İçeriğe atla

Ziyaret Tepe Höyüğü

Koordinatlar: 37°47′37″N 40°47′35″E / 37.7936°K 40.793°D / 37.7936; 40.793
Arkeolojik Höyük
Adı:Ziyaret Tepe Höyüğü
il:Diyarbakır
İlçe:Bismil
Köy:Tepe
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:1184
Tescil tarihi:14.11.1992
Araştırma yöntemi Kazı

Ziyaret Tepe Höyüğü, Diyarbakır ilinin Bismil ilçesi güneydoğusunda, Dicle ve Batman Çayı'nın birleşme noktasının 20 km. batısında, Dicle'nin güney kıyısında yer alan bir höyüktür. Bölgedeki büyük höyüklerden biri olup, ovadan 22 metre yükseklikte 3 hektarlık bir alandır. Kuzey taraftaki höyüğün (akropol) üç tarafında uzanan "aşağı şehir" ise 29 hektarlık bir alana yayılmıştır. Diyarbakır Arkeoloji Müzesi tarafından Tepe Höyüğü adıyla tescil edilmiştir.[1]

Kazılar

İlk kez 1980 yılında Kessler tarafından saptanan höyük, 1989 yılında Guillermo Algaze ve ekibi tarafından ODTÜ, TAÇDAM'ın[not 1] "Ilısu ve Kargamış Baraj Gölleri Altında Kalacak Arkeolojik Kültür Varlıklarını Kurtarma Projesi" kapsamında araştırılmıştır. Daha sonra Guillermo Algaze'nin de katıldığı, başkanlığını Timothy Matney'in yaptığı ekip, hem höyükte hem de aşağı şehirde geniş çaplı yüzey araştırmaları yapmıştır. 1989 yılında ise dört farklı alanda manyetik tarama yapılmıştır. Kazılara 2001 yılında Timothy Matney başkanlığında başlanmıştır.[2]

Tabakalanma

Yerleşimde, höyük, aşağı şehir ve yamaçlar genelinde ortaya çıkarılan tabakalanma eskiden yeniye şu şekildedir;

  • Geç Neolitik Çağ / Erken Kalkolitik Çağ (yaklaşık MÖ 6.000 – 5.000)
  • Orta Tunç Çağı (yaklaşık MÖ 2.000 – 1.600)
  • Geç Tunç Çağı (yaklaşık MÖ 1.300 – 1.200/1100)
  • Erken Demir Çağı (yaklaşık MÖ 1.200 / 1.100 - 900)
  • Geç Demir Çağı (yaklaşık MÖ 9.00 - 600)
  • Geç Roma Dönemi / Sasani İmparatorluğu / Erken İslam Dönemi[2]

Ziyaret Tepe'de en yoğun yerleşmenin Orta ve Geç Asur Çağı yerleşimi olduğu, höyük (akropol) ve aşağı şehre yayılan bu yerleşimde bir garnizonun yer aldığı bildirilmektedir. Höyük, Demir Çağı'ndan sonra iskan edilmemiştir. Kuzey ve batı yamaçlarda Orta Tunç Çağı'na ait çok sayıda buluntu ele geçmiştir. Ayrıca Geç Neolitik Çağ / Kalkolitik Çağ malzemesi de bulunmaktadır. Güney yamaç ise sözü edilen bu erken çağlara tarihlenen buluntu vermemektedir. Aşağı şehir ise Geç Neolitik – Erken Kalkolitik buluntu göstermez. Bununla birlikte MÖ 3. binyılda Geç Asur Dönemi'ne kadar kesintisiz bir yerleşim vardır.[2]

Buluntular

Mimari

Höyüğün doğu yamacında, kerpiç bir platform üzerine 450 metrekarelik alanda inşa edilmiş bir yapı kalıntısı ortaya çıkarılmıştır. Geç Asur Dönemi'ne tarihlendirilen bir kamu binasıdır.[2]

