İçeriğe atla

Üst temporal sulkus

Üst temporal sulkus (STS), beynin temporal lobundaki superior temporal girusu orta temporal girustan ayıran sulkustur. Bir sulkus (çoğul sulci), beynin en büyük kısmına, serebruma doğru kıvrılan derin bir oluktur ve bir girus (çoğul girus), beynin dışına doğru kıvrılan bir sırttır.[1]

STS, temporal lobu, parietal lobu ve ön lobu ayıran fissür olan lateral fissürün altında bulunur.[1] STS, sol ve sağ yarımküre arasında asimetrik bir yapıya sahiptir, STS sol yarımkürede daha uzun, ancak sağ yarımkürede daha derindir.[2] Yarım küreler arasındaki bu asimetrik yapısal organizasyonun sadece insan beyninin STS'sinde meydana geldiği bulunmuştur.[2]

STS'nin, denekler zihin teorisi, biyolojik hareket, yüzler, sesler ve dili içeren araştırma alanlarında uyaranları algıladıklarında güçlü tepkiler ürettiği gösterilmiştir.[3][4]

Dil işleme

Konuşma dilinin işlenmesi

Üst temporal sulkus, insan seslerinin duyulmasında da aktive olmaktadır.[5] Zaman akışından çıkarım yapıldığında, bu aktivasyonun beynin üst parietal-temporal bölgelerinden motor çıkışıyla ilintili duyusal kodlamanın kaynağı olduğu düşünülmektedir. İnsanların, vokal olmayan çevresel sesler ve bunlarla ilintili, karıştırılmış veya değiştirilmiş, kontrol sesleri yerine vokal sesler dinlerken STS bölgelerinin aktive olmasını gösteren veriler ışığında, vokal işlemeye uyumlu sonuçlara varılmıştır. Bu deneysel çalışmalar göstermektedir ki, SRS konuşma ve dil tanıma alanlarında görev almaktadır.[6]

Çalışmaların çoğu göstermektedir ki, STS’nin posterior parçasının ortası fonolojik işlemede görev almakta, diğer yandan aktivenin daha çok sol yarıkürede gözlemlenmesi bilateral aktivasyona işaret etmektedir. Öte yandan, anterior STS’nin dil anlama ve üretmenin karın patikasında rol oynama ihtimali ortadan kalkmamıştır.[7] STS’nin orta kısmının fonolojik işlemede rol almasına dair kanıtlar tekrar-bastırma çalışmalarından gelmektedir ki, bu çalışmalarda özelleşmiş uyarıcılarla ilintili beyin bölgelerini nokta atışıyla bulmak için beynin uyarıcıya alıştırılması ve tepkisel farkların kaydedilmesi kapsamında fMRI kullanılmıştır. Elde edilen örüntüler, STS’nin orta bölgesinde beklenen sonuçları göstermiştir.[8]

Üst temporal sulkus aktivasyonunun ölçülmesi için fMRI analizleri kullanan çalışmalarda gösterildiği üzere, sesbirimlerin, kelimelerin, cümlelerin ve fonolojik ipuçlarının hepsi temporal lobun posterior-anterior ekseninin tamamında artan aktivasyona yol açmaktadır.[2] Çoğunlukla sol yarımkürede gerçekleşen bu aktivasyon örüntüsü, konuşma algısının karın akışı olarak isimlendirilmiştir.[7] Üst temporal sulkus aktivasyonunun fonolojik sinyallerin yorumlanmasıyla ilgili olduğu da birçok çalışmada tutarlı olarak gösterilmiştir.[2] Güncel araştırmalar sol yarımküredeki üst temporal sulkusun ve onunla ilintili sol karın akışının fonolojik işlemede rol oynadığını gösterse de, sağ yarımküredeki üst temporal sulkus sesin algılanması ve konuşma ölçüsüyle ilişkilendirilmiştir.[9]

Hickok ve Poeppel tarafından ortaya atılan odyolojik patika modeline göre, işitme korteksi tarafından yürütülen spektro-zamansal analizlerin ardından, vokal girdinin fonolojik ağa göre yorumlanmasından STS sorumludur. Bu çıkarım, fonolojik bilgiye erişimi ve bilginin sürdürülmesini içeren konuşma algısı ve işlemesi görevlerinde bölgenin aktive olması sonucunda ortaya konmuştur. Kelimelerin karşılıklarının yüksek veya düşük komşuluk yoğunluluğu (kelimelerin çok veya az diğer kelimelerle ilişkili olması) ile temsil edildiği fonolojik bilgiyle gerçekleştirilen etkileşimin değiştirilmesiyle birlikte, STS bölgesindeki aktivenin dalgalandığı görülebilmektedir. Değişen bu aktivasyon, STS’yi fonolojik patika ile bağlantılı yapmaktadır.[7]

