İçeriğe atla

Ölüm Sarkıtı

Ölüm sarkıtı, buz denizinin yüzeyindeki buz kütlesinden ayrılan tuzlu suyun donarak sarkıt şeklinde yavaş yavaş deniz tabanındaki ılık sulara doğru çökerken oluşturduğu doğa olayıdır.

Deniz tabanına ulaşması saatler alan soğuk tuzlu su denizin tabanına ulaştığında aşırı derecede soğuk olduğu için dokunduğu bütün canlıları anında dondurarak öldürür.[1]

Kaynakça

  1. ^ "'Ölüm Sarkıtı' Antarktik'te ölümün soğuk eli (İngilizce)". Britanya Yayın Şirketi. 19 Haziran 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ağustos 2015. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Çöl</span> Çok az yağışın gerçekleştiği arazi alanı

Çöl, Yerküre'de yer alan ana biyom tiplerinden birisidir. Çöl, yıllık 250 mm'den az yağış alan bölgeler için kullanılan bir terimdir.

<span class="mw-page-title-main">Su</span> H2O formülüne sahip kimyasal bileşik, yaşam kaynağı

Su, Dünya üzerinde bol miktarda bulunan ve tüm canlıların yaşaması için vazgeçilmez olan, kokusuz ve tatsız bir kimyasal bileşiktir. Sıklıkla renksiz olarak tanımlanmasına rağmen kızıl dalga boylarında ışığı hafifçe emmesi nedeniyle mavi bir renge sahiptir.

Sarkıt, (Genellikle damlataş mağaraları olarak da adlandırılan mağaralarda, mağara tavanından aşağıya doğru sarkan şekillere denir. Bu türlü sarkıtlar milyonlarca yıl boyunca yukarıdan sızan çoğunlukla kalker barındıran suların damla damla akarken ardında içinde bulundurduğu minerali bir halka şeklinde bırakması ile oluşmaktadır. Yeterince zaman sonra bu sarkıtlar yukarıdan aşağıya doğru büyüyen dikitlerle birleşerek mağara içinde sütunlar oluştururlar.

<span class="mw-page-title-main">Buz</span>

Buz, suyun donmuş haline verilen addır. Oda koşullarında 0 °C ve altında bulunur. Buzun yoğunluğu suyun yoğunluğundan az olduğu için su üstünde yüzebilir.

<span class="mw-page-title-main">Dikit</span>

Dikit, damlataş olarak bilinen mağaralarda, mağara tabanından yukarıya doğru büyüyen şekillere verilen addır. Sarkıt olarak adlandırılan şeklin karşılığıdır. Bazen yukarıdan sarkan sarkıtlarla, aşağıdan yukarıya doğru büyüyen dikitler birleşerek mağara sütunlarını oluştururlar. Bu şekiller, yüzyıllar boyunca hatta milyonlarca yılda, mağaralardaki magnezyum-kalsiyum karışımı suların, "damlaya, damlaya" akması ile oluşmaktadır. Sarkıt ve dikitlerin bolca olduğu Damlataş mağaraları, Türkiye’de güney Toros dağlarında oldukça yaygın görülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kuzey Buz Denizi</span> Kuzey Kutbu bölgesinde bir okyanus

Kuzey Buz Denizi ya da Arktik Okyanusu, Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika'nın kuzeylerinde yer alan, Kuzey Kutbu'nu kapsayan, buzlarla kaplı bir okyanustur. Uluslararası Hidrografi Örgütü (IHO) tarafından okyanus olarak kabul edilmektedir (Arctic Ocean). Yüzölçümü 14.090.000 km² olan devasa bir alandır. Diğer okyanuslara göre sığ olup, en derin noktası 5.449 m, ortalama derinlik 1.038 m'dir. Rusya, ABD, Kanada, Danimarka (Grönland), Norveç ile kıyıları vardır. Bunlara ek olarak soğuk ve elverişsiz iklimine rağmen çok önemli hayvan çeşitliliğine sahip olan Arktik Okyanus'ta birçok balık ve kuş türü yanında kompleks habitatlar oluşturan memeliler de yer alır. Özellikle kutup bölgesinin ikon hayvanları kutup ayıları, foklar, morslar, belugalar ve narvaller bu iklim ve çevre koşullarına milyonlarca yıllık bir evrimle adapte olmuşlardır.

