İçeriğe atla

Çölyak

Çölyak hastalığı (ya da gluten enteropatisi); bağırsaklardaki besin emilimini sağlayan villus denilen yapıların bozulmasına sebep olan ve dolayısıyla da yiyeceklerdeki besinin emilmesini engelleyen ve ince bağırsakta hasarlar oluşturan bir sindirim sistemi hastalığıdır.[1][2]

Belirtileri

Küçük çocuklarda kusma, ishal, karın şişliği, iştahsızlık, kilo alamama ve boy uzamasında yavaşlama gibi tipik belirtilerle ortaya çıkabileceği gibi daha ileri yaşlarda sadece kansızlık, boy kısalığı, kemik zayıflığı ve nedeni bilinemeyen karaciğer hastalığı, şiddetli karın ağrıları, gaz problemleri gibi çok değişik belirtilerle de kendini gösterir.

Çölyak hastası olan kişiler buğdayda, arpada, çavdarda ve kesin olmamakla birlikte yulafta bulunan ve glüten olarak adlandırılan bir proteine tahammül edememektedir. Eğer glütenli bir ürün tüketirlerse karın ağrıları olabilir. Çölyaklı hastalar glüten içeren yiyecekler yediklerinde, onların bağışıklık sistemleri bunu ince bağırsaklara zarar vererek yanıtlar. Özellikle çok küçük ve parmak şekline benzeyen villus olarak adlandırılan ince bağırsaktaki emilimi sağlayan yapılar kaybolur (düzleşir ve görevini yapamaz hale gelir).

Yiyeceklerdeki besinler bu villuslardan geçerek kan dolaşımı içine emilirler. Villuslar olmadan kişi; ne kadar yiyecek yerse yesin; beslenemez.

Vücudun kendi bağışıklık sistemine zarar vermesinden dolayı çölyak hastalığı oto-immün sistem rahatsızlığı olarak düşünülmektedir. Bununla birlikte, yiyeceklerin emilememesinden dolayı sindirim rahatsızlığı olarak da sınıflandırılabilmektedir.[3]

Tanı yöntemi

Çölyak hastalığının kesin tanısı ancak deneyimli bir gastroenterolog tarafından yapılacak kan tahlilleri ve ince bağırsak biyopsisi ile tanımlanabilir.

Çölyak hastalığı genetik bir hastalıktır, yani ailevi kalıtım söz konusudur. Bazen hastalık bir ameliyat, çocuk doğumu, hamilelik, viral enfeksiyon ya da şiddetli duygusal stresten sonra tetiklenebildiği gibi ilk seferde de aktif olabilir. Hastalık yaşamının herhangi bölümünde ortaya çıkabilmektedir. Çölyak kimi kişilerde çocukluk, kimilerinde ergenlik, kimilerinde ise orta yaş grubunda ortaya çıkabilmektedir.[4]

Tedavi şekli

Tanı konulduktan sonraki aşamada uyulması gereken tek tedavi yöntemi ise size uzman hekim tarafından önerilen glüten içermeyen besinlerle beslenmektir. Glüten buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulunduğu için bu gıdalardan ömür boyu uzak durmak gereklidir.

Çölyaklı kişiler normal ekmek, makarna, pasta, börek, bisküvi ve benzeri çok sayıda gıdayı yememek durumundadır.

Çölyak Hastalığı Engel Oranı

Çölyak hastalığında, hastanın yaşam zorluğu, günlük işlev kaybı, kilo ve boy gibi etkileri kapsamlı bir şekilde değerlendirilir. Çölyak hastalığı engel oranı üst sindirim kanalının kalıcı bozukluklarına dair sınıflandırma kriterleri de göz önünde bulundurulur.

Sınıf 1   Sınıf 2   Sınıf 3  Sınıf 4
Engel Oranı % 10Engel Oranı % 25Engel Oranı % 50Engel Oranı % 75
Üst sindirim kanalına ait semptom ve bulgular veya anatomik kayıp ya da değişim ve Sürekli tedavinin gerek olmaması ve İstenilen düzeyde kiloyu sürdürebilme veya Operasyon sonrası sekel olmaması. Üst sindirim kanalına ait semptom ve bulgular veya anatomik kayıp ya da değişim ve Semptom ve işaretlerin kontrolünde uygun diyet kısıtlaması ve ilaç tedavisi gerektirmesi veya nütrisyonel yetmezlik ve ideal kilonun en fazla %10 altında olma. Üst sindirim kanalına ait semptom ve bulgular veya anatomik kayıp ya da değişim ve Uygun diyet kısıtlaması ve ilaç tedavisi ile tamamen düzelmeyen semptom, işaret ve beslenme durumu veya Üst sindirim kanalı rahatsızlığı nedeniyle ideal kilonun %10-20 altında olma. Üst sindirim kanalına ait semptom ve bulgular veya anatomik kayıp ya da değişim ve Tedaviyle kontrol altına alınamayan semptomlar veya Üst sindirim kanalı Rahatsızlığı nedeniyle İdeal kilonun >%20 altında olma.

