
Fosil yakıt veya mineral yakıt, hidrokarbon ve yüksek oranlarda karbon içeren doğal enerji kaynağı. Kömür, petrol ve doğalgaz; bu türden yakıtlara başlıca örnektir. Ölen canlı organizmaların oksijensiz ortamda milyonlarca yıl boyunca çözülmesi ile oluşur. Fosil yakıtlar endüstriyel alanda çok geniş bir kullanım alanı bulmaktadır.

Yenilenebilir enerji, güneş ışığı, rüzgar, yağmur, gelgitler, dalgalar ve jeotermal ısı gibi karbon nötr doğal kaynaklardan elde edilebilen ve insan zaman ölçeğinde doğal olarak yenilenen kaynaklardan elde edilebilen enerjiye denir. Bu kaynaklar güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, dalga enerjisi, jeotermal enerji, hidrolik enerjisi, biyokütle enerjisi olarak sıralanabilir. Bu tür bir enerji kaynağı, yenilenmekte olduklarından çok daha hızlı kullanılan fosil yakıtların tam tersidir.
Almanya'da yenilenebilir enerjiden üretilen elektriğin oranı, 2000 yılında ulusal toplamda yüzde 6.3'ten, 2009 yılında yüzde 16.1'e yükselmiştir. 2009 yılında, Almanya'nın yenilenebilir enerji sektörüne toplamda 20 milyar Avro'yu bulan miktarda yatırım yapıldı. Resmi rakamlara göre, özellikle ufak ve orta boy işletmelerde, 2009 yılı itibarıyla 300.500 kişi Almanya'nın yenilenebilir enerji sektöründe çalışıyor. Bu istihdamın yaklaşık üçte ikisi, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yasası'na dayanıyor.

Enerji tasarrufu, bir enerji hizmetinin daha az kullanılarak enerji tüketimini azaltma çabasıdır. Enerjiyi daha verimli kullanarak veya kullanılan enerjinin miktarını azaltarak enerji tasarrufu sağlanabilir. Enerji tasarrufu, eko-yeterlilik konseptinin bir parçasıdır. Enerji tasarrufu önlemleri, binalardaki enerji ihtiyacını azaltarak çevre kalitesini, ulusal güvenliği, bireylerin finansal güvenliğini ve kazancı artırabilir. Enerji tasarrufu enerji hiyerarşisinin başında gelmektedir ve gelecekte kaynakların tükenmesini engelleyerek enerji maliyetlerini de düşürür.

Dünya enerji tüketimi bütün insan uygarlığı tarafından kullanılan toplam enerjiyi ifade eder.
İlaç kirliliği, ilaçlar ve ilaç metabolitleri tarafından oluşan, atık sular ile deniz çevresine ulaşabilen çevre kirliliğidir. İlaç kirliliği bu nedenle başta su kirliliği şeklindedir.
RETScreen Temiz Enerji Yönetim Yazılımı Kanada hükûmeti tarafından geliştirilmiş ücretsiz bir yazılım paketidir. RETScreen Expert San Francisco'da yapılan, toplantısında 2016 Clean Energy Ministerial vurgulanmıştır. Yazılım, Türkçe de dâhil olmak üzere 36 dilde kullanılabilir.

Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Paris merkezli bağımsız bir kuruluş olan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma (OECD) Örgütü çerçevesinde 1973-1974'te yaşanan petrol krizinde kuruldu. Uluslararası Enerji Ajansı, petrol tedarikinde yaşanan fiziksel kesintilere özel bir cevap için ve aynı zamanda Uluslararası Petrol Piyasası ve diğer enerji sektörlerine veri ve istatistikleri sağlamaktadır. Aynı zamanda son yıllarda, enerji tasarrufu ve teknoloji ve inovasyon alanlarında dayanışmayı desteklemektedir.

