İçeriğe atla

Öğrenci sendromu

Öğrenci sendromu, çoğu insanın, bir işe tam anlamıyla kendisini vermeye, iş teslim tarihinden önceki mümkün olan en son anda başlamasına karşılık gelen durumu ifade eder. Halk arasında; "bir işi son ana bırakmak", "işin son ana kalması", "yumurtanın kapıya dayanması", tabirleriyle de ifade edilir. Bu durum beraberinde kişisel görev zamanlaması tahminleri içerisine dahil edilmiş bariyerlerin boşa çıkmasına sebebiyet verir.[1]

Bu durum Eliyahu M. Goldratt tarafından Critical Chain (Kritik zincir) isimli kitabında belirtilmiştir.

Öğrenci sendromu, abuli halinin, iyi amaçlar güden daha planlı bir biçimidir. Mesela, bir öğrenci veya öğrenci grubu, eğitmenlerine gidip teslim tarihinin ertelenmesini isterken, ek süre verilirse projelerinin çok daha iyi olacağını savunacak ve iyi niyetle böyle bir istekte bulunacaklardır. Aslında, çoğu öğrencinin başka işleri veya yükümlülükleri, tamamiyle ödevleri veya projelerini iyileştirmeye adamayı amaçladıkları süre üzerinde bir talep yaratacaktır. Bu, nihayetinde, teslim tarihi yaklaştıkça, öğrencileri genellikle ek süreleri olmasını arzuladıkları duruma benzer bir durumla baş başa bırakacaktır. Öğrenci sendromu, teknik olmayan bir deyişle, hafızanın çalışma biçimiyle savunulabilir. Bu teze göre, kısa süreli hafızadaki bilgiler zamanla silikleşiceğinden, uzun soluklu kalıcılığı azaltmasına ve aralıklı tekrara göre daha etkisiz olmasına rağmen, mümkün olan en son anda çalışmak (bilgi bindirmesi), sınav sırasında daha çok şeyin hatırlanmasını sağlıyacaktır. Çalışmanın son ana bırakılması ve yüklü bilgi bindirmesi, uzun zaman kalıcılığında etkili olmadığından eğitimciler tarafından tavsiye edilmez.[2]

Aynı davranış biçimi, ticari alanda da karşımıza çıkar. Proje ve görev planlaması sırasında, görevlerin sarkması olasılığına karşı, bir zaman veya kaynak bariyeri ayrılır. Fakat, Öğrenci sendromu sebebiyle, göreve olası en son zamanda başlanmasıyla, yedekte tutulması gereken bu tür bariyerler önceden kullanılmış olur.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Goldratt, Eliyahu (1997). Critical Chain. The North River Press. ss. 124. 0884291536. 
  2. ^ Cramming reduces long-term retention 29 Mart 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., DailyIndia.com

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Dil</span> insanlar arasında iletişim kurmayı sağlayan doğal bir iletişim aracı

Dil, insanlar arasında anlaşmayı ve iletişimi sağlayan doğal bir araç, kendisine özgü kuralları olan ve ancak bu kurallar içerisinde gelişen canlı bir varlık, çok boyutlu kavramlar bütünü; temeli tarihin bilinmeyen dönemlerinde atılmış bir gizli anlaşmalar düzeni, seslerden örülmüş toplumsal bir kurum ve yapıdır.

<span class="mw-page-title-main">Bilinç</span> Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci. Düşünen öznenin kendisini anlama ve bilme durumu.

Bilinç, genel olarak, insanda farkındalığın, duygunun, algının ve bilginin merkezi olarak kabul edilen yetidir. Zihnin kendi içeriklerinin farkında olduğu, içebakış yoluyla bilinen, duyumları, algıları ve anıları ihtiva eden bölümüdür.

  1. Kişinin kendisine, yaşantılarına, çevresine, öteki kişilere, bir bütün olarak içinde yaşadığı dünyaya ilişkin farkındalığı, yaşanan deneyimlerden kendiliğinden doğan kendinin farkında olma görüngüsü;
  2. Öznenin duygularına, algılarına, bilgilerine ve kavrayışlarına bağlı olarak kendini anlama, tanıma ya da bilme yetisi;
  3. Bilme edimi ile bilinen içerik arasındaki ilişkiyi her ikisini de içerecek biçimde bir üst düzeyde kurabilme becerisi;
  4. Acı çekme, isteme, bekleme, düş kırıklığına uğrama, korkma gibi belli bir nesnesi bulunan bütün “geçişli” yaşama edimlerini olanaklı kılan ana ilke;
  5. Düşünen öznenin kendisine dönerek, kendisini kendi düşünceleri ile kavraması, kendisine bir başkası olarak dışarıdan bakabilmesi durumu;
  6. “İçebakış” yoluyla zihnin kendi deneyimlerinin gerçekliğini kavrama edimi;
  7. Zihinsel yaşamın geçmiş duyumları, algıları, bilgileri bellekte tutma yeteneği;
  8. Kişinin kendi içinde yaşadıklarına ya da dışarıda olup bitenlere yönelik incelmiş sezgisi, bütün yaşadıklarına ilişkin genel görüşü;
  9. Üzüntü, sevinç, hüzün gibi tek tek yaşantı durumlarına ilişkin kendilik izlenimleri, şeylerin kişiye nasıl göründüğüne yönelik görüngübilimsel yaşantılar bütünü.
<span class="mw-page-title-main">Termodinamik</span> enerji bilimi