Orta Asur Dönemi yapısı olduğu anlaşılan oldukça büyük bir konut ayrıca ilginçtir. Parke döşeli bir sokaktan girilen konutun duvarları kırmızı kil kerpiçten 1,5 metre kalınlıkta inşa edilmiştir. Girişteki oda ya da avlu 5,5 metre derinlik ve en az 22 metre genişliktedir. Buradan geniş, parke döşeli bir avluya geçilmektedir. 12 x 13,5 metre boyutlarındaki bu avlu zeminini kaplayan mozaiklerin büyük bölümü iyi korunmuş durumdadır.[2]

Değerlendirme

Orta Asur İmparatorluğu'nun Geç Tunç Çağı boyunca Yukarı Dicle yönünde genişlemesiyle Ziyaret Tepe'de iskan, ilk kez aşağı şehrin büyük bir bölümüne yayılarak neredeyse 32 hektarlık alana ulaşmış ve küçük de olsa bir kent haline gelmiştir. Bununla birlikte Erken Demir Çağı'nda yerleşim daralmıştır. Aşağı şehir muhtemelen terk edilmiştir. Bölgede Geç Demir Çağı'na karşılık gelen Geç Asur Dönemi'nde ise yeniden bir "hızlı kentleşme" görülür. Geç Asur seramikleri MÖ 9. yüzyılda höyük ve tüm aşağı şehir surlarının içinde yayılmış durumdadır. Bu durum, MÖ 7. yüzyıl sonlarında Geç Asur İmparatorluğu'nun çöküşünde ya da hemen sonra son bulmuş görünmektedir.[2]

Kazı başkanı Ziyaret Tepe'nin, Asur İmparatorluğu'nun Orta Asur (Geç Tunç Çağı) ve Geç Asur (Geç Demir Çağı) dönemlerinde (MÖ 1.300 - 600[3]), Dicle kıyısındaki üç büyük sınır kentinden biri olduğunu belirtmektedir. Bu bağlamda Asur kayıtlarında geçen Dicle bölgesinin merkezi garnizonlarından olan Tuşhan'ın Ziyaret Tepe olduğu düşünülmektedir. Geç Asur Dönemi'nde eyalet başkenti olan Tuşhan, bazı kaynaklarda Tushu ya da Tusha olarak geçmektedir. Geç Asur Dönemi tabletlerinden Tuşhan Eyaletinin, MÖ 9.-7. yüzyıllarda imparatorluğun en önemli kuzey eyaleti olduğu anlaşılmaktadır.[2][3] Öte yandan Ziyaret Tepe kazılarında ele geçen 21 adet çivi yazılı kil tabletin bu durumu gösterdiği ileri sürülmektedir. Mari kayıtlarında kentin adı, hem ülke anlamına gelen "kur", hem de kent anlamında "uru" tanımlayıcılarıyla yazılmıştır. Ziyaret Tepe'de bulunan ve MÖ 620-610 yıllarına tarihlenen kil tabletler, kentin düzeni ve işleyişi ile ilgili konulardadır. Tabletlerden, Tuşhan'ın bir vergi toplama ve tahıl silosu işlevi gördüğü anlaşılmaktadır.[4]

Bununla birlikte Tuşhan'ın esasen Ziyaret Tepe değil Üçtepe Höyük olduğu yönünde görüşler de vardır.[5]

Dış bağlantılar

Notlar

  1. ^ Tarihsel Çevre Araştırma ve Değerlendirme Merkezi

Kaynakça

  1. ^ a b "TAY – Yerleşme Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mart 2012. 
  2. ^ a b c d e f g TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları
  3. ^ a b "T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı". 1 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Mart 2012. 
  4. ^ Nurgül Yıldırım, Anadolu'da Bulunan Yeni Asurca Belgeler 12 Kasım 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Sh.: 121-122
  5. ^ Doç. Dr. Kemalettin Köroğlu, Demir Çağı'nda Yukarı Dicle Bölgesi (2011)

İlgili Araştırma Makaleleri

Kinet Höyük, İskenderun'un 30 km kuzeyinde, Dörtyol ilçesinin kuzeybatısında, İskenderun Körfezi kıyısından 500 metre içeride bulunan bir höyüktür. Zeminden 26 metre yükseklikteki höyük 33 dönüm alana yayılmıştır. Yerleşim, Geç Neolitik Çağ'dan Helenistik Dönem'e kadar MÖ 5.000-.50 yıllarında iskan edilmiştir. Kilikya'daki en büyük antik yerleşimi olarak kabul edilmektedir. Doğusundaki koyda ve güneyindeki Deliçay (Pinarus) Deresi halicinde olmak üzere iki limanı vardı. Höyüğün bulunduğu İssos Ovası, Antik Kilikya'nın en doğu kenarıdır. Yerleşimin antik çağdaki adının İssos olduğu belirtilmektedir. Günümüz Hatay ili Dörtyol ilçesi sınırları içinde ilk neolitik yerleşmenin görüldüğü höyüktür.

