İçeriğe atla

Âşık Allahverdi

Kontrol Edilmiş
Aşık Allahverdi
Doğum1775
Göyçe (Geğarkunik) Şafak (Vanevan), şimdiki Ermenistan
Ölüm1880
Göyçe(Geğarkunik), Şafak (Vanevan), şimdiki Ermenistan
Takma adAk Aşık
MeslekŞair,Ozan
DönemTürk halk edebiyatı

Âşık Allahverdi (Ak Âşık), 1775-1880 yılları arasında yaşamış, Azeri halk şairi, ozanıdır.

Hayatı

Âşık Allahverdi'nin XVIII. yüzyılın sonu, XIX. yüzyılın başlarında (1775-1880) yaşadığı tahmin ediliyor. Çok da uzak olmayan bir tarihte yaşayıp eserlerini yaratsa da, Ak Âşık hakkında bilgiler o kadar da çok değildir. XIX. yüzyıl Göyçe Âşık Okulunun en ünlü sanatçılarından olan Ak Âşığın, yaratıcılığı gibi hayatı, soyağacı ilginçtir.[1]

Söylenenlere göre, Allahverdi'nin doğuştan saçı, kaşı, kirpiği ak olduğu gibi, dünyaya bakışı, yaratıcılığı da farklı olmuştur. Ömrünün gününü âşık sanatına bağlayan Allahverdi, halk arasında Ak Âşık adıyla tanınıp şöhret bulmuştur.

Allahverdi'nin Ak Âşık diye çağrılması ile ilgili başka bir rivayet de mevcuttur. Halk bilimcilerin araştırmalarına göre, Ak Âşığın babası Şeyh Osman Sufi-Derviş tekkesinin mürşidi olmuş, müritleri ile kuzeyden, muhtemelen Kazah-Şemşeddil ya da o bölgeye ait Karakoyunlu göçüp Şerurda, Aras'ın yanındaki Kosacan köyünde yerleşmiştir. Şeyh Osman ve oğlu Kara Osmanoğlu âşık olmasalar da, güzel saz çalıp okularmış. Ancak onların âşıklığı tekke töreni çemberinden kenara çıkmazmış.

Ak Âşığın ablasının da saz-söz sanatının bilicisi olduğu, Kosacanda gelin olmasına rağmen, ölesiye sazı yere koymadığı olguları mevcuttur. Günümüze ulaşan rivayetlere göre, Ak Âşık Aras'ın ötesinden Telli Cafer'in kızı Süsenber hanımla aile kurmuş, "Süsenberi" havası da işte onun şerefine oluşmuştur. Âşığın İsmail ve Muharrem adında iki oğlu olduğu da bilinmektedir.

Ak Âşığın Göyçe'ye göçmesi nedenini ise araştırmacılar iki olaya bağlıyor. Babası öldükten sonra ailenin tüm ağırlığının Allahverdi'nin üzerine düşmesi ve o zaman zarfında Kaçarların İran'da ve Kafkasya'da kol gezmesidir.

Halk kendi kahramanını mitleştirmeyi sevmesiyle beraber söylenenlere göre, Allahverdi'ye Allah tarafından verilen yetenek ile saz çalıp okumasıyla hastalara şifa olduğu rivayet edilir. Bu haber kısa sürede Doğu Anadolu hakimlerinden Serdar Hüseyin Paşa'ya ulaşır. Uykusuzluktan azap çeken Serdar Hüseyin Paşa, âşığı ne pahasına olursa olsun, bulup getirmelerini emreder. Gönderilen silahlı grup onu çok ararlar, Göyçede bulup Serdar Hüseyin Paşa'nın huzuruna götürürler. Ak Âşık 5 yıla yakın burada kalır. Söylenenlere göre, âşık ilk saz çalışı ile Serdar Hüseyin'i uyutuyor. Paşa'nın adamları Paşa'nın öldüğünü sanıp, Allahverdi'yi öldürmek istiyorlar. Serdar Hüseyin 2 gün 2 gece yatıp uyur. O andan itibaren derdine deva olan Ak Âşığı hiçbir yere bırakmaz.

Kaynakça

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 21 Ocak 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Şubat 2012. 

Yapılan Çalışmalar

  • Mürsel Hekimov, "Üstad aşıklar", Bakü: Gençlik, 1983, sayfa.50-54.
  • Terlan Göyçeli. "Göyçe aşık mektebi". Bakü-1998. sayfa.23-27.
  • Azad Ozan Kerimli, "Musiki dünyası" dergisi, №1, 2000 sayfa.69.

Azerice eserlerine örnek

Durnam, gedər olsan bizim ellərə,
Qatıq söylə, qaymaq söylə, yağ söylə.
Əgər soruşsalar Ağ Aşığın halını,
Boynu armud saplaq, canın sağ söylə

İlgili Araştırma Makaleleri

Türklerin Anadolu'ya geldikten sonra edebiyatları iki gruba ayrılmıştır. Arapça ve Farsçayı çok iyi bilen aydınların oluşturduğu "Yüksek Zümre Edebiyatı" ve İslam öncesinden gelen sözlü bir "Halk Edebiyatı". Anadolu'ya göç eden Türkler arasında aynı ayrım devam etti. Medrese eğitimi gören aydın kesim Arap ve Fars edebiyatlarının tesirini devam ettirirken, halk yine saz şairleri aracılığıyla halk edebiyatını devam ettirdi. Dolayısı ile Anadolu Türk Edebiyatı iki grupta incelenmektedir. Bu gruplardan biri halk edebiyatıdır.

Türk kültürü kökeni Orta Asya'nın kültürel birikimine dayanan bir kültürdür. Selçuklu döneminden itibaren Doğu Akdeniz ve İslam kültürleri ile etkileşim halinde olup Modern Türkiye'ye kadar gelişti.

