İçeriğe atla

Önleyici gözaltı

Önleyici gözaltı, kolluk güçleri tarafından suç işlenmesinin önlenmesi ve toplumu tehlikelerden koruma amacıyla uygulanan bir kolluk tedbiridir.

Önleyici gözaltı tedbirinde; işlenmiş veya işlenmekte olan bir suça ilişkin şüphenin varlığı aranmaz. Henüz işlenmemiş ancak işleneceği yönünde şüpheler bulunan bir suça ilişkin olarak uygulanır. Gözaltını uygulayan kişinin hem koruma, hem de kontrol vasfı bulunur. Gözaltının süresi, muhtemel suça ilişkin eylemin gerçekleştirilmesi ihtimalinin devam etmesi ile sınırlıdır. Belirli bir süreden sonra bir yargısal denetim yapılması zorunluluğu bulunur. Suç işlenmesinin, kamu düzeninin bozulmasının ve kişilerin zarar görmesinin önlenmesini amaçlayan, önleyici vasfıyla belirginleşen bir idari tedbirdir."[1]

Kaynakça

  1. ^ Hakan A. Yavuz, "Yeni Bir Kolluk Tedbiri Olarak Önleyici Gözaltı: İç Güvenlik Paketi Kapsamında Düzenlenen Koruma Altına Alma ve Uzaklaştırma Tedbirleri Üzerine Bir İnceleme", Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Y. 7, S. 27, Temmuz 2016, s. 609-666,http://www.taa.gov.tr/indir/yeni-bir-kolluk-tedbiri-olarak-onleyici-gozalti-ic-guvenlik-paketi-kapsaminda-duzenlenen-koruma-altina-alma-ve-uzaklastirma-tedbirleri-uzerine-bir-inceleme-bWFrYWxlfDJkMmY1LWNkMmNkLWFlOTlkLTg2YmE3LnBkZnw4ODM 21 Ocak 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Polis</span> kolluk kuvveti

Polis, halkın emniyetini sağlamak, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğüne, Anayasal düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirler almak üzere görev yapan kamusal hizmet birimi. Polis birimleri amaç ve sorumluluklarını gerçekleştirmek üzere bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanlarına ulaştırır ve devletin istihbarat kuruluşlarıyla işbirliği yapar. İç güvenlik, dış güvenlik, millî güvenlik ve kamu güvenliğinde önemli rol oynamakdadırlar.

<span class="mw-page-title-main">Adli Tıp Kurumu</span>

Adli Tıp Kurumu, Adalet Bakanlığı bünyesinde, adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak, adlî tıp uzmanlığı ve yan dal uzmanlığı programları ile görev alanına giren konularda diğer adlî bilimler alanlarında sempozyum, konferans ve benzeri etkinlikler düzenlemek ve bunlara ilişkin eğitim programları uygulamak üzere kurulan devlet kurumu. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, adlî tıp uzmanı bir Başkan ve en az üçü adlî tıp uzmanı olmak üzere beş başkan yardımcısı ile hizmetin gerektirdiği ve yönetmelikte belirtilen birim ve müdürlüklerden oluşur. Kurumun başkan ve başkan yardımcıları Cumhurbaşkanınca atanır. Merkeze bağlı olarak çalışan grup başkanlıkları ile şube müdürlükleri de değişik illerde hizmeti yürütmektedir. Merkezde hizmet, ihtisas daireleri ve ihtisas kurullarının çalışmaları ile yürütülmektedir.

Suç, kanunlar tarafından yanlış veya zararlı olduğu için ceza tehdidiyle yasaklanan ve bazı durumlarda cezalandırılabilen davranıştır. Genel olarak suç, saptanan ve saptanamayan suçlar olarak ikiye ayrılır. Saptanamayan suçların gerçekleşip gerçekleşmedikleri belirsiz olduğu veya kanıtlanamadıkları için cezalandırılmaları söz konusu değildir. Ceza hukukunda suça göre para cezası, tutuklama, hapis, hatta ölüm cezası verilebilir.

