İçeriğe atla

Üç Aşama Yasası

Üç Aşama Yasası, Auguste Comte'un “The Course in Positive Philosophy” adlı çalışmasında geliştirdiği bir fikirdir. Bir bütün olarak toplumun ve her belirli bilimin zihinsel olarak tasarlanmış üç aşamadan geçtiğini belirtir: (1) teolojik aşama, (2) metafizik aşama ve (3) pozitif aşama.

Üç Aşama'nın sosyolojide ilerleyişi

(1) Teolojik aşama, kişileştirilmiş tanrılara başvurmayı ifade eder. Önceki aşamalar boyunca insanlar, doğadaki tüm fenomenlerin ilahi veya doğaüstü yaratılış olduğuna inanıyorlardı. Yetişkinler ve çocuklar, çeşitli fenomenlerin doğal nedenlerini keşfetmede başarısız oldular ve bu nedenle onları doğaüstü veya ilahi bir güce bağladılar.[1][]] Comte bu aşamayı üç alt aşamaya ayırdı.

1A. Tapınakçılık: Tapınakçılık, düşünmenin teolojik boyutundaki ilk aşamaydı. Bu süreç boyunca; ilkel insanlar, aynı zamanda Animizm olarak da bilinen, cansız nesnelerin içlerinde yaşayan bir ruhları olduğuna inandılar. İnsanlar; ağaçlar, taşlar, bir tahta parçası, volkanik patlamalar gibi cansız nesnelere taptılar.[1] Bu uygulama boyunca; insanlar, tüm her şeyin doğaüstü kökenli olduğuna inandılar.[2]
1B. Politeizm: Bir noktada, tapınakçılık insanların kafasında şüphe uyandırmaya başladı. Sonuç olarak da insanlar şeylerin birçok tanrının kullanılmasıyla açıklandığı politeizme yöneldi. İlkel insanlar, bütün doğal güçlerin farklı tanrılar tarafından kontrol edildiğine inandılar. Örnek olarak; su tanrısı, yağmur tanrısı, hava tanrısı, yeryüzü tanrısı vs.[1]
1C: Monoteizm: Monoteizm her şeyi tek bir güce atfederek; tek bir tanrıya inanmaktır. İlkel insanlar, evrenin varlığından tek bir teistik varlığın sorumlu olduğuna inandılar.[1]

(2) Metafizik aşama, teolojik aşamanın bir uzantısıdır. Kişisel olmayan soyut kavramlarla açıklamayı ifade eder. İnsanlar genellikle tanrıyı soyut bir varlık olarak tanımlamaya çalışırlar.[1] Soyut bir gücün dünyadaki olaylara yön verdiğine inanırlar. Metafizik düşünce somut bir tanrı anlayışını reddeder. Örneğin: Klasik Hindu Hint toplumunda; ruhun göçü ilkesi ve yeniden doğuş kavramı büyük ölçüde metafiziksel zorluklarla yönetiliyordu.[1]

(3) Pozitif Aşama, aynı zamanda bilimsel aşama olarak da bilinir, gözlem, deney ve karşılaştırmaya dayalı bilimsel açıklamaları ifade eder. Pozitif açıklamalar; doğrulanmaları için belirli bir yönteme, yani bilimsel yönteme güvenirler. Bugün insanlar nedensellik ilişkileri kurmaya çalışıyorlar. Pozitivizm, dünyaya tamamen düşünsel bir bakış açısıyla yaklaşan, ayrıca veri ve gerçeklerin gözlem ve sınıflandırılmasını vurgulayan bir yaklaşımdır. Bu; Comte'a göre en yüksek, en evrimleşmiş davranıştır.[1]

Ancak Comte, düşüncenin üç aşamasının aynı toplumda veya aynı zihinde var olabileceğinin ve her zaman birbiri ardına gelmeyeceğinin farkındaydı.

