Tanrı ya da ilah, Klasik teistik inanç sistemlerinde Mutlak Varlık, Mutlak Benlik ve tüm varoluşun temel kaynağı olarak görülen varlık. Tek tanrılı inançlarda evrenin tek yaradanı ve yöneteni olarak kabul edilir. Çok tanrılı inançlarda genelde ilahların cinsiyeti bulunur ve eril olanlarına tanrı, dişi olanlarına tanrıça denir. Tektanrılı ve henoteistik inançlardaki Tanrı kavramını tanımlamak için ise sadece tanrı sözcüğü kullanılabilir.

Indra Hinduizm'de havanın ve savaşın tanrısı, Cennet veya Swargaloka'nın Tanrısıdır. Hint-dışı geleneklerde de yer alan önemli bir figürdür. Hint mitolojisinin en eski ve en büyük tanrısıdır. Hintlerin en önemli dini kaynakları olan Vedalardan Rigveda ilahilerinin dörtte biri ona sunulmuştur. Başka hiçbir tanrıya bu kadar ilahi sunulmamıştır. 1028 ilahiden oluşan Rigveda'nın 250 ilahisi ona sunulmuştur. Ari ulusunun savaşçı tanrısıdır. Elinde yere doğru çarptığı vacra (şimşek) vardır. Bu silahı sanatçı Tanrı Tvashtri yapmıştır. Ellerinde ok, yay, ankuşa denilen bir kanca, deniz kabuğu ve ağ tutar. Tüm vücudunda bin göz vardır. Bu yüzden ona Sahasrasha denilir. Binek hayvanı dört hortumlu beyaz bir fil olan Airavata veya beyaz bir at olan Uççaişravas'tır. Karısı İndrani'dir ve oğlu Cayanta'dır. İndra'nın Vritra (kuraklık) ile savaşı: Vritra adındaki yılan dünyanın yedi nehrini yutar ve onları büyük dağında hapseder. İndra şimşeğini kullanarak suları tutmakta olan Vritra'yı yok edip dağları delerek, suları serbest bırakır.

Roma mitolojisi, Antik Roma'da yaşayan insanların mitolojik inançlarının bütününe verilen isimdir. Genelde iki ana bölümü olduğu düşünülür; ilk bölüm ki daha sonraları etkin olmuştur ve edebidir, genellikle Etrüsk mitolojisindeki öğelerin Romalılaştırılmış hallerinden meydana gelir, ikinci bölüm ise daha erken dönemlerde etkin olmuş olan ve daha çok kültik olan farklı uygulama ve inançlara sahip daha özerk bir bölümdür.

Pers mitolojisi, İran platosu ve onun sınır bölgeleri ile Karadeniz'den Hoten'e kadar uzanan Orta Asya bölgelerinde yaşamış ve birbirleriyle kültürel ve dilsel olarak ilişkili olan eski halkların inanç ve ibadet uygulamalarının bütününe verilen isimdir.

Tanrıça, dişi ya da dişil ilah anlamlarına gelebilir. Soyut bir ilahi varlıktır. Birçok kültürde tanrıçalardan bahsedilir. Bazen tek başına, ama çoğunlukla bir panteonun üyesi olarak tanrıça inanışı özellikle paganizmde yaygındır.

Odin, Cermen mitolojisinde yer alan önemli bir tanrı. Odin ile ilgili günümüze ulaşan çoğu bilginin kaynağı olan İskandinav mitolojisi; Odin'i bilgelik, şifa, ölüm, kraliyet, bilgi, savaş, zafer, büyücülük, şiir, çılgınlık, şamanlık, ilham, şairlik, hava, rüzgar ile ilişkilendirir. İskandinav mitolojisine göre tanrıça Frigg'in kocasıdır. Genellikle en yüce Cermen tanrısı olarak kabul edilir. Eski İngilizce ve Eski Saksoncada Wōden, Eski Felemenkçede Wuodan ve Eski Yüksek Almancada Wuotan adıyla bilinir. Tüm bu adların kökeni ise Ana Almanca *Wōđanaz'dır. İngilizce dahil birçok Cermen dilinde çarşamba günü, bu tanrının adını taşır.

Aztek mitolojisi veya Aztek dini, Tolteklerin çöküşünün ardından 13-16. yüzyıllar arasında Meksika Vadisi'nde önemli bir uygarlık olarak ortaya çıkan Aztekler tarafından geliştirilmiş bir inanç, efsane ve gelenekler bütünüdür. 100'den fazla tanrısıyla çok tanrılı pantheona sahip sahip Aztek dini, gerek kendisinden eski gerekse kendisiyle eş zamanlı olarak aynı coğrafi bölgede ortaya çıkmış inançlar, mitler, kültürel ve kozmik imgelerden yoğun oranda etkilenmiştir. Ayrıca Aztek dini çok önemli ve sıkı bir mistik karaktere sahiptir ve liturjik açıdan çok gelişmiştir. Seremoniler ve ritüeller büyük bir titizlikle, belirli takvimleri çok sıkı bir şekilde takip ederek gerçekleştirilir ve dinî olduğu kadar siyasi ve toplumsal açıdan da önem arz ederdi. Ayrıca uzun yıllar boyunca kurgu eserlerinde yer almış antik ritüellerde insan kurban edilmesi anlayışı da Aztek inancında yer etmiş, ritüellerde gerçekten insan kurban edilmiştir.

