İçeriğe atla

Çağdaş edebiyat tarihi

Çağdaş edebiyatın tarihi veya çağdaş edebiyat tarihi, Aydınlanma Çağı'nda Avrupa'da başlayıp 18. yüzyıldaki Barok dönem ile sonuçlanan süreci kapsayan tarihî gelişimdir. Bu gelişimi olgunlaştıran düşünsel temeller, Rönesans ve Erken Modern Dönem'de atılmıştır.

Avrupa'nın dışındaki klasik edebiyat kültüründe çağdaşlaşma ilk olarak Osmanlı Türklerinde başlamıştır. 1839'da Osmanlı İmparatorluğu'nda ilan edilen Tanzimat Fermanı'nın getirdiği özgürlükler modern bir edebiyatın kurulabilmesi için Avrupa kültürü dışındaki ilk uygun ortamı doğurmuştur. Bu edebî yenileşmeyi, Nasıreddin Şah liderliğinde 19. yüzyılın ortalarında İran'da gelişen edebî ortam, Babür İmparatorluğu'nun son dönemi ve Britanya Hindistanı'ndaki gelişmeler ve Japonya'daki Meiji Yenileşmesi üzerine kurulan yeni yazınsal anlayışlar takip etmiştir. Çağdaş edebî bakış açıları, 20. yüzyılın hemen başlarındaki Yeni Kültür Akımı ile Çin'e kadar ulaşmıştır.

18. yüzyıl

18. yüzyılın ilk çeyreğinde edebiyatta Barok tarzının etkileri hissedilmeye başlanmıştır. Immanuel Kant, Voltaire, Jean-Jacques Rousseau ve Gotthold Ephraim Lessing gibi isimlerle, Aydınlanma Çağı filizlenmeye başlamıştır. Böylece Avrupa kültürünün etkisi diğer kıtalara da yayılmaya başlamıştır. Özellikle Japonya'daki Edo döneminde Ueda Akinari ve Santō Kyōden gibi önemli edebî şahsiyetler ortaya çıkmıştır. Bu yüzyılın sonlarına doğru, Aydınlanma Çağı'nın getirdiği edebî ortam ABD'yi etkilemeye başlamıştır. William Hill Brown (1789) tarafından kaleme alınan "Sevecenliğin Gücü" adlı eser; Amerikan edebiyatındaki ilk roman olarak gösterilmektedir.[1] Yine 18. yüzyılın sonlarında Almanya'da Alman romantizmi doğmuş ve Goethe ile Schiller gibi yazarların öncü olduğu Fırtına ve Coşku akımı ortaya çıkmıştır.

19. yüzyıl

19. yüzyılda dünyadaki edebî gelişim açısından büyük bir gelişmeler meydana gelmiştir. Bu dönemde yalnızca roman, hikâye ve dergi yayınlarında büyük bir artış olmamış, aynı zamanda opera ve tiyatro gibi alanlarda da önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Televizyon, radyo ve sinemanın henüz keşfedilmediği bu çağda, yazılı eserler en ilgi çekici kültürel materyaller olmaya devam etmiştir.

19. yüzyılın başları

Bu dönemde, romantik edebî akımlar, kurmacanın farklı biçemlerde ayrışmasına ve kurgunun yanında spekülatif kurgu arayışına yol açmıştır. Böylece, romantik eğilim eski halk efsaneleri ve folklorik geleneklerin roman gerçekliğinde bir araya getirilmesi amacına hizmet etmeye başlamıştır. 1802'de, Sir Walter Scott'un kaleme aldığı "İskoç Sınırının Ozanı" halk bilimsel ögelerin edebî anlayışa yön verdiği ilk örneklerden kabul edilmiştir. Diğer bir romantik olan Amelia Opie'nin 19. yüzyılın ilk yarısında yayımladığı şiirler ve savaş karşıtı sunumları romantizmin Avrupa ekseninde yeni bir edebî anlayış doğurmasına hizmet etmiştir. Bu çalışmaları Anne Bannerman (1765–1829)'nın eski halk hikâye ve efsaneleri üzerine yaptığı yeniden yazma çalışmaları izlemiştir. Bannerman, Kral Arthur ve Merlin anlatılarını yeniden yorumlayarak çağdaş ürünler hâline getirmiş, William Blake kendi vizyonunu yansıtan mistisizm yüklü görsel ve yazın çalışmalarıyla romantizm akımının gelişimine katkı sağlamıştır. 1807'de Thomas Moore'un yayımladığı "İrlanda Ezgileri", Lord Byron'un romantik etki altındaki şiirleri, Goethe'nin 1808'de kaleme aldığı başyapıtı Faust'tan önce yazılan diğer öncü eserlerdir. Romantizmin güçlü bir edebî akım olarak gelişmesini simgeleyen "Faust"tan sonra, 1810'da Walter Scott "Göldeki Kadın"ı yayımlamıştır. Bu gelişmeleri bazı Gotik zevkler takip etmiş ve Percy Shelley gotik edebiyatın önemli romanlarından Zastrozzi'yi yayımlamıştır.

