
Balkan Savaşları, Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlardaki 8 Ekim 1912 - 10 Ağustos 1913 arasında dört devlete karşı yaptığı savaşlardır. Çatışmaların temel nedeni Bulgaristan Krallığı ile Sırbistan Krallığı'nın Balkanlarda hızlanan yayılma faaliyetleridir.

II. Viyana Kuşatması, 1683 Viyana Kuşatması veya Viyana Bozgunu, Osmanlı İmparatorluğu'nun Kutsal Roma İmparatorluğu'nun bir parçası olan Avusturya Arşidüklüğü'ndeki Viyana şehrini ele geçirmek için yaptığı ikinci girişimdi. Viyana Savaşı, şehrin iki ay boyunca Osmanlı İmparatorluğu tarafından kuşatılmasının ardından 12 Eylül 1683 tarihinde Viyana yakınlarındaki Kahlenberg Dağı'nda gerçekleşti. Savaş, Habsburg monarşisi liderliğindeki Kutsal Roma İmparatorluğu ve Polonya-Litvanya Birliği tarafından, her ikisi de Kral III. Jan Sobieski komutasında, Osmanlılara ve onların vasal ve haraç devletlerine karşı yapıldı. Bu savaş, İngiliz Milletler Topluluğu ve Kutsal Roma İmparatorluğu'nun Osmanlılara karşı ilk kez askerî işbirliği yaptığı savaş oldu. Osmanlıların yenilgisi, Avrupa'ya yayılmasında bir dönüm noktası oldu ve bundan sonra Osmanlılar daha fazla ilerleme kaydedemedi. Bunu takip eden ve 1699 yılına kadar süren savaşta Osmanlılar, Osmanlı Macaristanı'nın büyük bir kısmını Kutsal Roma İmparatoru I. Leopold'a bıraktı.

Lazika ya da Egrisi, ayrıca Laz İmparatorluğu olarak da bilinir, Karadeniz'in güneydoğu kıyısında tarihsel bölge. Latince'de 'Lazika'; "Lazların ülkesi" anlamına gelmektedir. Aynı dönem devleti Perslerin resmi literatüründe ise "Lazistan" olarak yer almıştır. Bugün Türkiye, Rusya ve Gürcistan sınırları içinde yer alır. Bu bölgeden “Lazika” adıyla ilk kez 7. yüzyılda yazarı bilinmeyen, Ermenice "Coğrafya” adlı kitapta bahsedilmiştir. Lazika Krallığı'nın sınırları 4. yüzyılın ikinci yarısında batıda Trabzon kuzeyde Kafkas Sıradağları ve doğuda Lihi Dağları'na kadar uzanıyordu.
Kale-i Sultaniye Antlaşması veya Çanakkale Antlaşması, Osmanlı-İngiliz Savaşı'nın sonucu olarak 5 Ocak 1809 tarihinde, Osmanlı İmparatorluğu ile Birleşik Krallık arasında imzalanmış bir barış antlaşmasıdır. Antlaşmaya Osmanlı tarafını temsilen nişancı Mehmet Emin Vahat Efendi, Birleşik Krallık tarafını temsilen Robert Adair imza koymuştur.
1841 Boğazlar Sözleşmesi, Avusturya İmparatorluğu, Fransa Krallığı, Birleşik Krallık, Prusya, Rus İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu'nun 13 Temmuz 1841'de Londra'da imzaladığı uluslararası sözleşme.

Napolyon Savaşları, Fransız Devrim Savaşları'nın ardından Napolyon önderliğindeki Fransa ile Avrupa'nın diğer güçlü devletlerinin oluşturduğu koalisyon arasında gerçekleşen savaş dönemi. Başlangıç tarihinin hangi yıl olduğuna dair tarihçiler ve araştırmacılar arasında fikir birliği yoktur. 1800-1815 yılları arasında, yaklaşık 15 yıl sürmüştür.

Berlin Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu, Rus İmparatorluğu, Büyük Britanya, Alman İmparatorluğu, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, İtalya Krallığı ve Fransa arasında 13 Temmuz 1878 tarihinde Berlin'de imzalanan barış antlaşmasıdır.

Seleukos İmparatorluğu, Türkçe kullanımlar ile Selefkos veya Selevkos, İskender'in ölümünden sonra Makedonya İmparatorluğu'nun parçalanmasıyla İskender'in generallerinden I. Seleukos tarafından kurulan Helenistik imparatorluk. Başkentleri önce Seleukia, sonraları ise Antakya'ydı. Doğu Akdeniz'de, Irak'ta, İran'da, Türkmenistan'da, Pamir'de ve Hindistan'ın batısında bulunan topraklarda egemenliklerini sürdürmüşlerdir. Toprakları Roma İmparatorluğu tarafından ele geçirilinceye kadar Doğu Akdeniz'in hâkimiydiler. Seleukosların geniş toprakları 25 civarında eyalete bölünmüştü. “Strategos” veya “satrap” unvanlı valilerce yönetilen bu eyaletler Pers zamanındaki satraplıklardan daha küçüktü.

I. Abbas veya Büyük Abbas, Safevi Hanedanlığının beşinci hükümdarı olan Şah Abbas, Safevi Hanedanı'nın en güçlü hükümdarı olarak gösterilir. Şah Muhammed Hüdabende'nin üçüncü oğludur. 3 Ekim 1587 tarihinde Türkmen şeflerinin desteklediği bir askerî darbe ile 17 yaşında tahta geçip 1629 yılına kadar 42 yıl hükümdar olarak kalmıştır. Hükümdar olduğu tarih Safevi Devleti açısından zorlu bir dönemdir. İçeride Türkmen aşiretleri arasındaki kanlı çatışmalar, doğuda Özbek akınları, batıda ise Osmanlı İmparatorluğu'nun baskısı altındaydı. Bu durumun kaçınılmaz sonucu olarak ülke ekonomik olarak da çözülmektedir. Tarımsal ve endüstüriyel üretim düşerken ticaret de çökmüştür.