Termodinamik; ısı, iş, sıcaklık ve enerji arasındaki ilişki ile ilgilenen bilim dalıdır. Basit bir ifadeyle termodinamik, enerjinin bir yerden başka bir yere ve bir biçimden başka bir biçime transferi ile ilgilenir. Bu süreçteki anahtar kavram, ısının, belirli bir mekanik işe denk gelen bir enerji biçimi olmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">İbrahim Çallı</span> Türk ressam

İbrahim Çallı, Türk ressam.

<span class="mw-page-title-main">Augustinus</span> Filozof, yazar ve doktor

Augustinus ya da Aurelius Augustinus, Aziz Augustinus ya da Hippo'lu Augustinus olarak da bilinen Hristiyan filozof ve tanrıbilimci.

Amnezi veya hafıza kaybı, belleğin (hafızanın) rahatsız olması, bozukluğa uğraması durumudur. Amnezinin nedenleri organik veya fonksiyonel olabilir. Travma veya hastalıklar yüzünden beynin zarar görmesi veya belirli maddelerin kullanımı organik nedenlerindendir. Fonksiyonel nedenler psikolojik faktörlerdir, savunma mekanizmaları gibi. Histerik travma-sonrası (post-travmatik) amnezi bunun örneklerindendir. Amnezi aniden olabilir, geçici global amnezi gibi. Bu tip amnezi orta yaş veya daha yaşlı kişilerde, özellikle erkeklerde daha yaygındır ve genellikle 24 saatten kısa sürer.

Din adamı, herhangi bir organize dinde çeşitli dinî görevleri yerine getiren kişi. Değişik dinlerdeki karşılığı farklılık göstermekle birlikte genellikle dini ayinlerin yönetilmesi işlerini vazife edinmiş ve bu konuda bilgili kişiler için kullanılan bir tabirdir. Çoğu din adamı bu unvanlarını yerel ve resmî bir otoritenin onayıyla alır.

Gerçek Zamanlı İşletim Sistemi (RTOS), verileri ve önemli zaman kısıtlamalı olayları işleyen gerçek zamanlı uygulamalar için işletim sistemi'dir.

Bellek ya da hafıza, yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücüdür.

Postmodernite, postmodernizmin toplumsal ve kültürel yansımalarını ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Bu terim, 20. yüzyıl sonu ve 21. yüzyıl başlarında yaşanan hayatın eşsiz niteliklerinin bir sonucu olan çağdaş sanat, kültür, ekonomi ve toplumsal durumun aldıkları görünüme atfen filozoflar, sosyal bilimciler ve sanat eleştirmenleri tarafından kullanılır. Postmodern durumu yaratan bu nitelikler arasında küreselleşme, tüketimcilik, otoritenin küçük parçalara ayrılması ve bilginin metalaştırılması sayılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Sosyal psikoloji</span> toplumun insanların düşüncelerini ve davranışlarını nasıl etkilediğini araştıran bilim dalı

Sosyal psikoloji bireylerin düşüncelerinin, iç dünyalarının ve davranışlarının başkalarının gerçek, hayalî ve anlaşılan oluşundan nasıl etkilendiğine dair bir bilimsel çalışmadır. Bu alanda araştırma yapanlar genellikle psikolog veya sosyolog'lardan oluşmaktadır. Buna rağmen bütün sosyal psikologlar hem birey, hem de topluluk bazında çalışırlar. Benzerliklerine rağmen iki alan amaçları, yaklaşımları, yöntemleri ve terimlerinde farklılaşırlar. Biyofizik ve kavrama psikolojisi gibi sosyal psikoloji de disiplinlerarası bir alandır.

<span class="mw-page-title-main">The Man Behind the Curtain</span> Lost dizisinin 3. sezonunun 20. bölümü (2007)

Lost dizisi 3. sezonunun 20. bölümüdür. 9 Mayıs 2007'de yayınlanan bölümün yazarları Elizabeth Sarnoff ve Drew Goddard, yönetmeni Bobby Roth'dur. Benjamin merkezli bir bölümdür.

