İçeriğe atla

Özofagus tıkanması

Özofagus tıkanması ya da Obstructio oesophagi.Evcil memeli hayvanlardan geviş getirenlerde, özellikle de sığırlarda görülen bir indigesyon sorunudur.Sığırların yanında katı cisim, kemik vb yutmaya çalışan köpeklerde de sık sık görülür.

Sebepleri

  • Bazı vitamin-mineral eksikliklerinde (özellikle bakır, kobalt) hayvanlarda allotrofaji denilen yabancı cisim yeme sorunu.
  • Sığırların diğer hayvanlara nispeten obur oluşu ve yemi dillerinin hareketi ile yemeleri.
  • İyice parçalanmadan verilen şalgam, turp, elma, pancar, patates, mısır koçanı, havuç gibi yumru yiyecek ve meyveler, gıda niteliğinde olmayan yabancı cisimler (odun,cam,kemik, plastikler) yutulduğunda özefagusta tıkanıklığa yol açabilirler.
  • Karnivorlara verilen gıdaların kemik parçası içermesi.
  • Allotrofaji'ye bağlı köpeklerde yabancı cisim yutmaya çalışma.
  • Köpeklerde kuduz.
  • Özofagus'ta spazm ve/veya Nervus vagus hasarı.

Klinik bulgular ve tedavi

Sığırlarda; özofagus tıkanması tam veya parsiyel(kısmi) olabilir.Parsiyel olgularda genellikle yutma güçlüğü görülebilir.Hayvan boyununu ileri uzatmaya çalışır ve korkulu, endişeli bir hal alır.Tıkanmaya neden olan cisim patates, pancar vb yumru yem de olabilir ve bu soluk borusuna baskı da yapacağı için dispne (solunum güçlüğü) ile birlikte seyredebilir.Elle muayenede tıkanmaya neden olan cisim, gıda hissedilebilir.Tam tıkanmalar ise hayvanda ruktus'u engellediği için rumen'de şekillenen gazlar atılamaz.Bu da timpani'ye (sekonder timpani) neden olur. Köpeklerde; yutma güçlüğü, öğürme, isteksizlik gibi belirtiler belirgindir.Yabancı cismin soluk borusuna yaptığı basınca bağlı olarak solunum güçlüğünden hipoksi'ye varan klinik belitiler görülebilir.

Komplikasyonları;Sığırlarda en çok görülen komplikasyon timpani ve buna bağlı solunum güçlüğü, müdahale edilmeyen olgularda asfeksi ve ölüm, parsiyel tıkanmalarda ise olgunun üzerinden geçen zamana bağlı olarak özofagus'ta iskemik nekroz ve bunu izleyen perforasyon görülebilir.Perforasyonun özofagus'un torakal kısmında olması ölüme neden olabilir.

Hastalığın tanısında radyolojik görüntüleme ve gastroskopi tekniklerinden yararlanılır. Tedavinin amacı tıkanama neden olan kitleyi ya ağza getirerek çıkartmak ya da iterek rumene düşürmektir.Solunum güçlüğü varsa hayvanı yatıştırmak ve rahatlatmak için hayvan ön tarafı yükseğe gelecek şekilde (platform tedavisi) tutulur.Timpani var ve ilerlemiş, asfeksi başlamış ise rumen'e trokarla punksiyon yapılarak aşırı biriken gaz dışarı verilmeye çalışılır. Yutağa yakın bölgelerde gelişen tıkanmalarda juguler oluğun her iki yanından parmaklarla sıvazlanarak, itilerek tıkanmaya neden olan lokma ağza doğru itilerek çıkarılmaya çalışılır.Şayet tıkanma sebebi rumen'e yakınsa bu sefer da sonda kullanılarak rumene düşürülmesi yoluna gidilir.

Kaynakça

  1. Veteriner Patoloji Ders Notları Sindirim Sistemi. Prof. Dr. N. Metin
  2. Geviş Getiren Hayvanların İç Hastalıkları. Editör: Prof. Dr. Y. GÜL
  3. Sığırların İç Hastalıkları Semptomdan Tanıya Tanıdan Sağaltıma (2. baskı). Prof. Dr. Hasan BATMAZ

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Köpek</span> evcil, etçil ve memeli bir hayvan

Köpek ; köpekgiller (Canidae) familyasına ait, görünüş ve büyüklükleri farklı 400'den fazla ırkı olan, etçil bir memelidir. Bozkurt'un alt türlerinden biri olan köpek, tilki ve çakallarla da yakın akrabalardır. Kedilerle birlikte dünyanın en geniş coğrafyaya yayılan ve en çok beslenen iki evcil hayvanından biridir. 2001 yılı tahminlerine göre dünyada 400 milyondan fazla köpek vardır.

