İçeriğe atla

İnandık Vazosu

MÖ 17. yüzyıla ait vazonun görüntüsü

İnandık Vazosu Hitit devletinin Hanhana (Çankırı'ya yakın İnandık Köyü) adlı kült merkezinde bulunan ünlü vazodur. Üzerindeki resim kutsal tanrılarının evlilik törenini anlatmaktadır. Hitit kültürünü çok iyi yansıtır.

Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda da görülen kabartmalı vazo yapma geleneği, Eski Hitit Dönemi'nde devam etmiş ve en iyi örnekleri Eskiyapar Höyüğü, İnandık Höyük, Bitik Höyük ve Hüseyindede Höyüğü gibi merkezlerde ele geçmiştir. Kabartmalı motiflerin frizler halinde üzerine yerleştirildiği İnandık Vazosu, İnandık Höyüğü’ndeki yerleşmenin tarihini ve halkının yaşantısını aydınlatması açısından önemli bir buluntudur.

Dış yüzü kabartmalı ve renkli olan bu vazonun üzerindeki kabartmalı motifler tek tek incelendiğinde, her bir figürün ve motifin birbirini tamamlar nitelikte olduğu ve bütün olarak kutsal bir töreni, büyük olasılıkla dini bir evlilik törenini, yansıttığı görülmektedir.

Vazodaki figürlerin hemen hepsi tören için bir şeyler yapmaktadır. En alttan üste doğru çıkılacak olursa ilk frizde çanak çömlek hazırlayan erkek figürü, bir Tanrı ve dua eden figürler görülmektedir. Bu belli bir inanca sahip olduklarının göstergesidir. Bunların dışında lir çalan erkek ve yemek hazırlayan kadın figürlerine de rastlanmaktadır. İlk frizdeki figürlerden yola çıkarak erkek ve kadınlar arasında bir iş bölümü olduğundan söz edilebilir. II. frize bakıldığında bir boğa heykeli ve boğayı hançerleyen bir erkek figürü göze çarpmaktadır. Kutsal törenlerde kurban kesmenin o zamanlardan gelen bir gelenek olduğunun göstergesi olması açısından önemli bir ayrıntıdır. Tanrı ve dua eden figürler II. frizde de vardır. Ayrıca Tanrı’ya içki sunan erkeğin elindeki gaga ağızlı testiden yola çıkarak,kaplarını hayvan figürleriyle süsledikleri söylenebilir. Yine içkinin Tanrı’ya sunulması da içkinin kutsal bir önem ifade ettiğini göstermektedir. III. frizde görülen kutsal izdivaç yatağı üzerinde oturan tanrı ve tanrıça figürleri, vazodaki kabartmaların kutsal bir evlilik törenini anlattığını kanıtlar niteliktedir. Kerpiçten yapılmış mabet de o çağda o yerleşimde mimarinin ne şekilde olduğunu örnekleyebilir. Bu frizde ellerinde kılıç tutan erkek figürleri de görülmektedir. Bu da savunmanın da ön planda olduğunu gösterir. Son frizde, en sağda, erkek ve kadının erotik pozda tasvir edildiği bir sahne göze çarpmaktadır. Burada neslin devamı için üremenin önemli olduğu vurgulanmaktadır denebilir. Aynı frizde birkaç tane akrobat çeşitli gösteriler yapmaktadır. Eğlenceye ne kadar önem verildiğinin bir göstergesidir. Aynı şekilde tüm frizlerin hepsinde görülen lir ve çalpara çalan figürler de müziğin ve eğlencenin o dönemlerdeki önemini gösterir niteliktedir.

İnandık Vazosu, Asur Ticaret Kolonileri Çağı’na geçişte, Eski Hitit Çağı ve devamındaki yaşam biçimi için tipik bir örnek teşkil etmektedir. Tek bir nesneden; o çağdaki inançlardan, kültürden, yaşam şeklinden söz edilebilmesini sağlamaktadır. Bu anlamda oldukça önemli bir buluntudur.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hititler</span> Tunç Çağında Anadolu yarımadasının büyük çoğunluğunu egemenliği altına alan bir Hint-Avrupa kavmi

Hititler ya da Etiler, Tunç Çağı'nda Anadolu, Levant ve Kıbrıs'ta varlık göstermiş bir halk.

<span class="mw-page-title-main">Mezopotamya mimarisi</span>

Mezopotamya sözcüğü Grekçe Potamos (nehirler) ve Mezos (arası)sözcüklerinin birleşiminden doğmuştur ve bu yeni sözcük genel anlamda Fırat ve Dicle nehirlerinin Anadolu'yu terk ettiği bölgeden başlayıp iki nehrin birleşerek Basra körfezine döküldüğü noktaya dek uzanan nehirler arasındaki geniş alanı kapsar.

