
Omurilik, omurga denilen kemik bir yapının içinde boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan ve ortasında yine boydan boya bir kanal içeren merkezî sinir sisteminin bir parçasıdır.

İnsan penisi, erkek bireylerde, görünür kısımda yer alan eşey ve üreme organı yapısıdır. İdrar ve üreme salgısı kanalıyla, bunun çevresini saran süngerimsi bir yapıda kan damarlarınca zengin bir üreme organıdır. Penisin ucunda yer alan açıklıktan hem idrar hem de meni ayrı zamanlarda dışarıya atılır. Penis uyarıldığında damarların kanla dolmasıyla büyür ve sertleşir. Buna sertleşme (ereksiyon) denir. Sertleşen penis içindeki meninin dışarı atılmasına boşalma (ejakülasyon) denir.

Kulak (auris), işitme işlevini gören ve denge organını içinde bulunduran anatomik yapıdır. Vestibüler sistemi kullanarak işitmeyi ve vücut dengesini sağlar. Kulak; dış kulak, orta kulak ve iç kulak olacak şekilde üç kısımda incelenir.

İdrar kesesi, sidik torbası veya mesane, insan'da ve diğer omurgalılarda, işeme ile idrar dışarı atılmadan önce böbreklerdeki idrarı depolayan organ’dır. İnsanlarda mesane, pelvik taban üzerinde oturan ve genişleyebilen bir organdır. İdrar mesaneye üreter yoluyla girer ve üretra yoluyla çıkar.

Pelvis, yanlarda ve önde iki kalça kemiği, arkada sakral kemik ve koksigeal kemiğin birleşmesiyle meydana gelir.

Meme veya emcek, bir primatın gövdesinin üst ventral bölgesinde yer alan iki çıkıntıdan biridir. Her ne kadar erkekler de meme uçlarına sahip olsalar da, memeler kadınlarda daha belirgindir ve fonksiyonları daha fazladır. Yapısal olarak areola, areolar bezi, Cooper ligamentleri, Spence kuyruğu, meme bezi, süt kanalı, terminal uç tomurcuk, meme alveolleri, meme yarığı, meme başı, göğüs boşluğundan oluşur. Kadınlarda, memeler pektoralis majör kaslarının üzerinde bulunur ve genellikle ikinci kaburga seviyesinden insan göğüs kafesinin önündeki altıncı kaburga seviyesine kadar uzanır.
Doğum kontrolü, geçici veya kalıcı olarak hamileliği engellemek ya da hamile kalma olasılığını azaltmak amacıyla çeşitli yöntemlerin, araç-gereçlerin ya da ilaçların kullanılmasıdır.

Dış dudaklar, iki belirgin uzunlamasına kutanöz kıvrımı ve vajinayı dıştan kaplayan hassas dokudur. Kasık höyüğünden perineye aşağı ve geriye doğru uzanır. İç dudaklar ile birlikte vulvanın labiasını oluştururlar.

Bel fıtığı, bel bölgesi omurları arasında yer alan disk adlı yapının sinirlerin ve omuriliğin geçtiği kanala doğru yer değiştirmesi sonucu çıkan ağrılı durumların tümüne verilen tanımlamadır. Lomber disk hastalığı fizik tedavi ve rehabilitasyon, nöroşirurji ve algoloji bölümlerinin çalışma sahası içindedir.

Amerikan Pit Bull Terrier, terrier ve buldog köpeklerinin çiftleştirilmesiyle elde edilmiş melez bir köpek ırkıdır. Saldırganlığa ve insan yaralamaya yatkınlıklarının diğer köpek ırklarına kıyasla daha fazla olmasından dolayı birçok ülkede yasaklanmıştır. Eğitimine bağlı olarak oldukça sadık, cana yakın veya saldırgan olabildiği görüşü de bulunmaktadır. Sahiplerini koruma iç güdüleri yüksektir. Acı eşikleri çok yüksektir ve güçlü bir ağız yapısına sahiptirler.

Külot, kadınlar tarafından giyilen bir iç çamaşırı türüdür.