Comte, bilgi alanlarının karmaşıklık sırasına göre bu aşamalardan geçtiği tarihsel sıraya dayalı bir bilim hiyerarşisi önerdi. En basit ve en uzak bilgi alanları -mekanik veya fiziksel- ilk bilimsel hale gelenlerdir. Bunları, bizimle en yakın olarak kabul edilen daha karmaşık bilimler takip eder.

Dolayısıyla, Comte'un "yasasına" göre, bilimler bu sırayla gelişti: Matematik; Astronomi; Fizik; Kimya; Biyoloji; Sosyoloji. Toplum bilimleri, Comte'un hiyerarşisinde "Kraliçe bilim" olarak adlandırılır çünkü temelde en karmaşık olanlardır. Comte, sosyal bilimi insan davranışı ve bilgisi olarak gördüğü için; kendisinin sosyoloji tanımı, insanlığın bilimi geliştirmesinin gözlemlemesini de içeriyordu. Bu nedenle, Comte, bu introspektif alanı diğer tüm bilimlerin üzerinde bir bilim olarak sunmuştur. Sosyoloji, hem insanlığı son incelenmemiş bilim dalı olarak ele alarak pozitif bilimlerin yapısını tamamlar hem de bilim dallarını insan tarihinde birbirine bağlayarak "Bilimsel ve sosyal gelişimin samimi ilişkisini" gösterir.[1]

Comte'a göre, üç aşama yasası, sosyolojinin gelişimini kaçınılmaz ve gerekli kıldı. Comte, yasasının oluşumunu sosyolojinin aktif bir kullanımı olarak gördü ancak bu oluşum, diğer bilim dallarının pozitif aşamaya ulaşmasına bağlıydı; Comte’un üç aşamalı yasası diğer bilimlerin bu üç aşama boyunca gözlemlenen ilerleyişi olmadan pozitif aşama için kanıt sağlayamazdı. Bu nedenle; sosyoloji ve üç aşamalı ilk yasası, diğer bilimlerin metafizik aşamasından çıkartılmasından sonra geliştirilecekti. Bu geliştirilmiş bilimlerin gözlemlenmesi, sosyolojinin pozitif aşamasında kullanılan bilimsel kanıtlar haline gelecekti. Diğer bilim dallarına olan bu özel bağımlılık, Comte'un sosyolojiyi en karmaşık bilim olarak görmesine katkıda bulunmuştur. Bu durum, sosyolojinin en son geliştirilen bilim olmasının açıklamasını da sağlamıştır.

Comte, üç aşamalı kanununun sonuçlarını ve sosyolojiyi sadece kaçınılmaz değil, aynı zamanda iyi olarak da görüyordu. Comte'un gözünde, pozitif evre sadece en gelişmiş aşama değil, aynı zamanda insanlık için en iyi aşamaydı. Comte, pozitif bilimlerin sürekli olarak geliştirilmesiyle insanların dünyaya dair bilgilerini tamamlayacaklarını ve insanlığın refahını artırmak için gerçek bir ilerleme kaydedeceklerini umut etti.[3] Comte, pozitif aşamayı "insan zihninin en yüksek başarısı"[3] olarak övdü ve diğer, daha ilkel aşamalara göre "doğal bir üstünlüğe"[4] sahip olduğunu belirtti.

Genel olarak, Comte üç aşama yasasını sosyolojinin pozitif bir bilim olarak başlangıcı olarak gördü. O, bu gelişmenin pozitif felsefeyi tamamlamanın anahtarı olduğuna ve sonunda insanların evrenin her gözlenebilir yönünü incelemelerine kapı aralayacağına inanıyordu. Comte'a göre, sosyolojinin insan-merkezli çalışmaları, bilim dallarını insan tarihinin ilerlemeleri olarak birbirine bağlayacak ve pozitif felsefeyi tutarlı bir bilgi birimi haline getirecekti. Comte, tüm bilimlerin son halinin pozitif evre olduğunu söyleyerek insan bilgisinin mükemmelleştirilmesine ve insanlığın ilerlemesine liderlik edeceğini belirtmiştir.

