İçeriğe atla

Çeç Tümülüsü

Çeç Tümülüsü
KonumGöreme, Nevşehir, Türkiye
İnşa edenKapadokya Krallığı
TürTümülüs
MalzemeTaş
Genişlik32 metre
Yükseklik50 metre
38°43′4.7″K 34°46′3.0″D / 38.717972°K 34.767500°D / 38.717972; 34.767500

Türkiye'nin Nevşehir iline bağlı Göreme ilçesi yakınlarında bulunan bir arkeolojik alan ve önemli bir tarihi yapıdır. Bu tümülüs, Kapadokya bölgesinde yer alan en büyük höyüklerden biridir ve tarih boyunca birçok medeniyetin izlerini taşımaktadır. Göreme ilçesi sınırlarındaki Çeç tepe mevkiinde yer almaktadır. Yüksekliği yaklaşık 32 metre olup, yapısı itibarıyla Adıyaman'daki Nemrut Tümülüsü'ne benzer. Tümülüs, çevreden toplanan taşların üst üste yığılmasıyla oluşturulmuştur ve küçük bir dağ görünümündedir. Tümülüsün tepesine çıkan bir yolun ve basamakların izleri hala görülebilmektedir.[1]

Tarih ve arkeolojik önemi

Çeç Tümülüsü'nün tam olarak hangi döneme ait olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, Kapadokya Krallığı'na ait olabileceği düşünülmektedir. Yine de, bu tümülüs hakkında çok fazla bilgi bulunmamaktadır ve detaylı bir arkeolojik kazı yapılmamıştır. Bu nedenle, tümülüsün içinde kimin yattığı veya hangi amaçla yapıldığı gibi sorular henüz yanıtlanmamıştır. Bazı araştırmacılar, tümülüsün kutsal bir alan olarak inşa edilmiş olabileceğini öne sürmektedir.

Yapısal özellikler

Tümülüs, taşların üst üste yığılmasıyla oluşturulmuş ve geniş bir çapa sahiptir. Yaklaşık çapı 50 metre ve yüksekliği 32 metredir. Bu büyüklüğüyle, Kapadokya bölgesindeki en büyük tümülüs olma özelliğini taşır. Yığmanın üst kısmında define arayanlar tarafından açılmış çukurlar ve antik dönemde kazılmış büyük çukur izleri de bulunmaktadır. Yapının doğu yönünde tepesine çıkan basamak izleri ve batı yönünde antik dönemde kazılmış büyük çukur izleri mevcuttur.

Kültürel ve turistik değeri

Çeç Tümülüsü, tarihi ve arkeolojik önemi dışında, Kapadokya'nın büyüleyici doğası içinde ziyaretçilere eşsiz bir manzara sunmaktadır. Bölgedeki diğer arkeolojik alanlarla birlikte, Kapadokya'nın zengin tarihine ışık tutan önemli bir kültürel miras olarak değerlendirilmektedir. Ancak, yeterince tanıtılmamış olması nedeniyle, turistik açıdan yeterince bilinir değildir. Tümülüs, hem akademik araştırmalar için potansiyel bir alan hem de tarihi ve doğayı bir arada görmek isteyen turistler için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine niteliğindedir.

Kaynakça

  1. ^ "ÇEÇ TÜMÜLÜSÜ". Kültür Portalı. 13 Ağustos 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Ağustos 2024. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Tümülüs</span>

Tümülüs, Latince bir sözcük olup, bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere verilen addır. Höyük ve kurgan da denilen tümülüs yapma geleneğine sahip ulusların sayısı fazla değildir. Bunlara en çok Anadolu'da, Trakya'da, Orta Asya'da, Rusya'da ve Meksika'da rastlanır.

<span class="mw-page-title-main">Nemrut Dağı Millî Parkı</span>

Nemrut Dağı Millî Parkı, Adıyaman ili; Kâhta ilçesinde bulunan ve içinde Kommagene Krallığı'nın bir antik kentini barındıran millî park ve ören yeri. Adıyaman il merkezinde Kâhta'ya bağlantı sağlayan karayolu ile ulaşım sağlanmakta olup, Millî Park Adıyaman il sınırları içerisindedir. Adıyaman hava alanından ulaşım oldukça rahat ve kolaydır. Adıyaman ve Kahta ilçesinden Nemrut dağına ve diğer tarihi yerlere servisler vardır.