İkiztepe Höyüğü, Samsun ili Bafra ilçesinin 7 km. kuzeybatısında yer alan bir höyük'tür. Günümüzde Kızılırmak'ın denize döküldüğü yerin hemen batısında yer alan höyük adını, uzaktan bakıldığında iki tepe olarak görülmesinden almaktadır. Fakat gerçekte dört tepedir. Bu tepeler kazı başkanları tarafından romen rakamlarıyla tanımlanmıştır. Güneydeki en büyük tepe, günümüzde ovadan 29 metre yükseklikte olup Tepe I olarak adlandırılır. Tepe II, bunun kuzeyindedir ve 22,5 metre yüksekliktedir. En kuzeydeki Tepe III, 12,3 metredir. Tepe II'nin batısına düşen Tepe IV ise 16 metredir. Bugün denizden 7 km. içeride olan İkiztepe Höyüğü MÖ 5-3 binlerde denize oldukça yakın konumdaydı.

Domuztepe Höyüğü, Osmaniye il merkezinin 35 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Günümüzde Aslantaş Barajı kıyısında yer alan höyüğü tarihöncesi yerleşim katları su altında kalmıştır.

Salat Tepe Höyüğü, Diyarbakır il merkezine 35 km. ve Bismil ilçesine 14 km. mesafede yer alan bir höyüktür. Dicle'ye katılan Salat Deresi'nin doğuya kıvrım yaptığı kesimdedir. Salat Deresi vadisinden 30 metre yükseklikte olan höyük 115 x 100 metre boyutlarındadır. Tepenin üstünde 45 x 30 metrelik düz bir alan bulunmaktadır. Diyarbakır Arkeoloji Müzesi tarafından Yukarı Salat Höyük adıyla tescil edilmiştir.

Kenan Tepe Höyüğü, Diyarbakır ili Bismil ilçesinin 15 km. doğusunda, Dicle Nehri'nin batı tarafında yer alan bir höyüktür. Tarımsal faaliyetler nedeniyle kısmen tahrip olmuş olan höyük 225 x 350 metre boyutlarındadır. Yerleşmenin 4,5 hektarlık bir alana yayılmış olduğu belirtilmektedir. Yayılma alanı, yukarı yerleşme olarak tanımlanan asıl höyük ve aşağı yerleşme denen, bunun kuzeydoğusu yönündeki geniş alandır.

Hakemi Use Tepe, Diyarbakır ili Bismil ilçesi sınırları içinde yer alan bir höyüktür. Aslında biri, günümüzde tarla seviyesine inmiş iki höyükten, kazı yapılan diğeridir. Kazı yapılan höyük, yüzey araştırmaları Orta Çağ seramikleri veren diğer höyük sakinleri tarafından mezarlık olarak kullanılmaktaydı. Höyük, günümüz Suriye sınırında 150 km. içeride, Önasya'nın önemli neolitik yerleşimlerinden biri olan Çayönü'nden kuş uçumu 80 km. doğuda, Ziyaret Tepe Höyüğü'nün 3 km. batısında, Dicle'nin eski yatağının sağ kıyısında yer almaktadır. Tepe, 120 metre çapında ve 4 metre yüksekliğindedir.

