
Çince, Çin anakarası ve çevresinde yaşayan bir milyardan fazla kişi tarafından konuşulan Eski Çinceden türemiş dillerin oluşturduğu diller grubudur. Dünyadaki her beş kişiden birinin anadili olarak konuştuğu Çince, lehçeleriyle birlikte dünyada en çok konuşulan dildir. Çince ve lehçeleri Büyük Çin olarak adlandırılan Çin anakarası, Hong Kong, Makao, Tayvan ve Malezya, Endonezya, Tayland, Singapur, Myanmar, Vietnam, Güney Kore gibi Doğu ve Güneydoğu Asya ülkelerinde konuşulmaktadır. Çince, dünyanın en çok konuşulan dil olmasına bağlı olarak Birleşmiş Milletler'in altı resmî dilinden biridir. Aynı zamanda Çin, Tayvan, Singapur, Hong Kong ve Makao'nun resmî dilidir.
Lehçe ya da diyalekt, bir dilin belli bir coğrafî bölgedeki insanlar tarafından konuşulan çeşididir. Lehçe sözcüğü Türkçeye Arapçadan geçmiştir. Lehçe anlamında bazı sözlüklerde diyelek ve ağgan sözcükleri de bulunmaktadır.

Türk dilleri veya Türkî diller, Doğu Avrupa'dan Sibirya ve Çin'in batısına dek uzanan bir alana yayılmış ve içerisinde 35 yaşayan dil barındıran dil ailesi. Toplamda yaklaşık 180 ile 200 milyon kişi tarafından konuşulan Türk dillerinin en çok konuşulan lehçesi Türkçe olup tüm Türk dili konuşurlarının %40'ı bu dili konuşmaktadır. Bu dili Azerice, Özbekçe, Uygurca, Kazakça, Türkmence ve Tatarca takip etmektedir.
Vietnamca, Vietnam Cumhuriyeti'nin ulusal ve resmî dilidir. Vietnam'da yaşayan insanların % 86'sının ve denizaşırı ülkelerde yaşayan azınlık durumunda yaklaşık 3.000.000 kişinin anadilidir. Yakın tarihe kadar Çin yazı sistemini kullanmakta olan Vietnamcanın sözcük dağarcığı büyük ölçüde Çinceden etkilenmiştir. Vietnamcanın bugünkü yazı sistemi Latin abecesinin uyarlanmış biçimine dayanır. Sözcüklerde anlam ayrılığı ton ile yapıldığından bu tonları gösteren 5 farklı ayırıcı im bulunur.

İç Moğolistan ya da resmî adıyla İç Moğolistan Özerk Bölgesi, Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlı bir özerk bölge. Ülkenin kuzey ve kuzeydoğusunda bulunur. Kuzeyde Moğolistan, doğuda Heilongjiang, Jilin ve Liaoning, güneyde Hebei, Şansi ve Şensi yönetim bölgeleri ile Ningxia özerk bölgesi, batıda da Gansu yönetim bölgesi ile çevrilidir. Yüzölçümü 1.183.000 km², yönetim merkezi Huhhot'tur. Nüfus; 24.049.155 (2020).

Kantonca (廣東話) ya da Standart Kantonca, Güney Çin'deki Guangdong eyaleti civarında konuşulan Yue değişkesidir. Yue'nin geleneksel prestij lehçesidir. Yazı dili olarak geleneksel Çince karakterler esas alınır.
Çin dilleri ya da Çin dil ailesi, Çin'de yaşayan Hanların konuştuğu dillerin tümüne verilen addır. Çin-Tibet dil ailesine dahil kollardan birini oluşturmaktadır. Bu diller ayrıca Sinitik diller olarak da adlandırılır.
Lişana Deni modern bir Yahudi Aramice dilidir, genelde Neo-Aramice diye hitap edilir. Başlangıçta Türkiye sınırına yakın olan Kuzey Irak'taki Zaho'da ve komşu köylerinde konuşulurdu. Konuşanların birçoğu bugün Kudüs ve çevresinde yaşamaktadır. Diğer Neo-Aramice lehçeler olan Lişan Didan ve Lişanid Noşan isimlerine benzeyen Lişana Deni "bizim dilimiz" anlamına gelir. Bu dil için kullanılan diğer isimler Lişan Hozaye ve Kurdit ("Kürtçe")'dir. Dilbilimciler tarafından ise Zaho Yahudi Aramicesi denir.
Türkiye Türkçesi coğrafyası, çağdaş Türk yazı dillerinden biri olan Türkiye Türkçesinin yazı dili ve ağızlarıyla kullanıldığı coğrafi sahadır. Bu saha, dünyanın orta kesimi olarak sayılabilir. Bu saha çok genel olarak Hazar Denizi’nin batısındaki Kafkaslar’dan Balkanlar’a kadar olan coğrafi alanı kapsar.