Nors veya İskandinav mitolojisi, İskandinavya'da yaşamış Kuzey Cermen halklarının Hristiyanlık öncesi dinleri, inanışları ve efsaneleri. Cermen mitolojisinin bir parçası olan İskandinav mitolojisi, Anglosakson mitolojisi ve Kıtasal Cermen mitolojisi ile yakından ilişkilidir.
İnka mitolojisi, mitolojik olan ve İnka inançlarının açıklanmasını veya sembolize edilmesini sağlayan birçok hikâye ve efsaneler içerir.

Anu, Sümer mitolojisinde ve daha sonra Asur ve Babil mitolojilerinde, gökyüzü tanrısı, cennetin tanrısı, takımyıldızların efendisi, tanrıların kralı olarak adlandırılır ve göksel katmanların en üstünde oturur. Suç işleyenleri yargılayacak güce sahip olduğuna ve kötülükleri yok etmek için asker olarak yıldızlar yarattığına inanılırdı. Anunnakunun babasıdır. Sanat eserlerinde bazen çakal olarak resmedilir. Çoğu zaman onun simgesi olarak kullanılan taç bir çift sığır ya da boğa boynuzu ile resmedilir.
Cermen tanrıları, temel olarak Aesir ve Vanir olarak iki başlıkta görünseler de Dev'lerin de zaman zaman bu gruplara dâhil olmasıyla ayrım tam olarak netlik kazanmaz. Yine de genel olarak kabul gören düşünce Aesir'in savaş, Vanir'in ise bereket tanrılarından oluşmuş topluluklar olduğu yönündedir.

Aesir ; İskandinav mitolojisinde başlıca tanrı topluluğunun genel adı. Diğer topluluğun adı Vanir'dir ve Odin'le birlikte ölümlü insanların hayatlarını yönetirler. Asgard'da yaşarlar. Tanrılar güçlü, güzel ve normal insanlardan daha iridirler. İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir. Her tanrı değişik alanlarda bilgiye sahiptir. İyi, sıcakkanlı ve yardımseverdirler. Asgard'da çok uzun süreden beri yaşayan Vanir'ler de Æsir tanrıları arasında sayılırlar.
Fin mitolojisi, kökenini bugün Fin halkının çok az bir kısmının inandığı Fin paganizminden alır. Kendileri gibi bir Fin-Ugor kavmi olan Estonlar ile komşuları, Hint-Avrupalı Balt ve İskandinav halklarının mitolojileriyle de pek çok ortak temayı paylaşır. Hatta kimi mitler gene bir Fin-Ugor halkı olan komşuları Laponlardan direkt alınmıştır.

Avustralya ve Tazmanya’ya 40 bin ile 60 bin yıl önce gelen ve günümüzde bile avcı toplayıcı olarak yaşayan Aborijinler, pek çok klan ve dil grubuna ayrıldığından bir bütün olarak Aborijin mitolojisinden söz etmek zordur. Buna rağmen sözlü geleneğe dayanan yaratılış ile insan-doğa ilişkisini açıklamaya yoğunlaşan söylence ve mitolojiler arasında benzerlikler bulmak mümkündür. Aborijinler yeryüzü üzerinde mevcut canlı ve cansız tüm varlıkları kutsal olarak kabul etmekte, ata totemi kültüne dayanan bir inanç sistemi geliştirmiş olup, Rüya Zamanı adını verdikleri bir dönemde ata ruhlarının yeryüzü üzerinde dolaşarak dağ, dere, göl, deniz, bitki, hayvan ve insanları yarattığına inanmaktadırlar. Aborijin mitolojisinde en önemli tanrısal varlık her şeyden ve atalardan önce var olduğuna inanılan ‘Her şeyin Babası’ olup, çeşitli kabilelerde Baiame, Biame’, ‘Nooralie’ ve Mungan Ngour bu ruhun oğlu ise ‘Daramulun’, ‘Gayundi’, ‘Gnawdenoorte’ ve ‘Tun-dun’ adlarıyla bilinmektedir. İnanışa göre Baiame hayvanları yarattıktan sonra önce erkek ardından kadını yaratırken diğer hayvanların şikayetlerini dikkate alarak mükemmelleştirmiş, insanların uyması gereken dini kuralları ve tören geleneklerini oluştururken, Aborijin dini törenlerinde özellikle inisiasyon sırasında kullanılan 'boğa gümbürtüsü' çalgısı tjuringa veya inma'yı da insana hediye etmiştir.

Av ilâhları, hayvan avcılığı ve avcılık sırasında kullanılan alet ve becerilerle ilgili mitolojilerde görülen tanrı ve tanrıça figürleridir. Av ilâhları çok tanrılı dinlerdeki ortak figürlerden biridir.

Doğa ibadetinde bir doğa tanrısı, su tanrısı, bitki tanrısı, gök tanrısı, güneş tanrısı, ateş tanrısı veya dağlar, ağaçlar veya yanardağlar gibi doğal olarak meydana gelen diğer olaylar gibi doğa güçlerinden sorumlu bir tanrıdır.

Savaş tanrısı, mitolojide savaş, çatışma veya kan dökmeyle ilişkili ilahi varlıktır. Hem tek tanrılı hem de çok tanrılı dinlerde yaygın olarak görülürler.

Hava tanrıları, gök, yıldırım, yağmur, rüzgar, fırtına, kasırga ve kasırgalar gibi konularla ilişkilendirilen tanrılardır. Çok tanrılı dinlerde yaygın olarak bulunurlar.