
Kudüs veya Yeruşalim, Orta Doğu'nun Kenan bölgesinde, Akdeniz ile Lut Gölü arasındaki Yehuda Dağları'ndaki bir plato üzerine kurulmuş eski bir şehirdir. Üç büyük İbrahimî din olan Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam için kutsal sayılan bir şehirdir. İsrail, başkentinin Kudüs olduğunu ilan etmiştir. Birleşmiş Milletler, bu kararı tanımadığını açıklamıştır. Aynı şekilde Filistin de tıpkı İsrail gibi kendi başkentinin Kudüs olduğunu ilan etmiştir. Günümüzde İsrail ve Filistin Kudüs'ü başkent olarak kabul eder fakat Uluslararası alanda bu kararlar tanınmamaktadır. Çoğu ülke İsrail'deki diplomatik misyonlarını ve Büyükelçiliklerini Tel Aviv'de bulundururken, Filistin'deki diplomatik misyonlar ve Büyükelçilikler ise Ramallah, Gazze Şehri, Kahire ve Şam gibi çeşitli yerlerde bulunmaktadır.

İsrail, resmî adıyla İsrail Devleti (İbranice: מְדִינַת יִשְׂרָאֵל,

Zeytindağı, Kudüs'ün doğusunda yer alan ve Eski Ahit'te, Yeni Ahit'te ve çağdaş edebiyatta bahsi geçen bir tepedir. Tepede bazıları ünlü kişilere ait 150.000 kadar mezar bulunmaktadır. 809 metre rakıma sahip olan Zeytindağı, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam dinlerinde önemli bir yerdir.

Gürcü Yahudileri Kafkasya'daki Gürcistan ulusundan olan Yahudiler'e denir. Gürcistan'in en eski cemaatlerinden olan Yahudiler tarihlerini Babil Sürgünü'ne kadar dayandırmaktadır.

Scopus Dağı Kudüs'ün kuzeydoğusunda bulunan 834 metre yüksekliğinde bir dağdır. Kudüs'ü tepeden görmesi sebebiyle antik çağlardan beri stratejik önemi vardır. 1. yüzyılda Romalılar bu dağda kamp kurup şehri kuşatmıştır. Aynı şekilde bu dağ Haçlılar tarafından da kullanılmıştır. 1948 Arap-İsrail Savaşı sonrasında Ürdün'de kalan bu topraklar 1967'deki Altı Gün Savaşı'na kadar BM tarafından korunmuş bölge ilan edildi. Scopus Dağı bugün itibarıyla Filistin toprakları içindedir

Yahudilikte Yeruşalim veya Yahudilikte Kudüs, MÖ 10. yüzyıldan beri Yahudilerin odağı ve ruhani merkezi olmuştur; 4 kutsal şehirden en kutsalıdır:
- "Üç bin yıl önce, tahta geçip on iki kabileyi bir araya getiren Davud, ulusları Kudüs'te birleştirilip İsrail'i oluşturuldu... Bin yıl boyunca Kudüs, özgür Yahudilerin, kraliyet ailesinin, yasama konseyinin ve mahkemelerin mekanını oluşturdu. Sürgünde, Yahudi ulusu antik başkentleriyle ilişkilendirildi. Yahudiler, her nerede olurlarsa olsunlar, şehrin yeniden kurulması için dua ettiler."
- "Yahudilerin Kudüs ile olan bağı asla kesilmedi. Üç milenya boyunca Kudüs, Yahudi inancının merkezi oldu ve nesiller boyunca sembolik değerini korudu."
- "Yahudilikte Kudüs'ün merkeziyeti o kadar güçlüdür ki seküler bir Yahudi dahi ona olan bağlılığını dile getirip onsuz modern bir İsrail Devleti düşünemez... Yahudiler için, sırf var olduğu için, Kudüs kutsaldır... Yine de Kudüs'ün kutsal karakteri üç bin yıl öncesine dayanır."
- "3000 yıl önce Davud Kudüs'ü başkent yaptığından beri şehir Yahudi varlığı açısından merkezi rol oynamaktadır."
- "Yahudiler için bu şehir üç bin yıl boyunca ruhani, kültürel ve ulusal yaşamın odağı olmuştur."
- "Kudüs 3000 yıl önce Yahudi halkının merkezi olmuştur."
- "Yahudi halkı kaçınılmaz bir şekilde Kudüs şehrine bağlıdır. Başka hiçbir şehir tarihte, politikada, kültürde, dinde, ulusal yaşamda ve halkın şuurunda Kudüs'ün yerini almamıştır. Yaklaşık MÖ 1000'lerde Kral Davud şehri Yahudi devletinin başkenti yaptığından beri Yahudi halkının ulusal kimliğinin en derin ifadesi olmuştur."
- Kudüs, Yahudi dini idrağına uzunca bir süredir yerleşmiştir ve Yahudiler, Samuel Kitabı ve Zebur'da anlatıldığı gibi, Kral Davud'un şehri ele geçirmek ve burada bir tapınak kurmak istemesini çalışmış ve kişiselleştirmişlerdir. Kral Davud'un Kudüs'e olan arzusu popüler dua ve şarkılarda yer bulmuştur. Yahudiler, Kudüs'ün ileride tüm insanoğlunun ibadet merkezi ve dünyanın ruhani başkenti olacağına inanmaktadır.

