İçeriğe atla

Zeugma

Zeugma
Zeugma
Zeugma antik şehri
Diğer adıBelkıs
KonumTürkiye Gaziantep, Nizip
BölgeKilikya
Koordinatlar37°3′22″K 37°52′2″D / 37.05611°K 37.86722°D / 37.05611; 37.86722
Rakım510 m (1.673 ft)
TürYerleşim
Çevre20 bin dönüm
Tarihçe
KurucuI. Seleukos ve Apama
KuruluşM.Ö. 300
Kültür(ler)Helenistik dönem, Roma Dönemi
İlgili kişi(ler)Büyük İskender, I. Seleukos, I. Şâpûr
Sit ayrıntıları
Buluntu(lar)Thyke Tapınağı, akropolis, harabe yapılar, bullalar, Çingene Kızı mozaiği, Zeugma evleri, Ares (mars) heykeli, lahitler, mezar stelleri, Helenistik dönemden kalma agora, Roma Agorası, nekropoller
Kazı tarihleri1987, 1992, 1993 (2 defa), 1994, 1996, 2000 yılları.
DurumRestore
Resmî sitezeugma.org.tr
Zeugma'dan çıkarılan ve Zeugma Mozaik Müzesi'nde sergilenen "Çingene Kızı" mozaiği
Zeugma'da yapılan kazılarda bulunan Achelous mozaiği

Zeugma, Gaziantep'in Nizip ilçesine bağlı Belkıs köyünde bulunan antik yerleşim.

Asur Ticaret Kolonileri Çağından beri Fırat nehrini geçmek isteyen ticaret kervanlarının ve orduların kullandığı önemli noktalardan birisidir. Büyük İskender'in generallerinden I. Seleukos'un kurduğu kentten beri kesintisiz bir yerleşime sahne olmuş; antik kentin büyük kısmı, yapımı 2000'de tamamlanan Birecik Barajı suları altında kalmıştır.

Zeugma'da Roma İmparatorluğu döneminden kalma evlerin ve villaların tabanlarını süsleyen mozaikleri, kent baraj suları altında kalmadan önce başlatılan kurtarma kazıları sonucunda ortaya çıkartılmıştır. Kazılarda ortaya çıkartılan, toplamda 2 bin 500 metrekarelik bir alan kaplayan ünlü mozaikler Gaziantep şehrindeki Zeugma Mozaik Müzesi'nde sergilenir.

Tarihçe

Helenistik dönem öncesi

Zeugma antik kentinin bulunduğu yer, Mittani, Geç Hitit ve Geç Asur Krallıkları gibi Anadolu ve Mezopotamya kültürlerini benimsemiş Aramca gibi Sami dilleri konuşan topluluklar tarafından M.Ö. 3 binden itibaren iskan edilmiştir.[1] Yerleşim, o devirde farklı medeniyetlerin mallarını taşıyan kervan ticaret yollarının ortasında yer almaktaydı. Kentin en yüksek tepesi olan Belkıs Tepe’nin M.Ö. 2 binin sonlarından itibaren önemli bir Geç Hitit Kutsal Alanı olduğu düşünülür.[1][2]

Helenistik dönem

Fırat kıyısında eski yerleşimin bulunduğu yer, M.Ö. 300’lerde Makedon Kral Büyük İskender'in Doğu Seferi sırasında fethedilmiş ve fethedilen topraklarda yaşayan yerel halkları Helenleştirme politikası gereği, İskender'in generallerinden I. Seleukos yeni bir şehir inşa etmiştir.

Fırat'ın karşılıklı iki yakasında yaklaşık olarak 20 bin dönümlük bir arazide kurulan şehir, büyük olasılıkla bir Makedon askeri kent kolonisi modelinde idi.[3] Batı yakası Seleukos'un adıyla "Seleukos Euphrates" (Fırat Silifkesi) olarak, doğu yakası ise Seleulos'un eşi Apama'nın adına "Apamae" olarak adlandırılmıştır. Doğu ve batı yakası arasında taştan bir köprü bulunmakta idi.[4][5] Bu iki şehir için M.Ö. 1. yüzyıldan itibaren "köprü", "geçit", "yolların kesiştiği yer" anlamını taşıyan Zeugma ismi kullanılmıştır.

