İçeriğe atla

Zivin Muharebesi

Zivin-dağı Muharebesi
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı
Tarih25-26 Haziran 1877
Bölge
Sonuç Osmanlı zaferi
Taraflar
Osmanlı İmparatorluğu Osmanlı İmparatorluğuRus İmparatorluğu Rus İmparatorluğu
Komutanlar ve liderler
Ahmet Muhtar Paşa
İsmail Hakkı Paşa
Feyzi Paşa
Vasiliy Aleksandroviç Geyman
Prens Mihail Tarieloviç Loris-Melikov
Güçler
13.500-18.000 asker (16 tabur)-Rus ordusundan daha az süvari kuvveti-18 top 18.000 asker (16 tabur)-6000 süvari ve 64 top
Kayıplar
500 ölü ve yaralı 1300-1500 ölü ve yaralı

Zivin Muharebesi 25-26 Haziran 1877 tarihinde, Rus İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti arasında gerçekleşen ve Osmanlı zaferi ile sonuçlanan muharebedir.

Savaş

Süngütaşı ya da eski adıyla Zivin, Kars ilinin Sarıkamış ilçesine bağlı Sarıkamış'a 39 km uzaklıkta, 65 hanelik bir köydür. Bu köyün doğusunda sarp kayalar üzerine kurulmuş bir kale olan Zivin Kalesi ve kalenin kurulu olduğu tepe bulunmaktadır.

93 Harbinde bu bölge Ahmet Muhtar Paşa tarafından Ruslara karşı önemli bir savunma mekanı olarak görülür zira Aras vadisi ve Erzurum'a bakan yollar bu stratejik öneme sahip yerden geçmektedir. Osmanlı Ordusu başkente yakın Balkan cephesindeki büyük Rus taarruzları nedeniyle zor durumda olduğundan, ardı ardına yenilgiler aldığından kuvvetlerin ve takviyelerin çoğunu bu cephede kullanmakta idi bu nedenle Kafkas cephesinde Osmanlı askerlerin takviye alması çok zor olup, Osmanlılar bölgedeki yerel halk ve Türk ve Kürt aşiret reislerinin verdiği milisler ve eldeki düzenli kuvvetlerle savunma yapmak zorundaydı.Yine bu bölgede bulunan 1 tümen asker Ahmet Muhtar Paşa tarafından zaruri olarak sıkıştırılmaya çalışılan Rusların Erivan (Erivan)'daki kuvvetlerinin komutanı Arshak Ter-Gukasov ile mücadele için çekilmiştir, bu nedenle sadece 12 taburdan oluşan bir Osmanlı Birliği tepeyi savunmak için kalmıştır.Yine bu birliğe 4 tabur askerde ihtiyat olarak ayrılmıştır.Birliğin bunun dışında az miktarda süvari desteği ile 18 topu vardır bu kuvvetler toplam 10 km'ye (6 mile) yakın bir cephe hattı için yetersiz durumdadır.Bununla birlikte Osmanlı komutanlığı bu bölgenin stratejik önemi nedeniyle saldırıya uğrayabileceğini tahmin ettiklerinden herhangi bir saldırı durumuna karşı 2 ay boyunca siper kazmış,istihkamları kurmuş ve tepeyi teraslamıştır. 25 Temmuz'da Karaurgan-Tepeköy yoluna bakan sol kanat dışında istihkamların tamamı tamamlanmıştı,sol kanat pratikte saldırıya daha açıktı, bununla birlikte bu sol kanattaki yamaçlar epey dik konumda olup bu dik konumda piyade ilerlemesini Ruslar için zorlaştırmaktaydı.

Tergukasov kuvvetleri Halyaz Muharebesi'nde yapılan Türk karşı saldırıları ve Fevzi Paşa kuvvetlerinin Doğubayazıt'ı geri almak için yaptığı saldırılar ile zor duruma düşmüştür.Zira, Haylaz Muharebesi'nde Osmanlı Ordusunun ağır kayıplarına karşın, bu Rus kolunun cephanesi tükenmiş,lojistik ve ikmal desteği elinden alınmıştır, Doğubayazıt yönündeki saldırılarla arkadan kuşatılacağını anlayan Tergukasov ilerlemesini durdurmuş ve kuşatılmamak için geri çekilmeyi düşünmektedir.