<span class="mw-page-title-main">Alacahöyük</span> ören yeri

Alacahöyük, Çorum'un Alaca ilçesinin 15 km kuzeybatısındaki Alacahüyük köyündeki bir höyüktür. Bu höyükte dört ayrı kültür evresinden kalma 15 yerleşim ya da yapı katı saptanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kültepe</span> Eski yerleşke

Kültepe, Kayseri'de bulunan ve Kaniş (Kanesh) harabelerinin bulunduğu bir antik kent ve ören yeridir. 2014 yılından bu yana Türkiye'deki Dünya Mirası Alanları Geçici listesindedir. Ayrıca Hitit dilinin en erken izleri ile birlikte, MÖ 20. yüzyıla tarihlenen yazılı buluntularla, Hint-Avrupa dil ailesinin en eski izleri keşfedilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Çorum Müzesi</span>

Çorum Müzesi, Çorum il merkezinde bulunan bir arkeoloji ve etnografya müzesidir. Müzede Alacahöyük, Boğazköy, Hattuşaş, Pazarlı ve Kuşsaray gibi arkeolojik kazı merkezlerinden çıkarılan buluntular sergilenmektedir. Çorum Müzesi ilk olarak 13 Ekim 1968 tarihinde, günümüzde kullanılmayan ilk binasında hizmete girmiştir. 1968 yılından itibaren 33 yıl hizmet veren müze binası, arkeolojik kazılardan elde edilen eserlerin yoğunluğu nedeniyle ihtiyaca cevap veremez duruma gelmiştir. Bunun üzerine yapımı 1908 yılında başlayıp 1914 yılında tamamlanan ve yapıldığı günden itibaren hastane, Ziraat Mektebi, Makine Meslek Yüksek Okulu olarak hizmet veren bina, Çorum Müzesi'nin yeni binası olarak kullanılmak üzere 1986 yılında tahsis edilmiştir. 1988 yılında yangın geçiren bina, 1989 yılında müze olarak kullanılmak üzere restore edilmeye başlanmıştır. Restorasyon çalışmalarının tamamlanması ile Çorum Müzesi; 11.03.2003 tarihinde, bu tarihî binada ziyarete açılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Yazılıkaya</span>

Yazılıkaya, Çorum ilinde, Hitit başkenti Hattuşaş antik yerleşkesinin 2 km kuzeydoğusunda yer alan, doğal kayalar arasına yapılmış Hitit açık hava tapınağıdır. Kayalar arasındaki iki açıklık Hitit tanrılarını resmeden rölyeflerle işlenmiştir ve Hitit döneminden kalan en önemli anıtsal eserlerden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Antik Yunan sanatı</span>

Bugünkü Yunanistan topraklarına Yunanlar ayak basmadan önce, Girit, kültürel gelişimin öncülerindendi. Burada Neolitik'ten son Tunç Çağına kadar sürekli bir gelişim izlenilebilir. Minos kültürü; Girit'teki Bronz Çağ kültüründeki kral Minos'a bağlanarak adlandırılmaktadır. Bununla birlikte bir tür akraba olarak tanımlayabileceğimiz Yunan topraklarındaki kültür için "Hellas" terimi kullanılmıştır. Ayrıca "Kiklad" terimi de Kiklad'larda bulunan 3000 yıllık mermer heykelcikleri ve çömlekleri için kullanılmıştır. Bu adlandırmalar dönemi inceleyen arkeologlar tarafından verilmiştir. Kiklad yapıtları, Minos ve Hellas kültürü ile ilişkili değildir. Tam tersine bu yapılar yerel olarak sınırlanmış ve bugüne dek az tanınmış bir kültür çevresine bağlıdır. Erken Minos kültürünün en önemli kalıntıları Girit'in doğu bölümünde, özellikle Gurnia, Vasiliki, Palaikastro gibi küçük kentlerle komşu adalardan Pseira ve Mochios'da bulunmuştur. Akdeniz çevresiyle de karşılıklı ilişkiler kurduğu açıkça bellidir.

<span class="mw-page-title-main">İvriz</span>

İvriz, Konya ilinin Halkapınar ilçesinin İvriz mahallesine bağlı, Ereğli ilçesinin 12 km güneydoğusunda bulunan Demir Çağı arkeolojik sit alanıdır.

Değirmentepe Höyüğü, Malatya ilinin 24 km. kuzeydoğusunda Karakaya Barajı Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür.

