İçeriğe atla

Ölüm ereksiyonu

Ölüm sertleşmesi, melek şehveti veya terminal sertleşmesi[1] özellikle asılarak idam edilen erkeklerin cesetlerinde gözlemlenen bir post-mortem sertleşmedir. Teknik olarak bir priapizmdir.[2]

Genel bakış

Bu fenomen, idamda kullanılan ipin, beyincik üzerine uyguladığı basınç sonucu gerçekleşir.[3] Omurilik yaralanmalarının priapizm ile ilişkili olduğu bilinmektedir.[4] Beyincik veya omurilik yaralanması yaşayan hastalarda genellikle priapizm de görülür.[2]

İntihar ya da idam olmasından bağımsız bir şekilde, asılarak ölmede, hem erkeklerin hem de kadınlarda cinsel organlarının etkilendiği gözlemlenmiştir. Kadınlarda, labia ve klitoris tıkanabilir ve vajinadan kan akıntısı olabilir.[5] Erkeklerde, penisin tamamen ya da kısmen erekte olduğu her üç vakadan birinde, idrar, mukus ya da prostat sıvısının boşaldığı görülür.[5] Diğer ölüm nedenleri de bu etkilere yol açabilir, bunlar arasında kafaya sıkılan tabanca, büyük kan damarlarına verilen zararlar ve zehirlenme sonucu şiddetli ölümler sayılabilir. Postmortem priapizm, ölümün muhtemelen hızlı ve şiddetli olduğunu gösterir.[5] Tayland'da bildirilen bir vakada, 64 yaşındaki bir erkekte sildenafil fazlalığının (Viagra) ölüm ereksiyonuna neden olduğu düşünülmüştür.[6]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Helen Singer Kaplan; Melvin Horwith (1983). The Evaluation of Sexual Disorders: Psychological and Medical Aspects. Birleşik Krallık: Brunner Routledge. 1 Şubat 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ocak 2007.  "Men subjected to capital punishment by hanging and laboratory animals sacrificed with cervical dislocation have terminal erections. The implication is that either central inhibition of erection is released and erection created or that a sudden massive spinal cord stimulus generates an erectile response. There is ample experimental and clinical evidence to support the former supposition."
  2. ^ a b Willis Webster Grube (1897). A Compendium of practical medicine for the use of students and practitioners of medicine. Hadley Co. 10 Nisan 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ocak 2007.  "Erection has long been observed to follow injuries to the cerebellum and spinal cord. Out of eleven cases of cerebellar hemorrhage, erection of the penis was noted six times by Serres. Death by hanging is often accompanied by partial erection."
  3. ^ George M. Gould; Walter L. Pyle (1900). Anomalies and Curiosities of Medicine. 12 Nisan 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ocak 2007.  "Priapism is sometimes seen as a curious symptom of lesion of the spinal cord. In such cases it is totally unconnected with any voluptuous sensation, and is only found accompanied by motor paralysis. It may occur spontaneously immediately after accident involving the cord, and is then probably due to undue excitement of the portion of the cord below the lesion, which is deprived of the regulating influence of the brain... Pressure on the cerebellum is supposed to account for cases of priapism observed in executions and suicides by hanging. There is an instance recorded of an Italian castrata who said he provoked sexual pleasure by partially hanging himself."
  4. ^ David Levy, DO. "Neck trauma". eMedicine.com. 10 Temmuz 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ocak 2007. 
  5. ^ a b c William Augustus Guy (1861). Principles of Forensic Medicine. Londra: Henry Renshaw. 31 Ocak 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 26 Ocak 2007. 
  6. ^ Boy, Danny (20 Şubat 2017). "Heart Attack kills foreigner after too many sex pills in Northern Thailand". PattayaOne. 16 Ağustos 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Şubat 2017. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Çocuk felci</span> poliovirüsün neden olduğu bulaşıcı hastalık

Genellikle çocuk felci veya polio olarak da bilinen poliomyelit, poliovirüsün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Vakaların yaklaşık %75'i asemptomatiktir; ortaya çıkabilecek hafif semptomlar arasında boğaz ağrısı ve ateş yer alır; vakaların bir kısmında baş ağrısı, ense sertliği ve parestezi gibi daha ciddi semptomlar gelişir. Bu semptomlar genellikle bir veya iki hafta içinde geçer. Daha az görülen bir belirti ise kalıcı felç ve aşırı vakalarda olası ölümdür. İyileşmeden yıllar sonra, kişinin ilk enfeksiyon sırasında sahip olduğu kas güçsüzlüğüne benzer şekilde yavaş bir gelişme ile postpolio sendromu ortaya çıkabilir.