Çölyak hastaları için güvenli yiyecekler

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Marmouz, F. (Ocak 2007). "Adult coeliac disease". European Annals of Allergy and Clinical Immunology. 39 (1): 23-25. ISSN 1764-1489. PMID 17375738. 18 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Şubat 2024. 
  2. ^ Catassi, Carlo; Verdu, Elena F.; Bai, Julio Cesar; Lionetti, Elena (25 Haziran 2022). "Coeliac disease". Lancet (London, England). 399 (10344): 2413-2426. doi:10.1016/S0140-6736(22)00794-2. ISSN 1474-547X. PMID 35691302. 2 Aralık 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Şubat 2024. 
  3. ^ Laurikka, Pilvi; Kivelä, Laura; Kurppa, Kalle; Kaukinen, Katri (Temmuz 2022). "Review article: Systemic consequences of coeliac disease". Alimentary Pharmacology & Therapeutics. 56 Suppl 1 (Suppl 1): S64-S72. doi:10.1111/apt.16912. ISSN 1365-2036. PMC 9543231 $2. PMID 35815828. 18 Ekim 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Şubat 2024. 
  4. ^ Shiha, Mohamed G.; Chetcuti Zammit, Stefania; Elli, Luca; Sanders, David S.; Sidhu, Reena (2023). "Updates in the diagnosis and management of coeliac disease". Best Practice & Research. Clinical Gastroenterology. 64-65: 101843. doi:10.1016/j.bpg.2023.101843. ISSN 1532-1916. PMID 37652646. 18 Şubat 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Şubat 2024. 
  5. ^ Aljada, Bara; Zohni, Ahmed; El-Matary, Wael (9 Kasım 2021). "The Gluten-Free Diet for Celiac Disease and Beyond". Nutrients. 13 (11): 3993. doi:10.3390/nu13113993. ISSN 2072-6643. PMC 8625243 $2. PMID 34836247. 19 Eylül 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 18 Şubat 2024. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Yellenme</span> vücuttaki toksinleri atma yolu

Yellenme, tıp dilinde flatulans, argoda osuruk, vücuttaki toksinleri atmanın bir yoludur. Türkçede gaz çıkarmak olarak da adlandırıldığı olur. Mide ve bağırsaklarda biriken aşırı miktardaki gazın baskı yapması sonucunda oluşur. Yaygın olarak gazla ilişkilendirilen gürültü anüs ve kıçdan kaynaklanır. Diğer türü olan vajinal gaz vajinadan havanın yayılması veya dışarı atılmasıdır. Karındaki bu basıncın yellenme ile bertaraf edilmesi kişinin basınçtan duyduğu rahatsızlığı ortadan kaldırır.

<span class="mw-page-title-main">Ekmek</span> Geleneksel ve temel yiyecek

Ekmek, çeşitli tahıl unundan yapılmış hamurun ateşte, sac üzerinde, tandırda, fırında veya tepside pişirilmesiyle hazırlanan temel gıda. Tek başına tüketilebildiği gibi, yemeğin yanında veya yemeklere ya da yağlara banarak da tüketilebilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Salmonelloz</span>

Salmonelloz, Salmonella türünden patojenik bakteri'nin neden olduğu bir semptomatik enfeksiyondur. İnsanlarda en yaygın semptomlar ishal, ateş, karın krampları ve kusmadır. Belirtiler tipik olarak maruziyetten 12 saat ila 36 saat sonra ortaya çıkar ve iki ila yedi gün arasında sürer. Bazen daha önemli hastalık dehidrasyon ile sonuçlanabilir. Yaşlı, genç ve bağışıklık sistemi zayıf olan diğerlerinin ciddi hastalık geliştirme olasılığı daha yüksektir. Belirli "Salmonella" türleri, tifo ateşi veya paratifo ateşi ile sonuçlanabilir.

<span class="mw-page-title-main">Glüten</span> Arpa,Buğday, Çavdar ve Yulaf

Glüten, belirli tahıl tanelerinde doğal olarak bulunan yapısal proteindir. "Glüten" genellikle sadece buğday proteinlerine atıfta bulunsa da, tıp literatüründe çölyak hastalığını tetikleyebildiği kanıtlanmış tahılların tümünde bulunan prolamin ve glutelin proteinlerinin kombinasyonuna atıfta bulunur. Bunlar, herhangi bir buğday türünü, arpa, çavdar ve bazı yulaf çeşitlerinin yanı sıra bu tahılların çapraz melezlerini içerir. Glüten, ekmeklik buğdaydaki toplam proteinin %75-85'ini oluşturur.

