Amon, Hermopolitan Ogdoad'ın bir üyesi olarak görünen önemli bir eski Mısır tanrısıdır.

Priene, Aydın Söke'de Selçuk-Efes'e yaklaşık 100 km uzaklıkta kurulmuş bir İyon şehridir. Şehir Menderes nehrinin 10 km kuzeyindedir. Şehir kurulduğunda deniz kıyısındaydı. Menderesin alüvyonu nedeniyle şehir şimdi kilometrelerce kara içerisindedir.

Stoa, Antik Yunanistan mimarisinde bir sokak ya da agoranın yanında yer alan, üstü kapalı, sütunlu galerilerdir. Yönetim ve ticaret merkezleri olarak kullanılan halka açık yerlerdi.

Fonksiyonalizm, mimarların binaları sadece amaçlarına göre tasarlamasını öngören bir prensip ve mimari akım. İlk aşamada oldukça net görünen bu tanım, modern mimarlık başta olmak üzere farklı mimarlık alanlarında kafa karışıklığına ve hararetli tartışmalara yol açmıştır.

Mimarlık tarihi farklı uygarlıklar, ülkeler ve zamanlardaki mimarlık tarihininin gelişimini inceler.

II. Attalos (d. MÖ 220 Pergamon - ö. MÖ 138 Pergamon, Pergamon Krallığı kralı olarak MÖ 160–MÖ 138 yılları arasında hüküm sürdü. Pergamon Krallarından olan, Attalos Hanedanının beşinci üyesi Κral I. Attalos ile Kraliçe Apollonis'in oğlu, II. Eumenes'in kardeşidir. Ağabeyi II. Eumenes'e olan bağlılığından ve sevgisinden dolayı "Kardeşini seven", olarak anılır. Kardeşi II. Eumenes ölünce vasisi III. Attalos küçük olduğundan, ağabeyinin karısı kraliçe Stratonike ile evlenerek kral oldu.

Pydnai, Muğla ilinin Seydikemer ilçesi yakınlarındaki Patara kumsalının batı ucunda Eşen çayı ile Gelidonya Burnu arasında yer alan terk edilmiş bir Helenistik dönem kalesidir. Likya'nın en önemli şehri olan Ksanthos'a giden yolu korumak için inşa edilmiş olup, tatlı su kaynaklarına ve gemilerin güvenli bir şekilde yanaşabileceği bir alana yakın olması nedeniyle stratejik bir konuma sahiptir. Kale Romalılar tarafından kontrol edilirken, 3. yüzyılda Stadiasmus Maris Magni'de ve Ptolemaios'un Coğrafya adlı eserinde anılmıştır.. Bizans döneminde ise yerel Hristiyan nüfusu yağmacılara karşı korumak için kalenin savunma duvarları kullanılmıştır.

Labranda - Labraunda - Lambraunda - Labraynda,, Muğla'nın Milas ilçesinde bulunan, Karya dönemine ait antik yerleşimdir.

Atina Akropolisi, Atina'ya hakim yüksek bir kayalık üzerinde bulunan ve büyük mimari ve tarihi önemi olan birçok antik yapı kalıntılarını içeren eski bir hisardır. Atina Akropolisi, tüm akropolislerin en bilineni olduğu için genellikle Akropolis denilince tüm dünyada ilk akla gelen yerdir.

Antakya, Asi Nehri kıyısına kurulmuş bir antik kent. Kalıntıları günümüz Antakya şehrinde bulunur ve modern şehre ismini verir.

Didyma, İyonya sahili üzerinde yer alan bir Antik Yunan kutsal alanıdır. Bu yer Apollo tapınağını içermektedir. Delphi'nin yanında Didyma, Helen dünyasının en ünlü kehanet merkezidir. İlk olarak Homeros'un Apollo'ya ilahisinde bahsedilmiştir. Kuruluşu okuma-yazma öncesi, hatta Ionia'nın Helen kolonizasyonundan da öncedir.

Orange Zafer Takı, güneydoğu Fransa'daki Orange şehrinde bulunan zafer takıdır. Kemer ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir, ancak kitabeyi kanıt olarak kabul eden güncel araştırmalar Augustus'un hükümdarlığı sırasında bir tarihi göstermektedir. Galya Savaşları ve Lejyon II Augusta gazilerini onurlandırmak amacıyla eski bir Agrippa üzerinde inşa edilmiştir. Germanicus'un Renanya'daki Alman kabileleri üzerindeki zaferlerini kutlamak amacıyla daha sonra imparator Tiberius tarafından yeniden inşa edildi. Tak, M.S. 27'de İmparator Tiberius'a ithaf edilmiş bir yazıt içermektedir. 1981 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir.

