
Devrekani, Türkiye Cumhuriyeti'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Kastamonu ilinin bir ilçesidir.

Kaba Taş Devri, Yontma Taş Devri veya bilimsel adıyla Paleolitik Çağ olarak tanımlanan Eski Taş Çağı günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce başlamış ve 12.000 yıl önce son bulmuştur. Ancak verilen bu tarihlerin dünya geneli içinde geçerli olduğunu ve yerel olarak değişmeye açık bulunduğunu da belirtmek gerekir. İnsanlık tarihinin %99'u gibi çok büyük bir bölümünü kapsayan bu çağ, aynı zamanda ilk insan atalarının ortaya çıkışı ve ilk aletlerin üretimi yoluyla insanın kavrama yeteneği ve temsil etmesiyle de söz konusu tarihin gelişimi içinde çok önemli bir yer tutmaktadır.

Hasandağı ya da Hasan Dağı deniz seviyesinden 3268 metre yüksek olan tepesiyle bir volkanik dağdır. Büyük Hasan ve Küçük Hasan Dağı olmak üzere iki büyük krateri vardır. Melendiz dağının büyük kısmı, bu iki kraterden çıkan lavlardan meydana gelmiştir. Büyük Hasan dağında iyi muhafaza edilmiş bir ana krater ile onun etrafında parazit koniler bulunur. Küçük Hasan dağının zirvesi bir Somma durumundadır. Yani eski kalderanın sınırlarını teşkil eden dikliklerin artıkları vardır. Bunlar sayesinde ilk kraterin şeklini çıkarmak mümkündür. Adı geçen kraterden çıkan andezit ve bazalt lavları kuzeye doğru akarak geniş bir alana yayılmış, tüfler ise Kızılırmak'a kadar ulaşmıştır. Bu dağ Aksaray ve Niğde il sınırları içerisinde yer almaktadır. 1750 metresine kadar meşe ormanlarıyla kaplıdır. Dağın eteklerinde ve çevresinde çeşitli Türk boyları ve özellikle de Yörükler yaşarlar. Özellikle ana volkan konisini oluşturan Büyük Hasan Dağı ; kuzeybatısındaki Aksaray Ovası batısındaki Obruk Platosu ve güneyindeki Bor Ovası düzlüklerinden aniden yükselerek kasvetli bir doğal Abide görüntüsü sunmaktadır. Bu ana volkan konisinin doruğu tipik bir kraterden oluşmakta ve kraterin tabanında bir krater gölü bulunmaktadır. Ana koninin hemen güneydoğusundaki daha küçük boyutlu ve yükseltisi daha az olan ikiz koni ise Küçük Hasan Dağı olarak anılmaktadır. Bu volkan konisinin de doruğu tipik bir krater halindedir. Oldukça taze ve karakteristik volkan şekilleriyle Türkiye'nin en genç volkan dağları arasında bulunan Hasan Dağı volkanik ünitesi tarihi çağlardan bu yana daldığı uykusuna devam etmektedir. Dağın eteklerinde Antik Roma şehri Nora bulunmaktadır.
Ulucak Höyüğü, İzmir yakınlarında, Ankara yolu üzerinde, Kemalpaşa'nın 7 km kuzeybatısındaki Ulucak köyünde bulunan bir arkeolojik yerleşimdir. İzmir sınırları içinde bilinen ilk çiftçi köy yerleşimidir.

Balta, insanoğlu tarafından on binlerce yıldır odunu kesmek, şekillendirmek ve parçalamak için; savaşlarda silah olarak veya seremonilerde gösterişli bir sembol olarak kullanılan bir alettir. Baltaların birçok formu vardır; ama çoğu temel olarak bir baş ve bir saptan oluşurlar.

