İçeriğe atla

Örek

Örek – (Tatarca: Өрәк veya Öräk, Azerice: Örək veya Ürək) Türk, Tatar ve Altay halk inancında yaşayan ölü, zombi, hayalet gibi manalar taşır. İnsanların öldürüldüğü ya da insan kanının akıtıldığı yerde ortaya çıktığı söylenir. Daha çok, öldürülen insanların mezarı üstünde rastlanır. Örek insanlara zarar vermez, ancak onun gezindiği görülür ya da acıklı seslerle inlediği işitilir. Bu açıdan hortlaktan farklıdır, çünkü hortlak insanlara zarar verebilir. Öldürülmüş insanların ruhu huzur bulamaz ve katilin ya kapısını çalar ya da penceresini tıklar. Katil bu nedenle aklını yitirebilir. Uzun boylu ve zayıf olup, kefenini çıkarmadan sadece yüzünü açar. Macarcadaki Ördög ile ilgilidir. İnsan öldürmenin eninde sonunda cezasız kalmayacağını anlatmaktadır.

Üğör

Ör/Yör/Üör/Üğör değişik Türk lehçelerinde hayâlet manasında kullanılan bir sözcüktür. Örek anlayışı ile doğrudan alakalıdır. Yeraltında yaşadıklarına inanılır. Başıboş, kötü ruhlardır, amaçsız bir biçimde gezinirler. Yakut inançlarına göre ölen kişilerin ruhları “Üğör”e dönüşür. Bâzen yeryüzüne çıkarlar. Bu takdirde genelde ölü bir kişinin ruhunun duyu organlarıyla algılanabilir şekilde belirmesini ifâde eder. Burada görüntü ve/veyâ ses ölü kişiye âit olsa da (hattâ ölü ile ilgili bir mekanda bulunulsa da) kesinlikle bir beden söz konusu değildir, soyut bir varlık görülür. Yakutlar Üğör’lerin yaralanan parmaklara bile girdiklerine inanırlar. Kötü insanlar ölünce ruhlarının bunların arasına karıştığı söylenir.

Etimoloji

(Ör) kökünden türemiştir. Başıboşluk anlamı vardır. Başıboş gezen hayvan sürülerine de Örek denir. Yün eğirme aracına da Öreke denir ki, sivriliği ile alakalıdır. Öz/Ör/Yör (ruh) kökü ile bağlantılıdır. “Üğör” sözcüğü Yakutça'da hayâlet demektir. Kelime manası "Ruh" demektir. Gezmek mânâsı kelime kökünde yer alır. Örneğin aynı kökten türeyen Yörük kelimesinde olduğu gibi. Yürümek fiili ile aynı de aynı kökten gelir. Kazan Türkleri ruh için “Ürek” sözcüğünü kullanırlar, bu kavram Türkçedeki “Yürek” kelimesi ile benzerlik gösterir. Çünkü insanın ruhunun bulunduğu yerin Yürek olduğu inancından kaynaklanır. Bazı lehçelerde Üyrek/Öyrek ise ördek mânâsı taşır ve bu hayvanların ruh ile ilişkilendirilmesinin en güzel örneklerinden birisi olup ruhun kuş olup uçması anlayışıyla ilişkilidir. “R/Z” dönüşümü dikkate alındığında Ör/Yör kelimesinin “Öz” kavramı ile de alâkalı olduğu görülür. Yakutça ve Dolganca “Üör” kelimesi aynı zamanda topluluk, grup, öbek, sürü gibi mânâlar taşır ve diğer Türk dillerinde Ör/Ür ve Öğür/Öjör/Öjer/Ujur/Üjür/Üjir kelimeleri de benzer anlamlar içerir. Tatar halk kültüründe "Örek" sözcüğü hayâlet anlamına gelir.