19. yüzyılın ilk üç çeyreğinde Amerikan edebiyatında da, hızlı bir üretimin başladığı görülmektedir. 1803'te, Amerikan şair ve deneme yazarı Ralph Waldo Emerson, 1804'te Nathaniel Hawthorne, 1807'de Henry Wadsworth Longfellow, 1809'da Edgar Allan Poe doğmuştur. Yine 1814'te Kanadalı romancı Phillipe-Ignace François Aubert du Gaspe ve Henry David Thoreau dünyaya gelmiştir. Mark Twain olarak bilinen Samuel Clemens ise 1835'te doğmuştur. Kendinden sonraki Amerikan yazarlar için bir öncü olan Washington Irving, "Başsız Süvari" (1819) adlı eserini İngiltere'nin Birmingham şehrinde yazmıştır.

1807'de, Charles and Mary Lamb, "Shakespeare'den Hikâyeler"i yayımladı. Bu yapıtta Shakespeare'nin bazı oyunları çocuklara uygun bir dille hikâyeleştirilmiştir. Böylece diğer türlerle birlikte çocuk edebiyatı 19. yüzyılda yeni bir tür hâline geldi.

1809'da Schlegel "Dramatik Sanat ve Edebiyat Üzerine" adlı çalışmasını yayımladı. Alfred, Lord Tennyson ve Nikolai Gogol doğdu.

1811'de Jane Austen, "Aşk ve Yaşam"ı kaleme aldı.

1812'de, George Crabbe "Manzum Hikâyeler" adlı eserini yayımladı. Byron, "Child Harold'un Hac Seyahati" I ve II'yi yayımladı.

1813'te, Jane Austen, "Gurur ve Önyargı" adlı eserini tamamladı. Eylül'de Sir Walter Scott, Poet Laureate (devlet şairliği, başşair) unvanını reddetti, Robert Southey bu göreve atandı.

1814'te, Sir Walter Scott "Waverley"i yayımladı.

1815'te, Jane Austen, "Emma" adlı eserini imzasız olarak yayımladı.

1818'da Mary Shelley'in kitabı "Frankenstein" yayımlandı.

1820'de, Sir Walter Scott, "Ivanhoe"yi kaleme aldı

1822'de, Aleksandır Puşkin "Ruslan and Ludmila"yı yazdı.

1824'te, Sir Walter Scott, "Redgauntlet"i yayımladı. Byron, Yunanistan'da öldü.

1828'te, Edgar Allan Poe "Araf" adlı şiirini yayımladı.

1832'de, Johann Wolfgang Goethe, "Faust"un ikinci bölümünü tamamladı. 20 Mart'ta Goethe öldü.

1833'te, Aleksandır Puşkin, "Eugene Onegin" adlı eserini tamamladı.

1834'te, Balzac, Goriot Baba'yı yayımladı. Çağdaş anlamda ilk Arapça masal derlemeleri Kahire'de yapıldı. Bu maksatla "Binbir Gece Masalları" derlendi.

19. yüzyılın ortaları

19. yüzyılın ortalarında dergi yayınları ve kısa hikâyeler toplum nazarında beğenirlik kazanmaya başlamıştır. Bununla birlikte yazı dizileri de önemli bir tarz hâline gelmiştir. Bu yazı dizileri çoğunlukla polisiyelerden oluşmaktaydı ve bu polisiyeler genellikle edebî değerden nispeten yoksun yayınlar olarak görülüyordu. 1844'te Alexandre Dumas, père, Üç Silahşörler'i yayımladı. Bundan iki yıl sonra ise Monte Kristo Kontu adlı eserini tamamladı. William Makepeace Thackeray "Barry Lyndon'un Talihi" adlı kitabını yayımladıktan sonra, Britanya'da Charles Dickens seri hâlinde birçok önemli eserini dergiler vasıtasıyla tefrika etmeye başladı. Dickens, "Bay Pikvik'in Maceraları" adlı ilk eserinin ardından Oliver Twist (1837–1839), Nicholas Nickleby (1838–1839), Antikacı Dükkânı (1840–1841), Barnaby Rudge (1841), Bir Noel Şarkısı (1843) ve Martin Chuzzlewit (1843–1844) olarak bilinen kitaplarını yayımlamıştır.