Kısa süreli bellek, kısa bir süre için aktif, hazır bir durumda az miktarda bilgiyi işlemeden akılda tutma yetisidir. Örneğin, kısa süreli bellek, kısa bir süre önce söylenen bir telefon numarasını hatırlamak için kullanılabilir. Kısa süreli hafızanın süresinin saniyeler düzeyinde olduğuna inanılmaktadır. En çok bahsedilen kapasite, Miller'ın kendisinin figürün "bir şakadan biraz daha fazlası" olarak tasarlandığını belirtmesine rağmen, Büyülü Sayı Yedi, Artı veya Eksi İki' dir ve Cowan'ın (2001) daha gerçekçi bir figürün 4 ± 1 birim olduğuna dair kanıt sağlamıştır. Buna karşılık, uzun süreli bellek bilgileri süresiz olarak tutabilir.

Ek-fiil, ek-eylem veya cevher fiil, Türkçede isimlerin sonuna eklenerek onları yüklem haline getiren bir ektir. Bu ek Eski Türkçe "ér- : olgunlaşmak, yetişmek, tamam olmak" fiilinden evrilip zaman içinde "i-mek" haline gelmiş ve zamanla kökünün de erimesiyle bugün sadece “şu veya bu durumda bulunmak” manalarını cümleye katan (i)-di, (i)-miş, (i)-se ve (i)-dir halleri kalmıştır. Diğer dillerden muadil olarak İngilizce "to be",Latince "esse" fiilleri örnek verilebilir.

Proje yönetimi, belirli bir projenin hedef ve amaçlarına ulaşıp bitirilmesi için kaynakların planlanması, organize edilmesi, tedarik edilmesi ve yönetilmesi disiplinidir.

<span class="mw-page-title-main">İşlem yönetimi</span>

İşlem yönetimi günümüz işletim sistemlerinin önemli bir parçasıdır. İşletim sisteminin işlemlere yer alması, aralarında haberleşmeyi sağlaması onun önemli görevlerindendir. İşletim sistemi kaynakları işlemlere göre ayırmalı, işlemleri veri aktarımı ve paylaşımına uygun hale getirmeli, her işlemin kaynağını diğer işlemlerden korumalı ve işlemler arası senkronizyonu sağlamalıdır. Bunları yapabilmek için işletim sistemi her işlem için o işlemin mevkisini ve sahipibi tanımlayan ve işletim sistemini her veriği üzerinde kontrol uyguladığı bir veri yapısı sağlamalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Scrum</span>

Scrum, yazılım geliştirme ve yazılım Mühendisliği'nde bir uygulama geliştirme çerçevesidir. Proje yönetimi'nde karmaşık bir ortamda ürünleri geliştirmek, sunmak ve sürdürmek için Çevik yazılım geliştirme felsefesini benimseyen bir çerçevedir. "Hamleci yaklaşım" şeklinde bir çeviri önerilmiştir. Bu geliştirme çerçevesinin temel özelliği gözlemci, geliştirmeci ve tekrara dayalı olmasıdır. Birçok modern yazılım projesinin oldukça karmaşık olduğu ve en baştan tümünü planlamanın zor olacağı şeklindeki bir varsayımdan hareket eder. Bu karmaşıklığı üç ilke ile azaltmaya çalışır.

  1. Şeffaflık: Projedeki ilerlemeler ve sorunlar günlük olarak tutulur ve herkes tarafından izlenebilir olması sağlanır.
  2. Gözlem: Ürünün parçaları ya da fonksiyonları düzenli aralıklarla teslim edilir ve değerlendirilir.
  3. Uyumlanma: Ürün için gereksinimler en baştan bir defalığına belirlenmez, bilakis her teslimat tekrar değerlendirilir ve duruma göre uyarlamalar yapılır.
<span class="mw-page-title-main">Waterfall model</span>

Şelale yönteminde yazılım geliştirme süreci analiz, tasarım, kodlama, test, sürüm ve bakım gibi safhalardan oluşur. Geleneksel yazılım metotlarında bu safhalar şelale modelinde olduğu gibi doğrusal olarak işler. Her safha, başlangıç noktasında bir önceki safhanın ürettiklerini bulur. Kendi bünyesindeki değişikler doğrultusunda teslim aldıklarını bir sonraki safhanın kullanabileceği şekilde değiştirir.

Retrograd amnezi (RA), bir hastalık ya da yaralanma öncesi yaşanan olayların ve öğrenilen bilgilerin hafızadan silinmesidir. Retrograd amnezi Ribot Kanunu ile bağlantılı görülmektedir. Buna göre hastaların travmaya yakın olayları hafızadan silmeleri eski anılara oranla daha muhtemeldir.

Antik Roma'nın askerî birliklerinde askeri mühendislik, neredeyse her çağdaşının çok ötesinde bir kapasitede ve etkinlikteydi. Her Roma lejyonerinin ekipmanının bir parçası olarak gladius (kılıç) ve pilanın (mızrak) yanında bir de kürek bulundurmasının da gösterdiği gibi, askeri mühendislik birçok yönden Roma askeri kültüründe kurumsal olarak yer edinmiştir.