
Stefan Zweig, Avusturya-Macaristanlı roman, oyun, biyografi yazarı ve gazeteciydi. 1920'ler ile 1930'lar arasında edebiyat kariyerinin zirvesinde olmuş Zweig, dönemin dünyasının en çok tercüme edilen ve en popüler yazarlarından biriydi.

Başucumda Müzik, Kürşat Başar'ın efsanevi bir aşk hikâyesini anlattığı romanı. eksik olan diğer kalbini evli bir adamda bulan küçük kız ve hayatı onsuz eksik yaşadığını anlayan beyefendi..hayatın aşk üzerine yorumu... söylemek istenen ama açılmayan dudaklara kilitlenen sözler ve eksik kalmış sözler... muhteşem bir hayat öyküsü. Kitabın, başta Menderes hükûmetinin bir bakanı olan karakteri olmak üzere karakterlerinin ve ilişkilerin, gerçek hayattan etkilenerek çizildiği bizzat yazarı tarafından da doğrulanmıştır.

Castellio Calvin'e Karşı ya da Bir Vicdan Zorbalığa Karşı, Avusturyalı yazar Stefan Zweig tarafından kaleme alınan monografi türünde bir kitaptır. Kitap, Türkçede "Vicdan Zorbalığa Karşı Ya Da Castellio Calvin'e" ismiyle de basılmıştır. Eserde, Jean Calvin ve Jean Calvin'in Sebastian Castellio ile mücadelesi hakkında ayrıntılı bilgi ve yorumlar yer almaktadır. Yazar tarafından Jean Calvin, kendi dogmalarını sert şekilde topluma dayatan, önüne çıkan rakipleri ve çatlak sesleri sertlik ve zorbalıkla susturan bir kişi olarak ele alınmakta, sert şekilde eleştirilmektedir. Buna karşılık Jean Calvin'e karşı çıkan Sebastian Castellio, hoşgörünün, düşünce ve ifade özgürlüğünün önemli bir temsilcisi olarak yüceltilir. Jean Calvin'in Miguel Servet'i sapkınlıkla suçladığı, bu suçlama neticesinde Miguel Servet'in diri diri yakıldığı, Sebastian Castellio'nun ise bu idamı "Bir insanı yakmak, öğretiyi savunmak anlamına gelmez; bir insanı öldürmek anlamına gelir" sözleriyle eleştirdiği anlatılır. Stefan Zweig, eserinin son bölümünde ise Jean Calvin'in kurduğu yönetim düzeninden ve Kalvinizm'in uzun vadede ortaya koyduğu olumlu etkilerden de bahseder. Kendi açıklamasına göre yazar böylece, Jean Calvin'e karşı hakkaniyetli davranmayı ve Kalvinizmin ilk hoşgörüsüz hâli ile çağdaş Kalvinistler arasındaki farkı göstermeyi amaçlar.

Semih Gümüş, Türk yayıncı ve eleştirmen. 1974'te Ankara Fen Lisesi'ne girdi, 1981'de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi. İlk yazısı aynı yıl Yazko Edebiyat Dergisi'nde yayınlandı. 1981-1985 yıllarında Yarın Dergisi'nin genel yayın yönetmenliğini yaptı. 1995-2005 yıllarında Adam Öykü Dergisi'nin genel yayın yönetmenliğini yürüttü. 2006 Aralık ayında Notosöykü Dergisi'ni çıkardı ve şimdilerde bu derginin genel yayın yönetmenliğini yürütüyor. Kendine özgü bir eleştiri anlayışına sahip olan Semih Gümüş'ün 1991'de Roman Kitabı, 1994'te Kara Anlatı Yazarı, Karşılıksız Yazılar, Yazının ve Tarihin Bilinci, 1996'da Cevdet Kudret Eleştiri Ödülü'nü alan Başkaldırı ve Roman, 1999'da Öykünün Bahçesi, 2002'de Puslu Ada, 2003'te Yazının Sarkacı Roman, 2005'te Yazarın Yalnızlık Burcu adlı kitapları yayınlandı. Yazarın Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz isimli ilk romanı 2015'te, Yalnızlık Kime Benzer, isimli ikinci romanı ise 2017 Mart'ında Can Yayınları'ndan çıkmıştır.
Ahmet Arpad, Türk çevirmen, fotoğrafçı, gazeteci ve yazardır.