Azıh mağarası ,Azerbaycan'ın güneybatısındaki Küçük Kafkas Dağları'nın güneydoğu yamacında, Karabağ'ın Kuruçay vadisinde, Tuğ çöküntüsünde, Kuruçay nehrinin sol kıyısında, nehirden 3 km uzaklıkta, Kuruçay'ın modern yatağından 100-120 metre yukarıda yer almaktadır. Karabağ'ın Hocavend ilçesinde Azıh ve Salaketin köyleri arasında, Füzuli şehrinden 14 km kuzeybatıda, deniz seviyesinden 900 metre yükseklikte bulunan bir mağara kompleksidir. Azıh mağarasının alanı 800 km²'dir. Burada uzunluğu 600 metreye kadar uzanan 8 koridor bulunmaktadır. Koridorların bazıları 20-25 metre yüksekliğe kadar ulaşmaktadır.
Nevali Çori, Şanlıurfa ilinin Hilvan ilçesine bağlı Güluşağı mahallesinin hemen kuzeybatısında bulunan bir höyüktür. Höyük, Atatürk Baraj Gölü suları altında kalmadan önce Fırat'ın bir kolu olan Kantara Deresi'nin iki yanında yer almaktaydı. Dere höyüğü ikiye bölmüş durumdadır. Yerleşme, derenin doğu yakasında 90 X 40 metre boyutlarında, batı yakasında ise daha küçük bir alandır. Bu yerleşmelerden büyük olanı (doğu) Nevali Çori I, batı taraftaki ise Nevali Çori II olarak adlandırılmaktadır. Yerleşmenin arkeolojik olarak en önemli tabakaları, beş yapı katı olarak izlenen, Nevali Çori I olarak tanımlanan kesimdeki Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ tabakalarıdır. Bu tabakalarda yürütülen kazı çalışmaları ve buluntular üzerinde yapılan analizler, Nevali Çori neolitik halkının esas olarak avcı - toplayıcı yaşam tarzını sürdürmekle birlikte, tarım ve hayvancılık yaptığını ortaya koymaktadır. Ortaya çıkarılan mimari kalıntılar ise Orta Fırat Havzası'nın Erken Neolitiği hakkında önemli bilgiler vermiştir. Özellikle, Göbekli Tepe, Urfa – Yeni Mahalle, Karahan, Sefer Tepe, Hamzan Tepe ve Taşlı Tepe gibi arkeolojik alanlarda benzerleri görülen T biçimli sütunların yer aldığı kült binası önemli bir keşif olmuştur.
Büyük Güllücek Höyük, Çorum İl merkezinin güneybatısında, Alaca İlçesi'nin kuzeybatısında, Büyük Güllücek Köyü'nün güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyüğün gerçek adı Kaletepe olmakla birlikte arkeoloji yazınında en yakın yerleşimin adıyla geçmektedir. Yerel olarak ise Nurlu Kale olarak bilinmektedir. Tepe, Kaledere ve Ağçeviren dereleri arasındaki sırtta, dereden 50 metre yüksekliktedir. Çapı yaklaşık olarak 50 metredir. Höyük, Alacahöyük'ün 15 km. kadar kuzeydoğusuna düşmektedir.
Kömürcü / Kaletepe Höyüğü, Niğde İli, Çiftlik İlçesi'ne bağlı Kömürcü Köyü yakınlarındaki Kaletepe olarak bilinen kayalık tepede yer alan bir höyüktür. Göllü Dağı'nın doğu yamacındaki höyük 150 x 150 metre boyutlarındadır. İki yanından birer dere akmaktadır.
Coşkuntepe, Çanakkale İl merkezinin güneyinde, Ayvacık İlçesi'nin güney-güneydoğusunda, Bademli Köyü'nün 4 km. güneybatısında yer alan bir yerleşmedir. Yerleşme, Ege Denizi'ne ve Midilli Adası'na dönük dik bir yamaç üzerindeki kayalık yükselti üzerindedir. Denizden yükseklği 230 metredir. Asarlık / Palamedyum Harebeleri'ne çok yakın konumdadır. Denizden 1,5 km. içeride olan yerleşmenin üç tarafı yamaçla çevrili olup sadece kuzey kesimden yaklaşma vermektedir. Bu haliyle savunmaya elverişli bir konumdadır. Yüzeydeki çanak çömlek dağılımına göre 100 metrekarelik bir alana yayılmış olduğu düşünülmektedir. MÖ 6000 dolaylarına tarihlenen neolitik yerleşme, Batı Anadolu'nun en batısında yer alan Neolitik Çağ yerleşmesi olarak görülmektedir.
Kumartepe, Şanlıurfa il merkezinin 1,5 km kuzeybatısında, Bozova İlçesi'nin kuzeydoğusunda, İğdeli Köyü'nün kuzeyinde yer alan bir düz yerleşmedir. Günümüzde Atatürk Baraj Gölü altında kalmıştır. Barajın yapımından önce Fırat'ın güney kıyısında, İncesu Vadisi ile Fırat Vadisi'nin birleştiği yerdeydi.

