İçeriğe atla

Çoruh'ta kayıkçılık

Borçka köyünde yolcu kayığı, 19. yüzyılın sonları. Giorgi Kazbegi'nin Bir Rus Generalinin Günlükleri - Türkiye Gürcistanı'nda Üç Ay adlı kitabından alınmıştır.

Çoruh’ta kayıkçılık, geçmiş yüzyıllarda, bugün Gürcistan'ın Batum kenti ile Türkiye'nin Artvin kenti arasında kayıklarla yapılan ulaşım ve taşımacılık için genel bir adlandırma olarak kullanılır. Bu ulaşım ve taşımacılık son zamanlarda Batum’a kadar devam etmese de Çoruh Nehri’nde 1950’lere kadar sürmüştür.[1]

Tarihçe

Çoruh vadisinde kayık yapımcıları, 19. yüzyılın sonları. Giorgi Kazbegi'nin Bir Rus Generalinin Günlükleri - Türkiye Gürcistanı'nda Üç Ay adlı kitabından alınmıştır.

Çoruh’ta kayıkçılığın ne zaman başladığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bölgenin doğal yapısından hareketle kayıkçılığın Çoruh vadisindeki en eski ulaşım ve taşıma biçimi olduğu söylenebilir. Giorgi Kazbegi'nin aktardığına göre bu kayıkların tipi antik Kolheti uygarlığına dayanmaktadır. Antik dönem yazarları bu kayıkları betimlemiş, araştırmacılar da buna dayanarak antik Pazisi’nin Rioni değil Çoruh ırmağı olduğu sonucuna varmışlardı.[2] Artvin’e gitmiş olan Fransız coğrafyacısı J. Mourier 1886 yılında Çoruh’ta 200 kadar kayığın seyrüsefer yaptığını belirtmiş, kendisi de Artvin’den Batum’a kayıkla seyahat etmiştir.[3] Giorgi Kazbegi de Artvin'de bulunduğu sırada Parhali'ye gitmeye karar vermiş, gideceği yolu kısaltmak için de Artvin'den Borçka'ya kayıkla gitmiştir. Giorgi Kazbegi kayıkla ulaşımın tehlikeli bir yolculuk olduğunu yazmıştır.[4] 1937 yılında Artvin’e giden İsmail Habib Sevük Cumhuriyet gazetesindeki yazı dizisinde Çoruh’taki kayıkçılığı anlatmıştır.[5] Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra yeni sınırın çizilmesinin sonucunda artık Batum’a seferlerin yapılmaması Çoruh’ta kayıkçılığın önemini azaltmış ve bu meslek 1950’lerde tamamen ortadan kalkmıştır.

Başlıca iskeleler ve seyrüsefer

Çoruh kıyısında meyve taşıyan Lazlar, 19. yüzyılın sonları. Giorgi Kazbegi'nin Bir Rus Generalinin Günlükleri - Türkiye Gürcistanı'nda Üç Ay adlı kitabından alınmıştır.

Çoruh’ta kayıkçılık zorlu ama iyi gelir getiren bir meslekti. Bu meslek Çoruh vadisindeki bütün köylerin ve Borçka halkının başlıca gelir kaynağıydı. Bir kayıkla iki-üç tona kadar yük taşınabiliyordu. Bu kayıklarla Çoruh vadisinde, Sirya, Oruçlu, Maradit ve çevre köylerde yetiştirilen üzüm, zeytin, kiraz, hurma gibi yaş meyveler satılmak üzere Batum’a götürülüyordu. Ayrıca Şavşat ve Kars'tan satın alınan tahıl karayoluyla Artvin'e getiriliyor, buradan da kayıklarla Batum'a taşınıyordu.[6] Giorgi Kazbegi ile aşağı yukarı aynı dönemde bölgeyi gezmiş olan Dimitri Bakradze’ye göre kayıklarla yerel ürünler, tereyağı, deri, çömlek, kiremit taşınıyordu. Kiremit ve çömleği Batum, Hopa ve Trabzon’da satıyorlardı.[7] Artvin ve Batum dışında bu kayıkların başlıca durak yerleri Çoruh Nehri kıyısındaki Maradit, Heba, Borçka, Sirya ve Oruçlu idi. Artvin'den hareket eden kayıklarla her türlü yükün yanı sıra Batum’a yolcu da taşınıyordu.[3][8] Muvahhid Zeki bu kayıkların Sirya'dan Batum'a kadar nakliye işinde kullanıldığını ve bir kayığın üç tona kadar yük taşıdığını yazar.[9]