Kommagene dönemi

M.Ö. 63 yılında Romalı komutan Pompeius Seleukos Zeugma kentini, Roma toprakları ile düşman bölgeler arasında bir tampon görevi gören Kommegene Krallığı'nın yönetimine verdi. Zeugma, hem yüzölçümü hem de barındırdığı nüfus (80.000 kişi)[6] sayesinde Kommagene Krallığı'nın en büyük 4 şehrinden birisiydi[7][8][9] Kommagene döneminden iki bütünleştirilmiş tapınak günümüze kadar geldi. Bu tapınaklarda hem Helenistik hem de Kommagene krallığında hâkim olan inanışların tapınma alanları bulunmaktadır.

Roma dönemi

MS I. yy.'da Roma Devleti, tampon krallıklara son vermiş ve geçmişte tampon krallıkların bulunduğu alanlara lejyonlar yerleştirmiştir.[10] Kommagene Krallığı da M.S 17 yılında ölümünden sonra Roma yönetimine girdi ve Romalılaşmaya başladı.

Zeugma, Roma Devleti'nin doğu sınırı olan Fırat Nehri üzerindeki konumu ile stratejik bir öneme sahip bir kent idi.[2] Kente M.S 18'de X. Roma Lejyonu Fretensis yerleştirildi. Bu lejyonun Yahudi İsyanlarını bastırmak için Kudüs'e gitmesi ardından MS 66 yılında IV. Roma Lejyonu Scythica kente konuşlandırıldı.[10] Kent genişleyerek Helenistik dönemdeki sınırlarının dışına taştı.

Roma döneminde Zeugma, sadece bir ordu karargahı olmakla kalmadı; Romalıların Fırat'ın öte tarafındaki düşmanı ve ezeli rakibi olan Part Kralları ve komutanlarıyla diplomatik görüşmelerini yaptığı bir merkez görevi de üstlendi. Öyle ki Zeugma'dan Statius’un Silvae adlı eserinde Zeugma’dan "'Zeugma, Romalılar'ın barış yolu" sözleriyle bahsedilmiştir.[2] Bu buluşmaların en önemlilerinden birisi Roma İmparatoru Gaius Caesar’ın Fırat üzerinde bir adada Part Kralı V. Phraates ile yaptığı buluşmadır.[2] Zeugma, ev sahipliği ettiği bu diplomatik görüşmeler nedeniyle Roma'yı mimari anlamda fiziksel ve görsel olarak da temsil eden bir prestij ve propaganda kenti olmuştur.[2]

İmparator Septimius Severus döneminde yapılan seferler sonucunda Fırat Nehri, Roma İmparatorluğu'nun doğu sınırı olma özelliğini Dicle nehrine bıraktı ve böylece Zeugma bir sınır karakolu olma özelliğini yitirdi.[2]

M.S. 200'lü yıllarda Zeugma antik kenti, Roma İmparatorluğu'nun en görkemli şehirlerinden biri haline geldi.[2] Fırat kıyısından tepelere doğru inşa edilmiş kıymetli mozaik ve fresklerle süslenmiş bitişik nizam yamaç evleri günümüze kadar gelerek dönemin zenginiğini yansıtmıştır.

Kent, büyük ordusuyla Roma İmparatorluğu üzerine sefere çıkan Sasani Kralı I. Şâpur tarafından 253 yılında yakılıp yıkıldı.

