İçeriğe atla

Çinka

Ç’ink’a do Moni Bozo adlı kitabın kapağındaki Çinka tasviri

Çinka (Gürcüce: ჭინკა; okunuşu: "ç'ink'a"), Gürcü ve Laz-Megrel mitolojisinde karada yaşayan küçük yaratıklardır. Hem erkek hem de dişi olabilen Çinkalar, ormanlarda ve ıssız yerlerde yaşarlar.[1]

Etimoloji

Latincede ruh cin anlamına gelen genius, Arapçaya cin olarak çevrilmiştir. Gürcücede kelimeye küçüklük, yavruluk anlamı katan -ka ekinin cin kelimesine eklenmesiyle çinka türemiştir.

Türleri

Bulunduğu yere göre, çinka 3 farklı şekilde tanımlanmaktadır.

  • Kötü bir cin
  • Küçük ruhlar
  • Güzel bir peri

Tanımlama

Fransız profesör Georges Dumézil, çinkayı şöyle tanımlamaktadır:

Kamparna'daki (Dikyamaç) çinka tanımı ise şöyledir:

Bununla beraber Pazar'daki (Atina) çinka tanımında çinkanın uzun suratlı, uzun boylu, ince yapılı ve ayaklarının ters olduğu yazar. Çinkaların yaşam ortamı ırmaklardaki büyük taşların arasındaki mağaralardır. Akşam ezanından sonra değirmenlerin çevresinde ortaya çıkan çinkalar, horozların ötüşünü takriben yok olurlar. Fırtına Deresi çevresindeki Laz köylerinde yaşayanlar ise çinkayı germakoçi ile ilişkilendirir ve çinkaya çika derler. Zğemi (Aşağıdurak) köyünde ise çinka diğer yerlerdekinin aksine iyi bir ruhtur. İnsanlara kötülüğü dokunmayan, uzun saçlı ve güzel bir kadın olarak tasvir edilir. Güneşli günlerde gölün etrafından açığa çıkan güzel ruh, bebeğinin altın beşiğini gölün üstünde sallar.[2]

İnanışlar

Arhavi'de çinkanın saçını koparan kişinin çok zengin olacağına inanılır. Pazar'da ise akşamları değirmenlerin yanından yalnız başına geçmek çinka çıkacağı korkusuyla tercih edilmez. Kazayla çinkalarla konuşulması halinde çinkaların insanları mağaralarına götürüp boğduğuna inanılır. En olumlu olasılık ise insanın konuştuğu şeyin çinka olduğunu idrak etmesidir. Bu durumda kişi çarpılır (elipardalen). Çinka insan tarafından tanındığını fark ederse insanı anında öldürür. Altın madenlerini bulan kişilere çinkaların musallat olacağı ise bir başka inanıştır. Çinkayı germakoçi ile ilişkilendirenler ise çinka ile karşılaştıklarında başparmaklarını saklarlar. Çünkü başparmağı olmayan ve başparmağı olan insanları kıskanan germakoçi, başparmağı fark ederse ısırarak kopartır. Çinka doğum yaparken ona yardım eden kişilerin çinka tarafından altınla ödüllendirildiğine dair bir söylenti vardır. Zğemi (Aşağıdurak) köyündeki bir söylenti, çinkanın yüzünü görenin köşeyi döneceği yönündedir.[3]

Kaynakça

  1. ^ İnga Antidze, Gürcü Mitolojik Kahramanalar ve Dünyası (Gürcüce: ქართული მითიური გმირები და მათი სამყარო), Tiflis, 2021, s. 66, ISBN 978-9941-494-09-3.
  2. ^ Paris, Catherine (1992). Caucasologie Et Mythologie Comparee. Actes Du: COLLOQUE INTERNATIONAL DU CNRS-IVE COLLOQUE DE CA. Peeters Publishers. s. 115-119. ISBN 2877230422. Erişim tarihi: 21 Aralık 2019. 
  3. ^ Çağatay, İrfan Aleksiva; Çağatay (2009). "Laz Mitolojisinde Bir Figür: Çinka". Skani Nena. s. 81. 20 Aralık 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 21 Aralık 2019. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Cin, İbrahimi dinler de dahil olmak üzere modern veya antik birçok din ve inanışta bulunan bir tür ruhani mitolojik yaratıktır. Farklı inanışlarda farklı karakteristiklere ve özelliklere sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Lazca</span> Laz halkı tarafından kullanılan dil