Suyun hızının oldukça yüksek olduğu zamanlarda kayığı nehirdeki taşlara çarpmadan sürmek çeviklik ve deneyim gerektiriyordu. Bu kayıkların kaptanları bu işte oldukça becerikliydiler. Kayığa üç ton kadar yük yüklüyor ve yolculuğu kazasız biçimde tamamlıyorlardı. İyi havalarda Artvin köprüsünden Batum’a kadar düzenli biçimde seferler yapılıyordu. Suyun çalkantılı olduğu zamanlarda ise kayıklar Kabandibi köyünde duruyorlardı. Su seviyesinin düşük olduğu zamanlarda kayığın Artvin’den Batum’a ulaşması 8-10 saatte, bazen de 15 saatte mümkün oluyordu. Su seviyesinin kayığın daha hızlı seyretmesini sağlayacak kadar yüksek olduğu dönemlerde bu süre, 5-6 saat kadardı. Artvin’e geri dönmek bazen dört, bazen beş güne kadar uzuyordu. Çünkü Batum’da yüklenen kayıkları akıntıya karşı ters yönde deri kayışlarla çekiyorlardı.[10][11] Çoruh’un suyunun yaz aylarında azalması ve karların erimesi sonucunda ilkbaharda nehrin iyice kabarması kayık seferlerini zorlaştırıyordu. Nitekim Rus ordusunda görevli Gürcü asker İvane Caiani İveria gazetesine 1893 yılında Borçka'dan yazdığı haberde "Bu yıl Çoruh Nehrinin taşması Borçka köyünde yaşayan Müslüman Gürcülere çok büyük zarar verdi. Martın birinden başlayıp Mayısın sonuna geldik, Çoruh’ta hâlâ kayıkların işlemesi mümkün değil" diye belirtmiştir.[12]

Kayıkların tipi ve idaresi

Çoruh'taki ulaşım ve taşımacılıkta Çoruh vadisindeki ustalar tarafından imal edilen kayıklar kullanılıyordu.[13] Dar gövdeli olarak imal edilen bu uzun kayıkların altı düz, iki ucu sivri, ortası şişkindi; bir mekiği andırıyordu. Halk arasında halk “karakayık” denilen tekneler en az üç kişi tarafından idare ediliyor ve kaptanlarına da “reis” deniyordu.[3] Kayık ekibi reisin dışında, bir baş tayfa ve iki tayfadan oluşuyordu. Kayığı süren reise tayfalar kürek çekerek yardımcı oluyorlardı.[11] Kayıklar Venedik gondollerine benzeten Giorgi Kazbegi'ye göre ise, tekneler kestane ağacından yapılıyordu ve tabanları düzdü. Kayıklar 25 adım uzunluğunda, üç adım genişliğindeydi.[4] Gürcü tarihçi ve arkeolog Dimitri Bakradze’ye göre kayıklar ladin ve çamdan yapılıyor ve 1.500 kuruşa satılıyordu.[7] Kayığın ve arka bölümleri yukarı kalkıktı. Bir ustanın hazır malzemeden bir kayığı yapması yaklaşık bir ay sürüyor ve kayık taşımacılıkta 5-7 yıl kadar kullanılıyordu.[11]