İşaret dilinin işlenmesi

Araştırmalar, işaret dili üretimi ve işlenmesi sırasında beynin Broca bölgesinin aktive olduğunu gösteriyor.[10] Broca bölgesi frontal lobda bulunsa da STS dahil olmak üzere üst temporal girustan bağlanmaktadır.[10] Anadil işaretçileri, doğumdan itibaren işaret dilini, örneğin, Amerikan İşaret Dili (ASL)’ni, öğrenmiş ve kullanmakta olan ve/veya bu dili ilk dilleri olarak kullanan kişilerdir.[11] Genellikle işaret dilini ailelerinden öğrenirler ve yaşamları boyunca işaret dilini kullanmaya devam ederler.[11] İşaret dili, STS dahil olmak üzere beynin dil bölgelerini harekete geçirir.[12] Sağır ve işiten anadil işaretçileri işaret dilini algılarlarken STS etkinliğini gösteren çalışmalar olmuştur, bu da STS’nin işaret dilinin dilsel işleme özelliğine bağlı olduğunu düşündürmektedir.[13][14] Ayrıca araştırmalar, STS’nin orta bölgesinin ASL’yi önceden edinen sağır ve işiten işaretçilerde ASL’yi daha sonra edinen işaretçilerdekine göre daha fazla etkin olduğunu göstermektedir.[15]

Sosyal işleme

Araştırmalar birçok sosyal işleme becerisini ortaya koymuştur.[16] Araştırmalar STS'te beş spesifik sosyal girdinin sonucu olarak aktivasyon belgelemiştir ve bu nedenle STS'nin sosyal algıya dahil olduğu varsayılmaktadır. Zihin teorisi (yanlış fiziksel hikâyelere nazaran yanlış inanç hikâyelerine), çevresel seslere nazaran insan seslerine, anlamsız konuşmaya nazaran hikâyelere, hareketli nesnelere nazaran hareketli yüzlere ve biyolojik harekete karşı artan bir aktivasyon gözlenmiştir.[3][17] Başkalarının nereye baktığının algılanmasında (ortak dikkat) ve başkalarının duygularının nereye yönlendirildiğini belirlemede önemlidir.[18]

Zihin teorisi

Zihinsel durumları başkalarına atfetme becerisi olarak da bilinen zihin teorisini inceleyen nörogörüntüleme çalışmaları, sağ yarımkürenin arka üst temporal sulkusunun bu işlemde rol oynadığını belirledi.[2] Zihin teorisine göre bu bölgenin etkinliğinin, en iyi şekilde diğer katılımcı gruplardan bağımsız yapılan değerlendirmelerde veya daha spesifik olarak, çalışmadaki her bir öğenin katılımcıları ne kadar kendi bakış açılarıyla değerlendirmeye ittiğiyle alakalı olarak öngörebildiği bulunmuştur.[19] Diğer çalışmalarda belirtilen raporlar, zihin teorisi işleminin lokalizasyona dair bir takım tutarsızlıklar olduğunu öne sürer, örneğin, zihin teorisi görevlerine yanıt olarak üst temporal sulkusun orta ve ön kısımlarının etkinliğinin artması gibi.[3] Bu nedenle, üst temporal sulkusun zihin teorisinin algılanmasındaki kesin işlevsel rolünü detaylıca ele almak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Yüz algısı

Yakın zamanda yapılan bir çalışma, üst temporal sulkusun yüz ifadelerinin yorumlanmasında özel olarak aktive olan bir bölgesini tespit etti.[20] Benzer şekilde başka bir çalışma, transkraniyal manyetik uyarımın yüzlere verilen nöral tepkiyi bozduğunu, ancak bedenlere veya nesnelere verilen nöral tepkiyi bozmadığını ortaya çıkardı.[21] Bu çalışmada bulunan aktivasyon örüntüleri, yüz bilgisinin sağ yarıkürede, posteriyor üst temporal sulkustan anteriyor üst temporal sulkusa geçerek, oradan amigdalaya doğru projeksiyonlar ile işlendiğini göstermektedir.[21] Başka bir çalışma ise sağ posterior üst temporal sulkus, sağ oksipital yüz bölgesi, erken görsel korteks ve bilateral üst temporal sulkus arasında dinlenme durumundaki mevcut işlevsel bağlantının, deneklerin yüz ifadesini tanıma yeteneği ile pozitif ilişkili olduğunu göstermiştir.[22]