Doğu Kudüs veya Doğu Yeruşalim ,1948 Arap-İsrail Savaşı'nda Ürdün'ün ve 1967'deki Altı Gün Savaşı'nda İsrail'in eline geçen Kudüs'ün doğusudur. İçinde, Eski Şehri ve Yahudilik, İslam ve Hristiyanlıkta kutsal yerler olan Tapınak Dağı, Ağlama Duvarı, Mescid-i Aksa, Kutsal Kabir Kilisesi gibi yerleri barındırır. "Doğu Kudüs" terimi, bazen 1949'dan 1967'ye kadar Ürdün'ün hakimiyeti altında olan fakat 1967'den sonra İsrail hakimiyeti altında Batı Kudüs ile birlikte tek bir belediye altında birleştirilen 70 km²'lik alanı bazen de 1967 öncesi bir Ürdün belediyesi olan 6.4 km²'lik alanı tasvir eder. Filistin Devleti, Doğu Kudüs'ü başkent yapmak istemektedir fakat Kudüs tamamen İsrail'in kontrolünde olduğu için şu andaki fiili başkenti Ramallah'tır. İsrail ise 30 Temmuz 1980'de Kudüs Yasası ile Batı Kudüs ve Doğu Kudüs olmak üzere Kudüs'ün tamamını ebedi başkent ilan etmiştir.

Eski Şehir, modern Kudüs şehri içerisinde 0.9 kilometrelik surlarla çevrili bir alandır. 1860'ta Yahudi mahallesi Mishkenot Sha'ananim kurulana kadar kentin tamamını kaplayan alandır. Eski şehir Müslümanlar için Kubbetü's-Sahre ve Mescid-i Aksa, Yahudiler için Tapınak Tepesi ve Ağlama Duvarı ve Hristiyanlar için Kutsal Kabir Kilisesi gibi çeşitli dinlere ait kutsal mekanlara ev sahipliği yapmaktadır. 1981'de UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine eklenmiştir.
614 yılında, Bizans-Sasani Savaşı (602-628) sırasında kısa bir kuşatmanın ardından Sasani İmparatorluğu Kudüs'ü fethetti; Pers Şahı II. Hüsrev, Yakın Doğu'nun Bizans kontrolündeki alanlarını fethetmek için generali Şahrbaraz' atadı. Antakya'daki zaferin ardından Şahrbaraz, eyaletin idari başkenti Caesarea Maritima'yı fethetti. O güne kadar büyük iç liman toprakla dolmuş ve işe yaramaz hale gelmişti ancak İmparator I. Anastasius dış limanı yeniden inşa ettirdi ve Caesarea önemli liman kenti olarak kaldı, Pers İmparatorluğu'nun Akdeniz'e çıkışını sağlıyordu. Taberiye, Nasıra ve Celile'nin dağ kentlerinden Yahudi askerleri alıp silahlandıran Nehemiah ben Hushiel Taberiyeli Benjamin ile Arap çeteleri ve ülkenin güneyinden ek Yahudiler ile beraber Sasani Perslerine katılarak Kudüs'e yürüdüler. Savaşa Bizans Hristiyanları aleyhine yaklaşık 20.000 Yahudi asisi katıldı. Tarihçilere bağlı olarak ya 20.000 ya da 26.000 rakamı verilir. Taberiyeli Benjamin ve Nehemiah ben Hushiel liderliğindeki Yahudi güçleri tarafından takviye edilen Pers ordusu, direniş olmaksızın Kudüs'ü ele geçirirdi.

Ermeni Mahallesi, Kudüs'ün duvarlarla çevrili Eski Şehir'in dört mahallesinden biridir. Eski Şehir'in güneybatı kısmında yer almakta ve Sion Kapısı ile Yafa Kapısı'yla mahalleye girilebilmektedir. Eski Şehir'in toplamda %14'ünü kaplayarak 0.126 km² alana sahiptir. 2007 yılına göre 2 bin 424 nüfusa sahiptir. Her iki kriterde de Yahudi Mahallesi ile karşılaştırılabilir. Ermeni Mahallesi, Hristiyan Mahallesi'nden Davud Sokağı ve Yahudi Mahallesi'nden Habad Sokağı ile ayrılmıştır.

Kral Davud'un Kabri, 12. yüzyılda başlayan bir geleneğe göre İsrail Kralı Davud'un defin yeri olarak kabul edilen yer. Tarihçilerin ve arkeologların çoğu, siteyi Kral Davud'un gerçek defin yeri olarak görmemektedir.