Ancak Rus komutanlığı da durumun farkına varmış ve diğer kol olan Prens Melikov'un bölgedeki çeşitli Rus birlikleri ile saldırıya geçip Tergukasov'u bu zor durumdan kurtarması için bir yardım harekâtı düzenlemesi yine 2 cepheden Osmanlı kanadının yarılması ve Tergusakov kuvvetleri ile birleşip Türk savunma hattının ortadan kaldırılmasına karar verilir.

Rus komutan Melikov, Tergukasov kuvvetleri ile birleşip Osmanlı savunma hattını yarmak için Zivin dağına mı yoksa Mecinkirt yönündeki bölgeye mi saldırmaları hususunda kararsızdı, sonunda Zivin'e saldırmayı tercih etti.Bununla birlikte Rus komutanlığındaki general Geyman, Türk ordusunun tamamen imhası taraftarıydı ve Melikov'a da bu yönde emirler veriyordu.1829 yılında Osmanlı-Rus savaşında Ruslar yine Zivin'de Türk sol kanadına saldırmışlar, sarp yamaçlara karşın Köprüköy yolundan Türkleri çekilmeye zorlamışlardı. Bu seferde benzer bir durum tartışıldı ancak sağ kanattan yapılacak başarılı bir saldırının bölgedeki Türk ordusunun tümünün çekilme yolunu kapatacağı ve sonuçta bu tepedeki bütün Türk ordusunun imha edileceğini hesapladılar. Bu sebeple Türk ordusunun sağ kanadına saldırmaya karar verdiler. Teknik yönden bu doğru olsa da Osmanlı Ordusunun istihkam hattı bu bölgede kurulmuştu.Buna karşın tepedeki Osmanlı ordusunda süvari kuvveti Ruslara göre son derece azdı, Ruslar top bakımından da Türklerden üstündü ve ateş gücü olarak bir Rus taburu, Türk taburuna göre %25 daha fazla ateş gücüne ve insan desteğine sahipti. Bununla birlikte Melikof eğer 4 taburunu ihtiyatta kullanırsa piyade sayısı ve ateş gücü yönünden Türklerle eşit hale gelecekti; ancak top ve süvari kuvvetleri yönünden üstünlük olduğundan bu birliklerin etkili kullanılması halinde bunun rahatça kapatılabileceği hesaplanmıştı. Melikov'un bu hatalı kararları bütün bir muharebenin kaderini değiştirdi.

Türk ordusunda Ahmet Muhtar Paşa gibi deneyimli ve yetenekli üstüne karşın Zivin Bölgesindeki askerlerin komutanı Feyzi Paşa, yeteneği ve deneyimi olmayan Kürt İsmail Hakkı Paşa gibi çeşitli subay ve üstlere sahip olsa da, birliklerini, İsmail Hakkı Paşa ile birlikte örgütleyecek yeterli vakte sahipti.

Rus Ordusu 25 Haziranda Zivin Çayından Gürcü, Ermeni, Kazak kuvvetlerini de içeren birlikleri desteğinde geçip saldırıya başladı, ilk başta saldırı başarılı olsa da sonrasında Türk tahkimatları önünde Rusların ilerlemesi kesildi, topçu saldırıları ise arazinin engebeli olması nedeniyle bir yarar sağlamadı yine süvari kuvvetleri de engebeli arazide ve tahkimatlar önünde sıkışıp cephe savaşına zorlandı, Türk kuvvetlerini planlandığı gibi çeviremedi.Sonuçta Rus piyade, topçu ve süvari kuvvetleri arasında büyük koordinasyonsuzluk baş gösterdi. Melikof'un ihtiyatta ayrıldığı birliklerdeki hatası nedeniyle piyadeler de, tepeyi savunan askerlerin yoğun tüfek ateşi, göğüs göğüse süngü saldırıları yüzünden 25-26 Haziran'daki saldırılarda başarısız oldu.

Osmanlı Ordusu başarısız olan Ruslara doğru karşı saldırıya geçmek ve Rus kayıplarını daha da artırmak istediyse de askerlerinin durumunu, zayıflıklarını bilen ve Rusların başka yerlerdeki saldırılarını engellemek için kayıplarını asgaride tutmak zorunda olduğunu anlayan Ahmet Muhtar Paşa subaylarını engelledi ve tatmin edici bir savunma zaferini tercih etti.

27 Haziranda subaylarının tekrar taarruzda ısrarına karşın Melikov verilen kayıpların ağır nitelikte olduğunu ve tepeyi bu güçlerle alamayacağını anladığından birliklerini hızla geri çekmek zorunda kaldı. Ahmet Muhtar Paşa cepheye geldiğinde kendi askerlerinden 500 kişilik ölü ve yaralı kaybına karşılık Rusların 3 katı kayıp verdiğini gördü.