Lazca Türkiye'nin Doğu Karadeniz kıyı şeridinde Rize ilinin Pazar ilçesinde bulunan Melyat Deresi'nden itibaren ve Gürcistan'ın Türkiye ile paylaştığı Sarp köyüne uzanan bölgede yaşayan Laz halkı tarafından konuşulan ve eski Kolhis dilinin devamı olduğu düşünülen Zanik bir Güney Kafkas dilidir.

Oçokoçi veya Oçi Koçi, Gürcü-Megrel-Laz mitolojisinde dağda yaşayan bir kişilik. Megrel halk inanışında kışın köylere dadanan ve erkek çocuklarla ahırdaki inek yavrularını yiyen vücudu kıllarla kaplı insan görünümünde bir iblistir. Oçokoçi, konuşmasını bilmez, ama çıkardığı ses insanlar için dayanılmaz bir sestir. Oçokoçi'nin bütün vücudu simsiyah tüylerle kaplıdır. Uzun ve keskin pençeleri vardır. Yanında baltaya benzer bir alet taşır ve kendisine karşı gelen insanları bu aletle ikiye ayırır. İnsanlar tarafından öldürülen Oçokoçi, ikinci kez ateş edildiğinde canlanır.

<span class="mw-page-title-main">Lazlar</span> Etnik grup

Lazlar (Lazca: Lazepe, Lazi Güney Kafkas dillerinden Lazca konuşan ve Türkiye ve Gürcistan'ın Karadeniz kıyısındaki bölgelerinde yaşayan bir etnik gruptur.

<span class="mw-page-title-main">Oğuz Han</span> Türk ve Altay mitolojisine göre Türklerin atası

Oğuz Kağan ya da Oğuz Han, Türk ve Altay mitolojisinde Oğuz Türklerinin atası. Uğuz Han, Uz Han veya Oğur Han olarak da bilinir. Dedesi Kabi Han, annesi Ay Kağan, babası Kara Han'dır. Oğuz Kağan Destanı'nın baş kahramanıdır. 24 Oğuz Boyu’nun ondan türediğine inanılır. Bazı kaynaklara göre destanda Asya Hun İmparatorluğu'nun hükümdarı Mete Han ile özdeşleştirilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Altıparmak, Yusufeli</span>

Altıparmak, Artvin ilinin Yusufeli ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Elmalık, Pazar</span>

Elmalık, Rize ilinin Pazar ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Dağdibi, Pazar</span>

Dağdibi, Rize ilinin Pazar ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Aşağıdurak</span> türkiyede bulunan rizeli bir köy

Aşağıdurak, Rize ilinin Ardeşen ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Dereyolu, Göle</span>

Dereyolu, Ardahan ilinin Göle ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Karlıyazı, Göle</span>

Karlıyazı, Ardahan ilinin Göle ilçesine bağlı bir köydür.

Kamos, Harput yörelerinde görülen bir kötücül yaratıktır. Kapos da denir. Kâbuslara ve karabasanlara neden olan kötü ruhtur. Yalnız başına uyuyan insanların üzerine bütün ağırlığı ile çöker, onların çarpılmalarına bazen de ölmelerine sebep olabilirmiş. Geceleri dolaşan bu yaratık anlatımlara göre bazen iriyarı, bazen de cüce görünüşlüdür. Başında daima bir börk taşır. Bir insan bu börkü kapmayı başarırsa elinde börk büyüklüğünde altın kalacağına inanılır. Zaman zaman kara kedi şeklinde de görülebilen kamosun bastığı kişi, kanının çekilip damarlarının kuruduğunu sanır. Kamos sözcüğünün kâbus kelimesinin anlamı ile benzeşmesi dikkat çekicidir.