Kaynakça

  • Türk Söylence Sözlüğü, Deniz Karakurt, Türkiye, 2011 (OTRS: CC BY-SA 3.0)27 Aralık 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  • Muvaffak Duranlı, “Saha Türklerinin Demonolojik varlıklarından "Üör" ve Sosyal Yaşamda Üstlendiği Fonksiyonlar”, Motif Akademi halk Bilimi Dergisi, 2008/2 s. 11–23; Yaşar Kalafat “Muvaffak Duranlıyı Okurken”, Türk Halk İnançlarndan Mitoljiye–1, Türk Kültürlü Halklarda Halk İnançları, Berikan, Ankara, 2009, s. 221–234

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

Hortlak veya Hortdan, Türk halk kültüründe mezardan çıkarak insanları korkuttuğuna inanılan yaratık.

Abası Yakut mitolojisinde, kötülükleri simgelediklerine inanılan ve korunmak için kendilerine kurbanlar sunulan, kötü ruhlara verilen ad.

<span class="mw-page-title-main">Törüngey</span>

Törüngey, Türk ve Altay mitolojisinde ilk insan, Adem. Türüngey (Torongay) olarak da bilinir. Yeryüzünde yaratılan ilk kişi olduğuna inanılır. İnsanların atasıdır. Gökte yaşamaktadır. Ne bir ulusa ne de bir boya (kabileye) sahip değildir. İlk önceleri eşi de yoktur. Sonradan yeryüzüne gönderilmiştir. Yeryüzüne gönderilirken Ulukayın (veya Ulu Ata) tarafından kendisine Su, Ateş ve Demir verilmiştir. Karısının adı Ece (Eje)’dir. Elli kapılı, kırk pencereli, çatısı otuz kirişli bir evi vardır. Öküzleri tarla sürmede kullanan kişidir. Köten (saban) sürmeyi bulan kişi de odur. Kımızı bulan da odur. Kımız içme töreni ona aittir. Bazen göklerden mi indiği yerden mi çıktığı belli olmayan kişi olarak betimlenir. Bazen de gökten düştüğü söylenir. Ateşi elde etmiştir. Ve kendisi yurdundan kovar, bu durum kovulma motifiyle de bağlantılıdır. İslam, Hristiyanlık ve Museviliğin etkisiyle çamurdan yaratıldığı inancı yerleşmiştir. Karısıyla birlikte adları Ecey (Ece) ve Elley (Ele) şeklinde de geçer.

<span class="mw-page-title-main">Abzar İyesi</span>

Abzar İyesi - Türk mitolojisinde avlunun koruyucu ruhudur. Abazar İyesi olarak da ifade edilir.

<span class="mw-page-title-main">Ak Ana</span> Mitolojik karakter

Ak Ana - Türk, Tatar, Altay, Yakut, Çuvaş mitolojilerinde Deniz Tanrıçası. Değişik Türk dillerinde Ağ Ana, Ürüng Ene, Şura Ene olarak da bilinir. Moğollar ise Sagan Ece olarak anarlar.

<span class="mw-page-title-main">Od Ata</span> Türk, Altay ve Tatar mitolojilerinde ateş tanrısı

Od Ata - Türk, Altay ve Tatar mitolojilerinde Ateş Tanrısı. Vot Ede veya Tep Ata olarak da bilinir. Moğollar Gal Eçege derler. Odkan biçimiyle de Moğolcada yer alır. Türkler Odhan da derler.

<span class="mw-page-title-main">Od iyesi</span>

Od İyesi, Türk, Altay ve Tatar mitolojilerinde ateşin koruyucu ruhudur. Vot İyesi / Eğesi / Ezi / Issı / İççisi veya Yalgın (Yalkın) İyesi ve Alev (Alav) İyesi olarak da bilinir. Moğollar Gal Ezen Yakutlar Ot İççite adıyla bilmektedirler. Yeni evliler yağ, içki içenler ise içtikleri içeceğin bir kısmını ateşe atarak bu tanrıyı onurlandırırken şamanlar gelecekten haber almak için Od iyesi için koyun veya kısrak kurban etmekteydi.

Ağal - Yakut ve Altay mitolojisinde "Ruh çağırma".

Aran İyesi - Türk ve Tatar halk kültüründe ahırın koruyucu ruhu. Damız İyesi veya Kitre İyesi veya Ahır İyesi olarak da bilinir.