<span class="mw-page-title-main">İnsan sindirim sistemi</span> Gastrointestinal Kanal

İnsan sindirim sistemi, gastrointestinal kanal ile dil, tükürük bezleri, pankreas, karaciğer ve safra kesesi gibi sindirime yardımcı organlardan oluşur. Sindirim, yiyeceklerin giderek daha küçük parçalara ayrılması ve bu parçaların vücut tarafından emilmesi ve kullanılmasına kadar süren bir süreçtir. Sindirim süreci üç aşamadan oluşur: sefalik faz, gastrik fazı ve intestinal fazı.

<span class="mw-page-title-main">İnce bağırsak</span> Gastrointestinal sistemde yer alan bir organ

İnce bağırsak, sindirim kanalının mide ile kalın bağırsak arasındaki kısmıdır. Beş yaşından büyük insanlarda boyu 5–6 m arasındadır. Üç kısma ayrılır: duodenum, jejunum ve ileum. Mideden gıdalar duodenuma pilor veya pilorik sfinkter diye adlandırılan bir kas ile girerler. Daha sonra ince bağırsak boyunca peristaltizm olarak adlandırılan kas kasılmaları ile hareket eder.

<span class="mw-page-title-main">Oniki parmak bağırsağı</span> İnce bağırsağın ilk bölümü

Memeliler, sürüngenler ve kuşlar dahil olmak üzere yüksek omurgalılarda duodenum veya oniki parmak bağırsağı, ince bağırsağın ilk ve en kısa bölümüdür. Balıkta, ince bağırsağın bölünmeleri o kadar net değildir ve duodenum yerine "ön bağırsak" veya "proksimal bağırsak" terimleri kullanılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Gastroenterit</span> mide ve/veya ince bağırsak iltihabı ile karakterize tıbbi durum

Gastroenterit veya mide-bağırsak iltihabı (gastroenteritis), mide ("gastro"-) ve ince bağırsak’ı ("entero"-) içeren mide bağırsak kanalı’nın iltihabı ("-itis") ile karakterize olan ve ishal, kusma, karın ağrısı ile krampa sebep olan bir tıbbi durumdur. Mide iltihabından gastro, mide mikrobu ve mide virüsü olarak da bahsedilmiştir. Grip ile ilgisi olmamasına rağmen mide gribi ve gastrik grip olarak da adlandırılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">İshal</span> gevşek veya sıvı bağırsak hareketleri

İshal veya diyare, bir günde en az üç kez gevşek, sıvı veya sulu bağırsak hareketlerinin olması durumudur. Genellikle birkaç gün sürer ve sıvı kaybı nedeniyle dışkı tutamama, rektal tenesmus durumu ve dehidrasyona neden olabilir. Dehidrasyon belirtileri genellikle cildin normal gerginliğini kaybetmesi ve sinirli davranışlarla başlar. Bu durum daha şiddetli hale geldikçe idrara çıkmada azalma, cilt renginde kayıp, hızlı kalp atışı ve yanıt vermede azalmaya kadar ilerleyebilir. Sadece anne sütüyle beslenen bebeklerde gevşek ancak sulu olmayan dışkı normaldir.

<span class="mw-page-title-main">Kalın bağırsak</span> Boşaltım sistemindeki ince bağırsak ile anüs arasındaki kısım

Sindirim sisteminin anatomisinde kalın bağırsak , ince bağırsak ile anüs arasındaki kısımdır. Toplam uzunluğu 1,5 ile 2 metre arasında olup, sindirim sisteminin beşte birini oluşturur. Başlangıcında yer alan çekumda çapı en geniştir, sonra kolon boyunca gittikçe daralır, anal kanaldan hemen önce yer alan rektumda epeyce bir genişler. Küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarda bumbar adı verilir.

<span class="mw-page-title-main">Bulantı</span> tıbbi semptom veya durum

Bulantı veya mide bulantısı bazen kusma dürtüsü olarak algılanan yaygın bir huzursuzluk ve rahatsızlık hissidir. Ağrılı olmamakla birlikte, uzun sürmesi halinde zayıflatıcı bir semptom olabilir ve göğüste, karında veya boğazın arkasında rahatsızlık hissi olarak tanımlanmıştır.