Çin'de enerji veya Çin'in enerji politikası, Çin hükümetinin enerjiye ve enerji kaynaklarına dair tasarladığı politikadır. Ekonominin büyümesini sürdürebilmek için yeterli enerji desteğinin mevcut bulundurmak, Çin hükûmeti için 1949'ten bu yana çekirdek endişe oluşturmuştur. Hollanda merkezli bir araştırma ajansına göre Çin, dünyanın en büyük sera gazı yayıcısıdır. Buna rağmen Çin'deki kişi başı salınımlar, gelişmiş ülkelerden yine çok daha düşüktür. Ek olarak Çin, dünyanın en büyük yenilenebilir enerji üreticisidir.

Bu liste, insan faaliyetlerinin, biyofiziksel çevre üzerindeki zararlı etkilere sebep olan çevre sorunlarının bir listesidir. Genel anlamda; sorunlar, etkileri ve hafifletici unsurlar olarak sınıflandırılırlarsa da, etkilerin birbirine bağlı olduğu ve yeni etkilere neden olabilecekleri gözden uzak tutulmamalıdır.

Enerji verimliliği ürün ve hizmetlerin sağlanması için gereken enerji miktarını azaltma hedefidir. Örneğin, bir evin yalıtılması, bir binanın rahat bir sıcaklık elde etmek ve korumak için daha az ısıtma ve soğutma enerjisi kullanmasına izin verir. LED aydınlatma, floresan aydınlatma veya doğal ışık için tavan pencerelerinin kullanılması, geleneksel akkor ampullerin kullanımına kıyasla aynı aydınlatma seviyesine ulaşmak için gereken enerji miktarını azaltır. Enerji verimliliğindeki iyileşmeler genellikle daha verimli bir teknoloji veya üretim süreci benimsenerek veya enerji kayıplarını azaltmak için yaygın olarak kabul edilen yöntemlerin uygulanmasıyla elde edilir.

Enerji güvencesi ulusal güvenlik ile enerji tüketimi için doğal kaynakların bulunabilirliği arasındaki ilişkidir. (Nispeten) ucuz enerjiye erişim, modern ekonomilerin işleyişi için zorunlu hale gelmiştir. Bununla birlikte, enerji kaynaklarının ülkeler arasında eşit olmayan dağılımı, ciddi kırılganlıklara neden olmuştur. Uluslararası enerji ilişkileri, hem enerji güvenliği hem de enerji kırılganlığına yol açan dünyanın küreselleşmesine katkıda bulunmuştur.

Yunanistan'da enerji üretimi, devletin sahip olduğu Kamu Enerji Şirketi'ne aittir. 2009'da KES Yunanistan'daki tüm elektrik enerjisi talebinin %85,6'sını karşılarken, 2010'da bu rakam %77,3'e düşmüştür. KES'in güç üretiminin 2009'da %51,6'sı, 2010'da %48'i linyit kullanılarak üretilmiştir.

Arnavutluk'ta yenilenebilir enerji, biyokütle, jeotermal, hidrolik güç, güneş ve rüzgâr enerjisini kapsamaktadır. Arnavutluk çoğunlukla hidroelektrik kaynaklara güvenmektedir, bu nedenle su seviyeleri düşük olduğunda zorlanmaktadır. Arnavutluk'ta iklim Akdeniz'dir, bu nedenle güneş enerjisi üretimi için önemli bir potansiyele sahiptir. Dağ kotları rüzgâr projeleri için iyi alanlar sağlar. Arnavutluk'ta doğal kuyular olduğu için potansiyel olarak kullanılabilir jeotermal enerji de vardır.