Bu yüzyılda gelişen ucuz polisiye romanları, ABD'de karton kapaklarla basılan ve metelik romanı (dime novel) adı verilen baskısı ucuza mal edilen kitapçıklar şeklinde kendini göstermiştir. Bu metelik romanları sayesinde ABD'den başlayarak Vahşi Batı anlatıları, abartılmış kahramanların anlatıldığı seriler ve silahşorluk konulu basımlar gittikçe daha çok ilgi çekmeye başlamıştır. Böylece ABD edebiyatındaki "Batı" türü ortaya çıkmıştır. Bu türdeki ilk eserleri James Fenimore Cooper, Hawkeye ve Chingachgook adlı serileriyle başlatmıştır. Bu ilk hikâyeler yalnızca "Batı"yı anlatmıyor, aynı zamanda Cooper'in yaşadığı dönemden geriye doğru yaklaşık 100 yıllık bir süreçsel birikimi taşıyan tarihî romanlar olma özelliğini de gösteriyordu. Deri Çorap Anlatıları olarak adlandırılan bu seri şu beş ciltten oluşmaktaydı: Geyik Avcısı (1841), Son Mohikan (1826), Kâşif (1840), The Pioneers (Öncüler) (1823), The Prairie (1827).

1836'da, Nikolai Gogol, Müfettiş adlı oynunu kaleme aldı.

1837'de, Edgar Allan Poe

1837'de, Aleksandır Puşkin bir düello sonucunda öldü.

1842'de, Nikolai Gogol, Ölü Canlar'ı yazdı.

In 1847, Anne Brontë published Agnes Grey, Emily Brontë published Wuthering Heights, and Charlotte Brontë published Jane Eyre. Rymer published Varney the Vampire; or, the Feast of Blood. Edgar Allan Poe published the poem "Ulalume".

1849'da, hem Anne Brontë hem de Edgar Allan Poe öldü. "Annabel Lee" ve "The Bells" adlı şiirler Poe'nin ölümünün ardından yayımlandı.

1849 ve 1861 arasında en velut dönemini yaşayan Charles Dickens: David Copperfield (1849–1850), Kasvetli Ev (1852–1853), Zor Zamanlar (1854), Küçük Dorrit (1855–1857), İki Şehrin Hikayesi (11 Temmuz 1859) ve Büyük Umutlar (1860–1861).

1851'de, Herman Melville Moby Dick'i yayımladı. James Fenimore Cooper öldü.

1859'da Dostoyevski, Stepançikovo Köyü(adlı eserini yayımladı.

1861'de, Fyodor Dostoevski, Ezilenler'i yayımladı.

1862'de Victor Hugo, Sefiller'i yayımladı. Ivan Turgenev ise, Babalar ve Oğullar adlı eserini bitirdi. Roman, tür olarak ilk kez Türk edebiyatında görüldü. Telamak'ı Fransızca'dan çeviren Tahtaví'nın, Arapça tercümesinden Yusuf Kamil Paşa’nın yaptığı, Fenelon’un Telemak adlı eserinin çevirisi Terceme-i Telemak adıyla yayımlandı.[2]

19. yüzyılın sonları

1863'te Jules Verne, Balonla Beş Hafta adlı eserini yayımladı. 1864'te Dünyanın Merkezine Seyahat, 1865'te ise Ay'a Seyahat adlı eserler Verne tarafından yayımlandı. Verne, bu romanlarıyla modern romanı "bilimsel romantizm" ile tanıştırdı. Böylece bilimkurgunun temelleri atılmış oldu. Bu dönemde edebiyatın toplumdaki değrinde ciddi bir artış meydana geldi. Avrupa, Yakın Asya, Mısır ve Kuzey Amerika'da orta sınıfın daha eğitimli hâle gelmesiyle yayınlar daha geniş bir alana yayılma fırsatı buldu. Edebiyatın orta halk kitlelerine yayılmasıyla, eserlerin dilleri sadeleşmeye başladı. İnsanlar anlayabildikleri eserleri okumayı tercih eder hâle geldi ve yığın edebiyatı kavramı ortaya çıkmaya başladı. Bu popüler edebiyat türünde, dedektif, hayalet, makine, merak, macera ve gariplikleri üzerine kurulmuş romanlar ilgi çekici hâle geldi. Aşk anlatıları ve kin, keşifler, savaş hikâyeleri, bilimsel anlatılar halkın büyük kesimine hitap eder durumdaydı.