Yüz ve insan sesi görsel-işitsel uyumu

Birçok çalışma, posterior üst temporal sulkusun işitsel ve görsel uyaranların modaliteler arası bağlanmasıyla ilişkili olduğunu öne sürmüştür.[2] görsel-işitsel uyumsuzlukların tespitinde ve ses algısında üst temporal sulkusun bu posterior kısmının aktivasyonu rapor edilmiştir.[2] Posterior üst temporal sulkusun dudak okumada da özel olarak aktive olduğu gösterilmiştir.[23] Yakın tarihli bir çalışma, sağ posterior üst temporal sulkusun bir bölgesinin yalnızca işitsel veya görsel uyaranlara kıyasla görsel-işitsel uyaranlara daha güçlü yanıt verdiğini göstermiştir.[24] Bu çalışma aynı bölgenin, yüzler ve insan sesleri gibi insanlarla ilişkili uyaranların işlenmesinde özel olarak aktive olduğunu göstermiştir.[24] Başka bir fMRI çalışması, görsel-işitsel entegrasyon, sözel olmayan duygusal sinyaller, insan sesi duyarlılığı ve yüz duyarlılığının nöral temsillerinin üst temporal sulkusun farklı bölgelerinde lokalize olduğunu bulmuştur.[25] Bu çalışma aynı zamanda insan sesine en duyarlı bölgenin üst temporal sulkusun gövde bölümünde, yüz ifadelerine en duyarlı bölgenin ise posterior terminal yükselen dalda bulunduğunu ve duygusal sinyallerin görsel-işitsel entegrasyonunun üst temporal sulkusun çatallandığı alandaki yüz ve insan sesi tanıma bölgeleriyle çakışan alanlarda gerçekleştiğini kaydetti.[25]

Biyolojik hareket

Üst temporal sulkusun, hareket anlayışının gözlemlenebilir tezahürlerine karşı benzersiz bir duyarlılığa sahip olduğu bulunmuştur; bu, üst temporal sulkusun insanlarda normal sosyal bilgi işlemenin için gerekli olan hareketlerin ve jestlerin tanınmasında önemli bir rol oynadığını düşündürmektedir.[2] Hareketli insan figürlerini noktalar şeklinde temsil eden nokta-ışık gösterimlerinin incelenmesiyle yapılan fMRI çalışmalarında, biyolojik hareketi doğru bir şekilde tanımlayan deneklerde sağ yarıkürenin posterior superior temporal sulkusunda önemli bir beyin aktivitesi kümesi gözlemlendi.[26] Ayrıca, hareket algısı ve hareket yorumunun üst temporal sulkusun farklı bölgelerinde lokalize olduğuna, hareket algısının superior temporal sulkusun arka bölgesinde işlendiği ve hareket anlayışının daha ön bir bölgede işlendiğine inanılmaktadır.[26]

Nörolojik bozukluklar

Yüksek işlevli otizmi olan kişilerde gözlenenler gibi nörolojik bozukluklarda işlevsiz sosyal biliş üzerine yapılan çalışmalarda, üst temporal sulkusun sosyal bilgiyi işlemedeki rolü, sosyal anlamlandırmaki bu bozuklukların kökeninde yatan mekanizma olarak tanımlanmıştır.[27]

Otizm

Yüksek işlevli otizmli çocuklarda üst temporal sulkusun biyolojik hareketlere ve biyolojik olmayan hareketlere aktivasyonunun önemli derecede farklı olmadığı gözlemlenmiştir.[27] Bu üst temporal sulkusun, otizmli olmayan çocuklarda olduğu gibi. Sosyal bilişte önemli bozukluklar yaratan başka bir nörolojik hastalık olan şizofreni tanısı almış katılımcılarla yapılan çalışmalarda bu sosyal bozuklukların, zihin teorisi; duygu tanıma; ve nötr yüz ifadelerinin yorulanmasında üst temporal sulkusun aktivasyonunda olan normalden sapma ile ilişkilendirilmiştir.[28] Daha spesifik olarak, şizofren katılımcıların beynin sağ küresindeki üst temporal sulkusunda, nötr yüz ifadelerini işlerken, duygu tanımlarken ve duygusal zihin teorisini kullanırken hipoaktivite gözlemlenmiştir.[28] Bu çalışma aynı zamanda sağ ve sol beyin kürelerindeki arka üst temporal sulkusların arasındaki bağlantının duygusal zihin teorisinde hatalı olduğunu buldu. Yakın zamanda yapılan bir çalışmada üst temporal sulkus bölgesinin glutamat konsantrasyonu ve şizofreni tanısı almış bireylerin anketle verilmiş nevrotizm skorları arasında negatif korelasyon bulunduğunu gösterdi. Bu üst temporal sulkusun glutamat konstrasyonundaki artışın, şizofrenide nevrotizmi engelleyen baskılayıcı bir mekanizma gibi davrandığını öne sürüyor.[29]

