İçeriğe atla

İklim aktivizmi

Kontrol Edilmiş

İklim aktivizmi, iklim değişikliği sorununa dair farkındalık yaratmak, bu sorunun tanınması ve ele alınması için eylemler yapmak ve iklim mücadelesi vermektir.

İklim değişikliğiyle ilgili aktivizm, 1990'larda, başlıca çevre örgütlerinin, başta Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) çerçevesinde olmak üzere iklimle ilgili tartışmalara dahil olmasıyla başlamıştır. 2000'lerde 350.org , Energy Action Coalition ve Global Call for Climate Action gibi iklim konusuna odaklanan bazı kuruluşlar kurulmuştur.

GRETA THUNBERG (İklim Aktivisti)

Tarihi

2009 Kopenhag Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı

2009 yılında Kopenhag'da gerçekleşen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı, iklim hareketinin çok sayıda insanı harekete geçirme gücünü göstermeye başladığı ilk UNFCCC zirvesiydi.

2014 New York İklim Değişikliği Yürüyüşü

ABD'nin New York kentinde 2014 yılında düzenlenen İklim Değişikliği Zirvesi öncesi ''Halkın İklim Yürüyüşü'' adıyla yapılan eylemde ''İklim değişikliği'' konusunda acil eylem çağrısında bulunuldu.[1]

İklim İçin Okul Grevleri

Fridays For Future (FFF) Eylemi (Berlin,2018)

İklim için Okul Grevi (İsveççe: Skolstrejk för klimatet), çeşitli şekillerde Gelecek için Cumalar (FFF), İklim için Gençlik, İklim Grevi veya İklim için Gençlik Grevi olarak da bilinir, gösterilere katılmak için Cuma derslerini atlayan okul öğrencilerinin uluslararası bir hareketidir.[2]

Tanıtım ve yaygın örgütlenme, İsveçli öğrenci Greta Thunberg'in Ağustos 2018'de İsveç Riksdag (parlamento) önünde " Skolstrejk för klimatet " ("İklim için okul grevi") yazılı bir pankartla protesto gösterisi düzenlemesiyle başladı.

15 Mart 2019'da başlayan küresel bir grev, 125 ülkede düzenlenen 2.200 grevde bir milyondan fazla grevciyi bir araya getirdi.  24 Mayıs 2019'da, 150 ülkede 1.600 etkinliğin yüz binlerce protestocuyu çektiği ikinci küresel grev gerçekleşti. Olaylar, 2019 Avrupa Parlamentosu seçimleriyle aynı zamana denk gelecek şekilde ayarlandı . 2019 Küresel Gelecek Haftası, 150'den fazla ülkede, 20 Eylül Cuma ve 27 Eylül Cuma gününe odaklanan bir dizi 4.500 grevdi. Muhtemelen dünya tarihinin en büyük iklim grevleri olan 20 Eylül grevleri, Almanya'da 1,4 milyonu da dahil olmak üzere çoğu okul çocuğu olan yaklaşık 4 milyon protestocu topladı.  27 Eylül'de, İtalya'daki bir milyondan fazla protestocu ve Kanada'daki birkaç yüz bin protestocu da dahil olmak üzere, dünya çapında yaklaşık iki milyon kişi gösterilere katıldı.[3]

2019 Küresel İklim Grevi

1.000.000+ 100.000+ 10.000+ 1000+ 100+ Küçük protestolar, belirsiz rakamlar
Ülkelere göre 20-27 Eylül 2019 tarihleri arasındaki protesto katılımcı sayıları

2019 Eylül ayında dünya çapında bir "Küresel İklim Grevi" gerçekleştirildi. Uluslararası grevler ve talepler doğrultusunda gerçekleşen eylemler, 20-27 Eylül tarihleri arasında gerçekleşti. Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi'nden üç gün önce olan iklim eylemleri, 150 ülkede 4.500 yerde gerçekleşti.  Etkinlik, İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg'den ilham alarak pek çok ülkede iklim değişikliğine vurgu yapan okul grevleri etkinliğine dönüştü.