Glutensiz ve kazeinsiz diyet emilim bozukluğu olan çölyak hastalarında ve bu bozukluktan kaynaklı otistlerde açığa çıkan algılama bozukluklarının tedavisinde kullanılır. Aynı zamanda şizofreni hastalarına da önerilir. Gluten; buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir proteindir. Otizmde bu proteinlerin sindirimi için gerekli enzimlerin eksikliği söz konusu iken, çölyak hastalığında emilimi engelleyen iltihaplar oluşur. Otistlerde gluten sindirimi sonrasında gliadorfin ve kasomorfin isimli peptidler ince bağırsaklardan kana karışarak beyne ulaşır. Süt ve süt ürünlerindeki kazein de aynı etkiye sahiptir. Bu sayede bir opioid ilaç olan morfinin etkisine benzer algılamada bozukluklar oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Baş ağrısı</span> rahatsızlık

Baş ağrısı, başta ve bazen de boyun veya sırtın üst kısmında gerçekleşen ağrı. Yaygın ağrı şikâyetlerinden biridir ve hemen hemen tüm insanlar değişik nedenlerle baş ağrısından muzdarip olurlar.

<span class="mw-page-title-main">Un</span> öğütülmüş tahıl

Un, tahılların öğütülmesiyle elde edilen ince toza verilen addır. Başta ekmek ve hamur işleri olmak üzere pek çok gıdanın temel bileşenidir. Genellikle buğdaydan elde edilen toza sadece un denir. Arpa, yulaf, çavdar, mısır, nohut gibi bitkilerden elde edilen un ise, yaygın olarak o tahılın adıyla birlikte mısır unu, arpa unu biçiminde adlandırılır.

İltihabi inflamatuvar ya da bilinen adıyla bağırsak hastalığı (İBH) veya bağırsak iltihaplanması, bağırsaklarda bir grup enflamatuar koşulların oluştuğu hastalık. Crohn hastalığı ve ülseratif kolit ana iki türüdür. Ülseratif kolit kalın bağırsak ve rektumu etkilerken, Crohn hastalığı bağırsakların yanında ağız, sindirim borusu, mide ve anüsü de etkileyebilir.

Bağırsak geçirgenliği, bağırsak duvarını kaplayan hücrelerden vücudun geri kalan kısmına, yani besin maddeleri sindirim sisteminin içinden geçerken bir kısmının vücudun sindirim sistemi dışına geçişinin kontrolünü tarif eden bir terimdir. Bağırsakların normal olarak sindirilmiş besin maddelerinin ve sindirilmeden faydalı olan vitamin ve minerallerin duvarından geçmesine izin veren bir miktar geçirgenlik sergilemeye ek olarak, aynı zamanda antijenler ve sindirilmemiş besinler gibi zararlı olabilecek maddelerin bağırsaktan çıkmasını ve vücuda daha fazla yayılmasını engelleme işlevi vardır.

Otoimmün hastalık, bir vücut kısmına anormal bir bağışıklık tepkisinden kaynaklanan bir durumdur. En az 80 otoimmün hastalık türü tanımlanmış olup, bazı kanıtlar 100'den fazla türün olabileceğini düşündürmektedir. Herhangi bir vücut parçası tutulabilir. Semptomlar çeşitlidir ve genellikle hafif ila şiddetli arasında değişen ve geçici olabilen düşük dereceli ateş ve yorgun hissetmeyi içerir.

<span class="mw-page-title-main">Miyalji</span> Kas ağrısı

Miyalji, kas ağrısı için kullanılan bir tıbbi terimdir. Miyalji birçok hastalığın belirtisidir. Akut miyaljinin en yaygın nedeni, bir kasın veya kas grubunun aşırı kullanımıdır; bir başka olası neden viral enfeksiyondur, özellikle de travma olmadığında.

Vasküler demans (VaD), serebrovasküler bir hastalıktan kaynaklanan, beyne giden kan akışındaki sorunlardan kaynaklanan demanstır. Kısıtlı kan akışı (iskemi), etkilenen bölgede enfarktüs olarak bilinen hücre ve doku ölümüne yol açar. Vasküler demansın üç türü; subkortikal vasküler demans, çoklu enfarktüslü demans ve felçle ilişkili demanstır. Subkortikal vasküler demans, beyindeki küçük kan damarlarının hasar görmesi sonucu ortaya çıkar. Çoklu enfarktüslü demans, birçok bölgenin etkilendiği bir dizi mini inmeyle ortaya çıkar. Üçüncü tip, daha ciddi hasara yol açabilecek felçle ilgilidir. Bu tür hasarlar değişen düzeylerde bilişsel gerilemeye yol açar. Mini felçlerden kaynaklandığında bilişteki düşüş kademeli olarak gerçekleşir.

Genellikle nöropati olarak kısaltılan periferik nöropati, sinirleri etkileyen hasar veya hastalığı tanımlayan genel bir terimdir. Sinirlerin hasar görmesi, hangi sinirlerin etkilendiğine bağlı olarak duyu, hareket, bez veya organ fonksiyonlarını bozabilir; başka bir deyişle motor, duyu veya otonom sinirleri etkileyen nöropati farklı semptomlara neden olur. Birden fazla sinir türü aynı anda etkilenebilir. Periferik nöropati akut veya kronik olabilir ve geri dönüşümlü veya kalıcı olabilir.