Agnozi

Hastaların belirli bir uyaranı tanımada başarısız olduğu, ancak yine de uyaranın subkortikal işlenmesinin görüldüğü çeşitli STS bozuklukları belgelenmiştir. Bu durum agnozi olarak bilinir. Saf işitsel agnozi (afazisiz agnozi) hastalarında öksürme, ıslık ve ağlama gibi konuşma dışı sesleri tanıyamamaya rağmen konuşmayı kavramada herhangi bir eksiklik olmadığı görülür. Konuşma agnozisi işitme, konuşma üretimi ve okuma yeteneğinde bozulma olmamasına rağmen konuşulan kelimeleri kavrayamama olarak bilinir. Hastalar bir kelimeye aşina olduklarını bildikleri halde, anlamını anımsayamazlar. Fonagnozi, diğer işitsel yetenekler bozulmamışken alışıldık sesleri tanıyamama ile karakterizedir. Hastalar ya isimleri veya yüzleri belli bir ünlü insan sesiyle eşleştirememe ya da tanıdık sesleri tanıdık olmayanlardan ayırt edememe ile çift ayrışma sergilemişlerdir. Görsel agnozi, neyin tanımada güçlük olduğuna göre ayrı bozukluklara bölünebilir.[30] Yazılı kelimeleri tanıyamama aleksi veya kelime körlüğü olarak bilinirken, tanıdık yüzleri tanıyamama prosopagnozi olarak bilinir. Prosopagnozinin fonagnozi ile benzer bir çift ayrışmaya sahip olduğu gösterilmiştir. Bazı hastalar tanıdık yüzler için hafızada bozulma gösterirken, diğerleri tanıdık yüzleri tanıdık olmayanlardan ayırt etmede bozulma gösterir.