Kırlangıç Yuvası, Kırım'daki Gaspra kasabasında yer alan dekoratif bir kaledir. 1911-1912 yılları arasında 40 metre yüksekliğindeki Aurora Yamacı'nın üzerinde inşa edildi. Rus mimar Leonid Sherwood tarafından Neogotik bir tarzda tasarlandı.

Neolitik mimari, Neolitik dönem olan MÖ 10.000 ila 2.000 yılları arasında konut ve barınmayı kapsayan yapıları ifade etmektedir. Güneybatı Asya'da, Neolitik kültürler M.Ö 10.000'den kısa bir süre sonra, başlangıçta Levant'ta ve oradan doğu ve batıya doğru ortaya çıkmaktadır. MÖ 6.500'e kadar Güneydoğu Avrupa'da ilk kez ortaya çıkan tarım toplumları ile MÖ 8.000'de Güneydoğu Anadolu, Suriye ve Irak'ta ve MÖ 5.500 civarı orta Avrupa'da erken Neolitik yapılar ve yapılar bulunabilmektedir..

Antik Yunan mimarisi, Yunanca konuşan insanların, Yunan anakarası, Mora, Ege Adaları ile Anadolu ve İtalya'daki kolonilerde MÖ 9. Yüzyıl ile MS 1. Yüzyıl arasında geliştirdiği mimari tarzdır.

Nótt, İskandinav mitolojisinde gece teşhisi olan tanrıça. Nótt jötunn Narfi ve Nór'un kızı, Thor'un büyükannesidir. Yggdrasill ağacının altındaki vadilerde doğmuştur. Hayvanı, Alfödr'in Nott ve Dagr'a verdiği atlardan biri olan Hrímfaxi'dir. Anonim Eski Norsça şiirlerin 13. yüzyıldaki derlemesi niteliğindeki Manzum Edda ve 13. yüzyılda yazılan Nesir Edda'da Nótt, Narfi'nin kızı olarak geçer ve Hrímfaxi ile ilişkilendirilir. Nesir Edda'da Nótt'un evlilikleri ve soyağacından bahsedilir. Nótt; ilki Naglfari, ikincisi Annar, üçüncüsü ise Dellingr ile olmak üzere her birinden bir çocuğu olan üç evlilik yapmıştır. Bir özel isim olan nótt kelimesi, Eski Norsça edebiyatında da geçer.

Robinson Kemeri, bir zamanlar Tapınak Tepesi'nin güneybatı köşesinde duran, alışılmışın dışında geniş bir taş kemerin taşıdığı abidevî merdivenin adıdır. MÖ 1. yüzyılın sonunda Hirodes tarafından başlatılan İkinci Tapınağın genişletilmesi çalışmaları kapsamında inşa edilmiştir. Son bulgulara göre ölümünden 20 yıl sonrasına kadar tamamlanmamış olduğuna işaret etmektedir. Büyük taş açıklığı, Tapınak Tepesi'nin istinat duvarları ile birlikte inşa edilmiştir. Antik Kudüs'ün Aşağı Pazar bölgesinden ve Tyropoeon caddesi üzerinden dağın kordonundaki Kraliyet Stoa kompleksine olan ulaşımı sağlamıştır. Üst geçit, tamamlanmasından yaklaşık 10-20 yıl sonra, ilk Yahudi-Romalı isyanı sırasında yıkıldı.

Kraliyet Stoası anlamına gelen Stoa Basileios.

Kleantes, Atina'daki Stoa okulunun ikinci başkanı ve Kıbrıslı Zenon'un halefi olan Yunan Stoacı filozof ve boksördür.

Surimono, bir Japon ahşap baskı türüdür. Yeni Yıl gibi özel günler için özel olarak yapılırlar. Çoğunlukla eğitimli bir okur kitlesi için küçük sayılarda üretilen surimono, ticari baskılardan çok konu ve işleme açısından daha deneysel ve baskı tekniğinde abartılı idi. 1790'lardan 1830'lara kadar en popüler tekniklerden biriydi ve birçok önde gelen sanatçı tarafından yapıldılar. Surimono üretmeye başlayan en ünlü tahta sanatçılarından biri, daha sonra Nishiki-e'nin tanıtılmasının arkasındaki deha olarak kabul edilen Suzuki Harunobu'ydu.