Sonuçları

Bu savaşta alınan bozgun Rus Ordusunun moralini ağır derecede bozmuştur, bu bozgunun ardından Osmanlılarca sıkışan Tergukasov ve onunla birleşemeyen diğer Rus Ordusu da geri çekilmek zorunda kalmıştır.Bununla birlikte (biraz da İsmail Hakkı Paşa ve süvarilerinin başarısız takipleri sayesinde) Tergukasov ve Melikov yönetimindeki Rus ordusu başarılı bir çekilme gerçekleştirmişler ve bu çekilme neticesi Ruslar takviye güç alarak tekrar saldırıya geçmişlerdir.[1]

Kaynakça

  1. ^ Edward W., Allen D., Muratoff P. - "Caucasian Battlefields: A History of the Wars on the Turco-Caucasian Border ..." İngilizce bölüm url =http://books.google.com.tr/books?id=oDb6P0HXwIcC&pg=PA141&dq=battle+of+zivindag&hl=tr&sa=X&ei=nwDxTpCDAorssgaDr8nxDw&ved=0CDAQ6AEwAA#v=onepage&q=battle%20of%20zivindag&f=false 16 Ekim 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Gözleve Muharebesi</span>

Gözleve Muharebesi, Kırım Savaşı'nın muharebelerinden biri. Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa komutasında Osmanlı Ordusu Kırım'ın Gözleve 'deki istihkam noktasına saldıran Rus İmparatorluğu güçlerini ağır kayıplarla geri püskürttü.

<span class="mw-page-title-main">Kafkasya Cephesi</span> Osmanlı Cephesi

Kafkasya Cephesi, I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu'nun 2. ve 3. orduları ile Rus İmparatorluğu Kafkas Ordusu'nun karşı karşıya geldikleri cephe. Kafkasya Cephesi, savaş sırasında Doğu Anadolu Bölgesi içlerine kadar genişlemiş, Trabzon, Bitlis, Muş ve Van şehirlerine kadar yayılmıştır. Kara harbi, Karadeniz Bölgesinde bulunan Osmanlı İmparatorluğu deniz gücü ve Rus donanması tarafından desteklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Suriye-Filistin Cephesi</span> Birinci Dünya Savaşının bir cephesi

Suriye-Filistin Cephesi, I. Dünya Savaşı sırasında Almanya'nın isteği üzerine açılan bir cephedir. Osmanlı ordusu, 1915'te Birinci Kanal Harekâtı'nı, 1916'da İkinci Kanal Harekâtı'nı düzenledi. Amaç; Osmanlı İmparatorluğu'nun Süveyş Kanalı'nı ele geçirmesi ve Mısır'a yeniden sahip olmasıydı. Başarılı olunursa İngilizlerin Uzak Doğu'daki sömürgeleri ile bağlantısı kesilecekti. Gelibolu'daki başarısızlığın ardından geçen zamanda İngilizlerin gittikçe güçlerini artırmaları ve Osmanlı'nın kısıtlı kaynakları sonucu cephe Süveyş'ten Nablus'a kadar gerilemiş, savaşın son aylarındaki Nablus'taki son cephe savunmasındaysa çok kısıtlı olan kaynakların tükenmesine ek olarak Osmanlı'nın savaş süresince Arap halk üzerinde görece başarılı bir şekilde sürdürdüğü Panislamizm propagandasının Lawrence'ın organize ettiği Arap isyanının Hicaz'dan Filistin'e girmesi sonucu çökmesiyle Türk Ordusu Şam ve Halep üzerinden Anadoluya çekilmiş ve cephe bazı parlak muharebe zaferlerine rağmen Osmanlı için başarısızlık ve ağır kayıplarla sonuçlanmıştı.