Kaynakça

  1. ^ a b "Neuroanatomy, Cerebral Hemisphere", StatPearls, Treasure Island (FL): StatPearls Publishing, 2020, PMID 31747196, 13 Nisan 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 11 Kasım 2020 
  2. ^ a b c d e f g h Leroy (27 Ocak 2015). "New human-specific brain landmark: the depth asymmetry of superior temporal sulcus". Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America. 112 (4): 1208-13. doi:10.1073/pnas.1412389112. PMC 4313811 $2. PMID 25583500. 
  3. ^ a b c Beauchamp (September 2015). "The social mysteries of the superior temporal sulcus". Trends in Cognitive Sciences. 19 (9): 489-90. doi:10.1016/j.tics.2015.07.002. PMC 4556565 $2. PMID 26208834. 
  4. ^ Deen (November 2015). "Functional Organization of Social Perception and Cognition in the Superior Temporal Sulcus". Cerebral Cortex. 25 (11): 4596-609. doi:10.1093/cercor/bhv111. PMC 4816802 $2. PMID 26048954. 
  5. ^ Carter, Rita. The Human Brain Book. p. 241
  6. ^ Belin, Pascal; Zatorre, Robert J.; Lafaille, Philippe; Ahad, Pierre; Pike, Bruce (Ocak 2000). "Voice-selective areas in human auditory cortex". Nature (İngilizce). 403 (6767): 309-312. doi:10.1038/35002078. ISSN 1476-4687. 23 Haziran 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 
  7. ^ a b c Hickok, Gregory; Poeppel, David (Mayıs 2007). "The cortical organization of speech processing". Nature Reviews Neuroscience (İngilizce). 8 (5): 393-402. doi:10.1038/nrn2113. ISSN 1471-0048. 30 Haziran 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 
  8. ^ Vaden, Kenneth I.; Muftuler, L. Tugan; Hickok, Gregory (1 Ocak 2010). "Phonological repetition-suppression in bilateral superior temporal sulci". NeuroImage (İngilizce). 49 (1): 1018-1023. doi:10.1016/j.neuroimage.2009.07.063. ISSN 1053-8119. PMC 2764799 $2. PMID 19651222. 12 Temmuz 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 
  9. ^ Sammler, Daniela; Grosbras, Marie-Hélène; Anwander, Alfred; Bestelmeyer, Patricia E. G.; Belin, Pascal (7 Aralık 2015). "Dorsal and Ventral Pathways for Prosody". Current biology: CB. 25 (23): 3079-3085. doi:10.1016/j.cub.2015.10.009. ISSN 1879-0445. PMID 26549262. 2 Nisan 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 
  10. ^ a b Campbell, Ruth; MacSweeney, Mairéad; Waters, Dafydd (1 Ocak 2008). "Sign Language and the Brain: A Review". The Journal of Deaf Studies and Deaf Education. 13 (1): 3-20. doi:10.1093/deafed/enm035. ISSN 1081-4159. 
  11. ^ a b Hauser, Peter; Paludneviciene, Raylene; Supalla, Ted; Bavelier, Daphne (1 Ocak 2006). "American sign language - Sentence reproduction test: Development & implications". Presentations and other scholarship. 4 Mayıs 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 
  12. ^ Emmorey, Karen; McCullough, Stephen (1 Mayıs 2009). "The bimodal bilingual brain: Effects of sign language experience". Brain and Language. Bilingualism: Acquistion of Linguistic and non-Linguistic Skills in Bilinguals (İngilizce). 109 (2): 124-132. doi:10.1016/j.bandl.2008.03.005. ISSN 0093-934X. PMC 2680472 $2. PMID 18471869. 
  13. ^ Moreno, Antonio; Limousin, Fanny; Dehaene, Stanislas; Pallier, Christophe (15 Şubat 2018). "Brain correlates of constituent structure in sign language comprehension". NeuroImage (İngilizce). 167: 151-161. doi:10.1016/j.neuroimage.2017.11.040. ISSN 1053-8119. PMC 6044420 $2. PMID 29175202. 
  14. ^ Neville, H. J.; Bavelier, D.; Corina, D.; Rauschecker, J.; Karni, A.; Lalwani, A.; Braun, A.; Clark, V.; Jezzard, P.; Turner, R. (3 Şubat 1998). "Cerebral organization for language in deaf and hearing subjects: biological constraints and effects of experience". Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America. 95 (3): 922-929. doi:10.1073/pnas.95.3.922. ISSN 0027-8424. PMC 33817 $2. PMID 9448260. 21 Mayıs 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 
  15. ^ Sadato, Norihiro; Yamada, Hiroki; Okada, Tomohisa; Yoshida, Masaki; Hasegawa, Takehiro; Matsuki, Ken-Ichi; Yonekura, Yoshiharu; Itoh, Harumi (8 Aralık 2004). "Age-dependent plasticity in the superior temporal sulcus in deaf humans: a functional MRI study". BMC neuroscience. 5: 56. doi:10.1186/1471-2202-5-56. ISSN 1471-2202. PMC 539237 $2. PMID 15588277. 1 Nisan 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 
  16. ^ Sours, Chandler; Raghavan, Prashant; Foxworthy, W. Alex; Meredith, M. Alex; El Metwally, Dina; Zhuo, Jiachen; Gilmore, John H.; Medina, Alexandre E.; Gullapalli, Rao P. (Ağustos 2017). "Cortical multisensory connectivity is present near birth in humans". Brain Imaging and Behavior. 11 (4): 1207-1213. doi:10.1007/s11682-016-9586-6. ISSN 1931-7565. PMC 5332431 $2. PMID 27581715. 28 Haziran 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 
  17. ^ Grossman, E. D.; Blake, R. (2001). "Brain activity evoked by inverted and imagined biological motion". Vision Research. 41 (10-11): 1475-1482. doi:10.1016/s0042-6989(00)00317-5. ISSN 0042-6989. PMID 11322987. 1 Nisan 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 
  18. ^ Sloan, M. A.; Price, T. R.; Petito, C. K.; Randall, A. M.; Solomon, R. E.; Terrin, M. L.; Gore, J.; Collen, D.; Kleiman, N.; Feit, F. (Nisan 1995). "Clinical features and pathogenesis of intracerebral hemorrhage after rt-PA and heparin therapy for acute myocardial infarction: the Thrombolysis in Myocardial Infarction (TIMI) II Pilot and Randomized Clinical Trial combined experience". Neurology. 45 (4): 649-658. doi:10.1212/wnl.45.4.649. ISSN 0028-3878. PMID 7723950. 28 Haziran 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 
  19. ^ Dodell-Feder D, Koster-Hale J, Bedny M, Saxe R. fMRI item analysis in a theory of mind task. Neuroimage. 2011;55(2):705-712. doi:10.1016/j.neuroimage.2010.12.040.
  20. ^ Direito B, Lima J, Simões M, et al. Targeting dynamic facial processing mechanisms in superior temporal sulcus using a novel fMRI neurofeedback target. Neuroscience. 2019;496:97-108. doi:10.1016/j.neuroscience.2019.02.024
  21. ^ a b Pitcher D, Japee S, Rauth L, Ungerleider LG. The Superior Temporal Sulcus Is Causally Connected to the Amygdala: A Combined TBS-fMRI Study. J Neurosci. 2017;37(5):1156–1161. doi:10.1523/JNEUROSCI.0114-16.2016
  22. ^ Wang X, Song Y, Zhen Z, Liu J. Functional integration of the posterior superior temporal sulcus correlates with facial expression recognition. Hum Brain Mapp. 2016;37(5):1930-1940. doi:10.1002/hbm.23145.
  23. ^ Uno T, Kawai K, Sakai K, et al. Dissociated roles of the inferior frontal gyrus and superior temporal sulcus in audiovisual processing: top-down and bottom-up mismatch detection. PLoS One. 2015;10(3):e0122580. doi:10.1371/journal.pone.0122580
  24. ^ a b Watson R, Latinus M, Charest I, Crabbe F, Belin P. People-selectivity, audiovisual integration and heteromodality in the superior temporal sulcus. Cortex. 2014;50(100):125–136. doi:10.1016/j.cortex.2013.07.011
  25. ^ a b Kreifelts B, Ethofer T, Shiozawa T, Grodd W, Wildgruber D. Cerebral representation of non-verbal emotional perception: fMRI reveals audiovisual integration area between voice- and face-sensitive regions in the superior temporal sulcus. Neuropsychologia. 2009;47(14):3059-3066. doi:10.1016/j.neuropsychologia.2009.07.001.
  26. ^ a b Herrington JD, Nymberg C, Schultz RT. Biological motion task performance predicts superior temporal sulcus activity. Brain Cogn. 2011;77(3):372-381. doi:10.1016/j.bandc.2011.09.001.
  27. ^ a b Pelphrey, Kevin A.; Carter, Elizabeth J. (Aralık 2008). "Brain mechanisms for social perception: lessons from autism and typical development". Annals of the New York Academy of Sciences. 1145: 283-299. doi:10.1196/annals.1416.007. ISSN 1749-6632. PMC 2804066 $2. PMID 19076404. 28 Haziran 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 
  28. ^ a b Mier, Daniela; Eisenacher, Sarah; Rausch, Franziska; Englisch, Susanne; Gerchen, Martin Fungisai; Zamoscik, Vera; Meyer-Lindenberg, Andreas; Zink, Mathias; Kirsch, Peter (Ekim 2017). "Aberrant activity and connectivity of the posterior superior temporal sulcus during social cognition in schizophrenia". European Archives of Psychiatry and Clinical Neuroscience. 267 (7): 597-610. doi:10.1007/s00406-016-0737-y. ISSN 1433-8491. PMID 27770284. 28 Haziran 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 
  29. ^ Balz, Johanna; Roa Romero, Yadira; Keil, Julian; Schubert, Florian; Ittermann, Bernd; Mekle, Ralf; Montag, Christiane; Gallinat, Jürgen; Senkowski, Daniel (2018). "Glutamate Concentration in the Superior Temporal Sulcus Relates to Neuroticism in Schizophrenia". Frontiers in Psychology. 9: 578. doi:10.3389/fpsyg.2018.00578. ISSN 1664-1078. PMC 5949567 $2. PMID 29867621. 28 Haziran 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 
  30. ^ Van Lancker, D. R.; Canter, G. J. (Nisan 1982). "Impairment of voice and face recognition in patients with hemispheric damage". Brain and Cognition. 1 (2): 185-195. doi:10.1016/0278-2626(82)90016-1. ISSN 0278-2626. PMID 6927560. 28 Haziran 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Haziran 2022. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Agnozi, duyusal bilgiyi işleme yetersizliğidir. Genellikle özel bir duyu ya da hafıza kaybının olmadığı durumlarda nesneleri, kişileri, sesleri, şekilleri, kokuları tanıma yeteneğinin kaybıdır.