Ethnologue verilerine göre Çin'de toplam 298 yaşayan dil konuşulmaktadır. Bu dillerin birçoğu, Çin'deki tanınmış etnik gruplar tarafından konuşulur. Çin'deki en yaygın dil yedi ana lehçe grubuna bölünür ve Hanyu olarak bilinir. Çin'de bu dille ilgili çalışmalar, kendine özgü bir akademik disiplin olarak düşünülmektedir. Hanyu kapsamına giren lehçe grupları, birbirinden hem morfolojik hem de fonetik açıdan o kadar çok farklılık gösterir ki farklı bölgelerde konuşulan lehçeler karşılıklı olarak anlaşılmaz. Çince, Moğolca, Tibetçe, Uygurca ve Zhuangca, Çin'de en çok öğrenilen ve hükûmetten en çok destek gören dillerdir.
Dil biliminde karşılıklı anlaşılabilirlik, farklı fakat birbiriyle ilgili dil türleri konuşanların kasıtlı bir çalışma yapmadan ya da özel çaba harcamadan birbirlerini kolayca anlayabilecekleri diller ya da lehçeler arasında bir ilişkidir. Bu, dilleri lehçelerden ayırt etmekte genellikle en önemli kriter olarak kullanılır, fakat sosyodilbilimsel faktörler de göz önüne alınır.

Çin, dünyanın en eski ve sürekli öğreti ve felsefi geleneklerinin beşiği olmuştur. Çin'de batıdaki anlamıyla bire bir örtüşen bir din anlayışı hiç olmamıştır. Milattan önce 6. yüzyıldan itibaren görülmeye başlayan düşünce okulları kendi içinde özgün olarak sürekli gelişmiştir. Bu yüzden Çin'de inanç sistemleri olarak Çin kültürünü tarihi boyunca şekillendiren Konfüçyüsçülük, Taoizm ve çok sonradan gelen Budizm düşünce okulları sıralanır. Bu iç içe geçmiş düşünce okulları kendi aralarında kökten farklı bir evren anlayışı taşımazlar ancak klasik anlamıyla batıda ortaya çıkan Musevilik, Hristiyanlık ve Müslümanlık dinlerinden kökten ayrıdırlar. Bu düşünce okulları öncesinde de Çin'in hem toplayıcı ve avcı şamanik toplumlarında hem de yerleşik tarım toplumları döneminde kainatın doğuşuyla ilgili anlatılan masal ve efsanelerde evrenin; klasik dinlerde olduğu gibi bir yaratıcı tarafından yaratılmasından çok her şeye hamile olan ve hiçbir şeyin henüz bir biçimi olmadığı karanlık bulamaç bir şeyden doğduğu inançları yer bulmaktadır. Bu bulamaç, karanlık hiçbir nesnenin henüz şekil almadığı ama her şeye hamile olunan bu hale masallarda Hundun, düşünce okullarında Dao denmektedir. Dao'dan Gök ve Yer yani somut ve soyut olan her şey doğar, yin ve yang değişim ilkeleriyle her şey biçim alır ve dönüşür. Günümüzde Kuantum Kuramı'nın kozmogoni görüşleri Çin'de ortaya çıkan bu evren anlayışına daha yakın durmaktadır. Gök uzayı, yer ise yıldızlar, gezegenler gibi yoğun her şeyi temsil etmektedir. Dao düşünce okulunda Gök ve Yerin ham doğası yani kendiliğindenlik hali olan Zìrán (自然)'a uyması çabasız çabayı uygulaması en uygun yönetim olarak anlatılırken, Konfüçyüsçü okullara göre ise Gök ve Yer ilişkisi hiyerarşik ele alınır, erdem ve görevlere önem verilir, dolayısıyla devletin yönetimi ve halk ile ilişkisi buna uymalıdır anlayışı hakim olmuştur. Çin imparatorları, özellikle Konfüçyüs okuluna göre Gök gibi olmalıydılar ve bu yüzden "Göğün Vekaleti"ni (Tianming) talep edip Çin efsanevi ve geleneksel pratiklerine katılırlardı. Yaygın inanç sistemi bu şekilde kendini gösterirken sonraki yüz yıllarda Batıda ortaya çıkan dinler Çin'de yayılmak istemiş olsa da halk arasında bu inanç sistemleri çok rağbet görmemiştir. Ancak günümüzde sayıları fazla olmasa da Çin'de Hristiyanlık ve müslümanlık da yaşamaktadır. 1949 Mao Zedong devriminden beri Çin, bir ateist ve Marksist kurum olan Çin Komünist Partisi tarafından yönetilmektedir. Bu dönemde bilimsel bir zemini olmayan hiçbir görüşe izin verilmedi. Dini hareketler ve kurumlar önce hükûmet kontrolü altına alındı, sonra Kültür Devrimi (1966-1976) sırasında baskıya uğradı. Devrimin yumuşama döneminde geleneksel öğretiler ve sonradan gelen dini örgütlere haklar verilmeye başlanmıştır. Hükûmet henüz beş tane öğreti ve dini resmen tanımaktadır: Budizm, Taoizm, İslam, Protestanlık ve Katoliklik. 21. yüzyılın başında kurumsal idarelerde Konfüçyüsçülük ve Çin halk gelenekleri giderek daha fazla tanınma kazanmaktadır.

