Liberalizm, bireysel özgürlük üzerine kurulan bir siyasi felsefe veya dünya görüşüdür. Bireysel özgürlük ve bireysel haklar düşüncesiyle yola çıkan liberalizm, daha sonraki yıllarda farklı türlere bölündü ve bireylerin eşitlik ilkesinin de önemini vurgulamaya başladı. Klasik liberalizm bireysel özgürlüklerin rolünü vurgularken, sosyal liberalizm özgürlüğe vurgu yaptığı kadar; bireylerin eşitlik hakkı ilkesinin önemine vurgu yapar ve özgürlük ile eşitlik arasında denge kurmayı amaçlar. Liberal görüşü savunanlar geniş bir görüş dizisi benimsemekle birlikte genellikle ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü, basın özgürlüğü, sivil haklar ve sivil özgürlükler, seküler devlet, liberal demokrasi, ekonomik ve siyasi özgürlük, hukukun üstünlüğü, özel mülkiyet ve piyasa ekonomisi gibi fikirleri destekler.

İnsan hakları, tüm insanların sadece insan olmakla sahip olduğu temel hak ve özgürlüklere denir. İnsan hakları; ırk, ulus, etnik köken, dış görünüş, din, dil,ense ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin tüm insanların yararlanabileceği haklardır. Bu hakları kullanmakta herkes eşittir. Diğer yandan insan hakları terimi bir ideali içerir. Bu terimi kullananlar, bu alanda olanı değil, olması gerekeni dile getirirler.

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun Haziran 1948'de hazırladığı ve birkaç değişiklik yapıldıktan sonra 10 Aralık 1948'de, BM Genel Kurulunun Paris'te yapılan 183. oturumunda kabul edilen 30 maddelik bildiridir.

Özgürlük, hürriyet ya da erkinlik, birinin engellenmeden ya da sınırlandırılmadan istediğini seçebilmesi, yapabilmesi ve hareket edebilmesi durumudur. Felsefede, determinizm karşıtı özgür irade fikrini içerir. Politikada özgürlük, hükûmet baskısından bağımsızlıktır.

Hâkim veya yargıç, adaleti sağlamak üzere bağlı bulunduğu topluluğun hukuk kural ve prensiplerine dayanarak bağımsız ve tarafsız olarak karar veren kimsedir. Bazı hukuk sistemleri tek hâkimli, bazı sistemler ise hâkimler heyetinden oluşan yargılama biçimlerini benimsemiştir. Hâkimler ceza, hukuk, idare veya askeri mahkemelerde görev yapabilirler. Yaptıkları görevden ötürü toplum içerisinde saygınlık sahibi, alanında uzman ve güvenilir kişilerden seçilmeleri gerekir.
Liberal feminizm, kadının özel alan ile sınırlı kalmasına karşı çıkarak, birey olarak kendini geliştirecek potansiyele sahip olması gerektiğini savunan ideoloji. 1970’lerde Amerika’da ortaya çıkmıştır. Liberal feminist teorinin klasik savunucusu olarak Mary Wollstonecraft kabul edilmektedir. Mary Wollstonecraft, 3 Ocak 1792’de feminist teori tarihindeki ilk önemli çalışma olan A Vindication of the Rights of Woman adlı eserini tamamlamış, bu kitap daha sonraları feminist düşünce için başat eser olmuştur. Wollstonecraft’a göre, mademki erkekler ve kadınlar aynı ahlaki ve düşünsel öze sahipler, o zaman aynı zihinsel ve tinsel eğitimi almalıdırlar. Bu noktada temel liberal feminist duruşunu ortaya koymaktadır: akıl, her insanda aynıdır. 19. yüzyıl Amerikan kadın hakları hareketinin önemli iki lideri Elisabeth Cady Stanton ve Susan B. Anthony, selefleri Wollstonecraft tarafından ifade edilen Aydınlanma teorisini geliştirmiştir. “Cinsler aynıdır” diyen Stanton, sonuç olarak bunların eşit haklar hak ettiklerini iddia etmiştir. Stanton'un temel liberal tezi, birey olan kadınların kendi ayakları üzerinde durabilmeleri için bazı haklara sahip olmaları gerektiğidir. Susan B. Anthony ise bazı önermelerinde doğal haklar doktrini üzerinde ayrıntılı olarak durmuştur.

Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti veya kısaca Azerbaycan Cumhuriyeti, Doğu Kafkasya'da yerleşmiş ve yüzölçümü 147.629 km2 olan, Müslüman ve Türk toplumlarında kurulan ilk laik ve demokratik devlet. Nüfusu 2 milyon kişiye ulaşan cumhuriyetin sınırları kuzeyde Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti, kuzeybatıda Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti, batıda Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti ve güneyde İran'la belirlenmiştir. Azerbaycan'da en büyük şehir olan Bakü'nün Bolşevik Bakü Sovyeti'nin kontrolünde olması nedeniyle, AHC'nin geçici başkenti Gence olmuştur.

Mehmed Emin Resulzâde, Azeri devlet adamı ve Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'nin kurucusu.

İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi Fransız Devrimi'nin temelini oluşturan, 26 Ağustos 1789’da demokrasi ve özgürlük sebep gösterilerek yayımlanan temel metinlerden birisi olmuştur.

Bahtiyar Vahabzade, Azerbaycanlı şair ve yazar.

İfade hürriyeti, ifade özgürlüğü, Birleşmiş Milletler tarafından İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde ilan edilen, birçok ülke tarafından kabul edilen, bireylerin veya toplulukların fikir ve görüşlerini sansür, yasal yaptırım veya tehdit korkusu olmaksızın ifade etme hakkıdır. Birçok devlet ifade özgürlüğünü anayasal koruma altına almıştır. Konuşma özgürlüğü ve ifade özgürlüğü siyasal bağlamda dönüşümlü olarak kullanılan terimler olsa da, ifade özgürlüğünün hukuki anlamı, iletişim araçları arasında fark gözetmeksizin bilgi ve fikirlerin aranması, erişilmesi ve yayılmasına yarayan her tür faaliyeti kapsar.

Müsavat Partisi, Azerbaycan'ın en eski siyasi partisidir. İlk defa 1911 yılında kuruldu. 1920 yılında Azerbaycan SSC Yönetimi tarafından yasaklandı. Azerbaycan'ın tekrar bağımsızlığını kazanmasından sonra 1992 yılında yeniden kuruldu. 2023 yılı itibarıyla ne yerel, ne genel yönetimde, ne de hükûmette temsil edilmektedir. Parti Yeni Azerbaycan Partisi iktidarına muhaliftir.
Türkiye Türklerindir, 8 Kasım 1949'dan beri Hürriyet gazetesinin mottosu olan söz.
18 ilâ 21. yüzyıllarda üretilen siyasi sloganların başlıcalarının listesidir.

Azerbaycan Halk Cumhuriyeti Parlamentosu, 7 Aralık 1918 tarihinde kurulmuştur.
İnternete erişim hakkı, tüm insanların ifade ve düşünce özgürlüğü ile diğer temel insan haklarını kullanmak ve bunlardan yararlanmak için İnternet'e erişebilmesi gerektiğini belirten bir görüştür. Ayrıca devletlerin İnterneti geniş çapta erişilebilir olmasını sağlama sorumluluğu olduğu ve bireylerin İnternete erişimini makul olmayan bir şekilde kısıtlayamayacağını da vurgular.
Azerbaycan milliyetçiliği veya Azerbaycancılık, Azerbaycanlıların Bu bir ulus olma şartı ve Azerbaycanlıların kültürel birliğini teşvik etme fikridir. Azerbaycan'da milliyetçiliğin oluşum süreci 19. yüzyıl ikinci yarıdan başladı. Azerbaycan görüşleri çoğunlukla Yirminci yüzyıl başlangıçta Azerbaycan'ın ideologlarını, kurucularını ve bu fikirlerin sonucu olarak Azerbaycan halklarıyla birlikte Azerbaycan Halk Cumhuriyeti kurulmuştur. Azerbaycan'da milliyetçilik içeriği ve önemi bakımından liberal bir milliyetçilikti. Bu, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'nin dış ve iç politikalarında açıkça görülebilir. Ayrıca içsel kimlik politikası özgürlük, eşitlik, Dayanışma ilkelerine dayanıyordu. Bütün Azerbaycan Esasen Azerbaycanlıların yaşadığı toprakların birleştirilmesini tarihsel olarak öngören modern Azerbaycan milliyetçiliğinin örneklerinden biridir.
1979 ODTÜ İstiklal Marşı Krizi, 8 Ağustos 1979 günü yapılan Orta Doğu Teknik Üniversitesinin yeni eğitim öğretim dönemi açılış töreninde İstiklal Marşı söylenirken bazı öğrencilerin yere oturması ve ardından Enternasyonal marşının söylenmesi olayı. Olay ülkede büyük yankı yaptı. Siyasiler, basın mensupları, öğretim üyeleri ve askerler tepki gösterdi.
"Bütün insanlar eşit yaratılmıştır" ifadesi, 1776'da Amerikan Devrimi'nin başlangıcında Thomas Jefferson tarafından yazılan ABD Bağımsızlık Bildirgesi'nde ünlü bir şekilde yer almaktadır. Cümlenin tamamı şöyledir: "Bu gerçeklerin apaçık olduğunu, tüm insanların eşit yaratıldığını, Yaratıcıları tarafından bazı devredilemez haklarla donatıldıklarını, bunların arasında Yaşam, Özgürlük ve Mutluluk arayışı olduğunu kabul ediyoruz." Bu ifade John Locke'un yazılarından esinlenilmiş ve Amerikan tarihindeki çeşitli etkili şahsiyetler tarafından kullanılmıştır. Amerikan Devrimi döneminden kalma önemli ve kalıcı bir ifade olarak kabul edilir.
Azerbaycan Kültür Derneği, 1949 yılında Türkiye'de kurulan dünyanın ilk Azerbaycan diasporası kuruluşudur. Bu örgüt Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'nin kurucularından Mehmed Emin Resulzade tarafından kurulmuştur. Derneğin ilk başkanı Hamid Ataman'dı.