Aza - Türk, Altay, Yakut, Çuvaş ve Moğol mitolojisinde kötü ruh. Asa şeklinde de söylenir. Moğollar Ada derler. Azalar biçiminde çoğul olarak kullanılır.

Su Ana - Türk, Tatar ve Altay mitolojilerinde Su Tanrıçası. Değişik Türk dillerinde Suv Ana olarak da bilinir. Moğollar Usan (Uhan) Ece olarak adlandırırlar.

<span class="mw-page-title-main">Su İyesi</span>

Su İyesi - Türk, Tatar ve Altay mitolojisinde suyun koruyucu ruhu. Değişik Türk dillerinde Suv İyesi / Eğesi / Ezi / Issı / İççisi olarak da bilinir. Moğollar Usan (Uhan) Ezen olarak adlandırırlar.

<span class="mw-page-title-main">Gök-Kal</span>

Gök-Kal - Türk ve Altay mitolojisinde bir doğa katmanı. Aynı zamanda eski Türk İnancı Tengricilik'te bir ruh kategorisidir. Kök-Kal veya Gök-Kalığ ya da Kovak-Kalığ olarak da söylenir. Karşıtı Yer Su'dur.

Yomak – Türk, Altay ve Moğol halk kültüründe ve halk edebiyatında destan, epik şiir. Yomok, Comok, Comog, Yumah, Nomok, Zomok, Zumah olarak da söylenir. Moğollar Domog derler. İlk anlamı "Öbür dünyaya ait, şaman hikâye ve efsaneleri" olan bu sözcük Kınm Türkçesinde de "hikâye, destan" anlamında korunmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Ulukayın</span>

Ulukayın – Türk, Altay, Çuvaş, Yakut, Moğol ve Macar mitolojilerinde, halk inancında ve şamanizmde Yaşam Ağacı. Uluğkayın, Ulıkadhın, Olokaygın şeklinde de söylenir. Baykayın, Baykadhın, Paykaygın olarak da bilinir. Eşanlamlı olarak Bayterek veya Ulubuk da denir. Yerle göğü birbirine bağlayan yaşam ağacıdır. Yakutlarda Luk Mas denilir.

Ayıhı - Türk, Altay ve Yakut mitolojilerinde iyi ruhlar. Ayığı olarak da söylenir. İyilik yapan ruhlardır. Melek anlamında da kullanılmıştır. Yeryüzünde iyilik yapan insanları korurlar. Yoldan çıkanları ise yalnız bırakırlar. Karşıtı Abası’dır.

<span class="mw-page-title-main">Ev iyesi</span> inanç

Ev İyesi – Türk halk kültüründe evin koruyucu ruhu. Üy İyesi / Eğesi / Ezi / Issı / İççisi olarak da tanınır. Moğollar Ger (Ker) Ezen derler.

Körmöz, Türk ve Altay halk inancında ve mitolojisinde melek ve hayalet anlamına gelen sözcük. Körmös, Kürmös veya Körümes de denir.

Karamat - Türk, Çuvaş ve Anadolu halk kültüründe Kâbus Cini. Keremet veya Karımıt da denir. "Karav" olarak da bilinir. Kâbuslara neden olan ve bunun sonucunda hezeyan ve psikolojik bozukluklar ortaya çıkaran kötücül varlık.

<span class="mw-page-title-main">Ören İyesi</span>

Ören İyesi – Türk, Tatar, Altay ve Çuvaş mitolojilerinde Harabe Ruhu. Üren İyesi olarak da söylenir. Peg İyesi, Kıyrağan İyesi veya Çaldıbar İyesi de denir. Harabenin koruyucu ruhudur. Uygarlığın bozulma sınırları olarak görülür. Ölümle iç içe olan ve korkulan yerlerdir. Bu nedenle tıpkı mezarlıklar gibi ölü alanlar olarak algılanırlar. Örenler de, bir anlamda yapıların ölüleri ve onların mezarlarıdır. Buralarda sabaha kadar bilinmeyen ışıklar yanar ve müzik sesleri gelir.