Arkeolojik çalışmalar

Zeugma'da fresk ve mozaikler

Zeugma kentinin adı, antik kaynaklarda adı geçmekle birlikte yakın döneme kadar nerede olduğu bilinmemekte idi.[11] Kentin kalıntıları ilk defa 1738 yılında Richard Pococke adlı seyyah tarafından bulunup yayımlanmış; bu kalıntıların Zeugma antik kenti olabileceği ilk defa 1917 yılında Fransız gezgin F. Cumont tarafından ileri sürülmüştü.[12] 1970'lerde Alman araştırmacı Jörg Wagner'in Belkıs köyü yakınındaki kalıntıların IV. Roma Lejyonu Scythica damgaları taşıyan çatı tuğlaları bulmasından sonra bu kalıntıların Zeugma antik kentine ait olduğu genel kabul görmüştür.[12]

Zeugma çevresindeki 20. yüzyılın başlarında bölgeye gelen yabancı tarihî eser kaçakçılarının teşvikiyle köylüler antik kenti kazarak çıkarılan eserleri yabancılara satmakta ve yurtdışına gitmesine sebep olmakta idi.[5] Bölgede ilk kez 1987 yılında kaçakçıların yarım bıraktığı iki mezar odasında Gaziantep ve Malatya Müze Müdürlüklerinin birlikte yürüttüğü kazıda mezar heykeltıraşlığına ait eserler ele geçti.

Kültür Bakanlığı, 1989 yılında Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamında baraj çalışmalarında su altında kalacak alanları saptayarak; bölgedeki beş barajın oluşturduğu göl altında kalacak arkeolojik yerleşim yerlerini tespit etti. 1992'de bir müze bekçisinin haber vermesi ile insan figürlü bir mozaik bulundu.[5] Avustralya Ünviersitesi'nden David Kennedy'nin de katılımı ile kurtarma kazıları başladı. 1960’lı yıllarda kaçırılarak ABD'ye götürülen Metioxos-Partenope Mozaiğinden geriye kalanlar bulundu; günümüzde "Dionysus Villası" olarak anılan Roma villası kazılarak ortaya çıkarıldı.

Dionysos Villası’nda yapılan 1995 yılı kazılarında Dionysus'un Düğü Mozaiği ele geçirildi ve tanıtıldı. Aynı yıl, kazılara Fransa'nın Nantes Üniversitesinden Catherine Abadie Reynal ve ekibi birlikte katıldı. 1997'de İsviçreli ve Alman ekipler de kazılara katıldı. 1998-1999 yıllarında aralıksız devam eden kazılarda şehrin alt kısmında bulunan villa’da Aktatos ve Çingene Kızı mozaiği ele geçiridi. Bu mozaiklerle beraber şehrin arşiv binası bulundu; on binlerce mühür baskısı ele geçti. Aynı yıl bir villada Dionysos başı ve Okeanos ve Tethys mozaikleri çıkartılarak müzeye taşındı. 2000 yılında kazılar Kültür ve Turizm Bakanlığı Bakanlığı, Packard Beşeri Bilimler Enstitüsü’nün (Packard Humanities Institute) ve Türkiye İş Bankası’nın destekleriyle yürütüldü; Oxford Arkeoloji şirketi ve İngiliz, İtalyan, Fransız ve Türk arkeologları kazıda yer aldı. 4 Ekim 2000 tarihinde baraj suları yükselip Belkıs Tepesi’nin eteklerindeki antik kenti sular altında bırakmasıyla kazılar son buldu.

Zeugma'dan çıkarılan mozaiklerin restorasyon çalışmaları 2004 yılına kadar devam etti. 2005 yılında mozaikler Gaziantep Müzesi'nin sergilenmeye başladı. Zeugma kazıları, Ankara Üniversitesi’nden Kutalmış Görkay’ın bilimsel başkanlığında sürdürüldü ve pek çok yeni mozaik bulundu. Zeugma kentini ve dönemin yaşamını gerçeğe en yakın biçimde tanıması amacıyla 9 Eylül 2010'da açılan Zeugma Mozaik Müzesi açıldı ve Zeugma Mozaikleri orada sergilenmeye başladı.

