İçeriğe atla

İhtiyari politika

İhtiyari politika ya da takdire dayalı politika, makroekonomide önceden belirlenmiş kurallar tarafından belirlenen politikanın aksine politika yapıcıların ad hoc yargılarına dayanan bir ekonomi politikasıdır.

Örneğin, bir merkez bankası, Friedman'ın yüzde k-kuralı, Taylor kuralını (hedeflenen enflasyon oranını nominal çıpa olarak içeren bir faiz haddi kuralı)[1] izleyen bir enflasyon hedefi veya nominal gelir hedefi gibi belirli bir kuralın faiz oranılarını veya para arzını belirlemesine izin vermek yerine, duruma göre faiz oranları hakkında kararlar alabilir. Uygulamada, çoğu politika eylemi doğası gereği ihtiyaridir.

"Takdire dayalı politika" hem para politikası hem de maliye politikası karar verme süreçlerini ifade edebilir. Bunun tam tersi ise "taahhüt politikası"dır.

Karşı argümanlar

Özellikle Monetarist ekonomistler ihtiyari politika kullanımına karşı çıkmışlardır. Milton Friedman'a göre, zamanın geçişiyle ilişkili değişim dinamikleri kamu politikası için bir zamanlama sorunu ortaya çıkarmaktadır. Bunun bir sorun teşkil etmesinin nedeni, eylem ihtiyacı ile bunun farkına varılması arasında uzun ve değişken bir zaman gecikmesi olmasıdır:

  1. eyleme geçme ihtiyacı ve bu ihtiyacın tanınması;
  2. bir sorunun tanınması ile bir politika yanıtının tasarlanması ve uygulanması; ve
  3. politikanın uygulanması ve politikanın etkisi.[2]:145

Bu gecikmeler nedeniyle Friedman, ihtiyari kamu politikasının genellikle istikrarı bozucu olacağını savunmaktadır. Bu nedenle, ihtiyari politika yerine genel kuralların uygulanmasını savunmuştur.

Friedman, para politikası bağlamındaki argümanını aşağıdaki şekilde formüle etmiştir.[3] Miktar teorisi şunu söyler;

Burada M para arzı, V paranın hızı ve Y nominal gayrı safi yurt içi hasıladır. Bu büyüme oranı cinsinden ifade edilirse;

Burada m, v ve y sırasıyla para arzının, hızın ve nominal GSYH'nin büyüme oranlarıdır. Politika yapıcının nominal GSYİH'nın varyansının mümkün olduğunca düşük olmasını istediği varsayılırsa, para politikasına istikrar sağlayıcı bir yaklaşımı nominal GSYİH varyansını azaltan bir yaklaşım olarak tanımlar. Son denklemden şunu elde ederiz;

Burada alt yazılı değişkenin standart sapmasını (varyansın karekökünü) ve alt yazılı değişkenler arasındaki korelasyon katsayısını ifade eder.

İsteğe bağlı politika veya para arzında dalgalanmalara yol açan herhangi bir kural kullanılmadığında, sıfıra eşit olacak ve hedef varyans basitçe hızın dışsal varyansı, olacaktır. Öte yandan, ihtiyari politika kullanıldığında, yukarıdaki denklemdeki tüm standart sapmalar pozitif olacak ve ihtiyari politika ancak ve ancak istikrar sağlayıcı olacaktır.

yani, ancak ve ancak:

Dolayısıyla, para otoritesinin politika zamanlamasında, hızda beklenen dalgalanmaları önlemeye çalışırken, para arzı değişikliklerinin hız değişiklikleriyle korelasyonunun sadece negatif değil, aynı zamanda para arzı değişiminin doğası gereği GSYİH varyansını büyütücü etkilerinin üstesinden gelmek için "yeterince" negatif olması için yeterince akıllı olması gerekir. Friedman, ihtiyari politikanın istikrar sağlayıcı olması için gereken bu koşulun, yukarıda tartışılan zamanlama sorunları nedeniyle uygulamada yerine getirilmesinin pek mümkün olmadığına inanıyordu.

İlgili bir konu olan çarpan belirsizliği, belirli büyüklükteki bir politika eyleminin genel nihai etkisine dair eksik bilginin varlığıdır. Genellikle çarpan belirsizliği daha dikkatli olunmasını ve niceliksel olarak daha küçük politika eylemlerinin kullanılmasını gerektirir.[4]

Arka plan

Başta Keynesyenler olmak üzere, ihtiyari politika kullanımının savunucuları, ekonominin işleyişine dair anlayışın yeterince zeki olduğunu ve ayrıntılı gerçek zamanlı ekonomik verilerin politika yapıcılar için erişilebilirliğinin yeterince büyük olduğunu, bu nedenle uygulamada ihtiyari politikanın istikrar sağlayıcı olduğunu savunmaktadır. Örneğin, ABD Federal Rezerv ve diğer merkez bankaları tarafından parasal tabanın aşırı genişletilmesinin 2000'li yıllardaki Büyük Durgunluk'un tam gelişmiş bir depresyon haline gelmesini engellediğine inanılmaktadır.[]