1864'te, Dostoyevski, Yeraltından Notlar'ı yayımladı. Dostoyevski'nin yalnızlık, çıkışsızlık ve klostrofobik bakış açısı, o güne kadar görülmeyen özgün bir tarzdı. Bu tarz, insanların iç dünyalarının analizine dayalı bir kurgu ortaya koymaktaydı. Bu nedenle, birçok edebî otorite tarafından Dostoyevksi ilk varoluşçu yazar olarak değerlendirilmektedir.

1865'te Lewis Carroll, Alis Harikalar Diyarında'yı yayımladı. Bu eser bazı çevrelerce, bir çocuk anlatısı kılığında yapılan sosyal bir eleştiri olarak değerlendirildi.

1866'da Dostoyevski önce Suç ve Ceza sonra ise Kumarbaz (1967) adlı romanlarını yayımladı.

1867-1868'de, Verne, Kaptan Grant'ın Çocukları'nı yayımladı.1870'te ise Denizler Altında Yirmi Bin Fersah romanını tamamladı.

1868'de Dostoyevski, Ivanov Dumitru'ya ithaf ettiği Budala adlı romanı yayımladı.

1869'da Leo Tolstoy, Savaş ve Barış'ı yayımladı. Matthew Arnold, Kültür ve Anarşi adlı kitabıyla kültür, edebiyat ve sosyoloji arasındaki ilişkileri ortaya koydu. Onun görüşlerine göre, kültürel eylemlerin oluşması binlerce yıllık dünya tarihindeki karşılıklı mücadele ve savaşımın bir ürünüydü. Bu mücadele diğer taraftan estetik, simgecilik ve Dekadanlık görüş ve akımlarının temelini oluşturmaktaydı. Kültürel tezatlar üzerine kurulmuş Dekadan anlayışı Jean Moréas, Paul Verlaine, Tristan Corbière, Arthur Rimbaud, Charles Baudelaire, Stéphane Mallarmé gibi Fransız yazarlarla Britanya'da İrlandalı sanatçı Oscar Wilde savunmaktaydı. Matthew Arnold, John Ruskin ve bunlarla aynı eğilimde olan sanatçılar ise pragmatist (yararcı) ve yapısalcı edebiyatçıların arasındaydı. Dekadan hareketi, Avrupa ve Kuzey Amerika'da romantizm ve modernizm arasındaki geçiş evresini teşkil etti. Dekadanlık kavramı yeni modernleşen edebiyatlarda da karşılık buldu ve Türk edebiyatında Ahmet Mithat Efendi tarafından Servet-i Fünûn sanatçıları bu hareketi takip etmekle isnat edildi.

1873-1874'te, Türk edebiyatındaki ilk yerli roman Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemseddin Sami tarafından Hadîka Gazetesi'nde tefrika edildi.

1874'te Jules Verne Esrarlı Ada'yı yayımladı.

1876'da Mark Twain, Tom Sawyer'ın Maceraları'nı yayımladı. İlk Türk romanı, İntibah, Namık Kemal tarafından yayımlandı.

1877'de Leo Tolstoy, Anna Karenina'yı yayımladı.

1880'de Dostoyevski Karamazov Kardeşler'i, Norveçli yazar Knut Hamsun, Açlık'ı yayımladı.

1881'de Dostoyevski öldü.

1886'da Tolstoy Ivan Ilyiç'in Ölümü'nü yayımladı.

1887'de Sir Arthur Conan Doyle Kızıl Dosya adlı eseriyle, t Sherlock Holmes serisini başlattı. Böylece suç anlatıları bir roman türü hâline geldi.

1890'da Oscar Wilde, Dorian Gray'in Portresi'ni yayımladı.

1892'de Sir Arthur Conan Doyle, Sherlock Holmes'ün Maceraları'nı yayımladı.

1897'de Bram Stoker, Drakula'yı yayımladı.

1897'de, Türk edebiyatının Avrupa romancılığı düzeyindeki ilk eserlerinden olan Mai ve Siyah, Halid Ziya Uşaklıgil tarafından kaleme alındı.