<span class="mw-page-title-main">El-Halil</span>

El-Halil (Arapça: الخليل, romanize:

<span class="mw-page-title-main">Bel fıtığı</span>

Bel fıtığı, bel bölgesi omurları arasında yer alan disk adlı yapının sinirlerin ve omuriliğin geçtiği kanala doğru yer değiştirmesi sonucu çıkan ağrılı durumların tümüne verilen tanımlamadır. Lomber disk hastalığı fizik tedavi ve rehabilitasyon, nöroşirurji ve algoloji bölümlerinin çalışma sahası içindedir.

<span class="mw-page-title-main">İran'da LGBT hakları</span>

İran'da eşcinsellik toplum tarafından tabulaştırılır ve eşcinsel ilişkiler yasa dışıdır.

<span class="mw-page-title-main">Gerald Edelman</span> Amerikalı biyolog (1929 – 2014)

Gerald Maurice Edelman, Amerikalı biyolog. 1972 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü Rodney Robert Porter ile bağışıklık sistemi ile ilgili çalışmaları nedeniyle paylaşmıştır. Antikorların yapısıyla ilgili keşifleri Nobel Ödülü'nü kendisine kazandırmıştır.

<span class="mw-page-title-main">John Carew Eccles</span> araştırmacı

Sir John Carew Eccles, Avustralyalı nörofizyolog. 1963 yılında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nü sinapslar üzerine yaptığı çalışmalar nedeniyle kazanmıştır. Aynı yıl ödülü Andrew Huxley ve Alan Lloyd Hodgkin ile paylaşmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Bodo Birliği Katliamı</span> Kore Savaşında yaşanan katliam

Bodo Birliği Katliamı, 1950 yazında Kore Savaşı sırasında komünistlere ve komünizm sempatizanı olduğu düşünülen şüphelilere karşı gerçekleştirilen bir katliam ve savaş suçudur. Güney Kore Barış ve Uzlaşma Komisyonu komiseri Kim Dang-Çun'a göre en az 100.000 kişi idam edilmiş, bazı kaynaklara göre ise yaklaşık 200.000 komünistin katledildiğini belirtmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Schwann hücresi</span>

Schwann hücreleri, çevresel sinir sistemi (ÇSS) için miyelin oluşturur. İki tür Schwann hücresi vardır: miyelinli ve miyelinsiz. Miyelinli, etrafı Schwann hücreleri tarafından sarılan aksonları tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Nöroglia, sinir sisteminde, ÇSS'deki sinir hücreleri için destek ve koruma sağlar.

<span class="mw-page-title-main">Siber seks</span>

Siber seks, İnternet seksi ya da bilgisayar seksi olarak da bilinen, iki veya daha fazla kişinin bilgisayar ağı yoluyla cinsel mesaj gönderdiği ve aldığı durumdur. Kişiler genellikle partnerlerine, tahrik etmek için kendi cinsel fantezilerini anlatırlar.

Epidural apse, merkezî sinir sisteminin epidural boşluğunda bulunan irin ve bulaşıcı materyallerin toplanması anlamına gelir. Beyin veya omuriliğe komşu olması nedeniyle, epidural apseler zayıflık, ağrı ve felce neden olma potansiyeline sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Aksesuar sinir</span> kraniyal sinir

Aksesuar sinir, sternocleidomastoid ve trapezius kaslarını uyaran sinir. Kraniyal sinirler içerisinde 11. kranial sinir olarak tanımlanır. Sternocleidomastoid (SCM) kası kafanın karşı ve aşağı doğru döndürülmesini sağlarken, trapezius kası ise omuz ve skapula hareketlerinden sorumludur.

<span class="mw-page-title-main">Adamkiewics arteri</span> en büyük ön segmentel arter

Adamkiewics arteri en büyük ön segmentel arterdir. Genellikle aortanın T9-T12 arasındaki segmentlerinden, sol tarafından çıkan interkostal arterlerden köken alır. omuriliğin 2/3 alt kısmını besler ve yukarıdan gelen anterior spinal arterin uzantısı olarak devam eder.

<span class="mw-page-title-main">Spinal müsküler atrofi</span> nadir görülen konjenital nöromüsküler bozukluk

Spinal müsküler atrofi (SMA), motor nöronların kaybı ve ilerleyici kas erimesi ile sonuçlanan nadir görülen bir nöromüsküler bozukluktur. Genellikle bebeklik veya erken çocukluk döneminde teşhis edilir ve tedavi edilmezse bebek ölümlerinin en yaygın genetik nedenidir. Ayrıca hastalığın daha hafif bir seyirli bir türü yaşamın ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkabilir. Ortak özellik, önce kol, bacak ve solunum kaslarının etkilendiği istemli kasların ilerleyici zayıflığıdır. İlişkili problemler arasında zayıf baş kontrolü, yutma güçlüğü, skolyoz ve eklem kontraktürleri yer alabilir.