Bullaları

Bullalar, eski zamanlarda mühür yerine kullanılan baskılardır.[13][14] Bu baskılar Zeugma'da yaklaşık olarak 100.000 adet bulunmuştur.[9][15] Arkeologlar bu sayının “müze kayıtlarında bulunan en fazla bulla" olduğunu söylemiştir;[9] bu sayede Zeugma, sahip olduğu bullalar sayesinde bir dünya rekoruna sahiplik yapmaktadır.[9][15][16]

"Çingene Kızı" mozaiği

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ a b Pehlivan, Nuray (10 Aralık 2019). "Zeugma bize ne anlatıyor?". Gazete Duvar. 5 Eylül 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Eylül 2022. 
  2. ^ a b c d e f g Görkay, Kutalmış (1 Mayıs 2017). "Zeugma Lejyon Yerleşkesi: Yeni Araştırmalar, Sonuçlar ve Ön Değerlendirmeler". Anadolu (43): 147-178. doi:10.1501/Andl_0000000444. ISSN 0570-0116. 10 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Temmuz 2021. 
  3. ^ "Zeugma | Blog Ofix". blog.ofix.com. 26 Aralık 2019. 5 Ağustos 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Temmuz 2021. 
  4. ^ "Zeugma bize ne anlatıyor?". Gazete Duvar. 12 Ekim 2019. 5 Eylül 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Eylül 2022. 
  5. ^ a b c Aslan, Hannan. "Zeugma Mozaik Müzesi'ndeki Dionysos Betimlemeleri". 5 Eylül 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Eylül 2022. 
  6. ^ "Stunning Mosaics Uncovered in Ancient City of Zeugma" (İngilizce). Sci-News. 28 Kasım 2014. 29 Kasım 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2021. 
  7. ^ "Zeugma Mozaik Müzesi". Kültür Portalı. 1 Aralık 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2021. 
  8. ^ "Genel Tarihçe | Zeugma resmi web sitesi". zeugma.org.tr. 30 Kasım 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2021. 
  9. ^ a b c d "Zeugma - Nizip Belediyesi". Nizip Belediyesi. 12 Ağustos 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2021. 
  10. ^ a b Yılmaz, Michael Deniz (2015). "Zeugma: Roma Lejyonları ve madeni teçhizatları". Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü yüksek lisans tezi. 24 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  11. ^ Yağmurlu, Aslı (17 Eylül 2021). "Kamu Diplomasisi Aracı Olarak Arkeoloji: Zeugma Örneği". Ankara Üniversitesi SBF Dergisi. 76 (3): 631-649. doi:10.33630/ausbf.725229. ISSN 0378-2921. 
  12. ^ a b "Zeugma asırlardır merak konusu". arsiv.ntv.com.tr. Erişim tarihi: 6 Eylül 2022. 
  13. ^ "Bulla". www.arkeolojikhaber.com. 25 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Temmuz 2021. 
  14. ^ "Mührün tarihi: Eski Mezopotamya ve Anadolu'da mühür". evrensel.net. 11 Temmuz 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 11 Temmuz 2021. 
  15. ^ a b "Zeugma Antik Kenti Hakkında Bilgi". Ders: Tarih. 1 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2021. 
  16. ^ DHA, Fotoğraf:. "Zeugma Antik Kenti Nerede? Zeugma Antik Kenti Hakkında Bilgi, Tarihi, Efsanesi, Giriş Ücreti Ve Ziyaret Saatleri". Hürriyet. 16 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Temmuz 2021. 