Penis, omurgalı ve omurgasız hayvanlarda, erkek bireylerde, görünür kısımda yer alan eşey ve üreme organı yapısıdır. Penis kelimesi Latincede "kuyruk" anlamına gelmektedir.

Endometrial polip veya uterin polip, rahmin iç astarında bulunan bir kitle’dir. Endometriyal polip, rahimin iç yüzeyinde dokudan kaynaklı olan iyi huylu bir et parçası veya et beni olarak bilinir.

Eril (♂), canlı, sperm üreten fizyolojik bir biyolojik cinsiyet. Her sperm hücresi döllenme işlemi sırasında daha büyük bir dişi gameti ile kaynaşabilir. Bir erilin cinsel yolla üremeyi gerçekleştirmesi için dişiye ait en az bir yumurta hücresine ulaşması gerekir, fakat bazı canlılar eşeyli üreyebildikleri gibi eşeysiz olarak da üreyebilir. Eril insanların (erkeklerin) da içinde bulunduğu birçok eril memeli türünde Y kromozomu bulunurken eril kuşlar ve bazı eril sürüngenlerde ise z kromozomu bulunur; bu kromozomlar eril üreme organlarının gelişmesi için gerekli olan daha fazla miktarda testosteronun üretilmesini sağlar.

Bu madde cilt altı yağ dokusunun sebep olduğu pürüzlü görünüm hakkındadır. Deriyi etkileyen bakteriyel enfeksiyon için selülit (enfeksiyon) maddesine bakınız.

Genital bölge ağdası, kasık kıllarının alınmasıdır. Vücut sanatının alanlarından biri olarak aynı zamanda bir dizi prosedür, sıkı bir dizide gerçekleştirilir ve çekici bir görüntü yaratmak için özel teknikler kullanılır. Kasık bölgesinde geçici ve kalıcı kıl stili, kıvırcık epilasyon, vajazzle veya dekoratif ögelerle diğer ek dekorasyon yapılır. Uygulama esas olarak kadınlarla ilişkilendirilirken, erkeklerin kasık kıllarını çıkarmak için erkek ağdası yapılır.

Kasık höyüğü, insan vücudunda ve genel olarak memelilerde yuvarlak bir yağlı kitledir; kasık kemiklerinin kasık semptomu üzerinde bulunan yağ dokudur.

Kasık fıtığı veya inguinal herni, karın boşluğunda yer alan yapıların kasık kanalı yoluyla karın boşluğu dışına çıkması. Öksürme, egzersiz veya dışkılama esnasında oluşan ağrı hastalıkta önemli bir belirtidir, ancak hastaların üçte biri asemptomatiktir. Tütün kullanımı, KOAH, obezite ve gebelik kasık fıtıkları için risk faktörlerini oluşturur. Tanı, semptomlara bakılarak ve tıbbi görüntüleme yöntemleriyle gerçekleştirilebilir. Durum laparoskopik veya açık cerrahi ile tedavi edilir, ancak semptom göstermeyen vakalarda tedaviye gerek yoktur. 2015'te 18.5 milyon kişiyi etkilemiş kasık fıtıkları, erkeklerde kadınlara kıyasla yaklaşık 10 kat daha sık gözlemlenmektedir.
Erkek üretrası penistir ve penis aynı zamanda erkek üreme sisteminin dış yapılarından biridir. Erkek üreme sistemi iç ve dış yapılar olarak ikiye ayrılır.

Kriptorşidizm veya inmemiş testis (Cryptorchidism), bir veya her iki testisin skrotuma inememesi durumudur. Kelime Grekçe: κρυπτός 'gizli' ve Grekçe: ὄρχις 'testis' kelimesinden gelir. Erkek genital sisteminin en sık görülen doğumsal kusurudur. Tam dönemli bebeklerin yaklaşık %3'ü ve prematüre bebeklerin %30'u en az bir inmemiş testisle doğmaktadır. Ancak kriptorşid testislerin yaklaşık %80'i yaşamın ilk yılında aşağı iner, bu da kriptorşidizmin gerçek insidansının genel olarak %1 civarında olduğu anlamına gelir. Kriptorşidizm bebeklikten sonra, bazen genç erişkinliğe kadar gelişebilir, ancak bu istisnai bir durumdur.