<span class="mw-page-title-main">Değirmen İyesi</span> Türk ve Tatar mitolojisinde değirmenin koruyucu ruhu

Değirmen İyesi - Türk ve Tatar mitolojilerinde değirmenin koruyucu ruhu. Deyirmen İyesi de denir. Değişik Türk dillerinde Tegermen (Tiyirmen) İyesi olarak da bilinir.

Su Ana - Türk, Tatar ve Altay mitolojilerinde Su Tanrıçası. Değişik Türk dillerinde Suv Ana olarak da bilinir. Moğollar Usan (Uhan) Ece olarak adlandırırlar.

Su Ata - Türk, Tatar ve Altay mitolojisinde Su Tanrısı. Değişik Türk dillerinde Suv Ata olarak da bilinir. Moğollar Usan (Uhan) Etseg olarak adlandırırlar.

Örek – Türk, Tatar ve Altay halk inancında yaşayan ölü, zombi, hayalet gibi manalar taşır. İnsanların öldürüldüğü ya da insan kanının akıtıldığı yerde ortaya çıktığı söylenir. Daha çok, öldürülen insanların mezarı üstünde rastlanır. Örek insanlara zarar vermez, ancak onun gezindiği görülür ya da acıklı seslerle inlediği işitilir. Bu açıdan hortlaktan farklıdır, çünkü hortlak insanlara zarar verebilir. Öldürülmüş insanların ruhu huzur bulamaz ve katilin ya kapısını çalar ya da penceresini tıklar. Katil bu nedenle aklını yitirebilir. Uzun boylu ve zayıf olup, kefenini çıkarmadan sadece yüzünü açar. Macarcadaki Ördög ile ilgilidir. İnsan öldürmenin eninde sonunda cezasız kalmayacağını anlatmaktadır.

Vudaş, Çuvaş mitolojide su ruhu. Vudaş, efsanelere göre boğularak ölmüştür ve su cinine dönüşmüştür. Yarım insan görünümündedir. Bazen iki ayağı üzerinde insanlar gibi yürüdüğü söylenir. Büyük nehirlerde ve göllerde yaşar. Vudaşın tıpkı insanlarla aynı yaşam tarzına sahip olduğuna inanılırdı. Onların da aralarında yaşlı erkekler ve bebekler vardır, aileleri bulunur.

Lazca bir Güney Kafkas dilidir. Bazı durumlarda Zan dilinin güney lehçesi olarak kabul edilir, bu durumda kuzey lehçe de Megrelce olur.

Gürcü mitolojisi, Hristiyanlık etkisinin görülmeye başladığı tarihten önceki Gürcülerin mitolojisini ifade eder. Gürcü mitleri ve efsaneleri esas olarak popüler masallarla günümüze ulaşmıştır. Bu efsanelerin çoğu, 3 ve 4. yüzyıllarda Gürcistan'ın Hristiyanlaşmasıyla dini efsanelerle kaynaşmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Ocak zinciri</span>

Ocak zinciri, güğüm, ocak ve kazan gibi aletlerin asıldığı, bir ucu tavandaki kirişe bağlı büyük zincirdir. Rize, Trabzon ve Artvin'in Arhavi, Hopa ve Borçka ilçelerinde kullanılmaktadır. Zincir halkaları burgulu bir şekilde yapılır ve bahçe ocağı da denen taş ocağa kadar uzatılır. Zincirin uçlarına ikili bir demir çengel monte edilir. Ocağın zincire bağlanması için kokancsi denilen demir kanca kullanılır.