20 Eylül protestoları muhtemelen dünya tarihinin en büyük iklim grevleriydi.  Organizatörler, 1.4 milyonu Almanya'da olmak üzere dünya çapında 4 milyondan fazla insanın  grevlere katıldığını bildirdi . Tahminen 300.000 protestocu Avustralya'daki grevlere katıldı, Birleşik Krallık'taki protestolara 300.000 kişi daha katıldı  ve Greta Thunberg'in bir konuşma yaptığı New York'taki iklim aktivistleri yaklaşık 250.000 kişiydi.  40 ülkeden 2.000'den fazla bilim insanı grevleri destekleme sözü verdi. 27 Eylül'de  tahminen 2 milyon kişinin 2.400'den fazla protestoya katıldığı ikinci bir protesto dalgası gerçekleşti .  İtalya'da 1 milyon aktivist ve Yeni Zelanda'da 170.000 kişi olduğu bildirildi . Greta Thunberg'in konuştuğu Montreal'de, Montreal okul yönetim kurulu 114.000 öğrencisinin derslerini iptal etti.  Birkaç federal parti lideri de dahil olmak üzere yüz binlerce insan Montreal'deki yürüyüşe katıldı.

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve İklim Eylemi

İklim Aktivisti bir grup öğrenci

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), diğer bir deyişle Küresel Amaçlar, yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegenimizi korumak ve tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak için evrensel eylem çağrısıdır.

Bu 17 Amaç, bin yıl kalkınma hedeflerinin başarılarının üzerine inşa edilmekte; bir yandan da diğer önceliklerin yanı sıra iklim değişikliği, ekonomik eşitsizlik, yenilikçilik, sürdürülebilir tüketim, barış ve adalet gibi yeni alanları içermektedir. Amaçlar birbiriyle bağlantılıdır; bir amaçta başarının anahtarı, birbiriyle ortak yönleri olan sorunları hep birlikte ele almaktır.

Sürdürülebilir kalkınma amaçları için yaşamı sürdürülebilir biçimde iyileştirmek için, bugünden doğru seçimleri yapacak şekilde ortaklık ve akılcılık ruhuyla yürür. Tüm ülkelere, kendi önceliklerine ve dünyanın karşı karşıya olduğu çevre sorunlarına uygun olarak benimseyecekleri açık rehberlik ve amaçlar sağlar. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, kapsayıcı bir gündemdir. Yoksulluğun temel nedenlerine iner ve hem insanlar hem de gezegenimiz için olumlu değişiklikler yapmak üzere insanları birleştirir. UNDP Başkanı Helen Clark, “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları; yoksulluk, iklim değişikliği ve çatışmalar gibi, dünyamızın karşı karşıya olduğu ağır zorlukların bazılarını çözümlememiz için bize ortak bir plan ve gündem sağlıyor. UNDP, ilerlemeyi sağlayacak ve ülkeleri sürdürülebilir kalkınma yolunda destekleyecek deneyim ve uzmanlığa sahiptir.” diyerek sürdürülebilir kalkınma amaçlarının temel ilkelerini açıklamaktadır.[4]

1.Yoksulluğa Son

2.Açlığa Son

3.Sağlık Ve Kaliteli Yaşam

4.Nitelikli Eğitim

5. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

6. Temiz Su Ve Sanitasyon

7.Erişilebilir Ve Temiz Enerji

8.İnsana Yakışır İş Ve Ekonomi

9.Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı

10.Eşitsizliklerin Azalması

11.Sürdürülebilir Şehir Ve Topluluklar

12.Sorumlu Üretim ve Tüketim

13.İklim Eylemi

14.Sudaki Yaşam

15.Karasal Yaşam

16.Barış Adalet ve Güçlü Kurumlar

17.Amaçlar İçin Ortaklıklar

13. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi: İklim Eylemi

İklim Aktivisti bir grup öğrenci

Dünya üzerinde iklim değişikliğinin ağır etkilerini bizzat yaşamayan tek ülke yoktur. Sera gazı emisyonları artmaya devam ediyor ve şu anda, 1990 yılındaki düzeye göre %50 artmış durumdadır. Doğu Avrupa ve Orta Asya, büyük sera gazı emisyonu üreticileri değiller; ancak iklim değişikliğinin sonuçlarından orantısız biçimde zarar görüyorlar. Ayrıca, iklim krizi, insanların hayatını ciddi ölçüde etkiliyor.[5]