1899'da Anton Çehov, Vanya Dayı'yı yayımladı. Halit Ziya, Aşk-ı Memnu romanını Servet-i Fünûn'da tefrika etmeye başladı.

20. yüzyıl

Modernizm

Modernist şiir

Modernist şiir, daha çok nazmın teknik yeniliklerinden doğan bir karakterize şekil olarak görülmüştür. Bu teknik yeniliğin en önemli göstergelerinden biri serbest nazım tarzının gelişmesidir. Modernist şiirde şiirin öznesi değişmiştir. Böylece okur ya da okur kitlesinin denkliğini esas alan sorunsuz poetik öz kavramı parçalanmış, şiir tüketicilerine şiiri farklı yorumlama ve estetik algıyı şifreleme olanakları tanınmıştır. Modernist şiir kavramı İngilizcede 20. yüzyılın başlarında kullanılmaya başlayan bir kavram olmuştur. Kısacası, modernist şiir; hedefe sesleniş şekli ve yazılış tekniği bakımından kendi bağlamını oluşturur. Yazarın poetik varlığındaki bu kayış, görünüşte birbiriyle bağlantısız sözcüklerin yan yana gelmesi, kolaj tekniğinin şiire uygulanması ve imge-imaj unsurunun ön plana çıkması gibi yenilikçi uygulamaların şiire hâkim olmasını sağlamıştır. Bu durumun örneği olarak, modernist şair; şiirin kendi benliğinde oluşturduğu iz düşümden çok, okurun belleğindeki olası etkileri araştırır.

Modernist şiir İngilizcede, Ezra Pound, T.S. Eliot, Marianne Moore, William Carlos Williams, H.D. ve Louis Zukofski önderliğindeki Amerikan kökenli bir kavram olarak görülmüştür. Modernizm ortaya çıktıktan kısa bir süre sonra, doğduğu Kuzey Amerika-Avrupa toplumlarından başlayarak dünyanın geri kalanına doğru yayılmıştır.

Modernist şiir, dünyada birçok modernist grup ve hareketin oluşmasını sağlamıştır.  Ezra Pound ve William Carlos Williams'ın başlatmış olduğu nesnel şiir, II. Dünya Savaşı yıllarında ABD'de ortaya çıkan Beat Kuşağı'na bağlı şiir, ABD'de postmodernistlerin oluşturduğu "Kara Dağ Şiiri" ve derin imaj gibi retorik hareketler, Amerikan L=A=N=G=U=A=G=E ve Türk Garip gibi gruplar modernist şiire bağlı ortaya çıkmıştır. Türk edebiyatında, Abdülhak Hamit Tarhan ile başlayan modenist şiire yaklaşma Nâzım Hikmet'in şiirdeki kalıpları yıkması ve serbest nazmı iyice ortaya koymasıyla birlikte görünür hâle gelmiştir. Orhan Veli Kanık'ın önderliğinde gelişen Garip hareketi ile birlikte Türk şiiri tam anlamıyla geleneksel kalıpları yıkarak; modernist eksenli bir döneme girmiştir. Bu açıdan Garip hareketi eski Türk şiir geleneğiyle, modern Türk şiirinin en keskin çizgilerle ayrıştığı nokta olarak kabul edilir.

Modernist düz yazı

Modernist düz yazı 19. yüzyılın ortalarından itibaren beğenirlik kazanmaya başlamıştır. Edward Lear ve Lewis Carroll'un aklın egemenliğini yok saydığı kitapları, düz yazıdaki modernist yaklaşımlar konusundaki ilk emarelerdendir. Mary Shelley, Bram Stoker, Edgar Allan Poe ve Dostoyevski Gotik anlayışa yakın isimlerdi. Bu isimlerde de, gerçekliğin yıkılmasına ve insanın iç sıkıntılarıyla örülü çıkışsızlığa doğru bir yöneliş gözlenmekteydi. Etraftaki varoluştan ziyade, yalnızlık ve dünyanın anlamsızlığı fikri özellikle Dostoyevski'nin "Yeraltından Notlar" adlı eserinde kendini göstermişti. Böylece Victoria devrindeki zihniyeti oluşturan, nesnellik ve bilime başkaldırı edebiyat dünyasında da kendini göstermeye başladı. Aynı dönemde, deneycilik de düz yazıyı etkilemeye devam etti. Franz Kafka ve James Joyce, 20. yüzyılın ilk yarısında modernist düz yazının gelişmesindeki önemli isimler olarak öne çıktı.