Zincirli Höyük Gaziantep il merkezinin batısında, İslahiye ilçesinin 10 km. kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Amanos Dağları'ndan doğu - batı yönünde geçit veren Beyhan Geçidi'ndeki ovada, küçük bir bataklığın batı kenarındadır. Geç Hitit Dönemi buluntuları ile tanınmıştır. Antik adı Aramice'de Sam'al olup Geç Hitit Dönemi'nin en önde gelen metropollerinden biri ve bir kraliyet merkezi olarak bilinmektedir. Günümüzden 3 bin yıl önce 40 hektarlık bir alana yayılmış bir kentti. Zincirli Höyük kazılarında ele geçen Asur Kralı Esarhaddon'a ait bir kitabe, kentin Sam'al olduğunu doğrulamaktadır. Hitit İmparatorluğu'nun MÖ 1.200'lerden sonra çöküşü ardından Güneydoğu Anadolu Bölgesi - Kuzey Suriye genel yayılımında, tarihçilerin Geç Hitit Devletleri, Kuzey Suriye Krallıkları ya da Suriye - Hitit Devletleri olarak adlandırdıkları devletler kurulmuştu. Bu devletlerin başkentlerinde, kentin merkezini oluşturan yönetsel ve dinsel yapılar bir yükseltide kurulmuş, ayrıca tahkim edilmiş bir kale içinde yer alınmıştır. Kentler, çift sur ile çevrilidir. Zincirli kenti de bu başkentlere bir örnek oluşturmaktadır.

İmikuşağı Höyüğü, Elazığ İli, Baskil İlçesi, İmikuşağı Köyü'nün kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Fırat'ın doğu kıyısındadır. Tohma Çayı'nın Fırat'a döküldüğü bölgenin karşısındadır. Nehir yatağından 38 metre yüksekteki höyük 200 x 150 metre boyutlarındadır. Ovadan yüksekliği ise 20 metredir.

Kaman Kalehöyük, Kırşehir İl merkezinin kuzeybatısında, Kaman İlçesi'nin 3 km. doğu-kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Tepe yaklaşık 280 metre çapında olup 16 metre yüksekliktedir.

<span class="mw-page-title-main">Tell Tayinat</span>

Tell Tayinat Höyüğü, Hatay il merkezinin doğu – kuzeydoğusunda, Reyhanlı ilçesinin 17–18 km batısında, Asi Nehri'nin 1,5 km doğusunda yer alan bir höyüktür. Tepe, yamaçlar dahil olmak üzere 700 x 500 metre boyutlarında, 15 metre yüksekliktedir. Kazı yapılmadan önce üzerinde Tayinat Köyü bulunmakta idi.

Bitik Höyük, Ankara il merkezinin 42 km kuzeybatısında, Kahramankazan İlçesine bağlı Bitik Köyü yakınlarında yer alan bir höyüktür. Tepe, 250 x 240 metre boyutlarında olup 18 metre yüksekliktedir.

Hüseyindede Höyüğü, Çorum İl merkezinin güneybatısında, Sungurlu İlçesi'nin kuzeybatısında Yörüklü beldesinin 2,5 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Tepe, Hüseyindede Tepesi olarak da bilinmektedir. Kazılar sonucunda höyüğün bir Eski Hitit kült merkezi olduğu, kült yapılarının dışında başkaca yapı bulunmadığı ve Hüseyindede'nin geniş bir yerleşim olmadığı anlaşılmıştır.

Tatarlı Höyük, Adana İl merkezinin yaklaşık 50 km. Ceyhan İlçesi'nin ise 24 km. doğusunda, Tatarlı Köyü içinde yer alan bir höyüktür. Tepe, üzerinde bulunduğu bazalt yükselti ile birlikte 35 metre yükseklikte olup 300 x 180 metre boyutlarındadır. Çanak çömlek buluntularına bakılarak höyüğün 100 metre çapında olduğu belirtilmektedir. Kazı çalışmalarının başlamasından önce höyük üzerinde bir düğün salonu bulunmakta idi. Daha sonra Adana Koruma Kurulu tarafından söz konusu düğün salonu hakkında yıkım kararı alınmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Vazo</span>

Vazo, genellikle çiçek koymak için kullanılan, cam, porselen, toprak gibi farklı malzemelerden, türlü boyut ve şekillerde yapılabilen açık bir kaptır. Sözcük Türkçeye, İtalyanca vaso kelimesinden geçmiştir.

İnandıktepe, Ankara'nın yaklaşık 80 km kuzeydoğusunda, Türkiye'nin Çankırı İlinde bulunan bir arkeolojik sit alanıdır. 1965 yılında işçiler burada çalışırken tesadüfen ünlü İnandık vazosunun parçalarını buldular. Daha sonra kazılar başladı.

<span class="mw-page-title-main">Hüseyindede vazoları</span>

Hüseyindede vazoları, Türkiye'nin Çorum ilinde Yörüklü yakınlarındaki Hüseyindede Tepe'de yapılan kazılarda bulunan, kabartmalarla süslenmiş Erken Hitit vazolarıdır. Toplamda dört adet vazo parçası bulunmaktadır. Bunlardan ikisi neredeyse tamamlandı ve restore edilebildi. Yaklaşık MÖ 1650'ye tarihlenen vazolar Çorum Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.