İçeriğe atla

İbnü'd-Devâdârî

İbnü'd-Devâdârî (Arapçaابن الدواداري) ya da tam künyesiyle Seyfüddîn Ebû Bekr bin Abdillâh bin Aybek ed-Devâdârî, doğum tarihi kesin bilinmeyen 1335[1] yılında öldüğü tahmin edilen, Memlük Devleti tarihçilerinden biridir. Türk asıllı tarihçi Devâdârînin annesi ve babası hakkında bilgi için bu sayfaya[2] bakınız.

Devâdârî, Kenz ed-dürer ve Câmi‘ el-gurar (Kanz el-dorar wa jameʿ al-ḡorar) ve Dorar el-tijān wa ḡorar tawāriḵ el-azmān gibi eserlerini yazmıştır. Kenz ed-dürer ve Câmi‘ el-gurar'da Cengiz Han, Oğuz Han ve Dede Korkut'un hikâyeleri yanında, Altın Orda ve Memlük tarihi anlatıları içerir. Oğuz-nāme terimi ilk defa, Devâdârî'nin Dorar al-tijān wa ḡorar tawāriḵ al-azmān ve Osmanlı tarihçi Yazıcızāde ʿÂlì'nin Tevârih-i Âl-i Selçuk adlı eserinde kullanılmıştır.

Kaynakça

  1. ^ İbn el-Devādārī, Kenz el-durer ve cāmiʿ el-ġurer, c. 8, yayımcı Ulrich Haarmann, (Kahire ve Freiburg, 1971), s. 249-54.
  2. ^ Ulrich Haarmann, Quellenstudien zur frühen Mamlukenzeit, (Islam- kundliche Untersuchungen Band I), Freiburg 1970, s. 62-63.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Malazgirt Meydan Muharebesi</span> 26 Ağustos 1071 tarihinde Bizans İmparatorluğu ile Büyük Selçuklu Devleti arasında yapılan savaş

Malazgirt Meydan Muharebesi, 26 Ağustos 1071 tarihinde Büyük Selçuklu İmparatorluğu hükümdarı Alp Arslan ile Bizans İmparatorluğu hükümdarı Romen Diyojen arasında Malazgirt Ovasında gerçekleşen muharebedir. Alp Arslan'ın kesin zaferi ile sonuçlanan bu muharebe, "Türklere Anadolu'nun kapılarını açan son muharebe" olarak bilinir ve savaşın ardından pek çok Türk Anadolu'ya yerleşmeye başlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Kayı boyu</span> Oğüz Türklerinden oluşan Anadolu boyu

Kayı Boyu, Oğuz Kağan Destanı'na göre Oğuzların 24 boyundan, Kaşgarlı Mahmud'un Divân-ı Lügati't-Türk eserine göre ise 22 Oğuz boyundan ikincisi. Reşidüddin'nin listesinde sembolleri şahin, yani şahinlerin en büyüğü olan akdoğandır. Kayı güç, kuvvet ve kudret sahibi demektir. Kayı Boyu'nun damgası üç ok ve bir yaydan oluşur. Babası Gün Han ve dedesi Oğuz Han olan Kayı Han bu boyun ilk atasıdır. Divân-ı Lügati't-Türk'te damgaları;olarak tanımlanmaktadır.

Molla Hüsrev d. Karkın - ö. 1480, İstanbul) Fıkıh alimi ve devlet adamı.

Hersekzade Ahmed Paşa II. Bayezid saltanatında 1497-1498, 1503-1506, 1511 tarihlerinde dört defa ve I. Selim saltanatında 1515-1516 yılları arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır. 1506-1511 döneminde Kaptan-ı Derya görevi de yapmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Oğuz Kağan Destanı</span> Türk destanı

Oğuz Kağan Destanı Türk destanlarından, Hun-Oğuz destanları grubundandır. Oğuz Kağan Destanı'nın dört ayrı yazması vardır. Çağatayca, Farsça ve Uygurca yazmalardaki Oğuz Kağan Destanı; Oğuz boyları, Türk dili, edebiyatı, folkloru, târihi ve kültürü hakkında bilgi verir. Destan Türklerin atası olduğu varsayılan Oğuz Kağan'ın hayatını anlatır.