Bu nedenle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı kapsamında yer alan 13. hedef, "iklim eylemi" doğrultusunda dünya çapında iklim aktivizmi yaygınlaşmaya başlamıştır. İklim değişikliğine dair toplumsal farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır; aynı zamanda iklim değişikliğinin önüne geçmek amacıyla yenilikçi fikirler ve projeler üreten topluluklara Birleşmiş Milletler tarafından destek sağlanmaktadır.

İklim Aktivizm Etkinlikleri

Kopenhag 2009 Seferberliği[6]

2009 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı Kopenhag iklim hareketi büyük ölçüde onun mobilizasyon gücünü gösteren başladığı ilk BMİDÇS zirve oldu. 12 Aralık'ta Kopenhag'da iklim konusunda küresel bir anlaşma çağrısında bulunan yürüyüşe 40.000 ila 100.000 kişi katıldı ve aktivizm olgusu Kopenhag'ın ötesine geçti, dünya çapında aynı anda 5.400'den fazla miting ve gösteri düzenlendi.

Halkın İklimi Mart, 2014

2014 Halkın İklimi Mart[6]

Halkın İklimi Mart 2014, iklim değişikliğine karşı güçlü bir eylem için yüz binlerce insanı bir araya getirdi. İklim hareketi, en büyük tekli etkinliğini 21 Eylül 2014'te, Halkın İklim Hareketi tarafından organize edilen Halkın İklim Yürüyüşü sırasında New York'ta 400.000 aktivisti (artı diğer şehirlerdeki birkaç bin kişiyi daha) seferber ederek küresel iklim eylemini talep etmek için topladı. liderler 2014 BM İklim Zirvesi için bir araya geldi.

Türkiye'de İklim Aktivizmi ve Etkinlikler

İklim İçin Okul Grevi

Çocukların iklim değişikliğine karşı sokağa çıkmasına ilham veren Greta, 15 Mart Cuma günü 125 ülkede 1 milyondan fazla öğrenciyi sokağa döktü. Greta’ nın çağrısı Türkiye’de de karşılık bulurken, İstanbul, Iğdır, Adıyaman, Ankara, İzmir, Muğla, Antalya ve Balıkesir’de çocuklar, ‘İklim İçin Okul Grevi’ ne destek verdi.[7]

Gelecek için Cumalar

Gelecek İçin Cumalar hareketini Türkiye’de başlatan ortaokul öğrenci Atlas Sarrafoğlu' dur. Türkiye’de lise seviyesindeki temsilcisi Selin Gören'dir.[8]

FFF Türkiye ekibinden; Atlas Sarrafoğlu, Selin Gören, Duru Barbak, Deniz Çevikus, Yağmur Ocak, Alara Civelek[9] Elif Ünal, Bilge Yerli[10]

Bir Buçuk Derece 1,5 °C

1,5 °C sınırı, sürdürülebilir kalkınma ve yoksulluğu önleme için kritik öneme sahip. Küresel ısınmayı 1,5 °C ile sınırlandırmak, ekolojik sistemler ve yaşam alanları üzerindeki birçok kalıcı etkinin önlemesi anlamına geliyor.[11]

İklim Adaleti

İklim adaletini anlayabilmek için iklim değişikliğinin günümüzde bilim ve politika arasındaki etkileşimin en belirleyici alanı olduğunun bilinmesi gerekir. İklim değişikliği sorununa bilimsellik ile çözüm bulma yöntemlerine siyasi iktidarların nasıl yaklaştığı konusu, iklim adaletinin çıkış noktasını oluşturmaktadır. Çünkü iklim değişikliği, insanlığın temel ihtiyaçlarının ülke kalkınmasına ve ekonomiye yansıması olan su güvenliğini, gıda fiyatlarını, barınma kıstaslarını etkiler ve bu alanlarda sorunlar yaratır. Ulusaldan yerele insanların yaşam alanlarında iklim adaletini sağlamak, bilimselliği ön planda tutmak zorunda olan devlet yöneticilerinin elindedir.