Selçuk Baran, Türk öykü ve roman yazarı.
Kırık Öykünün Kalbi, Amerikalı yazar J. D. Salinger'ın bir öyküsüdür. Kurgudan çok hiciv yanı ağır basan öykü ilk kez Esquire dergisinin Eylül 1941 sayısından yayınlandı.
Mrs. Hincher, Amerikalı yazar J. D. Salinger'ın hiç yayınlanmamış bir öyküsüdür. Yazar, Ekim 1941'de tamamladığı bu eserini yazdığı ilk ve tek "korku öyküsü" olarak tanımladı.
İki Yalnız Adam Amerikalı yazar J. D. Salinger'ın 1944 yılında tamamladığı hiç yayınlanmamış bir öyküsüdür.
Fransa'da Bir Çocuk Amerikalı yazar J. D. Salinger'ın ilk kez The Saturday Evening Post'un 31 Mart 1945'te yayımlanan sayısında basılan öyküsüdür.
Doğumgünü Çocuğu Amerikalı yazar J. D. Salinger'ın hiç yayımlanmamış bir öyküsüdür. Yazar bu öyküyü 1946 yılında yazdı. Harry Ransom Center'daki Salinger'ın el yazısı notları ve yazarın ajansı Dorothy Olding'le yazışmalarına göre Salinger bu öyküyü savaştan döndükten sonra ekonomik olarak zorda kalırsa satmak üzere yazmıştı.
Bovling Toplarıyla Dolu Okyanus Amerikalı yazar J. D. Salinger'ın 1945 yılında tamamladığı hiç yayınlanmamış bir öyküsüdür. Eser, yazarın tek romanı olan Çavdar Tarlasında Çocuklar'da Allie olarak tanıtılan Kenneth Caulfield'ın ölümünü anlatır.
"Esmé İçin - Sevgi ve Yoksunlukla" veya "Esmé İçin - Sevgi ve Sefaletle", Amerikalı yazar J. D. Salinger'ın en çok bilinen öykülerinden biridir. İlk kez The New Yorker dergisinin 8 Nisan 1950'de çıkan sayısında yayımlanan hikâyede; II. Dünya Savaşı'nda Avrupa'da savaşan Amerikalı Başçavuş X'in bu savaş yüzünden yaşadığı ruhsal denge bozukluğundan, Esmé ve Charles isimli iki İngiliz kardeşin kendisine gösterdiği çocukça sevgi sayesinde kurtulması ve iç huzuruna kavuşması anlatılır.

Fahrettin Çiloğlu, Türkiye'ye göç etmiş Gürcü bir aileden gelen yazardır. İki dilde yazan yazar, Gürcüce yazar adı olarak önce ფარნა ჭილაძე, sonra ფარნა-ბექა ჩილაშვილი ve bazı Türkçe çevirilerde Parna-Beka Çiladze ile Parna-Beka Çilaşvili adlarını kullanmıştır. Tanrı'nın Sıcak Eli adı öykü kitabında Parna-Beka Çiladze adını kullanmıştır.

Dokuz Öykü, ilk baskısı 6 Nisan 1953 yılında yayımlanan, Amerikalı yazar J. D. Salinger'ın öykü derlemesidir.
Fadime Uslu, Türk öykü ve çocuk kitabı yazarı, öğretmendir.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, ilk kez 1922'de yayınlanan, Stefan Zweig tarafından yazılan uzun öykü. Mektup biçiminde yazılan eser, ünlü bir yazarın hatırlamadığı bir kadından aldığı mektuptan oluşuyor. Öyküde aşkın psikolojik çözümlemesini kadının iç dünyasından yola çıkarak yapan Zweig aynı zamanda, mutlak aşkı sorgulatıyor. Buradan yola çıkarak Ahmet Cemal eser için yazdığı Aşkın Psikolojisi başlıklı ön sözde okuyucuya "Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi?" sorusunu yöneltiyor.
Lyon'da Düğün, Stefan Zweig'ın 1927'de yazdığı ve Fransız Devrimi sırasında Lyon'da geçen umutsuz bir aşkın işlendiği kısa öyküdür.
Wondrak, Stefan Zweig’in yalnızlık teması üzerine kurgulanmış kısa öyküsüdür.