İran Cephesi veya İran'ın İşgali ya da Osmanlı'nın İran ile yaptığı son savaş olan 1914-18 Osmanlı-İran Savaşı, Osmanlı, Britanya ve Rusya ve Kaçar Devleti'nin arasında Kuzey Azerbaycan'da yaşanan bir dizi askeri çatışmadır. Cephenin, İran için yıkıcı olduğu aşikârdı. Çatışmalarda, İngiliz ve Rus faaliyetlerinin etkisiyle 1917-1919 yılları arasında yaşanan İran kıtlığı nedeniyle 2 milyondan fazla İranlı sivil öldü. Kaçar hükûmetinin I. Dünya Savaşı ve sonrasında ülkenin egemenliğini koruyamaması, 1921'de bir darbeyle Rıza Şah Pehlevi'nin ülkenin başına geçmesine ön ayak oldu.

Platea Savaşı, Antik Yunanistan'da yapılan son büyük Yunan-Pers savaşıdır. MÖ 479 yılında Perslere karşı Sparta, Atina, Korint, Megara gibi Yunan şehir devletleri arasında gerçekleşmiştir.

Feth Ali Şah, Kaçar Hanedanı'ndan olup 1797-1834 yılları arasında İran'da hüküm süren ikinci şah. Yönetimi sırasında Kuzey Kafkasya'yı Gülistan ve Türkmençay Antlaşması'yla geri alınamayacak şekilde Rusya'ya bırakmıştır. Feth Ali Şah Tarihçi Joseph M. Upton'a göre, "uzun sakalıyla, ince beliyle, evlatlarıyla İranlılar arasında meşhurdur." Feth Ali Şah'ın saltanatının sonlarında, ekonomik sıkıntılar, askeri ve teknolojik yükümlülük İran'ı parçalanmanın eşiğine getirdi, ölümünden sonra yaşanan taht mücadelesiyle çözülme hızlandı.

Yakıp yıkma taktiği, işgal eden düşman ordusuna karşı geri çekilen ordu tarafından kullanılan ve düşmana faydalı olabilecek her şeyin tahrip edilip kullanılamaz hale getirilmesine dayanan askerî taktiktir.

Arap-Bizans savaşları, 7. yüzyıldan 11. yüzyıla kadar Müslüman Araplar ile Bizans İmparatorluğu arasında yapılan savaşlardır. Çatışmalar, 7. yüzyılda İslam peygamberi Muhammed'in, Raşidun ve Emevi halifelerinin ilk Müslüman fetihleri sırasında başladı ve halefleri tarafından 11. yüzyılın ortalarına kadar devam etti.
Erzurum Antlaşması, Osmanlı Devleti ile İran'daki Kaçar Hanedanı arasında imzalanan ve 1821-1823 Osmanlı-İran Savaşını sona erdiren barış antlaşmasıdır. 1813 yılındaki Gülistan Antlaşması ile Azerbaycan ve Kafkaslar'da Ruslara büyük ölçüde toprak kaptıran İran'daki Kaçar Hanedanı, bu toprak kayıplarını Osmanlılar'dan toprak alarak telafi etmek istediği için, Avrupalıların da kışkırtmalarıyla Bağdat ve Şehrizor bölgelerine saldırılar düzenledi. Sınır olaylarının ve saldırıların yoğunlaşması üzerine II. Mahmut, İran'a savaş ilan etti (1820).

I. İngiliz-Afgan Savaşı diğer adıyla Auckland'ın Budalalığı, 1839-1842 yılları arasında Britanya İmparatorluğu ile Afganistan Emirliği arasında yaşanan ilk savaştır. Bu savaş Birleşik Krallık ile Rus İmparatorluğu arasındaki Büyük Oyun'un ilk çekişmesidir.

Mehdi el-Herati, Libyalı asker ve Liva el Umma genel komutanı.

I. Artaserhas (Antik İranca: Artaxšaça. Bu ismin antik Grek formu babasının I. Serhas ismini taşımasından ortaya çıkartılmıştır.

Bizans-Sasani Savaşı (572-591), Bizans İmparatorluğu ile Sasani İmparatorluğu arasında gerçekleşen savaştır. Kafkasya bölgesinde Pers egemenliği altında olan Bizans yanlılarının ayaklanmaları ile başladı, ancak diğer olaylar patlak verdi. Çatışma büyük oranda Güney Kafkasya ve Mezopotamya ile sınırlıydı, ancak Doğu Anadolu, Suriye ve Kuzey İran'a da yayılmıştı. Bu, 6. ve 7. yüzyılın çoğunu kapsayan bu iki imparatorluk arasındaki yoğun bir savaş dizisinin bir parçasıydı. Büyük ölçüde sınır eyaletleri ile sınırlandığı ve bu sınır bölgesinin ötesinde herhangi bir düşman topraklarının kalıcı bir şekilde işgal edilmediği aralarındaki birçok savaşın sonuncusuydu. 7. yüzyılın başlarındaki çok daha kapsamlı ve belirgin son çatışmadan önce geldi.

1550-1562 Osmanlı-Alman Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ve Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu arasında Macaristan ve Erdel'in hakimiyeti konusundaki çekişme nedeniyle başlayan ve gerek Macaristan gerek Akdeniz'de büyük bir mücadeleye dönüştükten sonra karada ve denizdeki Osmanlı zaferleri üzerine 1555 ve 1559'daki iki ateşkesin ardından 1562 yılında İstanbul Antlaşması'yla sonuçlanan savaştır.