Tarihöncesi Gürcistan, bugünkü Gürcistan topraklarına ilk insanların yerleştiği dönem ile Asur, Urartu ve Klasik dönem yazarlarının bahsettiği proto-Gürcü kabilelerinin görülmeye başladığı dönem arasındaki zaman dilimine verilen addır.
Obi-Rakhmat Mağarası, Neandertal fosilleri içeren ve Orta Paleolitik döneme tarihlenen bir tarih öncesi bölgedir. Tanrı Dağları'ndaki Talassky Alatau Sıradağları'nın güneybatı ucundaki Chatkal ve Pskem nehirlerinin kavşağına yakın dar bir karst mağarası olan Obi-Rakhmat, Taşkent, Özbekistan'ın 100 kilometre (62 mi) kuzeydoğusunda yer almaktadır.

Göytepe Arkeoloji Parkı Azerbaycan'da bir neolitik arkeolojik parktır. Göytepe, Şomutepe kültürüne bağlı olup, Güney Kafkasya'da Neolitik erken döneminin en büyük yerleşim yeridir.
Azerbaycan'daki Taş Devri, Paleolitik, Mezolitik ve Neolitik dönemlere ayrılmıştır. Karabağ, Kazah, Lerik, Kobustan ve Nahçıvan'da Taş Devri ile ilgili araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Kazah bölgesindeki Gyrag Kasaman köyü yakınlarında bulunan Şorsu vadisinde Taş Devri'ne ait taş malzemeler Mammadali Hüseynov tarafından bulunmuştur. Hüseynov'un araştırmalarına göre, insanlar ilk olarak 2 milyon yıl önce Azerbaycan topraklarına yerleşmişlerdir. Taş Devri'nde bölgede iki farklı insan türü yaşamaktaydı: Homo neanderthalensis ve Homo sapiens.

Oldowan, tarih öncesi dönemlerde yaygın bir arkeolojik taş alet endüstrisiydi. Bu ilk taş aletler basitti ve genellikle başka bir taşla yontulmuş bir veya birkaç puldan yapılıyordu. Oldowan aletleri, Alt Paleolitik dönemde, 2,6 milyon yıl öncesinden en az 1,7 milyon yıl öncesine kadar, Afrika'nın büyük bölümünde eski Homininler tarafından kullanılmıştır. Bu teknolojik endüstriyi daha sofistike Aşölyen endüstrisi izledi.

Tarih öncesi Asya, yazı sistemlerinin icadından veya kayıtlı tarihin belgelenmesinden önceki dönemlerde Asya'daki insan varlığını ifade eder. Buna, şu anda veya geleneksel olarak Asya kıtası olarak kabul edilen Avrasya kara kütlesinin bazı kısımları da dahildir. Kıta genel olarak Ural Dağları, Kafkas Dağları, Hazar Denizi, Karadeniz ve Kızıldeniz'in doğusunda yer alan Büyük ve Hint okyanusları ile Kuzey Buz Denizi arasında sınırlanan bölge olarak tanımlanmaktadır.
Sel-Ungur, Os şehrinin batısında, Soh vadisinde, Aydarken kasabasının batı sınırında yer alan ve Orta Asya'nın Musteryen öncesini temsil eden ilk mağara sitidir. Alanın bir kısmı Özbekistan, bir kısmı Kırgızistan topraklarında yer alır.

Tarih öncesi Afrika, yazı sistemlerinin icadı ve kayıtlı tarihin belgelenmesinden önceki dönemlerde Afrika'daki insan varlığını ifade eder.
Taforalt, muhtemelen Kuzey Afrika'nın en eski mezarlığı olan Fas'ın Burkan ilinde bulunan bir mağaradır.