<span class="mw-page-title-main">Deniz</span> büyük ve genellikle tuzlu su

Deniz, bir okyanus ile bağı olan ve büyük bir alanı kaplayan ve genellikle tuzlu olan su kütlesi. Terim genellikle okyanus terimi yerine de kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Buzul</span> büyük kar ve buz kütlesi

Buzul, dağ zirvelerinde yaz kış erimeyen ve yer çekiminin etkisiyle yer değiştiren büyük kar ve buz kütlesidir. Eğimli arazilerde yıllar boyunca biriken kar kütlesinin önce buzkar, sonra da buza dönüşmesiyle oluşur. Buzullar okyanuslardan sonra dünya üzerindeki ikinci büyük su deposu ve en büyük tatlı su deposudur, tatlı suyun % 98,5'ini oluştururlar. Hemen hemen her kıtada buzullara rastlanır. Dünya'nın belirli bölgeleri, bütün yıl erimeyen ve "buzul" adını alan buzlarla kaplıdır. Bunlar kutup bölgeleriyle yüksek dağların tepeleridir. Buzul oluşabilecek bölgenin deniz yüzeyinden yüksekliği, enlemin artmasıyla azalır. Ekvator yakınlarında 0° enlem çevresinde buzullara rastlamak için Runewenzorilerin 4.400 m yüksekliğine çıkmak gerekirken, Alplerde (45°) 2500 m'ye, Norveç'te (60°) 1500 m'ye çıkmak yeterlidir. Kutupta buzullara deniz yüzeyinde rastlanır.

<span class="mw-page-title-main">Mağara</span>

Mağara, yüzeyle bağlantısı olan ve gün ışığı ile bağlantısı kaybolacak derinliğe ve en az bir insanın sürünerek girebilmesine olanak verecek genişlik ve yüksekliğe sahip olan yeraltı boşluklarıdır. Speleoloji mağaraları inceleyen bilim dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Kaynak (coğrafya)</span> su kaynağı

Kaynak veya pınar, mağara ve yeraltı dehlizlerinde biriken suların hidrostatik basınç altında yüzeye çıktıkları alanlardır. Farklı bölgelerde göze, bulak, eşme veya memba olarak da bilinir. Topoğrafya yüzeyinin, yeraltı su yatağını kestiği nokta veya çizgi boyunca oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Barents Denizi</span> Arktik Okyanusunun kenarında, Norveç ve Rusyanın kuzey kıyılarında bulunan bir deniz

Barents Denizi, Arktik Okyanusu'nun Norveç ve Rusya arasındaki bir bölümüdür. İsmi ünlü Hollandalı denizci Willem Barentsz'tan gelir. Barents Denizi pek derin değildir, ortalama derinliği 230 metredir.

<span class="mw-page-title-main">Fiyort</span>

Fiyort, denizin buzul vadilerini basması sonucunda oluşan ve çoğunlukla iç kesimlere kadar sokulan; ince, uzun, genellikle çok derin ve kenarları çok dik körfez. Fiyortlar; genellikle Norveç, Grönland, Alaska gibi kuzey ülkelerinde görülen ilginç bir kıyı tipidir. Norveç'teki Sognefjord' un derinliği 1.234m, Şili'deki Messier kanalının derinliği ise 1.270m'dir. Bu fiyortlardan özellikle Norveç'tekiler dünyanın en güzel görünümlerini oluştururlar. Suya gömülü bu vadiler bu kadar derin olması, buzul kökenli olmalarıyla açıklanır. Bu vadilerde oluşan çok iri, kalın ve ağır buzulların, okyanus sularına karışmadan önce vadi tabanını deniz düzeyinin altına inecek kadar aşındırdığı sanılmaktadır. Buzullar eridikten sonra bu vadileri deniz suyu kaplamıştır. Fiyortların orta ve üst kesimleri denize açılan kesimlerinden genellikle daha sarptır. Bu durum, buzulların kaynaklarına yakın bölgelerde daha hızlı hareket etmesinden ve bu nedenle aşındırma etkisinin daha fazla olmasından ileri gelir. Fiyortları eşik bölgeleri sığdır bu nedenle de çoğunun dibinde, durgun su ve hidrojen sülfür içeren siyah çamur bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Kaya tuzu</span>

Kaya tuzu (Halit), halite ağırlıklı olarak deniz suyu veya tuzlu göl suyunun buharlaşmasından oluşan tortul kayaçlarda meydana gelir. sodyum klorürün mineral formudur. İzometrik kristalleri oluşturur. Mineral tipik olarak renksiz ya da sarıdır; ancak yabancı maddelerin miktarı ve türüne bağlı olarak açık mavi, koyu mavi ya da pembe de olabilir. Genellikle sülfat, halojen tuzu ya da boraks asidi tuzu gibi diğer evaporit minerallerle birlikte oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Su samuru</span>

Su samurları, Lutrinae alt familyasında bulunan etçil memelilerdir. Hala var olan 13 su samuru türü ya kısmen suda yaşar, ya tamamen suda yaşar ya da deniz ekosisteminde yaşar. Tükettikleri gıdalar ise balıklar ve omurgasızlardır. Lutrinae; diğer hayvanların yanında gelincikleri, porsukları, vizonları ve kutup porsuklarını da barındıran Mustelidae familyasının bir alt bölümüdür.