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ "Amerikan Edebiyatı Hakkında Bilgi". 17 Ağustos 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Temmuz 2016. 
  2. ^ Cemil Meriç 17 Temmuz 2013 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Aktaran Mustafa Armağan

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Edebiyat</span> sözlü ya da yazılı anlatıma dayanan sanat

Edebiyat, yazın veya literatür, dil aracılığıyla; duygu, düşünce, hayal, olay, durum veya herhangi bir olgunun edebî bir tarzda ve etkili bir şekilde yazılı veya sözlü anlatımını gerçekleştiren; malzemesi söz ve ses; muhatabı insan olan bir sanat dalıdır. Edebî yazılar yazan sanatçılara edebiyatçı denir. Daha kısıtlayıcı bir tanımla, edebiyatın; bir sanat formu olarak oluşturulan yazılar olduğu düşünülmüştür. Bunun nedeni, günlük kullanımdan farklı olarak edebiyatın, dil ürünü olmasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Roman</span> bir kişi ya da bir grup insanın başından geçenleri, onların iç ve dış yaşantılarını belli bir kronolojik, mantıksal, duygusal ya da sanatsal ilişkiyi gözeterek öyküleyen uzun kurgusal anlatı

Roman, genellikle düzyazı biçiminde yazılan, kurgusal, görece uzun, insanın (ya da insan özellikleri atfedilen varlıkların) deneyimlerini bir olay örgüsü içinde aktaran ve genellikle kitap halinde basılan bir edebî tür. Uluslararası ve akademik platformlarda beşinci sanat olarak kabul gören edebiyatın bir alt türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Romantizm</span> sanat akımı

Romantizm veya Coşumculuk, 1800 ve 1850 yılları arasında Avrupa'da edebiyatı, müziği, felsefeyi ve sanatı etkileyen entelektüel bir akımdı. Bir ölçüde Sanayi Devrimi'ne, Aydınlanma Çağı'na aristokratik sosyal ve siyasi düzenine, doğanın bilimsel rasyonalizasyonuna ve klasisizme tepki olarak doğan, doğaya ve duygulara verdiği önemle bilinen bir akımdır. Ortaya çıkışında ise 1789 Fransız İhtilali sonrasındaki toplumsal, siyasal ve düşünsel yapının etkileri vardır.

<span class="mw-page-title-main">Edgar Allan Poe</span> 19. yüzyılda yaşamış Amerikalı yazar, şair, editör ve edebiyat eleştirmeni

Edgar Allan Poe, Amerikalı şair, yazar, editör ve edebiyat eleştirmeni. Çoğunlukla şiir ve kısa öykü yazdı. Özellikle gizem ve macabre öyküleri ile tanınır. ABD'de ve Amerikan edebiyatında Romantizm akımının önemli figürlerinden biri olmasının yanı sıra ülkesinde kısa öykünün ilk yazarlarından sayılır. Genellikle polisiye türünün mucidi olarak kabul edilmesinin yanında ayrıca yeni ortaya çıkmakta olan bilimkurgu türüne de katkıda bulunduğu öne sürülür. Yaşamını yalnızca yazdıkları ile sürdürmeye çabalayan ilk tanınmış Amerikan yazarı olan Poe'nun yaşamı ve kariyeri ekonomik güçlükler içinde geçmiştir.

İngilizce edebiyat, İngilizce olarak icra edilen edebiyat türüdür. Bu alanda eser veren sanatçıların ille de İngiliz olması gerekmez. Polonyalı Joseph Conrad, İskoç Robert Burns, İrlandalı James Joyce, Galli Dylan Thomas, Amerikalı Edgar Allan Poe, Hint Salman Rushdie, Karayipli V.S Naipaul İngilizce olarak birçok edebi eser vermişlerdir. Diğer bir deyişle, İngilizce Edebiyat dünyada konuşulan İngilizcenin çeşitli varyasyonları ve lehçeleri gibidir. Akademik alanda, İngilizce Edebiyat, İngilizce üzerinde çalışan bazı bölümlere, ikincil ve üçüncül eğitim sistemlerine ad olabilmektedir. İngiliz Edebiyatı'ndaki çok sayıda yazar çeşitliliğine rağmen, William Shakespeare'in eserleri, İngilizce konuşan dünya genelinde en önemli noktada yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Jules Verne</span> Fransız yazar (1828 – 1905)