<span class="mw-page-title-main">Arikanda</span> Finike ilçesi yakınlarındaki antik kent

Arikanda, Antalya il sınırları Finike ilçesi yakınlarındaki Likya antik kent.Elmalı - Finike kara yolunun tam yarısında bulunan Arifköyünün Aykırıçay mahallesine yakın bir ören yeridir. Tarihi Bakır Çağı'na kadar geri gitmektedir ve şehrin adı yerli Anadolu dillerinden olan Luvice'de “yüksek kayaların yakınındaki yer” anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Knidos</span> Muğlanın Datça ilçesinde bulunan, Karya dönemine ait antik yerleşim

Knidos, Muğla'nın Datça ilçesinde bulunan, Karya dönemine ait antik yerleşimdir.

<span class="mw-page-title-main">Fokaia</span>

Fokaia, İzmir'in Foça ilçesinin Antik Çağ'da ve Bizans Dönemi'ndeki adı. On iki İon kentinden biridir. Önceleri kentin kuruluşu MÖ 11. yüzyıl Aiol'ler tarafından gerçekleştiği, MÖ 9. yüzyılda ise kentin İon tarafına geçtiği düşünülüyordu. Fakat yapılan son araştırmalar kentin kuruluş tarihini MÖ 2000'e kadar geri götürüyor.

<span class="mw-page-title-main">Priene</span>

Priene, Aydın Söke'de Selçuk-Efes'e yaklaşık 100 km uzaklıkta kurulmuş bir İyon şehridir. Şehir Menderes nehrinin 10 km kuzeyindedir. Şehir kurulduğunda deniz kıyısındaydı. Menderesin alüvyonu nedeniyle şehir şimdi kilometrelerce kara içerisindedir.

<span class="mw-page-title-main">Daskileion</span> Türkiyede arkeolojik bir yerleşim

Dascylium, Dascyleium, Dascylus ya da Daskyleion olarak da yazılır. Güney Marmara'da günümüz Balıkesir, Bandırma, Ergili mahallesi sınırları içinde, antik dönemde Misya olarak anılan bölgede yer alan bir antik kenttir.

<span class="mw-page-title-main">Hierapolis</span> Denizlide bir antik Roma kenti

Hierapolis, Pamukkale (Denizli) yakınlarında bulunan ve Frigler döneminde ana tanrıça Kibele kültünün merkezlerinden biri olarak faaliyet göstermiş bir antik kenttir. Antik coğrafyacı Strabon ile Ptolemaios verdikleri bilgilerde, Karia bölgesine sınır olan Laodikeia ve Tripolis kentlerine yakınlığı ile Hierapolisin bir Frigya kenti olduğunu ileri sürülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Frigler</span> Antik Hint-Avrupa halkı

Frigler, Antik Çağ'da Orta Anadolu'da yaşamış Hint-Avrupa kökenli bir halk. Hititlerin MÖ 1200 civarında yıkılmasından sonra muhtemelen Güneydoğu Avrupa'dan bölgeye gelmişlerdir. Herodot ve Strabon gibi antik yazarların verdikleri bilgiler, dilbilim bulguları ve Güneydoğu Avrupa halkları ile aralarındaki maddi kültür benzerlikleri nedeniyle Friglerin Avrupa kökenli oldukları düşünülmektedir. Makedonyalıların komşuları olan ve Avrupa'da oturdukları sırada Brigler adını taşıyan Frigler, Makedonya ve Trakya'dan Boğazlar yolu ile Anadolu'ya göç eden Trak boylarından biriydi.

<span class="mw-page-title-main">Kültepe</span> Eski yerleşke

Kültepe, Kayseri'de bulunan ve Kaniş (Kanesh) harabelerinin bulunduğu bir antik kent ve ören yeridir. 2014 yılından bu yana Türkiye'deki Dünya Mirası Alanları Geçici listesindedir. Ayrıca Hitit dilinin en erken izleri ile birlikte, MÖ 20. yüzyıla tarihlenen yazılı buluntularla, Hint-Avrupa dil ailesinin en eski izleri keşfedilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Yumurtatepe Tümülüsü</span>

Yumurtatepe, Eski Tunç Çağı dönemine ait Ankara ili Yenimahalle ilçesi Çamlıca Mahallesinde bulunan tümülüstür.

<span class="mw-page-title-main">Simena</span>

Simena, Antalya ilinin Kaş - Demre arasında yer alan, günümüzde Kaleköy olarak adlandırılan antik Likya kenti.