Özgür irade veya erkin irade, kişinin eylemlerini, arzu, niyet ve amaçlarına göre kontrol altında tutabilme ve belirleme gücüdür. Kişinin belli eylem ya da eylemleri gerçekleştirmede ser­gilediği kararlılık; belli bir durum karşısın­da, gerçekleştirilecek olan eylemi, herhangi bir dış zorlama ya da zorunluluk olmaksı­zın, kararlaştırma ve uygulama gücü; eyle­me neden olan eylemi başlatabilen yetidir. İnsanın liberteryen mânâda bir erkin iradeye sahip olup olmadığı hâlen bir tartışma konusudur.

<span class="mw-page-title-main">Manyetik rezonans görüntüleme</span> tıbbi görüntüleme tekniği

Manyetik rezonans görüntüleme , nükleer manyetik rezonans görüntüleme veya manyetik rezonans tomografi, canlıların iç yapısını görüntüleme amacıyla daha çok tıpta kullanılan bir yöntemdir. Yüksek düzeyde manyetizmayla canlı doku, yansıtma yöntemiyle görüntülenir. Farklı özelliklerinden dolayı hastalıkların tespitinde bilgisayarlı tomografiden de destek alınabilir.

<span class="mw-page-title-main">Alzheimer hastalığı</span> günlük yaşamsal etkinliklerde azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulmayla karakterize edilmiş, nöropsikiyatrik belirtilerin ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nörodejeneratif bir hastalık

Alzheimer hastalığı (AH), genellikle yavaş yavaş başlayan ve giderek kötüleşen nörodejeneratif bir hastalıktır ve demans vakalarının %60-70'inin nedenidir. En sık görülen erken belirti yakın zamanda yaşanan olayları hatırlamada zorluktur.

Hipokampus, beynin medial temporal lobunda yer alan, hafıza ve yön bulmada önemli rolü olan bölge. Bir gri cevher tabakası olup, lateral ventrikülün alt boynuz tabanı boyunca uzanır. Filogenetik olarak en eski beyin kısımlarındandır.

Azalmış duygulanım, bazen duygusal küntlük, duygusal donukluk veya duygusal uyuşma olarak da bilinir, bireyde azalmış duygusal tepkenlik durumudur. Bu durum, özellikle normalde duygusal tepkiler uyandırması beklenen konular hakkında konuşurken, duyguların sözlü veya sözsüz olarak ifade edilememesi ile karakterize edilir. Bu durumdaki bireylerde, ifade edici jestler nadirdir ve yüz ifadesi veya ses tonlamasında çok az değişiklik vardır. Ayrıca, azalmış duygulanım otizm, şizofreni, depresyon, travma sonrası stres bozukluğu, depersonalizasyon-derealizasyon bozukluğu, şizoid kişilik bozukluğu veya beyin hasarının belirtileri olabilir. Ayrıca bazı ilaçların yan etkisi olarak da gözlenebilir.

