İçeriğe atla

İlan sûretiyle vaad

Îlan sûretiyle vaad ya da îlan yoluyla ödül sözü verme, belirli bir edimin yerine getirilmesi karşılığında kamuya yapılan ödül vaadidir. Bir sonucun gerçekleşmesi karşılığında ödül vereceğini ilan yoluyla duyuran kimse, kendisini bu sözü yerine getirmekle sorumlu kılmış olur. Ödül sözü veren, sonucun gerçekleşmesinden önce sözünden cayarsa veyâ sonucun gerçekleşmesini engellerse, dürüstlük kurallarına uygun olarak, sonucun gerçekleşmesi için o âna kadar çaba sarf etmiş olan kişilerin giderlerini karşılamakla yükümlüdür. Ancak, bir veyâ birden çok kişiye ödenecek giderlerin toplamı, vadedilmiş olan ödülün değerini aşamaz. Dolayısıyla, vaadde bulunanın istediği karşılığı gerçekleştirmek için çaba sarfedenler, vadedilen ödül kadar telâfiyi aralarında bölüşmekten daha fazlasını talep edemezler. Ödül sözünü veren kişi (vaadde bulunan) eğer davacıların, ödülün karşılığı olan sonucu gerçekleştiremeyecek idiklerini ispat ederse, bu durumda, telâfiyi ödeme yükümlülüğünden kurtulur.

Îlan sûretiyle vaade örnek olarak bir köpeğini kaybeden kişinin, köpeğini bulana 200 lira ödül vereceğini vadetmesi gösterilebilir. Bu kişi, sözünden dönerse köpeği bulma yolunda kimler emek sarf ettiyse, onlara karşı 200 liraya kadar telâfi ödemekle yükümlüdür. Bu 200 lira, köpeği bulmaya çalışan kişiler arasında taksim edilir. Bundan daha fazla telâfiyi talep edemezler.

Îlan sûretiyle vaad, tek taraflı bir hukukî işlemdir. Dolayısıyla vaadde bulunan kişinin hukukî fiil ehliyetine sahip olması yeterlidir. Bunun anlamı şudur; eğer îlanda (duyuruda) vaat karşılığı istenen sonucu gerçekleştiren kişi bir çocuksa, vaadde bulunan o çocuğa da vaadini yerine getirmekle mükelleftir. Zîrâ, istenen sonucu gerçekleştiren kişide hukukî fiil ehliyetinin bulunması aranmaz. Çocuğun hukukî fiil ehliyetine sâhip olmaması, belirli îlan yoluyla vaat işlemini bâtıl hâle getirmez.

İlgili Araştırma Makaleleri

Kefalet, hukuki işlem türleri yönünden bakıldığında, bir sözleşmedir. Kefalet güvence sağlama amacına yönelik sözleşmeler arasında yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Anayasa</span> devleti yöneten temel ilkeler bütünü

Anayasa, ülke üzerindeki egemenlik haklarının kullanım yetkisinin içeriğinde belirtildiği şekliyle devlete verildiğini belirleyen toplumsal sözleşmelerdir. Hans Kelsen'in normlar hiyerarşisine göre diğer bütün hukuki kurallardan ve yapılardan üstündür ve hiçbir kanun ve yapı anayasaya aykırı olamaz. Devletin temel örgüt yapısını kuran, önemli organlarını ve işleyişlerini belirleyen; ayrıca temel hak ve özgürlükleri tespit edip, sınırlarını çizen hukuk metinleridir. Toplumsal bir sözleşme niteliği taşır. Devlet faaliyetlerini ve oluşum biçimini düzenleyen yasa metnidir.

<span class="mw-page-title-main">Dava</span>

Dava, bir hakkın, devlet kanalıyla devletin organları olan mahkemeler vasıtasıyla kullanılmasıdır. Dava; asli ve feri olur. İhtilaflı ve ihtilafsız veya ceza davası, hukuk davası, idari dava, amme (kamu) davası, şahsi dava olarak da tarif edilir. Tek başına dava sözcüğü, sıklıkla hukuk davalarını işaret eder.

<i>Kurtlar Vadisi</i> (dizi) Türk televizyon dizisi (2003–2005)

Kurtlar Vadisi, 15 Ocak 2003 tarihinde Show TV'de "Bu bir mafya dizisidir" sloganıyla yayımlanmaya başlayan aksiyon, dram ve politik türdeki Türk televizyon dizisidir. Dizi, 4 sezon olup toplam 97 bölümden oluşmaktadır. 1. sezonunda çarşamba günleri sonrasındaysa perşembe günleri yayımlanmıştır. Dizi, ilk üç sezon Show TV'de yayımlanmıştır. Son sezonundaysa 4 milyon dolar karşılığında Kanal D'ye transfer olmuştur. Bu yönüyle Türk televizyonunda bir ilktir. Dizi, 29 Aralık 2005 tarihinde yayımlanan 97. bölümüyle final yaparak sona ermiştir.