İnsanın çevre üzerindeki etkisi veya çevre üzerindeki antropojenik etki, biyofiziksel ortamlarda ve ekosistemlerde, biyoçeşitlilikte ve doğal kaynaklarda doğrudan veya dolaylı olarak insanlar tarafından neden olunan küresel ısınma, çevresel bozulma, okyanusların asitlenmesi, kitlesel yok oluş, biyoçeşitlilik kaybı, ekolojik kriz, yasak avlanma ve ekolojik çöküş gibi değişikliklerdir. Doğayı toplumun ihtiyaçlarına göre şekillendirmenin şiddetli etkileri, aşırı insan nüfusu artışı ile daha kötü bir hale gelmiştir. İnsanların çevrede hasara yol açan aktivitelerine nüfus artışı, aşırı tüketim, aşırı kullanma, çevre kirliliği ve ormansızlaşma örnek verilebilir. İnsanların yol açtığı bu sorunlardan bazıları, örnek olarak küresel ısınma ve biyoçeşitlilik kaybı, insanlık için bir varoluşsal risk teşkil etmektedir ve aşırı insan nüfusu artışı bu sorunlarla yakından ilişkilidir.
Siemens Enerji Sektörü, Alman endüstriyel holdingi Siemens'in dört sektöründen biriydi. 1 Ocak 2008'de kurulan şirket, yenilenebilir ve alternatif enerji kaynaklarının yanı sıra petrol ve doğal gazın çıkarılması, dönüştürülmesi ve taşınması da dahil olmak üzere çok sayıda kaynaktan elektrik üretip teslim etti. 1 Ekim 2014 tarihi itibarıyla Siemens Enerji Sektörü de dahil olmak üzere mevut sektör feshedilmiştir.

İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonları sera etkisini güçlendirerek iklim değişikliğine neden oluyor. Çoğu fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan karbondioksittir: kömür, petrol ve doğal gaz. En büyük kirleticiler arasında Çin'deki kömür ile çoğu OPEC ve Rusya'da devlete ait olan büyük petrol ve gaz şirketleri yer alıyor. İnsan kaynaklı emisyonlar, Dünya atmosferindeki Karbondioksiti yaklaşık %50 oranında arttırdı.

Çevre politikası, bir kuruluşun veya hükûmetin çevre sorunlarıyla ilgili yasalara, yönetmeliklere ve diğer politika mekanizmalarına bağlılığıdır. Bu konular genellikle hava ve su kirliliği, atık yönetimi, ekosistem yönetimi, biyoçeşitliliğin korunması, doğal kaynakların yönetimi, yaban hayatı ve nesli tükenmekte olan türleri içerir. Örneğin, çevre politikası ile ilgili olarak, küresel ısınma ve iklim değişikliği konularını ele almak için küresel düzeyde eko-enerji odaklı bir politikanın uygulanması ele alınabilir. Enerji veya pestisitler ve birçok endüstriyel atık türü dahil olmak üzere zehirli maddelerin düzenlenmesi ile ilgili politikalar, çevre politikası konusunun bir parçasıdır. Bu politika kasıtlı olarak insan faaliyetlerini etkilemek ve böylece biyofiziksel çevre ve doğal kaynaklar üzerindeki istenmeyen etkileri önlemek ve ayrıca çevredeki değişikliklerin insanlar üzerinde kabul edilemez etkilere sahip olmamasını sağlamak için alınabilir.

Türkiye'de kömür, ülkenin elektriğinin dörtte biri ila üçte birini karşılamaktadır. Türkiye'de toplam kapasitesi 21 gigawatt (GW) olan 54 adet aktif kömür yakıtlı elektrik santrali bulunmaktadır.

Enerji geçişi, bir enerji sistemindeki enerji arzı ve tüketiminde yapılan büyük bir yapısal değişikliktir. Şu anda iklim değişikliğini hafifletmek için sürdürülebilir enerjiye geçiş süreci devam etmektedir. Sürdürülebilir enerjinin çoğu yenilenebilir olduğundan, yenilenebilir enerji geçişi olarak da bilinmektedir. Mevcut geçiş, çoğunlukla fosil yakıtları aşamalı olarak azaltarak ve mümkün olduğunca çok sayıda süreci düşük karbonlu elektrikle çalışacak şekilde değiştirerek enerjiden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını hızlı ve sürdürülebilir bir şekilde azaltmayı amaçlamaktadır. Bir önceki enerji geçişi belki de Sanayi Devrimi sırasında 1760'tan itibaren odun ve diğer biyokütlelerden kömüre, ardından petrole ve daha sonra da doğalgaza doğru gerçekleşmiştir.