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Arikanda</span> Finike ilçesi yakınlarındaki antik kent

Arikanda, Antalya il sınırları Finike ilçesi yakınlarındaki Likya antik kent.Elmalı - Finike kara yolunun tam yarısında bulunan Arifköyünün Aykırıçay mahallesine yakın bir ören yeridir. Tarihi Bakır Çağı'na kadar geri gitmektedir ve şehrin adı yerli Anadolu dillerinden olan Luvice'de “yüksek kayaların yakınındaki yer” anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Karkamış (antik kent)</span> Suriye - Türkiye sınırında, Fıratın batı kıyısında antik yerleşim

Karkamış, geçmişi Erken Bakır Çağına dek uzanan ve günümüzde Türkiye ile Suriye topraklarında yer alan antik kent. Hitit ve Asur İmparatorluğu dönemlerinde önemli bir şehir olan Karkamış, Roma döneminden sonra önemini kaybetmeye başlamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Gaziantep Arkeoloji Müzesi</span>

Gaziantep Arkeoloji Müzesi, Gaziantep ili ve çevresinde bulunan tarihî sergilendiği müzedir.

<span class="mw-page-title-main">Misis</span>

Misis (Mopsuestia), Ceyhan Nehri kenarında, tarihi İpek Yolu üzerinde kurulu bir antik şehir.

<span class="mw-page-title-main">Apameia Kibotos</span>

Apameia Kibotos – öncesi Kibotos, Afyonkarahisar ilinin bugünkü Dinar ilçesinde bulunan bir antik kent. Daha önceki adı Kelainai'dir. Antik Roma döneminde Pameia Kibotos adını almıştır. Şehir MÖ 6. yüzyıldan itibaren önemli bir merkez olmuştur. Efes'ten sonra ikinci büyük kent olduğu bilinmektedir. Anıtsal yapıtlardan olan stadyum ve tiyatro kısmen özelliğini koruyarak kalmıştır. Efes'le birlikte bastırdığı bronz sikkeler de vardır. Yarı özerk olarak imparator adına sikkeler bastırmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Antioheia (Pisidya)</span>

Antakya, Pisidya, Türkiye'nin Akdeniz, Ege ve İç Anadolu bölgelerinin kesiştiği noktadaki Göller Yöresi'nde, tarihi Pisidya ve Frigya'nın sınırında bulunan antik kenttir. Pisidya Antakyası olarak da bilinir. Isparta ilinin modern ilçesi Yalvaç'ın kuzey şeridinde 1 km'lik bir alanı kapsar. Kent, kuzeyindeki 1236 metrelik en yüksek noktası ile bir vadi görünümündedir.

<span class="mw-page-title-main">Melid</span> Türkiyede arkeolojik sit alanı

Arslantepe Höyüğü veya Melid, Malatya'nın 7 km. kuzeydoğusunda yer alan bir arkeolojik yerleşimdir. Türkiye'deki en büyük höyüklerden biridir. Höyük, Fırat üzerindeki Karakaya Baraj Gölü'nün batısındadır. Otuz metre yükseklikteki höyük MÖ 5 bin yıllarından MS 11. yüzyıla kadar iskan edilmiştir. Bölge MS 5. ve 6. yüzyıllarda bir Roma köyü olarak, daha sonra da Bizans nekropolü olarak kullanılmıştır. Yerleşim alanı 200 x 120 metre boyutlarındadır.

<span class="mw-page-title-main">Gaziantep</span> Gaziantep ilinin merkezi olan şehir

Gaziantep ya da eski ve halk arasındaki kısa adıyla Antep Türkiye'nin Gaziantep ilinin merkezi olan şehirdir.

<span class="mw-page-title-main">Çingene Kızı</span>

"Çingene Kızı" mozaiği; Gaziantep iline bağlı Nizip ilçesinin 10 kilometre doğusunda bulunan Zeugma antik kentinde,1998 - 1999 Kış döneminde Belkıs Harabelerinin kurtarılması sırasında bir villanın 300m2'lik tabanının parçası olarak, üzerindeki sütunun kaldırılmasıyla bulunmuştur. Akratos, Mevsim tanrıçası ve Satir adlı eserlerle birlikte kurtarılan Çingene Kızı mozaiği, antik kent ile birlikte Gaziantep'in de simgesi halini almıştır. Çingene Kızı mozaiğine konu olan kişinin cinsiyeti bir tartışma konusu olmakla beraber; figürün Yer Tanrıçası ve tanrıların anası Gaia veya Büyük İskender olduğuna dair farklı görüşler bulunmaktadır. Ancak mozaiğe saç örgülerinden dolayı halk arasında "Çingene Kızı" denilmektedir. Bir süre Gaziantep Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen mozaik, 9 Eylül 2011 tarihinden itibaren Zeugma Mozaik Müzesi'nde sergilenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Kommagene Krallığı</span>