Yasaya karşı yapılan eleştiriler

Tarihçi William Whewell "Bay Comte'un bilimin ilerlemesini metafiziksel ve pozitif olarak sıralaması gerçeğe ve ilke olarak felsefeye aykırıdır"[5] diye yazmıştır. Bilim tarihçisi H. Floris Cohen, pozitivizm temelleri üzerine yapılan bu ilk tartışmaya modern gözlerle bakmayı sağlamak için önemli bir çaba sarf etmiştir.

Öte yandan, 1838 Ekiminin başlarında bir kişisel defterinde Charles Darwin, "M. Comte'un bilimin teolojik bir aşaması hakkındaki fikri muhteşem bir fikirdir" diye yazmıştır.[6]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f g h ""What Are the Major Contributions of Auguste Comte to Sociology?"". PreserveArticles.com: Preserving Your Articles for Eternity. 26 Ocak 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 24 Şubat 2012. 
  2. ^ Maheshwari, Dr. V.K. "Auguste Comte's "Law of the Three Stages"". vkmaheshwari. 3 Aralık 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Aralık 2017. 
  3. ^ a b Kant, Immanuel (1998). Introduction to Positive Philosophy. Indianapolis: Hackett Publishing Company, Inc. s. 15. 
  4. ^ Kant, Immanuel (1998). Introduction to Positive Philosophy. Indianapolis: Hackett Publishing Company, Inc. s. 14. 
  5. ^ p.233 of On the Philosophy of Discovery: Chapters Historical and Critical (Including completion of the third edition of the philosophy of the inductive sciences), William Whewell, New York: Burt Franklin, 1860
  6. ^ Notebook N (Metaphysics and Expression) 4 Mart 2023 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Charles Darwin. Journal's timespan: fall 1838—summer 1839. page[leaf] 12.

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

Din, nadiren de olsa ilmet, genellikle doğaüstü, transandantal ve cansal unsurlarla ilişkilendirilmiş, çeşitli ayinler ve uygulamaları içeren, ahlak, dünya görüşleri, kutsal metinler ve yerler, kehanetler, etik kuruluşlarından oluşan bir sosyo-kültürel sistemdir.

<span class="mw-page-title-main">Sosyoloji</span> toplumun oluşum, işleyiş ve gelişim yasalarını inceleyen bilim dalı

Sosyoloji veya toplum bilimi, toplum ve insanın etkileşimi üzerinde çalışan bir bilim dalıdır. Toplumsal (sosyolojik) araştırmalar sokakta karşılaşan farklı bireyler arasındaki ilişkilerden küresel sosyal işleyişlere kadar geniş bir alana yayılmıştır. Bu disiplin insanların neden ve nasıl bir toplum içinde düzenli yaşadıkları kadar bireylerin veya birlik, grup ya da kurum üyelerinin nasıl yaşadığına da odaklanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Pozitivizm</span> Augus Comte tarafından 19. yüzyılda ortaya atılan düşünce

Pozitivizm veya olguculuk; Auguste Comte'un başını çektiği, doğru bilginin yalnızca bilimsel bilgi olduğu, doğru bilgiye ise yalnızca ampirizm (deneycilik) ile ulaşılabileceğini ve bu bilginin kendisinin deneysel olmadığını savunan düşünce akımıdır. Pozitivizm, sosyal bilimlerin fen bilimleri gibi kesin gerçeklikler içeren kurallara dayanması ve felsefi tartışmalardan uzaklaşmak hedefiyle, 19. yüzyıl içindeki toplumsal ilişkiler çerçevesinde şekillenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Bilim</span> bilgiyi inşa eden ve organize eden sistematik sistem ve bu sistem tarafından üretilen bilgi kümesi

