcomA ise bu iki sistemi birbirine bağlar. Herhangi bir şekilde bu sistemlerden birinde problem olduğu zaman beyin dolaşımının sürdürülmesi için diğer sistemden kollateral bağlantı sağlanmış olur.

<span class="mw-page-title-main">Anterior komünikan arter</span>

Anterior komünikan arter (AcomA) ya da ön iletici atardamarı insan beyninde her iki anterior serebral arterleri (ACA) biribirine bağlayan bir atardamardır. Bu arter iki beyin yarımküresini ayıran longitüdinal fissürün tanabında bulunur. Bu arter bazen her iki ACA'yı bağlayacak ve tek bir gövde halini almasını sağlayacak şekilde farklılıklar gösterebilir. Bu düzeyde bazen tam bir AcomA yapısı yerine her iki ACA'yı birbirine bağlayan pencereler şeklinde bağlantılar da olabilir. Büyüklüğü ortalama 4 mm olmasına rağmen çok fazla değişkenlik gösterir. Anteromedial perforan dallara sahiptir ama bu dalların birçoğu direkt olarak ACA'dan çıkar. AcomA beyin tabanında halkasal bir yapı olan poligonunun bir parçasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Serebral dolaşım</span> beynin kan dolaşımı

Serebral dolaşım kalpten pompalanan kanın beyin içerisindeki damar ağında dolaşımını ifade etmektedir. Bu dolaşım miktarı dakikada ortalama 750 ml'dir ve kardiyak çıkışın % 15'tir. Kalpten çıkan oksijenlenmiş kan, arterler ile beyne gelir, bu esnada glikoz ve diğer metabolitlerde beyne taşınır. Metabolizma ürünleri ve oksijeni azalmış kan ise venler ile toplanarak kalbin sağ kulakçığına getirilir. Beyne gelen kan miktarı bazı faktörler ile değişir ve bu değişimleri hızlı şekilde dengelemek için beynin otoregülasyon mekanizmaları vardır.

<span class="mw-page-title-main">Dural venöz sinus</span> dural mater içerisindeki venöz kanallar

Dural venöz sinusler, duranın dış (endosteyal) ve iç (meningeal) yaprakları arasında kalan beynin venöz dolaşımına ait sistemlerdir. Serebral venlerden venöz kan, subaraknoid aralıktan da beyin omurilik sıvısını alır ve en son kafatasından çıkan internal juguler vene boşaltır.

<span class="mw-page-title-main">Galen veni</span>

Galen veni ya da diğer adıyla Vena serebri magna insan beyninin en büyük toplar damarlarından biridir. Bu veni ilk tanımlayan kişi Yunan doktor Galen'dir.

<span class="mw-page-title-main">Kafa travması</span>

Kafa travması, kafatası veya beyinde travma sonrası gerçekleşen herhangi bir yaralanmadır. Travmatik beyin hasarı ve kafa travması terimleri tıp literatüründe sıklıkla birbirinin yerine kullanılmaktadır. Kafa yaralanmaları çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Kafa yaralanmaları kaza, düşme, fiziksel saldırı veya trafik kazaları gibi birçok nedenle olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Endovasküler koil uygulaması</span>

Endovasküler koil uygulaması, intrakraniyal anevrizmalar ve vücuttaki bazı kanama odakları için uygulanabilen damar içi bir tedavi yöntemidir. İşlemde mikrocerrahi ile çıkartılabilir nitelikte platin teller kullanılarak anevrizmaya giden kan dolaşımınının azaltılması ve bu sayede damar içinde oluşmuş boşluktaki kan akımının giderilmesine dayanmaktadır. Serebral anevrizmalar için iki ana tedaviden biridir. Diğer tedavi yöntemi cerrahidir ve klipsler aracılığı ile ilgili damar bölgesinin kapatılmasına dayanmaktadır.

Terson sendromu; İntrakraniyal hemorajilere eşlik eden vitreus kanaması Terson Sendromu olarak adlandırılmaktadır. Sendrom genellikle subaraknoid kanama sonrası görme azlığı ile ortaya çıkan nadir bir klinik durumdur.

<span class="mw-page-title-main">Künt travma</span>

Künt travma veya perforan (delici) olmayan travma; bir fiziksel travma sonrası ortaya çıkan durumdur. Bir nesne cildi deldiğinde ve vücudun bir dokusuna girerek açık bir yara ve çürük oluşturduğunda ortaya çıkan delici travmadan (penetran) farklı bir durumdur.

İç kanama, vücudun içinde toplanan bir kan damarından kaynaklanan kan kaybıdır. İç kanama genellikle dışarıdan görülmez. Bu ciddi bir tıbbi acil durumdur ancak ciddiyetin derecesi kanama hızına ve kanamanın yerine bağlıdır. Göğüste, karında, retroperitoneal alanda, pelviste ve uylukta şiddetli iç kanama, eğer uygun tıbbi tedavi hızlı bir şekilde alınmazsa hemorajik şoka veya ölüme neden olabilir. İç kanama tıbbi bir acil durumdur ve tıbbi uzmanlar tarafından derhal tedavi edilmelidir.