Aşağı Pınar Höyüğü, Kırklareli İl merkezinin 3 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Haydardere, bir kıvrım yaparak tepenin kuzeyinden ve batısından geçmektedir. Höyüğün üzerine Geç Antik Çağ'da yapılan bir tümülüs tahribata neden olmuştur. Tümülüs, 38 metre çapında bir çevre duvarı üstüne kurulmuş olup, höyüğün eteklerinden alınan toprakla doldurulmuştur. Oluşan tepenin 19. yüzyıl sonlarında bölgeyi bir süreliğine işgal eden Rus kuvvetleri tarafından hazine aramak için düzleştirilmiş olduğu düşünülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Bintepeler</span> Tümülüs mezar nekropolü

Bintepeler, Bin Tepeler veya Bintepe tümülüs mezarları, Sardes antik kenti yakınlarında yer alan tümülüs mezar nekropolü. Lidyalılar tarafından; İlk Çağ döneminde, yaklaşık MÖ 6. ve 7. yüzyıllarda yapılmıştır.

Beşik – Sivritepe, Çanakkale İl merkezinin güneydoğusunda, Yeniköy'ün yaklaşık 2 km. güney-güneybatısında yer alan bir höyüktür. Tepe, Beşige Burnu'nun kuzeyinde bulunmaktadır. Uzun bir dönem Beşiktepe olarak bilinmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Amisos Tepesi</span>

Amisos Tepesi Samsun-Sinop karayolu üzerinde şehir merkezine 4 kilometre uzaklıktadır. Eski adıyla Baruthane Tepesi, MÖ 3. yüzyıla tarihlenen ve 28 Kasım 1995 tarihinde keşfedilen sit alanıdır. Tümülüslerdeki mezar odaları korumaya alınmadan önce defineciler tarafından keşfedilmiş ve soyulmuştur. Bu nedenle mezar yapılarının bazı kısımları hasarlı durumdadır.

<span class="mw-page-title-main">Juliopolis Nekropolü</span>

Juliopolis Nekropolü; Ankara'nın Nallıhan ilçesinde bulunan bir nekropoldür. Juliopolis Antik Kenti'nin bir parçası olan alan ilk olarak 1999 yılında keşfedilmiş ve milattan sonra 1. yüzyıla tarihlenmiştir. Anadolu Medeniyetleri Müzesi bünyesinde gerçekleştirilen çok sayıda kazıda üzerinde "Bithynia’nın kayıp kenti Juliopolis" yazan bronz sikkeler ele geçirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda nekropolün Helenistik dönemde oluşturulduğu, Roma döneminde yoğun biçimde kullanıldığı ve Bizans döneminde de hizmet vermeye devam ettiği tespit edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Birecik Kalesi</span>

Birecik Kalesi Şanlıurfa İli Birecik ilçesi sınırları içinde yer alan tarihi bir kaledir. Üzerinde inşa edildiği beyaz kalker tepeden dolayı adı, Beyaz Kale olarak da bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Uçhisar Kalesi</span> Nevşehir, Kapadokyada bulunan bir kale

Uçhisar Kalesi, Nevşehir ili Uçhisar ilçesi sınırlarında bulunmaktadır.Merkez ilçeye 6 km mesafede bulunan yüksek tepelikte sarp kayalıkların doğal oluşumlarla meydana getirdiği bir kaledir.

<span class="mw-page-title-main">Karakuş Tümülüsü</span> Adıyamanda bulunan anıt mezar

Karakuş Tümülüsü; Adıyaman'ın Kâhta ilçesinde bulunan bir arkeolojik sit alanıdır. Bölge, tümülüsün güneyindeki bir sütun üzerinde yer alan kartal figüründen dolayı yerel halk tarafından Karakuş Tepesi olarak isimlendirilmiş ve literatüre de bu adla geçmiştir. Yapılan araştırmalar sonrasında ise buranın Kommagene Kraliyet Ailesi kadınlarına ait bir anıt mezar olduğu anlaşılmıştır. Bir tür hiyerotesyon niteliği taşıyan yapı, ilk olarak Kral II. Mithridatis tarafından annesi İsias Philostorgos adına inşa ettirilmiştir. Kral I. Antiohos Theos'un eşi ve aynı zamanda Kapadokya Kralı I. Ariobarzanes'in kızı olan Isias'ın kızları Antiochis ve Laodice ile torunu I. Aka da sonraki yıllarda buraya gömülmüştür.