<span class="mw-page-title-main">Karahanlılar</span> Orta Çağda hüküm sürmüş bir Türk devleti (840–1212)

Karahanlı Devleti ya da kısaca Karahanlılar, 840-1212 yılları arasında Orta Asya ve Maveraünnehir'de hüküm süren bir Türk Hanedanıdır. Orta Asya'da kurulmuş ilk İslam Hanedanıdır. Karahanlı Devleti, tercih edilen görüşe göre, Karluk Türk kabilelerine mensuptur. 389/999 yılında İlek Han'ın (388–403/998–1013) komutanlığında yapılan Karahanlı saldırıları, onlara Mâverâünnehir bölgelerinde hâkimiyeti ele geçirmeyi sağladı. Bu saldırılar, aynı zamanda Sâmânî Devleti'nin yıkılışının habercisiydi. Çünkü saldırılar sonrasında Karahanlı Devleti, bölgede Sâmânî Devleti'nin pek çok yerini işgal etti Karahanlı Devleti, iç çekişmeler ve bölünmelerle pek çok dönemler geçirdi. Bölünme ve iç çekişmeler, tabiatıyla söz konusu devletin, yönetimde ortaklık sistemini tatbik etmesinin bir sonucudur. Çünkü devlette, aynı anda iki ayrı yönetici vardı; Büyük Han ve Ortak Han. Büyük Han, doğuda ikâmet ediyor ve devletin doğu kısmını; diğer Han ise batıda ikâmet ediyor ve devletin batı kısmını idare ediyordu.

<span class="mw-page-title-main">Damga (işaret)</span>

Damga bir şeyin üzerine bir işaret basmaya yarayan alet, mühür demektir. Ayrıca herhangi bir şeyin üzerine bu aletle bırakılmış olan işaret, iz anlamına da gelir. Türk halklarında ve Türk kökenli olmayan Kafkas halklarında boy/aşiret damgaları geleneği görülür.

<span class="mw-page-title-main">Hülâgû</span> Moğol İlhanlı Devletinin kurucu hükümdarı

Hülâgû Han, Batı Asya'nın çoğunu ele geçiren Moğol hükümdar. İlhanlılar'ın kurucusudur. Cengiz Han'ın torunu olmakla birlikte Moğol İmparatorluğu'nun diğer büyük hanlarından Mengü Han, Arıkbuka Han ve Kubilay Han'ın da kardeşidir. Annesi Sorgaktani Hatun ve karısı Dokuz Hatun, tıpkı yakın arkadaşı ve komutanı olan Ketboğa gibi dinine bağlı birer Nasturi Hristiyanlardı. Moğol İmparatorluğu'nun dinlere karşı alışılmış hoşgörüsüne karşın Hülâgû'nün Müslümanlara olan düşmanlığında bu üçünün etkisi olduğu düşünülüyor.

<span class="mw-page-title-main">Kasım Hanlığı</span>

Kasım Hanlığı, Oka Nehri'nın kuzey kıyısında Ryazan kenti yakınında bugünkü Kasimov'da Kasım Han tarafından kurulmuş Tatar hanlığı. Hanlık adını, ilk hanı olan Kasım Han'dan almıştır.

Kalâvûn; tam adıyla Seyfeddin Kalâvûn el-Elfi el-Mansûr veya bütün lâkaplarıyla El-Melik el-Mansûr Seyf ed-Dīn Kalâvûn el-Elfi es-Sâlihî en-Necmî el-Alâ'î, 1279 ile 1290 döneminde Mısır'da hüküm sürmüş Türk asıllı Bahrî Hanedanı'ndan Memlûk Devleti'nin yedinci hükümdarıdır.

<span class="mw-page-title-main">İbn Hacer el-Askalanî</span> hadis, fıkıh ve tefsir bilgini

İbn Hâcer el-Askalanî, Memlükler devrinde Kahire'de doğan ve aslen Fâtımî Hanedan'a mensup Seyyid bir aileden gelen Kıpçak Türklerinden olan bir Şafi İslam âlimi, Hadis nakilcisi (Ravî) ve tefsir bilgini.

