
Tam sayılar, sayılar kümesinde yer alan sıfır (0), pozitif yönde yer alan doğal sayılar ve bunların negatif değerlerinden oluşan negatif sayılardan oluşan sayı kümesidir.
Esneklik (Elastikiyet), genel olarak ekonomide iki değişkenli bir model içindeki değişkenlerden birinde meydana gelen oransal değişimin, diğer değişken üzerindeki oransal değişime etkisine verilen isimdir. Matematiksel olarak oransal kısmî türev olarak ifade edilir.

Fotoğrafçılık, Kullanılacak düzene göre farklı sistemleri içermekle beraber, görüntü sensörü, film, karanlık oda, lens ve ışık kullanarak, gözle görebildiğimiz cisim ve şekilleri, film ya da dijital ortam üzerine kaydederek görüntü oluşturma işidir. İşlevsel uygulamaları nedeniyle bir zanaat olduğu gibi, estetik yönüyle bir sanat olarak kabul edilir.

Fotoğraf, “ışık “, “aydınlık“ ve Yunanca: γράφειν (grafein), “çizmek“, “kazımak“, “resim yapmak“, "yazmak" kelimeleri birleştirilerek türetilmiş bir isimdir. Kelime anlamı, ışık yardımı ile iz bırakmaktır. Osmanlı döneminde fotoğraftan bahsedilirken ilk olarak "ateş yazması" şeklinde bir tanımla adlandırıldığı belirtilmektedir. Halk dilinde fotoğraf anlamında kılık sözcüğü tespit edilmiştir. Fotoğraf anlamında yaygın bir kullanımı bulunmamakla birlikte yaçın sözcüğü de mevcuttur. Fotoğraf, cisimlerden yansıyan elektromanyetik radyasyonun toplanıp odaklanmasıyla oluşturulur. En yaygın rastlanan fotoğraflar insan gözünün görebileceği kalıcı görüntüler meydana getiren dalga boylarıyla olan fotoğraflardır.

Film, fotoğrafçılık, sinema, röntgen ve radyografide görüntüyü tespit etmeye yarayan yarı saydam plastik şerit. Esasını bir plastik şerit üzerine emülsiyon halinde sürülüp kurutulmuş ince, ışığa duyarlı bir tabaka teşkil eder.

Kızılötesi fotoğraf, kızılötesi ışınlara duyarlı sensörlerle, kamera filtreleriyle veya filmlerle pozlanmış fotoğraflara denir.

Filtre, film üzerine vuran ışığın özelliklerini değiştirmek ve objektifin içine giren ışığı filtre etmek için objektifin ön kısmına takılan ve cam, plastik gibi maddelerden imal edilen yardımcı araçtır.

Film yapımı ya da film çekimi, bir film yapmak için takip edilmesi gereken birkaç aşamayı içeren bir süreçtir. Bir filmin yapılması ilk olarak hikâyenin fikrini bulmakla ya da fikri satın almakla başlar. Daha sonra bu fikir senaryoya dökülür. Film çekilir, kurgulanır ve son hâlini aldıktan sonra seyirciye sunulur. Prodüksiyon daha sonra senaristlik, rol dağıtımı, yapım öncesi, çekim, ses kayıt ve reprodüksiyonu, yapım sonrası ve bitmiş ürünün izleyici önünde gösterilmesiyle devam ediyor. Bu genellikle büyük bir insan kapasitesi gerektirmektedir ve bunun tamamlanması birkaç aydan birkaç yıla kadar geçen bir süre alabilir. Film yapımı ekonomik, sosyal ve politik açıdan dünya üzerinde büyük bir yer kaplamaktadır. Ve film yapımında çeşitli teknolojiler ve film teknikleri kullanılır.

Holografi, lazer ışınlarına dayanılarak gerçekleştirilen üç boyutlu görüntü işlemine verilen addır.
Sinematografi veya görüntü yönetimi, sinema filmi için görüntü kaydederken ışıklandırma ve kamera tercihleri yapma disiplinidir. Birçok açıdan fotoğraf sanatıyla yakından ilgilidir; fakat kamera ve görüntü elemanlarının hareket hâlinde olduğu durumlarda birtakım ek özellikler de gösterir. Elektronik görüntü sensörüyle görüntü yakalamak, görüntüdeki her piksel için elektronik olarak işlenen ve sonraki işleme veya görüntüleme için bir video dosyasında saklanan bir elektrik yükü üretir. Fotoğraf emülsiyonu ile yakalanan görüntüler, film stoğu üzerinde kimyasal olarak "geliştirilen" bir görünür görüntüye dönüşen bir dizi görünmez/gizli görüntüyle sonuçlanır.

Sayısal Fotoğrafçılık, nesnelerin görüntülerini oluşturmak için sayısal teknolojinin kullanıldığı bir fotoğrafçılık tarzıdır. Sayısal teknolojinin gelişimine kadar fotoğrafçılıkta görüntülerin karta basılması için kimyasal işlemlere ihtiyaç duyulan fotoğraf filmi kullanılmaktaydı. Aksine, sayısal görüntü kimyasal işleme gerek olmaksızın tamamen sayısal teknoloji ve bilgisayar kullanılarak görüntülenebilir, basılabilir, işlenebilir, taşınabilir ya da arşivlenebilir.