Samsat Höyük, Adıyaman ili, Samsat ilçesi hemen kuzeydoğusunda, günümüzde Atatürk Baraj Gölü altında kalmış olan bir höyüktür. Baraj gölü suları altında kalmasından önce Fırat kıyısından 700 metre içeride olmasına karşın iskan edildiği dönemde hemen nehrin kıyısındaydı. Yüksek bir höyük sayılabilecek olan Samsat Höyük, ova seviyesinden 37-40 metre yükseklikte olup taban alanı 500 x 350 metre kadardır. En dik yamacı doğu yamacı, en düşük eğimli yamacı ise güneybatıya bakan yamacıdır. Adı, Klasik Çağ kaynaklarında Samosate, Samosatum, İslami Dönem kaynaklarında ise Semisat, Sumaisat olarak geçmektedir. Yer olarak, Fırat'ın oldukça geniş, dolayısıyla sığ olduğu bir kesimdedir. Yerleşim olarak ise höyük, teras ve alt şehirden oluşmaktadır. Samsat Höyük, taşıdığı öneme karşın yeterince kazı çalışmaları yapılamadan baraj gölü altında kalıp yok olmuş bir arkeolojik yerleşimdir.

Tepecik / Makaraz Tepe Höyüğü, Elazığ İl merkezinin yaklaşık olarak 31 km. doğusunda, günümüzde Keban Baraj Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür. Höyüğün asıl ismi Makaraz Tepe'dir. Fakat arkeolojik yazında daha çok Tepecik olarak geçmektedir. Tepe, 200 metre çapında olup 16-17 metre yüksekliktedir.

Sos Höyük, Erzurum il merkezinin 24 km kuzeydoğusunda, Pasinler ilçesinin 13 km batısında yer alan bir höyüktür. Yakınındaki Yiğittaşı Köyü'nün eski adının Sos olmasından, arkeoloji literatüründe bu adla geçmektedir. Aras Nehri'nin bir kolu olan Çökender Deresi'nin hemen güney kıyısındadır. Tepe olarak 270 x 150 metre boyutlarında 1,2 hektarlık bir alanı kaplamakta olup 20 metre yüksekliktedir.

Aşağı Pınar Höyüğü, Kırklareli İl merkezinin 3 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Haydardere, bir kıvrım yaparak tepenin kuzeyinden ve batısından geçmektedir. Höyüğün üzerine Geç Antik Çağ'da yapılan bir tümülüs tahribata neden olmuştur. Tümülüs, 38 metre çapında bir çevre duvarı üstüne kurulmuş olup, höyüğün eteklerinden alınan toprakla doldurulmuştur. Oluşan tepenin 19. yüzyıl sonlarında bölgeyi bir süreliğine işgal eden Rus kuvvetleri tarafından hazine aramak için düzleştirilmiş olduğu düşünülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Maşat Höyük</span>

Maşat Höyük, Tokat İl merkezinin güneybatısında, Zile'nin 20 km. güneybatısında, Yalınyazı Köyü'nün 1 km. güney-güneybatısında yer alan bir höyüktür. Höyük 450 x 225 metre boyutlarında olup ova tabanından, kazı yapıldığı yıllarda yaklaşık 29 metre yükseklikteydi.

Surtepe Höyüğü, Şanlıurfa İl merkezinin batısında, Birecik İlçesi'nin kuzeybatısında, Fırat'ın kuzey yakasında yer alan bir höyüktür. Yerleşmenin yayıldığı tepe ve teraslar 250 x 230 metrelik, 72 dönümlük bir alana yayılmaktadır. Höyük ise 120 metre çapında ve 16 metre yüksekliktedir. Yerleşmenin ise 20 hektarlık bir alanı kapsadığı anlaşılmaktadır. Hacınebi Höyüğü'nün birkaç kilometre kuzeyindedir.

Müslümantepe Höyüğü, Diyarbakır İli, Bismil İlçesi'ne bağlı Şahintepe Köyü'nün kuzeybatı kenarında, Dicle Nehri'nin güney kıyısında yer alan bir höyüktür. Güneyden Dicle'ye doğru genişleyen, tarıma uygun bir vadide, yine güneyden vadi tabanı içine giren, yarımada şeklinde doğal bir kayalık üzerinde kurulmuştur. Bismil İlçesi'ne 22 km. mesafededir. Bu kayalık, yerleşmenin savunulması açısından elverişli bir durum yaratmaktadır.