İklim adaleti kısaca, bilimsellikten uzak ülke iktidarlarının yanlış politikaları sebebiyle, iklim değişikliğinin yaşanmasında en az sorumluluğa sahip olan ülkelerin, iklim değişikliğinin sonuçlarından ilk ve en fazla etkilenecekler olması şeklinde tezahür eden temel bir adaletsizliği dile getirmek için kullanılmaktadır.[12]

Bu adaletsizlik, 2008 ekonomik krizinden bu yana dile getirilmektedir. Bilimsellik ve temiz politikadan uzak, ekonomik krizlerden en az etkilenmek üzere yola çıkan çoğunluğu kapitalist ülkelerin, iklim değişikliğinde en az sorumluluk sahibi olan ülkelere ekolojik yıkım uğratmasıyla sonuçlanan bu eşitsizlik döngü şeklinde devam etmektedir.

İklim adaletine kentsel perspektiften bakılacak olursa, kentin kırılgan gruplarının etkilenebilirlik düzeylerinden bahsedilebilir. Bu noktada gelir adaletsizliğinin yoğun yaşandığı ülkelerde barınma şartları iyi olmayan kırılgan gruplar için iklim adaletini sağlamak yine bilimsel hareket etmek zorunda olan yerel yönetimlere ve devlet yöneticilerine bağlıdır.

İklim Mülteciliği

Geçmişten beri insanların yaşam alanını terk etme süreci ekonomik, sosyal, siyasal, kültürel birçok sebebe bağlı olmuştur. Çevre sorunları da bu meselelerden en yıkıcı olanıdır. Postmodernizm, modernizm ve fordist kapitalist üretim biçimlerinin hayat bulmasından bu yana doğayı meta olarak kullanmak kaynakların tükenmesine, mevsimlerin değişmesine yol açmıştır. Ve bu değişim insanları bir yerden farklı bir bölgeye göç etmeye zorlamıştır. Küresel ölçekte çevre sorunları sebebiyle meydana gelen yer değiştirmeler ise 1980’li yıllardan beri tartışılagelmektedir. İnsan faaliyetleri sonucunda meydana gelen küresel ölçekli sorunlardan biri iklim değişikliğidir. Küresel iklim değişikliği yaşam koşullarına doğrudan etki edebilme potansiyeline sahip olduğundan ötürü, doğrudan veya dolaylı yoldan meydana gelen göçler geleneksel mülteci yaklaşımından farklı olarak iklim mültecileri meselesini ortaya çıkarmıştır.[13]

Çevre felaketlerinden ve iklim değişikliklerinden etkilenen insanlar, ülkelerini terk ederek başka ülkelerden uluslararası koruma talep etmektedirler. Çevresel felaketler ve iklim değişiklikleri, genellikle kentin kırılgan gruplarını daha fazla etkiler ve bu insanlar zorunda olarak ülkelerinden ayrılarak “iklim mültecileri” veya “çevre mültecileri” olarak anılırlar. Ancak her ne kadar “iklim mültecileri” veya “çevre mültecileri” olarak anılsalar da söz konusu kişiler 1951 Cenevre Konvansiyonu kapsamında mülteci değillerdir. “İklim mültecileri” veya “çevre mültecileri” olarak anılan insanlara bazı devletlerin yasalarında “tamamlayıcı koruma” veya “geçici koruma” sağlanabilmektedir. Bazı devletlerin yasal düzenlemelerinde ise iklim mültecilerine yönelik herhangi bir koruma öngörülmemiştir. Yaşama hakkı başta olmak üzere insan haklarına ilişkin uluslararası düzenlemelerde yer alan bazı hükümler çerçevesinde iklim mültecilerine insani koruma sağlanabilir. Ancak insani korumanın çerçevesi de henüz tam olarak çizilmemiştir.[14]