<span class="mw-page-title-main">Gözaltı</span> suç şüphesi üzerine yakalanan kişinin kollukça belirli bir süre alıkonulması işlemi

Gözaltı, suç şüphesi üzerine yakalanan kişinin, suçu işlediğine ilişkin emarelerin varlığı halinde, Cumhuriyet Savcısının kararıyla, soruşturmanın tamamlanması amacıyla, soruşturmanın yürütülmesi açısından zorunlu olması halinde kolluk tarafından belirli bir süre alıkonulması işlemidir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye Cumhuriyeti Anayasası</span> 1982 yılından beri yürürlükte olan Türkiye Anayasası

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası veya resmî olmayan kullanımıyla 1982 Anayasası, Türkiye'nin 9 Kasım 1982'den bu yana geçerli olan anayasasıdır. 12 Eylül Darbesi sonrasında askerî yönetimin emriyle Danışma Meclisi tarafından hazırlanmış, 23 Eylül 1982 tarihinde Danışma Meclisi tarafından ve 18 Ekim 1982 tarihinde Millî Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilmiştir. Devlet Başkanı Kenan Evren, Anayasa'nın ilk üç maddesinin "değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini" dördüncü madde olarak taslağa ekletmiştir. 7 Kasım 1982 Pazar günü yapılan halk oylaması sonucu yüzde 91,37 oranında kabul oyu ile kabul edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Federal Güvenlik Servisi</span> Rusya Federasyonunun millî istihbarat teşkilatı

Federal Güvenlik Servisi (FSB), Rusya'nın devlet iç güvenlik kurumudur. 3 Nisan 1995 tarihinde Federal Karşı İstihbarat Servisi'nin yerini almış olup Sovyetler Birliği dönemindeki KGB'nin baş halefidir. Federal Güvenlik Servisi, karşı istihbarat, iç güvenlik ve sınır güvenliği, terörle mücadele, diğer bazı ciddi organize suçlar ile mücadele ve federal yasa ihlallerini araştırmaktan sorumludur ve doğrudan Rusya Devlet Başkanı'na karşı sorumludur. Karargâhı, Kuznetski Most Caddesi üzerinde yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'deki kolluk kuvvetleri</span> Türkiye Cumhuriyetinin asayişten sorumlu birimlerinin genel ismi

Türkiye'deki kolluk kuvvetleri, Türkiye'deki kolluk kuvvetleri veya aynı anlamı taşıyan kolluk kuruluşlarının sınıflandırılması ve türlerine göre ayrımıdır. Türkiye'deki kolluk kuvvetlerinin çoğu Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığına bağlıdır.

Kolluk kuruluşu, ülkelerdeki rejime göre değişmekle birlikte; genel anlamda, bir devlette emniyet ve asayiş ile ilgili yasaları uygulamaktan sorumlu genellikle silahlı devlet kuruluşlarıdır.

Ceza muhakemesi veya ceza yargılaması, ceza hukukunda iddia, savunma ve yargılama sürecidir. Amaç ise maddi gerçeğe ulaşılmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Rehine</span>

Rehine veya tutsak, savaşta veya bazı eylemlerde önleyici bir tedbir olarak güvenlik amacıyla isteğin yerine getirilmesi için varlıkların veya kişilerin ele geçirilmesi, elde tutulmasıdır. Rehine eyleminde ele geçirilen varlık veya kişiye rehin ya da tutsak denir. Günümüzdeki çağdaş kullanımında savaşlardan daha çok herhangi bir suça karışmış kişilerin göreceli olarak işveren, kolluk ya da hükûmetten isteklerini elde edebilmek amacıyla zorla kaçırdıkları, isteğin gerçekleşmesinin ardından salıverdikleri kişi anlamına gelir. Rehine eyleminde rehin alan, tutsaklara fiziksel zararlar verebilir.