Bilim veya ilim, nedensellik, merak ve amaç besleyen, olguları ve iddiaları deney, gözlem ve düşünce aracılığıyla sistematik bir şekilde inceleyen entelektüel ve uygulamalı disiplinler bütünüdür. Kimi kullanımlarda bu tanımın "ilim" için geçerli olmadığının altını çizmek gerekir. Çünkü bilim somut, evrensel olayları kendine konu edinmişken ilim doğaötesi olaylarla da ilgilenebilir fakat somut kanıt sunmaz. Bilimi sınıflandıran bilim felsefecileri bilimi formal bilimler, sosyal bilimler ve doğa bilimleri olmak üzere üçe ayırır. Bilimin diğer tüm dallardan en ayırt edici özelliği, savunmalarını somut kanıtlarla sunmasıdır. Bu sayede bilim, bilinmeyen olguları açıklamamıza ve evreni idrak etmemize güçlü destek olur.

<span class="mw-page-title-main">Auguste Comte</span> Fransız sosyolog, matematikçi ve filozof (1798-1857)

Isidore Marie Auguste François Xavier Comte, pozitivizm doktrinini formüle eden Fransız filozof, matematikçi ve yazardır. Genellikle modern anlamda ilk bilim filozofu olarak kabul edilir. Comte'un fikirleri aynı zamanda sosyolojinin gelişimi için de temel teşkil etti; nitekim bu terimi icat etti ve bu disiplini bilimlerin taçlandırılmış başarısı olarak ele aldı.

<span class="mw-page-title-main">Bilim ve teknoloji tarihi</span>

Bilim ve teknoloji tarihi, teknoloji ve bilimin, pratik yaşam gereksinimlerinin karşılanmasına ya da insanın çevresini denetleme, biçimlendirme ve değiştirme çabalarına yönelik uygulamaları. Yunanca tekhne ve logos sözcüklerinden oluşturulan teknoloji terimi, Antik Yunanistan'da "bilgiden gelen zanaat" anlamına geliyordu. Zaman içinde anlamı değişen sözcük, bilimsel araştırmalardan elde edilen somut ve yararlı sonuçları ve bunlara ilişkin araç, yöntem ve süreçlerin bütününü ifade eden bir anlam kazanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Epistemoloji</span> bilginin doğası, kapsamı ve kaynağı ile ilgilenen felsefe dalı

Epistemoloji ya da bilgi felsefesi, bilgiyle ilgilenen bir felsefe dalıdır. Epistemologlar, bilginin doğası, kaynağı ve kapsamı, epistemolojik gerekçelendirme, inancın rasyonelliğini ve diğer çeşitli konuları incelemektedir. Epistemoloji, felsefenin etik, mantık ve metafizikle birlikte dört ana dalından biri olarak kabul edilir.

Hümanizm, insan odaklılık veya insanmerkezcillik, kanunların düzenlenmesinde Tanrı'nın değil insan aklının esas alındığı rasyonalizm ile ampirizme odaklanan, 14. yüzyıl ile 16. yüzyıl sonlarında Avrupa'nın geniş bir kesiminde kabul görmüş felsefi düşünce öğretisi ve edebiyat akımıdır.

<span class="mw-page-title-main">Émile Durkheim</span> Fransız toplum bilimci (1858 – 1917)

Émile Durkheim, Fransız sosyolog, sosyolojinin kurucularından sayılmaktadır.

Monoteizm veya tek tanrıcılık, tek bir tanrının varlığına ya da Tanrı'nın birliğine duyulan inanç olarak tanımlanır. Monoteizm sözcüğü, etimolojik açıdan Yunanca mono (tek) ve theoi (tanrı) sözcüklerinden türemiştir.

Hristiyan teolojisi, Hristiyanlık dini açısından teoloji veya Hristiyanlığın teolojik olarak incelenmesi diye tanımlanabilir. Hristiyan teolojisi, Hristiyanlık ile ilgili her türlü teolojik olgunun incelenmesini içerir.