<span class="mw-page-title-main">James A. Garfield suikastı</span>

James A. Garfield, 2 Temmuz 1881 günü sabah 9.30'da Washington DC'deki Baltimore ve Potomac Tren İstasyonu'nda ölümcül bir şekilde vuruldu. 79 gün sonra New Jersey'de öldü. Suikastçısı Charles J. Guiteau'ydu. Guiteau, Garfield cinayetinden suçlu bulunup asılarak idam edildi.

<span class="mw-page-title-main">Meninksler</span>

Meninksler, merkezi sinir sistemini çevreleyen zar tabakalarına verilen addır. Dura mater, araknoid mater ve pia mater yapıları bir araya gelerek meninks zarlarını oluşturmaktadır. Pia mater ve araknoid mater zarları birlikte leptomeninks adıyla anılmaktadır. Beyin-omurilik sıvısı, omurgada ve kafatasında araknoid materin hemen altındaki subaraknoid boşlukta dolaşmaktadır. Meninksler, hem internal hem de eksternal karotid arterlerden çıkan dallar tarafından beslenmektedir. Kirli kan genellikle en yakın sinüse aracılığıyla internal juguler venlere akmaktadır. Meninkslere ait lenfatik damarlar, çeşitli çözünmüş maddeleri toplamaktadır. Meninkslerin önemli bir görevi beyne koruyucu bir kaplama sağlamaktır. Kan-beyin bariyerinin oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Buna ek olarak meninksler, çevre doku ile etkileşimin sağlandığı ek bir merkezi sinir sistemi bariyeri işlevi görmektedir.

Kısa psikotik bozukluk DSM-IV-TR ve DSM-5 zihinsel bozuklukların sınıflandırmalarına göre en az bir psikotik semptomun ve genellikle duygusal kargaşanın eşlik ettiği bir bozukluktur. 1 gün ila 1 ay sürer. Tüm semptomların remisyonu, hastaların önceki işlevsellik düzeyine dönmesiyle tamamlanır. DSM-5 kapsamında bu duruma sahip hastaların çoğu, ICD-10 kapsamında akut ve geçici psikotik bozukluklara sahip olarak sınıflandırılacaktır. DSM-IV'ten önce bu duruma "kısa reaktif psikoz" deniyordu. Bu durum tekrarlayıcı olabilir veya olmayabilir. Başka bir bozukluktan kaynaklanmamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kuyruk sokumu</span> leğen kemiğinde bulunan bir kemik

Koksiks ya da kuyruk sokumu, omurganın en alt bölümüdür. Kuyruksuz primatlarda bir körelmiş kuyruk kalıntısıdır. Evrimsel süreçte zamanla giderek küçülmüşlerdir. Omurganın en ucunda çok küçük bir çıkıntı olarak varlığını gösterirler. Koksiks, 5 omurdan oluşur. Bu omurların arasında disk ve faset eklem yoktur.

<span class="mw-page-title-main">Sırt ağrısı</span>

Sırt ağrısı, sırtta hissedilen ağrıdır. Sırt ağrısı, etkilenen segmente göre boyun ağrısı (servikal), orta sırt ağrısı (torasik), bel ağrısı (lomber) veya koksidinia olarak ayrılır. Bel bölgesi en çok etkilenen bölgedir. Sırt ağrısı atağı, süreye bağlı olarak akut, subakut veya kronik olabilir. Ağrı, donuk, delici veya yanma hissi olarak nitelenebilir. Rahatsızlık, bacaklar veya ayakların yanı sıra kollara ve ellere de yayılabilir ve bacaklarda ve kollarda uyuşma veya güçsüzlük olabilir. Sırt ağrısının çoğunluğu belirli değildir ve idiyopatiktir.

Tizanidin, omurilik yaralanması veya multipl skleroz nedeniyle olan kas spastisitesini tedavi etmek için kullanılan bir ilaçtır. Etkinlik, baklofen veya diazepam'a benzer görünmektedir. Ağızdan alınır.

Travma sonrası amnezi veya posttravmatik amnezi (PTA), travmatik beyin hasarının hemen ardından meydana gelen, yaralı kişinin oryantasyonunu kaybettiği ve yaralanmadan sonra meydana gelen olayları hatırlayamadığı bir kafa karışıklığı durumudur. Kişi adını, nerede olduğunu ve saatin kaç olduğunu söyleyemeyebilir. Sürekli bellek geri döndüğünde bu tip amnezinin çözüldüğü kabul edilir. Posttravmatik amnezi sürerken yeni olaylar bellekte saklanamaz. Hafif kafa travması olan hastaların yaklaşık üçte birinin hastanın yalnızca bazı olayları hatırlayabildiği "hafıza adaları"na sahip olduğu bildirilmektedir. PTA sırasında hastanın bilinci "bulutlanır". Posttravmatik amnezi tipik hafıza kaybına ek olarak kafa karışıklığını da içerdiğinden, "travma sonrası kafa karışıklığı durumu" terimi bir alternatif olarak önerilmiştir.