<span class="mw-page-title-main">Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü</span>

Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığına bağlı gümrük kontrolünden ve kaçakçılığın önlenmesinden sorumlu devlet kurumudur.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul Sözleşmesi</span> kadına karşı ve aile içi şiddetin önlenmesiyle ilgili uluslararası sözleşme

İstanbul Sözleşmesi ya da tam adıyla Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan, 45 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalanan, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelede temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen uluslararası insan hakları sözleşmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Barışı Koruma Yasası</span>

Barış Koruma Yasası, Japon İmparatorluğu'nda siyasi muhalefeti topluca bastırmak için 12 Mayıs 1925 tarihinde çıkartılan antikomünist yasalar dizisi.

<span class="mw-page-title-main">Kamu Düzenini Koruma Madalyası</span>

Askeri Kahramanlık Madalyası kolluk kuvveti organlarının üyeleri ya da yasa uygulayıcı personele görevlerinde yardımcı olan sivillerin ödüllendirmek için kurulan Sovyetler Birliği'nin ödül sisteminden istifade eden Rusya Federasyonu devlet dekorasyonudur.

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun veya 6284 Sayılı Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 8 Mart 2012'de kabul edilen ve 20 Mart 2012'de T.C. Resmî Gazete'de yayımlanan yasadır. Kanunun amacı şiddet gören ya da bu yönde bir tehdit altında bulunan kadın, çocuk, aile bireyi ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının korunması ve bu kişileri hedef alan şiddetin önlenmesi için alınacak önlemleri düzenlemektir.

Israrlı takip; özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, tehdit ve şantaja başvurmak gibi yollarla bir kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma durumudur. Eylemi gerçekleştiren kişi karşı tarafta korku uyandırmayı, ona gözdağı vermeyi ve kendisini güvensiz hissetmesini hedefler. Psikoloji, sosyoloji, kriminoloji ve hukuk gibi disiplinlerin çalışma alanına girmekle birlikte ısrarlı takibin hukuki bir nitelik kazanması nispeten daha yeni bir olaydır. Çeşitli uzmanlar tarafından farklı tanımları yapılmış olsa da genel itibarıyla bir taciz ve sarkıntılık türü olduğu kabul edilmektedir. Günümüzde ısrarlı takip pek çok ülkede suç olarak sayılmakta ve ilgili yasalarca yaptırıma tabii tutulmaktadır. Literatüre İngilizce "stalking" kelimesinden türeyerek giren ısrarlı takibin tam Türkçe karşılığı "musallat olma" veya "dadanma"dır.

<span class="mw-page-title-main">Wikimedia Foundation Inc. ve diğerleri</span>

Wikimedia Foundation Inc. ve diğerleri, Vikipedi'ye Türkiye'den erişim engelinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmeden ve kararın kaldırılması sonucunu doğuran Anayasa Mahkemesi kararıdır. 26 Aralık 2019 tarihinde verilen kararın gerekçesi 15 Ocak 2020 tarihinde 31009 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Nükleer Düzenleme Kurumu</span>

Nükleer Düzenleme Kurumu, Türkiye'de nükleer enerji sektöründeki faaliyetler ile radyasyonla ilgili tesis ve faaliyetleri düzenlemek ve denetlemekle görevli kurum. 9 Temmuz 2018 tarihinde 702 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Tutuklama</span> genellikle bir suç işlediğinden veya planladığından şüphelenildiği için bir kişinin özgürlüğünün yargılama süresince yasal olarak belirlenen süre boyunca kısıtlanmasına yönelik tedbir kararı

Tutuklama, genellikle bir kişinin bir suç işlediğinden şüphelenildiği zaman veya gözaltına alındıktan sonra yasal koruma ve kontrol için yapılan, kişinin seyahat özgürlüğünü kısıtlamaya yönelik bir koruma tedbiridir. Tutuklama, yargılamaya ilişkin nihai bir hüküm değildir. Bu nedenle, tutuklanan kişi sonrasında daha fazla sorgulanabilir ve/veya suçlanabilir, bulgular kişinin lehine ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılabilir veyahut suçu işlemediği sübut bulmuşsa beraat edebilir.

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu , 24 Mart 2016 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildikten sonra 7 Nisan 2016 tarih ve 29677 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan yasadır.