Jilin, Çin'in kuzeydoğusunda bulunan bir eyalet. Doğuda Kuzey Kore ve Rusya, kuzeyde Heilongjiang eyaleti, güneyde Liaoning eyaleti ve batıda İç Moğolistan ile sınır paylaşmaktadır.

Yünnan, Çin'in güneybatısında bulunan bir eyalet. Yüzölçümü yaklaşık 394.000 km2, 2010 itibarıyla yaklaşık 46 milyon kişilik nüfusa sahip. Eyaletin başkenti, kendisi de eskiden "Yünnan" olarak bilinen Kunming şehri. Yünnan eyaleti kuzeyde Siçuan eyaleti, kuzeydoğuda Guizhou eyaleti, doğuda Guangksi Zhuang Özerk Bölgesi, güneydoğuda Vietnam, güneyde Laos, batıda Birmanya ve kuzeybatıda Tibet Özerk Bölgesi ile sınır paylaşmaktadır.
Han Ulusu'nun alt grupları, Çin lehçe grupları olarak da bilinir, dilbilimsel, kültürel, genetik ve bölgesel özelliklere dayanarak belirlenmektedir. Mandarin dilinde bu grupları tanımlamak için kullanılan terminoloji; Çin anakarasında "minxi", Tayvan'da ise "zuqun". Çinli Müslümanlar için kökeni göz önüne almaksızın Hui tanımının kullanılması dışında, Çin Halk Cumhuriyeti'nin resmi olarak tanıdığı 56 etnik gruptan biri olarak tanınan herhangi bir Han alt grubu yoktur.
Arnavutluk, nüfusun büyük çoğunluğunun aynı zamanda ülkenin resmi dili olan Arnavutça ile konuştuğu etnik olarak homojen bir ülkedir. İki ayrı lehçesi vardır: güneyde konuşulan Tosk ve kuzeyde konuşulan Geg. Ancak birçok Arnavut, Balkanlar'daki çok sayıda Arnavut diasporası ve Arnavut topluluklarının etkisiyle İtalyanca, Yunanca, Fransızca, Almanca ve İngilizceyi de yaygın olarak konuşmaktadır.
Hezhou dili Çin'in Kansu eyaletinde konuşulan kreolleşmiş karma dildir. Yüzyıllardır Linxia İli'nin lingua franca'sı olarak işlev göstermiştir. Uygurca ve belki de Salarcanın temellerinden oluşmuştur. Mandarin Çincesiyle yeniden sözcükleşme süreci geçirmiştir; yani sözcüklerin neredeyse tümü Çince kökenlidir. Buna rağmen, dilbilgisi açısından Türk dili özelliklerine sahiptir: Hezhou dilinde altı farklı isim hâli, eklemeli morfoloji ve özne-nesne-fiil cümle yapısı mevcuttur. Hezhou dilinde hem Türkçe hem de Çince kökenli son ekleri kullanılmaktadır; Çince kökenli olanlar özgün işlevlerini kaybetmişlerdir ve Çince anlambilimiyle ilişkilerinden yoksun sayılırlar. Fonolojisi Çinceye çok benzer: Hezhou dilinde üç farklı ton mevcuttur, fakat Hezhou dilindeki ton değişimi Çinceninkinden farklı şekilde çalışır. Han, Hui, Donşian ile Bao'an etnik gruplarında Hezhou dilini konuşanların arasında etnik gruba göre ton kullanımında farklılıklar gözlemlenmiştir, fakat Hezhou dilini anadil olarak konuşanlarda bu farklılıkların ortaya çıktığı yönünde belirtiler yoktur.
Tay ("Tai") ya da Zhuang-Tai dilleri, Tay-Kaday dil ailesinin bir dalıdır. Tay dilleri kapsamında Tayland'ın ulusal dili olan Standart Tay dili, Laos'un ulusal dili olan Laoca, Myanmar'da konuşulan Şanca ve Çin'in güneyinde yer alan Guangşi eyaletinde yaygın olarak konuşulan Zhuang dili dahil olmak üzere en fazla konuşan sayılarına sahip olan Tay-Kaday dilleri yer alır.

Belçika Krallığı'nın üç resmî dili vardır: Felemenkçe (Flamanca), Fransızca ve Almanca.

Çİngilizce, ya bir Çin dilinden etkilenen ya da kötü bir şekilde tercüme edilen sözlü veya yazılı İngilizce için kullanılan bir terimdir. Hong Kong, Makao, Guangdong ve Guangşi'de Çİngilizce terimi esas olarak Kantonca etkisindeki İngilizceyi ifade eder. Bu terim genellikle Çince bağlamlarda dilbilgisine aykırı veya anlamsız İngilizceye uygulanır ve aşağılayıcı veya küçümseyen çağrışımlara sahip olabilir. Bu fenomeni tanımlamak için kullanılan diğer terimler arasında "Çince İngilizcesi", "Çin İngilizcesi", " İngirizce" ve "Çinlileştirilmiş İngilizce" yer alır. Bir Çin İngilizce değişkesinin ne ölçüde var olduğu veya meşru olarak kabul edilebileceği hala tartışmaya açıktır.