Kaynakça

  1. ^ Aklan, N. A.; Nargeleçekenler, M. (2008). "Taylor Kuralı: Türkiye Üzerine Bir Değerlendirme". Ankara Üniversitesi SBF Dergisi. 63 (2). ss. 21-41. doi:10.1501/SBFder_0000002063. ISSN 0378-2921. 11 Ocak 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Ocak 2024. 
  2. ^ Friedman, Milton (1953). Essays in Positive Economics. University of Chicago Press. 
  3. ^ Friedman, Milton. "The effects of a full-employment policy on economic stability: A formal analysis", 1953, s. 117-132 içinde Friedman, Milton. Essays in Positive Economics, University of Chicago Press, 1953.
  4. ^ Brainard, William. (1967). "Belirsizlik ve politikanın etkinliği". American Economic Review. 57 (2): 411-425. JSTOR 1821642. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Klasik mekanikte momentum ya da devinirlik, bir nesnenin kütlesi ve hızının çarpımıdır; (p = mv). Hız gibi, momentum da vektörel bir niceliktir, yani büyüklüğünün yanı sıra bir yöne de sahiptir. Momentum korunumlu bir niceliktir ; yani bu, eğer kapalı bir sistem herhangi bir dış kuvvetin etkisi altında değilse, o kapalı sistemin toplam momentumunun değişemeyeceği anlamına gelir. Momentum benzer bir konu olan açısal momentum ile karışmasın diye, bazen çizgisel momentum olarak da anılır.

Fizikte moment, fiziksel niceliğin mesafe ile bileşimidir. Momentler, genellikle sabit bir referans noktasına ya da eksene göre tanımlanırlar, ilgili referans noktasından ya da ekseninden belirli bir mesafede ölçülen fiziksel nicelikleri ele alırlar. Mesela bir kuvvetin momenti, o kuvvetin kendisinin ve bir eksenden uzaklığının çarpımıdır ve ilgili eksenin etrafında dönmeye sebep olur. Prensip olarak herhangi bir fiziksel nicelik, moment oluşturmak üzere bir mesafe ile bileşebilir. Sıkça kullanılan nicelikler içinde kuvvetler, kütleler ve elektrik yük dağılımları bulunmaktadır.

Olasılık kuramı ve istatistik bilim dallarında varyans bir rassal değişken, bir olasılık dağılımı veya örneklem için istatistiksel yayılımın, mümkün bütün değerlerin beklenen değer veya ortalamadan uzaklıklarının karelerinin ortalaması şeklinde bulunan bir ölçüdür. Ortalama bir dağılımın merkezsel konum noktasını bulmaya çalışırken, varyans değerlerin ne ölçekte veya ne derecede yaygın olduklarını tanımlamayı hedef alır. Varyans için ölçülme birimi orijinal değişkenin biriminin karesidir. Varyansın karekökü standart sapma olarak adlandırılır; bunun ölçme birimi orijinal değişkenle aynı birimde olur ve bu nedenle daha kolayca yorumlanabilir.

<span class="mw-page-title-main">Parasalcılık</span>

Parasalcılık veya monetarizm, 1976 Nobel Ekonomi Ödülü'nü kazanan Amerikalı iktisatçı Milton Friedman tarafından geliştirilmiş bir teoridir.

Korelasyon, olasılık kuramı ve istatistikte iki rassal değişken arasındaki doğrusal ilişkinin yönünü ve gücünü belirtir. Genel istatistiksel kullanımda korelasyon, bağımsızlık durumundan ne kadar uzaklaşıldığını gösterir.

<span class="mw-page-title-main">Normal dağılım</span> sürekli olasılık dağılım ailesi

Normal dağılım, aynı zamanda Gauss dağılımı veya Gauss tipi dağılım olarak isimlendirilen, birçok alanda pratik uygulaması olan, çok önemli bir sürekli olasılık dağılım ailesidir.

<span class="mw-page-title-main">Navier-Stokes denklemleri</span> Akışkanların hareketini tanımlamaya yarayan denklemler dizisi

Navier-Stokes denklemleri, ismini Claude-Louis Navier ve George Gabriel Stokes'tan almış olan, sıvılar ve gazlar gibi akışkanların hareketini tanımlamaya yarayan bir dizi denklemden oluşmaktadır.

Olasılık kuramı ve istatistik bilim kollarında, çokdeğişirli normal dağılım veya çokdeğişirli Gauss-tipi dağılım, tek değişirli bir dağılım olan normal dağılımın çoklu değişirli hallere genelleştirilmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Log-normal dağılım</span>

Olasılık kuramı ve istatistik bilim dallarında log-normal dağılım logaritması normal dağılım gösteren herhangi bir rassal değişken için tek-kuyruklu bir olasılık dağılımdır. Eğer Y normal dağılım gösteren bir rassal değişken ise, bu halde X= exp(Y) için olasılık dağılımı bir log-normal dağılımdır; aynı şekilde eğer X log-normal dağılım gösterirse o halde log(X) normal dağılım gösterir. Logaritma fonksiyonu için bazın ne olduğu önemli değildir: Herhangi iki pozitif sayı olan ab ≠ 1 için eğer loga(X) normal dağılım gösterirse, logb(X) fonksiyonu da normaldir.