<span class="mw-page-title-main">Buz pateni pisti</span>

Buz pateni pisti ya da buz pisti, insanların kış sporları veya buz pateni yapabilmesi amacıyla, çeşitli kimyasallar kullanılarak dondurularak sertleştirilmiş bir alandır. Buz pateni eğlence amacıyla yapılmasının yanı sıra, aynı alanda bandy, buz hokeyi, sürat pateni, artistik patinaj gibi yarışma ve buz gösterileri yapılır.

<span class="mw-page-title-main">Akvaristlik</span>

Akvaristlik veya akvaryum hobisi, evde veya işyerinde bulunan bir akvaryumda ya da bahçede bulunan bir havuzda veya gölette balık yetiştiriciliği yapılmasına, akvaryum düzenlenmesine odaklı günümüzde popüler bir hobidir. Akvaristlik hobisini yapan kişiye akvarist adı verilir.

<span class="mw-page-title-main">Haloklin</span>

Haloklin düşey tuzluluk gradyanı yüksek, termoklin yakınında su düzeyinin altında kalan ve özellikle 0-500 metre derinlik arasında gelişen katmandır.

<span class="mw-page-title-main">Salamura havuzu</span> okyanus havzasında geniş tuzlu su alanı

Deniz tabanında oluşmuş olan geniş salamura birikintilerine salamura havuzu adı verilir. Bu havuzlardaki tuzluluk oranı kendilerini çevreleyen okyanus suyundan üç ila beş kat arası daha fazladır. Okyanus derinlerindeki salamura havuzlarının bulundurduğu tuzun kaynağı yer kabuğundaki tuz çökeltilerinin suda çözülmesidir. Salamura havuzları genelde etrafında yaşayan kemosentetik hayvanlara enerji sağlayan yüksek miktarlar da metan da içerir. Çoğunlukla bu canlılar olağanüstü çevre koşullarında yaşayabilen organizmalardır. Salamura havuzları ayrıca Antartik Sahanlığı'nda, deniz buzu oluşurken dışarı itilen tuzlu suyun etkisiyle de ortaya çıkmaktadırlar. Okyanus dibindeki ve Antarktika'daki salamura havuzlar deniz canlıları için zehirli olabilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Termohalin döngü</span> Büyük ölçekli okyanus sirkülasyonunun bir parçası

Termohalin döngü, yüzey ısısı ve tatlısu akıntıları tarafından oluşturulan küresel yoğunluk grandyanları tarafından yönlendirilen büyük ölçekli okyanus sirkülasyonunun bir parçasıdır. Rüzgâr sürümlü yüzey akıntıları, yol boyunca soğuyarak yüksek enlemlerden ekvatoral Atlas Okyanusu'ndan kutup yönünde ilerlemektedir. Bu yoğun su okyanus havzalarına akar. Güney Okyanusunda yeryüzünün büyük kısmına yerleşmişken, Kuzey Pasifik'te en yaşlı sular yükselmiştir. Bu nedenle, okyanus havzaları arasında geniş çaplı karıştırma gerçekleşir; bu karıştırmalar, aralarındaki farklılıkları azaltır ve Dünya okyanuslarını küresel bir sistem haline getirir. Su kütleleri hem enerjiyi hem de maddelerin dünyaya taşınmasını sağlar. Dolayısıyla, dolaşım hali Dünya'nın iklimi üzerinde büyük bir etkiye sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Soğuk demlenmiş kahve</span>

Cold brew, kelime anlamı olarak Türkçe karşılığı '”soğuk demleme” anlamındadır. Espresso ya da Türk kahvesine kıyasla daha kalın kahve çekirdeklerinin soğuk su içerisinde beklemesi ile elde edilir. Cold drip metodu kullanılırsa setin üzerinden koyulan su ve buzların saatlerce eriyip yavaş yavaş kahvenin içerisinden geçerek yoğun bir kahve aroması elde edilir. Bu yöntemle kahve içindeki asitler ve yağlar çözülerek açığa çıkar. Bu süreç yaklaşık 20 saat sürebilir. Elde edilen kahve genellikle buz ile birlikte servis edilir.