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi'nin iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle sığınma arayan insanlar hakkında verdiği ilk karar, ülkelerin iklim değişikliği kaynaklı sebeplerle yaşam hakkı tehlikede olan kişileri sınır dışı edemeyeceğidir.[15][16]

Kaynakça

  1. ^ "New York'ta "Halkın İklim Yürüyüşü"". Anadolu Ajansı. 18 Aralık 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Temmuz 2021. 
  2. ^ "Fridays for Future". 15 Ocak 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ağustos 2021. 
  3. ^ "İklim grevleri: Hoşunuza gitsin ya da gitmesin, değişim geliyor*". Greenpeace. 11 Kasım 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Ağustos 2021. 
  4. ^ "Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları". UNDP Türkiye. 14 Mart 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Haziran 2021. 
  5. ^ "Amaç 13: İklim Eylemi". UNDP Türkiye. 17 Mayıs 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Haziran 2021. 
  6. ^ a b "Climate movement". 23 Mart 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Haziran 2021. 
  7. ^ "Çocuk Aktivistler İklim İçin Okul Grevinde Buluştu". Sivil Sayfalar. 16 Mart 2019. 21 Mart 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Haziran 2021. 
  8. ^ "Türkiye'nin Greta'sı Selin: "İklim Krizi İnsanlığın Geleceğini Belirliyor, Lütfen Fark Edin"". Sivil Sayfalar. 21 Aralık 2019. 23 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Haziran 2021. 
  9. ^ Merkezi, Haber (19 Mart 2021). "Fridays For Future Türkiye: İklim Krizi Felakete Dönüşüyor". İklim Haber. 19 Mart 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Haziran 2021. 
  10. ^ "Gençler gelecek için buluştu". www.gazetekadikoy.com.tr. 24 Ocak 2020. 25 Ocak 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Haziran 2021. 
  11. ^ "#bibuçuktakalsın". Bir Buçuk Derece. 10 Ekim 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Haziran 2021. 
  12. ^ "Paris Anlaşmasını İklim Adaleti Perspektifinden Değerlendirmek". www.uidergisi.com.tr. 2017. 5 Haziran 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Haziran 2021. 
  13. ^ Yilmaz, Fırat Harun; Navruz, Mücahit (23 Eylül 2019). "KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, İKLİM MÜLTECİLERİ VE GÜVENLİK". ASSAM Uluslararası Hakemli Dergi: 255-270. ISSN 2148-5879. []
  14. ^ "İklim Mültecileri / Nuray Ekşi" (PDF). GÖÇ ARAŞTIRMALARI DERGİSİ. Temmuz-Aralık 2016. 25 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 5 Haziran 2021. 
  15. ^ "21. YÜZYILIN YAKICI GERÇEĞİ: İKLİM MÜLTECİLİĞİ". Hayata Destek. 24 Ocak 2020. 18 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Haziran 2021. 
  16. ^ Ataş, Cihan (28 Ekim 2022). "İklim aktivistlerinin yeni ve tartışmalı protesto yöntemi: Sanat eserlerine saldırı - Amaç etki yaratmak mı yoksa vandalizm mi?". Medyascope. 28 Ekim 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ocak 2023. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Greenpeace</span> çevreci sivil toplum kuruluşu

Greenpeace, kırktan fazla ülkede şubesi ve Hollanda, Amsterdam'da uluslararası bir merkezi olan çevreci sivil toplum kuruluşu. Greenpeace amacının "Dünya'nın tüm çeşitliliği ile yaşamı besleme gücünü garantiye almak" olduğunu belirtir ve küresel ısınma, ormanların yok olması, aşırı avlanma, ticari balina avcılığı, genetik mühendisliği ve nükleer gibi dünya çapındaki sorunlardaki kampanyasına odaklanır. Greenpeace amaçlarına ulaşmak için doğrudan eylem, lobicilik ve araştırmadan yararlanır. Küresel örgüt 2,9 milyon bireysel destekçisine ve vakıf yardımlarına güvenerek hükûmetlerden, şirketlerden ve siyasi partilerden bağış kabul etmez.

