İçeriğe atla

İmago (psikanaliz)

İmago, belli bir kişide bilinçsiz olarak gelişen, biliçsiz kalan ve belli özelliklerle donatılan bir içsel tablodur.

İki önemli türü:

Erken çocukluk döneminde anneye karşı oluşturulan tablo ile erken çocukluk döneminde babaya karşı oluşturulan tablodur.

Bu tablolar özellikle nevrozlular tarafından dışa yansıtılarak başka kişilere mal edilir, dolayısıyla bireyin çevreleriyle ilişkisinde önemli rol oynarlar.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

Psikoloji veya Ruh bilimi, içgüdüsel davranışları ve zihni inceleyen bilimdir. Bilinçli ve bilinçsiz olayların yanı sıra daha çok duygu ve düşüncenin incelemesini içeren Psikoloji, çok kapsamlı bir bilimsel alandır. Bu alanda uzman olan ve aynı zamanda bilgi araştırması yapanlara psikolog denir. Psikologlar, beyinin ortaya çıkan özelliklerini ve ortaya çıkan özelliklerle bağlantılı tüm fenomenleri anlamaya çalışırlar ve bu şekilde daha geniş nöro-bilimsel araştırmacı grubuna katılırlar. Psikoloji bilimi, bir sosyal bilim olmasına rağmen aynı zamanda doğa bilimleri olarak da kategorize edilebilir. Özellikle beyin biyolojisi bilgisini oldukça kullanır ve geliştirir.

<span class="mw-page-title-main">Sigmund Freud</span> Psikanaliz biliminin kurucusu olan nörolog

Sigmund Freud veya doğum adı ile Sigismund Schlomo Freud, psikolojinin en önemli alt dallarından biri olan psikanaliz biliminin kurucusu olan Avusturya doğumlu Yahudi nörolog. Psikanaliz, hasta ile psikanalist arasında gerçekleşen diyalog yoluyla psikopatolojik vakaları tedavi etmekte kullanılan klinik yöntemidir. Hastaların zihinsel süreçlerinin bilinç dışı unsurlarla olan bağlantılarını ortaya çıkarmaya çalışır. Freud'a göre, bilinç dışına itimler yaşantıların kendileri değil, anıları üzerinde gerçekleşirler. Ancak söz konusu istekler gerçeğe dönüştürüldüğünde, daha doğrusu doyurulduğunda karşılaşılacak üzüntü ve pişmanlık duygusundan kaçınılmaktadır.

Melamîlik (ملامتيه) ya da Melamîler 8. yüzyılda Samanîler devrinde Horasan, İran’ında faaliyet gösteren bir sufi topluluktur. Melamet kelimesi, "kınanmışlık; itab ve serzenişlik; rezillik ve rüsvaylık" anlamlarına gelmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kadın düşmanlığı</span>

Kadın düşmanlığı veya mizojini, kadınlara karşı duyulan soğukluk, antipati veya abartılı düşmanlıktır. İngilizcedeki "misogyny" terimi Yunancadaki kadın (gyne) ve nefret etmek (misein) kelimelerinden türetilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Jacques Lacan</span> Fransız ruh hekimi (1901-1981)

Jacques Marie Émile Lacan, "Freud'dan bu yana en tartışmalı psikanalist" olarak anılan Fransız psikanalist ve psikiyatr.

<span class="mw-page-title-main">Julia Kristeva</span>

Julia Kristiva, edebiyat teorisyeni, psikanalist, yazar ve filozof. 1965'ten beri Fransa’da Paris’te yaşamakta ve çalışmalarını esas olarak burada yürütmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Psikanaliz</span> Freudun çalışmaları üzerine kurulmuş bir psikolojik kuramlar ve yöntemler ailesi

Psikanaliz, kısmen bilinçdışı zihinle ilgilenen ve birlikte zihinsel bozukluklar için bir tedavi yöntemi oluşturan bir dizi teori ve terapötik tekniktir. Bu disiplin 1890'ların başında, çalışmaları kısmen Josef Breuer ve diğerlerinin klinik çalışmalarından kaynaklanan Sigmund Freud tarafından kurulmuştur. Freud, 1939'daki ölümüne kadar psikanaliz teorisini ve pratiğini geliştirmiş ve rafine etmiştir. Bir ansiklopedi maddesinde, psikanalizin temel taşlarını "bilinçdışı zihinsel süreçler olduğu varsayımı, bastırma ve direnç teorisinin kabulü, cinselliğin ve Oedipus kompleksinin öneminin takdir edilmesi" olarak tanımlamıştır. Freud'un meslektaşları Alfred Adler ve Carl Gustav Jung, psikanalizin bireysel psikoloji (Adler) ve analitik psikoloji (Jung) olarak adlandırdıkları dallarını geliştirdiler, ancak Freud'un kendisi bunlara yönelik bir dizi eleştiri yazdı ve bunların psikanaliz biçimleri olduğunu kesinlikle reddetti. Psikanaliz daha sonra Erich Fromm, Karen Horney ve Harry Stack Sullivan gibi neo-Freudyen düşünürler tarafından farklı yönlerde geliştirilmiştir.

Eğitim bilimleri ya da pedagoji, eğitimi inceleyen bilim dallarının tamamına verilen addır. Eğitim bilimleri ailesi özellikle son yüzyıl içerisinde büyük bir gelişim kaydetmiş, 1960 sonrasında, post-sputnik döneminde hızlanarak bugünkü geniş aileyi oluşturmuştur.

Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi 1934–1975 yılları arasında Soğuk Savaş döneminde ABD Temsilciler Meclisi'nde oluşturulan anti-komünist komite. Faaliyetleri özellikle 1950'lerde ivme kazanan bu komite birçok Amerikalı sanatçı ve aydınları soruşturmaya almıştır. 1969'da Komite'nin adı "İç Güvenlik Komitesi " olarak değiştirilmiş, 1975'te ise yetkileri "Temsilciler Meclisi Adli Kurulu"na aktarılmıştır.

Savunu nevrozu, (Fransızca nevrose de defense, İngilizce defense-neurosis) bilinçdışına itilmiş içtepi ve duygulara karşı kendini savunmaktan kaynaklandığını ileri sürdüğü nevrozlara Sigmund Freud'un verdiği toplu bir isimdir.

Bilinçdışına itim, (Fr. refulment, İng. represion.) gerçekleştirilmesi uygun görülmeyen içgüdüsel isteklerin ya da bunların belli düşünce, imaj ve tasarım kılığına bürünmüş temsilcilerinin bilinçten itilip uzaklaştırılmasını ve daha sonra bilinçte boy göstermesinin önlenmesini sağlayan bir savunu mekanizmasıdır. Geriye itim olarak da bilinir.

Ambivalenz, yani duygu; birbiriyle bağdaşmayan duygu, düşünce, istek ve amaçların kişide aynı zamanda toplanmasıdır.

Kadınların askerlik tarihi, 4000 yıl öncesine uzanan bir dönemi, birçok ulusu ve dönemi kapsamaktadır. Eski çağlardan günümüze kadar kadınlar orduda birçok görevlerde bulunmuşlardır. Önceki dönemlerde kadınlar orduda farklı görevler almışlarsa da, daha çok günümüzde önemli görevlere gelmektedirler. Birçok ülke ordularını kadın askerlere açmaktadır ancak bu konudaki tartışmalar sürmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Caspar David Friedrich</span> Alman ressam

Caspar David Friedrich 19. yüzyılda yaşamış bir Alman ressamdır. Resimleri özellikle peyzaj cinsindendir. Çalışmalarında Romantizm akımının etkisi altında kalmıştır. Özellikle kariyerinin orta dönemlerindeki alegori peyzajları ile ünlüdür. Bu çalışmalarında karanlık silüetler, sabah sisi ve kıraç ağaçlar önemli derecede yer almaktadır.

İmago şu anlamlara gelebilir:

Abatis, savaşlarda savunma amaçlı yapılmış çoğunlukla sivriltilmiş ağaç dallarının düşmana karşı doğrultularak bir sıra boyunca dizilmesiyle oluşturulan tahkimat engelidir. Ağaçlar birbirlerine tellerle bağlanır. Abatis, çoğunlukla tel üstüvaneyle birlikte kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Ulusal Kurtuluş Siyasi Komitesi</span>

Ulusal Kurtuluş Siyasi Komitesi, ilk olarak İtalya ardından Alman işgali altındaki Yunanistan'da Komünist Parti tarafından kurulmuş hükûmettir. Kurulan hükûmetin alanı ELAS'ın kontrolündeki bölgelerdi. Bu kontrolündeki bölgeler genel olarak dağlardı. Çünkü dağlar partizanlar için avantajlı konumundaydı. Bu yüzden oluşturulan hükûmete Dağ Hükûmeti olarak bilinirdi. İngilizler'in sömürgesi olan Mısır'ın başkenti Kahire'de oluşturulan sürgün hükûmeti ve Mihver Devletleri ile işbirliği yapan hükûmete karşı muhalif çizgideydi. Bu hükûmetin en önemli özelliklerinden bir tanesi kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermesidir. Daha sonra topraklara yeniden egemen olacak Yunanistan Krallığı'nda da bu hak verilecek.

<span class="mw-page-title-main">Karen Horney</span> Alman kökenli Amerikalı psikanalist (1885-1952)

Karen Horney, Alman kökenli Amerikalı psikanalist. Neo-Freudyen bir ekol olan “ego psikolojisinin” temsilcisi olmuştur. Freud'dan farklı olarak kişiliğin ve nevrozun oluşumunda biyolojinin ve dürtüsel güçlerin etkilerinden çok kültürel etmenler üzerinde durur.

<span class="mw-page-title-main">Teropod</span> genel olarak etçil dinozorları içeren bir alt takım veya klad

Teropod veya Theropoda, kertenkele kalçalı dinozorlar (Saurischia) takımına bağlı, boş kemikleri ve üç parmaklı uzuvları ile karakterize edilen bir dinozor kladı. Karga boyutundaki Microraptor cinsi ile devasa Tyrannosaurus rex gibi boyutsal açıdan çeşitliliğe sahiptirler. Modern kuşlar da Theropoda kladına bağlıdır.

<i>Patates Yiyenler</i> Vincent van Goghun tablosu

Patates Yiyenler, Hollandalı ressam Vincent van Gogh'un 1885 yılında Nuenen'de yaptığı 82 x 114 cm ölçülerindeki tablosu. Vincent van Gogh sanat hayatının ilk dönemlerinde yığılmış patatesleri, dokuma tezgâhları, madencileri ve karamsarlık hissi veren gökyüzünü çalışmalarında ana tema olarak kullandı. Van Gogh Müzesi'de sergilenen Patates Yiyenler adlı tuval üzerine yağlı boya çalışmasını ise Nisan 1885'te tamamladı. Tablo van Gogh'un ilk önemli çalışması olarak görülmektedir ve buhranlı bir dönemine aittir.