<span class="mw-page-title-main">Plevne Savunması</span> 93 Harbi sırasında yaşanmış bir kuşatma savaşı

Plevne Savunması ; 93 Harbi sırasında Plevne kentinin Rus İmparatorluk Ordusu tarafından kuşatılmasının ardından, kentin Gazi Osman Paşa komutası altındaki Osmanlı Ordusu tarafından Rus ve daha sonra Rumen taarruzlarına karşı 19 Temmuz ve 10 Aralık 1877 arasında 145 gün boyunca savunmasıyla gerçekleşen, 93 Harbi'nin en önemli muharebelerinden biridir. Osmanlı Ordusu, 145 gün boyunca sayıca kendisinden kalabalık olan Rus ve Rumen ordularının gerçekleştirdiği üç büyük taarruzu püskürtmüş ve Plevne'yi başarılı bir şekilde savunmuştur. Ancak, tüm bu taarruzlardan sonra Osmanlı kuvvetlerinin yiyecek ve cephaneleri tükenmiş ve buna ek olarak kış mevsiminin gelmesiyle şiddetli soğukla karşı karşıya kalıp bitap düşmüşlerdir. Kuşatmayı yarmak için düzenledikleri son bir huruç harekâtının da başarısızlıkla sonuçlanması ile, Osman Paşa kenti Rus ve Rumen ordularına teslim etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kırkkilise Muharebesi</span> Osmanlı İmparatorluğu ile Bulgaristan Krallığı arasında geçen savaş

Kırkkilise Muharebesi veya Kırklareli Muharebesi, Osmanlı İmparatorluğu ile Bulgaristan Krallığı orduları arasında geçen Birinci Balkan Savaşı'nın bir parçası olan; 22 Ekim 1912 tarihinde başlayan ve 24 Ekim 1912'de Osmanlı ordusunun doğu Trakya'da yenilgisi, Bulgar zaferi ile son bulan; Osmanlı İmparatorluğu'nun I. Balkan Savaşı'nı kaybetmesine sebep olan en önemli muharebelerden biridir.

Elena Muharebesi (12 Temmuz 1877; 4 Aralık 1877 ve 14 Aralık 1877 tarihlerinde Osmanlı Devleti ve Rus İmparatorluğu arasında gerçekleşen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın Tuna Cephesindeki muharebelerinden biri olan bir muharebeler silsilesidir. Gerçekleşen 3 ayrı muharebeden 1. ve 3. muharebeler Rus buna karşın 2. muharebe Osmanlı zaferi ile neticelenmiştir.

Alacadağ Muharebesi, Osmanlı Devleti ve Rus İmparatorluğu arasında yapılan 93 Harbi'nin Kafkas Cephesindeki muharebelerinden biridir. Muharebeyi kazanan Ruslar için Kars'ın önü açılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Köprüköy muharebeleri</span>

Köprüköy muharebeleri veya Bergmann Hücumu, I. Dünya Savaşı sırasında Kafkasya Cephesi'nde Hasan İzzet Paşa ve Georgy Berhmann arasında yaşanan muharebeler. General Georgy Berhmann I. Kafkas Kolordu komutanı olarak Osmanlı İmparatorluğu'na karşı inisiyatifi 2 Kasım'da ele aldı ve çatışma 16 Kasım'da bittiğinde sadece 25 kilometre Osmanlı toprakları içinde tutunabildiler.

<span class="mw-page-title-main">Lüleburgaz Muharebesi</span>

Lüleburgaz Muharebesi veya Karaağaç Muharebesi ya da Pınarhisar Muharebesi, Birinci Balkan Savaşı'nda, 29 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında; Bulgaristan Krallığı ile Osmanlı İmparatorluğu ordusu arasında yapılan ve Bulgar ordusunun kesin zaferi, Osmanlı ordusunun ağır yenilgisi ile sonuçlanan muhârebedir. Bu muhârebe de Kumanova Muharebesi, Kırkkilise Muharebesi ve İmroz Deniz Muharebesi ile birlikte, Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Balkan Savaşı'nı kaybetmesine sebep en önemli muhârebelerden biri olarak görülmektedir. Ayrıca I. Balkan Savaşı'nın asker katılımı bakımından en büyük ve en geniş katılımlı muhârebelerinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Erzurum Muharebesi (1877)</span>

Erzurum Muharebesi (1877), Rusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasında 8-9 Kasım 1877'de yapılan savaştır. Ruslar, Erzurum'u almak için hücuma geçtiler. Şehrin eteklerine kadar gelen, Aziziye tabyalarını ele geçiren ve şehir merkezine saldırmaya hazırlanan Ruslara karşı, Nene Hatun ve Erzurum halkı, tabyadan kalan askerlerle birleşip karşı saldırıya geçti. Geceden başlayıp sabaha kadar süren bir savaşın ardından Ruslar, Aziziye Tabyalarını boşaltıp kentten geri çekildiler.