<span class="mw-page-title-main">Zehirlenme</span> Kimyasal bir maddenin canlı üzerindeki patolojik etkisidir

Zehirlenme, kimyasal bir maddenin canlı organizma üzerindeki patolojik etkisidir. Görece küçük miktarlarda kimyasal ya da biyokimyasal etki gösteren zehir, süresi ve ağırlığı değişebilen bir hastalık haline ya da ölüme yol açar. Adli tıp uzmanları, zehirlenme olgularını 3 orijine ayırarak inceler:

  1. Kaza
  2. İntihar
  3. Cinayet
<span class="mw-page-title-main">Ketozis</span>

Ketozis kanda keton cisimciklerinin bolca bulunması durumudur ve açlık, perhiz ve yoğun kas kullanımı gibi sebeplerden vücudun enerji ihtiyacını karşılamak için karbonhidrat ve ihtiyaç fazlası proteinli gıdaların sindirimiyle oluşan kanda glukoz yerine, yağ içeren gıdaların sindirilmesi veya vücudun yağ stoklarının birazının keton cisimciklerine dönüştürülmesi sonucu oluşan normal fizyolojik durumdur.

Deri veremi, Mycobacterium tuberculosis'in (Koch basili), seyrek olarak Mycobacterium bovis'in, nadiren de BCG aşısının neden olduğu müzmin, progressif, bildirimi zorunlu bir hastalıktır.

<span class="mw-page-title-main">Kene</span>

Ixodida veya kene, Parasitiformes üsttakımına bağlı bir hayvan takımıdır.

<span class="mw-page-title-main">Fosil</span> Geçmiş bir jeolojik çağa ait organizmaların korunmuş kalıntıları veya izleri

Fosil veya taşıl, yer kabuğunun en üst bölümünü oluşturan tortul kayaçların çoğunda, bazen iyi korunmuş, bazen de erozyon ve sedimantasyon sırasında tahrip olmuş, ölü organizma kalıntılarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Bronşektazi</span>

Bronşektazi, bronşların doğuştan ya da sonradan 'geri dönüşsüz' biçimde genişlemesidir. Bronş genişlemesine, çeşitli biçimlerde ve bronş ağacında değişken yaygınlıkta rastlanabilir. Doğumsal olduğu kadar, bronşlara yerleşen enfeksiyon etkenlerinden de kaynaklanabilen geri dönüşümsüz bir bozukluktur. İltihaplanma ilerlediğinde ilk kez iltihaba bağlı yüksek ateş, halsizlik, üşüme gibi belirtilerle enfeksiyon fark edilebilir.

<span class="mw-page-title-main">Bronkoskopi</span>

Bronkoskopi, teşhis ve tedavi amaçlı olarak hava yollarının içini görselleştiren endoskopik bir tekniktir. Bronkoskop ile genellikle burun veya ağızdan, buralardan ulaşılamadığı durumlarda da trakeostomi yoluyla hava yollarına ulaşılabilir. Bu, uygulayıcının hastanın hava yollarını yabancı cisimler, kanama, tümörler veya iltihaplanma gibi anormallikler açısından incelemesine olanak tanır. Biyopsi için parça alınmasına ve gerektiğinde yabancı cisimlerin çıkarılmasına da yarar. Fleksibl ve rijit bronkoskopi diye iki çeşidi vardır. Rijit bronkoskopi 19. yüzyılın sonundan beri bilinen ve kullanılan bir teknikken, günümüzde yaygın olarak kullanılan fleksibl bronkoskoplar ya da fibroskoplar 1966'da ortaya çıkmıştır. Fleksibl bronkoskopların kullanımı daha kolay olup, yapılan işleme fibroskopi de denmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Atelektazi</span>

Atelektazi, akciğerin bir kısmının ya da akciğerlerden birinin tamamen büzüşmesi sonucu yeterince genişleyememesi ve böylece işlevini yitirmesidir. Atelektazi durumunda daha az hava içeren akciğer parankimi oluşur. Bu gelişme, oksijenlenmeyi azaltır ve enfeksiyona ortam oluşturur.

<span class="mw-page-title-main">İlk yardım</span> Birine yapılan ilk müdahale

İlk yardım herhangi bir kaza ya da yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda sağlık görevlilerinin yardımını sağlanıncaya kadar hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önleyebilmek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç – gereç aranmaksızın mevcut araç - gereçlerle yapılan ilaçsız bir uygulamadır.

İlk yardım için gelişmiş araç – gereçler olması gerekmez. İlk yardım çantası içindeki malzemeler yeterlidir. Fakat ilk yardım kitabını okumadan müdahale yapmamalıyız.
<span class="mw-page-title-main">Sığır vebası</span> Hayvan hastalığı

Sığır vebası, viral bir sığır hastalığı. Son derece ölümcül ve bulaşıcı bir hastalıktır. Hayvanlarda sindirim kanalı mukozasında şiddetli ülseratif ve hemorajik lezyonlarla karakterizedir.