Sürdürülebilir gelişme ya da Sürdürülebilir kalkınma, doğal sistemlerin, ekonominin ve toplumun dayandığı doğal kaynakları ve ekosistem hizmetlerini sağlama yeteneğini sürdürürken, insani gelişme hedeflerine ulaşmak için örgütlenme ilkesidir. Arzulanan sonuç, yaşam koşullarının ve kaynakların, doğal sistemin bütünlüğünü ve istikrarını baltalamaksızın insan ihtiyaçlarını karşılamaya devam etmek için kullanıldığı bir toplumsal durumdur. Sürdürülebilir gelişme, gelecek nesillerin yeterliklerinden ödün vermeden günümüzün ihtiyaçlarını karşılayan bir gelişme olarak tanımlanabilir.

<span class="mw-page-title-main">Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı</span> Birleşmiş Milletlerin küresel kalkınma ağı

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Birleşmiş Milletler'in küresel kalkınma ağı oluşturmak için kurduğu bir programdır. Özellikle gelişmekte olan ülkelere odaklanarak, insanların daha iyi yaşam standartlarına sahip olmaları için gerekli olan bilgi, deneyim ve kaynakları sağlar. UNDP, bu amaç doğrultusunda hükûmetler, sivil toplum kuruluşları, akademi ve iş çevreleri ile iş birliği yaparak kalkınma çalışmaları yapar.

<span class="mw-page-title-main">BM Kampüsü, Bonn</span>

Birleşmiş Milletler Kampüsü, Almanya'nın Bonn kentinde Birleşmiş Milletler'e bağlı çeşitli kurum ve birimlerin yoğunlaştığı bölge. Kampüsün temeli 11 Temmuz 2006'da Almanya Başbakanı Angela Merkel ve eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından atıldı. BM Bonn kuruluşları iklim değişikliği, arazi bozulması, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetleri, vahşi yaşamın korunması, gönüllülük, sağlık, insan güvenliği, afet riskinin azaltılması, turizm, eğitim ve öğretimin yanı sıra Küresel Kalkınma Hedeflerine ulaşılması üzerine çalışıyor. Birleşmiş Milletler'in 20 farklı teşkilat ve programı Bonn'da faaliyet göstermekte. Şu anda, Bonn'daki Birleşmiş Milletler kuruluşlarında, programlarında ve ofislerinde çalışan yaklaşık 1000 personel bulunmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Çevre Eğitim Vakfı</span> Sivil toplum kuruluşu

Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV), merkezi Ankara'da olan bir sivil toplum kuruluşudur.

<span class="mw-page-title-main">2009 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı</span>

2009 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı ya da yaygın olarak kullanılan adıyla Kopenhag Zirvesi, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da 7-18 Aralık 2009 tarihleri arasında küresel ısınma ve sera gazı salınım oranlarını azaltma amacıyla 192 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilen organizasyon. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen on beşinci, Kyoto Protokolü'nün yürürlüğe girmesinin ardından düzenlenen beşinci konferanstır. Bu nedenle COP 15 ve MOP 5 olarak da isimlendirilmektedir.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Birleşmiş Milletler öncülüğünde imzalanan küresel ısınmaya yönelik hükûmetlerarası ilk çevre sözleşmesidir. Sözleşme; insan kaynaklı çevresel kirliliklerin iklim üzerinde tehlikeli etkileri olduğunu kabul ederek atmosferdeki sera gazı oranlarını düşürmeyi ve bu gazların olumsuz etkilerini en aza indirerek belli bir seviyede tutmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda genel ilkeler, eylem stratejileri ve ülkelerin yükümlülüklerini düzenlemektedir. Sözleşme; hükûmetlerarası düzeyde iklim değişikliğine yönelik ilk çevre mutabakatı olmasıyla önemli olsa da yaptırım gücü zayıftır, taraf ülkeler iyi niyet düzeyinde sözleşmeyi desteklemişlerdir. Bu sözleşme kapsamında 1997 yılında imzalanan Kyoto Protokolü daha somut hedefler içermektedir.