Bursa Nutku, Bursa'da Türkçe ezan okunmasına karşı bir protesto gerçekleşmesi üzerine şehre giden Mustafa Kemal Atatürk'ün, kendisi ve heyeti için 6 Şubat 1933 akşamı verilen yemek sırasında yaptığı iddia edilen konuşmadır.

<span class="mw-page-title-main">Borç</span> geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey

Borç, geniş anlamda, bir borç ilişkisini, dar anlamda ise borçlu tarafın ödemekle yükümlü olduğu parasal değeri ya da yerine getirme taahhüdünde olduğu edimi ifade eder. Hukuki alanda kullanılışı, geniş anlamıdır. Borç ilişkisi, borçlu ve alacaklı olmak üzere iki taraf arasında bir edimin yerine getirilmesine dayanan hukuki bağdır. Edim, borçlu açısından bakıldığında borç, alacaklı açısından bakıldığında ise alacaktır. İki farklı kelime aynı davranışın iki farklı açıdan bakılması ile oluşturulmuş adlandırmalardır. Edim fiili, yapma, yapmama veyâ verme olarak üç şekilde tezâhür edebilir.

Suç, kanunlar tarafından yanlış veya zararlı olduğu için ceza tehdidiyle yasaklanan ve bazı durumlarda cezalandırılabilen davranıştır. Genel olarak suç, saptanan ve saptanamayan suçlar olarak ikiye ayrılır. Saptanamayan suçların gerçekleşip gerçekleşmedikleri belirsiz olduğu veya kanıtlanamadıkları için cezalandırılmaları söz konusu değildir. Ceza hukukunda suça göre para cezası, tutuklama, hapis, hatta ölüm cezası verilebilir.

Adi şirket, sahibinden ayrı bir varlığı olmayan şirketlerdir. En basit şirket modelidir.

Deniz ticareti hukuku, deniz üzerinde yürütülen ticari ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır. 29/06/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda deniz ticaretini konu alan bazı başlıklar şunlardır:

<span class="mw-page-title-main">Konfüçyüsçülük</span> Çin merkezli etik ve felsefi sistemi

Konfüçyüsçülük, Ruizm veya Ru klasisizmi olarak da bilinir, antik Çin'de ortaya çıkan bir düşünce ve davranış sistemidir ve çeşitli şekillerde bir gelenek, felsefe, din, hükûmet teorisi veya yaşam biçimi olarak tanımlanır. Konfüçyüsçülük, Çin filozofu Konfüçyüs'ün öğretilerinden, daha sonra Yüz Düşünce Okulu dönemi olarak anılacak bir dönemde gelişti.

Sebepsiz zenginleşme veya haksız zenginleşme, bir kimsenin mal varlığında haklı bir nedene dayanmaksızın, başkasının zararına meydana gelen zenginleşmedir. Geçerli bir hukuksal neden bulunmadan, hukuksal bir neden gerçekleşmeden ya da hukuksal neden sona erdikten sonra bir işlem yapılması ve borç olmayan bir edimin ödenmesi gibi durumlarda ortaya çıkar.

<span class="mw-page-title-main">Hak</span> Kişinin hukuken korunan ve kendisine bu korumadan yararlanma yetkisi veren menfaat

Hak, kişilerin hukuk düzenince korunan menfaatleridir. Kişilerin lehlerine olan bir durumun kanunlar tarafından korunması, bu korumaya uymayan kişilere karşı ise kanuni girişimlerde bulunulması gibi yetkiler verir. Esasen Arapçada hukuk kelimesinin tekil hâli olan bu kelime, zamanla kişilerin hukuken korunan menfaatlerini tanımlamak için kullanılırken, hakların oluşturduğu düzene ise hukuk adı verilmiştir.

Adak, herhangi bir dilek yerine geldiğinde karşılığında yapılacağı veya verileceği söylenen şey ve bunun sonucunda insanın kendisini Tanrı'ya karşı yükümlü kıldığı durum. Osmanlıca nezir kelimesinin Türkçe karşılığıdır. Kutsal varlıklardan yardım dilemek amacıyla kurban kesme, saçı verme, mum yakma, para bağışlama gibi eylemlerde bulunma taahhüdü. Hatta bir şeyden vazgeçme örneğin bir hayvanı doğaya salma bile adağın kapsamına girer. Örneğin Türkçe ile uzak akraba olan Yakut dilinde Adık olarak söylenen bu sözcük bazı nesnelerin yakılmasını ve hayvanların özgür bırakılmasını da ifade eder. Bu yüklenim yerine getirilmediği takdirde kişinin başına olumsuzluklar, hatta felaketler geleceğine inanılır.

Basit şekliyle taksir bir kişinin kendisinden beklenen özen ve dikkati göstermeden sergilediği davranışın kanunda öngörülen sonuca yol açması durumudur.