Kronik rumen asidozu, Acidosis ingesta ruminis chronica, Latent laktik asidoz veya Subakut laktik asidoz (S.A.R.A). Latent asidotik stres (yüklenme) uçucu yağ asitlerinin, bilhassa propiyonik asit sentezi ve rezorpsiyonunun artması, aynı zamanda salya sekresyonunun azalması olayıdır. Rumen pH’sı belirgin şekilde normalden sapmalar göstermediğinden kronik rumen asidozisi ifadesi tam doğru değildir.

Rumen alkalozu ya da Alcalosis ingesta ruminis. Geviş getiren hayvanlarda rumen pH'sının fizyolojik üst sınırı geçmesi sonucu ortaya çıkan bir indigesyon'dur. Rumen florasında E. coli, Pseudomonas ve Proteus tipi bakteriler aşırı derecede ürerler.Bu hastalık Rumen asidozuna nispeten daha az görülür. Rumen alkalozu bir müddet sonra rumen duvarından emilime bağlı olarak metabolik alkaloz'a dönüşebilir.

<span class="mw-page-title-main">Gastrik dilatasyon volvulus</span>

Gastrik dilatasyon volvulus ya da GDV. Genellikle iri ve derin göğüslü köpek ırklarında görülen, belirgin derecede midenin gazla gerginliği ve değişik derecelerde mide rotasyonuyla karakterize, acil medikal ve cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyan, hayati öneme sahip, öldürücü, akut bir beslenme sendromudur. Bununla birlikte GDV'nin küçük köpek ırklarında olduğu kadar kedilerde de görülmesi söz konusudur. Bu sendrom geviş getiren hayvanlardaki timpani ve abomasum torsiyonu'nun bir benzeridir.

<span class="mw-page-title-main">Babesiosis</span>

Babesiosis, Babesioz ya da Piroplazmoz, Babesia cinsine ait türlerin neden olduğu, malaria benzeri bir hastalıktır. Trypanosomos'dan sonra en çok görülen memelilerin önemli kan parazitidir. İnsanlarda da Babesia bovis, Babesia divergens türleri görülmesinden dolayı, Babesiosis zoonoz özellikte bir hastalıktır. Vektör kenenin ise genelde Ixodes keneleri olduğu bildirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Listeriosis</span> merkezi sinir sistemine ilişkin bozukluklarla karakterize bir bakteriyel hastalık

Listeriosis, zoonoz özellikte ve hayvanlarda ve insanlarda merkezi sinir sistemine ilişkin bozukluklarla karakterize bir bakteriyel hastalıktır.

<span class="mw-page-title-main">Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi</span>

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi, tüm idari ve akademik birimleriyle Ankara Üniversitesi'nin Dışkapı Yerleşkesi'nde eğitim öğretim veren veteriner fakültesidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk üniversitesi olan Ankara Üniversitesi'nin kurucu fakültelerindendir. 1933 yılında İstanbul'dan Ankara'ya taşınıp Yüksek Ziraat Enstitüsü'nün bir parçası haline gelmiş bulunan Yüksek Veteriner Okulu'nun 1948 yılında Ankara Üniversitesi'ne katılması ile kuruldu. Ülkedeki ikinci Veteriner Fakültesinin 1970 yılında Elazığ'da kuruluşuna dek Türkiye'de veteriner hekim yetiştiren tek yüksek öğretim kurumu olarak kalmış; kendisinden sonra kurulan diğer veteriner fakültelerinin çoğunun kuruluşuna ve eğitim-öğretim faaliyetlerine destek sağlamıştır. Fakültenin bünyesinde bir Hayvan Hastanesi, Acil Kliniği, yem bitkileri üretimi ve sığır, koyun-keçi, domuz, at ve tavuk yetiştiriciliği yapılan bir eğitim araştırma uygulama çiftliği, iki müze bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Embolizm</span> Atardamar, arteriyol ve kılcal damar hastalıkları

Embolizm, bir kütlenin kan akımıyla sürüklenerek damarları tıkamasına embolizm (embolism), bu cisme embolus denir. Kan akımıyla sürüklenen kütle maddenin her türden fiziksel niteliğini taşıyabilir. Bir embolizm sürecinin etkisi, embolusun kaynağı ve izlediği yol ile belirlenir. Trombuslardan kökenli emboluslar en sık görülen embolizm türünü oluşturur (tromboembolizm).

Scrapie koyun ve keçilerin sinir sistemlerini etkileyen ölümcül, dejeneratif bir hastalıktır. Birkaç bulaşıcı spongiform ensefalopatiden (TSE) biridir ve bu nedenle priondan kaynaklandığı düşünülmektedir. Scrapie en az 1732'den beri biliniyor ve insanlara bulaşabilir görünmüyor.