<span class="mw-page-title-main">Temporal lob</span> İnsanların beyninde bulunan dört lobdan biri

Temporal lob, memelilerin beynindeki serebral korteksin dört ana lobundan biridir. Temporal lob, memeli beyninin her iki serebral hemisferindeki lateral fissürün altındadır.

Broca alanı veya Broca bölgesi insansı beynin ses üretimiyle bağlantılı işlevleri yürüten bir bölgesidir.

<span class="mw-page-title-main">Nöroloji ve cinsel yönelim</span>

Cinsel yönelim, bir bireyin, cinsellikle ilgili davranışlarını, düşüncelerini ve/veya duygularını kapsayan kişisel veya toplumsal kimliğini ifade eder. İnsanların cinsel yöneliminin gelişiminin nasıl olduğu ve mekanizmaları belirsizliğini sürdürmektedir. Bu konuda ortaya atılan birçok teori kurgusal ve tartışmalıdır. Ama nöroloji bilimindeki gelişmeler sonucu cinsel yönelimle bağlantılı karakteristikler açıklanabilmektedir. Araştırmalar insanların cinsel yönelimiyle ilgili yapısal sinirler bağlantılar, fonksiyonel ve/veya bilişsel ilişkiler keşfetmiş ve gelişimsel teoriler ortaya atmıştır.

Dilinin ucunda fenomeni bilinen bir kelimenin bellekten geri çağırmadaki hata nedeniyle hatırlanamaması, bellekten kısmi geri çağırma ile birlikte her an hatırlanabileceği hissine kapılmaktır. Fenomenin ismi bu gibi durumlarda sıklıkla söylenen "Dilimin ucunda." sözünden gelmektedir. Hemen hemen evrensel bir durum olarak çok iyi bilinen bir kelimenin ya da ismin hatırlanmasında zorluk şeklinde bir bellek çağırma durumu olarak ifade edilir. Dilinin ucunda fenomeni sözcüksel erişimin aşama aşama gerçekleştiğini ortaya koymaktadır.

Yankı belleği duyusal bellek kayıtlarından biridir; işitsel bilgiyi tutmaya özgü duyusal belleğin bir bileşenidir. Seslere yönelik duyusal bellek yalnızca insanların algıladıkları yankı belleğinin bir formudur. İçinde gözlerimizin uyarıları tekrar tekrar tarayabildiği görsel bellekten farklı olarak, işitsel uyarı tekrar tekrar taranamaz. Genel olarak, yankı bellekleri görüntüsel belleklerden biraz daha uzun zaman devreleri olarak depolanır. İşitsel uyarılar, işlenebilmeden ve anlaşılabilmeden önce kulak tarafından teker teker alınır/duyulur. Söz gelimi, radyoyu dinlemek bir dergi okumaktan çok daha farklıdır. Bir dergi tekrar tekrar okunabilirken, bir kişi belirli bir zamanda radyoya yalnızca bir seferlik kulak verebilir. Denilebilir ki yankı belleği bir bekleme tankı kavramı gibidir. Çünkü bir ses, takip eden ses duyulana kadar işlenmez (tutulur) ve ancak ondan sonra anlamlandırılabilir. Bu özel duyusal deponun büyük miktarlarda işitsel bilgiyi depolaması çok kısa bir zaman devresinde olabilmektedir. Bu yankısal ses zihinde yankılanır ve işitsel uyarının verilmesinden sonra çok bir kısa zamanda tekrarlanır (replay). Yankı belleği uyarıyı yalnızca bir dereceye kadar kabaca, primitif yönlerden şifreler, mesela ses perdesi (pitch), bağlantısız beyin bölgelerine yerleşimini belirler.

<span class="mw-page-title-main">Brodmann alanı</span> serebral korteksinin bölümleri

Brodmann alanları, insan ve diğer primat beynlerindeki histolojik yapısı ve hücrelerin organizasyonu ile tanımlanan serebral korteksinin bölümleridir.

Hafıza güçlendirme ilk ediniminden sonra bazı bilgilerin hafızaya yerleşmesi için sürdürülen sürecin bütünüdür. Hafıza izi, bir şeyin ezberlenmesi sonucu sinir sisteminde meydana gelen değişikliktir. Hafızanın sağlamlaşması iki özel sürece ayrılır. Geç faz uzun vadeli güçlenmeye karşılık geldiği düşünülen ilk sinaptik güçlendirme, öğrenmeden sonraki ilk birkaç saatte sinaptik bağlantılarda ve sinir devrelerinde küçük ölçekte olur.