İcap ya da öneri, bir sözleşmenin kurulabilmesi için gerekli olan iki irade beyanından birisidir. Önce olan irade beyanı icap, sonra gelen irade beyanı ise kabuldür. İrade açıklamasının icap mı kabul mü olduğunun pratikte yansımaları olduğu için bu ikisi arasında yapılacak ayrım önem taşır. İcapta bulunan kişi, o icabıyla belirli bir süre bağlı olacaktır. icapta bulunan, icabın kendisini bağladığı süre boyunca icabından vazgeçemez. Bir sözleşme teklifinin teknik anlamda icap sayılabilmesi için bazı özellikleri taşıması gerekir.

<span class="mw-page-title-main">Ağustos 2011 Çukurca saldırısı</span>

Ağustos 2011 Çukurca Saldırısı veya 2011 Çukurca PKK pususu, 17 Ağustos 2011'de PKK'nın, Hakkâri'nin Çukurca ilçesinde, Hakkâri-Çukurca kara yolunun 12. ve 15. kilometrelerinde bulunan Vali Erdoğan Gürbüz Çeşmesi yakınlarında PKK'lıların önceden döşediği mayınların zırhlı askeri araçların geçişi sırasında patlatması ile gerçekleştirdiği saldırılar sonucu 1'i köy korucusu, 11 asker ölmüş, 4 asker de yaralanmıştır. PKK'lılar olay mahaline birden fazla mayın ve bomba düzeneği yerleştirmiş, ilk mayınlı saldırıların ardından kirpi tipi zırhlı araçlardan inen askerler çatışmaya katıldığı sırada PKK'lılar bölgeye yerleştirdikleri birden fazla mayın ve bombalarla uzaktan patlatmak suretiyle saldırılarını sürdürmüştür.

Avoda Zara , kastedilen mânâsı "putperestlik" ya da "bidatlar") Talmud'un dördüncü kitabı olan Nezikin’in kitapçıklarından birisidir. Bâzı kaynaklarda Aboda Zara olarak da geçmektedir. Avoda Zara'da genellikle Yahudi-olmayanlar arasında yaşayan Yahudilerin meseleleri düzenlenmektedir. Bunların başında, Yahudilerin, Yahudi-olmayanlar ile olan ilişkileri gelmektedir. Kitapçıkta, Yahudilerin putperestlikten ve diğer kültürler içinde asimile olmaktan uzak durmalarını sağlamaya dâir düzenlemeler yer almaktadır.

Hukukta hak ehliyetine sahip varlıklara kişi denilir. Hukuki anlamda kişi yalnızca insanlardan ibaret değildir. Kanun koyucu, insanın yanında belirli nitelikleri olan kişi ya da mal topluluklarını da kişi olarak kabul edebilir. Kişiler, gerçek kişiler ve tüzel kişiler olarak ikiye ayrılır. Kişinin toplum içerisindeki yeri dolayısıyla diğer kişilerde saygı yaratabilmesi ve gelişmesi için, onun hukuken korunan birtakım değerlere sahip olması gerekir. Bu değerlere örnek olarak; kişinin hayatı, vücut tamlığı, şerefi, itibarı ve adını gösterebiliriz. Kişi, onun toplum içindeki yerini belirleyen, onun varlığını dışa yansıtmasını temin eden değerlerle çevrilmiş bulunmaktadır.

Eğlence hukuku, medya hukuku olarak da adlandırılır, eğlence sektörüne sağlanan hukuki hizmetlerdir. Eğlence hukukundaki bu hizmetler fikrî mülkiyet hukuku ile örtüşmektedir. Fikrî mülkiyet, tescilli marka, telif hakkı ve "Tanıtım Hakkı" dahil olmak üzere birçok hareketli parçaya sahiptir. Bununla birlikte, eğlence hukuku uygulaması genellikle iş hukuku, sözleşme hukuku, haksız fiiller, iflas hukuku, göçmenlik, menkul kıymetler hukuku, güvenlik çıkarları, acentelik, mahremiyet hakkı, hakaret, reklam, ceza hukuku, vergi hukuku, Uluslararası hukuk ve sigorta hukuku ile ilgili soruları içerir.

Hukuki şekilcilik ya da hukuki formalizm, hakimlerin yargılama sürecinde nasıl karar vermesi gerektiğini açıklayan teorilerden biri. Hukuki gerçekçilikten farklı olarak, hukuki şekilcilik, hukuki işlemlerin yasalarca öngörülen şekil kurallarına uygun olarak yapılması, hakların yasalarda belirlenen zaman aralıklarında kullanılması ve sonuçlarının kategorik ilkelerle belirlendiği sistemdir. Yapılmak istenen işlemin birtakım şekil şartlarına bağlı olarak yapılabilmesini, böylece işlemin yapılmasını güçleştirmeyi amaçlar. Böylece bu işlemi yapmak isteyenler, öncesinde bu işlemi yapmak isteyip istemediklerini değerlendirerek daha isabetli kararlar alabilecektir.