Kaynakça

  1. ^ "Taner Artvinli, "Tarihe karışan bir meslek: Çoruh'ta Kayıkçılık"". 30 Mayıs 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2019. 
  2. ^ Giorgi Kazbegi, Bir Rus Generalinin Günlükleri - Türkiye Gürcistanı'nda Üç Ay, 2019, s. 122, ISBN 9789755537207.
  3. ^ a b c Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; bayburtpostasi.com.tr isimli refler için metin sağlanmadı (Bkz: )
  4. ^ a b Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi; Türkiye Gürcistanı 2019 isimli refler için metin sağlanmadı (Bkz: )
  5. ^ "Taner Artvinli, "Tarihe karışan bir meslek: Çoruh'ta Kayıkçılık"". 15 Kasım 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Kasım 2021. 
  6. ^ Giorgi Kazbegi, Bir Rus Generalinin Günlükleri - Türkiye Gürcistanı'nda Üç Ay, 2019, s. 124, ISBN 9789755537207.
  7. ^ a b Dimitri Bakradze, Guria ve Acara'da Arkeolojik Yolculuk (Gürcüce), 1987, Tiflis, s. 36.
  8. ^ Giorgi Kazbegi, Bir Rus Generalinin Günlükleri - Türkiye Gürcistanı'nda Üç Ay, 2019, s. 126, ISBN 9789755537207.
  9. ^ Muvahhid Zeki, Artvin Vilayeti Hakkında Malumatı Umumiye, 2010, s. 66, ISBN 9789944197526.
  10. ^ Giorgi Kazbegi, Bir Rus Generalinin Günlükleri - Türkiye Gürcistanı'nda Üç Ay, 2019, s. 123, ISBN 9789755537207.
  11. ^ a b c Roin Malakmadze, "Ligani vadisinde kayıkçılık", Pirosmani dergisi, 2008, sayı 6, s. 18-20.
  12. ^ İvane Caiani, "დაბა და სოფელი" (Kasaba ve Köy), İveria gazetesi, 7 Temmuz 1893, sayı 142.
  13. ^ Giorgi Kazbegi, Bir Rus Generalinin Günlükleri - Türkiye Gürcistanı'nda Üç Ay (Çeviri: Rıdvan Atan), 2019, s. 125, ISBN 978-975-553-720-7.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Artvin</span> Türkiyenin bir ilçesi ve Artvin ilinin merkezi

Artvin ; Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nin, doğu ucunda yer alan ve Artvin ilinin idari merkezi olan şehirdir.

<span class="mw-page-title-main">Borçka</span> Artvin ilinin ilçesi

Borçka, Artvin iline bağlı bir ilçe ve ilçenin merkezidir. Çoruh Nehri kıyısında yer alan Borçka kasabası eskiden Çoruh'ta kayıkla yapılan taşımacılığın iskelelerinden biriydi. Borçka'nın yüz ölçümü olarak en büyük köyü Güreşen eski adıyla Pehlivan'dır.

<span class="mw-page-title-main">Zeytinlik, Artvin</span>

Zeytinlik, Artvin ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Demirciler, Borçka</span>

Demirciler, Artvin ilinin Borçka ilçesine bağlı bir köydür. Eski adı Mamanati'dir. Bu ad Türkçeye Mamanat olarak girmiştir. Demirciler eski Pançureti ve Kostaneti köylerini de kapsamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kale, Borçka</span>

Kale, Artvin ilinin Borçka ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Esenkıyı, Hopa</span> Artvin köyü

Esenkıyı, Artvin ilinin Hopa ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Çamlı, Hopa</span> Artvin köyü

Çamlı, Artvin ilinin Hopa ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Köprülü, Şavşat</span>

Köprülü, Artvin ilinin Şavşat ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Obaköy, Şavşat</span>

Obaköy, Artvin ilinin Şavşat ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Parhali Manastırı</span> Gürcü Ortodoks Manastırı

Parhali Manastırı, tarihsel Tao bölgesinde, Türkiye'nin Artvin ilinin Yusufeli ilçesine bağlı Altıparmak köyünde bulunan Gürcü Ortodoks manastırıdır. 9-10. yüzyıllarda inşa edilen manastır yapı topluluğundan ana kilise ile iki şapel günümüze ulaşmıştır. Parhali kelimesi Türkçede Barhal biçimini almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Giorgi Kazbegi</span>

Giorgi Kazbegi, Rus ordusunda görev yapmış Gürcü general ve coğrafyacıdır. Tao-Klarceti ve Lazeti bölgelerine 1874 yılında yaptığı seyahatın günlükleriyle tanınır.