Jules Gabriel Verne, Fransız romancı, şair ve oyun yazarıydı. Yayıncı Pierre-Jules Hetzel ile yaptığı işbirliği, Dünyanın Merkezine Seyahat (1864), Denizler Altında Yirmi Bin Fersah (1870) ve Seksen Günde Devr-i Alem (1872) gibi çok satan macera romanları serisi olan Voyages extraordinaires'in yaratılmasına yol açtı. Her zaman iyi belgelenmiş olan romanları, dönemin teknolojik ilerlemeleri dikkate alınarak genellikle 19. yüzyılın ikinci yarısında geçmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Halid Ziya Uşaklıgil</span> Türk romancı ve yazar (1866–1945)

Halid Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünûn ve cumhuriyet dönemi Türk romancı ve yazar. Bâzı edebî yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halid Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır.

Tanzimat edebiyatı, Tanzimat döneminin kültürel ve siyasi hareketlerinin sonucu olarak ortaya çıkmış edebiyat akımı. 3 Kasım 1839'da Mustafa Reşid Paşa tarafından ilan edilen Gülhane Hattı Hümayunu da denilen yenileşme beratının yürürlüğe konmuş olmasından doğmuştur. Bu olay daha sonraları Tanzimat Fermanı olarak adlandırılacak, gerek siyasi alanda gerek edebî ve gerekse toplumsal hayatta batıya yönelmenin resmi bir belgesi sayılacaktır. Şinasi ile Agah Efendi'nin birlikte çıkarmış olduğu Tercüman-ı Ahval bu edebiyatın başlangıcı olarak kabul edilir.

Rus Edebiyatı, 11. yüzyılda Ruslar'ın Hristiyanlığı benimsemesinden sonra yazılan yapıtlarla başlar. Doğu Slav toplulukları ilk kez 10. yüzyılın hemen başında Kiev'de merkezi bir yönetim altında bir araya gelmişlerdi. Aynı yüzyılın sonlarında Kiev prensi tarafından benimsenen Hristiyanlığın halkın arasında yayılmasıyla okuryazarlık gelişebilme olanağı buldu. Bu yeni dinle birlikte Rusya'ya Yunanca ya da Slavca dinsel yapıtlar girdi. Yunancadan çeviriler yapılmaya başlandı.

<span class="mw-page-title-main">Annabel Lee</span>

"Annabel Lee", Amerikalı şair ve yazar Edgar Allan Poe'nun yazdığı son şiirdir. 1849'da yazılan şiir aynı yıl, Poe'nun ölümünün hemen ardından yayınlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Lenore</span>

Lenore, Amerikalı yazar Edgar Allan Poe'nun şiirlerinden biridir. Farklı bir şiir olarak "A Paean " adıyla yazılmaya başlayan şiirin son hâli, 1843'te Lenore adıyla basıldı.

<span class="mw-page-title-main">Ligeia</span>

"Ligeia", Edgar Allan Poe'nun erken dönem öykülerinden biri. İlk defa 1838'de yayımlanan öykü, isimsiz bir anlatıcı ile Ligeia adındaki güzel ve kuzgun saçlı eşi hakkındadır. Hastalanan Ligeia, Fatih Kurtçuk adında bir şiir yazar ve ölmeden hemen önce, Joseph Glanvill'in insanın sadece irade yoluyla hayatta kalabileceğine dair bazı sözlerini sayıklar. Eşinin ölümünün ardından isimsiz anlatıcı, Leydi Rowena ile evlenir. Leydi Rowena da hastalanıp ölünce çılgına dönen anlatıcı, gece boyunca kadının cesedi yanında kalır. Sonunda Rowena yavaş yavaş dirilmeye başlar ama aynı zamanda Ligeia'ya dönüşür. Öykü, anlatıcının afyon etkisiyle gördüğü bir düş olabileceği gibi, kimi görüşlere göre Poe'nun hiciv amacıyla yazdığı bir öykü de olabilir. İlk olarak The American Museum isimli dergide yayınlanan öyküyü Poe, hayatı boyunca defalarca gözden geçirmiş ve yeniden yayınlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Amontillado Fıçısı</span> Edgar Allan Poe dan kısa hikaye

Amontillado Fıçısı, Edgar Allan Poe tarafından yazılan ve ilk defa Godey's Lady's Book dergisinin Kasım 1846 sayısında yayımlanan kısa öykü.

William Henry Leonard Poe, adının genellikle kullanılan haliyle Henry Poe, denizci, amatör şair ve Edgar Allan Poe'nun ağabeyidir.