Pekmez Höyük, Aydın ili Karacasu İlçesi yakınlarındaki Afrodisyas antik kenti içinde yer alan bir höyüktür. Afrodisyas, Büyük Menderes Nehri'nin güney kollarından birinin oluşturduğu vadidedir. Pekmez Höyük, antik kent alanı içinde prehistorik dönemlerden itibaren iskan gören üç höyükten biridir. Diğer höyükler Akropolis ve Kuşkalesi adlarıyla bilinmektedir. Tepe, 125 metre çapında olup 13 metre yüksekliktedir.

Mezraa Höyük, Şanlıurfa ili'nin güneybatısında, Birecik İlçesi'nin kuş uçuşu 7 km güneyinde, Mezraa Belde'sinin 1,5 km güneydoğusunda, Fırat'ın doğu kıyısında yer alan bir höyüktür. Tepe, 180 x 140 metre boyutlarında olup ova seviyesinden 13 metre yüksekliktedir.

Hirbemerdon Tepe, Diyarbakır İli Bismil İlçesi'nin kabaca 40 km. doğusunda, Yukarı Dicle Vadisi ile Raman Dağı arasında, Batman Çayı ile Dicle Nehri'nin birleştiği bölgede, Dicle'nin batı kıyısında yer alan bir höyüktür. Yerleşme, 4 hektarlık yüksek bir höyük, kuzeybatı tarafta 3,5 hektarlık bir alana yayılmış bir dış şehir ve 3 hektara yayılmış bir aşağı şehirden oluşmaktadır.

Giricano Höyüğü, Diyarbakır İli Bismil İlçesi'nin 11 km. güneydoğusunda, Dicle Nehri'nin kuzey kıyısında yer alan bir höyüktür. Nehre hakim konumdaki tepe 170 x 120 metre boyutlarında olup 25 metre yüksekliktedir. Ziyaret Tepe Höyüğü'nün 3 km. kuzeybatısında, Hakemi Use'nin 2 km. kuzeyindedir.

Tiladir Tepe, Şanlıurfa il merkezinin güneybatısında, Birecik İlçesi'nin güneyinde, Ziyaret Köyü'nün 700 metre kadar kuzey-kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Türkiye – Suriye sınırına oldukça yakın, Karkamış'ın 3,5–4 km. kuzey-kuzeydoğusundadır. Tepe, 600 x 200 metre boyutlarında olup 12,2 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Fırat'ın doğu yakasında, nehrin hemen kıyısındaki bir kaya üzerinde bulunan höyük büyüklük bakımından bölgenin önemli höyüklerinden biridir.

Aşağı Salat Höyüğü, Diyarbakır'ın Bismil İlçesi'nin 20 km. doğusunda, Yukarısalat Belde'sinin 3 km. güneyinde, günümüzde 10 – 15 haneli Aşağı Salat Mahallesi'nin altında yer alan bir höyüktür. Dicle Nehri kıyısındaki höyük Salat Çayı'nın Dicle'ye katıldığı yerin 2 km. doğusundadır. Tepe, yaklaşık olarak 150 x 100 metre boyutlarında, nehir seviyesinden 3 metre yükseklikteki bir teras üzerindedir. Kültür dolgusu 5 metre kadar olan höyüğün güney yamacı Dicle taşkınlarıyla tahrip olmuştur. Güneydoğu kesiminin ise su ile aşınmıştır. Aşağı Salat Höyüğü Kuzey Mezopotamya kültür alanı içinde kurulmuş küçük bir köy yerleşimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Salat Vadisi'nden gelen doğal yol, Dicle Nehrini Höyük'ün de yer aldığı Salat Mevkii'nde geçerek doğuya ve güneye yönelmektedir. Höyük'ün yaklaşık 50 metre güneybatısında bir mezarlık alanı yer almaktadır.

Sultantepe Höyüğü, Şanlıurfa ili'nin Harran İlçesi'nin Akçakale yolu 13 km kuzeybatısında, Kötüçay ile Kömürcü Dere arasında, Sultantepe Köyü'nün hemen yanında yer alan bir höyüktür. Tepenin tabanda çapı 550 metre olup Urfa Ovası'nın en büyük höyüğüdür. Yüksekliği 43 metredir. Adana İli Kozan İlçesi yakınlarındaki, günümüzde yeri tam olarak bilinmeyen Sultantepe Höyüğü ile karıştırılmamalıdır.