<span class="mw-page-title-main">Muînüddin Süleyman</span>

Pervâne Muineddin Süleyman,, Anadolu Selçuklu dönemi devlet adamı.

<span class="mw-page-title-main">Cahiz</span> Basra doğumlu Arap bilim insanı

Cahiz veya el-Cahız gerçek ismi ve tam künyesi Ebu Osman Amr bin Bahr el-Kinani el-Fukaimi el-Basri olan, Basra doğumlu Afro-Arap yazar ve bilim insanı.

<span class="mw-page-title-main">Yüreğir boyu</span>

Yüreğir boyu Oğuz Kağan Destanı'na göre Oğuzların 24 boyundan biridir. Bu boyların Üçoklar kolundan Oğuz Kağan'ın oğlu Dağ Han'ın soyundan geldikleri kabul edilir.Simgeleri kılıç tır. Orta Çağ dönemine kadar Ortaasya'da Seyhun ve Ceyhun ırmaklarının arasındaki Yüreğir havzasında yaşıyorlardı.

Reşîdüddîn Fazlullah-ı Hemedânî,, Yahudi kökenli Pers hekim, yazar, tarihçi ve İlhanlılar'ın bir veziridir.

<span class="mw-page-title-main">Tevârih-i Âl-i Selçuk</span>

Tevârih-i Âl-i Selçuk, Târîh-i Âli Selçûk, Selçuknâme ya da Oğuznâme, Yazıcıoğlu Ali tarafından Osmanlı Padişahı II. Murad'ın isteği üzerine kaleme alınmış bir tarih kitabıdır. Yazıcıoğlu Ali, Anadolu Selçuklu Devleti'nin tarih yazarı İbn Bîbî'nin el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-umûri'l-Alâiyye adlı Farsça eserinin Türkçe çevirisini eklemiş, böylece Tevârih-i Al-i Selçuk'un en önemli bölümü oluşturmuştur. Ayrıca, Reşidüddin Hamedani'nin, Câmi'ut-Tevârîh adlı eserinden faydalanmakla birlikte, tarihi Oğuz efsanelerinden ve Uygurca Oğuznâme'den de istifade etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Câmiu't-Tevârîh</span>

Câmiu't-Tevârîh, Mahmud Gazan'dan, Moğollar ve onların hanedanlığını, sonraları Âdem'den Reşîdüddîn Hemedanî’nin yaşadığı döneme kadar olan tüm tarihi kayıtları içeren bir kitaptır.

Nûreddin Ali ya da tam adıyla El-Mansur Nureddin Ali Bin Aybeg Mısır ve Suriye'de 1257-1259 döneminde hüküm sürmüş ikinci Kıpçak Türk asıllı Bahri hanedanından Memluk Sultanıdır. Babası Aybeg'in eşi Şecer-üd-Dürr'ün komplosu sonucu öldürülmesi üzerine 13 yaşındayken tahta çıkmış ve naip atabeği olan Seyfeddin Kutuz tarafından tahttan indirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Vadi'l-Haznedar Muharebesi</span> Moğolların 1299da Memlüklere karşı kazandığı zafer

Vâdi'l-Haznedâr Muharebesi ya da Üçüncü Humus Muharebesi, Batı Suriye'de, Humus kentinin hemen kuzeydoğusundaki Vadi'l-Haznedar'da, Mısır kökenli Memlük Sultanlığı ve Moğol İmparatorluğu'nun, İran merkezli İlhanlı İmparatorluğu kolu ve bu kola yardım eden Kilikya Ermeni Krallığı ile Gürcü Krallığı arasında, 22-23 Aralık 1299 süresince yapılan ve Suriye Moğol Akınları içerisinde Moğol zaferiyle sonuçlanan tek savaştır. Bu savaş sonrasında, daha önceki 4 savaşı kaybeden Moğollar kendilerine güven kazanarak, güneye ilerlemiş ve 1303'te, yine Memlüklerle Şakhab Muharebesi'ni yapmışlardır. Ancak orada da yenilgiye uğrayan Moğol İmparatorluğu, Suriye akınlarına son vererek Suriye'yi terk etmişlerdir.

Bursalı Abdüllatif Efendi, Osmanlı dönemi din alimi ve mutasavvıf.