<span class="mw-page-title-main">Nörogörüntüleme</span> Sinir sisteminin yönlerini ölçmek ve görselleştirmek için bir dizi teknik

Nörogörüntüleme veya beyin görüntüleme; sinir sisteminin yapısını, işlevini veya farmakolojisini doğrudan veya dolaylı yollarla görüntülemek için çeşitli tekniklerin kullanımıdır. Tıp, sinirbilim ve psikolojide kullanımına görece yeni başlanan bir disiplindir. Klinik ortamda nörogörüntülemenin yapılmasında ve yorumlanmasında görevli hekimler de nöroradyolog olarak adlandırılır.

Arka singulat korteks (ASK), singulat korteksin kaudal kısmıdır. Ön singulat korteksin arkasında yer alır. Limbik lobun üst kısmını oluşturur. 23. ve 31. Brodmann alanlarıyla ilişkilendirilir.

Geçmişe dönüş ya da istemsiz tekrar eden bellek, bireylerin eski deneyimleri ya da eski deneyimlerin ögelerini ani ve genellikle güçlü bir şekilde yeniden deneyimlediği psikolojik fenomendir. Bu deneyimler sevindirici, üzgün, heyecan verici veya herhangi başka bir duygu olabilir. Geçmişe dönüş terimi, özellikle, anı istemsiz hatırlandığında ve/veya bu anı insanın tekrar yaşayabileceği kadar yoğun olduğunda, bunun gerçek zamanda yaşanmadığını, sadece bir anı olduğunu fark edemeyeceği durumlarda kullanılır.

Biçim algısı, nesnelerin görsel öğelerinin, özellikle şekiller, desenler ve önceden tanımlanmış önemli özelliklerle ilgili olanların tanınmasıdır. Bir nesne retina tarafından iki boyutlu bir görüntü olarak algılanır, ancak görüntü aynı nesne için görüntülendiği bağlam, nesnenin görünen boyutu, bulunduğu açı açısından farklılık gösterebilir. Görüntülendiğinde ne kadar aydınlandığını ve görüş alanının neresinde bulunduğunu gösterir. Bir nesneyi gözlemlemenin her örneğinin benzersiz bir retina tepki modeline yol açmasına rağmen, beyindeki görsel işleme, bu deneyimleri benzer olarak tanıyabilir ve değişmez nesne tanımaya izin verir. Görsel işleme, en düşük seviyelerin çizgileri ve konturları tanıdığı ve biraz daha yüksek seviyelerin sınırları tamamlama ve kontur kombinasyonlarını tanıma gibi görevleri yerine getirdiği bir hiyerarşide gerçekleşir. En yüksek seviyeler, tüm bir nesneyi tanımak için algılanan bilgiyi bütünleştirir. Esasen nesne tanıma, onları kategorize etmek ve tanımlamak için nesnelere etiketler atama, böylece bir nesneyi diğerinden ayırt etme yeteneğidir. Görsel işleme sırasında bilgi oluşturulmaz, bunun yerine uyarıcının en ayrıntılı bilgisini ortaya çıkaracak şekilde yeniden biçimlendirilir.

Modern toplumda "medya ve internet" pornografi bağımlılığında bir artış geliştirdi. Çok küçük yaşlardan beri maruz kalınan bu içerikler beyin ödül mekanizması üzerinde toksik etki yapmakta ve derin düşünme, odaklanma gibi faaliyetleri sekteye uğratmaktadır.

Tekrarlı ön-hazırlama etkisi, uyaranlar tekrar tekrar sunulduğunda davranışsal bir tepkideki gelişmelere gönderme yapar. Gelişmeler, doğruluk veya tepki süresi açısından ölçülebilir ve tekrarlanan uyaranlar önceki uyaranlarla aynı veya benzer olduğunda ortaya çıkabilir. Bu gelişmelerin kümülatif olduğu gösterilmiştir, bu nedenle tekrar sayısı arttıkça yanıtlar en fazla yedi tekrara kadar sürekli olarak daha hızlı olur. Bu gelişmeler, tekrarlanan maddeler yön, boyut ve konum açısından biraz değiştirildiğinde de bulunur. Etkinin boyutu, maddenin sunulduğu sürenin uzunluğu ve tekrarlanan maddelerin ilk ve sonraki sunumları arasındaki sürenin uzunluğuyla da ayarlanır.

Serebral atrofi, beyni etkileyen hastalıkların çoğunun ortak bir özelliğidir. Herhangi bir dokunun atrofisi, hücre boyutunda bir azalma anlamına gelir; bu, sitoplazmik proteinlerin ilerleyici kaybına bağlı olabilir. Beyin dokusunda atrofi, nöronların ve bunlar arasındaki bağlantıların kaybını tanımlar. Beyin atrofisi iki ana kategoriye ayrılabilir: genelleştirilmiş ve fokal atrofi. Genelleştirilmiş atrofi beynin tamamında meydana gelirken, fokal atrofi belirli bir konumdaki hücreleri etkiler. Serebral hemisferler etkilenirse, bilinçli düşünce ve istemli süreçler bozulabilir.