<span class="mw-page-title-main">Dünya Gıda Programı</span> Uluslararası bir yardım örgütü

Dünya Gıda Programı, Birleşmiş Milletler'in gıda yardım programı ve açlıkla mücadele ile gıda güvenliği alanında dünyanın en büyük insani yardım kuruluşudur. WFP'ye göre 2019 yılında 88 ülkeden 97 milyon insana yardım ulaştırıldı. WFP'nin amacı savaş, doğal afet, kıtlık ve benzeri acil durumlarda insanlara gıda desteği yapmak. Birleşmiş Milletler Kalkınma Grubu'nun bir üyesi ve yürütme kurulunun parçasıdır. WFP için 2030 yılında kadar Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri arasında da olan açlığa son vermek öncelikli hedeftir. WFP 2020 yılında yaptığı çalışmalarla Nobel Barış Ödülünü kazandı.

<span class="mw-page-title-main">Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları</span> 2030 için Birleşmiş Milletlerin 17 küresel hedefi

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler tarafından 2030 sonuna kadar ulaşılması amaçlanan hedefleri içeren bir evrensel eylem çağrısıdır.

<span class="mw-page-title-main">Paris Anlaşması</span> İklimi korumaya yönelik uluslararası anlaşma

Paris Anlaşması, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) kapsamında, iklim değişikliğinin azaltılması, adaptasyonu ve finansmanı hakkında 2015 yılında imzalanan, 2016 yılında yürürlüğe giren bir anlaşmadır. Mart 2021 itibarıyla, BMİDÇS'nin 191 üyesi anlaşmaya taraftır. Anlaşmayı onaylamayan beş BMİDÇS üye devlet vardır: Eritre, İran, Irak, Libya ve Yemen. Bu beş ülke içinde en büyük emisyon kaynağı ilk 20 içinde yer alan İran'dır. Amerika Birleşik Devletleri 2020'de anlaşmadan çekildi, ancak 2021'de yeniden katıldı.

<span class="mw-page-title-main">Greta Thunberg</span> İsveçli iklim değişikliği aktivisti

Greta Tintin Eleonora Ernman Thunberg, Ağustos 2018'de iklim değişikliği ile savaşılmaya hemen başlanması gerektiği konusunda protestolara başlayan İsveçli bir eylemci. "İklim için okul grevi" ile medyanın dikkatini çekmeye başlayan Thunberg, o zamandan beri iklim aktivistliği yapmaktadır. Medya ile yayılan protestosuna destek olarak, okullar iklim hareketi için greve Kasım 2018’de başlamış ve aynı yılın Aralık ayında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'nın (COP24) ardından büyüyüp dünyaya yayılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Çevre sorunları</span>

Çevre sorunları, insan aktivitelerinin biyolojik ve fiziksel çevre üzerindeki zararlı etkilerinin toplamına verilen addır. Çevre koruma, doğal çevreyi hem çevrenin hem de insanoğlunun yararına olacak şekilde, bireysel, organizasyonel ve yönetimsel seviyede koruma pratiğidir. Çevreci anlayış, çevre sorunlarına savunmacı, eğitici ve aktivist bir yaklaşımla eğilir.

<span class="mw-page-title-main">Ekolojik mültecilik</span> Yerel çevrelerindeki değişiklikler nedeniyle yaşadıkları bölgeyi terk etmek zorunda kalmak

Ekolojik mültecilik, ani veya uzun vadeli çevre­sel değişikler sonucunda yaşamları veya yaşam koşulları kötü bir şe­kilde etkilenen; bunun neticesinde daimi yerleşimlerini bir süreliğine veya sürekli olarak terk etmek zo­runda kalan veya bırakılan; aynı ülke içerisinde veya başka bir ülke­ye göç etmek tercihinde bulunan ya da zorunda kalan kişiler veya grupların göç hareketini tanımlayan bir kavramdır. Ayrıca, ekolojik mültecilik hakkında son dönemlerde yapılan çalışmalar incelendiğinde karşımıza ekolojik mültecilik kavramı yerine çevresel mülteci, iklim mültecisi/göçü, iklim değişikliği mültecisi, çevresel olarak yerinden edilmiş kişi, afet mültecisi ve eko-mülteci gibi kavramlar da çıkmaktadır.