Halyaz Muharebesi 21 Haziran 1877 tarihinde, Rus İmparatorluğu ile Osmanlı Devleti arasında gerçekleşen ve Osmanlı zaferi ile sonuçlanan muharebedir.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Çatalca Muharebesi</span>

Birinci Çatalca Muharebesi 17 ve 18 Kasım [E.U. 4-5 Kasım] 1912 tarihinde gerçekleşmiş ve Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır. Birinci Balkan Savaşı'nın Lüleburgaz Muharebesi'yle birlikte en büyük muharebelerinden biri olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Kumanova Muharebesi</span> 23-24 Ekim 1912de yaşanmış ilk Balkan Savaşları muharebesi

Kumanova Muharebesi 23-24 Ekim 1912 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu topraklarının Sırbistan Krallığı'na yakın bölgesinde (Kumanova) yapılan bu muharebe Birinci Balkan Savaşı'nın başlıca muharebelerinden biridir. Savaş başlangıcından sonra kısa sürede Sırpların kazandığı önemli muharebelerden biri olup bu bozgun sonrası, özellikle firar eden askerlerden kaynaklı; ağır insan gücü kayıpları nedeniyle; Osmanlı yönetimi Vardar Ovası ve Makedonya'nın büyük kısmını, artlarında büyük miktarda top ve savaş malzemesi bırakarak terk etmek zorunda kalmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">Manastır Muharebesi</span>

Manastır Muharebesi, bugünkü Makedonya'daki Manastır şehri yakınlarında Birinci Balkan Savaşı sırasında 16-19 Kasım 1912 tarihinde gerçekleşmiş bir muharebedir.

<span class="mw-page-title-main">Boze Muharebesi</span> 1789da Osmanlı yenilgisi ile sonuçlanan Osmanlı - Rus Savaşı

Boze Muharebesi ya da Rymnik (Rimnik) Muharebesi, 22 Eylül 1789'da Osmanlı ordusu ile Rus ve Avusturya orduları arasında yapılan ve ağır Osmanlı yenilgisi ile sonuçlanan bir muharebedir. Bu muharebe neticesi kuşatma altındaki İzmail, Akkerman ve Bender kalelerinin Rusların eline geçmesi, kuşatma altındaki Belgrad'ın Avusturya eline geçmesi iyice kolaylaştı. Savaşın yapıldığı Râmnicu Sărat Romanya'da bulan bir yerdir, bu bölge günümüzde Buzău (Boze) yönetim birimine bağlıdır. Bu bölgede Râmnicu Sărat nehri diğer adıyla Rimnik nehri olarak bilinen ve Siret Nehri'nin bir kolu olan nehir bulunmaktadır. Yine Siret'in bir kolu olan Buzau Nehri bu yakınlardan geçmekte ve Siret Nehri ile birleşmektedir. Bu sebeple bu muharebe Ramnicu Sarat şehri yakınlarında Ramnicu Sarat Nehri ve yakınlarında bulunan Boze Nehrinde yapıldığından Türk kaynakları bu muharebeyi Boze Muharebesi, yabancı kaynaklar ise Rymnik (Rimnik) Muharebesi olarak adlandırmaktadır. Bununla birlikte çeşitli yabancı kaynaklar, bu savaşın komutanı olarak yanlışlıkla Koca Yusuf Paşa'yı gösterirler oysaki Koca Yusuf Paşa Osmanlı kaynaklarına göre başarısızlıkları nedeniyle 1789 Mayıs ayında veziriazamlık görevinden alınıp, haziran 1789'da bu görev Cenaze Hasan Paşa'ya verildiğinden; bu muharebe de Osmanlı Veziriazamı komutasındaki bir ordu ile yapıldığından, bu muharebede Osmanlı Ordusunun komutanı Cenaze Hasan Paşa'dır. Hasan Paşa'ya bağlı Osmanlı süvari kuvvetlerinin komutanı ise Kemankeş Mustafa Paşa'dır.

Maçka Muharebesi , 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'nın doğu cephesine meydana gelen bir çatışmadır.

21-23 Ekim 1912 Tarihleri arasında Yunan Epir Ordusunun birlikleri ile Yanya Kolordusu kuvvetleri arasında gerçekleşen muharebedir. Yanya kolordusunun Balkan Savaşı'nda girdiği ilk muharebe olup Osmanlı zaferi ile sonuçlansa da bu muharebedeki bazı hatalar hemen ardından girişilen Gribova Muharebesi'ndeki yenilgi bu başarının kullanılamamasına neden olmuştur.

Şumnu Kuşatması, 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı'nda evre.

<span class="mw-page-title-main">Obileşti Muharebesi</span>

Obileşti Muharebesi, 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı'nda evre.