<i>Nantucketlı Arthur Gordon Pymin Öyküsü</i>

Nantucketlı Arthur Gordon Pym'in Öyküsü, Amerikalı yazar Edgar Allan Poe'nun tamamlanmış tek romanıdır. 1838 tarihli eserde genç Arthur Gordon Pym'in Grampus isimli balina avı gemisinde yaşadıkları anlatılır. Pym, başına gelen gemi kazası, isyan ve yamyamlık gibi olayların ardından, Jane Guy isimli başka bir geminin mürettebatı tarafından kurtarılır. Bu gemi ile Pym ve denizci arkadaşı Dirk Peters maceralarına daha güneyde devam ederler. Karaya çıktıkları bir bölgede, saldırgan siyah derili yerlilerle karşılaşırlar ve gemiye geri kaçarlar. Roman Pym ile Peters'ın Güney Kutbu'na doğru yolculuğu sırasında birden sona erer.

<span class="mw-page-title-main">Edgar Allan Poe bibliyografyası</span>

Yazar Edgar Allan Poe'nun çalışmaları, çok sayıda şiir ve kısa hikâye ile bir romanı kapsar. Kurgusal eserleri, korku edebiyatı, macera, bilimkurgu ve kendisinin kurduğu kabul edilen polisiye gibi birçok türe yayılmıştır. Bu çalışmalar genellikle, transandantalizme edebi bir tepki olan kara romantizm akımının bir parçası kabul edilir. Poe'nun yazımı, kendi edebi teorilerini yansıtır: Didaktizme ve alegoriye karşıdır. Edebiyatta anlam, eleştirisinde söylediği gibi, yüzeyin hemen altında bir alt akıntı olmalıdır; anlamı fazla açık olan eserler sanat olmaktan çıkar. Poe eserlerinde özgünlüğün peşinde koşar ve atasözlerinden pek hoşlanmazdı. Frenoloji ve fizyonomi gibi popüler sözdebilim unsurlarına sıklıkla yer verirdi. En sık tekrarladığı temalar ölümün fiziksel işaretleri, çürümenin etkileri, diri diri gömülme kaygıları, ölünün yeniden canlanması ve matem de dahil olmak üzere ölümle ilgili olanlardır. Gotik kurgunun ustalarından olarak bilinmesine karşın, Poe bu türün yaratıcısı değildir; uzun süredir devam eden popüler bir geleneği takip etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Hans Pfaall Diye Birinin Benzeri Görülmemiş Serüveni</span>

Hans Pfaall Diye Birinin Benzeri Görülmemiş Serüveni, Edgar Allan Poe tarafından yazılan ve aylık dergi Southern Literary Messenger'ın Haziran 1835 sayısında yayımlanan kısa öykü. Poe tarafından bir asparagas haber olarak yazılmıştır.

The Broadway Journal, Charles Frederick Briggs ve John Bisco tarafından 1844'te kurulan New York merkezli, kısa ömürlü süreli yayındır. Bir yıl sonra Edgar Allan Poe tarafından satın alındı ve Poe'nun herhangi bir zamanda sahip olduğu tek dergi haline geldi. Ancak dergi, Poe satın aldıktan birkaç ay sonra yayınlarını sonlandırdı.

<span class="mw-page-title-main">Edgar Allan Poe National Historic Site</span>

Edgar Allan Poe National Historic Site, Philadelphia, Pensilvanya'daki Spring Garden'da bulunan, bir zamanlar Edgar Allan Poe'nun kiralamış olduğu korunmuş evdir. Yazar yıllar boyunca Philadelphia'da çok sayıda evde yaşamış olmasına karşın bu, içlerinden günümüze kalan tek evdir.

<span class="mw-page-title-main">Gotik kurgu</span>

'Gotik kurgu; kasvet, ölüm gibi unsurları korku/gerilim teması ile birleştiren, kimi zaman romantizm unsurlarını da kapsayan ve tüm bunları karanlık bir atmofer içinde kurgulayan bir edebiyat ve film türüdür. Yirminci yüzyılda Gotik korku olarak anıldığı da görülür. İngiliz yazar Horace Walpole’un ‘Gotik Bir Hikaye’ alt başlığıyla yayınlanan ‘Otranto Şatosu adlı romanından türetildiği söylenir. Katkıda ilk bulunanlar arasında Clara Reeve, Ann Radcliffe, William Thomas Beckford ve Matthew Lewis gibi yazarlar vardır.