<span class="mw-page-title-main">Hukuk felsefesi</span> felsefe alanı

Hukuk felsefesi, hukukun doğasını ve hukukun diğer norm sistemleriyle, özellikle etik ve siyaset felsefesiyle ilişkisini inceleyen bir felsefe dalıdır. Felsefenin temel dallarından biri olan aksiyoloji içindeki etik başlığına bağlanır. Hukuk felsefesi ve içtihat sıklıkla birbirinin yerine kullanılır, ancak içtihat ekonomiye veya sosyolojiye uyan muhakeme biçimlerini kapsamaktadır.

Tanrı'nın varlığıyla ilgili argümanlar filozoflar, teologlar ve diğer düşünürler tarafından öne sürülmüştür. Felsefi terminolojide, Tanrı'nın varlığı problemi, tanrı ontolojisinin bilgi kuramı ile ilgilidir. Bilgi kuramı, epistemoloji, bilgiye olan yaklaşımı, doğru bilgiye nasıl ulaşılacağını inceler. Ontolojiyse, varlık/yokluk konuları üzerindeki argümanlardan oluşur. Yani, tanrı ontolojisinin bilgi kuramı, Tanrı'nın var olup olmadığı konusunda nasıl akıl yürüteceğimiz üzerinedir.

<span class="mw-page-title-main">Henri de Saint Simon</span> Fransız sosyalizminin kurucusu

Claude Henri de Rouvroy, comte de Saint-Simon, genellikle Henri de Saint Simon olarak anılır, Fransız sosyalizminin kurucusu.

<span class="mw-page-title-main">Bilim felsefesi</span>

Bilim felsefesi, epistemoloji, ontoloji, etik ve estetik gibi felsefenin temel alt bölümlerinden birisidir.

Nedensellik, genel olarak nedensellik ilkesi olarak bilinen; olay ve olguların birbirine belirli bir şekilde bağlı olması, her sonucun bir nedeni olması ya da her sonucun bir nedene bağlanarak açıklanabilir olması ya da belli nedenlerin belirli sonuçları yaratacağı, aynı nedenlerin aynı koşullarda aynı sonuçları vereceği iddiasını içeren felsefe terimi.

<span class="mw-page-title-main">Fiziksel kozmoloji</span> Evrenin oluşumu ve evrimini inceleyen bir gök bilimi dalı

Fiziksel evren bilimi veya fiziksel kozmoloji, bir gök bilimi dalıdır. Evren'deki en büyük yapılarla ve Evren'in dinamikliğiyle ilgilenir, Evren'in oluşumu ve evrimiyle ilgili sorulara cevap bulmaya çalışır. İnsanlık tarihinin büyük bir kısmı boyunca metafizik ve dinin bir dalı olarak kalmıştır.

<span class="mw-page-title-main">William Whewell</span> 19. yüzyıl İngiliz bilim insanı ve ilahiyatçısı

William Whewell İngiliz polimat, bilim insanı, Anglikan rahip, filozof, teolog ve bilim tarihçisiydi. Trinity College, Cambridge'in usta hocalarındandı. Orada öğrenciyken, hem şiir hem de matematik alanında fark yarattı.

Sosyokrasi , psikolojik olarak güvenli ortamlar ve üretken organizasyonlar yaratmayı amaçlayan bir yönetişim sistemidir. Ortak bir hedefi veya çalışma sürecine sahip kişiler tarafından tartışma ve karar alma süreçlerinde çoğunluk oylamasından ziyade rıza kullanılmasıyla ayırt edilir.

Sosyoloji, insan ve toplumların ilişkilerini ele alan bir bilim dalıdır. Konu bakımından, birçok konuyu ele alabilir. Din, siyaset, kültür, ırk ve sosyal sınıf gibi birçok konu sosyoloji biliminin araştırması kapsamındadır.