Âşık halk edebiyatı, halk diliyle ve hece vezniyle meydana getirilen, saz eşliğinde söylenen şiirlerden oluşan geleneksel Türk edebiyatı dalıdır. âşıkların oluşturduğu eserlerin bütününe verilen isimdir.Halk edebiyatı içerisinde yer alır. Anonim ürünlerin dışında kalan şiirlerin oluşturduğu edebi ürünler toplamıdır. Kimi âşıkların başından geçen ve yaygınlaşıp ünlenen hikâyeler de âşık edebiyatı içinde incelenir.

Kanijeli Siyavuş Paşa III. Murad saltanatı döneminde 1582-1584, 1586-1589 ve 1592-1593 yıllarında üç dönem sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

<span class="mw-page-title-main">Serdar Ferhat Paşa</span> 43. Osmanlı sadrazamı

Serdar Ferhat Paşa, III. Murad saltanatı döneminde 1 Ağustos 1591-4 Nisan 1592 tarihleri arasında yaklaşık sekiz ay, 16 Şubat 1595-7 Temmuz 1595 tarihleri arasında da yaklaşık dört ay sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Mere Hüseyin Paşa, II. Osman'ın yeniçeriler tarafından tahttan indirilerek öldürüldüğü ve amcası I. Mustafa'nın ikinci kez tahta geçirildiği anarşi sırasında 13 Haziran 1622 - 8 Temmuz 1622 ve 5 Şubat 1623 - 30 Ağustos 1623 tarihleri arasında iki kez olmak üzere toplam yedi ay on sekiz gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır.

Deli Hüseyin Paşa Osmanlı padişahları IV. Murad, Sultan İbrahim dönemlerinde Kaptan-ı Deryalık, IV. Mehmed döneminde de 28 Şubat 1656 - 5 Mart 1656 tarihleri arasında altı gün sadrazamlık yapmış; çeşitli eyalet valiliği, uzun yıllar Girit Serdarlığı ve üç kez Kaptan-ı deryalık dahil yüksek devlet görevlerinde bulunmuş bir Osmanlı devlet adamı ve askeridir.

<span class="mw-page-title-main">Köroğlu</span> efsanevi Türk halk ozanı

Köroğlu, hem bir Türk destan kahramanının adıdır, hem de 16.yüzyılda yaşayıp büyük ün kazanmış bir halk ozanının mahlasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Âşık Alesker</span>

Âşık Alesker, 19. yüzyıl Azerbaycan saz üstadlarının en önemli temsilcisi, Azerbaycan aşık edebiyatının klasiklerinden biridir.

Kayıkçı Kul Mustafa, Türk halk edebiyatının Bektaşî koluna bağlı halk ozanı. Şairin doğum ve ölümüyle ilgili net bilgiler bulunmamakla beraber; 17. yüzyıl ozanı olduğu belirlenebilmiştir. Kimi kaynaklarca 1658'de öldüğü rivayet edilmektedir. Ancak bu iddianın tersi olarak 1659'dan sonra öldüğünü savunan araştırmalar da vardır. Edebiyatçı Ahmet Kabaklı ise Kayıkçı Kul Mustafa'nın ölümünün 1646'dan sonra gerçekleştiğini söylemektedir.

<span class="mw-page-title-main">Türk edebiyatı</span> Türkçe yazılmış edebî eserler

Türk edebiyatı, Türk yazını veya Türk literatürü; Türkçe olarak üretilmiş sözlü ve yazılı metinlerdir.

Karacaoğlan, şiirlerine 17. yüzyılda yazılmış mecmualardan beri rastlanan ünlü saz şairidir.

<span class="mw-page-title-main">Azerbaycan müziği</span>

Azerbaycan müziği, Kafkas, Orta Asya ve İran ağırlıklı etkileri görülür. Tar, kemençe, ut, bağlama, balaban, zurna, kaval, nağara, garmon, tütek, tef ve davul kullanılan başlıca müzik aletleridir.

Âşık, Anadolu, Güney Kafkasya ve İran'da sürdürülen, genellikle bağlama veya başka bir telli müzik aleti eşliğinde söylenen sözlü halk müziği geleneğini icra eden kişidir. Aşıklık geleneği, Türk kökenli ve Türkler arasında yaygın olan Anadolu, Ortadoğu ve Orta Asya'ya özgü bir halk şairliği türüdür. Türkçe "Ozan" kavramı ile de ifade edilir.

Klâsik Türk Müziği'nin önemli bestekârları alfabetik sıra ile gösterilmiştir. Belirtilen rakamlar bazıları takribi olmak üzere bestekârın ölüm yılını göstermektedir.

Miskin Abdal, 1430-1535'te yaşamış Azeri halk ozanıdır.

Genç Osman Destanı, 17. yüzyılda Kayıkçı Kul Mustafa tarafından yazılan ve Türk halk edebiyatının en önemli epik eserlerinden biri sayılan duygusal koçaklamadır. Yapıtta Osman adındaki genç bir yeniçerinin savaş sırasındaki yiğitliği ve ölümü anlatılmaktadır.

Osmanlı Devleti'nin kuruluş devrinde Aleviler

<span class="mw-page-title-main">Azerbaycan Âşıkları</span>

Azerbaycan'da Âşık sanatı, şiir, hikâye anlatma, dans, vokal ve enstrümantal müziği geleneksel bir performans sanatında birleştirir. Bu sanat Azerbaycan kültürü'nün sembollerinden biridir ve ulusal kimliğin bir koruyucusu olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Resmo Kuşatması</span>

Resmo Kuşatması, 1645-1669 Osmanlı-Venedik Savaşı'nda evre.