<span class="mw-page-title-main">Shalta Kilisesi</span> Katedral

Shalta Kilisesi, Gürcistan’ın Acara bölgesinde 12. yüzyıldan kalma Gürcü Ortodoks kilisesi. Hulo ilçesinde Kinçauri köyündedir. Kilisenin duvarlarında 14. ya da 15. yüzyıla özgü Bizans sanatı tarzında resim fragmanları günümüze ulaşmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Fasis (akarsu)</span>

Fasis, eski Yunan kaynaklarına göre Karadeniz’in doğusunda yer alan ve bu denize dökülen akarsu. Bu akarsuyun Gürcistan’ın batısındaki Rioni olduğu genel kabul görmüştür.

Satle Kilisesi, tarihsel Şavşeti bölgesinde, günümüzde Artvin ilinin Şavşat kasabasında ve eski adı Satleli (Satle) olan Söğütlü mahallesinde Orta Çağ'dan kalma Ortodoks Gürcü kilisesidir. Satleli Kilisesi ya da Satlel Kilisesi olarak da bilinir.

Pançureti, tarihsel Klarceti bölgesindeki yerleşim yerlerinden biridir. Günümüzde Artvin ilinin Borçka ilçesinde yer alır ve adı Pançarlı olarak değiştirilmiştir. Pançarlı köyü daha sonra Demirciler köyünün bir mahallesine dönüştürülmüş ve adı Pancarlı olarak yerleşmiştir.

Kostaneti, tarihsel Klarceti bölgesinin yerleşim yerlerinden biridir. Günümüzde Artvin ilinin Borçka ilçesinde yer alır ve adı Kestane olarak değiştirilmiştir. Kestane köyü daha sonra Demirciler köyünün bir mahallesine dönüştürülmüştür.

Çat, Artvin ilinin Borçka ilçesindeki köylerden biriydi. Sonradan Düzköy'ün mahallesine dönüştürülmüştür. Çhala Vadisi'nde yer alır ve Borçka kasabasına yaklaşık 8 km uzaklıktadır.

Şavşat Çayı, Artvin ilinin Şavşat ilçesindeki akarsulardan biridir. Arsiyan Dağları'ndaki Sahare Dağı’nın etkelerinden kaynaklanması nedeniyle temiz bir suya sahiptir. Osmanlı yönetiminin son dönemimde, 1874 yılında Şavşeti ve Klarceti bölgelerini gezen Rus ordusunda görevli general ve coğrafyacı Giorgi Kazbegi günlüklerinde, Arsiyan Dağları'nın bu kısımda kayalık karaktere büründüğünü ve Şavşat Çayı'nın üst kaynaklarını tamamen ulaşılamaz hale getirdiğini yazar.

<span class="mw-page-title-main">Artvin'de bağcılık</span> bağcılık kültürü

Artvin'de bağcılık, dünyanın en eski bağcılık geçmişine sahip Gürcistan'ın tarihsel bölgeleri olan Lazeti, Klarceti ve Şavşeti bölgelerindeki geleneğe dayanmaktadır. Nitekim geleneksel Gürcü şarap küpleri olan Kvevri (ქვევრი) kalıntıları Şavşat ilçesinin Otluca, Ardanuç ilçesinin Güleş, Artvin'in merkez ilçesinde Bağcılar gibi yerlerde ortaya çıkarılmıştır. Öte yandan Gürcistan'ın Acara ve Guria bölgeleri ile Artvin'de benzer asma cinslerinin varlığı da bunu işaret etmektedir. Bu asma cinslerinin bazılarının adları, bugünkü Artvin bölgesindeki yer adlarıyla ilişkilidir. Livanura, Klarculi, Şavşuri, Orcohuli, Hopaturi gibi üzüm türleri bunların başında gelir. Klarceti-Şavşeti bölgelerinden Gürcistan'a götürülen asma cinslerine, götüldüğü yerlere atfen Livanura, Klarculi, Şavşuri gibi adlar sonradan verilmiş olup özgün adları bilinmemektedir. Bunların dışında, Gürcistan'ın genelinde yaygın olan şaraplık üzüm Saperavi, Artvin ilinin Berta vadisinde, "Gverda (Güverda) Bağları" olarak bilinen bağlarda yetiştirilmektedir.

Çhala Vadisi, Artvin ilinin Borçka ilçesinde Çhala Deresi ile kollarının oluşturduğu vadidir. Çahala adı, bugünkü Düzköy'ün eski adı olan Çhalazeni yerine de kullanılmaktadır.