Cherbourg Şemsiyeleri, 1964 Fransa-Almanya ortak yapımı müzikal filmdir. Özgün adı Les Parapluies de Cherbourg dur. İngilizce konuşulan ülkelerde The Umbrellas of Cherbourg adı ile gösterime sunulmuştur.
Film renklendirme, özgün olarak siyah beyaz ya da monokrom çekilmiş sinema filmlerinin sonradan yapay olarak renklendirilmesi işlemine verilen addır. Bu işlem sinemanın ilk yıllarından beri kimyasal yöntemler kullanılarak yapılıyordu ancak video teknolojisinin ortaya çıkması ve bilgisayar yardımıyla sayısal görüntü işleme yöntemlerinin geliştirilmesiyle birlikte daha da kolaylaşmış ve yaygınlaşmıştır.

The Open Road, 1926 İngiltere yapımı gezi belgeselidir. 2005 yılında restorasyondan geçirilmiş olan bu sessiz film renkli çekilmiştir ve İngilizce ara yazıları vardır. Muhtemelen çevildiği yıllarda sinema salonlarında canlı müzik eşliğinde sunulmuş olan filmin 2007 tarihli DVD'sine fon müziği de eklenmiştir. Filmin adı Türkçede Açık Yol anlamına gelmektedir.
IMViC, koliform grup bakterilerin tespiti için kullanılan test sistemidir. İsim, içeriğindeki testlerin baş harflerinden oluşmaktadır.

Korona deşarjı; yüksek gerilimli bir iletkenin, etrafını saran hava gibi akışkanların iyonlaşmasıyla oluşan elektriksel bir deşarjdır. Havanın elektriksel bir kırılım geçirip iletkenleşmesi ve yükün iletkenden akışkana sızmasını sağlar. Korona deşarjı, iletkenin etrafındaki elektrik alanın, havanın dielektrik dayanımını aştığı yerlerde oluşur. Genellikle nemli ve sisli havalarda görülen bu deşarj işlemi radyal olarak dışarıya mor renkli ışık halkaları emite eder. Kendiliğinden meydana gelen korona deşarjı doğal olarak eğer elektrik alanı şiddetinin limiti sonsuza gitmiyorsa yüksek voltajlı sistemlerde açığa çıkar. Genellikle yüksek voltaj taşıyan iletkenlerin havaya bitişik sivri noktalarında, mavimsi bir parıltı olarak görülür ve bir gaz deşarj lambasıyla aynı özellikte ışık yayar.

Potasyum ferrisiyanür K3[Fe(CN)6] formülü ile gösterilen inorganik bileşiktir. Bu parlak kırmızı tuz, oktahedral olarak koordine edilmiş [Fe(CN)6]3− iyonu içerir. Suda çözünür ve çözeltisi bir miktar yeşil-sarı flüoresans gösterir. 1822 yılında Leopold Gmelin tarafından keşfedilmiştir ve başlangıçta ultramarin boyalarının üretiminde kullanılmıştır.

Yüksek dinamik aralıklı işleme ya da HDRR, yüksek dinamik aralıkta yapılan aydınlatma hesaplamalarını işleyerek bilgisayarlı grafik sahneleri oluşturma işlemidir. Bu işlem karşıtlık oranının sınırlandırılması nedeniyle kaybolabilecek ayrıntıların korunmasına izin verir. Video oyunları ile bilgisayar kullanılarak oluşturulan filmler ve özel efektler, basit aydınlatma modellerinden daha gerçekçi sahneler elde etmek için bundan yararlanır.

Film Fotoğrafçılığı olarak da adlandırılan analog fotoğrafçılık, aslında fotoğrafçılık olarak biliniyordu. Dijital fotoğrafçılığın yükselişinden sonra insanlar dijital olmayan sensörlerle yapılan fotoğraflara analog veya film fotoğrafçılığı olarak atıfta bulunmaya başladılar. Analog fotoğrafçılık, ışığın hassas gümüş parçacıkları tarafından yakalandığı fiziksel, elektronik olmayan bir kayıt ortamı kullanır ve kimyasal olarak işlendiğinde görüntü kalıcı olur. Bu yöntem, elektronik sensörlere dayanan daha yeni Dijital Fotoğrafçılık öncesinde geleneksel olarak bir asırdan fazla bir süredir kullanılmıştır.

Fotoğrafçılıkta negatif, genellikle bir şerit veya şeffaf plastik film tabakası üzerindeki, fotoğrafı çekilen konunun en açık alanlarının en koyu, en karanlık alanlarının ise en açık göründüğü bir Bu ters sıra, bir kamera filminin sıradan fotoğraf çekimi için yeterince hızlı bir görüntü yakalamak için kullanması gereken aşırı derecede ışığa duyarlı kimyasalların, ışığa maruz kalma ve ardından gelen fotoğraf işlemleriyle ağartılmak yerine koyulaştırılması nedeniyle oluşur.