Kommagene Krallığı, İrani Orontid Hanedanı'nın Helenleşmiş bir kolu tarafından yönetilen Greko-Pers krallığıdır. Partlar, Ermeniler ve Romalılar arasında tampon bir ülke olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Tieion</span>

Tieion Anadolu'nun Karadeniz Bölgesi'nde, antik çağda Paflagonya denen bölgede bulunan antik Tieion kenttir. Antik kayıtlarda adı "Tius, Tium, Tieium, Tios, Tion", olarak da geçer.

<span class="mw-page-title-main">Kelenderis</span> Mersinde bir antik yerleşim

Kelenderis, günümüzde Mersin'e bağlı Aydıncık ilçesinde yer alan antik kent ilk kez 1987 yılında kazılmaya başlanmıştır.

Cyrrhus veya Kyrrhos, Büyük İskender'in generallerinden I. Seleukos tarafından kurulan Suriye'nin kuzeyinde yer alan bir antik şehirdir.

<span class="mw-page-title-main">Teos</span> Antik kent

Teos veya Teo, Eski İyonya'da batısından yer alan bir antik şehirdir.

<span class="mw-page-title-main">Tralleis</span>

Tralleis antik kenti Aydın ilinin kuzeyinde, Kestane Dağı'nın (Mesogis) güney yamacındaki geniş ve yüksek plato üzerinde konumlanır. Antik metinlerde Menderes Nehri veya Mesogis Dağı'nın sınır kabul edilmesi kentin bazen Karia, bazen de Lidya Bölgesi içinde gösterilmesine neden olmuştur. Strabon, Magnesia'dan gelerek Tralleis'e ulaşan antik yolun solunda Mesogis Dağı'nın, sağında ise Maiandros Irmağı Ovası'nın bulunduğunu ve kentin etrafı korunmuş yaşayan halkın Anadolu'daki diğer kentler kadar zengin bir halk tarafından iskan edildiğini ve kentte yaşayan bazı kişilerin başka eyaletlerde önemli mevkilere geldiğini söyler.

<span class="mw-page-title-main">Samosata</span> şehir

Samosata Fırat'ın sağ (batı) kıyısında, Adıyaman'da bulunan modern şehrin Samsat'ın önceki yerine yerleşmiş eski bir kentti fakat yeni inşa edilen Atatürk Barajı tarafından sular altında kaldığı için artık erişilemiyor. Kent ağırlıklı olarak Süryanice konuşan bir nüfusa sahip olsa da Helenistik kültür, burada önemli bir rol oynamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Magnesia (Aydın)</span>

Magnesia veya Menderes Magnesia'sı, tarihi İyonya bölgesinde yer almış bir Antik Yunan kenti. Kent kalıntıları günümüzde Aydın ilinin Germencik ilçesinde yer alan Ortaklar-Söke kara yolu üzerinde, Ortaklar'a 4 km mesafede bulunmaktadır.

Dionysos'un Düğünü Mozaiği, Zeugma antik kentinde, günümüzde Birecik Barajı'nın suları altında kalmış olan villanın taban mozaiklerinden birisidir.

<span class="mw-page-title-main">Akhilleus Mozaiği (Zeugma)</span>

Akhilleus Mozaiği , Zeugma antik ketindeki Poseidon Villası taban mozaiğidir.

<span class="mw-page-title-main">Europa'nın kaçırılışı mozaiği (Zeugma)</span>

Europa'nın Kaçırılışı mozaiği, Zeugma antik kentinde, günümüzde Birecik Barajı'nın suları altında kalmış olan villanın taban mozaiğidir.