İletkenlik elektrik mühendisliğinde kullanılan bir fiziksel büyüklüktür ve bir iletken içerisinde akımın ne kadar rahat aktığının bir göstergesidir. MKS sisteminde SI birimi Alman mühendis Ernst Werner von Siemens (1816-1892) adına izafeten siemens'tir. Birimin kısaltması S tir.

<span class="mw-page-title-main">Özdirenç</span>

Özdirenç (resistivity) birim uzunluk ve kesit alana sahip bir iletkenin elektrik akımına karşı ne ölçüde direnç gösterdiğinin bir ölçüsüdür. Özdirenç iletkenin geometrik ölçülerinden bağımsız bir büyüklük olup, sadece iletkenin yapıldığı maddenin özellikleriyle ilgilidir.

Matematikte, Poisson denklemi elektrostatik, makine mühendisliği ve teorik fizik'de geniş kullanım alanına sahip eliptik türdeki Kısmi diferansiyel denklemlerdir. Fransız matematikçi, geometrici ve fizikçi olan Siméon Denis Poisson'dan sonra isimlendirilmiştir. Poisson denklemi

Ses enerjisi, titreşim veya maddenin salınımı ile ilgili enerji biçimidir. Ses dalgalarının yayılması için bazı materyala ihtiyaç vardır.

Fizikte ve matematik'te, Poincaré grubu,Henri Poincaré adına ithaf edilmiştir,Minkowski uzayzaman'ın izometri grubu'dur ."Uzay ve zaman"ı İlk kez Minkowski 1908'de derste kullanılmıştır.

Doğrusal cebirde veya daha genel ifade ile matematikte matris çarpımı, bir matris çiftinde yapılan ve başka bir matris üreten ikili işlemdir. Reel veya karmaşık sayılar gibi sayılarda temel aritmetiğe uygun olarak çarpma yapılabilir. Başka bir ifade ile matrisler, sayı dizileridir. Bu yüzden, matris çarpımını ifade eden tek bir yöntem yoktur. "Matris çarpımı" terimi çoğunlukla, matris çarpımının farklı yöntemlerini ifade eder. Matris çarpımının anahtar özellikleri şunlardır: Asıl matrislerin satır ve sütun sayıları, ve matrislerin girişlerinin nasıl yeni bir matris oluşturacağıdır.

Einstein-Hilbert etkisi genel görelilikte en küçük eylem ilkesi boyunca Einstein alan denklemleri üretir. Hilbert etkisi genel görelilikte yerçekiminin dinamiğini tarifleyen fonksiyonel işlemdir. metrik işaretiyle, etkinin çekimsel kısmı,

<span class="mw-page-title-main">Elektriksel özdirenç ve iletkenlik</span> Wikimedia anlam ayrımı sayfası

Elektriksel öz direnç, belirli bir malzemenin elektrik akımının akışına karşı nicelleştiren bir özelliktir. Düşük bir direnç kolaylıkla elektrik akımının akışını sağlayan bir malzeme anlamına gelir. Karşıt değeri, elektrik akımının geçiş kolaylığını ölçen elektriksel iletkenliktir. Elektriksel direnç, mekanik sürtünme ile kavramsal paralelliklere sahiptir. Elektriksel direncin SI birimi ohm, elektriksel iletkenliğin birimi ise siemens (birim) (S)'dir.

<span class="mw-page-title-main">Fermi'nin etkileşimi</span>

Parçacık fiziğinde, Fermi etkileşimi beta bozunmasının 1933'te Enrico Fermi tarafından önerilmiş bir açıklamasıdır. Teori, dört fermiyonun birbiriyle direkt etkileştiğini varsayar. Bu etkileşim bir nötronun bir elektron, bir nötrino ve bir protonla doğrudan bağlanmasıyla bir nötronun beta bozunmasını açıklar.

Akışkanlar dinamiği alanında, Morton sayısı (Mo), Eötvös sayısı veya Bond sayısı ile birlikte, çevresindeki bir akışkan veya sürekli faz c içinde hareket eden baloncukların veya damlacıkların şeklini belirlemek için kullanılan bir boyutsuz sayıdır. Bu sayı, 1953 yılında W. L. Haberman ile birlikte tanımlayan Rose Morton'dan ismini almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Weber sayısı</span>

Weber sayısı (We), akışkanlar mekaniği alanında farklı iki akışkan arasındaki ara yüzeylerin bulunduğu akışkan akışlarını analiz ederken sıkça kullanılan bir boyutsuz sayıdır ve özellikle yüksek derecede eğilmiş yüzeylere sahip çok fazlı akışlar için oldukça faydalıdır. Bu sayı, Moritz Weber (1871–1951)'in adıyla anılmaktadır. Bu sayı, akışkanın eylemsizliğinin yüzey gerilimine kıyasla göreceli önemini ölçmek için kullanılan bir parametre olarak düşünülebilir. İnce film akışlarının ve damlacık ile kabarcık oluşumlarının analizinde büyük önem taşır.