Siyon Dağı, Kudüs'teki Eski Şehir'in duvarlarının hemen dışında yer alan bir tepe. Siyon Dağı terimi İbrani Kutsal Kitabı'ndan önce David Şehri için ve daha sonra Tapınak Tepesi için kullanılmıştır ancak Tapınak Tepesi için kullanılan isim günümüzde "antik Kudüs'ün batı tepesi"dir. Daha geniş anlamda bu terim, tüm İsrail toprakları için de kullanılır.

Müslüman Mahallesi Kudüs Eski Şehri'nin dört mahallesinden biridir. Eski şehrin kuzeydoğu bölümünde 31 hektarlık bir alan kapsamaktadır. Mahalle, dört mahalle içinde en büyük ve en kalabalık olanıdır ve doğudaki Aslanlı Kapı'dan, güneydeki Tapınak Tepesi'nin kuzey duvarı boyunca, batıdaki Şam Kapısı—Batı Duvarı rotasına kadar uzanır. Via Dolorosa bu mahalleden başlar.

Yahudi Mahallesi Kudüs'ün Eski Şehri'nin dört geleneksel mahallesinden biridir. 116.000 metrekarelik alan, surlarla çevrili şehrin güneydoğu kesiminde yer alır ve güneyde Zion Kapısı'ndan batıda Ermeni Mahallesi boyunca, kuzeyde Silsile Sokağı'na kadar uzanır ve Batı Duvarı ve doğuda Tapınak Dağı ile sınırlıdır. 20. yüzyılın başlarında, mahallenin Yahudi nüfusu 19.000'e ulaştı.
Aelia Capitolina, MS 70 kuşatmasından sonra neredeyse tamamen yerle bir edilen Kudüs'te,İmparator Hadrian'ın MS 129/130'da Yahuda'ya yaptığı yolculuk sırasında onun tarafından kurulan bir Roma kolonisiydi. Aelia Capitolina'nın kuruluşu ve eski Yahudi tapınağının bulunduğu yere Jüpiter Tapınağının inşası MS 132'de Bar Kokhba isyanının patlak vermesinin nedenlerinden biri olabilir. Aelia Capitolina, Geç Antik Dönem'e kadar koloninin resmi adı olarak kullanıldı ve Arap egemenliği döneminde de ismin "İliya" ya çevrilen Aelia kısmı da Emevi Halifeliği tarafından kullanıldı.

Robinson Kemeri, bir zamanlar Tapınak Tepesi'nin güneybatı köşesinde duran, alışılmışın dışında geniş bir taş kemerin taşıdığı abidevî merdivenin adıdır. MÖ 1. yüzyılın sonunda Hirodes tarafından başlatılan İkinci Tapınağın genişletilmesi çalışmaları kapsamında inşa edilmiştir. Son bulgulara göre ölümünden 20 yıl sonrasına kadar tamamlanmamış olduğuna işaret etmektedir. Büyük taş açıklığı, Tapınak Tepesi'nin istinat duvarları ile birlikte inşa edilmiştir. Antik Kudüs'ün Aşağı Pazar bölgesinden ve Tyropoeon caddesi üzerinden dağın kordonundaki Kraliyet Stoa kompleksine olan ulaşımı sağlamıştır. Üst geçit, tamamlanmasından yaklaşık 10-20 yıl sonra, ilk Yahudi-Romalı isyanı sırasında yıkıldı.

Siyon Kapısı, Arapça Bab Harat'ül Yehud veya Bab en-Nebi Davud olarak da bilinir, Kudüs'teki yedi tarihi kapıdan birisidir.
Sanhedria Mezarlığı, Kudüs'ün Sanhedria semtinde bulunan bir Yahudi mezarlığı.
Akra, "kale" anlamında, Kudüs'te, Seleukos İmparatorluğu hükümdarı IV. Antiohos tarafından M.Ö. 168 yılında şehri yağmalamasının ardından inşa edilen müstahkem bir yerleşkeye sahip olduğu düşünülen bir yerdi. Akra adı daha sonraki bir dönemde, muhtemelen o zamanlar yıkılmış olan kaleyle ilişkili olan ve zamanında Josephus tarafından hem Acra hem de "aşağı şehir" olarak bilinen bir şehir mahallesi için de kullanılmıştır. Kale, Haşmonayim Krallığı'nın kurulmasıyla sonuçlanan Makkabi ayaklanmaları'nı kapsayan olaylarda önemli bir rol oynamıştır. "Yukarı şehir" Yehuda Makkabi tarafından ele geçirilmiş, Selevkos garnizonu aşağıdaki "Akra "ya sığınmıştır, ve Kudüs içindeki bu son düşman kalesini yok etme görevi Thassi soyadlı Şimon Makkabi'a düştü. Akra hakkındaki bilgilerimiz neredeyse sadece daha geç tarihli olan Josephus'un yazılarına ve anlatılan olaylardan kısa bir süre sonra yazılmış olan Birinci ve İkinci Makabeler Kitapları'na dayanmaktadır.