Birleşmiş Milletler (BM), II. Dünya Savaşı'ndan sonra Türkiye dahil olmak üzere 51 ülke ile birlikte kurulmuştur. Türkiye örgütün kurucu üyesi olmasının yanı sıra örgütteki en aktif üyelerden birisidir.

<span class="mw-page-title-main">BM Küresel İlkeler Sözleşmesi</span>

Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi, tüm dünyada sürdürülebilir, ortak bir küresel kalkınma kültürünü yaymak üzere; şirketleri sürdürülebilir ve sosyal sorumluluklarına uygun uygulamalar geliştirmeye teşvik eden, bağlayıcılığı olmayan bir Birleşmiş Milletler (BM) sözleşmesi ve bu sözleşmenin imzacılarını kapsayan bir oluşumdur.

<span class="mw-page-title-main">Çevre hareketi</span>

Koruma ve yeşil politikayı da içeren çevre hareketi (ekoloji hareketi olarak da anılır ), çevresel sorunları ele alan için çeşitli felsefi, sosyal ve politik hareketlerdir. Çevreciler, kamu politikası ve bireysel davranışlardaki değişiklikler yoluyla kaynakların ve çevrenin adil ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesini savunurlar. Ekosistemlerin düşmanı değil bir katılımcısı olarak insanlığın tanıyan çevre hareketi ekoloji, sağlık ve insan haklarına odaklanır.

Mültecilere İlişkin Küresel Mutabakat, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 17 Aralık 2018'de kabul edilmiş uluslararası mutabakattır.

<span class="mw-page-title-main">Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı</span>

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı, Birleşmiş Milletler Sekreterliği'ne bağlı bir departmandır. Önemli Birleşmiş Milletler Zirveleri ve Konferanslarının takibinden ve Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyine ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu İkinci ve Üçüncü Komitelerine verilen hizmetlerden sorumludur. UN DESA, dünyanın dört bir yanındaki ülkelere ekonomik, sosyal ve çevresel zorluklarını aşma amacıyla gündem belirleme ve karar alma süreçlerinde yardımcı olur. 25 Eylül 2015'te BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi ve 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKH) temelinde herkes için sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek için uluslararası işbirliğini destekler. Geniş bir yelpazede analitik ürünler, politika tavsiyesi ve teknik yardım sağlayan UN DESA, ekonomik, sosyal ve çevresel alanlardaki küresel taahhütleri etkili bir şekilde ulusal politikalara ve eylemlere dönüştürür ve uluslararası düzeyde üzerinde anlaşmaya varılan ilerlemeye yönelik eylemlerin izlenmesinde kilit bir rol oynamaya devam eder. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler Kalkınma Grubu üyesidir.

<span class="mw-page-title-main">Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 5</span> toplumsal cinsiyet eşitliği

Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 5, cinsiyet eşitliğiyle ilgilidir ve 2015 yılında Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacının beşincisidir. 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı, bir alandaki eylemin diğer alanlardaki sonuçları etkileyeceğini ve kalkınmanın sosyal, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirliği dengelemesi gerektiğini kabul ediyor.

<span class="mw-page-title-main">Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 12</span> Sorumlu Üretim ve Tüketim

"Sorumlu tüketim ve üretim" başlıklı Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 12, Birleşmiş Milletler tarafından 2015 yılında oluşturulan 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından biridir. Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 12'nin resmi ifadesi " Sürdürülebilir tüketim ve üretim kalıplarının sağlanması" şeklindedir. SKA 12, kaynakların iyi kullanımını sağlamak, enerji verimliliğini ve sürdürülebilir altyapıyı geliştirmek, temel hizmetlere erişim sağlamak, yeşil ve insana yakışır işler yaratmak ve herkes için daha iyi bir yaşam kalitesi sağlamak anlamına geliyor. SKA 12'nin en az 2030 yılına kadar ulaşılması gereken 11 hedefi bulunuyor ve bu hedeflere doğru ilerleme 13 gösterge kullanılarak ölçülüyor.